Giriş: Korona, Sohbet ve Deccâl
Selamünaleyküm, cümleten hayırlı akşamlar. Cenâb-ı Hak gecenizi hayırlı eylesin. Şartları biraz zorladık. Yine canlı yayına devam etmek istedik. O yüzden inşallah Allah’tan bir şey gelmezse bu koronayla alakalı toplu ibadetler serbest oluncaya kadar böyle salı perşembe yapabilirsek. O yüzden bu artışları da internet üzerinden sohbet etmeye, internet üzerinden sizlerle muhabbet etmeye devam edeceğiz. Bu tabii geçen hafta küçük bir talihsizlik yaşandı diyelim. Şikayet edilmişiz. Şikayet edilince emniyeten arkadaşlar gelmişler, arkadaşlarından rica etmişler. Demişler ki böyle böyle vakıflarda toplanmak uygun değil diye. Aslında biz bir eğitim yapmıyorduk orada. Sadece böyle canlı sohbet ediyorduk.
Biz de bu günlerde devletin güvenlik kuvvetleriyle herhangi bir olumsuzluk yaşamayalım. Onlar da çünkü gerçekten zor şartlarda görev yapıyorlar diye sohbeti sonlandırdık. Dedik ki önümüzdeki haftaya devam ederiz. İnşallah bu haftadan itibaren bir aksilik, bir sıkıntı çıkmazsa salı perşembe yapabilirsek orası net değil. Cumartesi günü ve cumartesileri de devam edecek. İnşallah bu sokağa çıkma yasağın kalktığında zaten cumartesileri inşallah onda devam ettireceğiz. Birkaç bu Deccâl ile alakalı sohbeti böyle kısa kesmek zorunda kaldıydık. Bu akşam daha fazla sorularınıza yönelicem inşallah. Geçen hafta çünkü sorulara bakamadık. Hem ilan ettik sorularınızı cevaplandıracağız diye. O yüzden bu hafta daha fazla sorularınıza ağırlık vereceğim.
Ama velakin Deccâl ile alakalı böyle birkaç tane hadîs-i şerifi de inşallah okuyalım. Ondan sonra inşallah sorularınıza cevap vereceğim. Ki bu soru cevap şeklinde belki de bu gece büyük bir çoğunluğunu geçireceğiz. Vakitle alakalı bir problemimiz yok. Ama malum bizde belli bir zamanda inşallah kendimizde eğer yorulunca kadar bu noktada arkadaşların kardeşlerin göz kapakları düşüneceği kadar biz burada olacağız inşallah. Geçen Deccâl ile alakalı çok okumak isteyip de okuyamadığım bir hadîs-i şerîf vardı. Bir gün Ebu Seyyid radıyallahu anh hazretleri naklediyor. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem yanımıza geldi. Biz o sırada Mesih Deccâl’ı müzakere ediyorduk. Dediler ki ben size nazarımda sizin için Mesih Deccâl’dan daha ürkütücü bir şeye haber vereyim mi?
Evet ey Allah’ın Resulü söyleyin dedik. Şirk-i hafidir gizli şirk. Mesela kişi kalkar namazı kılar bu namazını kendisine bakanlar sebebiyle güzel kılar. bu gizli şirke bir örnektir buyurdular. Kıymetli dostlar, Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri defalarca hep ümmetini gizli şirkten sakındırmıştır. O kadar çok gizli şirkten sakındırmış ki bununla alakalı çokça hadîs-i şerîf var. Cenâb-ı Hak Kur’ân’ında da insanları şirkten sakındırmış. Bunu imamlar değişik noktalarda el almışlar. imani meselelerde gizli şirk, ibadetle alakalı meselelerde gizli şirk diye ayırt edebiliriz. Veya Allah’ın sıfatlarıyla alakalı gizli şirk diye bunları tasrif edebiliriz. Buradaki söz konusu olan namazla alakalı mesele ibadetlerle alakalı. bir kimse ibadetini gösteriş için yaparsa bu namazdan hareket ederken biz bütün ibadetleri bununla beraber kıyaslayabiliriz.
O zaman bir kimse namazını bir başkası beğensin, bir başkası aa namaz kılıyor bak desinler diye namazını kıldıysa gizli şirk olmuş oldu. Veya Ramazân-ı Şerif geliyor orucunu aa bak oruç tutuyor, vay ne kadar takvâ ahli desinler diye orucunu tutuyorsa yine gizli şirk oldu. Veya ota bu Ramazân boyunca zekât, sadaka vermek malum İstan dünyasının en büyük ibadetlerinden birisi Hadîs-i şerîf’te Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri Ramazân ayıyla alakalı oruç ve infak etmektir diyor. o kimsenin Ramazân ayında infakı çokça öne getirmesi zekatını vermesi, zekatın haricinde sadakasını vermesi fakir fukarayı görüp gözetmesi söz konusu oluyor. Böyle olunca o kimse zekatını verirken gösterişten uzak bak zekatını veriyorlar, bak zekatını ne güzel veriyor desinler diye değil sırf Allah için ibadetlerini yapması.
Veya ota sûfîler Allah’ı zikrederlerken zikir halakasında ay ne kadar aşkla zikrediyor ya ne kadar aşkla bak kafasını salladı, yok ne kadar aşkla böyle etrafında parmakla gösterildi zikrullahı yaparken desinler diye zikrullâh yapan gizli şirke düşmüş oluyor. Veya ota zikrullâh halakalarında belli bir edeb terbiye vardır. Bu edeb terbiye nedir? belli bir ses düzenini kaçırmamaktır. Halakanın edebini, adabını, erkanını kaybetmemektir. Verilen verdiği şekilde çekmek gibi. İçinden birisi bu kurallara uymuyorsa ve gösterişe şatahata şatafata düştüyse o da bu şirk ehli olmuş oluyor. O yüzden ibadetlerimizi helak eden, bu noktada ibadetlerimizi karşılıksız bırakan gizli şirktir. Her türlü ibadetimizi Allah katında sıfıra indiren şey gizli şirktir.
Buna dikkat etmek, bunu bu noktada gizli şirke düşmemek için ihlas ve samimiyetle ibadet etmek, ihlas ve samimiyeti kaybetmeden sırf Allah için insanların yanında ibadet etmek. Çünkü genelde bu tip gösterişler bir toplulukta olur, toplu ibadetlerde olur, evin içerisinde eşine çocuğuna karşı olan ibadetlerde olur, arkadaşların yanında olur. Bu tip bu toplu ibadetlerin içerisindeki en büyük tehlikelerden birisi de bu gizli şirktir. Cenâb-ı Hak cümlemizi bu tip gizli şirke düşmekten, gizli şirkle yaşamaktan muhafaza eylesin. Ümmet bunun üzerinde çokça durmalı. Göstereş için namaz kılmamalı, gösteriş için zekât vermemeli, gösteriş için oruç tutmamalı, gösteriş için hacca gitmemeli, gösteriş için herhangi bir tasattukta bulunmamalı, gösteriş için savaşmamalı, gösteriş için mücadele etmemeli.
Her türlü gösterişten kendisini muhafaza etmeli, korumalı. işte sahabeden bir kimse de ne kadar kahraman desinler diye savaşmıştı ya, o da şehit oldu denildiğinde Allah Resulü dedi ki hayır şehit olmadı. Koştular baktılar o da kahramanlık için savaşmış. Rabbim bizi öyle olmaktan muhafaza eylesin inşallah. O yüzden kıymetli dostlar şirkten, gösterişten, şatafattan, şataattan uzak duralım. Orta ümmet olalım, orta ümmet olalım. Her türlü aşırılıktan, her türlü ölçüsüzlükten uzak duralım inşallah. Haklarınızı helâl edin. Şimdi geçen haftadan hiç sorularınıza bakamadık. Bu hafta bir hayli soru var. Şimdiden 57 tane olmuş. Bu sorularınıza bakıp cevap vermeye gayret edeceğiz. Sakın sorunun adedini söyledim.
Sorularınızdan bıktığımızı düşünmeyin. Biz soru sorulmaktan hoşlanırız. Şeyhimin dediği gibi bildiğimizin âlimik, bilmediğimizin de talibiik. Maşallah bir kardeş, bu virüsle alakalı çok uzun bir şiir paylaşmış bizimle. Teşekkür ediyoruz kendisine. Arkadaşlar, kıymetli dostlar, bu soru sayfasına böyle Cumanız mübarek olsun gibi resimli böyle hazır mübarekler veya hatta ne bileyim burada yayınlanmasını istediğiniz herhangi bir makale, herhangi bir ses kayıtı, bunları buradan okuyamıyoruz. Bunlar buradan seslenemiyoruz. O yüzden kusurumuza bakmayın. Bir soru sorarsanız bildirirsek cevabılandırırız inşallah. Bir kardeş bir şey soracaktım demiş sormamış. Sorabilirsiniz. Selamun aleyküm. YouTube tasavvufak ve kanalı telif yemiş.
Hocamızı nereden izleyip dinleyebiliriz? Yardımcı olun, Allah sizlerden razı olsun demiş. Bir sıkıntı yokmuş. bir telif yemeği gibi böyle bir şey yok. Yok herhalde mi Salim? Yok. Telif yesek yayın yapamayız diyorsunuz. Evet. Peki. Benim bildiğim teknik konular değil. Telifi siz koydunuz. Sizin videolarınız alınmasın diye. Videolar bir başkası tarafından alınmıyor. Evet bununla alakalı problem yaşadık. Normalde videoları böyle önünü başını kırpıp ortasından bir şeyi alıp ortalığa böyle bizi kötülemek isteyenler videoları böyle yayınlıyorlar. Bunu geçen bir hayli bununla alakalı problem yaşadık çünkü. Böyle çok problem yaşayınca ben böyle şeylerde problemler alışkınım. Arkadaşlar böyle bir karar almışlar.
Demişler ki biz böyle telif koyacağız. Ben de bu konuda onların bu kararlarına saygı duydum. Yoksa ben tiftiklenmekten eleştirilmekten ne bileyim bu noktada herhangi bir haksızlığı uğramaktan şey değilim. Alıştık artık çünkü bunlara. Selamünaleyküm. Selamünaleyküm. Cinlerden korkuyorum yalnızken ve geceleri ne yapsam aklıma gelirler. Tek başıma zikir yaparken birden korkup bırakıyorum. Ne yapmalıyım? Korkaklığın şerrinden, fakirliğin şerrinden, kabrin şerrinden, cehennemin şerrinden, deccalın şerrinden, ahir zaman fitnelerinin şerrinden Allah’a sığınırım demiş. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri. O yüzden bu cinlerle korkmak toplum arasında böyle çocuklarla beraber konuşurken veya başka bir şeylerle konuşurken insanları korkuturlar.
Merak etmeyin. Öyle korkulacak bir varlık değil. İnsanlardan korkun cinlerden korkmayın. Merak etmeyin. müminleri size zarar vermez. Ders almak istiyorum demiş bir arkadaşımız. Ona normalde cep telefon numarasını açacağız. O yüzden bu kardeşimiz az bir şey beni bekleyecek. Ben ne yazık ki numara benim ezberimde değil. Ezberli miydi hiç düşünmüyorum. Ne TC’mi ezberlemişimdir. Ne cep numaramı. O yüzden kusura bakmayın. Telefon numarasını genelde böyle veriyorum. Arkadaşlar böyle müsait olduğum zamanlar her telefona cevap vermeye gayret ederim. Yazılana cevap vermeye gayret ederim. O yüzden birkaç sefer böyle aradıklarında cevap verilmezse bize gönül koymasınlar. Öyle söyleyelim. Selamun aleyküm.
Eskiden insanlar birbirlerine yardım eder idi. Şimdi bazı insanların birbirine eyvallahı yok. Emanet alan geri vermiyor. Ya da ben başkalarından isteyeceğimi kredi çekerim düşüncesi var. Bu şimdi insanların birbirlerinin arasında güven bunalımı yaşıyorlar. Güven bunalımı yaşayanlar kendi dairelerinde haksız değiller. Muhakkak birisi onlardan bir şey istedi. Bir şey isteyince de o da verdi. Ama o kimse o arkadaşa güvenli bir şekilde davranmadı. Böyle olunca insanlar birbirlerine bu noktada güvenmemekte haklı oluyorlar. Gönül arzu ederdi ki herkes ahde ve fahsızlık etmesin. Sözünü yerine getirsin. O münafıklık alametlerinden birisi onun üzerinde tecellî etmesin. çünkü verdiği sözü yerine getirmemek münafıklık alametlerinden birisi.
En güzel ibadetlerden birisi de borcu zamanında ödemek. Ne yazık ki insanlar ellerinde ödemeye fırsat var iken ödeyebilecekken ödemiyorlar. Ödemediklerinde insanlara zulmetmiş oluyorlar. Haksızlık yapmış oluyorlar. Veyahut da ödeyemeyecekleri halde şu gün öderim deyip elden borç alıyorlar. Onu da ödemiyorlar. Öyle olunca artık insanlar etrafına yardımcı olmaktan kendi kendini uzaklaştırmaya başlıyor. Bu bütün hepimizin suçu. Gönül arzu eder ki herkes birbirine güvensin. Birbirine güvenerekten ticaretin hayatına devam etsin. Ama bu da bir kıyamet elameti. Hades-i Tazir Peygamber’in Sallallâhu Aleyhi ve Sellem Hazretleri diyor ki ahir zaman da öyle bir zaman gelecek ki bir bölgede bir berdede filanca kimse emin insandır güvenilir insandır diyecekler. böyle bir kişi gösterecekler.
O yüzden bu da ahir zaman alametlerinden birisi. Ve insanlar kimseye eyvallahı yok kredi çekerim öderim meselesi de insanların bu noktada etrafından bir istiyor iki istiyor. Kimse de ona yardımcı olmayınca bankalar da bu noktada çok kolaylık sağlıyorlar faizlerini alarak gidip kredi çekiyorlar işlerini görüyorlar. Bazı insanlar ellerinde var alıyor bazılarında da olmadığı halde borç ya da kredilerle alıyorlar. İnsanlar dolayısıyla kimin ihtiyaç sahibi olduğunu çözemiyor. Bize tavsiyeleriniz nelerdir? Gerçekten bugün için gerçek bir şekilde ihtiyaç sahibini görmek bulmak biraz zor. Ama böyle biz kendi adımı söyleyelim biz kendi adımıza söyleyelim biz böyle bütün kardeşler olarak birbirimizi iyi tanımladığımızdan bildiğimizden bu noktada bir sıkıntımız yok.
Üç aşağı beş yukarı nerede kime ne lazım nerede kime ne lazım değil. Bunun bilincindeyiz bunun bilgisi var bizde ama gerçekten kime ne lazım kime ne lazım değil. Böyle sosyal bir hayatı yoksa böyle bir topluluğun içerisinde değilse onların böyle yerleri tespit etmeleri çok zor. Bir Almanya’dan bir kardeşimizi almış. Ben üç sene öncesi rüyamda Peygamber efendimizin arkası dönük asası ile ve önünde uzun boylu birini gördüm. O an Hazret-i Ali radıyallahu anh olarak hissettim ve bana tebliğ et. Peygamber efendimiz de tebliğ ediyordu dedi. Sonra 45 rakam gösterildi. Ben o günden beri hep bazı sıkıntıda onlara rastlasınlar diye günlük 100 estağfurullâh 100 salavât 100 tevhîd çekmelerini söylüyor. Ve böylece çok insanlara verdim yapıyorlar ellerinden geldikçe ve huzur bulduklarını söylüyorlar.
Ben de çok mutlu oluyorum. Ben sizden bin bir hediye verdi aldım. Bundan sonra bunu verebilir miyim? Verebilirsiniz. Bir kardeşimiz Ramazân’da gökyüzünde beklenen alametler diye çok uzunca bir yazı paylaşmış. Okuyamadığım için özür dilerim. Hakkınızı helâl edin. Selamünaleyküm. Yezûs ve Mezûs çıktığında arkasından gidenler kimler olacak? Îmân edenler mi? Îmân etmemiş olanlar mı peşinden gidecek? Yezûs ve Mezûs’un peşinden hiç kimse gitmeyecek. Yezûs ve Mezûs peşinden gidilecek bir nokta da değil. Eğer söz vermiş olmayayım fırsatımız olursa, deccalı konuştuk. Bunun ardından aslında İsâ aleyhisselâm’ı konuşmamız lazım. Çünkü sıralama öyle. Önce aslında Mehdî ile deccâl baş başa çıkacak. Ardından İsâ aleyhisselâm zuhur edecek.
Mehdî ve İsâ aleyhisselâm bir tarafta. Deccâl ve Süfyân ordusu bir tarafta büyük bir savaş olacak. O savaştan inanmayanlar mağlup ayrılacaklar. Ardından Yezûs ve Mezûs yeryüzünde zuhur edecek. Sıralama böyle. Eğer böyle kıyamet elametlerinden başladık. Eğer vaktimiz olur, gücümüz yeter hazırlanabilirsek böyle bir sıralama yapabiliriz. Geçen hafta Mehdî aleyhisselâmın dünyada olmadığını söylemiştiniz. Bu daha doğmadığı anlamına mı gelir? Mehdî aleyhisselâm çıkması için tüm alametlerin hepsinde çıktığını da söylemiştiniz. Bu benim kendi tespitim. Kendimce Mehdî aleyhisselâmın ben dünyada, dünya perdesinde henüz zuhur etmediğine inanıyorum. Ama Mehti ile alakalı bu 10 büyük elametin başlangıcıdır.
Mehdî aleyhisselâmın zuhur etmesi ve Deccalın zuhur etmesi. Bu her ikisinin henüz daha zuhur etmediğine inanıyorum. Bu benim kendi inancım. O yüzden ama alametlere baktığımızda zahir olarak bütün alametler çıktı mı? Bence çıktı. Ama kendisi çıktı mı?
Mehdî, İsâ Aleyhisselâm ve Kıyamet
Hayır. Ne zaman çıkar? Yine bilemeyiz. Bu noktada tarih vermek, gün vermek benim işim değil. Allah bizi kendisine kul, Habibine ümmet etsin. Önemli olan bu. Ben Diyarbakır’dan yazıyorum. Çok acil bir hastamız var. Allah rızası için sizden duâ bekliyoruz. Allah yardımcınız olsun. Rabbim hayırlı şifa versin. Cenâb-ı Hak nerede bir hasta var ise, nerede bir sıkıntılı bir durum var ise, hepsini hayırlısıyla şifa versin inşallah. Bilhassa hastanelerde mücadele eden, insanların sağlığına kavuşturmak için koşuşturan sağlık persülenine Allah yardım etsin. Onları da muhafaza eylesin inşallah. Selamün aleyküm. Ben kalabalık bir ailede yaşıyorum. Ev işlerinden ne oturarak, râbıtalı zikretmeye, ne de ders çalışmaya fırsat bulabiliyorum.
Akşam da erkenden uykum geliyor. Uyanınca tekrardan işe koyulurum. Ne tavsiye edersiniz. Siz böyle aklınıza geldikçe bol bol Allah’ı zikredin. Bol bol Cenâb-ı Hak’ı tevhidle veyahut da sayısız tevhidle sayısız Allah ismansıyla zikredin inşallah. Karşıma çıkan hiçbir şeyin üstesinden gelemiyorum. Hep zorlanıp elime yüzüme bulaştırıyorum. Sonunda karşılaştığım hiçbir şeye sabredememiş oluyorum. İmtihanse kaybediyorum. 40 yaşına geldim. Hep bir dahakine diyorum. Normalde bir kimse bir şeyin üstesinden gelemediğine, kendi kendisine inandırması onun psikolojik olarak kendisini çok geriye atar. Muhakkak ki biz elimizden gelen, başarabildiğimiz, becerebildiğimiz bir şeyler vardır. Bakın bununla alakalı bir, mesela birisi gelse benden şimdi dese ki Çin ördeyi, Pekin ördeyi yapar mısın?
Ben bilmediğim bir işe ben nasıl yaparım derim? Yapamam ben derim. Ben onu yaparım dersem, ben bilmediğim bir işe kalkışmış olurum ki sonunda onun da başarısız olabilirim. O yüzden başarının yolu bir kimsenin ilk önce bildiği işlerde küçük küçük başarılar yapması ve bir üstüne, bir üstüne, bir çıt üstüne, bir çıt üstüne öyle devam etmesi. bir kimse ticaret yapacaksa birden devasa bir ticaretle işinin içine giremez ki. Ne yapacak? imalat yapacaksa küçük küçük imalatlar yapacak. Ne bileyim ticaret yapacaksa küçük küçük ticaretler yaparaktan onu götürmeye çalışacak. O yüzden biz kendimizi utandıracağımız, kendimizi ezdireceğimiz, büyük konuşmaktan, büyük işlere girişmekten kendimizi muhafaza edelim.
Yapabileceklerimizi yapmaya ufak ufak da olsa gayret edelim ve sonunda başarının geleceğine inanıyorum. İnşallah. Tabi Allah’tan niyaz etmek, Allah’tan duâ etmek, Allah’tan başarı istemeyi de unutmayalım. Selamun aleyküm. İstemeden sürekli tövbe ettiğim, yanlış olduğunu bilip pişman oldum, haramlara tekrardan düşüp harâm işliyorum. Bundan nasıl kurtarabilirim? Bu duruma çok üzülüyorum. Ne olur benim için duâ edin, tavsiye verir misiniz? Şimdi bir kimse bir haramı istemeden işlemez. Bir şeyi istemeden yapmaz. Bu bizim kendi kendimizi aldatmamız. Ya ben sana istemeden küfür ettim. Geç kardeşim bunu ya. Ben seni gelsem dövsem, şimdi desem ki istemeden ben seni dövdüm. Doğru olur mu? Biz bu noktada istemeden yaptım diyerekten suçu kendi üzerimizden atmayı bırakalım.
Haram işledik. Evet ben harâm işledim. Ben bile bile işledim bu haramı. Yarabbi beni affeyle. Bir kimsenin hata yapması nedir? Bilmediği bir meselede hata yapar. Kıymetli dostlar içki içmek harâm mı? Haram. Bir kimse bilmeden içki içer mi? Kumar oynamak harâm mı? Haram. Haram olduğunu biliyor mu? Evet. Ya elimde olmadan oynadım. Böyle bir şey yok. Veya gıybet etmek harâm mı? Haram. Ya ya bir kardeşinin hoşuna gitmeyen bir şeyi doğru dahi olsa arkasından konuşman gıybet. Doğru değilse iftira. Ya ne yapma konuştun? Ben bilmeden konuştum. Ya bilmediğim bir şeyi neden konuştun? Biz bir şeyi bilerekten yaparız. Ha bilmediğimiz bir şey muhakkak vardır. Bizden dinin çok ince ayrıntı bölgeleri vardır.
Ayrıntı perdeleri vardır. Biz orayı bilemiyoruzdur. Bilemediğimiz bir yerde kendimizce acaba böyle midir der. Biz onu konuşuruz ama bu böyle bilemediğimiz bir noktada eksik ictịhâd etmemizi Allah bizden hesabını sormaz. Der ki iştahatta yanılana bir sevap. İştahatta isabet edene on sevap. O zaman biz günah kebaileri bile bile işliyoruz. Kendi kendimizi aldatmayalım. Bunun yolu ne? Bunun yolu tövbe. Tövbenin birinci derecesine dil ile tövbetmek. Estağfurullah lazım. Ya Rabbi ben bir daha bu günahları işlememeye söz verdim, karar verdim. Bir daha işlemeyeceğim. Bunun fiili olan tövbesi o günahı bir daha işlememek. Bunun hakikati ne? Kalbinden dahi o günah geçmeyecek. O zaman o iş hakikate erdi demektir.
Allah bizim tövbelerimizi hakiki manada tövbelerden eylesin. Bizleri de o hakikate erdirdiği kullarından eylesin inşallah. Selamünaleyküm. Abdullah bin Selam diyor ki, Ve aleyküm selam. Elinde dikmek üzere olduğu bir hurma fidanı bulunurken deccalın çıktığını duysan, onu dikmek için sakın acele etme. Zira insanlar için bundan sonra belli bir hayat vardır. Ben normalde kıyametin koptuğunu bilseniz dahi dikiniz diye biliyorum Hadîs-i şerîf’i. Bu Hadîs-i şerîf’in kaynağını kardeşimiz yazarsa biz bu konuda tekrar bu meseleye bakalım. Bakın bir Hadîs-i şerîf bunu çok iyi biliyorum. Elinizde bir fidan kıyametin koptuğunu görüyor olsanız dahi o fidanı dikin. Bu fidan ne? Hurma. Bakın bu fidan hurma.
Onda da çünkü hurma diyor. Bir hurma fidanı. Kıyametin koptuğunu görseniz de onu dikin. Kıymetli dostlar, evet bu böyle dünyaya sarılmak olarak algılanabilir insanlar tarafından. Bu dünyaya sarılmak değil. Bu fidan dikmek ne demek biliyor musunuz? Hurma bilhassa hurma dikmek. Bu hurma dikmek Allah’ı zikretmek. Kıyametin koptuğunu görseniz dahi bir hurma fidanı dikin. Kim Subhanallah ve bi hamdihi Subhanallahil Azim ve bi hamdihi der ise Veya da başka bir rivayette kim Subhanallah der ise Veya başka bir rivayette kim Subhanallah ve bi hamdihi der ise Cennette onun adına bir hurma ağacı dikilir. Bir hurma meyvası verecek bir ağaç dikilir der. Şimdi ben o hadîs-i şerifi buna bağlıyorum. normalde kıyamet kopacak zaten.
Ama o kıyamet kopacak ama Sen birisine zikri tavsiye et. Birisinin gönlünü yeşertmeyi tavsiye et. Birisine sen Allah’ı zikirle müjdele. O kimse son nefesinde de olsa Allah’ı zikretsin. O kimse kıyametin koptuğunu görse de Allah’ı zikretsin. Allah’ı zikretsin ki Cenâb-ı Hak onun adına, onun adına Cennette hurma ağaçları diksin. Onun adına hurma bahçelikleri yapsın. Ve onun adına ekilen o hurma ağacından o bir gün mutlaka Cennet’e girip O hurma ağacından ne yapacaktır? Meyvasından yiyecektir. Cennetlik olacaktır. Kıymetli dostlar, nerede olursanız olun. Hangi halde olursanız olun. Kıyametin koptuğunu görseniz dahi Allah’ı zikredin. Çünkü Allah’ı zikir en büyük iştir. Bu zikrullâh’a karşı olan, zikrullâh’a düşman olan, zikrullahla alay eden alay eden, sünneti seniye tanımaz, sünneti seniye bilmez Kur’ân ayetlerini inkar edenlere bakmayın.
Onların münafıklıklarına, onların küfürlerine aldanmayın. Allah’ı zikretmek en büyük iştir. Cenâb-ı Hak âyet-i kerimeden ayaktayken, otururken, yanlarınızın üzerine yatarken Allah’ı çokça zikredin demiş. O yüzden sabah akşam Allah’ı zikredin demiş. Sabah akşam ve başka bir âyet-i kerimi de ey îmân edenler Allah’ı çokça zikredin demiş. O yüzden bizim çokça zikretmemiz lazım. O hurma ağacı dikme de herhalde bununla alakalı olabilir. Bir. İkincisi edebül müfrette geçiyormuş. Bunu şimdi yazmış. Normalde. O zaman buna farklı bakmamız lazım. Deccâl çıkmış kıyamet kopuyor. O zaman sen o yeşil hurma fidanı dikmekte acele etme. Deccâl’dan sonra daha hayat var. Sen mü’min isen o zaman Deccâl ile mücadele etmek, Deccâl ile savaşmak bir kimseye normalde Zikrullâh’ı teble etmekten daha faydalı olmuş olabilir o zaman için.
Allah’u aleyhi ve doğrusunu Allah bilir. Emir sahibi kimdir? Özellikleri nedir? Teşekkür ederim. Hayırlı geceler. Hayırlı geceler inşallah. Ve aleyküm selam. Emir sahipleri ikiye ayrılır. Bir. Bir. Bir devlet başkanları. Bunu normalde imam mağturidi çok önemli bir şekilde bunu daha önce bir derste anlatmıştım. İmam mağturidi bunu çok iyi bir şekilde ayırır. Allah’a itaat edin, Resulüne itaat edin, sizden olan emir sahiplerine itaat edin. Bu devlet başkanıyla alakalıdır. Bir de siz Allah’a itaat edin, Resulüne itaat edin, sizden olan emir sahiplerine itaat edin ki onlar sizde dinle alakalı bir yol açarlar. Bilmediğinizi size öğretirler der Âyet-i Kerime’de. Bu da normalde ulema’ya, velilere, mürşitlere, ondan sonra alimlere olan itaattir.
O yüzden emir sahibi kimdir? O zaman birinci derecede Kur’ân ve sünneti kendisine kitap olarak görmüş ve inanmış. Ve Kur’ân ve sünneti uygulayan devlet başkanı İslami literatürde emir sahibidir. Diğeri nedir? Diğeri de Kur’ân ve sünneti kendine ölçü etmiş. Kur’ân ve sünnetten bir ölçü çıkaran, fıkıh çıkaran, Kur’ân ve sünnetten bize bir bilgi çıkaran, Kur’ân ve sünnetten Kur’ân ve sünneti yaşamamızla alakalı bize bir ictịhâd çıkaran da kısaca emir sahibidir. Selamun aleyküm. Sorum şu. Benim kullanma alanıma kuş yavruladı. Yavruları büyüyüp uçtuktan sonra yuvasını başka yere koysam günahı var mı? Belki bugünkü konumuz değil ama cevaplanabilirse sevinirim. Bu normalde size kalmış bir şey. Ama eğer normalde kuşun yuvası sizi rahatsız edecek.
Genelde kuşlar yuva yaptıklarında orayı çok pisliyorlar. Benim tarasta da var bu sıkıntı. Ben yuvayı bozamadım. Ondan sonra yumurtladılar, kumruların yavruları oldu, yavrularını uçurdu. Ondan sonra ben bozamadım. Yuva orada durdu. Bir dahaki seneye kullanan olmadı. Sonra bir dahaki seneye rüzgar mı uçurdu artık ne olduysa oldu, o bozuldu. Kendiliğinden bozuldu. Ama bu sene böyle bir şey olmadı. Ben bozmazdım eğer normalde çok rahatsız edici bir noktada değilse. Ama rahatsız edici bir noktada ise içinde yavru yok yumurta yok. O yüzden bozmanızda da bir beis olmaz. Selamun aleyküm. Deccâl’a tabi olacak olan Müslümanlar günde üç vakit namaz kılanlar, namazları vaktinde kılmayıp cem ederek kılanlar olacaklar.
Kaynak el müstedrek denilmektedir. Burada kastedilen cem ederek kılınan namaz nasıldır? Bu da seyahat halindeyken veya hastalıklı olanların veya rahatsız olanların öğle ile ikindiği ve akşamla yatsıyı cem etmeleri. Veya hanefilere göre arafata çıkanların öğle ile ikindiği cem etmeleri. Ve müzdelifiye gittiklerinde akşamla yatsıyı cem etmeleri. Cem bu. Ama buradaki kastedilen böyle üç vakit namaz kılanlar namazları vaktinde kılmayıp cem ederek kılanlar olacak diye müstedrekte bu hadîs-i şerîf alınmış. Ben Deccâl ile alakalı olan Kütüb-i Siddî hadislerinde bunu göremedim. Böyle bir hadîs-i şerîf ben yoktur demiyorum biliyorsunuz. Ama ilk defa bunu burada okudum, duydum. Olabilir. insanlar öyle bir zaman gelebilir, öyle bir zamanda sırf böyle vaktinde namazı kılmamak için böyle kendi heva ve heveslerinden de cem etmiş olabilirler.
Selamünaleyküm. Kalp gözünü açamayan bir Sûfî mürşidine bağlı olduğu sürece Deccâl çıktığı zaman kendini Deccâl’dan koruyabilir mi? İnşallah koruyabilir. Çünkü illa ki bütün dervişlerin… Kahvem bitmemişti ya. Neyse sıkıntı değil. Normalde illa ki bütün dervişlerin kalp gözleri açacak diye bir kaide yok. Böyle bir şey olursa o derviş şeyhini olan bağlılığı devam ettiği müddetçe bir sıkıntı yaşamaz. Selamünaleyküm. Bir sohbetinizde nefis meraat iplerinden mülhümeye gelen bir derviş artık kendisinin değildir demiştiniz. Bunu nasıl anlamalıyız? Bir de hangi nefis merhalesinden sonra bir derviş 300 veya 500’lerden olur? Normalde şimdi emmar-i levvam-i mülhüme mutmainine rady-i mar-i safi olarak gider.
Kimse artık böyle mülhümeye gelince evet o kimse artık kendisinin değildir dedim. O biraz daha böyle nefis meraat iplerinden yukarı doğru çıkacak. Nefis meraat iplerinden yukarı doğru çıkacağı için artık kendisinin olmasın. heva hevesine uymasın, nefsine uymasın artık inşallah. Selamünaleyküm. Allah’a, Peygamber Efendimiz’e üstadımız olan muhabbetimizi, sevgimizi nasıl arttırabiliriz? Bazen kendimizi duygusuz, soğukmuş gibi hissediyorum. Kendimi böyle hissettiğimden çok suçluyum. Bu tarz durumlarda ne yapabilirim? Kıymetli dostlar, Allah’a itaat, malum Cenâb-ı Hak’ın harâm-helâl çizgisine bakıp farzları yerine getirmektir. Resûlullah’a olan itaatte onun sünnetlerini yerine getirmektir. Üstada da muhabbet onun tavsiyelerine uymaktır.
Bunlar normalde insanların muhabbeti arttıkça onlara olan normalde mesela Cenâb-ı Hak’ın sınırlarını arttırmada daha da ince sınırlarına uymada daha da ince davranır. Hazret-i Peygamber’in sünneti, senesini işlemede daha ince davranmaya başlar. Bu böylece sevdikçe ince davranışlar artar inşallah. Sosyal ilişki, selamun aleyküm, aleyküm selam. Sosyal ilişkilerimde, günlük yaşayışımda ve dervişliğimde çok yüzeysel düşünüyorum. Deccali sistemin getirilerine çok çabuk kapılıp mana kavramını yitiriyorum. Buna nasıl engel olabilirim? Ben normalde hayatı savaşmak ve sevmek olarak nitelendiririm. Savaşmak, şeytaniyetle ve deccaliyette savaşmak. Normalde ben sevmek olarak nitelendiririm. Bu da Allah’ı, Resûn’ünü ve bizden olan emir sahiplerini sevmekle alakalı.
O zaman bir kimse sevdikçe o yüzeyselliği kalkar. Mü’min kardeşlerini, derviş kardeşlerini sevdikçe o yüzeyselliği kalkar.
Velâyet, Muhabbet ve Sosyal İlişkiler
Eğer haramlarla mücadele ederse o zaman deccâl ile olan mücadelesi de başlamış olur. Haramlarla mücadeleye devam edeceğiz inşallah. Merhaba. Hükümetin Amerika, İngiltere gibi ülkelere karşılıksız sağlık malzemesi götürmesine nasıl bakıyorsunuz? Bu ülkeler fakir değil. Üst fiyattan satılması gerekmez miydi? Bu normalde hükümet, devletler nezdinde böyle üst perdeden satma yaşını ben olumlu görüyorum. farklı pencereden bakmak istiyorum. zalim zalimdir ama zalimin zalimliğini bir şekilde durdurmanın bir yolu varsa evet biz ona normalde zalimin zalimliğini durdurmaya çalışalım. Bir de başka bir şey söylemek istiyorum. Şimdi bütün dünya üzerinde islamofobi denilen, İslâm dünyasını kötü gösteren, İslâm dünyasını böyle sıkıntılı gösteren bir anlayış var.
Ama Türkiye’nin hemen hemen İslâm dünyasının bilhassa sünni kesimin lideri konumunda duran Türkiye’nin Amerika gibi, İngiltere gibi, İspanya gibi, İtalya gibi, Bulgaristan gibi, Macaristan, Sırbistan, bunların hepsi Türkiye sağlık malzemesi gönderdi, yardım etti. Afrika ülkelerine normalde Afrika’da da Türkiye var, oralara gönderdi. Suriye, Irak zaten gönderdi malum. Buralara sağlık malzemesi göndermesi oradaki insanların Türkiye ve İslâm’a bakış açılarını değiştireceğine inanıyorum. Ben bu noktada olumlu görüyorum. Ki değiştirdi örneğin İtalya’nın, İngiltere’si, İspanya’sı, Almanya’sı Türkiye’ye teşekkür bildirdiler. Ve böylece oralarda yaşayan Müslümanlara karşı daha sempatik bakmaya başladılar, daha olumlu görmeye başladılar.
Ve İslâm’a karşı olumlu bir bakışları oldu. Kıymetli dostlar şöyle görelim. eğer ki biz İslâm dünyasının haricindeki dünyaya değişik bir şekilde kendimizi anlatabiliyorsak, meramımızı anlatabiliyorsak, onların düşmanlıklarını törpüleyebiliyorsak biz büyük işler yapmışız demektir. Yalnız şurada şunu ben not düşeyim. Bu sağlıkla alakalı malzemelerin yurt dışına, ihracatında devlet biraz daha müsamakar davranmalı. Bizim de tekstilimiz özel olarak biraz para kazansın. Yurda dolar getirsinler, biraz döviz getirsinler. Bu konuda bu yasaklamayı gevşetmesini, hiç olmazsa bu yurt dışına sağlıkla alakalı malzemelerin ihracatına müsaade etmesini isterdim. Selamünaleyküm ben 16 yaşındayım. Sohbetlerinizi annem ile birlikte dinliyoruz.
Ben bir soru sormak istiyorum. Mehti mi önce gelecek yoksa deccâl mı? Ben bunu çok anlayamadım şimdiden çok teşekkür ederim. Bazı rivayetler var, deccâl çıkar hemen ardından mehti çıkar diye. Bazı rivayetler var, mehti çıkar hemen deccâl çıkar. Ben o deccâl çıkar hemen ardından mehti çıkar âyet demişim, hadislerini kendime ölçalıyorum. benim ölçü aldığım deccâl çıkacak hemen akabinde mehti ala resul çıkacak. Benim inancım bu. Selamünaleyküm size bir sorumuz olacak. Acaba Hz. Mehti Aleyhisselâm doğdu mu? Şu zamanda kendisi dünyada mı? Bir diğer sorum da acaba deccâl olarak günümüzde interneti söyleyebilir miyiz? Sohbetin başında da böyle bir soru vardı. Doğduğuna bu noktada inanmıyorum. doğduğuna dair benim görmüş olduğum bir rüyâ yok.
Benim doğduğuna dair herhangi bir tespitim yok. Bu görülecekse ya rüyâda görülecek ya halde görülecek. Sufilerce öyledir. rüyasında görürse, halinde görürse ben rüyamda gördüm, halimde gördüm. Doğmuş der. Onun için delil olur. Ben böyle bir rüyâ veya hal görmedim. O yüzden ben doğduğuna inanmıyorum diyorum. Bu bir. İkincisi doğmayan kimse normal dünyada olması mümkün değil zaten. Üçüncü sorunuz da deccâl olarak günümüzde interneti söyleyebilir miyiz diyor. ben interneti söyleyebilecek noktada değilim. interneti, biz şimdi internetten örneğin sohbet ediyoruz. Neden? Interneti deccâl olarak görelim. Doğru yerde, doğru zamanda, doğru şekilde kullanılıyorsa ilim ve teknoloji bundan bir sıkıntı olacağına inanmıyorum.
Selamünaleyküm hocam. Öncelikle geceniz mübarek olsun. Bir sorum olacak müsaadenizle. Tariqat-ı Muhammedi dersi alıp seri süryüka başlayan birinin yaşamış olduğu hallerden sonra gelen manevi esintiler, tefekkür ve gelen tevekkül nimetlerine karşı bu kişiye hamd ve şükürlere nasıl devam edebilir ve neler yapabilir? Ve bu durumda nasıl yorumlamalıyız? Ellerinizden öper hürmetler ederim. Bir kimse bir yerden ders aldıysa bu tip hallerini, bu tip meselelerini, bu tip durumlarını gidip o ders aldığı yere müracaat edecek. O yüzden normalde bir de seri süryüka başlamış bu kardeş. Seri süryüka başladıysa bunu üstadına gidip, üstadına müracaat edip bende böyle haller oluyor, böyle meseleler var. Bunlara ne buyurursunuz diye ona sorması gerekir.
Şu an dükkanımda sizi dinlerken müşteri bekliyorum. Bir anda bereketlendi mekanım. Bu virüsü, hastalığı Rabbim ceza mı verdi Müslümanlara? Eczembiler haddini bilmiyor da ya bizler niye daha mı kötü olduk onlardan Müslüman olarak sağlıkla kalın demiş. Biz Cenâb-ı Hak bir şey ceza olarak mı verdi, bir uyarı olarak mı verdi, bir lütuf olarak mı verdi? Bunun üzerine hükmetme noktasında değiliz. Ama biz sûfîler olarak her bela, müsubeti, sıkıntıyı bir lütuf olarak görürüz. Bizim için Allah’tan gelen her şey, başımıza gelen her şey, O’nun lütfu ikramıdır, O’nun ihsanıdır. Biz herkesin bela, müsubeti, sıkıntı gördüğü şeyi lütuf olarak görürüz, ikram olarak görürüz. Biz bu noktada hamd ederiz. Cenâb-ı Hak’ta inşallah hamd edenlere, şükredenlere nimetlerini artırırız.
Biz öyle görürüz. İnsanlar hastalığa karşı farklı bakarlar. Biz sûfî anlayışında farklı bakarız. Hazret-i Peygamber de, Sallallâhu Aleyhi ve Sellem hazretleri de öyle bakmış. Hatta bir Müslümanın başı ağrılsa ölse, karnı ağrılsa ölse, yüksek ateşe tutulsa ölse onlar şehid hükmündedir demiş. Biz bu noktada böyle bir hastalıkla, böyle bir devasız bir hastalıkla ölen bir kimseyi de biz kendimiz şehid hükmünde görürüz. O bir başkasını. Mesela örnekliyorum şimdi bunu. Bir kısım insanlar bunu farklı algılayabiliyip eleştirebilirler. Malum Haydarbaş vefat etti. Haydarbaş vefat edince de bir kısım insanlar aleyhine onca şey söyledi. İyiliyle, kötülüğüyle bir kimse ruhunu Allah’a teslim etmiş gitmiş.
Neden öldü? devasız bir hastalıktan öldü. nereden biliyorsunuz Cenâb-ı Hak’ın onu temizleyip de huzurunu almadığını? O yüzden biz ölülerimizin arkasından, Hüsnü Niyet ölülerimizin arkasından iyi şeyler konuşalım. bir kişiye dahi, beş kişiye, on kişiye, yirmi kişiye Allah demeye öğrettiyse, o kimse kurtuluşa erdi demektir. Bir kimseye on kişiye, elli kişiye, yüz kişiye Kur’ân ve Sünnet’e öğrettiyse, onlar haramdan uzaklaşmaya öğrettiyse, neden o kimsenin arkasından biz hayırla konuşmayalım? Ölülerimizin arkasından hayırla konuşalım. O yüzden biz bir devasız bir hastalığa düştüyse bir Müslüman, ona sabrettiyse, ona normalde isyan etmediyse, onunla tatlı bir şekilde mücadele ettiyse, bu şifa aramamak değil buradan kastımız ve hatta o hastalığa deva aramamak değil kastımız.
Ama o kimse ona hastalığına deva ararken, ona şifa ararken, onun ömrü sona ermiş olsa, biz o devasız hastalıktan ölen kimselerin şehit olduğuna inanırız. Çünkü bu inancımızı destekleyen çokça hadîs-i şerîf var. Biz kendi kendimize heva hevesimizden değil bu. Çokça hadîs var. O yüzden bu tip hastalıklar, o zamanlar Veba’mış mesela, Hazret-i Peygamber Salûlâlü Vesselam adetleri Veba’yla alakalı bu hadîs-i şerifi söylemiş. Bugün de bir sürü adı konulmamış, adı konulmuş virüsler var. yok üretildiydi, yok üretilmediydi, yok laboratuvardan kaçtı gitti, deli danalar gibi. Yok kuşlar gibi, uçtu laboratuvardan, bulaştı bilmem kimseye. Ya bir taraftan bir yerden bir sızıntı olacak, kaçacak gidecek, uçacak gidecek, bulaşacak bir yere.
İnsanlar da bununla mücadele edecekler ama Müslüman îmân etmiş bir kimse, îmân etmiş bir kimse. Başına gelen bela, müsibet, sıkıntı, hastalık, dert, gam, kasevet bunlardan isyan etmez. Bunlarla haline göre, durumuna göre en güzel şekilde mücadele eder. Ecel geldiyse yapacak bir şey yok. Cenâb-ı Hak cümlemizi temiz bir şekilde huzuruna aldığı kullarından eylesin inşallah. Selamun aleyküm. Anne-babaya itaat hususunda bir konuda, anne ve babanın istekleri birbirine çatışıyorsa evlet hangisine itaat edilmeli? Burada itaat birinci derecede babayadır. Çünkü adı şerifte Allah’tan sonra babaya itaat edilir diyor. Eğer babanın söylediği şey Kur’ân’a, Sünnet’e, ilme, fenne, bilgiye uygun ise babaya itaat edilir.
Anne rahmete, merhamete, bakıma layıktır. Başka bir adı şerifte de öyle diyor çünkü. O yüzden birinci derecede babaya itaat ederiz. Hayırlı akşamlar. Bu geceyi bize ayırdığınız için teşekkür ederiz. Deccalı veya Mesihî yapılanmalar modern çağda insanları nasıl yönlendirmektedir? Bu bağlamda kapitalizm, kapitalist düzen, deccaliyetin kuklası mıdır? Sohbette birçok deccalılar çıkacak. Peki birçok mehtiler de çıkacak mıdır? Bu arada hamdolsun deccâl ile ilgili sohbet konumuz da deccalı sistemlerin zoruna gitmiş. Bizde her yer tekke. Eyvallah. Şimdi deccâl birey olarak şahıs olarak çıkacağına inanıyorum. Mehdî’nin de birey olarak şahıs olarak çıkacağına inanıyorum. Simgesel olarak. bir mehdiyi temsil eden bir şahıs çıkacak.
Bir mehdiyi temsil eden bir şahıs çıkacak. Ama bunlar hepsi de bir sistemle olacağına inanıyorum. Şu anda dünya üzerinde Kur’ân ve sünnet, sünnete dayalı bir sistem yok. Öyle olunca Kur’ân ve sünnete dayalı bir sistem olmayınca dünya komple deccalist bir sistemin elinin altında. Deccâl çıktı mı? Hayır. Ama evlatları, çocukları, deccalın şeyhleri, velileri, hocaları, alimleri, devlet başkanları sistemi çalışıyor mu? Evet. Bakın bütün dünya üzerindeki bütün sistemleri ben deccalist bir sistem olarak nitelendiriyorum. Kur’ân ve sünnetin dışında her ne var ise deccalidir, şeytanidir, heva ve hevestir. Bunlar normalde devletleri ilgilendiren yerleri vardır, kurumları ilgilendiren yerler vardır, bireyleri ilgilendiren yerler vardır.
Bunlar ayrı ayrıdır, bunları tahsif etmek mümkündür. Aynı şekilde mehdî de öyle görüyorum. Mehdî normalde birey olarak çıkacaktır ama mehdiyet de bir sistemdir. Ben normalde Kur’ân ve sünnete hizmet eden, Kur’ân ve sünnetin ayakta kalması için, Kur’ân ve sünnetin yaşanması için mücadele eden herkesi de mehdiyet sisteminin içerisinde görüyorum. Bir tarafta mehdiyet sistemi şu anda, bir tarafta da deccaliyet sistemi bir tarafta. Bunun her ikisinin de çatışması, kavgası, savaşı devam ediyor dünya üzerinde. Birey olarak simgesel isimler çıkmamış olsa da sistemler birbirleriyle savaşmaya devam ediyorlar. Hem de bu sadece maddi alanda değil, metafizik alanda da devam ediyor. kafir cinnelerin Müslümanlara musallat olması, kafir cinnelerin Müslümanları musallat olup onları Kur’ân ve sünnetten uzaklaştırmaya çalışması metafizik manada bir savaştır.
Metafizik manada savaştır. manada savaştır. Bir kimsenin üzerinde büyülerin olması, bir kimseye büyülerle saldırılması veya hatta cifircilerin oturup Kur’ân ve sünnet tarihinde mücadele eden velilere, şeyhlere, siyaset adamlarına bu cifircilerin oturup, cifir ilmiyle onların ölmeleri için değişik böyle huruf kullanarak, cifir kullanarak, ta Harut’la Marut’a kadar gidecek değişik büyüler kullanarak onları öldürmeye kalkmaları, onları hastalandırmaya çalışmaları, onları dağıtmaya çalışmaları, onların içerisine fitne koymaya çalışmaları. Bunlar dünya üzerinde devam ediyor. Bunlar normalde dünyada zahiren konuşulabilen şeyler değil. Bakın bu deccalist sistemler sizin bizim bilmediğimiz nice şeylerle uğraşıyorlar.
Cinni taifesiyle irtibatlar kurduruyorlar. Cinni taifesiyle irtibatlar kurdurup Müslümanların arasına fitne sokmaya çalışıyorlar. Mesela İsrail, Mossad’ı, CIA’ya, ondan sonra İngiltere’nin gizli servisi, Rusya’nın gizli servisi bunlarla uğraşıyor, bunlarla ilgileniyor. Amerikalılar bunlarla ilgileniyorlar ve bunlarla ilgilenerekten bunlarla ilgilenecek kimselerle de uğraşıyorlar. İslâm dünyasının içerisinde bunları bilen kimseleri alıp ülkelerine götürüyorlar. Onlara devasa villalar tutuyorlar, devasa villalarda bakıyorlar. Bunların cifir ve huruf ilimleriyle Müslüman liderlere karşı, Müslüman topluluklara karşı değişik şeyler okutuyorlar. Değişik bu noktada büyüler, değişik bu noktada metafisik olguların içerisine giriyorlar.
Bunu normalde dünya Müslümanları bunun farkında değil. Çünkü farkında olmayan işlerinin sebebi Allah’ı zikretmemeleri. Allah’ı zikretmiyorlar, kalpleri açılmıyor. Allah’ı zikretmiyorlar, rüyalar açılmıyor. Allah’ı zikretmiyorlar, bu noktada halleri açılmıyor. Halleri açılmayınca da, çok özür dilerim ama, kör oluyorlar, sağır oluyorlar. Etraflarında dönen metafizik hadiselerden haberleri olmuyor. Biraz böyle haberi olmaya çalışanlar da paraya bozuluyorlar, makama bozuluyorlar, kadınlara bozuluyorlar, şan ve şöhrete bozuluyorlar. Ne yazık ki. Ve o yüzden, normalde bu deccalist sistem, meselenin metafiziyle de ilgili. Mehdiyet de meselenin metafiziyle ilgileniyor. İlgilenmiyor değil. O yüzden Mehdî’nin şu anda manevi komutanları hükmünde olan veliler, Mehdî’nin şu anda manevi komutanları, manevi askerleri hükmünde olan, kalbi çalışan, hale ehli olan sûfîler de ama bilerek ama bilmeyerek.
Bir kısmı çünkü bilmiyor. Bir kısmı velilerin maneviyatları kendilerinden habersiz kullanır. Cenâb-ı Hak onları.
Deccaliyet, Metafizik Savaş ve Zikir
O velinin rûhâniyeti gider birisini boğar. O velinin rûhâniyeti gider birisinin ağzını burnunu kırar. O velinin rûhâniyeti gider birisini tıkar. O velinin rûhâniyeti gider birisini zincirlere bağlar. Bunlar metafizik meseleler. Bunlar konuşulmadığından, bunlar bilinmediğinden, meselenin mehdiyetin ve deccaliyetin metafizik tarafı hiç konuşulmuyor. Metafizik tarafının konuşulmayasının sebebi bu noktada etkin ve yetkin kimselerin olmayışından. manevi halleri açık olmayışlarından. Asıl mücadele, asıl savaş metafizik alanda geçiyor. Çünkü metafizikte eğer ki mehdiyet yenilirse o zaman iş çok sıkıntılı. Metafizikte yenilirse ve komple metafizikte yenilmesi demek Allah muhafaza eylesin. Bundan deccaliyetin bütün her yeri sarması demek.
Rabbim korusun inşallah. O yüzden Allah’ı zikreden insanlar zikirlerini arttıracaklar. Allah’ı zikreden insanlar takvalarını arttıracaklar. Allah’ı zikirle tanışanlar. Haramlardan uzak tutacaklar kendilerini. Göz göre göre bile bile harâm işlememeye gayret edecekler. Bakın kıymetli dostlar hangi şeyhe intisâb ederseniz edin. Muhakkak ki üstadınız mürşidi kamil ise ve üstadınızı bir rüyâ yoluyla, hal yoluyla bulduysanız o sizin için mükemmeldir. Ama velev ki böyle bir kimseye gitmedi. Ben ümmetçi bir insanım. Ben sûfî bir insan olmaya gayret ediyorum. Ve bütün nereden ders alırsa alsın hepsini de sûfî olarak görüyorum. Başıma tac ederim. Onların ayaklarının altının turabı olurum. Onların ayaklarının turabı olurum.
Onların hizmetçisi olurum. Bu noktada benim dergâh ayrımım, şeyh ayrımım yoktur. Ben nerede bir sûfî görürsem, nerede bir derviş görürsem ben ona hizmet etmeye gayret ederim. Nerede bir zikir alakası görürsem orada oturur ben Allah’ı zikrederim. Nerede bir sohbete alakalısı görürsem oturur ben orada sohbete katılırım, dinlerim. Bu noktada bir sıkıntım yok benim. O yüzden bu sözüm benim. Bütün ümmet-i Muhammed’in sufilerine Allah’ı çokça zikredin. Farzları yerine getirin. Nafilelerle Allah’a yaklaşın. Haramlardan uzak durun. Kendinizi biraz daha bu noktada batinileştirin, kalbileştirin ve kalp gözünüzün açılmasına gayret edin. Bununla alakalı bu dünyaya harama gözlerini kapat. Bu dünyanın haramını kulaklarına kapat.
Bu dünyanın haramını elini uzatma. Bu dünyanın haramını cinsel uzularını uzatma. Bu dünyanın haramını dilini uzatma. Bu dünyanın haramını kalbini döndürme. Gel ne olursun. Allah’ı zikirle tanışmışsın. Bir üstadın elini tutmuşsun. Bu kim olursa olsun. Bakın tekrar söylüyorum. Bu kim olursa olsun. O üstadın elini sımsıkı tut. Onun zikrini sımsıkı tut. Kalbini bozma. Yürü. Allah seninle beraber. Resul seninle beraber. Gök’teki melekler seninle beraber. Bütün veliler seninle beraber. Sen yeter ki dost doğru yolunda yürü. Mehdî de o zaman norma da geldiğinde senin başını okşayacaktır. İsâ da senin başını okşayacaktır. Deccâl seni gördüğünde sinirlenecektir. Senin gittiğin yerde fitne çıkaracaktır.
Senin etrafında fitne çıkaracaktır. Deccaliyet. Deccaliyetlerini yapacaktır. Mehdiyette mehdiyetlerini yapacaktır. Sen yeter ki o mehdiyet üzerinde yürüyenlerden ol. Allah bizi onlardan eylesin inşallah. Deccâl’ı şeytanın bir emsali olarak düşünebilir miyiz? normalde Deccâl müteşabi. Şeytân da müteşabi. Bu noktada bir kimse ben böyle düşünebilir miyim dediğinde ben derim ki düşünebilirsin. Ama ben öyle düşünmüyorum. söz konusu olan Allah’a karşı savaşan sapmış bir nefis midir? Yoksa bir hastalık gibi Allah’ın kullarını imtihân etmek üzere yarattığı bir oluşum mu? burada Deccâl iradesi söz konusu mudur? Evet, Deccâl’ın iradesi söz konusudur. O yüzden ben de bu konuda bir şey yapıyorum. burada Deccâl iradesi söz konusu mudur?
Evet, Deccâl’ın iradesi söz konusudur. O yüzden ben Deccâl’ı hastalık gibi görmüyorum. Veya bir nefis olarak da görmüyorum. Ben bir sistem olarak görüyorum bunu. Kur’ân ve sünnetin karşısında her ne varsa bu hukuk sistemi, ticaret sistemi, bankacılık sistemi, aile sistemi, boşanma sistemi, evlenme sistemi, eğitim sistemi bütün tamamiyetle ben bunu normalde Kur’ân ve sünnetin karşısında görüyorum. Ben de Kur’ân ve sünnetin dışında her ne var ise onu Deccaliyet ve şeytaniyet olarak görüyorum. Selamun aleyküm. Bursa Kozlu öğren köyünden sizi izliyoruz. Hacı annenin size selamı var. Ve aleyküm selam. Kozlu öğrenler maşallah her derste bir selam gönderiyorlar. Selamun aleyküm. Hayırlı akşamlar. Recep Karataş.
Efendimiz sallallâhu aleyhi ve sellem Medîne, Deccâl şehre gelecek. Şehrin kapılarında bir melek bulacak ve Medîne’ye sokulmayacağını, Mühcen Divayet’te bu olayın şu an yaşanmakta mıdır yoksa kıyamete kadar devam edecek mi? Teşekkürler. Normalde böyle birkaç tane hadîs-i şerîf var. Deccâl’ın Medîne’ye giremeyeceğine dair, Medîne dağlarında bekleyen meleklerin olduğuna dair ve onların ellerinde kılıçların olduğuna dair ve onlarla Deccâl gireceği zaman, meleklerin onu Şam’a doğru yönlendireceğine dair hadisler var. Bu ne zamandır? Bunu normalde zaman olarak bir şey söylemem mümkün değil. Yine Recep Karataş. Deccâl’ın tek gölü olduğunu, Allah’ın tek gözü değildir rivayet edilmiş. Şeytân neden tek gözüdür?
Rabbimiz neden tek gözü olmadığı rivayet verilmiş. Burada normalde tek gözü vardır, bir gözü şaşıdır veya gözleri şaşıdır diye rivayetler var gözlerle. o bir gözü vardır, gözü kördür, hakkı göremez. Ben onu müteşâbih, manev olarak yorulayım. Zahiren o kimse çıktığında bir gözü kör olabilir mi? Evet. Ama buradaki müteşâbih olarak baktığımızda ben onu hak ve hakikati görmemek olarak nitelendiriyorum. Gözünün şaşılığını ve körlüğünü. Selamünaleyküm Recep Karataş. Ömer bin Haddab sahte Peygamberin kellesini alayım dediğinde Resûlullah buyurdu, bu deccâl ise senin ona gücün yetmezdi. Yetmez diye buyurmuştur. Deccalleri kimin öldürmeye yetkisi ve kimin gücü yeter? Teşekkür ediyorum. Bu normalde sahabenin içerisinde şimdi ismi aklıma gelmedi.
Seyre başlayan bir kimse vardı. Onunla alakalı onun deccâl’a benzediğini söylemişlerdi ve onun deccâl olduğu söylenmişti. Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerine, Hazret-i Ömer efendimiz geldi ben onun kellesini alayım mı dedi. Dedi ki deccâl ise bunun sana gücün yetmez. Değilse dedi bir kimseye katletmiş olursun. O yüzden onu men etti. Normalde deccâl’ı öldürmeye mehdinin gücü yetecek. Selamünaleyküm Recep Karataş. Deccâl kimin emrinde mehd ve askerleriyle savaşmasını söyleyecek biri var mı? Teşekkür ederim. Deccâl şeytanın emrinde şeytani bir varlık. O yüzden heva ve hevesine uymuş şeytani bir varlık ve şeytana çalışıyor. Savaşmasının da şeytân söyleyecek. Sosyal medya kullanıcıları fenomenler iki veya üç kişi birleşip video çekimlerine devam ediyor.
TV’ler devam ediyor, programlar ediyor. O halde herkes her şeyi şikayet etsin. normalde ama onlar deccaliyete hizmet ediyorlar. Deccaliyete hizmet edince onlara bir şey olmaz. Bütün dünya üzerinde Türkiye’de dahil ve hep böyle söylerim. Deccaliyeti serbesttir, mehdiyet yasaktır. Allah bizi iyi etsin inşallah. Selamünaleyküm bir mağzuratım olacaktı. Allah’ın rahmeti ve bereketi üzerinize olsun inşallah. Allah razı olsun. Bazı haller var anlamlarını bilmiyorum. Mustafa hocamızın videosunu izledim keşif ile ilgili. Aynı haller arada bir zuhur ediyor. Sorum şu, mükaşefe ve keşifte nasıl bir ibadete veya tertiple çıkarım? Şu an zuhur eden ilahi hallerden dolayı hangi derecede veya mertebede oluyoruz acaba?
Kur’ân-ı Kerim hadîs-i şeriflere dikkat edeceğiz ve bu gelen halleri de herkese söyleyemeyiz. Peygamber sevgisi ve Allah sevgisi zuhur ediyor. Yarınca olur musunuz Allah razı olsun. Bu konuda ne yazık ki böyle uzaktan bu meseleye yardımcı olmamız, bu meseleyle ilgilenmemiz, bu meseleyle ilgilenmemiz biraz zor. Bu tip meseleler karşılıklı konuşulup görüşülmesi gereken şeyler. Yazışmakla olacak olan şeyler değil. Bir üstadınız yoksa bir üstâd bulun önce. Bir üstada intisâb edin inşallah. Normalde o üstadınız size muhakkak bir yol gösterecektir. Selamünaleyküm hocam. Size bir sorum olacak. Kendimize Yasin Fetih Cüz Hatim’i bağışlayabilir miyiz? Kendi kendinize de bağışlayabilirsiniz. Bunda bir sıkıntı yok.
Allah iyi etsin inşallah. Arkadaşlar çok uzun rüyâ yazmışınız hakkınızı helâl edin. Yine bir kardeşimiz Cüneydi Bağdadi’nin bir sözünü paylaşmış burada. Allah razı olsun. Ramazân’da gökyüzünde belirtilen alametler diye o uzun bir yazı vardı ya, onu paylaşmış bir arkadaşımız. Selamünaleyküm. Deccaliyeti bir sistem olarak görebilir miyiz? Ben öyle görüyorum. muhakkak onun başında şu anda simgeleyen deccalın bir oğlu, torunu veya nebilem ondan önce gelmiş olan bir deccâl vardır. Ebu Cehil gibi, daha geriye doğru gittiğimiz Firavun gibi. Bir sistem olarak görüyorum. Deccaliyetin altındaki sistemleri, kurumları, anlayışları, yönetimleri listelebilir miyiz demiş. Bütün uluslararası batı sistemini komple bunun içerisinde görüyorum.
Deccaliyete bağlı bir kurum veya kişilerin kullandıkları ortak düşünce, sologan fikirleri var mıdır, nelerdir? Kur’ân ve sünnetin dışında ne kadar fikir, düşünce, sologan ne varsa hepsini de reddediyorum o yüzden. Müslüman görünümlü olanlar da var mı? Var. Kaderin imandan olduğunu inkar ediyorlar. Hadisçe sabit onlar deccalın askerleridir diye. hadisleri inkar ediyorlar var, onlar da Müslümanların içerisinde de onları var. Bunları tanımak, tedbir almanın yolları nelerdir? Kur’ân ve sünneti ve imamların iştahadını çok iyi öğreneceğiz. Bir şey Kur’ân’ın sünnetin ve imamların iştahadının dışındaysa atıldır, batıldır atacağız. Karşısız çıkacağız ona inşallah. Her birimizin… Selamünaleyküm, aleykümselam.
Her birimizin payına ciddi bir sabır düşen bir süreçteyiz ve Müslümanın başına gelen her sıkıntının bir rahmet olacağı hadislerde geçiyor. Peki Müslüman sıkıntılar karşısında nasıl davranırsa rahmet olur? Gerçek manada sabır nedir? Bize bir problem, bir sıkıntı gelebilir. Bu normalde rızık darlığı olabilir. Bu böyle normal akması gereken bir şeyin normal akmaması. Bu nedir? rızık darlığıdır, iş sıkıntısıdır. Bu nedir? Sıhhatle alakalı, vücudumuzla alakalı, sıhhat sıkıntısıdır. Bu nedir? bekarız, anne baba evde problem var, sıkıntı var. Veya evliyiz, kendi evimizde problem var, sıkıntı var. Veya anne babayız, çocuklarımızla alakalı sıkıntı var. Bu noktada normalde biz sizi Âyet-i Kerime var ya, veya biz Hadîs-i Şeriflerle de komple biz onu böyle bütünleştirelim.
Mallarınızda, canlarınızda, anne babalarınızda, eşlerinizde, çocuklarınızda imtihân ederiz. Biz sizi rızık darlığıyla imtihân ederiz. Açlıkla imtihân ederiz, hastalıklarla imtihân ederiz. Zalim kimselerle imtihân ederiz, adaletsizliklerle imtihân ederiz. Müslümanın bu dünyada sıkıntısı bitmez zaten. Bitiyorsa o kimse imanını bir ölçsün, bitsin bir, yeniden dönsün, îmân etsin. Âyet-i Kerime de diyor ya, e îmân edenler îmân ediniz diye. Eğer bir Müslümanın sıkıntısı yok ise bu dünyada, dönsün îmân etsin. Bir problemi yoksa dönsün îmân etsin. Hatta sufice söyleyeyim ben bunu. O kimsenin evinde, işinde, aşında bir sıkıntı yok ise o dönsün hem sufiliğine baksın hem imanına baksın. Sebep? Arkadaş sen dost doğru, lelâ illallah der, Allah’ı zikreder, sufilikte koşturacağım dersen senin eşinden problem çıkar.
Senin çocuklarından problem çıkar. Senin işinden problem çıkar. Senin aşından problem çıkar. Sağlığından problem çıkar. Çıkar. Şeytân sendeki kafir cinnirleri dürtükler. O kafir cinnirler ama midene ama bağırsana ama kalbine ama damarlarına dokunur senin. Onlar senin üzerinde dolaşıyor ki zaten. Siz onun adına virüs diyorsunuz. Bilim onun adına virüs diyor. Ben onları kafir cinni olarak nitelendiriyorum. Benim vücudumda da var, senin vücudunda da var, herkesin vücudunda da var. Ama o kafir cinnirleri baskılayan, kafir cinnirleri baskılayan senin iyiliğin ne? Ben sufice düşünüyorum bunu. Senin ibadetlerin ne? Farzları yerine getirmen ne? Allah’ı sevmen ne? Çok zikretmen ne? Bastırılıyor. Allah’ın da orduları var.
Bu noktada manevi manada mü’min cinniler de var. Onlar da senin vücudunda. Ve mü’min cinniler zikirle, tövbeyle, farzlarla, nafilelerle kuvvetleniyorlar. Kuvvetlenince o kafir cinnirlerin üzerine Allah Allah nidalarıyla yürüyorlar. Ve o kafir cinniler senin vücudunun her tarafını saramıyor. Sarar mı bir gün? Sarar. Ama acı vermez sana. Bir gün bütün vücudunu senin sarar mı sarar? Sardığı an ecelini bekle. Eğer bundan haberin var ise. Nasıl ecelini bekle? Sardı gidiyor. Sen tevhidine devam et. Sen zikrullahına devam et. Sen ibadetlerine devam et. Bil ki artık vaktin gelmiştir. Ne zaman gelir bilemeyiz. Oradan geri döner geri döner. Birden kuvvetlenir birden kuvvetlenir. Bize düşen o. Biz sabredip Allah’ı zikredip yapmamız gerekeni yaparız.
Mü’min yapması gerekeni yapar. Mü’min yarın için ertesi gün için değil şu anda yapması gerekeni yapar. Ben ne yapmam lazım? Ben bugün herkese ilan etmişim. Bugün sohbet edeceğim. Ben yapmam gerekeni yapıyorum. Ben bugün sohbet ediyorum. Soru cevap şeklinde sohbetimiz devam ediyor. Yapmamız gereken bu çünkü benim şu anda. Ben yarın ne yapmam gerekiyorsa ben de yarın onu yapacağım. Bu bütün alanlarda aynı. Allah bizi iyilerden eylesin cümlemize inşallah.
İmtihân Türleri, Nefis ve İmân
Selamünaleyküm. Evde ayrıca kızlı erkeklik toplu bir şekilde zikrullâh yapılabilir mi? Yapılabilir. Hiç kimse birbirine harâm değil çünkü. Sizi çok seviyorum. Allah’a emanet olun. Allah da seni sevsin inşallah. Peygamberler seni sevsin. Melekler seni sevsin inşallah. Îmân nedir? Nasıl kuvvetlendirilir? Sahici îmân sahibi nasıl olunur? Allah’a yakınlık nasıl artar? Meşhur ya Cibril hadisi var. Cibril aleyhisselâm geliyor Hazret-i Peygamber’e sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerine toplu bir şekilde bütün sahabeler de var. Îmân nedir ya Resulallah diyor. Sallallâhu Aleyhi ve Sellem. O da diyor ki Allah’a, meleklerine, peygamberlerine, kitaplarına, din gününe, hayrın ve şerrin Allah’tan olduğuna, kadere daha devam ediyor.
Îmân etmendir diyor. İslâm nedir? Kelime-i şahadet getirmem, namaz kılman, oruç tutman, zekât vermen, hacca gitmen. İhsan nedir? Allah’ı görüyormuşçasına yaşamandır. Göremeyen dahi onun her daim seni gördüğünü hissetmendir. Kıyamet ne zaman kopar diyor. Ondan sonra kıyamet elametlerini söylüyor. Ne zaman kopar deyince diyor ki sorulanın daha farklı bir bilgisi yoktur. sorulanla sorulanın daha farklı bir bilgisi yok. ne zaman kopacağını bilmiyorum demiyor. ikimizin de bilgisi aynı noktadadır bu konuda diyor. Ardından kıyamet elametlerini sıralıyor. Şimdi îmân nedir? Allah’a îmân etmektir. Varlığına, birliğine, tekliğine, meleklerine îmân etmektir. Melekleri var. Bakın Allah’a ve meleklerine göz görmüyor bunlar normal şekilde.
Ondan sonra peygamberlerine, peygamberi görenler oldu. Biz göremedik zahir olarak ama görenler oldu. Bir kitap verdi Cenâb-ı Hak ona. O kitabı okuyanlar, o kitabı hıfsedenler oldu mu? Evet oldu. Bugüne kadar geldi mi? Evet geldi. Değişti mi hiç? Hayır. Ne yaptık? Peygambere, bütün peygamberlere ve bütün peygamberlerin kitaplarına. Ve hesaba çekileceğimize. bu dünyada kalıcı değiliz. Ya bu dünyadan gideceğiz. Ötelerden geldik, ötelere doğru kanat çırpıp gidiyoruz. Bunlara îmân edeceğiz. Nasıl kuvvetlenilir? İslâm ile kuvvetlenir. o imanımızı İslâm’a dönüştürdüğümüzde ne yapar? Kuvvetlenir. Ardından sahici îmân nasıldır? O îmân zaman içerisinde kemalere. Allah biz onlardan eylesin inşallah. Selamun aleyküm evde namaz vakitlerinde eşlerimizle namaza durarak cemaat oluşturur mu?
Eğer normalde bir erkek arkasında iki erkek, iki de kadın varsa cemaat oluşmuş olur. Çünkü üç kişi olunca cemaat oluşmuş oluyor hanefiye göre. Öyle namazınızı kılın. Allah niyetlerimizi bizim halis ve sahih eylesin. Sıkıntı yok. Cemaat halinde namazımızı kılalım inşallah. Numaranızı verir misiniz? Hakkınızı helâl edin demiş kardeş. Verelim. İnşallah. Numarayı vermekten sakınan bir kimse değiliz. Ama numarayı ele geçiren oğuh. Ara Allah ara. Bir de rüyâ anlatacak. Veyahut da ne bileyim başka bir şey anlatacak. Üç sefer beş sefer beş sefer. Üç sefer beş sefer beş sefer. Üç sefer beş sefer beş sefer. Üç sefer beş sefer beş sefer. Üç sefer beş sefer beş sefer. Üç sefer beş sefer on sefer yirmi sefer otuz sefer.
Daha fazla arayanlar vardı da söylemeyeyim. Şimdi onlar kendilerini biliyorlar. Sonra alınıyorlar. Üç yüz sefer bile arayan vardı bir günde. Yedi yüz sefer arayan olmuştu bir günde. Bir polis arkadaş geldi. Öyle içimden getirdim dedim ya gelse de ona telefon açtırsam dedim. Geldi say dedim bu ne kadar aramış cevapsız aramaları. Yedi yüz kusur saydı. Yedi yüz kusur sefer aramış dedi. Ara dedim. Deki dedim ben polis memuruyum bu arkadaş şikayetçi de dedim. Evet. Yoksa numarayı da yapmak istedim. Yoksa numarayı vermekten intisâb etmiyoruz. Allah bizi affetsin. Saat üçte rüyâ görüyor. Üçte rüyâ anlatıyorlar. Beşte rüyâ görüyor. Uyanır uyanmaz ben hazırım ya. Ben hiç uyumuyorum. Uyanır uyanmaz arıyor.
Bir rüyâ gördüm. Allah iyiliğini versin herkesin inşallah. Ne yapalım onlar da lazım. Evlere kapandığımız günden beri çok yiyor. Çok uyuyorum. Of of of. Yeme problemimi sizin de dediğiniz gibi oruç tutarak açmaya çalışıyorum. Fakat uyku düzenim hiç kalmadı. Altıdan önce yatamıyorum. Ne? Bu yüzden çok geç kalkıyorum. Ne yapabilirim? Sizin gibi az uykuyla dinç olabilmem için duâ eder misiniz? Allah yardımcınız olsun. Derdiniz olsa uyuyamazsınız ya. Derdiniz yok da o yüzden uyuyorsunuz. Allah dert gam kaysavet vermesin inşallah. Selamün aleyküm. Hayırlı geceler. Hazret-i Âdem ve Havva’nın soyundan insanların ilk çoğalmaya başlaması kardeşler arasında evliliklerden mi oldu? Aynı şekilde insanlar Nuh aleyhisselamın gemisine binmeyip helak olduktan sonra yine kardeşler arası evlilikler üreme gözlendi.
Teşekkür ederim. Hayırlı geceler dilerim. Bu soruyu çok sorarlar. Bu soruyu öyle bir sorarlar ki Âdem’den sonra kardeş evliliği mi oldu diye. Bazı böyle tefsirciler Âdem ve Havva’nın çoğalmasıyla alakalı analizler etmişler, ictịhâd etmişler. Âdem ve Havva annemiz ilk etapta 6 ayda bir doğum yaparlarmış. Birinci batımda bir kız bir erkek doğururmuş. İkinci batımda da bir kız bir erkek doğurur. Birinci ve ikinci batımdaki kız ve erkekleri çapraz evlendirerekten Âdem aleyhisselâm böyle devam ettirdiğine dair, soyunun böyle devam ettirdiğine dair bir ibare var. Normalde bununla alakalı ben şimdi bir hadîs okudum desem tam şeyimde değil, hıfsımda değil. Ama böyle ibarelerin var olduğunu biliyorum.
Bunun üzerinden insanlar Âdem ve Havva, Enses ilişkilerinin içerisine mi girdi, kardeşimi evlendirdiler. Bir grup böyle bunu çatıyor. Bir böyle ileri akıllı bir kimse de, bu Türkiye’deki profesör bunlar, onlar da diyorlar ki evrimi reddetmiyoruz. Evet, Darwin’in evrim teorisini maymundan üretilme ve türetilmeyi kabul ediyorlar. Diyorlar ki maymundan evrimleşerekten geldik. Bakın bununla bunu böyle götürüyorlar. Şimdi o maymundan üretilmeyi, türetilmeyi söyleyenlere bu cevabım. Maymundan üreyip türemedik. Maymundan üreyip türediğini söylemek, batının henüz daha, henüz daha teoriden ileriye götüremeyeceği Darwin teorisine teslim olmak demek. Bunu şimdi siz Darwin teorisine, teori bakın daha. Bu teori, henüz ispatlanmamış bir teoriye, siz ispatlanmış gibi kabul etmeniz hangi ilim, hangi mantık, hangi din, hangi kaideye uyar ki?
Ispatlanmamış, delillenmemiş, birisi bir teori yazmış, o teoriden sen kalkmışsın. Müslüman olarak ve Müslüman din profesörü olarak kocaman kocaman tefsirleriniz var bir de. Televizyon televizyon dolaşıyor bir taneniz, öbürkü de televizyon televizyon dolaşıyor. Bir ekipsiniz siz, bir kiminiz kaderi inkar ediyor, kiminiz mucizeyi inkar ediyor, kiminiz hadisleri inkar ediyor ve bu ekip bütün Türkiye’nin dini algısını ifsat ediyor. Darwin teorisinin bir şekilde kabul ediyorlar ve ne yazık ki Müslümanların akıllarını bulandırıyor. normalde batı bir aşı sistemi bakın, 3 kişide, 5 kişide, 10 kişide uyguladın, bundan sonuç aldın, diyor ki sonuç aldın saymam ben bunu. Ben dünya sağlık örgütüyüm, bu aşı en az 2 yıldan önce çıkmaz diyor.
Ve dünya sağlık örgütü olarak da diyor ben o aşıyı tasdiklemem diyor. Ya bir kimse dünya sağlık örgütü bu ilaç firmalarının ve ilaç sektörünün emrinde olan dünya sağlık örgütü dahi bir aşıyı tasdiklemek için, bir aşıyı normalde aşı vurulabilir demek için kendince saçma dahi olsa bilimsel deneylerden geçirdiğini iddia edip aşıyı piyasaya sürüyor. Ve kardeşler, ve insanlar, ve profesörler, bu Darwin teorisi henüz daha bilimsel olarak, bilimsel olarak delillenmemişken siz neyi delillenmiş olarak kabul ediyorsunuz? Bilim adına bir aşıyı dahi delillenmediği müddetçe kabul etmeyen Batı, Darwin teorisini nasıl kabul ediyor ki? Bunun arkasında deccaliyet var, bunun arkasında şeytaniyet var, bunun arkasında bütün dinlere düşmanlık var.
Çünkü Âdem’in topraktan yaratıldığını, Havva’nın da Âdem’den yaratıldığını ve ilk insanların da Âdem ve Havva’dan yaratıldığını hem normalde eski ahit hem yeni ahit hem Kur’ân-ı Kerim böyle inanmış iken siz der, deccalist sistemin uşakları, bütün dinlere karşı olan o deccalist sistemin sözünü söylüyorsunuz. Allah onlara imanın hakikatini tattırsın inşallah. Söyleyeceğimiz söz bu. Evet böyle bir ibare var kardeşlerin arasında evlendiğine dair. Bir batımdan doğanın bir batımdan doğduğunun doğanla evlendiğine dair. O gün için hukuk hüküm böyle olmuş. Biz ona îmân ediyoruz. Bu kadar basit. Peygamberimiz sallallâhu aleyhi ve sellem kalbinde zerre kadar kibir bulunan kimse cennete giremez buyurmuş.
Asla cennete giremez diye. Asla as var bir de. Ve kalbinde zerre kadar îmân bulunan kimse sonunda cennete girecektir buyurmuş. Evet doğru. İnsanlar arasında laelahe illallah Muhammed’e Resûlullah deyip îmân etmiş fakat ne yazık ki kibir dolu olan insanlar var. Bunların halinin hükmü nedir? Onlar biz onlara imansız diyemeyiz ama bu hadîs-i şerifi söyleriz. Deriz ki gönlünde zerre kadar kibir bulunan asla cennete giremez. Onların imanları ne yazık ki gırtlaklarından aşağıya inmiyor demek ki. Selamün aleyküm efendim. Gösterebilen rüyaları bu dönemde kime anlatacağız? Ne yapmamızı önerirsiniz? Sorumlu kardeşlerimiz var. Onları rüyalarınızda anlatabilirsiniz. Öğlen namazının ve yassı namazının son sünnetlerinin dört rekat kılınması nafile namazlar yerine geçer diye duydum.
Bilgilendirilmişsiniz. Evet. Hadîs-i şerifler var. Bazen Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri öğlen namazının son iki rekatını dört rekat olarak kıldığına dair. Yine normalde yassı namazının son sünnetlerinin dört rekat kılınmasına dair hadîs-i şerifler var. Bir de Nisan yağmurları ile ilgili bilgi verebilir misiniz? Hadîs-i şerif okumuştum bir zamanlar Nisan yağmurların şifa olduğuna dair. Hatta Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri Nisan’da yağmur yağarsa böyle çıkar üstünü de soyar ıslanırmış. Selamünaleyküm. Namaz kılarken gözümü kapatmaya ihtiyacı hissediyorum. Böyle huşu buluyorum. Fakat selamlayıp gözümü açtığımda biraz kıbleden yönümü dönmüş buluyorum. Namazıma zarar var mı?
Normalde örnek kıble diyelim ki güneye doğru kılınan bir yer. Eğer tam böyle güneyden kıbleyi döndürmediyseniz kendinize namazınız namaz. Gönül arzu eder ki çünkü namazın dışındaki farzlarından birisidir istikbal-i kıble. Gönül arzu eder ki hiç böyle bir yanılsama yanlama olmasın ama böyle tam doğuya dönerseniz bu sefer namazınız fasit olur. İkinci sorum evlendiğim günden beri sürekli negatif bakan, ön yargılı davranan, sürekli kusur aramakla meşgul, her şeyi kendinin bildiğini düşünüp sürekli başkalarına yaptırmaya çalışan bir görümcem var. Onunla bir aya gelince içim kararıyor, çok ağırlık yapıyor, laf sözünü kaldıramıyorum. Çarpıntı yapıyor, artık onunla tartışmaktansa görüşmezsem aile huzur için günaha girmiş olur muyum?
O geldiğinde Allah’ı zikret, tevhide devam et, la la ilah la la la ilah la te geç. Gelecek gidecek normalde durduramayacaksınız ki hiç. İnsan görümcesin durduramaz. Hele görümceler öyle görümcelik yapacaksa, kaynananlar böyle şedid bir şekilde kaynananlık yapacaksa durdurmak mümkün değil. Bizim toplumumuzun imtihanı bu. Allah iyiyesin inşallah. İçinden çıkamadığım durumlar var, kalbime sıkıntı çöktürüyor. Namazımı kaza namazlarımı, namazımı zikrimi dersimi çekiyorum elhamdülillah ama kalbimden sıkıntı gitmiyor. Allah yardımcın olsun, tevhidi çek böyle la ilahe illallah, la ilahe illallah diye gönlünü sere sere Allah’ı zikret inşallah. Selamünaleyküm. Geçen ay çalıştığım iş yerinde bir kişi zimmetine para geçirmiş.
Suçlu bulundu, para geri alındı. Ama aynı departmanda olduğumuz için bize de zorla ve tehditle istifa imzalattılar. Ben bundan sonra hakkım yasal yollardan aramalı mıyım, ne yapmalıyım? Yasal yoldan ara, namaz zorla, istifa zorlatıyorlar ki. Öyle bir şey yok, yasal yoldan ara hakkını. Selamünaleyküm. Kaza’ya kalan namazlarımızı nasıl kılmalıyız? Mümkünse tertip derler onu, tertibe dayalı olarak kılınır. Ben arkadaşlarım bu zamanda eğer tertibe dayalı kılabileceklerse ayakta alkışlarım. Ama öbür türlü her namazdan sonra kılabildiğince, Ya Rab, öğlen namazının farzını kıldıktan sonra son sünnetini öyle yapabilir. En son kılamadım, son öğlen namazının farzının kazasına niyet ettim diyebilir. Yasının son sünnetini en son kılamadım, yasının farzının kazası diyebilir.
Selamünaleyküm. Bir âyet-i mealinde imanınız sayesinde sizi hidayete erdirdik. Ben îmân ile hidayete aynı şey olarak biliyordum. Îmân ile hidayet nasıl anlamalıyız? Bir kimse îmân eder ama îmân etti, dini yaşamazsa hidayet noktasında sıkıntı vardır. Allah bizi affetsin. Selamünaleyküm. Annem bu soruları sormamı rica etti. Kendisi 75 yaşında. Disprotezlerinden dolayı yere oturup kalkmakta zorluk çekiyor. Bir namaz kılarken yere oturup ayaklarını uzattığında secde ve rükuyu karıştırdığını söylüyoruz. Sandalyede ya da koltukta namaz kılabilir miyim? Sünnet-i seniyede tarif edilirken yerde oturarak kılacak. yerde oturacak, ayaklarını uzatacak. Bu noktada o böyle secde ve rükuyu hatırlamaya gayret etsin.
Bu onun akıl sağlığı için de önemli. Karıştırdığında normalde rükuda kaldıysa, rükuda kaldığına hükmetsin. Secde de kaldıysa secde de kaldığına hükmetsin. Bu noktada sıkıntı değil. Ama illa ki ben böyle sandalyede kılacağım diyorsa da kılabilir. Bunda bir beis yok. Ama sünnet olan, anlatılan oturduğu yerde kılması.
Namaz, Zekât ve Engel Durumları
Bir kitapta namaz borcu olan sünnet kılmasın, kaza kılsın şeklinde bir yazı okumuş. Kaza ve sünnet namazlarını nasıl kılacağını öğrenmek istiyor. Sünnet namazları yerine kazalarını kılabilir mi? Hanefiler, İmam-ı Azam sünnet namazlarını yerine kaza kılamaz hükmü verdiği söyleniyor. Sonradan o hükümden vazgeçtiğini söyleniyor. Ama hanefilerin içerisinde bu hükmü verenler var. O yüzden sünnet namazlarını yerine kaza kılabilirler. Anneanne de selam söyle inşallah. Selamünaleyküm. Sûfîlik yolunda teslimiyetin ölçüsü nedir? Ya normalde teslimiyet bu noktada Kur’ân, sünnet ve İmamların iştahadı dairesinde bir kimse teslim olur. Bizim yolumuzda biz birinci derecede Kur’ân, sonra sünnet, sonra İmamların iştahadır, sonra ilk velilerin koyduğu ölçülere bakarız.
O yüzden yol Kur’ân, sünnet, İmamların iştahadı ve ilk velilerin koymuş olduğu ölçülere uygun ise bizim için yoldur. Sufiliye bakarken de öyle bakarız. O zaman teslimiyete bakarken de o dairede bakarız. o böyle alay ederek de söylerler ya mürîd mürşidinin ölünde ölü gibi olacak, gastal gibi olacak filan gibisinden. normalde bizim müritliğimiz Kur’ân, sünnet, İmamların iştahadı dairesindedir. Biz böyle üstadımıza veyahut da herhangi bir kimse Kur’ân’ın sünnetin nehyettiği, Kur’ân ve sünnetin yasakladığı bir şeyde biz itaat etmeyiz. Ona tabi de olmayız. Biz Kur’ân ve sünnetin dışındaki bir şeyde hikmet de görmeyiz. Bizim öyle bir sûfî anlayışımız yok. Biz Kur’ân’a, sünnete, İmamların iştahadına bağlı bir sûfîlik.
Kur’ân’a, sünnete, İmamların iştahadına bağlı bir teslimiyet ölçüsü öngörülüsü. Bir derviş şeyhi ile yakınlık kurabilmek için, pişmek için önce zakirine mi teslim olması gerekiyor? Bizim böyle bir öğretimiz yoktur. Bütün herkes üstadına bağlıdır. Önce zakirde pişeceksin diye de bir kaide yoktur bizim yolumuzda. Herkes üstadına teslim olur. Üstadına teslim olduktan sonra üstadının öngörüsü neyse ona doğru gider. Zakirler bizim ağabeylerimizdir, bizim büyüklerimizdir. Kur’ân sünnet dairesinde, oradaki çalışmalar dairesinde biz onlara tabi oluruz. Bu noktada bizim onlara karşı da bir aykırılığımız, onlara karşı da herhangi bir edepsizliğimiz olmaz. Ama onlar bizim üstadımız değildir. O yüzden biz onları üstâd mesabesinde görmeyiz.
Sûfî dergahın yeraşik yapısı ve mürîd-mürşid ilişkisinin nasıl olması gerektiği ile alakalı bilgi verebilir misiniz? Bizde o kadar çok sert bir yeraşi yoktur. Herkes üstadına bu noktada Kur’ân sünnet dairesinde tabidir. Bir yerde ders yapıyorlar sonra da ders yaptıran bir kardeş vardır. Ona doğru da ders dairesinde, ders noktasında tabi olurlar. Bu kadar hiyaraşiye boğmaya gerek yok ortalığı. Selamünaleyküm, hayırlı geceler. Kıyamete yakın hiçbir kadın doğum yapmayacağı diye bir rivayet söylenir. Bu ne kadar doğru. Normalde böyle bir şeyi okumadım. Allah affetsin okumadığım bir şey için hükmetmem mümkün değil. Selamünaleyküm, namaz kılarken çocuklarımız önümüze yatıyorlar. Onların üstünden secde etsek bir sıkıntı olur mu?
Yoksa elimizle müdahale etsek olur mu? Mümkünse elinizle müdahale edin ama çocuklarınızı böyle sert müdahale etmeyin. Çocuklar namazdan korkmasınlar. Allah muhafaza eylesin inşallah. Selamünaleyküm, karabasan nedir? İnsan üzerinde ne gibi etkisi olur? Karabasan’ı engelleyebilir miyiz? Geceniz hayır olsun. Normalde o gece insanın görmüş olduğu bir rüyadır aslında karabasan. O yüzden normalde o böyle siz bir kötü rüyâ gördüğünüzde solunuza tükürüp eüzü besmele çekin diyor ya, bu onunla alakalıdır. Karabasan’dan kurtulmak o kimsenin hem abdestine dikkat edecek, yediğine, içtiğine, konuştuğuna dikkat edecek, dolaştığı yerlere dikkat edecek, tövbeye dikkat edecek. Allah yardımcısı olsun inşallah.
Selamünaleyküm, deccâl günümüz insanını esareti altına alırken en çok hangi kozunu kullanıyor, nelere aldanıp, en çok hangi konularda yıkılıyoruz? Bu insanların durumuna konumuna göre değişir ama umumi olarak söyleyecek olursak insanlar şimdi namazlarını terk ediyorlar, oruçlarını terk ediyorlar, haramları normalde çok rahat yaşıyorlar, helâl daireyi terk edip harâm daire de yaşıyorlar. Deccâl harâm daireyi çok sever, şeytân harâm daireyi çok sever, heva heves harâm daireyi çok sever. O yüzden namaz kılmamayı şeytân ve deccâl insanda destekler, kılmaması için. Mesela bayanlar için tesettürsüz dolaşmayı destekler. Böyle o örtü onları sıkar, örtünmek onları sıkar, sanki ikinci sınıf vatandaşı olacakmış gibi gelir.
Ve ki Türkiye’de örtünenler ikinci sınıfta değil, her daim üçüncü, dördüncü sınıf vatandaştı önceden, beşinci sınıf vatandaştı, okullara alınmıyorlardı, resmi dairelere alınmıyorlardı. Bunları gördük yaşadık Türkiye’de. Hastanelere alınmıyordu. Bunları gördük yaşadık. Okul önlerinde emniyet kuvvetleri çocukların, kızların başörtülerini çekiyorlardı. Bunları normalde yaşadık biz bu ülkede. Şimdi bu layık kesim bunları böyle konuşunca daha siz bunları mı konuşuyorsunuz? Ya bunları yaşadık ama bunları unutamıyoruz ki biz. Bunları unutamadığımızdan konuşuyoruz. Ve bakın hala da bugün yine internet haberlerinde vardı. bir örtülü bir bayan eczaneye gitmiş bir ihtiyacını görmek için, maske almak için orada başka bir bayan siz kafanızı örtüyorsunuz ya o sizi korur deyip ona hakaret etmiş. bunlar bitmiyor Türkiye’de.
Ne yazık ki bitmiyor. Ya bırakın Müslümanlarla savaşmayın, İslâm’la savaşmayın, örtülü kadınlarla savaşmayın, sakallı adamlarla savaşmayın. Hepsi de bu memleketin insanı ya. Bu toprakların insanları. ne oldu bak İran olmadı Türkiye. 30 yıldan beri öyle korkutuyordunuz insanları. Türkiye İran olacak diyordunuz. Ben 30 yıl önce de diyordum Türkiye İran olmaz asla diye. Bak olmadı. Demek ki olmayacakmış. Sebep İran’ın din anlayışıyla Türkiye’nin din anlayışının arasında Anadolu’daki din anlayışının arasında dağlar kadar fark var. Ama siz bunu görmek istemiyorsunuz. Adam daha televizyonda kendim dinlememiş olsam yürem gam yemeyecek. Adam teravih namazına 30 kusur rekat dedi. Ya kendim dinledim. Ya bilmiyorsan bilmiyorum de.
Arkadaş ben dini meselelerde cahilim. Bana dini meseleler sormayın da. Benim kalkıp şimdi örneğin tıptan bahsetmem doğru mu ya? Ben diyebilir miyim şimdi ameliyat böyle olur, kalp nakli böyle olur, karaciğer nakli şöyle olur. Herkes güler bana. Biz de size gülüyoruz. Nerede görülmüş? Nerede görülmüş terâvîh 30 kusur rekat? Nerede görülmüş? Belediyelerin zekât toplaması. Nerede görülmüş? Nereden buldunuz bu fetvayı? Kim verdi size bu fetvayı? Şimdi oturduğunuz, oturduğunuz, oturduğunuz herkes Müslümanları tuğ kaka yaparken, Müslümanları tükürürken, Müslümanları aşağılarken, Müslümanları normalde kapılardan geri döndürürken, şimdi zekatlılarına mı göz diktiniz? Zekatlarına göz diktiniz. Allah bizi iyi etsin inşallah.
O yüzden deccâl, Kur’ân ve sünnetin dışındaki her şey, imamların iştahadının dışındaki her şey, Allah bizi affetsin inşallah. Selamünaleyküm, hayırlı geceler. Üzerimde büyü olduğundan şüpheleniyorum. Havas ilmiyle uğraşanlar yardım alsam caiz olur mu? Aslında en iyisi kendi kendime bir şifa bulup uygulamak olur. Felak ve Nas suresi defalarca okudum. Sürekli hatimde indiriyorum. Çok zikirle meşgulüm ama bir şifa bulamadım. Bana duâ eder misiniz lütfen? Yirmi yıldır ne evlenebildim ne iş bulabildim. Çalıştığım yerlerden çok çalışmama rağmen hep haksızlığı uğrayıp kovuldum. Allah razı olsun. Allah yardımcınız olsun. Gerçekten bu kolay bir şeyler değil ama ve lakin ben bunların üzerinde büyü var büyü ile böyle olduğuna inananlardan değilim.
Ben çok çalıştım çok çalıştım halde kovuldum. Buna inananlardan değilim. Ben çok iş yeri çalıştırdım. Benim yanımda çok arkadaş çalıştı. Çok çalışan bir kimseye neden kovayım ben? Kovmam var mı öyle bir şey iş yerinin sahibi? Ahmak mı? Bunlara katılmıyorum. Çok zikrettim şifa bulamadım buna da katılmıyorum. Yok. Zikretmek böyle böyle Allah Allah Allah Allah demek değil. Zikretmek sadece öyle değil. Onda bir sıkıntı var. Allah iyilsin inşallah. Selamünaleyküm ağabey bugün oruca niyet etmiştim baş ağrısı ve istifra etme ile orucumu bozmak zorunda kaldım. Kefaret var mı Ramazân ayında da böyle ağır olursa ne yapmalıyız Allah razı olsun. Normalde nafile bir orucu bozan kimse bir günlük yine nafile vacip olur bozunca bir gün oruç tutacak kefareti bir gün.
Ramazân ayında böyle de yine ağır olursa böyle Ramazân ayında da çok sıkıntılı olursa bozarsan yine bir güne bir gün. Ramazân ayında keyfini bozanadır o 60 gün kefaret. Öbür türlü bir rahatsızlıktan bir hastalıktan veya yolculuktan dolayı veya hamilelikten veya çocuk emzirmekten dolayı bozarsa bir kimse bir güne bir gün olur Ramazân’da da. Selamünaleyküm rüyamda sizi gördüm bir sofra kurulmuştu güller yüzünüzle beni sofraya yer göstererek oturtturdunuz mübarek olsun. Efendim bir insanın ölüm korkusu nasıl olmalıdır bugünlerde insanlar evde nasıl davranmalıdır. Ölüm korkusu Müslüman için olmamalı. Müslüman son nefeste nasıl ölürüm diye düşünmeli. E onun için de nasıl yaşarsanız öyle ölürsünüz demiş ya dışarıda biz iyi yaşayalım iyi ölelim inşallah.
Efendim ilk defa zekât vereceğim ilk defa veren her olacağım. Bunun için çok mutluyum ancak nasıl verileceği konusunda bilgisizim. Zekât nasıl verilir kaç kişiye verilmesi sünnettir kişi başına ne kadar vermem uygun olur namazı var mıdır vereceğim kişiye bu benim zekatımdır demem gerektiğimi bilgilendirirseniz size verilir. Nisaat miktarı para eğer bir yıl sizde durduysa ikinci yıl o paranın kırkta biri zekât olarak verilir. Kime verilir önce fakirlere ondan sonra miskinlere ondan sonra Allah yolunda cihat eden koşturan kimselere verilir. Kaç kişiye verilir istersen bir kişiye ver ister birkaç kişiye ver nasıl istersen öyle ver namazı var mı ön zekât namazı diye bir namaz yok vereceğin kimse bu benim zekatımdır demen gerekmez dersen de bir şey gerekmez deme hiç gerek yok.
Geceniz hayır olsun inşallah amin cümlemize size iki sorum olacak birincisi Bakara Suresi 43 ve 83 ayetlerde Allah-u Teala İsrail oğullarına namazınızı dost soru kılınız ve zekatınızı veriniz buyuruyor. İslâm’dan önce de namaz var mıydı sizden öncekinlere namaz kılındığı gibi size de namaz farz kılındı sizden öncekinlere oruç farz kılındığı gibi size de farz kılındı sizden öncekinlere zekât farz kılındığı gibi size de farz kılındı. O yüzden İslâm geçmiş peygamberlerden itibaren devam eder bizden öncekinlere de bütün peygamberlere namaz da zekât da oruç da farz kılınmış da. İkinci sorum Kur’ân’daki secde ayetleri secde kelimesi geçen her ayette secde yapmıyoruz bu niye göre belirleniyor? Bunu Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri belirlemiş o belirlediği secde ayetler belli onlar okunduğunda secde edilmesi gerekiyor.
Selamun aleyküm hayırlı akşamlar. Peygamber efendimizin anne babası ve dedesi imanla mı göç ettiler duâ edin bize de inşallah diye. Bunlar ulema ikiye ayrılmış vaziyette bir kısmı diyor ki îmân ile göçtü bir kısmı diyor ki îmân ile göçmedi. Biz âyet-i kerimede biz seni çok temiz bir soydan temiz bir nesepten yarattık diyor. Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri için. O yüzden biz îmân üzerine öldüklerine inanıyoruz. Selamun aleyküm bir hadiste berda denilen mevkide bir ordunun yere batırılacağından bahsediliyor. Bunu açıklar mısınız? Mehdî aleyhisselâm kendisine biat edilmeden önce bir âlim ve bir âhiret var. O da bir âhiret var. O da bir âhiret var. O da bir âhiret var. Bu âhiret de bir âhiret var.
Bu âhiret de bir âhiret var. Bu âhiret de bir âhiret var. Mehdî aleyhisselâm kendisine biat edilmeden önce bir âlim veya bir siyasetçi olarak çaba uğraş gösterecek mi? Ya normalde hadîs-i şeriflerde böyle çaba göstereceğine dair bir hadîs-i şerîf yok. Degcalın ölümüyle ilgili iki ay rivayet var. Biri Hızır aleyhisselâm Degcalı öldüreceği, diğerinde İsâ aleyhisselamın kokusunu aldığında erir diye rivayet ediyor. Biz İsâ aleyhisselamın öldüreceğini ama Mehdî zuhur ettikten sonra Hızır’ın da zuhur edeceğini, Mehdî zuhur ettikten sonra Ashab-ı Keyf’in de zuhur edeceğini, uyanacağına inanıyoruz. O yüzden Mehdî çıktı dediklerinde Ashab-ı Keyf nerede diyeceğiz? Mehdî çıktı dediklerinde Hızır nerede diyeceğiz?
İnşallah diyeceğimiz çok şey var. Selamun aleyküm, hayırlı akşamlar. Hayırlı akşamlar. Bilakis Allah onu İsâ’yı kendi nezdine kaldırmıştır. Allah izzet ve hikmet sahibidir. Nisa 158. Nisa 158’de belirttiğine göre İsâ aleyhisselâm ölmeden mi Allah’ın nezdine kaldırıldı? Biz öyle inanıyoruz. Hadîs-i şerifler öyle çünkü. Her nefis ölümü tadıcıdır, dünya hayatı geçicidir. Sonra bize döndürüleceksiniz. An kömür 57. İsâ aleyhisselâm eğer ölmediyse ayetten yola çıkarak tekrar dünyaya gelip ölmesi gerektiğini söyleyip Mesih’e inanışan delil olarak sunabilir miyiz? Evet. Bir düşünür toplumda suçların artması aslında toplumun bozulmasının göstergesidir demiş. Peki üstadım 5-10 yılda içki zina uyuşturucu toplumumuzda neden arttı?
Nasıl iyiye gitmiyor mu? Hız da artıyor. Bununla olan mücadele yetersiz kalıyor. Deccaliyet ve şeytaniyet bu noktada çok ne yazık ki yeteri kadar biz onlara karşı duramıyoruz. Deccaliyet, şeytaniyet her tarafı sarıyor. Her tarafı sarmış vaziyette. Ve acı bir şey. Suç oranı hız da artıyor. Bu acı bir şey. Hepimize bütün Müslümanlara çokça iş düşüyor. Hep beraber mücadele etmemiz lazım. Hep beraber kötülüklerle mücadele etmemiz lazım. İnşallah Cenâb-ı Hak o mücadele edenlerden eylesin bizleri. El ve ayak terlemesi için ne yapmalıyız? Okunacak duâ var mı? Bir duâ bilmiyorum ama velakin bunu geçenlerde bir arkadaş da sorduydu. Bir yerde bununla alakalı bir şey okumuştum ama nerede okuduğumu hatırlayamıyorum.
Eğer bunu bulabilirsem inşallah ilan edeceğim. Eski eşimi rüyamda önce evli olarak sonra da yasak ilişki yaşarken görüyorum sürekli. Şu an evli değilim. Bu rüyalar bir soruna mı işarettir? Rüyalar bir sorun değil. Rüyalar bir sorun değil. Rüyalar bir sorun değil. Rüyalar bir sorun değil. Rüyalar bir sorun değil. Rüyalar bir sorun değil. Bu rüyalar bir soruna mı işarettir? Rüyalarınızı tam olarak dinlemem lazım. Hakkınızı helâl edin inşallah. Selamünaleyküm. Bir sorum olacaktı. Benim düğünde ve kızımın doğumunda takılan altınlarım var. Geçen sene çalışıyordum, zekatını verdim. Bu sene çalışmıyorum. Eşim çalışıyor fakat ev kredisi ödüyoruz. Altınlarımın zekatını yine de verecek miyim? Eğer zekatını ben vereceksem kendi gelir param olmadığından verirken altınların içinden bozdurup vermek uygun olur mu?
Altınların içinden bozdurup vereceğim. Çocuğunun altınları, doğumunda takılan altınları çocuğuna ait. O yüzden onları ayrı hesaplayacaksın, kendi altınlarını ayrı hesaplayacaksın, öyle vereceksin. Dabbatül arz çıktığında tövbe kapısı kapanır mı? Bu yerin altında yaşayan varlık insanların anıllarına yazı yazar mı? Dabbatül arz çıktığında tövbe kapısının kapanacağına dair söyleyenler var. Ama güneş batıdan doğduğunda o. Belki de ardı ardı ne olacaktır o? Ardı ardı ne olacağı için normalde tövbe kapısı kapandı, delinebilirler. Selamun aleyküm. Bize ait olmayan tek oda bir evde kötü bir çevrede yaşıyoruz. Ev sahibi olup buradan gidebilmek için biriktirdiğimiz altın vesaire paranın zekatını vermemize icap eder mi?
Nefis Terbiyesi, Tövbe ve Günah
Nisâb miktarındaysa evet vereceksiniz. Biriktirdiğiniz para nisâb miktarındaysa verirsiniz. Bayanlar günlük namazlarına kahmet getirirler mi? Getirirlerse güzel olur. Selamun aleyküm. Nefisle mücadelede zaman zaman iniş ve çıkışlar yaşıyorum. Nefis terbiyesi nasıl olmalı? Bu bütün Müslümanlar için geçerli. Zaman zaman inişler olacak, çıkışlar olacak. Biz tövbeye devam edeceğiz, zikrullaha devam edeceğiz. Normalde biz aşağıya indik diye yerinmeyeceğiz, yukarı çıktık diye övünmeyeceğiz. Bu hepimiz için geçerli. Önemli olan istikamet sahibi olmak. farz ibadetlerini yerine getirmek, haramlarla mücadelede devam etmek. Biz günahsız biriktiriyoruz. Biz günahsızlığı yakalama derdimiz yok bizim. günahsızlığı yakalama derdini normalde âyet-i kerime var ya, hiçbiriniz günah istememiş olsa Allah öyle bir kavim yaratır.
Onlar günah işlerler, ondan sonra tövbe ederler. Allah da onların tövbelerini kabul eder. O yüzden biz günah da işleyen olacağız. Ama bile bile, ama kasti günah işlediğimizde de tövbe edeceğiz. Birine zarar verdiğimizde gidip helallaşacağız. İnşallah böylece bu dünya hayatını sonlandırıp yürüyeceğiz gideceğiz. Koronavirüs sonrası dünya ve insan üzerine nasıl etkiler bırakacaktır? Hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı söyleniyor. Ne olacak ki eskisi gibi olmayıp? Yollar mı yıkılacak? Köprüler mi yıkılacak? Eskisi gibi olmayıp? Hayat standartlarını aşağı mı çekecekler? 20 gün sonra, 30 gün sonra, 2 ay sonra herkes her şeyi unutur. Bu ülkede deprem oldu. Ben o Gölcük, İzmit, Sakarya bölgeye gittim, gördüm o depremi.
Hem de 1-2 gün sonra gördüm. Bu ülkede deprem oldu. O depremi yaşadı. Ne oldu ki 5 ay sonra herkes, tabiri caizse, eski ama meski tas oldu. bu ülke terör gördü. Günde 100 kişi ölüyordu, bombalar patlıyordu her yerde. Unuttu insanlar. bir şey de yok. Yolun sonunda bu depremi gördük. Her yeri bir şey de yok. O hizmetlilikler, her yeri bir şey de yok. her yerde. Unuttu insanlar. Yine eski hamam, eski tas oldu. Bakın unutuyor insanlar. Bu ülkede, ben şimdi tekrar oraya geleceğim, 28 Şubat’ı yaşadı bu ülke. Unutuyor insanlar. Daha üniversite otobüsü değil, üniversiteye giden belediye otobüsünde kızlarımızın başları zorla açılıyordu. Unuttu insanlar bunları. Arkadaşlar bizler bir evde bir yerde toplandığımızda üç sefer la ilahe illallah derken daha basılıyorduk.
Unuttu insanlar bunları. O yüzden ne zorluklar yaşamışlar insanoğlu unutuyor, sonradan gelenler bizler de unutuyoruz. Biz şimdi kendi kendimize çok sıkıntı yapıyoruz. Mesela kimisi böyle kendini hırslandırıyor. Korona günleri bitsin, şöyle açılacak, böyle saçılacak, şöyle gezecek, şöyle yiyecek, böyle işecek, şöyle tatile gidecek, şöyle para harcayacak. nereye eskisi gibi olmayacak? Ya normalde, yok değişecek. Ne değişecek? Dünya gösterişten mi uzaklaşacak? Şatafattan mı uzaklaşacak? Şatahattan mı uzaklaşacak? Devasa binalar yapmaktan mı uzaklaşacak? Yoksa devasa alışveriş merkezleri kurmaktan mı uzaklaşacak? Ne yapacaksınız? New York’u yıkıp yeniden mi yapacak ABD? Ne yapacaksınız? İstanbul’u yıkıp yeniden mi yapacaksınız?
Ne yapacaksınız? Devasa 5 yıldızlı otellerinizi yıkıp yeniden mi yapacaksınız? Ne yapacaksınız? Kanunları mı değiştireceksiniz? Örnekliyorum, şimdi koronavirüsü geçtikten sonra hiçbir şey ertesi geçmiş gibi olmayacak. Hangi hukuk düzenlemesini yapacaksınız ki? İçkiyi yasak mı edeceksiniz? Kumarı yasak mı edeceksiniz? Huuşu yasak mı edeceksiniz? Hangi kanun düzenlemesini yapacak ki ABD ve Avrupa? Hangi zulümden geri dönecekler ki? Ne oldu? Korona oldu da ne oldu? ABD, Orta Doğu’daki askerlerini mi çekti? Ne oldu? Korona oldu da ne oldu? Rusya askerlerini mi çekti? Orta Doğu’da barış mı oldu? Suriye huzura mı kavuştu? Korona oldu da ne oldu? Irak huzura mı kavuştu? Afganistan huzura mı kavuştu?
Pakistan huzura mı kavuştu? Korona oldu da ne oldu? Çin’de, Doğu Türkistan, Keşmir huzura mı kavuştu? Özgürlüğüne mi kavuştu? Korona oldu da ne oldu? Filistin özgür mü? Mescidi Aksa özgür mü? Korona oldu da ne oldu? Mekke özgür mü? Medîne-i Münevvere özgür mü? Korona oldu da ne oldu? Ayasofya özgür mü? Ne değişecek? Paris’in ortasına cami mi kurulacak? Ne değişecek? Londra’nın ortasına cami mi kurulacak? Ne değişecek? Berlin’in ortasına cami mi kurulacak? Ne değişecek? Ne değişecek? İsrail zulmetmekten, kan akıtmaktan, Filistin’deki Müslümanların kafasına, üstüne, evlerine bomba dökmekten geri mi kalacak? Ne değişecek? Amerika, ya ben bu Evangalistlikten vazgeçeyim. Bu terör devleti İsrail oradaki masum sivilleri katlediyor.
Bundan sonra müsaade etmeyeyim mi? Aldatıyorlar bizi. Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak deyip bizim önümüzde bir rüyâ koyuyorlar. Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak deyip kendi zenginliklerini örtüyorlar. Ne yapacaklar? Dünya gelirinin %80’ini elinde tutan 2000 aile veya 2000 tane şirket gelirlerinden vazgeçip dünya insanlığına mı dağıtacaklar? Ne yapacaklar? Şimdi göstermelik, adam normalde bilmiyorum kaç trilyon dolar sermayesi var. Onun içerisinde çok affedersiniz. Bir sepet yumurtanın içerisinden bir tane yumurta hediye etmek gibi. Bir tane yumurta koronavirüsü ile alakalı yardım kampanyası yaptı. Göz boyaması bunların hepsi de. Sömürmekten vaz mı geçecekler? Bizi izlemekten vaz mı geçecekler?
Bizi takip etmekten vaz mı geçecekler? Bizi algı operasyonu yapmaktan vaz mı geçecekler? Medyayı ellerine geçirmekten vaz mı geçecekler? Medyayı hür bırakıp doğruyu, gerçeği, hakikati anlatan bir medya mı olacak önümüzde? Televizyonda insanlar hak ve hakikati mi anlatacak? Siyasetçiler hak ve hakikati mi anlatacak? Kocaman o devasa şirketler hak ve hakikatin yanında mı duracak? Birleşmiş milletler hak ve hakikatin yanında mı duracak? Ineskosu, sentosu, centosu, imefesi hak ve hakikatin yanında mı duracak? Ne değişecek? Dünya üzerinde fâiz yasak mı edilecek? Ne değişecek? Dünya üzerinde fuhuş yasak mı edilecek? Ne değişecek? Dünya üzerinde eşcinsel ilişkiler yasak mı edilecek? Ne değişecek? Dünya üzerinde çocuk fuhuşunu durduracaklar mı?
Ne değişecek? Şimdi normalde uzak doğuda 9 yaşındaki kızlar fuhuşta kullanılırken ve uzak doğuda 13 yaşına 14 yaşına 15 yaşına gelen kızlar fuhuşta kullanılamaz artık, ihtiyarladı denilirken bunlar son mu bulacak? Ne değişecek? Belçika’da fuhuşa açık olan caddeler mi kapatılacak? Amsterdam’da fuhuşa açık olan caddeler mi kapatılacak? Hollanda’da uyuşturucuya açık, fuhuşa açık, kumarhaneye açık caddeler, oteller mi kapatılacak? Ne değişecek? Kıbrıs’taki fuhuş, Kıbrıs’taki uyuşturucu, Kıbrıs’taki kumar mı değişecek? Bırakın kardeşler ya. Ne değişecek? Terör mü değişecek? Ne değişecek? Dayış mı bitecek? PKK mı bitecek? Bakın insanlar koronayla mücadele ederken bizim askerimiz doğuda, güneydoğuda, dayıştan PKK ile savaşıyor.
Ne değişecek? Daha yeni, değişecek diyorsunuz. Daha yeni 5 tane sivil vatandaşımız katledildi güneydoğuda. Daha yeni askerimiz şehit oldu. Ne değişecek? Değişmez kardeşim. Değişmez. Aldatıyorlar bizi. Kandırılıyoruz biz. Yanıltıyorlar bizi. Bize diyorlar ki hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Nereye olmayacak? Neyi değiştireceksiniz? Birleşmiş Milletler’in hukuku mu değişecek? IMF’nin hukuku mu değişecek? İngiltere’nin emperyalisti mi değişecek? Fransa’nın emperyalisti mi değişecek? Almanya’nın emperyalisti mi değişecek? ABD’nin emperyalisti mi değişecek? Rusya’nın emperyalisti mi değişecek? İsrail’in teröristi mi değişecek? Mısır’da Sisi’nin teröristi mi değişecek? Mısır Sisi’nin normalde İsrail ile Yunanistan ile beraber ortaklaştığı Türkiye cephe kurması mı değişecek?
Ah canım kardeşlerim benim ah. Ah canım kardeşlerim ah. Televizyonlarda gördüğünüz, duyduğunuz her şeyin büyük bir çoğunluğuna inanmayın. Siz Kur’ân Sünnet gözlüğü bakın kendinize. Kur’ân’ı iyi öğrenin, Sünnet-i Seniyye’yi iyi öğrenin. İmanların iştahadını iyi öğrenin. Dünya olaylarını ve ülkenizdeki olayları ve etrafınızdaki olayları, ailenizdeki olayları buna göre yorumlayın. O zaman doğru yorum sahibi olabilirsiniz. Ne değişecek evlerimizde? Çocuklarımız beş vakit namaz mı kılacaklar? Ne değişecek evlerimizde? Örtünmeyen çocuklarımız örtünecek. Namaz kılmayan erkek çocuklarımız namaz mı kılacak? Ne değişecek? Çocuklarımız israftan uzak mı duracak? Ne değişecek? Kadınlarımız israftan, dedikodudan, gıybetten uzak mı duracak?
Ne değişecek? Erkeklerimiz gösterişten, şatıattan, şatafattan uzak mı duracak? Ne değişecek? Ne değişecek? İnsanlar kalkıp da şimdi devasa evler almayacak, devasa villalar almayacak, milyonluk, milyon dolarlık arabalara binmeyecekler mi? Bunlardan mı uzak duracaklar? Ne değişecekler? İnsanlar yürürlerken kolundaki saat yirmi bin dolar, ayağındaki ayakkabı üç bin dolar, üzerindeki gömlek bin dolar, bunlar mı değişecek? Ne değişecek canım kardeşim? Evet. Değişmeyecek. Fukara fukaralığına devam edecek. Değişmeyecek. Bu dalaları gösterişliğine devam edecek. Değişmeyecek. Kibirliler kibirliliklerine devam edecek. Değişmeyecek. Adaletsizliklerine devam edecek. Değişmeyecek. Değişmeyecek canım kardeşim.
Değiştirmek için mücadele etmek lazım. Değiştirmek için gayret etmek lazım. Değiştirmek için cihat etmek lazım. Şimdi koronavirüsü kalksın. Herkes sürüler halinde alışveriş merkezlerine dolacak. Sürüler halinde yiyecek, sürüler halinde içecek. Ne değişecek? Ya bir cumartesi pazar sokağa çıkmaya sağladı. Sanki açlık geliyor. Herkes marketlere daldı ya. Herkes marketlere daldı. Allah bizi affetsin inşallah. Özür dilerim hakkınızı helâl edin. Selamünaleyküm. Kız çocuklarının kaza oruç borçları kaç yaşında başlar? Teşekkür ederim. Hayırlı akşamlar. Kız çocuklar, çocuklar zaten normalde baliğ oluncaya kadar oruç tutmaları ister tutarlar, ister tutmazlar. Baliğ olduktan sonra tutmadıkları oruçları kaza ederler.
Selamünaleyküm. Evvâ bin Dûhâ ve Tehecih namazlarını kılmamızdaki faydalar neler? Peygamberimiz bu namazlarını nasıl kılardı? Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem Hazretleri akşam namazından sonra iki rekat, dört rekat veya altı rekat evvâ bin namazı kılardı. Evvâ bin namazı altı rekatten fazla kılınmaz. İki rekattır en azı. Ortası dört rekat. Dûhâ da normalde Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem Hazretleri en fazla onu da bazı rivayetlerde altı rekat bazı rivayetlerde on rekat olarak kraldı. Tehecih namazı da aynı en fazla on rekat. Onu da iki ile on rekat arasında kılınardı. Normalde bu nafile namazlar hükmündedir. Nafile namaz kılındığı gibi kılınır. Selamun aleyküm bu geceki konunun dışında bir soru olacak ama önümüzde Ramazân 3.5 aylık emzirdeğim bebeğim var.
Oruç tutabilir miyim? Emzirken bir şey yiyip içilir mi? Emzirken sol elle yemek yiyip içilebilir mi? Hayırlı geceleriniz olsun. Normalde çocuklar, hamileler, yolcular, hastalar, çok yaşlılar oruç tutamayabilirler diye âyet-i kerime de hüküm açık. O yüzden normalde bir kimse çocuğunu emzirirken eğer ki oruç tutamayacak noktadaysa tutmayabilir. Normalde emzirme işlemi bitince, çocuk büyüyünce orucunu kaza edebilir, orucunu tutabilir. Yok normalde ölüm var, kalım var, ben tutamazsam, böyle ölürsem diye düşünürse bunun fidyesini verebilir. Sonra da tekrar orucunu tutabilir. Emzirken bir şey yiyip içebilirsiniz. Bunda bir sıkıntı yok. sağ ele yemek sünnet ama olmadı, denk gelmedi. Yemeniz lazım. Sol elle de yiyebilirsiniz.
Sol elle yemek kıyamet değil. Sünnete karşı, sünnete aykırı ama sırf sünnet aykırı olsun diye yapmıyorsunuz, bir zorunlukta yapıyorsunuz. O yüzden bir sıkıntı olmaz. Selamünaleyküm. Ben 13 yaşındayım. Bir sorum olacaktı. Gözümüzdeki perdeler inse nasıl olurdu? Perdeler kalksa nasıl olurdu demesi lazım herhalde. Allah iyiyesin. İnşallah Cenâb-ı Hak senin gözündeki perdeleri kaldırsın. Rabbim gözde açık olanlardan eylesin inşallah. Selamünaleyküm. Hayırlısıyla sizinle kardeşlerimle en kısa zamanda kavuşabilmek için çok duâ ediyorum. Dergahımızı çok özledim. Allah yar ve yardımcınız olsun. Hürmetler ederim. Gazi Emir’den Pınar Ali Beyoğlu. Aleyküm selam. Allah razı olsun. Cenâb-ı Hak’a inşallah.
Bir beraber eylesin. Benim dikkat sorunu var. Dersimizin bağışlamalarındaki Pir Efendilerimizin hepsini ezberleyemiyorum. Her şeyi ezberleyemiyorum. Ama o bölümü ezberleyemediğim için istediğim her yerde dersimi yapamıyorum. Ders kağıdımı sürekli yanımda taşımayı unutuyorum. Sadece Pir Efendilerimiz desem ya da yapsam acaba yardımcı olabilir misiniz? Siz ezberlemeye gayret edin. Hem bu ezberlerseniz dikkat sorununuzu da halledeceğine inanıyorum. O yüzden Pir Efendileri ezberlemeye gayret edin inşallah. Müjde nedir? Müjde bir kimsenin sevineceği bir haber vermektir. müjde o kimse bilmiyordu. Onu müjdeledin. O müjdelenilen şeyle ummadığı bir şey gördü, ummadığı bir şey tattı, ummadığı bir şey yaşadı.
O sevindi. sevindirim manasında müjde, sevinmek. İki müjdeleyin adı şerifini nasıl uygulayabiliriz? cehennemden bahsetmekse cennetle bahsetmek, sevgiyle bahsetmek, sevdirmeye çalışmak. O manada müjdeleyin. sen bu işi yaparsan cennete girersin. Müjdelemek. Sen beş vakit namazı kılarsan Cenâb-ı Hak seni cennetine alır. Sen orucunu tutarsan affolursun. Müjdelemek. Selamünaleyküm. Benim sorum Nemil Suresinde geçen dabbe nedir? Kelime kökeni olarak örümcek ağı diyorlar. Bunun dünyanın her yerine yayılan internete benzetiyorlar. Sizce doğru. Müteşâbih bunlar. Bugün için dabbeyi normalde internete benzetirler. Yarın internet ağı kalkar ortadan. Örneğin. İnternet dediğiniz şey çok yavaş şu anda. İnternet dediğiniz şey çok yavaş.
İnternet dediğiniz şey sizin için devasa bir şey gibi görünüyor. Değil. Gerçekten değil. Bugün internet dediğiniz yanılırsınız müteşâbih çünkü. 30 yıl sonra internet dediğiniz şey çöpe atılacak. O zaman ne diyeceksiniz? Çöpe atılacak. Ben göremem belki de çöpe atıldığını. Ama bizden sonraki insanlar internet denilen ağın çöpe atıldığını görecekler. İnternet ağı diye bir şey olmayacak. Bakın internet ağı diye bir şey olmayacak. Kalmayacak. Bu eski teknolojiyi yeniden yok etmek için devasa para harcayacaklar. Şaşırdınız değil mi? Buradaki nardaş şaşırdılar. O yüzden şimdi interneti dabbe olarak nitelendirirsek, ben nitelendirirsem. Bundan 30 yıl 40 yıl sonra ne biçim adammış ya? Ne dabbesi ya?
Bunu da dabbe mi görmüş derler. Mesela dabbeyi daha öncekiler ne görmüşler? Yerden çıkacak olan bir hayvan. Öyle görmüşler. Bakın. Bakın dabbe, mehdî, deccâl, İsâ Aleyhisselâm bunların duman, bir yerin batırılması bunların hepsi de müteşabıhtır. Bunları yorumlamaya kalkmak, bunları yorumlamaya çalışmak ve yorumladığı şeyi iddia etmek ilim olarak insanı doğru yere götürmez. Bir kimsenin kendisinin de gördüğü bir rüyâ vardır. Bu meselelerle alakalı. O zaman o rüyâ kendisini bağlar. Bunları da söylemek çok hoş değil. Mesela ben İsâ Aleyhisselâm ile alakalı bir şeyimi anlatsam şimdi, bu ooo, şöyle oldu, böyle oldu denir. 20 yıl sonra o şey değişebilir. Çünkü ben çok mehdî rüyası dinledim örneğin.
Ben çok mehdî zamanı dinledim. Şu zaman çıkacak, bu zaman çıkacak diye. O yüzden müteşabihlerle alakalı meselelerde çok keskin konuşmamak, kesin konuşmamakta fayda var. Net söylüyorum bunu. Dabbe, internet değil. Net söylüyorum. İnterneti de gözünüzde çok büyütmeyin. Bir üfüriklük canı var internetin. Yapınca bitecek. Evet. Evet. Selamünaleyküm efendim. Muhammed ben bir rüyamda bana bir şeyler veriyor. Bir ki bana bir şeyler diyordu yanında yaveri vardı. Ne dediğini anlamayınca yaklaştım yüze gelince tek gözlü deccâl olduğunu gördüm. Yüzüne La ilahe illallah dedim. Sonra gözü normale döndü. Kendimi yatağımda uyur bu vaziyette karabasanla boğuşurken gördüm. Bu sefer zikir olarak La ilahe illallah derken benimle birlikte dergahdaki kardeşlerin yüksek sesle zikre eşlik ettiğini duydum.
Deprem olur gibi iki kez oldu. Kurtulamayınca sağ elimi kurtarım. İhlası okurken 7-8 yaşlarında bir kız çocuğu odama girdi. Hiçbir şey yokmuş ki bana bakıyordu. O da aydınlandı. O da aydınlandı. Uyandım. Efendim bana da numaranızı verir misiniz? Numaranızı sizden ders almak için isterim. Allah yardımcın olsun inşallah. İyi hadi verdim numaramı sana da. Maşallah bugün soru hiç aşağı düşmedi. Elhamdülillah şikayetimiz yok. Selamünaleyküm çocuğuma bazen bağırıyorum.
Aile, Saç-Sakal ve Peygamberler
Sonra çok pişman oluyorum ama eşişten geçmiş oluyorum. Bu konuda ne yapabilirim? Hadîs-i şerif Hazret-i Peygamber Sallallâhu Aleyhi ve Sellem haddettir diyor ki kadınların kötüleri çocuklarına bağıranlardır. Yaşlı erkeklerin kötüleri gençliğe özenenlerdir. Allah muhafaza eylesin. Yaşlı erkeklerin kötüleri saçlarını sakallarını boyayanlardır. Genç görünmek için. Onlar ancak cihada çıkarlarsa saçlarını ve sakallarını boyamak onlara müsaade edilmiş veya evlenecekleri zaman saçlarını ve sakallarını boyalamaları müsaade edilmiş. Yazıklar olsun mu lanet olsun mu tam orayı kestiremeyeceğim. Yaşlılığında gençliğe özenenler. Allah muhafaza eylesin. O yüzden kadınların kötüleri çocuklarına bağırır. Çocuklarınıza bağırmayın inşallah.
Annem Seyri Sülük nedir diye soruyor. Geceniz hayırlı olsun inşallah. Bu Seyri Sülük tasavvufi manada bir üstada intisâb edip, üstadın Kur’ân Sünnet dairesindeki doğrularını, tavsiyelerini kendisine ölçe edip, kendisini terbiyeye, güzel ahlaka, ibadete yönlendirmektir. Öncelikle sohbetiniz için sizlere teşekkür ederim. Ben de teşekkür ederim. Benim sorum önceki sohbetlerinizde bahsettiğiniz Aravi Hazretlerinin hangi Âdem, kaçıncı Âdem sorularıyla ilgili. Hem de bu dünyanın kendi kıyametini yaşadıktan sonra ardından Allah’ın yeniden bir insan ırkını, yeni bir yeryüzü üzerine yaratabileceğini söylemenizle alakalı olacaktı. Burada özellikle Hazret-i İbni Arabî’nin hangi Âdem sorusunda Peygamber Efendimiz Sallallâhu Aleyhi ve Sellem durumu ve konumu her Âdem’in zamanında nasıl tecellî etmiştir ve gelecekte olası böyle bir yeni yaratılışta onun evvel ve ahir Peygamberlik makamı o dünyada nasıl tecellî edebilir.
Bu noktada yine bizim kıyametimizin ardından hesaba çekilirken tüm Peygamberlerin ve velilerin toplanacağını söylemiştiniz. Sonraki yaratılan Ademlerin kendi içlerinde kendi Peygamber ve velilerinin tecellilerini buradan düşünebilmemiz mümkün müdür? Sorun biraz uzun oldu sanırım. Özür dilerim. Her şey için sizlere sonsuz teşekkürler. Sonra bir hayli uzun olmuş tabi de sıkıntı değil. Biz böyle adım adım gitmeye seviyoruz. Önce hangi Âdem? Normalde İbni Arabî Hazretlerinin kendi haliyle alakalı çok Âdem görünüyor. O yüzden dünyanın hangi Âdem derken normalde Âdem ile alakalı meseleyi müteşâbih baktığını o yüzden hangi Âdem diye sorar. İnsanlığın başlangıçındaki Âdem ile sonradan değişik insanlık dünyanın üzerinde gelen tufanlarla mesela Nuh Aleyhisselâm’ın 2. Âdem olarak bahsedilir.
Böyle olunca o zaman Âdem’den önce Ademlerin olması muhtemeldir. Bunu öyle söyleyelim. İbni Arabî’nin hangi Âdem sorusunda Peygamber Efendimiz’in durumu ve konumu her Âdem’in zamanında nasıl tecellî etmiştir? Normalde Hazret-i Peygamber Sallallâhu Aleyhi ve Sellem’e hemen kalbime geleni söylüyor. Hazret-i Peygamber Sallallâhu Aleyhi ve Sellem’in hadisi şerifi var. Âdem henüz daha toprak çamur iken ben Peygamber idim diyor. Öyle olunca Hazret-i Peygamber Sallallâhu Aleyhi ve Sellem’in Peygamberliği evvelidir. Bu noktada Hazret-i Peygamber Sallallâhu Aleyhi ve Sellem’in Peygamberliği ebedidir. ebedi olarak da peygamberdir. Biz şimdi normalde bunu Arabî gözlüğüyle mantığıyla bakarsak bu alem bir rüyadan ibarettir.
Bir rüyadan ibaretse bir kimseyi bir rüyanın içerisinde farklı farklı çokça rüyalar görebilir. O zaman bir kimsenin çok farklı boyutlarda çok farklı hayat standartlarında yaşayabilir. Hazret-i Muhammed Mustafa’nın da Sallallâhu Aleyhi ve Sellem’in hadisinde bu benim kendi şahsi kişisel inancım. Peygamberliğinin son bulmadığını, farklı farklı perdelerde alemlerde Peygamberliğinin devam ettiğine inananlardanım. Velillerin de veliliklerinin bu dünya ile son bulmadığını, farklı farklı perdelerde ve farklı alemlerde veliliklerinin de devam ettiğine inananlardanım. Çünkü normalde bizim hayatımız dünya ile sınırlı değil. Başlangıcımız da dünya ile sınırlı değil. Bu açıdan bakarsak başlangıç noktamızda biz Arabinin kendince oturtturduğu yerleştirdiği ilk yaratılıştan sonraki ayağını sabit eden başlarsak biz bu meseleyi, o zaman bizim için hayatın ayağını sabitede başladığı, ne zaman başladığı belli olmayan bir zaman diliminde ayağını sabitede başladığını ve ne zaman nerede hangi hayatları yaşadığımızı bilen biliyordur muhakkak bilmeyen bilmiyordur.
Ayağını sabiteden itibaren hatta daha geriye doğru da gidebilir veya ileriye doğru gidebilir. İlericilik, gelicilik burada ileri veya geri bu da tam net bir şey değil anlamamız açısından. Ana rahmine düştüğümüzden itibaren biz geriden mi geldik, ileriye doğru mu gidiyoruz? Geriye doğru mu gidiyoruz yoksa çok çok çok ileriden geriye doğru mu düştük? Bu da ayrı bir mesele, bu da ayrı bir anlayış, ayrı bir tartışma konusu olabilir. Ben geriye düştüğümüze inanıyorum çünkü ileriye gittiğimize inanmıyorum bu manada. Ama sonuçta eğer ki biz gerçekten Kur’ân ve Sünnet’e sımsıkı yapışar, Allah’a âşık olur, Resulünün izlerini takip eder, kendimize bir mürşid, bir yol gösterici bulursak yine o ileri safhayı yakalayacağımızı, daireyi tamamlayacağımızı inanıyorum.
Biz zirveden geldiğimize inanıyorum. Zirveden aşağılardan aşağısına geldik. Biz şimdi buradan tekrar zirveye doğru tırmanabilcez. Tırmanırsak tırmanabilcez. Bu açıdan bakarsak o zaman bizim geliş noktamızda da bir sürü alemler içerisinde alem var. Bizim gidiş noktamızda da bir sürü alemler içerisinde alem var. Ve her alemde Hazret-i Muhammed Mustafa’nın rûhâniyeti ve nuraniyeti mevcuttur. Hangi perdeye giderseniz gidin onun rûhâniyeti ve nuraniyeti buluşmanız, onunla ulaşmanız mümkündür. Öyle olunca Hazret-i Peygamber’e sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleriyle alakalı ona itaat edin. Hadîs âyet-i kerimesini biz her noktada itaat olarak algılarız. Hatta bilemediğiniz bir meseleyi Kur’ân’a ve Sünnet’e götürün.
Peygamber’ine götürün dediğimizde biz bunun dahi bugün için geçerli olduğunu inanırız. Biz normalde bir meselede zora düştüğümüzde biz yazılı hadîs-i şeriflere bakarız. Daha da zora düştüğümüzde yazılı olmayan Hazret-i Peygamber’e sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri manada tecellî etti, halde tecellî etti, işaret ettiği şeyleri de kendimize delil olarak görüyoruz. O yüzden ama bu bizim kendimize delil olur. Bu başkasına delil olmaz. O yüzden Hazret-i Peygamber’e sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin peygamberliği son bulmamıştır. O bütün ümmetlerinin başındadır. O sadece bugün yaşayan Müslümanların peygamberi değildir. Daha ilk evvelinden Âdem’in Âdem’in Âdem’inden itibaren bütün Âdem’den Ademlerden gelen bütün hepsi de İslâm’dır.
Hepsinin peygamberidir. Ve gelecek olan bütün insan zürriyetinin de peygamberi hükmündedir. O böyle kısa akıllıların, ham kafalıların, böyle dar kalplerin Hazret-i Peygamber’e sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin Hazret-i Peygamber’i sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerini horhakir küçük görmesi sizi aldatmasın, kandırmasın. Onlar tanımıyorlar. Onlar bilmiyorlar. Onlar Hazret-i Muhammed Mustafa’yı sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerini gerçekten tanımış olsalar, bilmiş olsalar, insanların içerisinde sevebilecekleri en mükemmel insan olarak onu görürlerdi. Ve onun ayak izlerini takip etmeyi bir şeref, bir cihat olarak görürlerdi. O yüzden onlar bundan uzaklaşıyorlar ne yazık ki. O yüzden Hazret-i Peygamber’i sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin peygamberliği de son bulmamıştır.
Velillerin bu manada velilikleri de son bulmamıştır. Ama bu zamanda bu perdede yaşayan bir veliye intisâb etmemiz bizim en doğrusu olandır. Allah bizi onlardan eylesin inşallah. Kısa zamanda bu kadar toparlayabildim. Hakkınızı helâl edin. Selamünaleyküm hocam. Sizden ders almak hususunda telefonla mesaj almıştım. Sanırım uygun değildiniz. Ankara’da ikametgah ediyorum. Hocam ne yapmam gerekir? Yarınca olur musunuz demiş. Sizde Ankara’daki bir kardeşin, bizim ders veren kardeşin telefonunu da ben size atayım inşallah. Kendi telefonumu da atayım. Ama ona ulaşabilirsiniz her halin karda. Kusura bakmayın. Ankara’daki bir arkadaşın telefonunu size attım. Benim telefonum sizde olması lazımdı ama bir türlü şey olmadı.
Kusura bakmayın. Ben müsait olduğum anlarda telefonu açıyorum. Aklınıza öyle bir şey gelmesin. Ama müsait olamadığım zamanlarda da olmuyor. Bu noktada yapabileceğim bir şey yok. Lütfen bu konuda beni mazur görün. Selamünaleyküm. Adım Yusuf Burak. Işık sizi çok özledim. Bu özlem ne zaman bitecek? Bak buradayız işte. Allah iyilsin inşallah. Allah yardımcınız olsun inşallah. Özlem gidiyoruz. Selamünaleyküm. Diyanet İşleri Başkanlığı Zekatların dayanışma kampanyaları vasıtasıyla toplanıp hak sahiplerine ulaştırılması caizdir diye bir açıklama yaptı. Ramazân ayına yaklaştığımız şu günlerde bizlere tavsiyelerinizi lütfederse seviniriz. Ayrıca sohbetin sıra görüntü kalitesi ve sunum da çok güzel. Allah sizlerden razı olsun.
Kardeşler, uğraştılar. Bugün gerçekten dünden böyle bir keşif yaptılar. Dünden keşif yaptıktan sonra bugün sabahtan itibaren böyle can hıraş yaklaşık 9-10 kişi son fasılda teknik ekip diyorlar değil mi? Televizyonlarda. Teknik ekip olarak son fasılda 3-4 tane arkadaş burada bir hayli mücadele ettiler. Ben tabi mücadele eden sonuçta Cafer, Ömer kardeş, lastikçi bizim Ömer Eser, Yunus Kaba, sonra sonra Ali vardı semazen başı o daha burada. Salim var, moderatör gibi burada oturuyor. Sonra sonra Salih var, malum o zaten şey. Ekibe yeni katıldığı Onur var bir de. Onur da ekibi yeni katılmış. Maşallah ateş gibi delikanlılar. Ekibin bir kısmı da içeride çayın bitince çayımı getiriyorlar. Allah razı olsun hepsinden.
Ama bugün gerçekten çok çalıştılar. Tabi bizim Marangoz, Burhan, yeğeni, yanında elemanı bugün bir hayli çalıştılar arkadaşlar. Allah razı olsun. Hepsini de teker teker teşekkür ediyorum. İsmini unuttumuz kaldı mı ya Salim başka kim vardı? Mümasebici Erkân’ı söyledim. Bir de Ahmet Can sandalye, ne oldu merdiveni yetiştirdi Allah razı olsun. Bir hayli çalıştı arkadaşlar. Herhalde bir ara 10 kişi falan geçtiydik değil mi? Evet. Bugün yayını hazırlamak için iyi mücadele etti arkadaşlar. Allah razı olsun. Teşekkür ediyoruz hepsine de. Allah emeklerini zayıf etmesin inşallah. Evet Diyanet İşleri Başkanlığı Zekatların dayanışma kampanyonların vasıtasıyla toplanıp hak sahiplerine ulaştırılması caizdir.
Eyvallah Diyanet İşleri böyle bir fetvâ verdiyse o kendisini bağlıyor tabi. O normalde Diyanetin böyle birçok fetvası var, değişik fetvaları var. Uymak isteyenler o fetvalara uyabilirler. Devlet bu konuda açıklama yaptı. Zekatlarınızı bu bağış kampanyasına verebilirsiniz diye. Vermek isteyenler verebilirler. Biz bu işlere pek karışmayız. Şey, onun açıklamasını duydum. İstanbul Belediye Başkanı zekatlarınızı bize verebilirsiniz, bağışta bulunabilirsiniz demiş. Onun da açıklaması var. Sonuçta zekatlar buraya vermek isteyenleri kalkıp da önüne geçip de siz buraya veremezsiniz deme noktasında değilim. Ben Kur’ân-ı Kerim’deki âyet-i kerimeleri söylüyorum. Zekât bir fakirlere, iki miskinlere. Türkiye için bu benim genellediğim şey.
Türkiye Cumhuriyeti devleti içerisinde duran Müslümanlar için söylüyorum. Bu benim algım, bu benim anlayışım, bu benim inancım. Ben zekât vereceksem eğer, ben Türkiye’de bir fakir bulurum, benim etrafımda çok ondan sonra onlardan birisine kendi elimle götürürüm. Ne vermek istiyorsam veririm. Veyahut da bildiğim tanıdığım bir kimse varsa, ona derim ki al senin etrafında vardır üç kişi, beş kişi, on kişi varsa bunlara dağıtıver kardeşim derim. İnandığım, bildiğim, gördüğüm bir kimseye. İki, ben kendimce söylüyorum. Miskinlere veririm. Böyle evi barkı yok. Fakirlere dedim fakir nedir? İmam-ı Azam’a göre çalışıyor, çabalıyor, yetiştiremiyor. Onlar fakirdir. Nisat miktarı kadar kenarda parası yok.
O fakirdir. İkincisi miskin. bir gün buluyor, bir gün bulamıyor iş. Bir gün çalışıyor, bir gün çalışmıyor. Bir gün çalışıyor, üç gün yiyor. Miskin. Onlara verilebilir. Türkiye’de üçüncü olarak benim verebileceğim. Din yolunda uğraşan, koşturan, cihat eden, mücadele eden, anlatan, gayret eden, sohbetlere giden, zikrullahlara giden, bunu anlatan kimse örneğin. Bunun mücadelesine girmiş bir kimse. Ben buna verirdim. Ben verecek olsam. Öyle söyleyeyim. Ve normalde örnekliyorum ben bunu ta 30 yıldan beri söylüyorum. Ben bir vakıfa zekât vermem. Ben bir derneğe zekât vermem. Ben vermem. Ben bir partiye zekât vermem. Vermem. Bu benim kendi şahsi duruşum. Ha bir kimse kendisi verebilir. Verebilir. Beni ilgilendirmez.
Kimseye bir şey demem. Kimseye bir şey söylemem. Bakın zaman zaman zekât toplayan dernekler vakıflar oldu. Bu zekât toplayan dernekler vakıflar, zekatları doğru yerlere götürmedikleri tesbit edildi. Zaman zaman kurbân topladılar bu vakıflar, bu dernekler. Sonra bunlar basına yansıdı. Kurbanların kesilmediğine dair, değişik şeylerin olduğuna dair. O yüzden ben Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem Hazretleri demiş ki, ibadetleri benden gördüğünüz gibi yapın. Ben ondan gördüğüm gibi yaparım. O zaman giderim bir fukarayı bulurum. Ben onun eline veririm. Veyahut da evine bir şey alırım. Veyahut da ona ulaştırırım ben onu. Ben kendim yapamıyorsam daha birisiyle ulaştırırım. Ama ulaştıracağım kimse de güvenilir bir kimse olacak.
İnandığım bir kimse olacak. Güvendiğim inanmadığım bir kimseye de yapmam onu. Allah beni affetsin. Şüpheci görebilirsiniz beni. Bu benim tecrübemle alakalı. Zaman zaman çünkü mesela bizde bir kardeş vardı. Zekât topluyordu. Sonradan zekatların ne oldu ne gittiği belli olmadı. Fişman falan bir sürü işler çıkıyor sonra. Allah muhafaza eylesin. İstanbul Pendik’ten selamünaleyküm. Aleyküm selam. İyi akşamlar hocam. Bir kişi tevhidi kelimeyi uzatarak söylemezse nasıl söylemeli? Ramazân erikçi hayırlı yayınlar. normalde tevhîd La ilahe illallah aldı tesbih eline. La ilahe illallah diye Allah’ı zikretti. O üç elif miktarını da uzatmak hadislerde var. Biz onun cemaat halindeyken yaparız. La’yı üç elif miktarında uzatırız.
Öbür türlü kendi kendinize Allah’ı zikrederken uzatmanıza gerek yok. Selamünaleyküm. Peygamberler tarihi adlı kitapta Peygamber efendimizin gölgesinin yere düşmediğine dair bir ibare okuduk. Merak ettik doğru mudur? Bu olmuştur doğrudur vardır böyle bir hivayet. Bunun doğru olup olmadığını tasdik etme makamında değilim canım kardeşim benim. İkinci soruyu da sormak istiyorum müsaadenizle. Estağfurullah sorun. Az evvel bir başka soru da kadının kocasının arkasında namaza durması soruldu. Cevabı tam anlayamadım. Kadın kocasının arkasında namaza dururken imama tabi olur gibi mi niyet etmeli? Evet. Sadece ben ve eşim namaz kılarken cemaat olmuş oluyor mu? Olmuyor. Ama sana tabi olabilir mi? Evet.
Selamünaleyküm. Kızım âmine kübra dünyaya geldi. Ümmetleriniz inşallah dualarını eksik etmeyin. Allah mübarek eylesin. Cenâb-ı Hak cümleye hayırlı evlat versin inşallah. Tasavvuf ıstılağında pir makamı ne demektir? Her mürşidi kamil olanlar pir midir? Eğer öyle ise kendi adlarına tarîkat kurabilirler mi? Pir makamı yedilerdir. üçler, beşler, yediler hadîs-i şerifte geçer ya sonra kırktar. Yedi kişi pir makamındadır. Bunlar kendi adlarıyla, kendi isimleriyle tarîkat kurabilirler mi? Evet. Kübrevi tarikatı gibi. Ondan sonra eşref olu rumaz deyip eşrefî tarikatı gibi. Normalde bunlar kendi isimlerine. Mesela ühtad azizlerinin tarikatı gibi. Bunlar kendi isimlerine, kendi adlarına tarîkat kurabilirler mi? kendi sağlıklarına belki de bunu dedirttirmezler.
Ama öldükten sonra onların adına bir yol açılabilir mi? Evet. Millet rüyasında görür. Rüyasında gördükten sonra mesela Halid-i Kolu gibi Halid-i Bağdadı’dan gelir. Normalde bunun gibi böyle bir pir makamına gelen bir kimseye böyle bir kol, yol açılabilir mi? Evet. Arkasından gelenler bunu rüyalarında görürler. Bunu rüyalarında, Halid-i Kolu’nda görürlerse onlar da biz X kola bağlayız diyebilirler. Bunda bir sıkıntı yok. Selamun aleyküm. Geceniz mübarek olsun. Gizli olan bir şeyi bulmak için Esma’l-i Hüsnâ geçen Allah’ın isimlerinden anlamlarına bakarak belli bir seyde çekebilir miyiz? Veya istihareye rüyaya yatabilir miyiz? Yatabilirsek neleri okumamızı zikretmemiz gerekiyor. Allah sizden razı olsun.
Belli bir tesbihat çekip rüyâda görebilir miyiz?
İstihâre, Hadîs ve Sünnet Meselesi
Normalde bunlarla alakalı bu tip şeyleri yazan eserler, kitaplar var. Ben hiçbirisine de itibar etmiyorum. Benim itibar edeceğim Hadîs’te sahih olması lazım. O yüzden Hadîs-i Şeriflerde yoksa onlara itibar etmiyorum. Birileri böyle şeylere itibar edip bunu yapabilirler mi? Allah’ın isimlerini belli bir seylerde çekebilirler mi? Evet. Normalde istihâre yapabilirler mi? Evet. Belli zikirlerden sonra belli dualar edip belli şeylerde istihâre yapabilirler mi? Evet. Ama bana sorarlarsa ben yapmam. Ben sünnet seniyede ne varsa onu tavsiye ederim. Hayırlı geceler. Ya öğrenen ol, ya öğreten ol. Ya dinleyen ol, ya da ilmi seven ol. Fakat sakın beşincisi olma. Yoksa helak olursun. Bu Hadîs’teki beşincisi olma dediği nedir?
Cahillerden olma. İsyan edenlerden olma. İnkar edenlerden olma. Allah bizi muhafaza eylesin inşallah. Selamun aleyküm efendim. Hadîs, inkarcı, tayfanın diline doladığı hanımların sünnet olayını açıklar mısınız? Normalde bu çok eski bir gelenek. Bu Orta Doğu’da ve Mısır’daki kadınların, Afrika’daki kadınların normalde sünnetiyle alakalı. Bu İslâm öncesi vardı. Hazret-i Peygamber’in, sallallâhu aleyhi ve sellem adetinde buna seslenmedi. bunu yapmayın demedi, yasaklamadı. Yapın da demedi. O yüzden bu normalde genelde çok eski bir gelenek, eski bir kadınların yapmış olduğu bir işlev. O yüzden yapılır yapılmaz. Bu illaki bir şey değil. Bunu böyle büyütmenin de bir anlamı yok. Bir kadın bunu isterse yaptırır, isterse yaptırmaz.
Onda bir sıkıntı yok. Büyütülecek bir şey de yok. normalde tarih, insanlık tarihi neler yapmışlar, neler denemişler, neler söylemişler. bunu normalde kadının bu noktada sünnet olması kadına bir zarar değil. Hatta tıbben faydalı olduğuna dair şimdi tıpçılar konuşuyor. Eee demek ki çok eski bir… Mesela bunu hadîs-i inkarcıların diline dolamadı, bir şey kalmadı zaten. Korona maymunları öldürmüyor. Eğer maymundan gelseydik biz de ölmezdik. Çok güzel. Allah iyiyesin inşallah. Onların bir kısmı maymundan gelmiş olabilir. Sebep çünkü Cenâb-ı Hak bu artık hangi kavimdi, hangi perdede yaptı, hangi Âdem’in çocuklarını maymuna çevirdi. Bilemiyoruz ki Cenâb-ı Hak Âyet-i Kerim’i de bir kısmı insanları maymuna çevirdiğine, bir kısmı insanları da timsaha çevirdiğine dair rivayetler var.
Demek ki onların belki de ataları maymun olabilir. Beninki Âdem aleyhisselâm. Ramazân bayramı yaklaştı. Teyze kızı İngiltere’de yaşamakta. Bayramda muhtemelen Türkiye’ye gelecek. İngiltere’de ateist İngiliz biriyle evlendi. Teyzem kızı için Müslüman diyor. Teyzem kızı için Müslüman diyor. Teyze kızı ateist eşinin Müslüman olması için ne yapabilirim, ne yapabiliriz? Çok zor bir şey. Eğer teyzenin kızı Müslümansa evlendiği erkek ateistse zaten dini nikahı olmadı. Çünkü Müslüman bir kızın ateist bir adamla evlenmesi caiz değil. Ben İslâm hukuk açısından söylüyorum. Ben İngiltere hukuku, Türkiye hukuku için söylemiyorum. Allah selametlik versin inşallah. Selamun aleyküm. Geliboldan selamlar sizi.
Çok özledik. Mevlüaneyi de ne zaman biter bu ayrılık? İnşallah en kısa zamanda biter. Rabbim iyi eylesin inşallah. Selamun aleyküm. Nişanlım çok agresif ve agresif olunca ağır konuşuyor. Bu durumda ne yapmalıyım? Okuyabileceğim bir duâ var mı acaba? Ben konuşmayayım. Ben konuşmayayım. Böyle agresif bir kimseye okunacak bir duâ bilmiyorum. Allah beni affetsin gerçekten. La havle ve la kuvvete illa billahi illa li lazım çekebilirsin. Ama agresiflik sinirlilik şeytandan. Bu hadîs-i şerifi biliyorum. Bir kimse sinirlenmesi, agresif davranması şeytani bir şey. Ve agresif sinirli davranan bir kimsenin ağır konuşması da heva ve hevesine uydunu, ahlakının iyi olmadığını gösterir. Allah muhafaza eylesin.
Yirmi yaşından küçük kardeşim var. Hafta sonu ailecek köydeki evimize gitmeyi düşünüyoruz. Yirmi yaşından küçük kardeşimin bu sebeple dışarı çıkması uygun olur mu? Devlet yasakladı. Yirmi yaşına kadar olan bütün çocukları. Ama özel bir izin alın. Deyin ki böyle böyle köyde tarım yapıyoruz. Tarım yapacağımız için köye gitmemiz lazım. Tarım yapanlara müsaade ediyor. Valilikten izin alın. Öyle gidebilirsiniz. Öğrenci iken aldığım krediyi ödemek için para biriktirdim. Şu an o parayla araba almayı düşünüyorum. Ama kesin karar veremedim. Sizce biriktirdim parayı nereye harcamalıyım? Siz bilirsiniz. Bu krediyi nereden aldığınızı bilmiyorum çünkü. O yüzden normalde mesela diyelim ki bir vakıf vermiştir.
Vakıf sizden hemen istemiyordur. Ne bileyim bir şeyler vardır. Bir sürü kredi var çünkü. O yüzden bir şey diyemiyorum siz bilirsiniz dedim. Selamun aleyküm. Ailemde aynı evde karantin altında olan var. Ona ayrı yemek verdiğimizde çoğunu yemiyor. Ve ben de yiyemedimden dolayı çöpe gidiyor. Çöpe atan da benim. Bu noktada kendimi suçlu hissediyorum. İsraf ediyorum. Şunu sürekli ne tavsiye edersiniz? Az verin. çok vermenize gerek yok karantinada diye. Tabaklarını küçültün. Az verin. Bunda bir sıkıntı yok. Çöpe gitmesin. Selamun aleyküm. Sürekli sonum ne olacak diye düşünüp duruyorum. Şu an zikredebiliyorum ama ya son nefesimizde imansız gidersem diye. Sürekli içimde sıkıntı ve vesvese var. Ne tavsiye edersiniz?
Ben öyle düşünmüyorum. Ben sonumu ne olacak diye düşünmüyorum. Nasıl yaşarsanız öyle ölürsünüz. Nasıl ölürseniz öyle diriltilirsiniz. Hadîs-i şerifini kendime ölçe alıyorum. Diyorum ki yaşadığım gibi öleceğim. O zaman ben Kur’ân’a, Sünnet’e, imana, İslâm’a uygun yaşayayım. Ona göre uygun olarak da bir öleceğim. diyor ya dilin Allah’ın zikriyle ıstak olsun. Dilimi Allah’ın zikriyle ıstak etmeye gayret ediyorum. Selamun aleyküm. Hayırlı akşamlar. Kalbin açılması nedir? Ellerinizden öperim. Yolda yürüyorsun. Allah’ı zikrede zikrede. Şimdi sağdan salim çıkacak diyorsun. Tak salim çıkıyor. Yolda yürüyorsun, orada kabristanlık yok. Oradan kabirden birisi diyor ki, Selamun aleyküm. Ben burada kabirde yatıyorum.
Beni burada hiç kimse bilmiyor diyor. Kalbin açılması bu. Kalbin açılması daha ileri boyut. karşındaki kimse konuşuyor sana ama sen onun gerçeğini, söylediğinin gerçeğini film şeridi gibi farklı bir pencerede izliyorsun. Ve onun yalan söylediğini görüyorsun. Ama ona yalancısın da diyemiyorsun. Bu kalbin açılması. Karşındaki kimse aslında çok kızıyor sana. Kalbinde neler neler neler geçiliyor ama hizine tebessüm ediyor ya. Sen onun tebessümüne bakıp sen de ona tebessüm ediyorsun. Ama onun kalbinden senin hakkında neler geçirdiğini Cenâb-ı Hak sana gösteriyor. Kalbin açılması bu. Daha ileri boyutları var. Bu kadar yeter herhalde. Selamun aleyküm. Ey Muhammed biz senden önce hiçbir elçi ve hiçbir peygamber göndermedik ki, o bir şey temenni ettiği zaman şeytân onun arzusuna şüpheler karıştırmasın.
Bunun üzerine Allah şeytanın karıştırdığı şüpheyi giderir. Sonra da Allah ayetlerini tahkim eder, güçlendirir. Allah âlimdir, her şeyi bilir, hâkimdir, hikmet sahibidir. Ayetini nasıl anlamalıyız? Hazret-i Peygamber’in sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinden önceki peygamberlerin küçük zelleleri oldu. Kalplerine böyle küçük küçük şeyler indi. Allah onları tedavi etti, terbiye etti. Yine aynı selamun aleyküm. Bazen bana bir korku geliyor son nefeste imanımı kaybetmekten çok korkuyorum. Bunu nasıl yenirim? Kıymetli kardeşler bunlar kaygı bozuklukları. Bak az önce de böyle birkaç tane daha soru geldi. Bunlar kaygı bozukluğu. Bunlar hep hayata şüpheyle bakıyorlar. O yüzden siz hayatınızı düzeltin, yaşantınızı düzeltin.
Ne yapın? Kur’ân ve sünnete sımsık yapışın, namazlarını dost doğru kılın, haramlardan uzak durun, Allah’ı çokça zikredin. Bu hadîs-i şerifi kendinize ölçe edin. Nasıl yaşarsanız öyle öleceksiniz. Allah bizi onlardan eylesin. Selamun aleyküm. Ben 10 yıldan beridir derslere geliyorum ve günlük vidimi çekiyorum ama rüyamda sizi göremiyorum. Ben nerede hata yapıyorum? Bu konu yüzünden çok üzgünüm. Allah üzgünlüğünü gidersin, Cenâb-ı Hak gönlünün muradını versin inşallah. Rabbim hafız eylesin. Sımsık yapışalım inşallah. Selamun aleyküm. Şuur nedir? Nasıl şuurumuzu arttırabiliriz? bir şeyin doğrusunu, iyisini bilip onu yaşamak. Bir de toplumumuzda yaşanan bazı olayların tüm Müslümanlara mal edilmesi.
Bundan dolayı tüm Müslümanlar genelinde hakaret edilmesine, ömrücilerin davranışları gibi. Özellikle sosyal yaşantımızda cevap vermede zorlanıyor ve üzülüyoruz. Nasıl tepki vermeliyiz? Zaten normalde en büyük problem bu. Müslümanların ahlakı sosyal medyadaki ahlaklarının ahlakıyla aynı seviyede değil. Sosyal medyada öyle ahlaksızlıklar var ki, öyle ahlaksız sözler, öyle ahlaksız davranışlar var ki, bir Müslümanın ona cevap vermesi mümkün değil. Sosyal medya denilen şey bu manada gerçekten çok kirli kullanılıyor. Hiçbirisine cevap vermeye çalışmayın. Normalde benim Twitter’ımın, Twitter’da yazıyor adam cahil, cüheila, böyle hakaret ediyor, böyle pis pis konuşuyor. normalde cahil, bildiğiniz cahil.
Ama onlara cevap vermeyen kalksan bitmez ki sonu yok. O yüzden biz işimize bakalım. Kur’ân ve sünneti birbirimize tebliğ edelim, Kur’ân ve sünneti birbirimize tavsiye edelim. Adam hakaret etmek için beni takip ediyor. Düşünebiliyor musunuz? Adam hakaret etmek için takip ediyor. Bir şey öğrenmek için değil. Bir hadisten alıntı yapıyorum, altını üstünü tırnaklıyorum, bir de hadîs-i şerîf yazıyorum. Bu hadisi uydurdun sen diyor bana. Sonra bir başkası cevap yazmış, hadîs-i şerifin komplesini vermiş. Cahil insanlar, kaba kaba konuşuyorlar, hakaret ediyorlar. Bildiğin hakaret ediyor ama mü’min müminin aynasıdır. Normalde bunlar kendilerini aynada görüyorlar. Ne görüyor? Hakaret ediyor. Kendini aynada görüyor.
Biz hakaret edemeyiz ki, biz küfredemeyiz. Biz aşağı kelimeler kullanamayız. Kullanıyor bunlar. Bir de böyle namazında, abdestinde, orucundaymış gibi, sanki Kur’ân ve sünnete bağlıymış gibi kimseler kullanıyor bunu. Müslüman odur ki dilinden diğer Müslümanlar, elinden diğer Müslümanlar emindirler. Sosyal medyada hangi Müslümanın dilinden emin olacağız şimdi? Adam sakallı resmini koymuş, adam de küfrü yapıyor, de hakareti yapıyor. Bir de bakıyorsun böyle, bu hakaretleri yapanlar, bu küfrüleri yapanlar, böyle bir cemaatın, bir tarikatın, bir partinin, İslami kesimden söylüyorum, mensubu gibi görünüyorlar. Enteresan şey bu. Hadi, belli bir Türkiye’de böyle ateist, dinsiz, layık kesim var. Onları biliyoruz zaten.
Onlar tamam. Onlara söyleyecek bir sözüm yok. Onların böyle genç nesilleri böyle çok çirkefçe konuşuyor. Hadi onların olgunları böyle değil. Ama İslami kesim de aynı şeyden nemalanıyor? Hadi o kimse ahlaksız, o kimse seviyesiz, o kimse ateist, onu söylüyor. Ve Müslümanım diyen kimse sen nesin? Sen ne söylüyorsun? O yüzden normalde o sosyal medyada konuşmayın bile. Cevap bile vermeyin. Ya adam normalde muhafaza-e karmış gibi görünen, muhafaza-e karmış gibi bilinen adam, ya gazetesinde yalan söylüyor. Adam benimle alakalı gazetesinde tutuklandı Mustafa Özbah dedi. Bir de yalan haberi de çaktı altına üstüne. Ya kendim okumamış olsam, diyeceğim ki ya, yok ya böyle bir şey yapmamıştır hiç kimse. neydi o?
Şehir medya mı, Bursa medya mı, ne? Şehir medya. Neydi o adamın adı? Nezir Asaroğlu. Adam yazdı. Tutuklandı mı yazdı benim. Yazıyor. Sosyal medya böyle bir yalan bir medya. Ve işin en ilginç noktası yalan haberin cezası yok Türkiye’de. bir kimse, bir gazeteci, bir basın kartı eline tutuşturdu. İstediği kadar yalan haber yapabiliyor. Yargıtay böyle karar vermiş. Şimdi Cumhurbaşkanı olan, daha önce başbakanımız olan, Tayyip Erdoğan için Oda TV’de böyle bir yalan haber olmuş. Tayyip Erdoğan da o zaman için mahkemeye vermiş. O zamanlar başbakan ya, böyle bir mücadele savaş devam ediyor. Oda TV’nin yalan haberine, Yargıtay yalan haber yapabilir diye ictịhâd etmiş. Bana avukat söyledi. Ben çünkü bu adamı mahkemeye veremiyor muyuz?
Yalan haber yaptı bu adam dedim ben. Versek de bir şey çıkmaz çünkü yalan haberin cezası yok Yargıtay’ın bu kararından dolayı dedi. Arkadaşlar böyle bir ülkede yaşıyoruz. Yalan haberin, yalan haberin Türkiye’de cezası yok. Yalancılığın cezası yok. Fuğuş’un cezası yok. Kumar’ın cezası yok. O yüzden bangır bangır bağırıyorum. Haramlar cezasız bu ülkede. Adam hakaret ediyor istediği gibi. Adam yalan haber yazıyor istediği gibi. Adam medyada da yalan söylüyor. Her yerde yalan söylüyor. Ve normalde o yalanı da arttırıyor. Diğer haber ajanslarına göndermiş adam. Bu şehir medya denilen yer diğer medyalara da göndermiş. Tutuklandı Mustafa Özbah. E canın sıkılıyor ya, canın sıkılması da ne? Benimki yalan haber değil. adam gitmiş orada İnegöl’ün dağının tepesindeki yerine turizm imarı çıkarmış.
Biz de onu dillendirince kızdı bize. Huu hu. Selamünaleyküm. Ben de evde başı açık ve şömanla dolaşırım. Bunun günahı var mı? Başı açık olursan evde melekler senden kaçarmış diyorlar. Bu ne kadar doğru? Cebrâil aleyhisselâm Hz. Aişa annemiz öyle dolaşırken vahiy getirecekti. O yüzden vahiy getireceği zaman Cebrâil aleyhisselâm Hz. Aişa annemiz başı açık dolaşıyor diye gelmedi. Eğer senin eşine de vahiy gelecekse ve Cebrâil aleyhisselâm inecekse sen de başına çık dolaşma canım kardeşim. Selamünaleyküm. Ellerinizden hasret ve öperiz sizi çok özledik. Tekirdağ tasavvuf vahup olarak hayırlı geceler diliyoruz. Allah razı olsun. Şu an baktığımızda insanların haramları fitursuzca işleyebildiği, bunların da yasak olmadığını, bir düzen ve zamandayken deccâl ile deccalı sistemin daha fazla insanların üstünde ne etkisi olacaktır?
Bundan daha fazlası var. Hadîs-i şerifte diyor ya, gelecek günleri arayacaksınız diyor. Geçmiş günleri arayacaksınız gelecekte diyor. Daha da artacak, daha da artacak, daha da artacak diyor. O yüzden evet biz mücadele edeceğiz daha iyi olması için. Biz mücadele edeceğiz Kur’ân Sünnet’in hakim olması için. Bizim işimiz o. Bizim normalde bugün için yapacağımız o. Ama geleceği Allah biliyor. Efendim ismim Meltem. İsmimi değiştirmeye gerek var mı? Valla bence bir sakıncası yok. Bilmiyorum ki neden değiştireceksin. Selamünaleyküm. Sizi rüyamda bir ara sık sık görüyordum. Uzun zamandır göremiyorum ve çok üzülüyorum. Size rüyâ çok şey anlatmak istiyorum ama sizi görünce anlatacaklarımı anlatamıyorum.
Buna da çok üzülüyorum. Allah yardımcın olsun. Rabbim iyilik versin inşallah. Selamünaleyküm. Öğle ve yatsı namazlarının son sünnetlerini kılmaya sürekli vir dedinsek olur mu? Harika olur. Zaten kılmanız lazım. İbn-i Ömer Radel-Lahu Anda rivayetle Nebiyy Sallallâhu Aleyhi ve Sellem buyurdu ki her kim Kur’ân’ın üçte birini okursa mutlaka ona Peygambere verilen Kur’ân bilgisinin üçte biri verilmiştir. Her kim Kur’ân’ın yarısını okursa muhakkak ki Peygambere verilen Kur’ân bilgisinin yarısını verilmiştir. Her kim Kur’ân’ın üçte ikisini okursa muhakkak ki Peygambere verilen Kur’ân bilgisinin üçte ikisi kendisine verilmiştir. Her kim Kur’ân’ın tamamını okursa muhakkak ona Peygambere verilen Kur’ân bilgisinin tamamı verilmiş olur.
Ancak ona vahyedilmez. Harika. Harika. Bu hadisteki HSL için, anladım, bilmiyordum ki HSL’ni. Kur’ân’ı Arapça mı okumalıyız? normalde mümkünse Kur’ân’ı kendi dilinden okumak, kendi dilinden ezberlememiz lazım. Ama aynı zamanda da Kur’ân’ı normalde mealin de bilmemiz lazım.
Ramazân, Zekât ve İdrîs Aleyhisselâm
İnşallah. Enes radel lahum radel lahumandan ona vebayı sorduklarında şöyle dedi. O size bir rahmettir. Peygamberimiz sallallâhu aleyhi ve sellemin bir duasıdır. O bu duayı Rabbine ümmetinden kargaşa cinayetleri kaldırmasın, dileyince bu dilediğini Allah kendine vermediği zaman yapmış ve şöyle demiştir. Allah’ım veba ve ölümle. Eyvallah. Bu noktada sohbetin başında dediğim gibi biz bütün hastalıklarını lütuf olarak görürüz. Bana selam olsun. Sol bacağımda sorun var. Oturarak namaz kılarken iki bacağımı da mı uzatarak kılmalıyım? Yoksa sadece sorun olanı mı? İkisi de olabilir. Anne-babaya zekât haberleri olmadan verilebilir mi? Çocukların anne-babalarına zekât vermeleri uygun değil, caiz değil.
Annesinin annesine, annesinin annesine, babasına, babasının babasına, babasının babasına bunlara zekât vermesi caiz değil. Babanın çocuğuna, çocuğunun çocuğuna zekât vermesi caiz değil. Bir arkadaşım mal almam için sermaye olarak bir miktar, selamünaleyküm aleyküm selam. Bir arkadaşım mal almam için sermaye olarak bir miktar para vermek istiyor. Sadece bu alım satımdan kaynaklanan kazanca ortak olsa, hiçbir emek vermediği için, sadece para verdiği için bu ticaretten kazanılan kar payı fazil olur mu? Olmaz. O sermaye ondan çalışmak senden kar ortaklığı yapıyor. Alacaksınız, satacaksınız. Kar ortak olarak paylaşacaksınız. Çünkü zararı da mı ortak, karı da mı ortak? Onu da konuşun. Selamünaleyküm ben rahmetli Somuncu Baba’nın damadı Yunus Dağlı.
Aleyküm selam. Ailecek sizi dinliyoruz, sizi çok özledik. Allah muhennemiz olsun. Geceniz, Cumanı, mübarek olsun. Allah razı olsun. Selam söyle bütün aileye inşallah. Selamünaleyküm hayırlı akşamlar. Tasavvufta renklerinin anlamları var mıdır? Evet. Rüyâda görünen renklerin nefis meratipleriyle ilişkisi var mıdır? Evet. Selamünaleyküm sizi seviyoruz. Deccalistlere rağmen bize sohbet ettiğiniz için teşekkür ederiz. Allah razı olsun. Allah da sizi sevsin. Selamünaleyküm ben hep kalabalıklarınız. Selamünaleyküm ben hep Kur’ân-ı Kerim’i, Arapçasını çok okumak istiyorum ama bir türlü okuyamıyorum. Duâ eder misiniz? Allah yardımcınız olsun inşallah. Selamünaleyküm İdrîs Aleyhisselâm cennette yaşıyor mu?
Sağ mı? Evet yaşıyor. Sağ. Zikretmek, oturup zikretmek dışında farzlar uyup nafilelerle yaklaşmak mıdır? Değilse zikretmek nedir? Zikir büyük bir şeydir. Oturup zikretmeyi içine alır, namaz kılmayı içine alır, nafilelerle Allah’a yaklaşmayı içine alır. Ondan sonra haramlardan uzak durmayı içine alır. Bütün her şeyi içine alır. Selamünaleyküm malum evlerdeyiz açıklamalı olarak. Fıkıh ve hadîs kitaplarından hangi kitapları önerebilir misiniz? Sizden razı olsun. Normalde hadîs kitabı Riyâ-ı Sâlin olabilir, tergip olabilir örneğin daha geniş. Fıkıh kitabı da El-Hidâye olabilir. Geçen hafta sizi ve kardeşleri bizim evde zikre topluyorum fakat virüsten dolayı gizliden yapmaya çalışıyorum. Size de her şeye göze aldım.
Bir de zikre gelen kardeşler kapının önünde şehriyeli pilav dağıtıyoruz. Bundan ben de yiyorum. Oh afiyet olsun, nur olsun inşallah. Yine başladık Rüyâ illâra. Valla hakkınızı helâl edin. normalde selamünaleyküm namazda gözlerimi kapatma mahsuru var mı imam azama göre mahsullu demişler sıkıntı yok. Selamünaleyküm nurculardan konuştuğum biri bana dedi. Mehdî’den kasıt Bediüzzaman hazretlerine Risale-i Nur ve Recep Tayyip Erdoğan’dan İsâ’dan kasıt ise de Hristiyanların düşüncelerin yayılması bu hayati hadisi reddetmeye girer mi? Girmez. Herkes istediğini, Mehdî istediğini İsâ görebilir. Nafile oruç tutarken âdetinden dolayı orucu bozulursa orucu yerine tekrar tutması gerekir mi? Evet. Evet. Abid diye kimlere denir Allah’a ibadet edenlere.
Yüce Allah bir kutsi hadiste şöyle buyurmaktadır. Ben ortaklarının ortağından uzak bir kimse başkasını benimle ortak tutarak bir amel işlerse ben o kimseye ortak koştuğu terk ederim. Amelinin emrini ortak koştuğumdan alsın diyor bu hadisteki ortaklıktan. Kastediğin ne? Gizli şirk. Ulema diye kimlere denir? Âlimlere ulema denir. Mütteşabih diye çok kullanıyorsun. Ne demektir? Anlamı kesin olmayan, hukuki değil. İstismar ne demektir? Bir şeyi böyle farklı bir noktaya götürmek, istismar etmek. Birisi sana hayır olsun diye bir şey söylüyor, sen onu istismar ediyorsun. Sanki böyle bir makam veriliyor, o makamı istismar ediyorsun, kötü niyette kullanıyorsun gibi. Selamünaleyküm, benim engelli bir kızım var.
Kızımın okuldan yardım yapılıyor. Zekât olarak dendi. Bizim durumumuz ortal. Eşimin rızası yok. Bizim durumumuz iyi, ihtiyacı olan alsın diyor. Biz bu durum yardımı alırsak helâl midir? Normalde eğer ki nisâb miktarı kadar kenarda paranız var ise, onlar da size bu yardımı yaptılarsa onu alın bir başkasına verin. Onlar da inceli kırılabilirler. Ya da gidin onlara usulünle uygun bir şekilde kendin sizin zekata tabi olmadığınızı söyleyin. Eğer zekata tabiyseniz alın çünkü verilen hediyeyi almamak ona muhtaç olmak olur. Allah muhafaza eylesin. Selamünaleyküm, kız çocuklarının saçlarını üç numaraya vurmasında bir sakınca var mı? Eğer normalde kestirmek istiyorsa bu noktada hani bir kepek olur, bir rahatsızlık olur bir sakınca olmaz.
Ama erkeğe benzemek için olursa sakınca olur. Allah muhafaza eylesin. Sorum, bütün bu deccaliyet fitnelerine karşı müminlerin durumu nedir? Kendilerince Allah’ı sevmeye, zikretmeye gayret eder müminler. Deccaliyetten korkmalı mıdır? Deccaliyet onlara etkisi nedir? Ya normalde şimdi Müslümanların bazen hallerine baktığımızda ümitsizlik deryasına kapılacak gibi oluyoruz. Ama yeniden silkelenip, tövbe edip diyoruz ki, yok derlenip toparlanmamız lazım. Bu deccaliyeti yenmemiz lazım diyoruz. İnşallah öyle olanlardan olalım. İnşallah. Bir de bazen verdiğimizin ilk halindeki ”La ilahe illallahu vahtahu ilahe şerikele lühüm lükü ve lahu hamduhu ve huve ala külle şeyin kadir” zikrini özlediğimi hissediyorum.
Günde 100 tane bütün herkes isteyen yapabilir mi onu? Mecburiyet yok. Hadiste sabit çünkü o. Selamünaleyküm, ben bir markette çalışıyorum. Virüsten dolayı annem ve babam işten çıkmamı istiyor ama ben de çalışmak istiyorum. Ne yapmalıyım? normalde eğer işe ihtiyacın olmamış olsa çalışmazdın. Demek ki işe ihtiyacın var, çalışıyorsun. Annen, babam bu noktada senin ihtiyaçlarını göreceklerse çıkabilirsin. Hocam, birini seviyorsan o biliyor ve konuşuyor o kişiye ne yapmak gerek? Bu kişi sizin dervişiniz. Git iste Allah’ın emrini koyabilen. Rüyâ okumayacağım. Hocam, eşim evde her şeye karışıyor, her şeye kızıyor. Bu da bazen beni ve çocukları üzüyor. Şu anda sizi dinliyor, tavsiyelerinizi bekliyoruz.
Eğer normalde kızmak şeytani bir şey, o yüzden kim olursa olsun gönül arzu eder ki Kur’ân ve Sünnet’e uygun davransın. Kur’ân ve Sünnet’e uygun hareketler etsin. Sizler de tatlı tatlı ona Kur’ân ve Sünnet’e anlatın inşallah. Selamünaleyküm, hayırlı akşamlar, Allah razı olsun, aleykümselam. Zekatımızın bir kısmını Ramazân ayı içerisinde, kalan kısmını Ramazân ayından sonraki aylarda vermemiz uygun olur mu? Olur. Bunda bir sıkıntı yok. Ramazân ayında hepsini verebiliyorsanız, nur ala nur ama veremiyorsanız normalde Ramazân’a sonra da verebilirsiniz. Bunda bir sıkıntı yok. Selamünaleyküm, kaç Âdem vardı? Saymadım ki. Belki izleyemeyeceğim ama tebrik ederim sizi durmak yok demiş. Eyvallah. Selamünaleyküm, benim eşim şu an hastanede yatıyor.
Duainizi istiyoruz. Allah’a mu’mininiz olsun inşallah. Ben namaz kılarken böyle içim kıpır kıpır, kıpır kıpır, kıpır kıpır. Sizi dinlerken tevhîd çekiyorum. Bir sakıncısı var mı? Yok. Allah yardımcınız olsun inşallah. Kızım nişanlı dini nikahlı. Oruç vitresini bize mi vermemiz lazım? Nişanlısı mı hakkınızı helâl et. Nikahı kıydıysa nişanlı değil. O onun eşi olmuş. O hatta bir kimse bir kadını bir kızı kendisine nikahladıysa onun yemesinden içmesinden, giymesinden her şeyinden sorumludur. Hatta annesinin bu kıza kadar ne kadar da bir şey var. Bir karı o ne kadar da çokike bir şey var. yemesinden, içmesinden, giymesinden, her şeyinden sorumludur. Hatta annesinin babasının yanında kalıyorsa o kadın, annesinin babasından helallık alması lazım.
Kaç ay durdu? Üç ay durdu. Üç ay burada durdu, ben masrafını karşılayayım. Üç ay da ne kadar yedi? Örneğin binler liradan üç bin lira deyip, teklif etmesi lazım veya helallaşması lazım. Selamünaleyküm. İşra namazı güneşten kaç dakika sonra kılınabilir? Bir mızrak boyut çıktıktan sonra. Hayırlı akşamlar ben Fransa’da yaşıyorum. Benim fitremi babam ödese olur mu? Yoksa benim ona fitre miktarını yollamam mı gerekir? Baban sizin adınızda niyetlenip onu verebilir. Kusura bakmayın birkaç kişi sorduk fakat şunu anlayamadım. Eşimle ben yan yana namaz kılıyoruz. İkimiz de kendimiz ferdi olarak kılıyoruz. Eşim yine de benden önde mi kılması lazım? Kadın erkek namaz kılarken, ister ona tabi olsun, ister olmasın, bir insan boyu secde boyu, bir insanın bir karanlık boyu, bir karanlık boyu, bir karanlık boyu, bir karanlık boyu, bir karanlık boyu, bir karanlık boyu, arkasında kılması lazım.
Kadın yan yana kılması, erkeğin namazını fasit eder. Hakkınızı helâl edin. Sünnet-i Seniyye’de gizli bir şey bulmak için tavsiye edeceğiniz bir hadîs-i şerîf var mı? Yok. Bilmiyorum. Bir de bunu yapmak için üstadımızdan izin almamız gerekir mi? Ya normalde üstadından izinsiz bir şey, böyle şeylere kalkışman çok hoş olmaz zaten. 10 yaşındayım, Ramazân orucunu tutup sonra da anneme hediye etmek istiyorum, olur mu? Ramazân orucunu tut, sevabını annene hediye et. Yayın, ses, görüntü çok güzel. Allah başta sizden ve meygeçenlerden razı olsun, Allah razı olsun inşallah. Ramazân bayramında inşallah sizlerle doya daya bayramlaşabiliriz inşallah. Selamünaleyküm, benim komşum nisâb miktarı altın var ama kayınpederine borç vermiş, günü belli değil, bunun zekât vermesi gerekiyor mu?
Hayır. O ne zaman para eline geçti? Para eline geçecek, bir yıl kendisinde duracak, ondan sonra verecek yine. Selamünaleyküm, sağlık personeliğim, sağlık personelinin çoğunda bir kaygı var, insanlar korona oldular ya da olacaklar diye oturup ağlıyorlar. Acaba biz mi çok iyi niyetliyiz, yoksa insanlar mı karamsar? Bu psikolojik baskıdan etkilenmemek için, sağlık çalışanlar için tavsiyeleriniz nelerdir? Allah yardımcılar olsun, gerçekten kolay şeyler yaşamıyorlar, bütün sağlık çalışanlara hep tavsiyelerde bulunuyorum, bizim kardeşlerin hepsine de ve bize ulaşanlara. Diyorum ki bol bol Allah’ı zikredin, Allah’a isyan etmeyin, bu başınıza geldi, bu gerçekten sağlık çalışanları şu anda, bu koronavirüsünden dolayı ölmüş olsalar şehit hükmündeler.
Aslında bu virüsten dolayı ölen sağlık çalışanların devlet şehit hükmü oluşturması lazım. Çünkü gerçekten zor şartlarda şu anda görev yapıyorlar, Allah onların yardımcılar olsun ama sağlıkçıların hepsi de, bu benim kendimce onlara önerilerim, abdestli olmaya gayret etsinler, bütün her şeylerini abdestli bir şekilde giysinler, çıkarmadıkları müddetçe onların üzerlerine mesle de bilirler abdestleri kaçtığında, onların namazlarını kılabilirler ve Allah’ı çokça zikresinler, tehhide devam etsinler, la ilahe illallah, la ilahe illallah, la ilahe illallah diye ve Cenâb-ı Hak’a da yalvarsınlar, ya Rabbi hastalarımıza şifa ver diye. Bu normalde dinsiz imansızlara bakmayın, siz böyle imanlı bir şekilde, ihlaslı bir şekilde hastalarınıza yaklaşın, bunu bir vatan meselesi olarak görün, bunu böyle bir vatan meselesi olarak görün ki, bunların hepsi de birer birer tecrübe olarak görün, örnekliyorum, bir savaş oldu, bir deprem oldu, bir felaket oldu, böyle şeyler yaşandı, insanlar bu tip şeylere alışkın olması lazım, alışması lazım, bilemiyoruz ki Cenâb-ı Hak bizim önümüze ne koyuyor, bakın aniden bütün dünyaya Allah’a çabuk gibi attı bir virüs, başımıza ne geleceği belli değil, valla zengin dinlemedi, fakir dinlemedi, kral dinlemedi, kraliçe dinlemedi, sokaktaki insan dinlemedi, herkese yavaşça musulcem girdi, görünmeyen bir şey bir de, süliyet gibi, hayal gibi, girdi herkesi çepi çevire sardı, koca İngiltere başbakanını bilen yatırdı yere, bak kraliçe burnunu dışarı çıkaramıyor, bütün ne yapıyor bakın, koca koca devlet adamları her gün boyuna kendilerine test yaptırıyorlar, zenginler kendilerine test yaptırıyorlar, kimse burnunun dışını çıkaramıyor, Cenab-ı Hakk’ın hikmeti, takdiri bu, ekonomiller hallatmama gibi atıyor, bak dolar oldu 7 bin lira neredeyse, şimdi zenginlikleriniz nerede kaldı, bir tane maske alamıyorlar, bir tane maske yapamıyorlar, bir maske bulamıyorlar, bu normalde Cenab-ı Hakk’ın takdiri, o yüzden sağlık çalışanlarımız, gerçekten harika bir iş yapıyorlar, bunu normalde şimdi hani, hükümet düşmanları, devlet düşmanları, ha böyle saldırıyorlar bana, ben sağlıkla alakalı, bu son koronavirüsle alakalı, devlet harika, hükümet harika yönetti bunu, bunu deyince çok kızıyorlar bana, ya neden kızıyorsunuz, normalde şu anda uluslararası, en iyi devletlerden birisiyiz, koronayı bu noktada yönetmekte, yok sakladılar, yok gizlediler, yok şöyle yapıyorlar, ya bunlar bitmiyor, o yüzden sağlık çalışanlar, Allah size yardım etsin, Cenâb-ı Hak kalbinize basiret versin, elinize Cenâb-ı Hak basiret versin, gözünüze basiret versin, yaptığınızı ettiğinizi Allah sizin gönlünüze, kalbinizi ilhâm etsin, ilhâm ile yürüyüp, şu insanların şifasına sebep olun, Allah muhineiniz olsun, Allah’ı zikretmeye devam edin inşallah.
Yine sağlık çalışanlar, devam ediyoruz, iki tane çocuğum var, birisi küçük, onlara bakarken ev işleri vesaire yaparken, namazlarını sünnetini dahi kılamıyorum, ama kim bana kavuşmayı dilerse, ben de ona kavuşmayı isterim, hadisi şerifine inanarak, güzel bir âhiret hayatı hayal ediyorum, bir kimsenin hali rüyası açık derken bu hayaller ham hayal midir? Değil! Allah yardımcın olsun, sağlık çalışanı, hem çocuklarını götür, hem eşini götür, hem sağlık çalışanı olarak devam et. Cihat ediyorsunuz siz, Allah yardımcınız olsun inşallah. Hocam hayırlı akşamlar, ilk sorum Kur’ân’da onlarca bilimsel delil olduğu söylenmesine rağmen neden bunları gören bilimli adamlara îmân etmiyorlar? Bu deliller kesin deliller değiller mi yoksa?
Îmân ediyorlar, asıl bilim adamları Allah’ın varlığına îmân ediyor ki, bugün Avrupalı dediğiniz o bilim adamları hepsi de Allah’ın varlığını îmân ediyorlar. Demiyorlar ki bu düzen, bu kainat mümkün değil, bir ilahsız olmaz demiyorlar ki. Onların büyük bir çoğunu, peygamberi tanımlamıyorlar, İsâ Aleyhisselâm’ın peygamberlerini inanıyorlar. Asıl zaten bilim adamları, Allah’a îmân ediyor ki, ama onlar peygambere îmân etmiyorlar. İkinci sorum, Rum Suresinde bahsedilen ayetlerde Hazret-i Muhammed’in ayetleri savaştan sonra yazmadığına dair kanıt var mıdır? normalde bu âyet kerimelerin üzerindeki tartışmaların hepsi de boş. Sünnet, hadîs-i şeriflerin üzerindeki tartışmaların hepsi de boş. İnsanların bu noktada kalplerine vesvese sokuyorlar, başka bir şey değil.
Üçüncü sorum, Allah neden büyü gibi şeylerin olmasına izin verir? Bu kadere müdahale değil midir? İyiler iyiliklerini yapacaklar, kötüler kötülüklerini yapacaklar, hesaba çekilecek, cehennem boşuna yaratılmadı. Dördüncü sorum, Kur’ân’da Nuh’un gemisi için Cüdiye oturdu diyor, Tevrat’ta Ağrı Dağı’na ama son çalışmalar geminin Ağrı Dağru üzerinde olduğunu gösteriyorlar.
Koronavirüs, İlaç ve Duâ
Bu da bir şey değil, Kur’ân’da Cüdi diye kesin bir şey yok, bu da müteşâbih. Ve son sorum, Kur’ân’da delillerden bahsediyorlar ama İslâm hala inanç boyutunda bir din. Bu kesin bir delil olmadı anlamına gelmez. Değil bütün dinler inanç üzerine kuruludur. Dinin hepsi de inancın üzerindedir. O yüzden dinin koymuş olduğu kurallar delillendirilecek diye bir şey değil, inancın üzerine. İbrâhîm’e ateş yakmadı, bunu eski ahitte, yeni ahitte söyler, Kur’ân’da söyler, inancın üzerine kuruluyor o. Selamünaleyküm ben Polat Dıdan, Mustafa Er. Değişen ders kağıdı kadınlar için mi değişti? Yoksa erkek kardeşler için de yeni ders bir kağıdı mı çekeceğiz? Herkes yeni bir ders kağıdından çekecekler inşallah. Ukbe bin Amir anlatıyor, Ya Resulallah, sen bizi tebliğe gönderiyorsun ve biz bazı insanların yanında konaklıyoruz ama onlar bize ikramda bulunmuyorlar.
Bu hususta ne buyurursunuz dedim. Resulallah buyurdu ki, bir kavmin yanında konaklar, onlar da size misafirin yanında yapılması gereken ikramı yaparlarsa kabul ediniz. Eğer bunu yapmazlarsa, onların vermesi gereken misafir hakkını onlardan alınız. Bu hari ve zalim. Misafir hakkını alınız derken bu hadisten ne anlamalıyız? Normalde misafir hakkı onlardan işte, diyelim ki onun orada ekmeği var, ekmeğinden alabilirsiniz. O manada diyor. Bu hadîs-i şerife karşı gelmekte hiç sûfîler onu da almamışlar. Selamun aleyküm, ben Tansiyon hastasıyım, oruç tutamıyorum, ilaç kullanımından dolayı ne yapmam lazım? Eğer mali durumun yerindeyse, bunun normalde 30 günlük oruç cezasını, fitresini verse. 15 senedir Tansiyon hastasıyım, bunun fidyesini vermem lazım mı?
Eğer lazımsa, durumu iyi olanlar altını ya da kenarda parası mı olması lazım? Tutamadığı orucu, fidyesini vermek için kişinin. Normalde eğer 15 yıldır vermediyse, parası da var. 15 yıldır vermediyse, parası da varsa, fidyesini verecek. Yok parası yok ise, daha yeni paraya sahip olduysa, o zaman yeni olduğunu, yeni tutamadığı oruçları verecek. Geriye yönelik de vermeye gayret edecek inşallah. Bekar bir kişi şefetini veya kendince gözlemlediği gizli şefetini nasıl yenmeli ve terbihletmeli? Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri orucu tavsiye ediyor. Diyor ki oruç tutun. Bir de anne babalara diyor ki çocuklarınızı hızla evlendirin. Selamun aleyküm, iki sorum var. Bir, dervişin zekât istemesi uygun mudur? çok naçar kaldıysa, olabilir isteyebilir.
İki, birinci oğlum için bir akika koyup, ikinci çocuğum da erkek. Hangisi için akika kurbanı kesmeliyim? Normalde eğer mümkünse, erkek çocuklar için iki koyun kesilecek. Var ise, yoksa illaki akika kurbanı kesilecek diye bir kaydı yok. Bu bir şey. Bu bir şey. Bu bir şey. Bu bir şey. Bu bir şey. Ercüment Oval açıklama yapmış. Ercüment Oval açıklama yapmış. Ercüment Oval açıklama yapmış. Bir aydır laboratuvarda çalıştığımız bir ilacın ismini bir aydır laboratuvarda çalıştığımız bir ilacın ismini 23 Nisan’da açıklayacaktır. Ancak o kadar etkili duruyor ki, insanların hayatını kurtarabilir. İnsanların hayatından gün çalmak istemedik. İnsanların hayatından gün çalmak istemedik. Acilen Dornas Alfa hastaların tedavisinde Klinik testlere alınmalı.
Karevanlarımıza dair, Karevanlarımıza dair, alınmalı. Kahramanlarıma teşekkür ederim. Maşallah. Allah mubarek etsin inşallah. Sevindik ya. Ya şu normalde Korona ile alakalı istiyorum ki duâ ediyorum ki gerçekten Türkiye bununla alakalı hem aşısını hem tedaviden ilacını bulsun. Çünkü biz inanamayacağız dışarıdan birisi gelirse buna. Ve Türkiye bunu becerirse, başarırsa bundan sonraki bütün virüs saldırılarına veya virüslere karşı dirençli olacağız. İnşallah. Allah başarı ihsan etsin. Siz bir Menkıbe anlatırken veya kendinizle ilgili geçmişte yaşadığınız bir olayı anlatırken, bunların hepsi insanın gözünün önüne gelmesi. Hal midir yoksa hayal midir? Haldir. Yatsı ve öğlenin sünnetini dörde tamamlasak, sürekli böyle kılsak uygun olur mu?
Olur. Selamun aleyküm. Evlatları arasında ayırım yapan fakat ibadetlerini de aksatmayan bir anneye evladın uyarması mümkün müdür? Nasıl uyarabilir? Evlat anne üzerinde bu ayırımdan dolayı hak sahibi olur mu? gönül arzu eder ki anne babalar çocuklarının arasında ayırım yapmasınlar. Çocuklarının arasında bu noktada ayırıma gidecek şeyler yapmasınlar. Böyle bir şey olduğunda çocuklar tatlı bir şekilde anne babalarını uyarabilirler, onlara söyleyebilirler. İnşallah fayda olur. Gerçekten çocuklar bu noktada psikolojik olarak çok etkileniyorlar sonra. Zaruri ihtiyaçlar ev, araba, dükkan dışında üzerinden bir yıl geçmiş Nisâb miktarından çok daha fazla mal için zekât verilir mi? Mal değil. Mesela arsa.
Örneğin normalde bir arsayı alıp satmak için o kimse aldıysa onun alış fiyatından zekatını verecek. Daire alıp satmak için aldıysa daire var, alıp satmak için aldı. Onun zekatını verecek. Ama daire var, orada boş duruyor. Kiraya da vermemiş. Ona zekât lazım değil. Hiçbir şey yapmıyor. Veyahut da o kimsede daire var, kiraya vermiş, kira alıyor ama parayı yiyor. Gene zekât vermeyecek. Kadın ve erkek kendi arasına nikâh kıyabilir mi? Kıyabilir. Nikahı nikahı nikahtır, nikâh geçerlidir. Hanefî’ye göre söylüyorum. Ondan sonra ama bunu sonradan dinlendirmesi gerekir. İnsanların birbiri üzerindeki baskı kurma çabasının tam olarak ne anlama geldiğini söyleyebilir misiniz? Tanrılık, ilahlık. insanlar birbirlerinin üzerinde baskı kurmaya çalışması ilahlığı özenmesidir.
Bu ister Müslüman, ister gayri müslüman olsun. Âyet-i Kerim, hadîs-i şerifte Vedâ-utvesine Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem Hazretleri Ey insanlar! Hepiniz âdemin çocuklarsınız, bir tarığın dişleri gibisiniz. Birbirlerinize üstünlüğünüz yok. Kardeş olunuz. Üstünlük ancak takvadadır buyurdu. Öyle olunca insanların birbirlerinin üzerinde üstünlük kurmaları ilahlık olmuş oluyor. Allah muhafaza eylesin. Bir de bugünlerde çok fazla alkol alma isteğiyle savaşıyorum. Zikir ve duâ bunları yapıyorum ama yine de bununla başa çıkamıyorum. Bana haber ver. Mansur şarap içelim o zaman. Aman sakın ha. Allah muhafaza eylesin. Arkadaşlar rüyâ okumacağım. Selamünaleyküm. Eşim başka bir yerden derse ama üstadının rüyasında göremiyor.
Sizi birkaç kere gördü. Bunun nedenleri nedenleri nelerdir teşekkür ederim. Allah yardımcısı olsun. Cenâb-ı Hak muhine olsun inşallah. İnşallah. Malum sosyal mesaj ve malum sosyal mesafeyi koruyarak sizinle görüşme yapabilir miyiz? Ofisiniz açık ise. Ofis açık ama normalde burada olduğum zaman var olmadığım zaman var. O yüzden eee buradan geri dönerseniz benim üzerimde bu noktada eee hakkınız kalmasın. Biz bu noktada ofisiyi kimseye kapatmadık. Devlet kapatırsa eyvallah kapatırız. Ama devleti kapatmadığı müddetçe biz de kapatmayız. Normalde herkes kendini muhafaza etsin. Ben kendimle alakalı değil. Benden arkadaşlar kendilerini muhafaza etsinler. Benden muhafaza etsinler diye uzak duruyorum.
Ben çünkü normal der ki her yere gidiyorum, herkesle görüşüyorum. Ben korona taşıyıcısı olabilirim. O yüzden benden muhafaza edin kendinizi diye düşünüyorum. başka bir şeyden dolayı değil. Selamünaleyküm. Yeni dersten ben de çekebilir miyim? Biz normalde dersini aldığımız kardeşlerinin hiçbirisine de ders vermiyoruz şu ana kadar. Veyahut da dersi bırakanların veya derslerini aldıklarımızın derslerini geri iade etmedik şu ana kadar. Selamünaleyküm. On yaşındayım. Çok tabletten telefon oynuyorum. Ne yapıp da azaltabilirim? Ver annene tableti telefonu. De ki bana günlük iki saat vereceksin annede. Selamünaleyküm. Ölünün altı üstü diye bir şey var mı? Vallahi bilmiyorum. Varsa da ben bilmiyorum demek ki.
Ben bitti zannet dedim. Bitmemiş daha. Selamünaleyküm. Şöyle bir rivayet duydum. Deccar çıkınca bir elinde Hz. Süleyman’ın mührü, bir elinde Hz. Mûsâ’nın asası olacak. Yalan. Mührü ile kafirleri işaret eyip asayla onları yerle bir edecek. Bu rivayet doğru. Bu rivayet bu rivayet bu rivayet onları yerle bir edecek. Bu rivayet doğru mu? Hiç okumadım. Ya da doğrusu nedir? Ayrıca decccarlik sistem bizimle istediği kadar uğraşabilir. Biz her yer tekkeye yeter ki siz başımızda olun. Estağfurullah. Allah iyi etsin inşallah. Normalde deccar çıktığında onun anında iki kaşının ortasında kafir diye yazacağı ve bütün herkesin okuyacağını biliyorum. Arkadaşlar rüyayla alakalı bir şey konuşmayacağım demiştim.
Allah razı olsun. Hakkınızı helâl edin. Selamünaleyküm. Allah gecinden versin. Hayırlı uzun ömürler versin. Cenâb-ı Hak sizlere. Eğer her fâni gibi aniden hak vaki olsa. İlan edilmiş bir halifeniz yok. Evet yok. İstişare ve istihâre yapın demiştiniz. Evet. Kadiriler genelde şehirleri vefat edince çil yavrusu gibi dağılıyorlar. Herkes ben horozum diyor. Bir kişi üzerine itifak edemiyorlar. Dört bu konuda işaret ettiniz dergâh içinde ya da dışında birileri var mı? Şu anda dergâh içinde veya dışında birileri yok. Ama genel olarak cehri zikrular yapanlarda bu çil yavrusu gibi dağılma ne yazık ki tecellî ediyor. Genel olarak bu konuda evvelki istişare ve istihâre söylemlerinizi ilave edeceğiniz neler olabilir?
Norma de aslında çorumlu Hacı Mustafa Efendi Hazretleri de bunu söylemiş ama bunu uyguladılar, uygulamadılar geçmişe yönelik bunu tartışmak istemiyorum. Çorumlu Hacı Mustafa Efendi demiş ki benden sonra zakirler toplansın, istihâre yapsınlar, bir üstarda bağlansınlar demiş. Bu şimdi geçmiş dönemin tartışmaları bu noktada bir şey söylemek istemiyorum. Ama bir yol, bir adab, bir erkân çıkması için söylüyorum. Hepimiz ölüm denilen şeyi tatacağız. Bu dünyadan göçüp gideceğiz. Bütün kardeşlere tavsiyem şu Zakir kardeşler toplanıp hepsi de böyle bir itikâfa niyet edip itikafta istiharelere, istişarelere devam edip on gün sonunda ortak bir şekilde bir araya gelip hep beraber böyle bir şey konuşabilirler.
Eğer bir kimseye işaret etmezsek. İşin açıkçası ben de Allah’a duâ ediyorum. Cenâb-ı Hak birisini göstersin, bir işaret çıksın diye. Allah biliyor içimdekini. Normalde ölmezden evvel böyle bir şey olmaması için çil yavrusu gibi dağılmak tabirine düşmemek için Allah’a duâ ediyorum. Cenâb-ı Hak bir kimseyi göstersin, bir yeri bize bildirsin diye. Eğer böyle bir şey inşallah kardeşler, görürler rüyalarında bizden sonra oraya intisâb ederler. Gönül bunu arzu eder. Zakir kardeşlerinin hepsini de istihâre ve istişare ederekten tek bir yere bağlanıp meseleyi bitirmeleri inşallah. Gönül arzu eder, kardeşlerimizin içinden yetişsinler. Ümit var olduklarımız var, öyle söyleyeyim. Bu ümit var olduklarımız inşallah ümitlerimizi boşa çıkarmaz.
Bu konuda gayret ederler, çalışırlar, mücadele ederler. Nefislerine uymazlar. Gözümüz arkada kalmaz, öyle söyleyelim. Tabi bu işler maddi hesaba, kitaba da bakmıyor. Yetişecek dediğin bir kimseye bir bakıyorsun dağılıp gidiyor. Bu dağılır gider dediğin kimse toparlıyor, yetişiyor. Bu aklın işi değil yani. Öyle olunca da üzerine çok fazla da düşemiyoruz. İnşallah arkadaşlara, kardeşler bu noktada bize bir işaret verilirse biz de bu noktada işareti saklama cihetinde değiliz. Allah biliyor içimdekini. Nasıl söyleyeyim, Çorumun acı Mustafa Efendi’den sonraki gibi, Nevşehir’le Abdullah Gürbüz Efendi’den sonraki gibi bir şeyin olmasını istemem. Böyle bir şeyin yaşanmasını da istemem. Her kim olursa olsun, böyle insanlar kendi içinde bulundukları grubun geleceğini düşünmeli.
Ve kendi heva heveslerine, kendi şahsi duruşlarına, durumlarına bakmamalı. Bana neden verilmedi, ben neden olamadım gibi bir hasistiğe düşmemeli. Kim rüyâda görünürse ona gidip intisâb edilmeli. Bu işin en doğru noktası. Daha da bu işin farklı cenahları var. Ama zaman içerisinde onlar da inşallah söyleriz. Ama sakladım, gizledim. bu, şuydu, böyle bir şey yok. Başka yerlerde başka şeyler konuşulmuş. Bunların konuşulmasını da çok taraftar değilim. Bu noktada vakti saatli zamanı gelince Cenâb-ı Hak ne tecellî ettirse ettirir. Alem boş değil. Allah iyi etsin inşallah. Selamun aleyküm. Bir erkek ile bayan aynı ortamda olmamak şartıyla ortak iş yapabilir mi? Yapabilir. Neden yapmasın ki? Aynı ortamda derken bir dükkanda da yapabilirler.
Öyle ya. dükkan halka açık bir yerdir. Olabilir. Selamun aleyküm. Ben muhasebe ofis çalışanıyım. İşim gereği ve işim birbirine sahip. Bu işin birini de muhasebe ofis çalışanıyım. İşim gereği öğlen ve ikindi namazlarını çoğu zaman kılamıyorum. Araçla dışarıda olduğum için. Eve geldiğimde nasıl kılmam gerekti? Beni bu konuda elini atarsanız çok sevinirim. Neyi kılamadın? Öğlen, ne ikindiyi. Eve gelir gelmez. Eğer kerahat vakti değilse önce öğleyi kılacaksın, sonra ikindiyi kılacaksın. sonra akşam namazını kılacaksın inşallah. Ben Ankara dergahından Emir, Tahir, Sarı ben ders almak istiyorum. Beni Ankara, Zahir, Erdem’i mutlu yönlendir. Üstadım Allah razı olsun. Tamam. Erdem’i versin senin dersin inşallah.
Selamun aleyküm. Benim şahsi görüşüm Amerika iki kulelere kendisi saldırıp sonra Müslümanları öldürmek için bunu bahane yaptı. Şu an koronavirüsün başkenti Amerika durumu bahane edip Çin’e karşı bir hareket olabilir mi? Zor. Selamun aleyküm. Twitter’da yayınladığınız Abuzer kimdir?
Son Sorular: Yecüc Mecüc ve Veda
Korona ile ilgili yorumlar yapıyor. İkinizi de saygı ve sevgilerimi sunuyorum. Abuzer bizim Abuzerimiz ya. Maalesef İngilizce’de Abuzerimiz ya. Mahallemizde bu noktada Korona ile alakalı otorite Selamun aleyküm. Rafi bin Hudeyd’den Allah Resulü sallallâhu aleyhi ve sellem elinde bir iğne gördüm. Bu nedir diye sordum. Şöyle buyurdu. Bununla zikredip öğüt alıyorum. Taberani Zayıf bir isnatta. Bu hadîs-i şeriften anlamalıyız. Hayırlı geceler. Demek ki normalde o zikirle bütün mükavenat zikreder. Bütün eşya zikreder. O da o esnanda iğne ile zikrediyormuş demek ki. Selamun aleyküm. Geçen haftaki sohbetinizde Mehdî’nin dünyaya daha gelmediğini yanlış anlamadıysam söylemiştiniz. Mehdî geldiğinde kaç yaşında Mehdî olduğunu anlayacak.
Şükraniye mahallesi Sadullah Türkay Ya normalde Mehdî genel manada genel manada söylüyorum. Manevi vazifeler 40 yaşında verilir. O da herhalde 40 yaşında verilir inşallah. Selamun aleyküm. Hayırlı geceler. Her hafta programınızı ailecek izliyoruz. Yecüc ile Mecüc. Nedir? İkisi kardeş midir yoksa bir sistem midir? Şimdiden teşekkür ederim. Bizim için de duâ ederseniz sevinirim. Yecüc ile Mecicin normalde kardeş değil ama teyze çocukları gibi. Öyle söyleyeyim size. Böyle bir topluluğun iki ayrı kavmi onlar. İnşallah onunla alakalı da sohbet ederiz. Gemli’ye selamlar. Allah razı olsun. Teşekkür ederiz inşallah. İşiniz gücünüz rast gelsin inşallah. Hayırlı akşamlar. Psikolojik rahatsızlıkları da bir imtihân olarak görebilir miyiz?
Ben öyle görüyorum. Selamun aleyküm. Sizi rüyâ yoluyla değil arkadaş vasıtasıyla buldum. Dersimi çekmeye çalışıyorum. Nasıl olur? Harika. Devam et. Allah yardımcın olsun. Rabbim iyilik versin. Allah kabul etsin inşallah. Selamun aleyküm. Bu sürenin, bu sürecin sonuçlarından zikir hala kalır. Olumsuz yönde etkilenecek mi? Bilemeyiz ama normalde bugüne kadar zikir hala kalır hiçbir sürecin sonunda olumsuz olarak etkilenmediler. İnşallah bunun sonunda da etkilenmezler. İnşallah zikir hala kalır devam eder. Ama bir kıymet bilelim. Bu bize ders oldu böyle. Öyle söyleyeyim. Hayırlı akşamlar hocam. Benim iki sorum olacaktı. Bir, herhangi bir büyüğümüz rüyâda görmeseler, herhangi bir işareti almasak veya aldıysak anlamadıysak, bir büyüğümüzü intisâb edemeyiz anlamına gelir mi?
Gelmez. İnsanlar intisâb edebilirler. Arkadaşlar herkesin herhangi bir kimseye intisâb etme hakkı var. Kimse bunu neden sen buraya intisâb ediyorsun deme hakkına sahip değil. Ben intisâb ediyorum kardeşim. İstediğim yere gider intisâb ederim. Bu karşılıklı iki ahitleşme intisâb edeceğim kimse beni kabul ediyorsa ben de onu kabul ediyorsam intisâb bitmiştir. Bu kadar basit. Ben rüyamda görmeden de intisâb edebilirim. Edebilirim. Görüp de edebilirim. Görüp de edebilirim. Bu karşıdaki kimsenin kabulüyle alakalı. Bir iyilik yapmayı düşündüğüm zaman hemen içimden bir ses, yap da senin için iyi desinler, seni ölsünler diye bir şeyler söylüyor. Bazen oluyor da beni de rahatsız ediyor. Sen iyiliğine devam et.
Ne diyorsa desin o içindeki. Desin sana gösteriş için yapıyorsun, desin sana şatahat yapıyorsun. Ne diyorsa desin. Sen iyiliğe devam et. Selamünaleyküm. Benim doğuştan sağ gözümde sıkıntı var, görmüyor. Degcal sohbetinde kendimi degcal gibi gördüm. Pes ya. Onun askeri gibi. Pes. Aslında Mehdî sohbetinde de Mehdî’ye hizmet ediyor gibi görmüştüm. Tamam, öyle gör işte. Bu gidiş gelişler normal midir? Bir sıkılığa görmem lazım mı? Gel bir döveyim ben seni. Zahiri olarak sağ gözü görmeyenler degcal midir? Onun askeri midir? Hayır. Ne alakası var kardeşim? Allah iyiyesin inşallah. Derdi olan ne eylesin? Ne eylesin? Derdi olan otursun derdin var diye. Derdine, kendine şarap edip şarap edip bol bol içsin.
Toplu zikiri sordular kızda erkekli olur mu diye. Ama şu idi cehri kadın erkek karışık halkı olur mu demek istediler. Olmaz canım kardeşim. Olmaz. Kadınlar erkekli halaka kurup orada zikrullâh olmaz. Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem adetleri öyle yapmadı hiç. O yüzden normalde bizim büyüklerimiz de yapmadı. Kadınlar mesela ayrı bir bölümde erkekler ayrı bir bölümde zikrullâh olur. Ama aynı halakada kadın erkek karışık olmaz. Biz yapmayız canım kardeşim. Selamün aleyküm. Hocam bu soruları soranlar şaka mı yoksa cahillikten para kazanan kişiler mi? Yazık zamanınızı çalıyorlar böyle zamanlarda deccâl türküsü nedir? İlimsel bir şeyler olsun sizi de eskiye çekiyorlar hayırlı geceler.
Olsun kardeşlerimize hakaret etmeyen cahillikten para kazanıyorlar diye neden onları cahil görme noktasında oluyorsun? ben de derim ki kardeşlere böyle cahil demen hoş değil. Kimsenin kimseye hakaret etmeye hakkı yok. Arkadaşlar cahil birinci derecede kafirlerdir. İkinci derecede cahil, cahilliğini bilmeyenlerdir. normalde bir müslümana cahil demek için biraz böyle düşünelim. Allah muhafaza eylesin. Muhammed’e Resûlullah demiş o kimse müslüman olmuş. Biz ona nasıl cahil diyelim ki? Cahil kelimesi kullanacağımız kimse bir gayrimüslim, kafirdir. Şirkehlidir. İki, cahil diyeceğimiz kimse o zır cahildir aldık iyice böyle. Kara cahildir. Ona da normal, cahilliğini de bilmiyordur. Bir de ona cahil denir.
Öbür türlü Allah tanımaz, peygamber tanımaz, kimselere cahil denir. Müslümana cahil denmez. İyi geceler bir sorum olacak. İllaki bir dervişe tabi olmamız lazım. Tabi olmazsak ne olur bağlı olmak için illaki rüyamı görmek lazım. İllaki tabi olacak diye bir kaydı yok. İllaki ders alınacak diye bir kaydı yok. Benim nazarımda yok. Bir kimse tabi olmadan da hayatını yaşayabilir. Herkes aynı noktada olacak diye böyle bir şey söyleyemeyiz. Selamün aleyküm hep sizden sonrası için bu sorular soruluyor. Peki sizden sonra hiç kimse olmayacak ve horozlukta etmemek, rüyasında görse bile sizden başkasına bir şey söylemek istedim, şeyhim, babam dememek yola ve dine yanlış yapmıştık olur mu? Evet. Olmaz. Herkes istihar yapacak, istişar yapacak, yeni şeyhe intisâb edecek.
Selamun aleyküm manevi vazifeler 40 yaşında verilir dediniz. Buna göre bir kimse 40 yaşından önce nefis melahatiplerini tamamlayamaz mı? Tamamlayabilir. Selamun aleyküm bizlere, çocuklarımıza ve ümmet-i Muhammed’e namaz sevgisi namazlarımızı Miraç Nezzetinde aşkında daim kılmamız için duâ eder misiniz? Allah muayeniniz olsun. Selamun aleyküm sohbet esnasında hastalıkların cinni taifesiyle alakalık olarak bizleri rahatsız ettiğini söylediniz. Şu an yaşanan virüs illetinde cinni taifesinin rolü var mıdır? Hayırlı geceler. Sana da hayırlı geceler. Günlük virdimiz mi değişti? Hayır. Normalde virdimiz değişti. Hayır. Her yerde var, her yerde de devam ediyor. Virdi değiştirdik ama bayağı oldu. Allah razı olsun.
Hakkınızı helâl edin. Bütün soruları cevaplandırdım. Haftaya kalan soru kalmadı. Daha doğrusu ne zaman, bugün ne günlerden perşembe, salı günü inşallah tekrar buluşacağız. Cumartesi günü eğer becerebilirsek yapabilirsem ilan edeceğim. İnşallah yine sadece soru cevap, kısa bir sohbet olsun istiyorum. İnşallah bir yapabilirsem, becerebilirsem onu yapacağım inşallah. Eğer yapamazsam, beceremezsem hakkınızı helâl edin. Salı gün görüşürüz, buluşuruz inşallah. Allah hayırlı ömür verirse, Allah nefes verirse inşallah sohbetlerimize devam edeceğiz. Hakkınızı tekrar tekrar helâl edin. Birbirlerimize duâ edelim. Bugünlerimizi gelip de geçecek inşallah. Selamünaleyküm.
Kaynakça ve Referanslar
- Giriş: Korona, Sohbet ve Deccâl: şirk-i hafî (gizli şirk) hadîsi — Ebû Seyyid rıvâyetiyle Ahmed b. Hanbel, Müsned; namazı göstermek için güzel kılmak rîyâ hıkmına dair; Allah’a verilen sözü yerine getirmek ve borç ödeme sorumluluğu — Bakara 2/283; münâfıklık alametleri — Buhârî, İmân 24 (“Üçü olunca münâfıklık alametinden birisi: söz verdiğinde tutmaz”); zikrin fazileti — kıyamet koparken bile hurma ağacı dik hadîsi, Ahmed b. Hanbel, Müsned; salatü selâm sayısı (günlük 100 estağfurullâh, 100 salavât, 100 tevhîd) — Tirmizî, Daavât
- Mehdî, İsâ Aleyhisselâm ve Kıyamet: Kıyamet âlemetleri sıralaması — Mehdî’nin zühuru, Deccâl’in zühuru, İsâ Aleyhisselâm’in inişi, Yecüc-Mecüc’un ardından kıyamet — Müslim, Fiten 110; Ebû Dâvûd, Melâhim 14; Tirmizî, Fiten 59; Süfyân ordusuyla savaş — İbn Mâce, Fiten 33; Mehdî’nin dünyada henüz zühûr etmediğine dair sûfî tespit; Yecüc-Mecüc kimseyi peşinden sürüklememesi — Buhârî, Enbiyâ 7; İbn Cerîr et-Taberî tefsiri; gökyüzü alametleri ve Ramazân’da beklenen alametler
- Velâyet, Muhabbet ve Sosyal İlişkiler: Üstâda muhabbet ve sünnete uyma — Âl-i İmrân 3/31 (“De ki eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun”); yüzeysellik ve dervîşliğini güzel yaşatma — Küşeyrî, Risâle; hâl ehlinin maneviyatı — Kehf 18/28; dâru’l-İslâm’da Deccâl’in fitnesine karşı tedbir — Müslim, Fiten 119; borcu zamanında ödemek ve insanlara yardımcı olmak — Buhârî, Havâleh 1; küçük başarılardan büyüğe adım adım ilerleme — İmâm-ı Gazzâlî, İhyâ, Kitâbu’s-Sabr
- Deccaliyet, Metafizik Savaş ve Zikir: Deccâl fitnesinin âhir zamanda zülüm, körlük ve sağlırlık getirmesi — Müslim, Fiten 101; velilerin rûhâniyetinin zâlimlere karşı işlew görmesi — İmâm-ı Rabbânî, Mektûbât; hâl ehli olmayanların metafizik hadiselerden habersiz kalması; paranın, makamın ve şehâvetin insanı bozması — Tirmizî, Zühd 26; kafir cinnilerin vücudu sarması ve tevhîdde sebat — Bakâra 2/255 (Âyetül-Kürsî); âhir zamanda İslâm ülkelerinde Deccâl’in Deccâlce mesajı — Ebû Dâvûd, Melâhim 14
- İmtihân Türleri, Nefis ve İmân: Mal, can, aile ve rızık darlığıyla imtihân — Bakâra 2/155-157; (…sizleri birşeyler ile deneçeğiz…); deccal ordusunun özellikleri — hadîs-i şerîfde “Kâderin İmândan olduğunu inkâr edenler” — Ebû Dâvûd, Sünne 16; Kur’ân ve Sünnet’e sımsıkı sarılma — Muvatta, Kadr 3; iman ile hidâyet ayrımı — Bakara 2/2-5; A’râf 7/17; namaz kılarken sandalyede oturma ruhsatı engelliler için — Nisâ 4/43; disprotez/ortopedik engel durumunda rükû-secde işâretle yapılması — İbn Âbidîn, Reddu’l-Muhtâr
- Namaz, Zekât ve Engel Durumları: Zekâtın verilme şartı (nisâb miktarı ve bir yıl bekleme) — Buhârî, Zekât 2; bayanların namaza “Allâhü Ekber” getirmesi — Ebû Dâvûd, Salât 73; sandalyede namaz kılma usulü — Mergınânî, el-Hidâye; kalabalık ailede zikir imkânı — “Aklınıza geldikçe bol bol zikir” tavsiyesi; sabrın ve küçük başarıların önemi — Bakâra 2/153; küfr ve iman sınırı — Nahl 16/106; ölüm korkusu ile son nefes İmânı — Tirmizî, Zühd 6
- Nefis Terbiyesi, Tövbe ve Günah: Günah-tövbe döngüsü ve tövbenin sürekliliği — A’râf 7/201; Tirmizî, Da’avât 96 (“Tövbe edenler Allah’a sevgilidir”); nefisle mücâdele ve iniş-çıkış — Yûsuf 12/53 (“Nefis kötülüğü emreder”); zikrullâh’a devam ve günah işlenince övünmemek — Müslim, Tevbe 11; haramdan kaçınan kimsenin tövbesinin kabulü — Buhârî, Da’avât 3; zekat nisabı ve birikmiş para — Ebû Dâvûd, Zekât 1; kibirlilerin değişmeyeceği ve cihat gerekliliği — Müslim, İmân 147; koronavirus sonrası alışveriş merkezi saldırısı benzetmesi
- Aile, Saç-Sakal ve Peygamberler: Yaşlı erkeklerin saç-sakal boyaması hadîsi — Ebû Dâvûd, Terâcül 18 (cihada veya evlenmeye çıkarken müsamaha); anneye bağırma hadîsi — Tirmizî, Birr 78; kadın sünneti meselesi ve tarihsel süreç; peygamberlerin küçük zelleleri ve terbiyesi — Tâhâ 20/121-122; son nefeste İmân kaygısı ve kaygı bozukluğu — Tirmizî, Zühd 6; Diyanet’e zekat verme meselesi; Râbıta-yı şeyh ve telefonla soru — İmâm-ı Rabbânî, Mektûbât; Arâbî Hazretlerinin Âdem sayısı sorusu — İbn Arabî, Fusûsu’l-Hikem
- İstihâre, Hadîs ve Sünnet Meselesi: Allah’un isimlerini çekme ve istihâre — sünnete uymayan metotlara itibar edilmemesi; hadîs-i şerîf kaynakları ve sıhhat şartı; kadın sünneti tarihsel kaynakları ve hükmnü — İbn Âbidîn, Reddu’l-Muhtâr; Mâide 5/48 (her ümmete bir minþc ve yüz belirlendi); beden değişikliği (ameliyat, protez) fıkıhı — Mergınânî, el-Hidâye; Kur’ân-ı Kerîm hafızlığına duâ — Tâhâ 20/114; İdrîs Aleyhisselâm’in cennette yaşaması — Meryem 19/56-57; zikrin tanımı (oturarak zikir, namaz, nafîleler, harâmdan uzak durma)
- Ramazân, Zekât ve İdrîs Aleyhisselâm: Zekâtı Ramazân’da ve Ramazân’dan sonra verme câizi — Mergınânî, el-Hidâye; âlem sayısı ve kıyamet sonrası yeni âlem — İbn Arabî, Fusûsu’l-Hikem; evlat ile anne-baba arasındaki ayırım haccı — Nisâ 4/36, Lokmân 31/14; namaz kılarken köpür köpür hissetmek — ilhâm ve huzur; Diyanet’in zekât havuzu, dayanışma — Tevbe 9/60; hadis kitabı olarak Riyâzü’s-Sâlihîn ve Terhîbu’t-Tergîbi’t-Terhîbi tavsiyesi; fıkıh kitabı olarak el-Hidâye
- Koronavirüs, İlaç ve Duâ: Korona ile mücadele eden sağlık çalışanlarına duâ; Türkiye’nin aşı ve ilacı bulmasına duâ; Dornas Alfa ilacı klinik testlere alınması çağrısı; sokak kahramanı duâları; aşı piyasaya sürme ve delilleme meselesi; Darwin teorisinin bilimsel delillenmeme paradoksu — bilim ahlakı sorgusu; korunma amacıyla sohbet gruplarından uzak durma (şehirde rızık kadarı); iki melek duâsı — Buhârî, Zekât 27 (“İnfak edenin malını artır’, imsâk edenin malını azalt”)
- Son Sorular: Yecüc Mecüc ve Veda: Yecüc-Mecüc’un iki ayrı kavim olduğu, kardeş değil teyze çocukları gibi görülmesi — Kehf 18/94; Enbiyâ 21/96; psikolojik rahatsızlıkların imtihân olarak görülmesi — Bakâra 2/155-157; yakın toplantı ilanı; hakkınızı helâl edin duâsı; sohbetlere devam sezı; Cumartesi soru-cevap formatı ilanı; selâm ve duâ ile veda
Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için tıklayınız.
İlgili Sözlük Terimleri: Hâl, Mürşid, Mürîd, Tarîkat, Zikir, Tevhîd, İhsân, Velâyet. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı