Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Dergah Sohbetleri Serisi ·

20. Dergâh Sohbeti — On Yedi Günah-ı Kebâir, Faiz ve Sihir

Mustafa Özbağ Efendi'nin dergah sohbeti: 20. Dergâh Sohbeti — On Yedi Günah-ı Kebâir, Faiz ve Sihir. Tasavvuf, ahlâk ve mânevî yol üzerine kapsamlı açıklamalar.


1. Bölüm

Mekke’ye göre günah-ı kebai on yenidir. Bazı imamlar dokuz demişler, bazıları altı demişler, bazıları yedi demişler, bazıları yükseltmişler. Bu var olanı yok saymak, yok olanı var saymak değil. Kimisinin kebairden saymışlar, kimisinin kebairden saymamışlar. Mekke günah-ı kebairi on yedi olarak belirlemiş. Bunlardan birisi, dört tanesi kalpte. Bunun birisi şirk, en başta. İnsanın Allâh’ı şerik koşması, çiftlemesi, ortak koşması, günah-ı kebairin en büyüğü, kim şirke düşerse affı olmayan, devamlı ebediye cehenneme sebep olan bir günah. Bundan sonra kendiler, affı olan günah-ı kebairler. Şunu unutmayın, affı olmayan bir günah-ı kebair yoktur, şirk müstesna. İkincisi, isyanı devam etmeye niyetli olmak.

Bir günah-ı kebairle, bir isyana, bir yanlışlığa, bir eksikliğe devam etmek. Ve o devam etmeye niyetli olmak. Adam içki içiyor, içki içmeye devam ediyor, bırakmayı düşünmüyor, kumar oynuyor, kumar oynamaya devam ediyor. Zina ediyor, zinaya devam ediyor, onu bırakmayı düşünmüyor. Üçüncüsü, ümidi kesmek. Allâh’ın rahmetinden ümidini kesmek. Benim günahım affolmaz, senin günahın affolmaz. Allâh seni affetmez. Biz fetva vermeye alışkın bir insanlarız ya. Bir başkasının üzerine fetva veriyoruz. Allâh seni affetmez. Küfre düşüyoruz o esnada. Allâh seni affetmez dediğimiz zaman, Allâh’tan ümidimizi kestik. Allâh’ın affını orta yerden kaldırdık. Allâh’ın yerine kendimiz karar verdik. Ve küfür. Evli ise teclidi nikah lazım.

Eğer ondan geri dönmezse, hanımıyla ilişkiye girerse, zina etmiş olur. Ve çocuk doğarsa veledi zina olur. Allâh’ın adına bir başkası kendi kendisine hükmetti. Birinin affolmayacağına dair veya o günahın affolmayacağına dair. Dördüncüsü, Allâh’ın azabından emin olmak. derler ya, bizim günahlarımız silindi. Bizim günahımız yok. Biz sorgusuz, suasiz cennete gideceğiz. Birisi kendi kendisine Allâh’ın azabından eminliğini söylediyse, Rabbim muhafaza eylesin. Onun kıta küfür. Dördü dildedir. İftira etmek. Gözünle görmediğini, kulağınla duymadığını varmış gibi söylemek. Olmayan bir şeyi birisinin arkasından veya yüzünden varmış gibi söylemek. İftira etmek. Günah kebayelerden en büyüklerinden birisi.

Bunun bir altı gıybet etmek. Doğru olmuş olsa dahi mümin kardeşinin arkasından hoşuna gitmeyecek bir şeyi söylemen. Bu gıybet. Dedikodu etmek. Lafı bir taraftan bir tarafa götürmek. Dili nafetleri. Birisinden duyduğunu bir başkasına aktarmak. Dili nafeti. Duyduklarınızı bir başkasına aktarmanız size yalan olarak yeter. Hadîs-i şerif. Allâh’ı zikrederken, günahı kebayelerle öbür taraftan oluk oluk harcamak. Allâh yolunda koşarken, şeytanın kandırmasına ve aldatmasına inanıp kazandıklarını kaybetmek. Hovarda dervişlik. Yalan şahitliği yapmak. Bilmediği, görmediği bir şeyin üzerine şahitlik yapmak. Geçenlerde dükkanda adam bana Allâh’a ısmarla diye gelmiş. geçerken uğramış. Dedim nereye gidiyorsun?


2. Bölüm

Bir komşu var boşanacak da dedi. Oraya gidiyor. Ne yapacaksın dedim ben. Benim sanki üstüme fazmış gibi soruyorum ben de. Geçinemediklerine dahi şahitlik yapacakmış. Dedim komşunu dövüşürken gördün mü? Yok. Sövüşürken gördün mü? Yok. Kavga ederken gördün mü? Yok. Adamın, hanımın gözünü dedim şişirirken gördün mü? Yok. Kadının dedim, adamın kafasına tavayla vurduğunu gördün mü? Yok. Kakiş şuradan dedim, aldım senin dersini. Yürü dedim, senin gibi adamla işimiz yok bizim. Dondu kaldı. Şu anda aranızda değil zaten. Dedim bu halinle nasıl gelir bir de bana söylersin? Nasıl yalan şahitliği yaparsın dedim. Komşusu rica etmiş de, çok yalvarmış da. Dedim biliyor musun, hakim oraya çağırıyor. Doğru söyleyeceğini yemin eder misin?

Ederim diyorsun. Yemin ediyorsun. Yemin ediyorsun bir de orada. Yalan söylemek ayrı. Yalan şahitliği yapmak ayrı. Yalan yerine yemin etmek bir de ayrı. Hepsi de günahı kebap ayrı. Allâh muhafaza eylesin. Âmîn. İnsanın durumunu veya bir huzunu değiştiren sihir. Sihir, büyü insanları almış götürmüş. Bir kimse inanaraktan sihir ve büyü yapmış olsa o küfür ehlidir. Onun kestiği yenmez. Eğer mümin bir kadınla evliyse nikahı boş olur. Eğer bir kimse sihir ve büyücünün dediğine inansa. Sihir ve büyücünün dediğine inansa. İnandığı için küfüre girmiş olur. Küfür ehlidir. Eğer bir kimse sihir ve büyücünün dediğiyle hareket ederse evini barkını bozar her şeyini bozar. Ve küfre düştüğü için bir kimse hanımını sihir ve büyücüye gönderse hanımı o sihir ve büyücünün dediğine inanmış olsa inanarak eve gelse nikahı düşer.

O adam hanımını oraya gönderdiği için o da günahı kebap ayrı girer. Bir adam gitmiş olsa onun da onun sihir ve büyücünün dediğine inansa onun da nikahı düşer. Hanımlarınızı sihirciye, büyücüye göndermeyin. Ahlaksız büyük bir çoğunluğu. Allâh muhafaza eylesin. Yalan yemini söyledik zaten. Üç ümide nedir? Haksız olarak haramı Yemek, yetim malını yemek. Haram, yiyor adam. Alıyor, sahte çekil, yazıyor başkasına. Biz de gidiyoruz mahkemede, hesap veriyoruz. Bu çekim filancadan aldık, fişmancadan aldık. Çekim fotokopisini bastır, git mal al. Haram. Dandik çeki yaz, git mal al. Haram. O haramı bile bile yemek de haram. O işi yapmak haram, onu yemek de haram. İki haram birden. Hırsızlık yapmak haram.

Göz göre göre adam gidip malını çalıyor. Göz göre göre zeytinliğe yanaşıyor, yanaştırıyor. Kamyonun minibüsü, traktörü kendi zeytinilmiş gibi topluyor. Bir de amele götürüyor yanından. Şeftali Bahçesi’ni götürüyor traktörü, kamyonu, kasayı. Sanki kendisinin girmiş gibi topluyor, götürüyor. Haram. Yetimin malının mümkünü cebelle dedim. Yemek haram. Ve haramı bile bile yemek ayrı eten haram. Allâh muhafaza eylesin. Riba yemek. Mü’minin mü’minden fazlalık alması. Mü’minin mü’minin kandırması, ribayla faizle. Çekin döndü beş lira, beş senden altı lira alırız. Günlüğe bir lira faiz alırız. Çekin döndü aileye bir lira faiz alırız. Kim mü’min ve mü’min mü’minden faiz talep ederse, onu alırsa annesiyle kâbe duvarının dibinde zina etmiş gibi günaha girer.


3. Bölüm

Hadîs-i şerif. Bizden alıyorlar, biz de almak zorundayız. Yalan. Yapma o zaman o işi bırak. Sen mü’min kardeşinden faiz alacaksan Lâ ilâhe illâllah Muhammedur Rasulullah diyen kimseden faiz alıp yiyeceksen yapma o işi. Yapma. Bir tarihte iplikçilik yapıyorum ben bana iplikçinin biri söyle dedi. Batarsın dedi bana. İyi ben batmaya razıyım batayım dedim. Ben battım. Ondan sonra haber gönderdi. Ben de ona dedim ki Yüzüne kimse söyleyemiyor ona. Zengin ya. Dedim annesiyle kâbe duvarının dibinde zina etmiş gibi günaha girer. Ben bu günaha giremem dedim. Ağır konuşuyorsun sen dini bilmiyorsun dedi bana. İyi ben bilmeyeyim dedim ben. Haber göndermiş sonra bana. Ben ocağa dedim batarsın diye demiş. Ben de haber gönderdim.

Ben de ona dedim faizle devam edersen ananla kâbe duvarının dibinde zina edersin. Dedim o da ona devam ediyor dedim. Ben battım. Hırsızlıkla, faizle, yalanla, dolanla hiç kimse, hiç kimse ileri gidemez gittiğini zannedersiniz. Denizin köpüğü gibi olur o. Söner gider bir gün, batar gider, yanar gider, yok olur gider. Allâh muhafaza eylesin. Sarhoşluk veren şeyleri yemek içmek. Hâlâ daha insanlar telefon atıyorlar bana. Hocam ee efendim ee midesinde bilmem ne rahatsızlığı varmış da bir cümle içerisi iyi gelenmiş. Cahil mi? Gerçekten bilmiyor mu? Bizi mi deniyor? Allâh muhafaza eylesin. Sarhoşluk ne veriyorsa hepsi de külliyen haram. Onu müminlere alıp satmak da haram. Müminlere götürmek de haram.

Harama giden bütün yolları işlemek haram. Allâh muhafaza eylesin. Allâh muhafaza eylesin. İkisi de edep yerindedir. Bunlar zina ve livatadır. Nikahsız bir kadına dokunmanız elin zinasıdır. Nikahsız bir kadının yanağına dokunmanız yanağın yüzün zinasıdır. Nikahsız bir kadına şehvetle bakmanız gözün zinasıdır. Şehvetle ellemeniz elin zinasıdır. Ona doğru yürümek ayağın zinasıdır. Ancak evlenecek olanların birbirleriyle görüşme esnasında, ilk birbirleriyle konuşma esnasında şehvetle birbirlerine bakmaya müsaade etmişler. Sakın Allâh muhafaza eylesin. İkincisi, livata. Erkeğin erkeğe arkadan yaklaşması. Erkeğin başka bir kendi hanımı dahi olsa kadına arkadan yaklaşması. İmam-ı Şafi’ye soruyorlar.

Diyorlar ki, livata edenler hakkında ne buyurursunuz? Mübarek bir müddet düşünüyor. Ondan sonra diyor ki, herhalde yüksek bir yere çıkarılıp oradan atılsa gerektir. Arkadaşlar, bir kimse hanımının muayen günlerinde yaklaşması Hadîs-i Şeritallah Resulü diyor ki, o Muhammed’e indirilen Kur’ân’ı inkar etmiş gibi olur. Hanımlarınızla arkadan yaklaşmayın. Livata etmeyin. Hanımlarınızla muayen günlerde yaklaşmayın. Günaha kebair. Erkek çocuklarınızı erkek gibi yetiştirin. Kız çocuklarınızı kız gibi yetiştirin. Çocuklarınız belli bir yaşa gelince yanınızda taşıyın. Kadınlarınızla arasınıza dolaştırmayın. Evde hanımlarınızı eğitin. Erkek çocuklarının başına tokaydı. Yok paramanaydı. Yok kadın takılarından herhangi bir takı takmasınlar.


4. Bölüm

Kız çocuklarınızla kız gibi yetiştirin. Onun kahvaya, babasının yanında gezmeye, erkeklerin yanında dolaşmaya göndermesinler. Çocuklarınızı tüysüz, sakatsız yapmayın. Kendinizi de tüysüz, sakatsız yapmayın. Memurlar, amirler bu lafından hariç. Hiç olmazsa kirli bir bıyık bırakın. Hiç olmazsa kirli bir sakal bırakın. Sakalı çıkanlar, bıyığı çıkanlar. Cız çıplak, memurlar hariç diyorum. Ama herhalde onların da bıyığına karışmıyorlardır. Hiç olmazsa kirli bir bıyık bırakın. Kirli bir sakal bırakın. Yüzünüzü cız çıplak yapmayın. Eğer müsaitseniz. Hele böyle, şey olanlar, böyle teni parlak olanlar buna daha fazla dikkat etsinler. İkisi eldedir, haksız yere adam öldürmek ve hırsızlık yapmak. Birisi ayaktadır, o da savaş meydanından geri çevirmek, geri dönmek.

Birisi de vücudun komple işlediği günahtır. O da anne ve babaya hası olmaktır. Anne ve babalarınıza hası olmayın. Anne ve babalarınıza iyi geçinin. Birbirleriniz de iyi geçinin. Birbirlerinizin hukukuna riayet edin. Birbirlerinize yardımcı olun Allâh yolunda. Birbirleriniz de kol kola olun. Yürek yüreğe olun. Birbirlerinizin arkasından konuşmayın. Birbirlerinizin arkasından hibet etmeyin. Birbirlerinizi arkanızdan veya önünüzden kötülemeyin. Yüz yüze dahi hiç kimseyi kötülemeyin. Arkasından da kötülemeyin. Birbirinizin hukukuna riayet edin. Birbirlerinizin hanımlarını, kızlarını, çoluğunu, çocuğunu kendi namusunuz gibi görün. Birbirlerinizi asla ve asla annelerini ve babalarını kendi anne babanız gibi görün.

Eşlerini kendi kız kardeşiniz gibi görün. Birbirlerinize yan gözle bakmayın. Birbirlerinize eksik gözle bakmayın. Ve asla istismar etmeyin. Asla istismar etmeyin. Sizi sevenleri istismar etmeyin. Sevdiklerinizi istismar etmeyin. İnce ahlak sahibi olun inşâAllah. Hakkınızı helal et. Üç ihlas, bir Fatiha şerif ver. Âmîn. velilerin, evliyaların, dervişlerin, mü’minlerin rühanet-i küselerine hedir edin. Vasıl ve esed aleyle ya Rabbi. İki halimizde gelmiş geçmiş Osman-ı Ali’den gelmiş geçmiş akraba-i talikatımızdan gelmiş geçmiş her ruhlarına, rühanetlerine ayrı ayrı hedir edin. Vasıl ve esed aleyle ya Rabbi. Ver dar eyle ya Rabbi. Fevzatlarını, himmetlerini, şefa atmanın üzerlerimizden eksik eyleme ya Rabbi.

Estağfirullâh Estağfirullah el Azim Ya mani gel mülkün gadim, estağfirullah el Azim Ya mani gel mülkün gadim, estağfirullah el Azim Estağfirullah tübtil Allâh, vel heytu kalbi anmasim Allâh Estağfirullah tübtil Allâh, vel heytu kalbi anmasim Allâh Estağfirullah aman Ya Rabbi, min külli zembin, tövbe Ya Rabbi Estağfirullah aman Ya Rabbi, min külli zembin, tövbe Ya Rabbi Estağfirullah aman Ya Rabbi, min külli zembin, tövbe Ya Rabbi Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm Ya Rahman, Ya Rahim, Ya Allâh Ya Rahman, Ya Rahim, Ya Allâh Ya Rahman, Ya Rahim, Ya Allâh Ya Rahman, Ya Rahim, Ya Allâh Ya Malik-u Yakutdursun, Ya Allâh Ya Malik-u Yakutdursun, Ya Allâh Ya Malik-u Yakutdursun, Ya Allâh Ya Malik-u Yakutdursun, Ya Allâh Ya Malik-u Yakutdursun, Ya Allâh Ya Hennan, Ya Mennan, Ya Allâh Ya Hennan, Ya Mennan, Ya Allâh Ya Hennan, Ya Mennan, Ya Allâh Ya Hennan, Ya Mennan, Ya Allâh Ya Deyan, Ya Burhan, Ya Allâh Ya deyan, ya burhan, ya Allâh.

Ya sultan, ya subhan, ya Allâh. Ya aziz, ya latif, ya Allâh. Ya sultan, ya kafar, ya Allâh. Allâhumme salli ala Seyyidinâ Muhammedin demiri ümmiyin ve ala hayri ve sahbihî ve sellim. Allâhumme salli ala Seyyidinâ Muhammedin demiri ümmiyin ve ala hayri ve sahbihî ve sellim. Allâhumme salli ala Seyyidinâ Muhammedin demiri ümmiyin ve ala hayri ve sahbihî ve sellim. Allâhumme salli ala Seyyidinâ Muhammedin demiri ümmiyin ve ala hayri ve sahbihî ve sellim. Allâhumme salli ala Seyyidinâ Muhammedin demiri ümmiyin ve ala hayri ve sahbihî ve sellim. Bismillahi r-Rahmani r-Rahim. lâ ilâhe illâllah. Allâhumme salli ala Seyyidinâ Muhammedin demiri ümmiyin ve ala hayri ve sahbihî ve sellim.


Kaynakça

Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbetinden derlenmiştir.

Kaynak video: YouTube

İlgili Sözlük Terimleri: Kalb, Kâbe. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı