Arabide Fusus Okumaları

1. Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi

Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi konusunda Mustafa Özbağ Efendi sohbeti. Bu yazıda Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi hakkında tasavvuf perspektifinden önemli bilgiler ve değerlendirmeler bulacaksınız.


Ve. Tasavvuf. Vakfı olarak her ay düzenli olarak gerçekleştirdiğimiz genel konferansları 45 İncisi. Arabi konferansları 27’si olan füsus okumalarını. İlkay programı ile karşınızdayız 45 aydan beri medeniyetimizin dinamiklerinden biri olan. Muhittin yeni araba düşüncesiyle bu tini mini araba düşüncesi ve fikri la hayatımızın içerisinde çok sık kullandığımız. Biz ancak tam olarak ne olduğunu bilmediğimiz kavramları konuştuk ve anlamaya çalıştık. Tasavvuf. Topluluğu olarak bu nisan ayı programı itibariyle. Muhittin. İbn. Arabi’nin eşsiz eseri olan füsusul hikem in okumalarına başlıyoruz khusus okumaları her ayın ikinci savaşında burada. Çorlu kültür ve sanat evinde gerçekleştirilecektir bir şimdi. Üstadımız ıh sus okumalarının. İlkay programını gerçekleştirmek ve. Ya bir sus ülkem kitabının. Şahin yapmak üzere sahneye davet ediyor. Orhun ora oruç o. Sen kimsin çöz ne.

zamana kadar altına ve gümüşe bağlı kalacaksın der bir sufi için saplantı haline gelmiş her türlü pası lfi manada görüş ve düşünce bağ olarak kabul ediyorum ben bu eğer o saplantı noktasında ise. Çünkü bu söz konusu olan de. Cenâb-ı. Hak’kın hukuku değil hukuk. İslam’da değişmez hiçbir zaman için değişmeyecek de 1400 yıldan beri değişmemiş. Kıyamet kopuncaya kadar daha. Allah son din olarak bu evrende bu alemde de size din olarak. İslam’ı seçtim dinimizde bugün. Tamam ettim dediğine göre bu evrendeki. Bu âlemdeki yaşadığımız bu boyuttaki. İslam. Tamam oldu o yüzden onun hukukunda bir değişiklik olmayacak zaten başka bir ayeti kerimede da. Allah’ın hukukunda bir değişiklik yoktur der. Allah’ın hukukunda bir değişiklik yoktur dediğinde de bu noktada hukuksal noktada da.

herhangi bir değişiklik herhangi bir bozulma herhangi bir değişme ilahi ilim noktasında yoktur bozulmalar değişmeler değişiklikler ne bileyim işte bu noktada farklı halden hale geçmeler şehadet alemi için geçerlidir âlem-i şehadete bozulma olur elma durduğu yerde çürür. Ondan sonra devşirir yine. Bu alem içerisinde farklı boyutlara geçer artı şekillere geçer. Parti şema ellere geçer. Farklı boyutlarda şemalara geçtikçe. Normalde bizleriz öyle ata3 ardından da. O öldü. Bu bir daha değişim olur bu noktada bir daha değişim olduktan sonra biz onu ortadan kayboldu ortadan gitti zannederiz bu şehadet âleminde genelde hep zamanlar hâkimdir hakikat hakim değildir o yüzden. Arabi meselesinden ve ilçesinden bakacak olursa biz de fisu okumaya bu noktada okuduğumuzu okuduğumuz dan anladık larımızı anlatmaya gayret edeceğiz. Çok iddialı bir.

söz söylemek istemiyorum füsus ve. Arabi ve. Tasavvuf meseleleri üzerine. Çünkü bu meseleyi anladım demek bu böyle demek çok iddialı. Hatta benim kendimce haddi. Aşan sözler olarak geliyor bana çünkü o ayeti kerimede her an bir şeyin üzerindedir her an yaratmadır her an ayrı bir perdede ayrı bir şekilde yok aynanın artık boyutlarını farklı bir şekilde sıfat sal olarak tecelli etmelidir onun tecelli yattığının. Su yoktur başlangıcı olmadığı gibi. Öyle olunca bu manada tasavvufi manada. Allah’a tanıma alma. Allah’ı bilme ona yaklaşma da son yoktur bu hadsiz hudutsuz uçsuz bucaksız bir âlemde bir anlayıştır bu manada bizimde fistan çıkacak larımız. Allah alemi. Kur’an ve sünneti uyduğu müddetçe mumu aynadaki tecelli atlar olacaktır biraz. Ayna kelimesi fazla. Dilime. Dolandı. Bugün de.

bayanların sohbetinde burada aynadan bahsetmiştik ama. Hafif sus başlangıç itibariyle de enteresan bir. Arabi’nin ayna metaforu ile başlar ve altta da aynı önermesi ile başlar de. Ayna çünkü bütün sufilerde en önemli bir metafordur hatta bunu. İslam öncesi din anlayışlarına da araştır sakallı. Halim ben hiç araştırmadım ama onlarda da bu. Ayna veya aynaya benzer metaforlar ve önermeler görmemiz mümkündür diyeceksiniz ki. Füsun hanım nereden okuyacağız diye bir bizim. Halit. Hoca bir söylemişti. Ben de füsus bende yok. Bir. Hani bakacağım demiştim. Benim bir eski bir. Neo ikinci el kullanılmış kitapları satan bir kitapçı var oradan buldum bir tane füsusul hikem o da şeyinde o mu. Milli. Eğitim. Bakanlığı’nın yayınladığı şak. İslam klasikleri. Nuri. Genç. Osman’ın çevirisi bundan ne kadar.

faydalandığına ne kadar faydalanılması az. Ya normalde çok da böyle uzun uzadıya kitabın bir çeviri olduğundan dolayı çok ince eleyip sık okuyup araştırdım bir değil sonuçta. İmam bildiğini okuyor ya. Ne okuduğumuz değil ne anladığımız önemli. Ben kendim için söylüyorum okuduğumuz çok. Şaheser bir olabilir muhakkak şahıs aydır her. Ama biz boşa haserdem bir anlamadıysan. Bak kendi. Nefsim için kimin. Şaheser kitabını okuduğum uzun bir anlamı yok ben çünkü bir kimse. Men. Şaheser kitap kuran-ı. Kerim. Sonuçta. Kuran’ı okuyanlar da kalkıp da. Kuran’ı sırt dönüyorlar sa abone ol bu ve. Kuran’ı anlamak için inanmamak için ellerinden gelen gayreti gösteriyorlar. Save. Hatta hadis şerifler reddedenler var ise bu yüzden. Okuduğunuz kitap değil ne anladığımız. Bence önemli gibi geldi bana o yüzden.

bunu da böyle bir göstermiş olayım size benim bulduğum kitap böyle birşey değişik baskılar varmış. Ondan sonra ne o bir tane su fitne. Pardon. İstanbul. Üniversitesi’nde ekran demirlerin ki varmış. O çok pahalıymış bir kitapçının bana söyledi dedi ki o da daha önce sohbetleri gelip giden bir arkadaştı dedi ki çok pahalı kitap dedi kabına yayınlanan mı. Neredeymiş bir demiş. Evet sonra birkaç tane daha vardı. Böyle açtı internetten baktı neler var diye. Ondan sonra bunun film herhalde onun elinde yoktu zaten bu vardı. Ben de bunu aldım kendim de ondan sonra bundan faydalanacağım. İnşallah faydalana bildiğim yere kadar bu noktada zaten. Sonuçta kendimize. Şah etmeye çalışacağız şahit ve çalışırken de kendi kendimize kendi anladığımızı söylemeye gayret edeceğiz bu konuda.

çok iddialı değilim açıkça söylemek gerekirse ama inşallah. Sizler de bizlerle faydalanırız tabi böyle bir devamlı füsus okuması ya herhalde. Belki de dünya üzerinde ilk defa olacak. Bunu genelde sufilerde bu konuda çok ders yapmazlar var böyle uzun uzadıya ye bunu dahil cesaretli olur babından alın benimkini. Biz şimdi bir cesaret örneği göstereceğiz biz böyle bodozlama sınava gireceğiz bu. Herkesin böyle bodozlama sına girebileceği bir değil. Allah bizi affetsin bizim girmem. Ben de kendi kendime cahilinden giriyorsun. Mustafa. Özbağ diyorum bilsem. Mesele ne kadar değer örneği olduğunu. Belki de girmezsen diyorum hani bir kuyumcuda çalışıyormuş ya bir kimse bir taş getirmiş ortadan öldürecek. Ondan sonra işte hangi kuyumcu hissediyormuş gibi biz bunu ortadan böyle miyiz hani ona gidiyormuş bölemez ona.

diyormuş ki ölemeyiz bu en sonunda bir adam kuyumcuya gitmiş kuyumcu bakmış taşa oradan çocuğu çağırmış cezanı evladım gel bakayım buraya demiş yapmış çırak buyur usta demiş şu taşı böyle oğlum demiş ama sona çocuk gitmiş taşım bir çekiç olmuş. Çat ortadan bölmüş tam ortasından getirmiş adam demiş ki ya demiş o kadar kuyumcu dolaştım hiç kimse eline dair alamadı korkusundan. Sen demiş çocuğa bunu kırdın demiş. Ben de kıramadım ölemezdim bunun demiş kıymetini bilen böyle çekici demiş kafasına vurup da. Nafiz kıramaz kadınmış çocuk kıymet bilmiyor demiş o yüzden online verdim ki demiş. O bitecek ise defis kafasını kırdı yardı demiş ikiye. Şimdi ben de. Allah belanı o çocuk mesafesinde. Ben de kırmaya çalışacağım kıymetliyse bu kıyamam çünkü ve.

hatta gerçek değerini gerçek kıymetini bilsem. Belki de bu kadar cesaret edemezdim cesaretle bu işe da alamazdım. Kıymetini bilemedim den cesaretle dalmışım gibi görünüyor. İnşallah tabii füsus burada okuduğunuzda zaten az bir ölçüsüne bakarsanız ha önsözden zaten başlıyor çarpmaya insanı zaten önsözüne bakan. Füsun önsözüne bakar bu adam kafir olmuşlar çıkar. Herkes de zaten. Facebook’ta buradan bakarak tan hükmeder küçük bir 600.000 ediyorlar proble okeyim buradan 627 hicret yılı. Muharrem ayının son günlerinde. Şam’da bulunduğum sıralar ya. Allah’ın. Peygamberi. Hz. Muhammed’i gerçek bir rüya aleminde gördüm elinde bir kitap tutuyordu bana buyurdu ki bu fususu’l-hikem hikmetlerin özü demek kitabında bunu al ve halkı. Açıkça anlat da bu. Hikmet lerden herkes faydalansın ve bende. Allah verirsin da boyun eğmek var aramızda.

emir vermek mevkiinde olanların emirlerini dinlemek yaraşır dedim. Yüce peygamberin bana tarif etti ve çile hiçbir eksiklik ve fazlalığı meydan vermeden. Bu kitabın halka açıklanması hususunda ümidimi gerçekleştirdim geri kalan hani devam ediyor da. Tabii burada. Allah. Hz pilin kendini tarif ettiği bir pasajda var baştan. Orayı da okuyalım. Ondan sonra kitabın diğer kesin kesimlerinde kısımlarında okumaya devam ettiğimizde buraya hatırımız a getiririm bu. Hakk’ın hatırı mıza getirelim. Hani. Hz. Mevlânâ’nın var ya ben. Kur’an’ın kuluyum. Muhammed. Mustafa’nın yolunun tozuyum. Bunun dışında kim bir söz söylerse söyleyenden de o sözden de uzağında var ya kendini oraya sabitler ve o da kendisini sabitlemiş. Muhyiddin. İbni. Arabi hazretleri. Umarım. Allah duanı işitince. Nida mı kabul eder çünkü ben ancak bana ilham olunan.

şeyi söyledim var bu kitabı ilham üzerine yazdım diyor. Tabii burada çevirisinde ilham olarak çevrilmiş. Genç. Osman aslında bana vahyedileni yazdım diyor var. Bunun normalde. Aslı hürriyeti vah yediler. Ama buradaki vahyedilene peygamberlere indirilmiştir vahiy olarak anlayanlar hop oturup hop kalkıyor lar yerlerinde ve küfür damgasını vuruyorlar. Cenâb-ı. Hak araya da vahyeder ayetle sabit cenab-ı. Meryem’e de vahyetti ayetle sabit bu vahiyler ver. Cebrail. Aleyhisselam vasıtasıyla peygamberlere gönderilen vahiy değildir bunu ayrıştırmak. Tan uzak olanlar buradaki lafzın suretine bakarak tan hükmederler yoksa. Allı. Allah. Celle. Celalühü ilmi manada her vahiy etmiştir değil mi ma varlığın tamamının üzerinde. Cenâb-ı. Hak’kın ilmimi anladı vahiy mevcuttur ama. Hz. Meryem’e vahiy bu noktada hususi bir şeydir bir araya vah ve vahyetmesi bütün hayvanları vahiy.

etmesi gibidir. Bu ilahi bir kaderdir var ama. Meryem’e hususi bir şekilde vahiy etmiştir peygamberlere mu. Vahyin üzerinde bir vahiyle vahiy etmiştir ki. Cebrail. Aleyhisselam’ı göndermiştir. Bu. Muhyiddin. İbn araba zaten. Buradaki kastı kalbime ilham etti su filan. Onu böyle ilham olarak nitelendirilen lafız olarak vahiy lafını kullanmazlar ki bir karışıklık olmasın diye bu yazılı kitaptan ancak bana indirilmiş olan hakikatleri dile getirdim. Halbuki ben ne bir değil. Resul hiç değilim. Lakin. Nebi’nin mirasçısı ve ahiretin koruyucu suyum kendisinin. Bir. Nebi olmadığını bir. Resul olmadığını ve olmayacağını da söylüyor bu hani bu üzüm meselelerini de arada atıfta bulunmak herhalde bir yanlışlık olmaz değil mi. Halit. Hoca günümüzün meselelerine de arada böyle bir atıfta bulunalım birileri çıkıp kendilerine. Nebi ve resul.

olduğunu söylüyorlar ya ve nebi ve sus olduğunu söyleyenlerin iddialarından birisi de şu muhiddini. Arabi. If susun başında bana bu kitap vahyedildi diyor. Ona vahiy değil de bize vahiy edilmez mi diye böyle bir cahilane çıkışları var abi kendisinin. Resul ve nebi olmadığında beyan etmiş oluyor ya. E tabi ardından. Arabi’nin kendi yine kendi dilinden kendi değişir var. Allah’tan dileğimiz. Allah’a dönünüz ben. Dinlediğiniz şeyler ver şeyleri hatırda tutunuz sonra anlayarak bu kısa sözü genişletiniz ve toplayınız an sonra bunları isteklerinize veriniz. Men etmeyiniz. Bu size yayılmış bir rahmettir. Siz de bunu genişletiniz der ve ilkk hasıl ilk. Fas ilk bölümü olarak. Adem. Faslı ile başlar ve başlangıcı daha. Adem kelimesindeki ilahi hikmettir pasım başı budur. Adem kelimesindeki ilahi. Hikmet.

başlangıç böyle. Alınca biz önce. Adem kelimesinden. Şah etmeye başlamamız gerektiğine inandım bu çünkü. Adem denilince aklımıza ilk insan ilk peygamber gelmekte ve o zaman. Adem’in ne manalara geldiğine biraz kendimizce birinci derecede anlamamız gerekiyor. Ben öyle hissettim. Bellona. Anladım. Biraz böyle şerha kaçıyoruz ama. Şah yapılacaksa adım gidilmeli verimli kelimelerin üzerinde durulmalı belli isimlerin üzerinde durulmalı belli anlayışların üzerinde durulmalı anlatmaya çalışacağımız. Arabi’nin fisu su ise. Arabi ise bunun üzerinde kelime ağır giderilmesinde fayda görüyorum çünkü bu tehlikeli bir kitap niceleri bunu okuyup düz ya anlayamadıkların dan dolayı cebriye düşenler kaderiye düşenler kendilerince. Allah affetsin değişik noktalara gidenler olmuş bunlarla da tasavvuf hayatı boyunca hep karşılaştım görüştüm konuştum kendimce kendime ait tecrübelerim var o yüzden kelimelerin cümlelerin çevrilirken veya.

anlaşılırken doğru çevrili çevirip doğru anlaşılması gerektiğine inananlardanım ve biz kaç yapacağız zaten göz çıkarmayalım diye düşünüyorum. Allah bizi bu konuda muhafaza eylesin dilimizi aklımızı kalbimizi kendi istikametinin üzerinde bulundursun inşallah çünkü. O’nun istediği bu olmak kabul edeceği seveceği istikamette. Olmaktır benim muradım inanıyorum ki buradaki dinleyen kardeşlerin de muratları bu. İnşallah bizim bu noktada. Hani meşhurdur ya sufiler ve. İslam dünyası bunu böyle söylerler niyet. Hayır. Akıbet hayır der lan niyetimiz hayır olsun akıbetimiz de inşallah hayır olsun çaycı çayı çok demle bu konular yok içecem çok demle diyorum bu konularda ya çay içilir bize. Tamam inşallah ve hatta arada böyle bir çayı demle herkese de bir dağıt. Normalde yarım saat geçince tamam mı böyle bir arada çay molası.

vermeyi bile düşünüyorum bu mesela böyle kolay yürüyecek bir iş değil. Hakkınızı helal edin kusura da bakmayın sunan. Adem kelimesindeki ilahi. Hikmet önce. Adem kelimesi. Adem kelimesi kelam ve. Felsefe de varlık kavramının karşıtı olarak kullanılır kelamcılar ve felsefeciler. Ağdemir varlığın karşıtı olarak görülen. Adem gerçekte yokluktur varlığın karşıtı varlığın zıddı ise kelam ve felsefeciler adet bronz bu görmezler. O yüzden. Adem kelam ve. Felsefe de varlığın zıttı yokluk hiçlik ve varlığın yaratılmaz dan önceki hali olarak görürler ör şimdi vardı da varlığı da 2 VCD bakmamız lazım bir gerçek varlık. Allah’tır bricky mecazi varlık var edilendir ya o var bilen gerçekte yoktur burada. Adem var edilmiştir. Adem bu manada gerçekte yoktur. Alem var edilmiştir bir âlemde var edilmiştir bir.

âlemde. Adem de var edildiğinden hedefi manada yok hükmündedir yoktur o zaman gerçek. Varlık nedir gerçek varlık eşittir odur. Allah’tır gerçek varlık. O yüzden. Adem bir felsefi manada olumsuzluk ile eş anlamlandırır hep bunu. İslam öncesi felsefeciler de. İslam bu arası. Ve. Muhammed’i. Has two. Fehmi. Adem’i yokluk olarak görmüşlerdir olumsuzluk olarak eş anlamlandırma anlamlandı mışlar dır. O yüzden bunu. İslami olarak bak kendim g sabit dediğim ya dini olarak bunu sabitledim bu mesele der olgu ayeti kerime. Bu ayeti kerimeyi can kulağıyla dinlemenizi istiyorum insan daha önce hiç bir değilken. Meryem ayet 67 insan daha önce hiçbir değilken insan hiçbir değil yaratılmadan önce be onu yarattığımızı düşünmez mi insan önceden yoktu o yoktu yap sonradan var edildi sonradan var.

edildi insanın. Evveli var mı. Hayır o varlığın tamamı niyetle mecaz anlamda var edilenlerin var edilenin öncesi var mı hayır ne var edilen hiçbir şeyin öncesi yok evvel değil evvel olanı. Allah ya evvel olan. Allah buharda ki hadisi şerif muhteşem. Allah vardı ondan başka hiçbir yoktu o zaman bu alemin ve. Adem’in bir başlangıcı var. Bu alemin ve. Adem’in bir başlangıcı var olarak âlem ve. Adem zamanlı yaratıldığı zamana göre b& e. Alem omla şeyden bir bakımdan bu yokluktan yaratılmıştır bırak alemi bütün bu noktadaki su filler her sefer diler ve kelamcılar hepside alemin yaratılışını la şeyden yokluktan yaratıldığına inanırlar ve gerçekten de ayeti kerimede. Cenâb-ı. Hak yaratmış olduğu varlıkları yokluktan yarattığını söyler işte kelam ilminde. Adem. Allah’a nisbet.

edilmesi caiz olmayan sıfat manasında da açıklanmıştır. Adem kelam ilminde kelamcılar kelimelerin üzerinde çok durdururlar manalarını üzerinde çokça dururlar işleri budur ya onların işleri değildir dilbilimcisi kelam dediğimizde dil bilimcilik kelamcılar. Ah a. Allah’a. Nispet edilmeyen mi sıfat olarak söylerler. Adem’i. Allah’a. Nispet edilmeyen sıfat. Siz diyeceksiniz ki. Allah’ın ismi de. Dinmeyen sıfatlar var mıdır. Evet bunu. Ehli sünnet kelamcıları ile. Akay çileri öneriler. Derler ki. Allah’ı. Allah yeryüzünde dolaşan kötü sıfatları. Allah’ın. İsmet etmezlerse zina fiilini. Örneğin. Allah’ın. Nispet etmezler çok ince bir perdeden girerler. Örneğin işte eşcinsellik sıfatını. Allah’ın. İsmet etmezler. Oyüzden. Hani. Cenâb-ı. Hak ayeti kerimede de iyilikler rabbinizdendir kötülükler de sizin nefsindendir. Derya nefsinizden dir deyince o bu kötü sıfat olarak algıladığımız sıfatları. Ehli sünnet ve.

ince perdeden konuşan sufler bunları. Allah’ın sıfatı olarak. Allah’ın. İsmet etmezler. Bu incelikten uzak olan bu incelikten uzak olan bir kısım ehl-i. İslam grupları bul kötü sıfatları da. Allah’a nisbet ederler. Oysa cenab-ı en iyi kelimelerin. Allah’a ulaşacağını kötü kelimelerin. Allah’a ulaşmayacağını mı iyiliklerin. Allah’a ulaşacağını kötülüklerin. Allah’a ulaşamayacağını dair birçok ayeti kerimede beyan etmiştir böyle olunca kötü sıfatlarla ya. Allah’ın. İsmet edilmez bir adım daha ilerisi. Ezeli ve ebedi olmayanlar var. Allah’a. Nispet edilmez hem özeli hem ebedi ise. Bunlar. Allah’a. Nispet edilir sıfat sal boyutta var ama. Ezeli ve ebedi olmayan hiçbir. Allah’ın. İsmet edilmez bunu. Normalde ileriki sohbetlerde bunların altını. Böylece ezerekten söylüyorum fisu su okuyup bitirdiğim den dolayı değil ama bu konuyla alakalı parçalı bulutlu. Füsun.

üzerinden 30 yıldan beri sorulu cevaplı okuyanlar soru sorarlar bizde bilebildiğimiz kadarıyla cevap veriniz. Önümüzdeki füsus okumalarını. Allah izin verirse devam edersek bu konuda bu. Ah çizgi ile çizdiğimiz şeylerin önemli olduğuna inen inanıyorum ilk sufilerde yoksulluk manasında kullanılmıştır artık baka bir sufi literatürüne su he diline sufilerde ki hallerin kelamla deyimlerle anlatmaya çalışan dinlen dinlendirmeye çalışan en önemli aktörlerden birisi gaz. Ali’dir bir. Tabi bu böyle. Arkadan gelen bir gelenek vardır bu gelinin başını kuş şehri çeker işte güneyde bağdat’ı çeker bu kimdi çeker. Ondan sonra. Gazâlî’ye gelir. Gazâlî’den sonra da yol. Arabi’den. Hz. Mevlânâ’dan. Ondan sonra da hani. Elmalı en iyi iş bu. Tekkesi denilen bir grup vardır bunlarla devam eder bu. Ekol ben kendimi de bu ekolün.

içerisinde olmaya çalışan bir kimse olarak tanımladım bazıları. Sufi ekonomi içerisinde. Gazâlî reddedenler vardır. Ben. Gazâlî Red edenlerden değilim ve o silsileyi tahari. Sedan muhasebeden gelen o silsileyi kendime. Sil. Sil olarak görenler dedim. Fikri planda q şeride. Süleyman sülemi de ondan sonra. Gazâlî’de bu noktada önemseyenler den bir kimseyi kendi. Sufi fikriyatı mı da kendimce bunlara dayandırma ya çalışan bir kimse olarak addediyorum kendimi o yüzden. Gazâlî’nin bu noktadaki koymuş olduğu ölçütlere de. Şu. Karşı. Çıkmak gibi bir lüksüm. Arabi’nin koymuş olduğu ölçülerine. Hz. Mevlânâ Celaleddin. Rumi. Hazretlerinin koymuş olduğu ölçütlere karşı. Çıkmak gibi bir halim ve durumum olmaz anlayamamıştım anlayamamışım dır. O esnada anlayamadım da çıkarım. Allah beni affetsin işte ilk sufiler gaza bu noktada. Gazâlî önemli yer.

tutar. Pan ilikle vasıflandırılan ara de mi ve. Adem’in. Evveli yoktur böyle olunca. Adem bu manada masiva hükmündedir alemde su he dilde. Alem yaratılmış olan. Alem masiva hükmündedir masiva bu noktada geçici bir temeli olmayan kökü. Şu an bir geçici masivadan. O yüzden. Normalde o zaman kalıcı olan nedir. Allah’tır. Allah. Ezel ve ebet tir. Allah. Ezel ve ebet olunca gayrısı bu. Allah. Ezel ve evettir gayrısı nedir maaşı vardır ya o yüzden gayrıyı yusufiler hep masiva olarak nitelendirilmiş lerdir bir gayrıyı mecaz olarak nitelendirilmiş lerdir. Hani bir kimsenin bir kimseye olan muhabbeti sevgisi mecazdır bir kadının bir erkeğe olan sevgisi mecazdır lazım mıdır. Evet. Bir erkeğin bir kadını olan sevgisi mecazdır lazım mıdır. Evet bir çocuk anne-baba arasındaki sevgi.

mecazdır iki arkadaş arasındaki sevgi mecazdır bu mecazı kıymetlendirme en. Allah içinse o zaman kıymetlenir yok mu. Allah için değilse nefsaniyet tendir çok dikkat et varlığın içerisinde dolaşan. Sevgi mecazdır bunu kıymetlendirme en ancak. Allah için olması gerekir eğer. Allah için değil ise o zaman onu efsane ettir nefsaniyet olunca da başı kökü sonu sağı solu onu önü arkası yoktur boştur mazi vardır. Allah muhafaza eylesin. Allah bu manada bütün bu noktada hakikatin hakikatinin hakikati noktasındadır. O yüzden a. Gazâlî’ye göre de arabi’ye göre de ondan önceki sufilere göre de ondan önceki sufilere göre. Ondan sonraki sufilere göre de ve bana göre de. Allah’ın varlığı hakiki varlıktır hattı fha bu gerçek hak hakiki manada. Allah’tır. Allah’ın varlığıdır bir ve. Allah’ın.

varlığının dışındaki dışında kelimesi çok. Belki de mana itibariyle en uygun olmadı ama anlatım açısından öyle söyleyelim. Çünkü arabi’ye göre dışında bir varlık yoktur içinde diye mi dışında diyemeyiz. O yüzden. Normalde dışında kelimesi bu kadar çok mesele anlatmaz. Ama bu noktada hakikate anlama noktasında hakikat anlama noktasında mecazdır. Allah’ın varlığının dışında olan bu noktadaki. Her o yüzden. Allah’ın varlığı. Sufi dilin bu hak. Sufi dilinde tecelliyat olarak nurdur ama biz. Sufi dilinde. Allah’ın varlığını gerçek varlık hakiki varlık olarak ve bu noktada tecelliyatı mı da hayır. Nur iyilik olarak görürüz. Hatta bu varlığın tecelliyatı. Nur olarak tecelli eder ve ayeti kerimede yerlerinde gönülden uğrul. Allah’tır dar bu manada. Hareket edersek. Cenâb-ı. Hak bak mecaz dediğimiz varlığın üzerinde de sıfatlarıyla.

tecelli eder sıfatlarıyla tecelli eder ama bu mecaz varlık hakikat hakiki varlık değildir hakiki varlık olmadığından dolayı sonu vardır bir sonra sonlanır ki ben. Ahmet budur o zaman varlığın içerisindeki. Her nesnenin. Her nesnenin bir sonu vardır kendince kıyameti vardır. Ben kıyameti de zaten bunu mu. Kıyamet böyle yorumlayanlar da nın. Kıyamet. Örneğin işte bir elma çiçek halinde ardından domurcuk oldu ardından ham oldu büyüdü olgunlaştı. Kemale. Erdi. Kemale erdikten sonra olduğu yerde bırakırsak çürüdü düştü. Toprak toprakta kıyametin ne oluşturdu bitti artık elma yok kıyamet koptu elmayı görmemiz mümkün mü. Değil elma var mıydı. Evet şimdi nerede görüyor muyuz yok. Ne oldu kıyameti koptu yok mu oldu. Hayır şehadet aleminin içerisinde değişimi ve dönüşümü uğradı o zaman şehâdet âlemi.

de bu değişim. Eve. Dönüş dönüşüme uğrayan bir alem. O yüzden de. Kıyamet bu şehadet alemi için var ve. Her nesnenin. Her nesnenin her varlığın her vücuda gelen her vücuda gelen varlığın kendince kıyameti var mı. Eğer cevap. Evet bu. Kıyamet dönüşüm değişim. Siz bu noktada. Deniz’in yeni kelimeler bulabilirsiniz benim bu kadar yeni kelimelerle aram iyi değil ama. Her nesnenin kendin gel. Normalde. Güneş sisteminde. Kıyamet olacak mı. Evet bunu daha da yük en yüksek güneş sisteminin içerisinde bulunan. Bu alemin de mevcut alemin kıyameti de olacak mı. Evet o zaman binlerce sayısız yüz binlerce milyonlarca milyarlarca alemin her an kıyameti kopmakta mı. Evet bu bir perde olarak. Dursun bir kafanızın bir köşesinde ama size kendi anlayışımı anlatayım. Bu.

da benim kendi a. Kıyamet anlayışım. Aslında nesnel olarak biz her nefeste. Kıyamet yaşamaktayız benim nazarımda bütün. Alem var olmuş var edilmiş olan bütün. Alem her an varoluşu ve her an kıyameti yaşamakta. Ama bu her an var mı şu ve her an kıyameti algılamak. Tan uzak olduğumuzdan beynimizin gözümüzün kulağımızın mevcut. Duyu organlarımızın bunu anlamaktan uzak bu olmak için çok tembel olduğundan bunu algılamakta güçlük çekiyoruz. Bunu ancak. Bence kalbi keşfe açık olan kalbi ilham açık olan kalbi bu noktada parlamış parılda mış kalbi bu noktada tecelliyatı açık olan kimselerin zevk edeceğini inananlardanım meseleyi de burada kapatalım ve böylece ne normalde sufilere göre de cenab-ı. Hakk’ın varlığı gerçek mutlak varlık. Cenâb-ı. Hak’kın varlığının bunu böyle tarif edeceğim haricindeki var.

olanlar mutlak varlık hükmünde değil o zaman hak. Hayır. Nur olan. Allah bu manada. Şeref kötülük mecaza ait bu. Hani az önce. Nispet edilmez dediğinde sonuna da. Ne oldu ve tabi. Arabi. Adem anlayışının üzerinde kötü altında da. Füsun da diğer eserlerinde de çok güzeldi durur çünkü hem ilk su filan hem ortadakiler hem son deme kadar gelinceye kadar. Adem aynı zamanda insanı kamildir. Adem’in bir manası alemin çekirdeği hükmündedir bir. Adem’in bir manası halifedir. Adem’in bir manası o zaman ilk su. Hilal. Adem’i alemi sagir küçük. Alem olarak görmüşler. Ama ben bunu böyle görenlerden değilim. Ben. Adem’i büyük. Alem olarak görüyorum ilk sufiler küçük. Alem demişler fiziksel bakmışlar mesela allah. Alem ben mesele fiziksel boyutta bakmıyorum. Adem fiziksel boyutta.

hemcinse miyim. Ama kendisine benzeyen mahlukların içerisinden küçük. Belki de kendisine benzeyen hayvanlar aleminde goller var mı var işte ne bileyim bu tip. Goriller. Hatta kendisinin maymundan. Geldiğini iddia edenler de var mı var o maymundan. Geldiğini iddia edenler içerisinde. Adem’e bakarsak fiziksel boyutta. Hepsinden de küçük var ya bir golle bakınca devası da bir geliyor değil mi önümüze öyle bakınca. Adem onların içerisinde en küçüğü. Allah. Alem ilk su flama burdan hareket ederek ten. Adem’i alemi sagir küçük. Alem olarak görmüştü ben bu küstahlığı mı hoşgörün benim cahilliğime verin ben. Adem’i âlem-i. Kebir olarak görüyorum büyük. Alem olarak görür sebep. Cenâb-ı. Hak bir hadis-i. Kutsi sinde buyurur ki alemi. Adem’in suretinde. Adem’i de kendi suretinde. Yarattım der. Bunu biz.

ters çevirirsek çünkü hani önde. Alem yaratıldı sonra. Adem yaratıldı ya bu yaratılış sırasına göre bhz. Allah ben size der ki alemi. Adem’in suretinde yarattı. Madem i de kendi suretinde yarattı. M yaradılışa bakılırsa tecelliyat olarak önce ne alem yaratılmış sonra. Adem yaratılmıştır. Adem alemin içerisinde son yaratılan the. E biz bunu varlığın bu noktada tecelli yatlara açısından bak değildik ya varlığın tecelli yatlara açısından baktığımızda insan mertebesi 7 mertebe dedi ki insan mertebesi ilk neydi taa yüzsüzlük bilinmezlik arabi’ye göre biz varlığın dedi bu. Az önce açış konuşmasını yapan kardeş arabi’de 27 sohbet deyince kaldım ben 27 sohbet etmişiz bayağı iyi sohbet etmişiz. Ya normalde ben sizi şimdi daha önceki sohbetlere doğru götüreyim birincisi neydi taa yüzsüzlük varlığın dereceleri.

varlığın tecelliyatı olarak ikincisi ilk. Taha’yı. Ondan sonra ikinci tayin. Ondan sonra ruhlar mertebesi. Ondan sonra. Nisan mertebesi. Ondan sonra şahadet mertebesi. Ondan sonra insanlar. Tepesi ydi insanlar tepesinde de yaratılan ilk varlık. Adem’le. Aslında tecelliyat açısından bakarsak son ama. Murat açısından bakarsak ilk sevmemi çünkü bütün o bu varlığın dereceleri. Adem üzerine kurulu. Çünkü varlık. Adem için yaratıldı. Cenâb-ı. Hak ne dedi ayeti kerimede meleklerine ben dedi. Yeryüzünde. Bir insan yaratacağım bu melekler de itiraz ettiler. Sen yeryüzünde ifsad edecek yeryüzünü kana fesada bulacak bir mi yaratacaksın. Siz bilmezsiniz. Allah bilir dedi. O zaman buna bu manada varlığın derecede dereceleri açısından tecelli yeter açısında insanlar. Tepesi son iken. Murat asıl. Murat insanlı. Ruhlar aleminin yaratılması şahadet aleminin yaratılması misal.

Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi Hakkında

aleminin yaratılması hepsinde sebebi neydi gerçek maksadı insandı. Öyle olunca bu noktada. Adem âlemden sonra. Dünyadan. Sonra yaratılmış ise de. Murat. Hedef noktasında. Belki de ilk yaratılanlar dandır. E buna da. Allah. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem zaten adı. Şerifi ile son verebiliriz neydi. Henüz daha. Adem yokken ben peygamber edin. O zaman. Henüz daha. Adem yok iken ben peygamberdim dediğinde bu noktada insanlığın atası da. Hz. Muhammed. Mustafa oğlu sallallahü ve sellem. Hazretleri tabi su filler. Adem’in üzerinde. Adem üzerine kendilerince. Derler ki ne vardır ne yoktur ama bu var olmaya elverişlidir derler. Adem için. Derler ki var olmaya elverişlidir. Çünkü sonuçta. Adem önceden yok idi sonradan. Cenâb-ı. Hak var etti. Adem kelimesinin bu daha fazla durmamız a.

gerek yok herhalde. Adem’le alakalı meselemiz anlaşıldığı gibi ikinci kelime. Hikmet. İthal et o masaya diye bu böyle kitaba bağlı sohbet edilecekse. O zaman biz böyle muh gibi herhalde buraya kapılıp kalacağız. Çünkü geçişsiz buradan metinleri okuyacak metinler okuyacağımız için benim de ezberim hiç yoktur ha hiçbir ezberlemem kolay hep dönüp bakacağız ne demiş ne olmuş dedim. Bolu sesim duyuluyor muyuz mu arka taraf duyuyorum benim sesimi. Efendim. He var internet aracılığıyla. Tamam. Hikmet denilince tabi. Hikmet kelimesine mânâsına bakmaz dan önce söz konusu olan şeydin. Kur’an’a ve sünnete. Resulullah’a da. Yanalım. Hikmet neymiş o. Cenâb-ı. Hak. Kur’an’da değişik manalar da hikmeti kullanmış örnek o her şeyi bilir hüküm ve hikmet sahibidir bu sefer. Hikmet’in gerçek sahibi. Allah ama ha.

Eğer vaktiniz olur. Kur’ân-ı. Kerim’den bakarsanız. Allah hikmet kelimesinin başına hükmü de koymayacak ya birçok ayeti kerimede. Allah hüküm ve hikmet sahibidir. Allah hüküm ve hikmet sahibidir diye. Defalarca bunu hep söylemiş aynı cümle manasında. O herşeye galiptir hükmünde hikmet sahibidir. O herşeye galiptir hükmünde hikmet sahibidir bir tek metot bir şeyi tam anlamıyla çevreye tam anlamıyla hakikate götüren bir anlayış bir olgu bu manada bir şeyin özü hükmünde. Hikmet ayet-i kerimelerde de. Allah oh o özel. Oo bilgiye gerçek sahibinin o ilmek kendisinin olduğunu ve bunun bu noktada her şeye hükmederken hüküm var çünkü varlığa hükmederken hikmetle hükmettiğini bunun üzerine bir. Galip. Gelirken de. Hikmet de galibiyet kurduğunu bize beyan ediyor bu musik. Metin celik anlayış bir şeyi çepeçevre.

ilmi manada sarma olarak gördüğümüzde. Allah bunu kendisine affediyor ve kendisinin sıfatı. Ezeli ve ebedi bir sıfatı olarak bize beyan ediyor ama bakın peygamberlere de. Cenâb-ı. Hak. Sheikh met verdiğini beyan ediyor bu. Hikmet kendine ait ama bu hikmetten verdikleri var ey. Yahya kitaba kuvvetle sarıl dedik evet yahya’ya bir kitap göndermiş ve diyor ki yahya’ya kitaba kuvvetle sarıl dedi ve daha çocukken ona. Hikmet verdi. Ben. Yahya. L selamı kitap verdiği gibi ona. Henüz daha çocukken. Hikmet vermiş olayları meseleleri hadiseleri tam olarak kavrayabilir sinonun üzerinde. Hakimiyet kurabilirsin onu anlama da onu anlama da ileri safhada olsun diye. Meryem. Suresi ayet 12 bu. Musa ben dedi o işi. O anda yaptım ki şaşkın lardan dım. Hani bir tokat vurdu.

da adam öldü ya bu meseleyle alakalı sizden. Korkunca da hemen aranızdan kaçtım sonra. Rabbim bana. Hikmet bahş etti ve beni peygamberlerden kıl dışarı demek bu peygamberleri. Neden ne yaptı. Hikmet verdi bir olayı bir meseleyi. TP çevre kavrayabilir sin anlayabilirsin. Allah’ın ayetlerini anlatabilirsin. Allah’ın âyetlerini insanlara aktara bilsin diye peygamberlerini de hikmetle destekledi bir kitap verdi söylüyor ya kitap verdik ama o da henüz. Çocukken de ona. Hikmet verdik aynı şekilde aynı şekilde. İsa. Aleyhisselam’ın da verildi ne yaptı. Nisa. Henüz daha bebek kundak taydı yatakta duruyordu. Meryem annemize dediler ki bu kim. Allah. Meryem ham etti. Meryem. Hametan merhem. Meryem’e ilham edince. Meryem dedi ki. Allah ona da selam söyle çocuğa sorsunlar o. Bu esnada. Çünkü. Meryem annemiz.

durdu meseleyi neyle açıklayacağını bilemedi ilham ona yetişti u vahiy ona yetişti. Cenâb-ı. Hak onun kalbine vahyetti. O da dedi ki çocuğun sorun onlar dediler ki bu kafayı yemiş bişi inanmadılar geldiler çocuğa baktılar. İsa. Aleyhisselam’a. Sen kimsin dediler oda eşya dönen la ilahe illallah herkes kaldı. İsa ruhullah bebi bu. İsa’ya kundaktayken. Hikmet verdi. O Çünkü. Hikmet’in sahibi. Allah. Haydi kerimede. Allah kime ne verdiyse. Beğendiklerimden sorumlu değil ve aynı zamanda da bu sayede ne yaptı. Hikmet ve peygamberlik verdi an dolsun ki biz lokman’a. Hikmet verdik. Hani bunu bütün mufessirler şerh ederlerken ince anlayış olarak. Şah etmişler. Allah. Davut ama saltanat ve hikmet verdi. Allah. Davut’a da saltanat ve hikmet vardı yine. Allah hikmeti kime dilerse ona verir.

kime de. Hikmet verilirse muhakkak onaç. Ya hayır verilmiştir. Bakara ayet 269 devam edelim insanları rabbinin. Yoluna hikmetle. Güzel öğütle davet et bunu da. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretleri emrediyor insanları rabbinin yoluna hikmetle davet et an dolsun ki. Allah müminlere kendilerinden onlara kendi âyetlerini okuyan onları arındıran ve onlara kitap ve hikmeti öğreten bir peygamber göndermekle büyük bir lütufta bulunmuştur. Ali. İmran da 764 o zaman. Muhammed. Mustafa’nın sallallahü ve sellem. Hazretlerinin bir vazifesi de insan bak. Ben bütün. Üf esirlerin bütün alimlerin hem. Zahir hem batı hem sufiler 1400 yıldan beri bütün fıkıhçılar tel. Avcılar tefsirciler su filan hepsinin ortak bir noktası var buradaki hikmetten kasıp. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretlerinin hadisleri ve sünneti şerifesi. Evet.

o zaman. Hikmet bu manada bir şeyin hakikatini anlama bir şeyin özünü anlama bir şeyin ince detaylarını anlama birşeyde saklanmış gizlenmiş bir sır varsa o sırr-ı anlama ama o sırr-ı hıssetmeme o sıra. Aşina olma olarak niteler bu su filan hikmeti bu manada daha faydalı ilim insanı hayra götüren insanı güzelliğe götüren şerlerden günahlardan uzak tutup iyiliğe ve güzelliğe götüren elim olarak görme. Şimdi de sıra geldi diffea susun girişine. Adem faslının girişi buyrun bu. Mikrofonu açın açılmış o sana atıyor lan yukarıdan açmış. Daha düşüncemin kurması bu husus daha iyi olması açısından. Hikmet hakkında bir söylemek istiyorum konusu geçmesin şimdi bir düşüncem var bu düşüncedeki. Hikmet anlamını. Ve hayatımdaki gidişi oturmak istiyorum. Müsadeniz de mesela tahta tahtanın hikmeti olarak.

bunu. Sufi böyle değerlendirebilir mi tahta neden var veya tahta üzerine yazı yazılıyor neden sorusuna bir cevap yazın eden yazılıyor o insanlara bir öğretebilmek için. İnsanlar neden bir öğrenirler on. Çünkü insanların bilgi sahibi olmaları gerekir. İnsanlar neden bilgi sahibi olurlar. Çünkü insanlar bu noktada yaşamlarını hakikatine gerçeğine kavuşturma ları gerekir. Peki insanların yaşamlarının hakikat-ı nedir bu hususta. Allah’a kul olmak. Peygamber. Efendimiz sallallahü ve sellem. Hazretleri. Ümmet. Olmaktır. Peki. İnsanlar neden. Allah’a kul. Peygamber. Efendimize. Ümmet olurlar. Çünkü. Allah’ı bilmek ve tanımak üzere peki insanlar. Allah’ı neden bilirler dediğimizde ya. Allah’ın eden bilirler. Allah emrettiği için. Allah. Usta bilinmek istediği için. Allah. Neden bilinmek istemedi. İşte pardon. Allah neden bilinmek istedi şimdi buraya neden. Nasıl. Niçin sorusunu sorduğumuzda. Artık.

mal bir kalmadı mantının yolu neden niçin nasıl. Peki o zaman neden. Nasıl. Niçin sorusunun yer kalmadığı yer bölge bu tahtanın hikmeti nedir. Reyhanla denilebilir bu tahtanın hikmeti. Allah’ın. Aslında bilmek istemezsin. Evet o zaman bütün eşyanın neden nasıl sorularıyla onun derinine indiğimizde yine bu çıkıyor o zaman. Ben bilmez dedim bilinmekte istedim bir. Yarattım hayatın ve hatta varoluşun hakikati bu o zaman ayakkabının bile. Özünde. Allah o ayakkabının var edilmesinde. Evet ona bugün neden. Nasıl. Niçin almalarını sorun emekli var o zaman her şeyi. Allah’ım bilinmediğinden türemiş bir o zaman. Hikmet demek. Allah’ın bilimi demem. Burada en son geleceğim noktaya en başta geldin. Peki bu düşünce doğru mudur oğlu savuruyor ben normalde kendimde bütün varoluşun hepsinde hikmetini. Allah’ın bilinmekte.

olarak o zaman bir sapma değildir değil mi. Biz buna. Yok hayır. Ben insanları ve cinleri bana kulluk etsinler diye yarattım ayeti kerime o zaman. Beyazıt’ın. İslami yeni anlatırken. Hani. Allah vardı hiçbir yoktu. Hala da öyle derken acaba değil mi. Allah vardı hiçbir yoktu. Beyazıt’ı. Bestami de ilave ediyor hala da aynı diyor o zaman bu görüştüm mi. Evet teşekkürler. Normalde zaten buhari’de geçen. Az önce bunu kaynak olarak. Hani. Adem’in yok abi mi yok hükmünde görürken hem kelamcılar hem sufiler açısından. Adem’i yok hükmünde hem felsefeciler. Adem’i. Yokun yok hükmünde görüşlerinin temelini. Bak o muharebede ki hadisi. Şerife dayandırdığı zaten. Mademki arasında. Oradan da ileriye gittim. Mademki. Adem yok hükmünde o zaman. Adem’in var oluşuna sebep olan alemde.

yok hükmünde. Mademki. Adem yok o zaman alemde yok madem alemde. Yok. Diyecek dememizin gerekçesi. Hani bizim için gerekçesi o. Buhari’den naklettiği hadis-i. Şerif oluyor al ne var idi başka hiçbir yoktu ve a başka hiçbir yok. E baktığımız zaman hadi. Şerife. Allah vardı ondan başka bir yoktu. Hadi şehrin metni bu. Türkçeye çevrilmiş olan metni bu onun arapçam çok iyi değil incele yemedim. Hani oradaki bazı çevirilerde çevirenler kelimelerin. YouTube değiştire biliyorlar. Mesela işte bazı âyet-i kerimelerde. Adem lafı geçmediği halde. Adem iş gibi geçen ayeti kerimeler de var. Onları da biraz böyle. Kur’an’ın okunuş noktasından baktığımda çevirenler oraya mesela. Adem koymuşlar oradayız elim insan ediyor. Mesela orada. Adem koymuşlar onun yerine gibi bu noktada. Bunun çevirisine tam bakamadım.

Hani arapça’nın metnine bakamadım orada a. Allah. Allah vardi. Allah vardı ondan başka hiçbir yoktu diyor. Böyle olunca. Allah vardı ondan başka hiçbir yoktu şimdi ondan başka bir var algı böyle. Allah. Allah vardı ondan başka bir yoktu o şimdi var yaratıldı var. O zaman evet şimdi burada. Beyazıt’ı. Bestami de bu hadisi şerifin arkasından diyor ki. Hala da öyle. Beyazıt’ı. Bestami. Hala da öğütle değince. Han’ı. Hala da yok hükmünde. Ee bunu. Bu bir mantık önermesi ile gidecek olursak. Eğer bir şeyin sonu varsa kıyameti varsa yok. Olacaksa onu başından var. Görmek anlamsızlık değil mi o zaman varlık. Allah’ın görünen yüzümü orada sana geleceğiz daha mesela allah renge. Öncelikle alışverişte öğretmenim oraya çalışmadık da aynı çocuklar kesikti sulu konuyla.

ilgili beğendim vardı ya rahman peni üzerinedir ehli derken penney mı şeyn. Oha ne acele işler şeytana aittir. Hani telli işten. Rahman’a aittir penis vakti saati gelince bir şeyin tecelli etmesi olması olgunlaşması anne. Hz. Mevlânâ Celaleddin. Rumi. Hazretleri. Derya. Evet bu alemin ne olduğunu. Senli. Adem ve yoklukla ilgili bir soru yazmışım onu sorayım bunu geçmesin dediniz ki at yokluktan yaratıldı bıo na yokluk. Adem yokluk ben de o zaman kadın. Alem yokluktan yaratıldı ona. Adem. Adem’e dediniz ki en başta yokluk sende. Adem eşittir yokluk alemde yokluktan yaratıldı o zaman. Alem. Adem’den mi yaratıldı fiziki olarak. Adem ailemden yaratıldı fizik olarak bak ama ikisini okula çıktı çünkü eve o fizik olarak. Adem ailemden yaratıldı. Cenâb-ı. Hak. Adem’i yaratmaya.

Murad edilen hadis-i şeriflerde de var bu manada artık kelimelerde var işte cebrail’i. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretleri diyor ki. Allah cebrail’i emretti. Cebrail git dünyadan toprağa gaz. Cebrail diyor kanatlarıyla toprak aldı. Ondan sonra o yüzden diyor. Toprak rengarenktir bütün insanların rengarenk olmasının bir sebebi oydu aldı diyor topraktan zaten. Adem’in yaratılışı ile de alakalı şeyler var. Ne oldu yaratılış sap alanı var ya işte biz ona ilk önce bir sudan. Ondan sonra. Adem’in ilk yaratılışı olarak onu diyor bir bak çamurdan kokar çamurdan yarattık. Normalde. Adem’i fiziki yaratılışı o annemin fiziki yaratılışı bu noktada âlemden dünyadan yaratılma ve âlemden yaratılmış 3’den mi yaratıldı ama. Alem bu manada ilk. Adem’den yaratıldı. O da. Hz. Muhammed. Mustafa sallallahü ve.

sellem. Hazretlerinin ruhâniyetinden ve nura niyetinden yaratıldı. O zaman sufilerin bu noktadaki duruş açısı bu azreti. Mevlânâ’nın şöyle bir beyti var diyor ki her bahar rüzgarlarında gelen güzel kokular çiçek kokuları bakın saçından gelir diye o zaman onun demiş olduğu ve değil evet anladım teşekkür ediyorum. Çok sağ ol. Teşekkür ederim. Allah razı olsun inşallah. Evet evet tamam mı aklı fikri meraklı. Fisun girişini bekliyoruz. Evet sorularınız var ama bittiyse dedim suda gidelim diye yüce ve eşsiz. Allah sayıya sığmayan güzel resimlerini bu ayağını sabit eldeki âlemindeki suretlerini görmek istedim. İstersen başka bir ifadeyle. Allah vücut ile. Vasıf lan masasından dolayı emri hasreden toplumu varlık aleminde kendi aynı görmeyi ve bu görüşle kendi sırrını kendine açılmayıp. Nur adeti diyebilirsin cenab-ı.

Aynı. Sabit de gene burada tabi gireceğiz şimdi ayağını sabit de uzanması çıkacağız. Ben de murdan çıkmak mümkün değil zaten ayağını sabah cümleden bitirmiş bu ayağını sabit kadar çıkmak mümkün değil. Zaten füsus tamamen et de bu noktada da aynı sabitlerinin üzerine gidecek gibi geliyor. Çünkü başlangıcı birşeyin. Normalde başlangıcı neyse o gider yapma da onun gibi. Cenâb-ı. Hak ve bütün kendi sıfatlarını ve fiil yat larının tecelli etmesini istedi bunu. Az önce beyan ettiği temiz gibi hani. Cenâb-ı. Hak diyor ya ben bilinmez dedim. Hatta bu sıfatlarının ve tecelli yaptırdın sayısı sonsuz sıfatlarından. Zuhur edecek olan plaklarının görülmesini istedi bilinmesini istedi ve bu görünmesini bilinmesini isteyince arabaya göre ayağını sabit ede tecelli eden ayağını sabit. Dede tecelli eden bütün.

sıfatlarını ve fiyatlarının. Zuhur etmesini meydana çıkmasını istedi bu noktada abone ol bu ayağını sabit de değil mm var mı bu ama tecelli etmeyen her ne kadar bunun tasavvufi terim olarak aynı. Tekin olursa saç oğulun sağ ayağını sabit edildikleri biri tekil ayın normalde bir şeyin zât-ı demek işte bu noktada. Cenâb-ı. Hak bu aynılarını bütün bu kendisini sıfatlı fiillerinin tecelli adlarını görmek istedi bunu tanıtmak istedi bunun bilinmesini istedi bunun bilinmesini isteyince. Cenâb-ı. Hak. Bu yüzden varlığı yarattığı ve bugünün metrik bu. Zuhur mutecelli atla. Cenâb-ı. Hak bütün her bu manada bütün sırrını gizliliğini ifşa etmek istedi tanınmak istedi çünkü bir şeyi kendi benliğini kendi nefsiyle görmesi. O mesela ayna gibi. Başka bir de kendi nefsini seyretmesine. Bu bir.

kendi kendini tendi kendini seyretmesinin kendi kendine bakması birşeyde kendisini görmesi gibi olmaz. Siz zenginliğimizin bilinmesini istersiniz zenginliğiniz is açarsanız herkes sizin zenginliğimizi görür ve siz zengin olarak at edilirsiniz. Siz cömert siniz cömertliğin izi tecelli ettirirsiniz. Cömert imizi tecelli ettirince herkes sizin cömertliğin izi tanır. Ama siz. Kendi kendinize cömertlik edemezsiniz zaten cömertsin midir bir cebinizden alıp bir cebinize koymanız sizin için cömertlik değildir veya daha çok güzel bir kadın harika ya senin üstünde hiç kimse görmedi o kadını o kadının güzelliğinin bir anlamı var mı harp ona birisi ne kadar sen çok güzelsin diyecek ki bir anlam kazansın çok yakışıklı bir delikanlı hiç kimse görmemiş onu surların. Kalenin arkasında tek başına yaşıyor o kimseye ne kadarda yakışıklısınız ne.

kadar güzelsiniz diyen olmayınca onu yakışıklının ve güzelliğinin bir anlamı var mı. Yok o ama sabahtan akşama kadar kendi kendisine ben güzelim desin ama o güzelliğini karşı aynada görünce h. O. Der ki karşı aynada görürse bunu ne kadar üzerinden bu. Yusuf’un güzelliği suyu aksedince. Yusuf güzelliğini anladı. Yusuf o zamana kadar güzelliğinin farkında değildi dine zaman kuyudaki suya bakınca. Yusuf. Belki de kuyuya düşmekten hiç için. Ticaret. Mehdi. O güzelliğe. Çünkü gidilirdi o güzelliği. Herkes kendisini kuyuya atar dı. Allah. Ali’nin. Sudaki. Yusuf’un tecelliyatı tık uyu. Yusuf’a sevdirdi diyebiliriz bu daha ördüm daha böyle güzel oldu saçın. Böyle daha güzel oldu değil mi bu gömlek. Bu takımın içerisine gitmedi. Bunu böyle daha iyi olduklarını der herkes aynadaki sureti ne.

bakar aynadaki sureti ne bakar açsan kendi güzelliğini ve çirkinliğini görür ayna. Ama bu manada muhteşem bir metafordur bu da aynı sabret çünkü ancak aynı anlatarak. Tan geçeriz aynı anlatamaz. Sak ayağını sabit de geçemeyiz insanlar var olduğundan beri sufiler ehli tasavvuf var olduğundan beri. Ayna metaforunu kullanmışlar baktığımızda aynı metaforunu kullanan. Tabi bu konuda hadisi. Şerif’te var adı. Şerife. Mümin müminin aynasıdır da. Mümin müminin aynasıdır. Mümin kafirin aynısı değildir kafir iki. Mümin aynı olabilir mi. Evet ama. Mümin kâfiri kendisine aynı edemez. Ama kafir. Mümin kendisine aynı edebilir mi. Evet mümin ancak. Mini kendisine aynı edebilir. Aslında meselenin hakikatına bakacak olursak bu gerçek. Mümin. Allah’tır albümün. İsmi. Şerifi. Cenabı hakkındır o zaman. Allah’a iman edenler. Mümin sıfatı alırlar.

Allah’tan alırlar o sıfatı o sıfatın sahibi. Allah’tır bir kimse iman ederse imanı. Kemal’e ararsa. Cenâb-ı. Hak’kın. Mümin sıfatıyla sıfat lanmış. Olur diğer. Mümin ona baktığında ona baktığımda o aynadan kendi eksikliğini göre çünkü kendisini görecektir. Biz bir mümine baktığımızda. Mümine baktığımızda bir eksiklik görürsek bu bizim kendi eksikliğimiz dir sufiler böyle algılarlar bunu sufiler karşılık gördüğümüzün eksikliğini kendisinden görürler. Çünkü. Mümin müminin aynasıdır mümin bu noktada sufilik manasında birinci derecede ilk bakacağı aynı bu saldır sufiler üst katlarına bakarlar kendilerine aynı olarak onu seçerler onun karşısına geçer görmüş olduğu eksikliklerin hepside kendisine aittir. Sufi. Üstadı rüyasında sigara içerken görürüz gerçekten olsun. Via kendisi. Sigara içiyor dur ya da mekruh işlerle haram işlerle iştigal ediyor dur. Sufi üstadımın. Rüyasında içki.

içerken görün koşa gelir. Hatta bir de kibri vurur onun günah. Kemal’in içerisinde durduğundan ki bir de vardır. Efendim sana söylemek istemiyorum ama dün akşam rüyamda bir gördüm. Çok da üzülüyorum. Ah söyle. Hayırdır inşallah. Efendim sizinle alakalı ya muhakkak. Ben şimdi böyle bir telefon gelince ben dedim muhakkak. Sen benim bir eksikliğini görmüşsündür durur şimdi. O zanneder. Allah rahmet bahçe ettim ona değil. Evet efendim sizi içki içerken gördüm kendin hani bu sufilerde karşıdaki kişiye göre tavır alma eğitim verme mağazası karşıdaki kimse onu alınacak durumdaysa derin ki çok. Tövbe. Et üzerine günak eBay var. Han kişiye böyle söylersen şöyle daha araya kendisi günaha k-bar işi bana. Tövbe. Et dedi. Ona da dedim ki. Allah cümlemizi affetsin. Ben tövbe.

edeyim biraz mı sende bende tövbe dedim hep beraber. Tövbe edelim o biraz daha kabarır. Bak gördün mü ya gizli hiç ödemek ki gerçek bir. Mürşit müridine aynada ve tüm eksiklikler kendisindedir. Ayna bu çok kadın bir eğitim sistemi. Öğretim sistemi bir metafordur kademe metafordur. Ayna bunu şimdi yavaş. Allah’a. Doğru gideceğiz bu manadan bakılacak olursa bütün müslümanlara. Ayna. Muhammed. Mustafa’dır. Sallallahu mesela. İyi o zaman o varlık âleminin gerçek aynası nedir dendiğinde. O da. Muhammed. Mustafa’dır sallallahü ve sellem. Herkes ona bakarak tan kendisine ne yapar hizaya çeker o zaman. Allah o kendi sonsuz sayısız sıfatlarının pilli atlarının tecelli etmesini meydana çıkarmasını istedi bu çünkü bir kimse kendi kendisine kendi kendisine bakarsa aynı olmaksızın kendi kendisine bakarsa kendi kendine.

bir başkası bir başka onu bilmez. O zamanla bir başka bir başkası. Onu bilmiyor sabaha. Onun bir anlamı kalmaz hani kendi kendine gelin güvey olmak derler ya o zaman o kimse kendi kendine gelin güvey o olur. Allah muhafaza eylesin bunu bazıları açıklarken sanki allahh kendinden habersizmiş. Kendini bilmiyormuş da. Bu bir aynaya bakarken kendisini tanımlamış kendisini görmüş kendisini. Bilmiş gibi tanımıyorlar bunu da bir sohbette dinlemiştim çok yıllar önce bir özür dilerim. Ama isim vermek istemiyorum ama bir melami söylemişti bana ama ben de demiştim ki onu ona benim. Rabbim. Allah sen kendini bilmekten uzak mı o mı diye cevap verdim. Allah kendini bilmekten uzak mı. Allah kendini bildiği için başka şeylerin de bilmesini istedi kendini bilmediğinden dolayı değil.

kendini bilmemek sıfat sal bir eksiklik. Allah eksikliklerden münezzehtir. Allah noksanlıklardan münezzehtir. Çünkü o sübhandır bi eksiksiz noksansız dır. O yüzden. Cenâb-ı. Hak bu kendi kendisine bilmemezlik noktasında değil. Allah kendini biliyor. Sen kendini bilen. Allah başka şeylerin de bilmesini istiyor. Bu gayet normal ve doğal bir gelişim. Çünkü o bu çünkü kendisine bakılan mahallin verdiği surette bakın kendi nefsi görünür bir kimse kendi kendisine bakarsa kendi kendisine baktı aynasız kendi nefsini görür sadece ve kendini görür kendi koluna baktığında kendi kolunu. Görür. Bunu. Cenâb-ı. Hak’kın kendi. Allah lafzını simgeleyen zaten. Allah’ı noktasında teşekkür ediyoruz böyle bir. Mahal olmasaydı ve. Allah’ın ona tecellisi bulunmasaydı kendisine bir sure görünmezdi. Eğer bir aynı olmasaydı ve o aynada bir tecelli etmemiş olsaydı bir.

görülmemiş olsaydı kendisine oraya bir suret olarak bir tecelli etmemiş olsaydı aynı olmasaydı o aynada bir surette tecelli etmemiş olsaydı o zaman yine hiçbir görünmez hiçbir anlaşılmaz hale gelirdi. Oysa. Allah bütün. Alice edemiyor hiçbir yapamıyor vurursun bir ceset düşünün bunu ölüm olarak görün öldüğünde mevcut olan ceset bir hissediyorum. Hayır duyu organları yok anlamı yok idrak yok hiçbir yok ortada bir ceset var sadece işte. Cenâb-ı. Hak bütün alemi bütün alemi bu noktada bu ruhsuz bir ceset olarak yarattı o ruhun. Nice sen abone ol. Ben bunu böyle sanki ki. Cenâb-ı. Hak bak vardı ondan sonra birden geçti bir zaman geçti bir zaman geçtikten sonra kendi kendisine bir yaratmaya karar verdi olarak algılamayın bunu böyle de algılamayın. Vet nuruh.

olmayan ceset ya bütün hale eu ruhu olmadığından dolayı bir anlam ifade etmiyordu bir anlam ifade etmiyordu keçinin anlam ifade etmiyordu. Çünkü. Alem mu manada da kupkuru ceset gibiydi kum bu wasserbett makineleşmiş mi sistem gibi düşünün bunu makineleşmiş bir sistem mbu ihtimalle. Alem henüz tesviye edilmemiş donuk bir cilasız bir ayna gibiydi tesviye edilmemiş donuk cilasız bir ayna tesviye edilmemiş donuk cilasız bir ayna şimdi bir aynı düşünün bir yerden aynı olmasını düşünün. Eğer orası böyle engebeli arazi ise mesela böyle engebe varsa üzerinde ondan görünen engebeli olacaktır. Bu ayna. Metafor öylesine bir metafordur ki ve bunu yıllar önce şöyle açıklamıştım arkadaşlar öyle dedim. Dedim ki bir odaya girdiniz bir odanın içerisinde. Sağlı sollu altta üstte rengarenk ve çok.

değişik boyutlarda. Ayna. Var de bundan en az 20 yıl önceki tarifim bu yine. Müge. Anlı 20 yıl sonra veyahut 25 yıl sonra. Ayna gene önüne geldi o zamanlar hatırlıyorum onu. Hatta bunu böyle anlat dedim. Dedim ki bir kimse her. Ayna karesine baksa kendi suretini farklı görebilir mi. A ama o farklı mı o mı hayır hakikat olarak bir. Mustafa. Özbağ mı var. Evet işte selvi boylum ya bir 82 boy 97 kilo ağırlık bir. Mustafa yazma boy bu elden bu ama bir ayna. Geldi. Karşıma. Ben çocukken oradan. Bunu ben tam anlamıştım. İzmir fuarına gittiğimizde bu. Aynalar vardı bedem götürdü fuara her sene. Biz o aynaların bulunduğu yere giderdik aynı bir bakardın pamuk gösteriyor seni bir bakardın kocaman.

gösteriyor bakardık geniş gösteriyor. Siz gittiniz mi. Ama sen daha çocuksun yavrum var mıydı seni zaman hayalin mi vardı hayalet mi vardı. Yoksa biz daha ben o zaman 78 yaşındaydım. Demek ki bunu benden daha da büyük. Normalde. İzmir. Fuarı’nda böyle. Aynalar vardı hatta biz böyle gülerdik. Normalde aynalara gittiğimizde işten. Yanımızdaki ne bakıp kurtardık tamam mı. Halbuki. Ayna geçici. Biz de aynı olurduk değişmezdim ise bugün giderdik. Biz. Herkes kırdar’da birbirine gülerdi bu sonu çocuk çocukken. Bu ayna gördükçe orada. Bu ayna ile alakalı. Su filmi yıllarında da kendince böyle bir hayal ettim dedim ki bir oda düşünün ya yürüyorsunuz. Ya şu parkeler var mı var parkelerin. Hepsi de farklı bir ayna boyutunda olsa bu ve hepsi de farklı.

gösterse sizi. Biz duvara baktığımızda duvarda bir sürü. Aynalar olsa. Save hepsinde de renk farklı olsa. Bu hepsinde boyutsal olarak kırılganlıklar olan olsa farklı şeyler olsa senin anlamı bunları yapmak mümkün mü bu değil mi kırılganlıklar yapmak boyutlarını değiştirmek aynanın üzerinde değişiklikler yapmak. Öyle değil mi mümkün. Öyle değil mi hatta bunun hayalini biraz daha geliştirirsek mesela onun üzerinde çok sayısız böyle boyutta küçük minnacık. Aynalar koysak bir kimse ona baktığımda. Hepsinde farklı şeyler görür mü görür mı sizde hayal edin böyle bir ya ne kadar renkli bir. Öyle değil mi trilyon adeti aynı olsa dilyon adet aynaya baksanız. Hepsi de farklı boyutta farklı renkte sizi gösterse trilyon adet aynaya baktığınızda. Kendinizi hep farklı olarak görmez misiniz bu aslında bir.

değil midir ama biz kollarını ışık vardır. Biri ayrı okul önerdi değişik buldum ha döner ya değil mi. O da ve orada böyle bir ortada bir kuvvetli bir ışık vardır onun etrafındaki değişik yerlerde değişik renklerde boyalar. Öyle değil mi. Mesa kırmızı beyaz siyah kuş şeyde beyaz olmaz discone içerisinde loş ışık olacak ya. Sarıoğlu var vişne olur değil mi yeşil de katmanlar biraz daha fazla kalmışlar yeşil böyle daha canlı cacık çok zor renkler koyarlar. Öyle değil mi bilmiyorum. Sayın orada öyleydi. Ben disko benim. Bilmem benim disko kültürüm yok. Hava. Tabi onun olmadı ama o yine de değil o disko kültüründe değil o o zaman belki dedim. Normalde işte onlar bizim taraftan gelme ve o disko değil ama.

o disko ettiler metinlerarası. Nişantaşı filan bizim bölgemizde. O tip şeyler yok. Biz. Basmane. Evdeyiz biz değil al sancağın arka sokaktayız. Karşıyaka’daki kordondan da değiliz bu. Basmane bizim. Eyvallah. Şimdi ben. Arabi’den çıkıp nereye geldik ve. Canın istedi herhalde şimdi baksak böyle komple o aynalara o her baktığımız aynada tek başımayım bir kişi ama trilyonlarca ayna var trilyonlarca ayna boyutu var sonsuz hepsine baktığımızda hepsinde bir. Mustafa. Özbağ haklı görünmez miydi çok farklı görünürdü. Öyle değil mi işte aynı metaforu ki buradan çıkıyor ses çıkmadı. Şimdi ama az önce çıktı bu işte aynı. YouTube metaforu. Sufi dünyaca. Ama bu bilinen yastık bakalım zaten. Adem pastanın başlangıcına bunu tutturmuş. Tabii bunu a. Hz. Mevlânâ Celaleddin. Rumi gazetelerde. Mesnevi’den farklı bir açıdan.

bakmış. Mesnevi’de hani meşhur. Mesnevi’de. Çinli ressamlarla. Türk ressamların yarışması vardır ya hani padişah. Saray’a ve. İslam grubu olacaktır ilan eder. Kim güzel. O resim yaparsa onlar işe alınacak diye. Çinliler bütün maharetlerini dökmek için. Binbir. Çeşit boyalarını alırlar gelirler mesnevideki. Hikaye. Böyle hani. Kısaca anlatayım geçeyim bunu anlaşılsın diye ama. Türklerde zımpara ve cila ile gelirler işte. Çinliler. Derler ki biz bu duvarda sanatımızı icra edeceğiz. Türklerde derler. Tamam biz de bu duvarda sanatımızı icra atacağız. Derler ki. Türkler. Araya bir perde çekelim. Eğer. Araya bir perde çekmezsek bizim yaptım o da siz çalabilirsiniz derler overweight umutlar. Habire kendi duvarlarını zımpara cila zımparacı lazım para cila atarlar. Çinlilerde arasında böyle ne yapıyor bunlar diye bakarlar hiçbir desen yok al.

Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi Sohbeti

ve hatta padişah haber göndermiş böyle ortalıkta. Yanaklar salaklar da olur ya işte haşmetlim. Türkler sizin hala ediyor ediyorlar herhalde hiçbir çizmem işler hiçbir boya vurmamış lar diye. Neyse padişah gün biter. O gün gelince gelir denetlemeye. Çinlilerin yaptığı bir bak kalkıyor rengarenk. Harika bir çok hoşuna gider çok sevinir çok muhteşemdir. Belki çok harika olmuş tabi. Türklerin tarafına geçer bir bakar ki orada hiçbir yok abi şahid denetlenir der ki bu ne küstahlık. Kürtler. Derler ki padişahım ve terbiye-i ortadan kaldıralım purdy kaldırınca ortada binbir türlü rengarenk figürler karşıya vururuz. Türklerin aynasına ve bir daha vurur karşıya padişahın suresi. Padişah. O aynanın önünde görürüz güldükçe oradaki sureti de yürür yürürüz oradaki sureti yürür geriye gider sureti geriye gider o.

Binbir renk ve desen içerisinde padişah o kendi suretini tekrar ararız bu padişah kendi suretinde görünce çok hoşuna gider. Turkey bu çünkü oraya döndüğünde kendi suretini göremez bu çünkü orası bu değilim o cilalı değiliz ama cilanın tarafa döndüğünde de padişah. Ah karşıdaki duvardaki motiflerin haricinde deneyi görür kendi suretini de görür. Neyi görülmüş kendi suretini nerede aynada abone ol var parlatılmış yüzey ve demirin paslandığı gibi kalplerinizde paslanır bir scooty. Tivibu pasta da. Zikrullah ile kurtuluyorlar o kalplerinizi. Zikrullah ile parlatırız cihs sevgilinin suretidir o orada tecelli ettiğinde sevgili kendi suretini sesin kalbini de kartın var mı aynada büyük cisimler küçük aynada küçük görünür lan küçük cisimler büyük aynada büyük görünüyorlar bu noktada. Normalde aynanın şekline şema haline göre.

aynının şekline şema haline. Bu görünen cisimlerinde şekilleri şemali değişir bu noktada sufiler aynı üzerinde de çok şeyler söylemişler çok şeyler bu. Ama bir şeyin görüntüsüne ihtiyacımız var ise bir aynı bir de var ya ihtiyacımız var bir yok ise aynada onu suretinin olması mümkün değil bir varsa ve aynada olması gerekir ki o. Varın aynada sureti olmuş olsun. Allah hikmeti nişanı ise herhangi bir mahalle ancak. Rahman’ın. Efes denilen ilahi ruhu kabul edebilecek birisi da tesviye etmektir. Cenâb-ı. Hak bir ve ilahi ruhu kabul edecek olan bir şeye üflemek istedim bunu kabul etmesi gerekiyor bir şeye. Cenâb-ı. Hak ta bu manada abone ol bu. Dağları ve taşlara emanet ettiği vermek istediği şeyi insan kabul etti e. Oo sonsuz kesintisiz.

daimi bir tecelli yatağı daimi bir tecelli yatağı. Mazhar olacak hazır olacak daimi bir tecelliyatı anlayacak ancak halife statüsündeki bir insan mümkün olurdu o yüzden. Normalde en bir şeyi kabullenecek olan bir lazımdı. O da. Adem de böyle olunca işin tamamı ondan çıktı gibi ona geri döner. Şimdi iş alemin. Alem aynasının cilasını gerektirdi. Bundan dolayı. Adem bu aynanın cilasının aynı ve bu suretin ruhu oldu ve. Normalde bu kalem denilen varlığın cilası. Adem ve mu aynanın cilasının da suretinin ruhu daha. Adem oldu o değil. Ben buradan hepinizi yüzünü görebiliyorum ya o yüzden burada son var artık. İnşallah önümüzdeki ay buradan devam edeceğiz. Allah’tan bir gelmezse tabii bunu böyle bu son fazla bitireyim. Bir dahaki şeyden o bölümde direkt.

melekler ve. Sofya ıslandığında insanı kibir denilen oradan başlayalım. Adem. Aleyhisselam mı alakalı alıp ezik olarak yaratılış meselelerine. Girmeme. Gerek yok dene. Bak. Adem’i fizik olarak alemde yaratmak istedi abim yaratmak istediğim de meleklere söyledi meleklerde abi bu katılmasına bundan fiziki yaratılmasına karşı çıktılar. Ama. Cenâb-ı. Hak. Adem’i bu noktada yarattı fakat. Adem ayağını sabit de zaten var de dediğim bu. Faslı bitirir sorularınız alıp da acı. Duyar mıydı o zaman tekim. Oldu ikili. Lig var oldu ise peygamberler. Birlik için mi geldi o zaman. Alem bir tiyatro muydu. Alem ahir. Alem bitiyatro muydu. Bir daha bunu toparlayayım. Allah bilinmek. Bu bir yarattı eğer o yaratmış olduğu kendisinden ve kendi zatından olsaydı o zaman onu zaten. Biliyor olacaktı bilimle ihtiyacı.

ona yüklenmemiş olacaktı. İyi o zaman alemde. Bir ikilik doğdu kişi halinde ikili. Lig var olduğu için peygamberler vahşi üzerine bir üzerine iki birlemeye geldiler la ilahe illallah bir dumanla havucu değil. Allah. E o zaman la mevcude illallah. Allah’tan başka mevcut yoktur o da. Birlik işte peygamberler bu ikili bire çevirmeye geldiler o zaman. Allah bir tiyatro oynadı sonunu bildi bu video durumu sonunu bilmek normal dek her şeyi bilen için gayet normal bir zaman biz bir tiyatroda mıyız abone ol bu bizim için tiyatroda değiliz. Ne açıdan bakabiliyoruz buraya bunu. Normalde sonunu bilen bir kimse için bu sonu bile başı ve sonu bilen için güç birşeyin başını ve sonunu biliyorsa o bunu biliyordur. Onun için bu bitiyatro olabilir.

ama başını ve sonunu bilmeyen bir kimse için bunu tiyatro gibi algılamak mümkün değil bir kimse başını ve sonunu bilecek ki onun bitiyatro olduğunu bilsin. Allah. Allah için bitiyatro olabilir. Ben onu da tam olarak katılmıyorum da nasıl bakıyorsunuz bu konuyu bu meseleyi böyle cebriye den ve kaderiye denk aç gittiğim yere kadar kaçmaya çalışıyorum gevriye de mi. Kader yere cebriye de mi. Kadriye denk açabildim yere kadar kaçmaya çalışarak. Tanya. Geçenlerde kendi kendime şöyle bir düşündüm. Hatta bunu dinde dinlendirdim özel bir sohbette abone ol bu poker oynadın mı oynadım. Ya normalde pokerde kartlar dağıtılır ya herkes elindekine. Bakma öyle değil mi. Herkes elindeki ne bakarken kendi elindekiyle o kendi cesareti kendi bütün bu özellikleriyle oyna oy sabaha onun.

eline örneği işte bu nöker gelmiştir bu ve hatta da onun 53 kız gelmiştir bir ömrün 53 As gelmiştir bugün yeni bir kas geldiği için 14as yok diye onu düzgün değerlendirmeye bilir ama önüne elinde üç tane kız olan öylesine bir değerlendirir konu üças olanı devirir abone ol bu ülkeler elindeki 3yas olan kalp hatta üç. Yasin yanında iki tane de papaz koysan ve yine. Ülker o. Elindekini değerlendiremez ama elinde o kimsenin. Örneğin işler üç tane. Vali vardır iki doğumlu vardır yanında da ama onu muhteşem bir şekilde değerlendiririz bu eline kartların gelmesi bu eline senin kartlarını gelmesi dağıtan sen olmadığın için. Senin iraden yoktur. Onda da ama eline kartlar geldiğinde sen kendi iradenle oynarsın oyunu. O yüzden tiyatrodan.

çıkmanın yolunu buradan buldum ben abone ol bu. Eğer bir tiyatro gibi algılanacak olursa o zaman benim hiçbir şekilde cüz iradem yok ama beni hesaba çekiyor ve tiyatro gibi algılarsa sen beni neden hesabı çekiyor ki o zaman yok ama sadece kendi irademin üzerine koyarsan o nerede de yok o zaman öyle değil ben kendime yol olarak bunu gördüm kartları dağıtan o kader bu irade ona. Külli irade ne kaptanı dağıtıyor marifet çizim herkese veriyor hepinize verdi hepimize verdi hepimize kartları dağıttı bu sıkardı ayağını taklit edebilen açacağım başlayacağım hiç bırakmadı ki biz hayatı. Kumar gibi algılıyor hayırlara. Bu normal geldik ya. Ay yok ben onu kabul etmiyorum ben güzel poker oynuyordum da parasız kaldım da ben para en parasız.

zamanında. Ben poker oynadım yok artık çıkışım yok o ben o gece de eğlenceye gideceğim. Bana para lazım. Ben hemen giderdim. Bizim bir arkadaşın mekanı vardı o. Kulaklar için yazın. Mesut abi buradayım derdim. Ben o an masaya seslenirdi. Yok efendim kasası burada derdi bu. Efe’nin kasası burada ya ben ne bende yok ya para açık hesap ben hiç kaybettiğim hatırlamıyorum. Ya ben 27 liğin. Amasya’yı durdurur. Elhamdülillah cahil cesareti dedim ya az önce veraset de karşımdaki şimdi ben. Bu meselenin içerisine kendince böyle çıkıyorum yoksa eğer tiyatro gibi ise bu benim bana dokunuyor. Ben tiyatroyu kabullenecek bir kimse değilim çünkü içinizdeki allahlık tanrılık hissinden mi değil. Tatar ramazanlıkta oyununu bozacağım da ya ben de efelik ruhu var. Madem de.

var mı vurduğumuz zaman benim sesim çıkmalı. Yok öyle ben bir başkasını tezgahında. Oynayacak kadar değilim ses çıkaramıyor musun. Kadir gecesi oluyor beni ilgilendirmiyor bir başkası ben kendi aldığıma bakıyorum. O yüzden bütün herkese kartlar dağıtıldı herkesin evinde kartlar var hepimizde bu noktada elimizdeki this kendimiz biliyoruz ama elinizdeki ile ne oynayacağımız bize bağlı. Sen kiminle. Kimisi üças iki papazla yıkılır. Kimisi ikiye diliyle ortalığı kasıp kavurur bak bak kendince buna feraseti kendince hikmeti kendince bu hikmete. RAM olması kendince bu feraseti istemesi bu ferasetin peşine düşmesi kendince ama oyun kurucu oyun kurucu. Oho ayağını sabit edaş’ın ayağını sabit itham gidemedik gireceğiz. Önümüzdeki ay ayağını sabit de bir daha gireceğiz çıkamadık hiç çıkamadık zaten o ayağını sabit bir daha gireceğiz.

aynı saatte de normalde ayağını sabit. SD kartlar dağıtıldı mı eyvallah. Ya ben kartları dağıtan ın. Allah olduğuna inanıyorum bu noktada bizim onda irademiz yoktu kartları bu dostu. O da. Kardır kartları. Bir de onu zonu inanıyorum kartları kartı. Adalet sahibi. Ondan sonra sınavı herkesin eline sıradan vermeye başladı. Biz hepimiz aldık elimize kartlarımızı herkesin gözleri fıldır kime neresi çekerim diye bakıyor. Kimisi battı pas dedi attık kartları kendinden. Bunu biz kaderiyeciler diyebiliriz. Eyvallah onlar seçilmişler. Ben onları kendine seçti ki onları mı kart dağıtımı içerisine koymasın onların kartlarını ayrı dağıttı abi de onlar sizin ağabey. Neydi adı orada mesaj atar. ABD peygamber. Mustafa’nın hesabı benden kasada peygamber onların kartlarını kendi işlerini daire not to. O yüzden onlar da kendi.

kartlarına baktılar ama onlar bütün her. O’nun dileğiyle yaptılar. Çünkü onlar da birbirlerinden. Fazilet noktasını aynı değiller kimini kiminden faziletli kıldı. Kimin ismini kimisinin faziletli kılarken faziletli kılınanlar kendi özelliklerinden dolayı değil o seçtiği için faziletli kılındı. O yüzden onları da o kendisine seçti. Çünkü. Musa için dedik iken ben seni kendime en yeni peygamber olarak seçtim dedi. Hz. Muhammed. Mustafa’yı kendine seçti peygamber olarak ve hatayı. İsa’yı. İbrahim’i. Yakup’u. Yusuf’u. Yunus’u kendisine seçti kendisi seçti onları ayrıştırıp içinden bizlerden. O yüzden peygamberlerin kartı ayrı dağıtıldı bu bizim gibi. Allah’ın değil biz avamı insanlarız bunları masa farklı onlar olmasa. Biz onları. Fazla. Biz misafir sanatçı olarak gidebilirsin. İzleyici olarak gidebiliriz. Ana. Öyle. Masalar vardır ya izleyicimiz izleyici bile yoktur orada.

Çünkü izleyenler mimikleriyle belli ederler bir mimikleriyle belli edeceğinden dolayı olumlu veya olumsuz karşı tarafın. Normalde yönlendireceğim den dolayı onlar seyircisiz oynarlar. Ben seyircisiz oynardım abone ol o herkes dilinden konuşuyor o yüzden. Normalde. Mesela bir kimse yanında bir şeyiniz olursa seyircisi onun. Elindekini onun. Elindekini karşıya belli edebilir. Bu da nedir biliyor musun hayatı yaşarken kendi iç aleminde kendince yaşamaktadır o kendi hayatını nasıl yapmıştır bu da güzel bir şeydir a benim hoşuma gider yeryüzünde kötü stokeri başlama. Yalnız ben. Mesela şöyle bir ciddi değilim varsa bu gece birer sen herkes evine dağılır. Ben dedim ki katlar yeniden dağıtıldı boyun bitti bu muhteşem bir şeyler. Bu. Benim şeyim dir. Rahim. Eyvallah varsa şahit olan arkadaş burada her zaman için.

katlar hep dağıtılır şimdi. Yarın yeni bir gün yeni kartlar dağıtılacak program bitecek cephe. Sema’nın kartları yapılacak kutluluk o gece bitti katlar. Oyun. Bitti mi. Evet yeryüzünde kötü sıfatlar. Allah’ın. İsmet edilmezler. Bu sohbetimizde konferansımız da geçtigi eşcinsel kimse örnek verildi eşcinsel ilişkiyi istediğinde bu fiili yaradan. Allah mıdır ama sonuçta. Allah’tan başka yaratan yoktur mi la faile. İlla. Allah. Allah. Tan başka fail yoktur bu noktada eşcinsel istediğinde. Allah onun o eşcinsel ilişkisini yaratıyor onu ya da bu noktada suudiler kendilerince veya. Ehli sünnet kendilerince bu olumsuz fiyatlarını olumsuz. Fiyat açısından sıfat sal değil a. Word bu. Sıfat ne. Halil. Allah. Allah. Allah bütün fiyatları yaratandır yaratma noktasında da ama güzel isimler. Allah’a aittir ve güzel sıfatlarda. Allah’a aittir.

çirkinlikler nefs aittir ve. Çirkin fiyatları. Bunu bana ne edep ederler. Ehli sünnet ve su final bunları da. Allah yarattı derken edep lerinden dolayı bunlar da sen yarattın da mezar kendilerince derler ki bu çirkinlikte bizim nefsimizden. Iğdır. Ben bunu yaratma meselesinde biraz böyle küstahça bir dil kullanmak istemezler. Hani. Adem’in yolunu seçerler. Derler ki ama biz hata yap anlarız kusur işleyenler. Deniz hata da benim kusur da benim deriz gebri noktada bunu. Kaderime. Sen yazdın bunu sen bana da yaptın bunu sen istedin sen yaptın demeyiz. Anlaşıldı incir perde. Bunu biz örtmekte diyebiliriz sevgiden mi olur. Bundan kaynaklanır yoksa akıllı ilimle idrak edilecek bir değil böyle hani bir kimse sevdiğinin üzerinde kusur görmez ya da. Örter bu da onun.

gibi bir o zaman kişi sevdiğinden ötürü onun yaratmış olduğu fiili örterek ona. Himmet mi ediyor bu hizmet etmek demeyelim. Biz ona böyle yanım kulun. Allah’a olan himmeti olamaz bunun adıda var ama okula bir büyüklük isnad edilmiş oluyordu. Eyvallah kul bu noktada da sevdiğinin. Hoşuna gitmeyen şeyleri sevdiğini affetme o zaman kul büyüyor bu. Bilmem orasına bir diyemem o benim için şatahat. Olur. Ezeli ve ebedi olmayan hiçbir. Allah’ın. İsmet edilmez dediniz ama bir insan. Allah’ın halifesi makamındadır onun üzerinden tecelli eder. Duyar görür ve bir yürür adresi. Kutsi de sabittir. Allah. Allah oradaki incelik şuydu. Ben taze olduğundan sözümü hatırladım oradaki incelik şuydu. Orada iki sıfatı bir ledim. Ezel bu ebedi olan. Onun haricinde olanların sıfatları an ya.

bu noktada kötü sıfatları. Allah’ın. İsmet edilmez insan yok kötü değil. Ezeli ve ebedi olmayan hiçbir. Allah’ın izniyle. Allah’ın. İsmet edemeyiz ama insanın üzerinden. Allah’ın. İsmet ediliyor insanın insana iyilik yaptığınız hatalı insanlar üzerinde iyilik olarak tecelli eden bütün her şeyi. Allah’a. Nispet ederiz ama sonuçta insanın eceli yok iyilikleri dedi kötülükleri demedim o önemli değil öyle sana bir. Çok geçmeden olur ya. Ezeli ve ebedi olmayan hiçbir. Allah’ın. İsmet edilmez demez. Ezeli ve ebedi olmayan hiçbir. Allah’a nisbet edilmesi insan özelliği değil cancağızım. Ezeli ve ebedi iki tane özellik istiyorum. Vallahi. İşte insan. Ezeli olmadığı için. Nispet edilmemesi lanet. Hikmet edilmez insanın bu noktada. Holi dikkat ediyoruz halife olduğu için insanın üzerindeki iyiliklerin hepside sıfat sal boyutta. Allah’a aittir.

İnsan bir şeysi kalmadı. Allah iyilikler. Rabbimizden ayeti kerime kötülükler nefsindendir insanın üzerinde olan insanın üzerinde tecelli de insanı. Nispet ettiğimiz iyiliklerin hepsini de gerçek sahibi. Allah. Allah’ın sevdiği bir. Nispet ediyor eziliyor olmayan bir nasıl hissediyor bizde tecelli eden sıfatların gerçek sahibi o. Çünkü insan ezelim midir o zaman bütün patlar bağımda değil insan bu noktada ebedidir. Ezeli değil bile ebedidir ne demek ya iyilikleriyle cennette ebedi hayat sürer kötülükleriyle cennette ebedi cehennemde. Ebedi hayatı vardır ama insanın ezeliliği yoktur. Allah’ın ezelî olmayan bir insan bir varlık üzerinde. Nispet ve tecelli etmesi acizlik olma son değil. Ethem. Allah’ı için acizlik olsun bu noktada 150 ve ebedi olan bir şeyin üzerinden tecelli etmesi bu söze göre konuşuyorum. Çünkü insan aynı.

hükmünde ya o zaman. Ezeli ve ebedi olmayan hiçbir. Allah’ı. Nispet edilmez dediğimiz zaman söz yanlış olmuş oluyor. Hayır bir insan insanın üzerindeki tecelli eden fiil abla tecelli eden fiyatta iyilik manasında. Allah’a. Yoo sıfatın sahibi insan değil bu işte. Allah. Nispet ediyor ona bak sıfat sal boyutta da. Allah’a ekliyorum insanın sıfatı insanın sıfatı tanrılaştırma yorumu insana sıfatına insanın üzerindeki iyilik sıfatlarını. Allah’ı. Nispet ediyorum. Ezeli ve ebedi olmayan hiçbir şeyin. Allah’ın. İsmet edilmez. Aman insan bu noktada. Ezeli değil ve insanın üzeri insanın üzerinden sudur eden insanın üzerinden tecelli eden sıfatlar iyilik sıfatları. Allah’a. Nispet edelim. Allah’ındır. Çünkü anlaşılmadı mı. Ben anladım da orada bir ya ben anlatamadım mı bu noktada. Hayır. Allah’ın bir insanı sevmesinin bir insanı.

sevmesinin sebebi kendi sıfatlarının iyilik sıfatlarının o kimsenin üzerinde tecelli etmesinden dolayı o kimsenin kendisini o iyilik sıfatlarına uygun hale getirmesinden dolayı bu o kimse şöyle söyleyelim burada. Cenâb-ı. Hak’kın iyilik ırmağı var burada da kötülük ırmağı var. Bir insan kendi cüz-i iradesi ile iyilik. Irmağının içine atarsa o ilik ırmağı kongre cenab-ı. Hakk’ın sonsuz yenik sıfatlarının tecelli diye insan oraya attığında kendini o sıfatların tecelli edilen aynası. Olur öyle olunca ona baktı canavar kendi iyiliklerini. Ne kadar muhteşem olduğunu gördü bu üzerinde gerçek manada o insanı severken. Allah aslında kendi sıfatlarını sevdi ki insan bu manada yok hükmünde zaten ya sadece ayna vazifesi yerine getirildi işte. Allah. Ezeli olmayan bir şeye. Aynı günün aynı dedi. Ay değil. Allah. Allah’ın.

Allah’ın adıyla bir bu noktada. Allah’ın. Allah’ı ile alakalı bir yok burada. Ayna vazifesi aynada bir gün aynada bir gün yok olur zaten. Ezeli ve ebedi olmuyor hiç böyle bilmezdik ama ara abi bizi. Ezeli ve ebedi olmayan hiçbir arabada sözümü. Biz söyledik ya demin abeona rabbinin söz değil o söyledi hani. Arabi’nin sözü değil o bu. Normalde ben söylüyorum. Allah affetsin. Arabi’den pasaj değil o bir. Ezeli ve ebedi değilse bu evli ve ebedi değilse. Onu. Allah’ın. İffet etmemiz mümkün değil. Ezeli ve ebedi değilse ama basını. Nispet ediyoruz mübarek insanın üzerinde insan. Ezeli değil. İnsan ayağına hükmünde bu aynada bizim kırılacak yok olacak bitecek ona döndürecek o zaman onun üzerinde insana ait bir şeyi. Allah’ın. İsmet etmemiz mümkün.

değil yok çünkü. Allah. Eyvallah verimi onun üzerindeki sıfat sal iyilik sıfatları komple. Allah’a ettir diye o mana hayırlı yolculuk. Erdoğan oturuyoruz ama mahasin otobüsle gidiyorsun hayırlı yolculuk inşallah. Allah’a emanet olun. Allah yardımcınız olsun teşekkür ederim inşallah abone ol yok ablacığım. Hoş geldiniz aydınlatıcı bilgileriniz için köfte şekilde hocam tevakkuf 2mt bir örnektir diyebilir miyiz. Ufuk hikmeti örnek olabilir bu noktada bir sıkıntı yok. Teşekkürler abone ol. Evet. Ee. Meryem. Suresi 67 ayette denildi ki insan daha önce bir şeyken. Ne başladı. Onu yarattığımızı düşünüyorum de devam ediyor burada hiçbir denildi yok edilmedi hiçbir yok. Denizli’de. Evet çok güzel sonra bir yaratıldı bir şeyler atıldı buradaki. Allah’ın yok denemesinde. Allah’ım. Yanlış söylüyorsun. Allah’ın mutlak sınırları içerisinde olduğu için mi.

yok denilmektedir hiçbir. Deniz muhteşem bir yakalama tebrik ediyorum teşekkür ediyorum buradaki. Cenâb-ı. Hak’kın kendince yok demedi. O normalde ilm-i ilahide ilm-i ilahide insan çünkü. Bundan bunu böyle yorumlarken bir. Ankara’da üniversitede okuyan bir şeydi var bizim ve elektronik işlerle bakan böyle bu tip mevzular la okuyan bir kızcağız var onu o gün öyle dedim bir gün dedim ki bir bilgisayar programı düşün harflerden ve sayısal sayılardan müteşekkir bir bilgisayar programında harflerden ve sayılardan bir program yapsan şuraya hatta bizim. Yunus’a sordum bir gece. Yunus bilgisayarda harflerden ve sayılardan bir insan silüeti buraya yapabilir misin yaparım dedi o da bilgisayarcı. Ondan sonra peki dedim. Onu burada dolaştırma bilirmisin dolaştıran bilirim dedi. Senin baktığımızda nelerden rakamlardan ve sayılardan ibaret. Öyle değil.

mi ortaya da bir insan var mı. Yok bilgisayardaki programda bu ortaya da bir insan var mı yok ama sayısal ve rakamlardan oluşan bir program onu çalıştırınca alır fakat biz ayağını sabit edene olduğunu bilmiyoruz ama. Aynı. Sabit de örnek yorumunu kendimize rakamlardan ve harflerden ibaret bir program adın ne. Sefa. Sefa ayağını sabit eder rakamlarda ve işaretlerden ibaretsin ve at a harflerden ibaretsin bu ayağını sabit eden tecelli edip de şehadet âlemine gelince. Sefa olarak göründün normalde ama. Aynı. Sabit. Eza ten ayağını sabit de girince nasıl çıkacağız. Oradan gelme belli değil. Aynı hesabı ve. Bu rakamlar ve harfleri yaratılmış da değil burası balığı karışık bir perde ama orada ayağını sabit. Dede. Sefa olarak sen bu surette değilsin bu.

varlıkta değilsin o zaman sen ayağını sabit de baktığımızda aslında da insan da değilsin belki de küçücük bir buharlaşmış noktadan ibaretsin. İyi o zaman seni bir yere koymak mümkün mü değil. Evet sal hocam. Öncelikle akşamlar. Allah. Hocam şimdi ben kartları biraz takıldım kartlarda dağıtalım mı. Bir daha yapacam özel kartlar dağıtıldı. Tamam ama benim pas diyeceğimi. Allah. Biliyor musun irademle ben patlayacağım milyo. Bu da kadar. Ama o yazıyor. Ben sadece. Şahin farklı bir senin pastel en farklı bir pasta mi. Sen. Seçtin. Orası benim iradem de tam senin anı buralı. Kaderle ve alakası yok. İyi o benim nazarımda. Yok ben öyle. İnanmıyorum ya kaderi. Daha doğrusu şöyle söyleyeyim bütün yaşanacak olan her şeylerini yazılı olduğu yer kadar öyle.

diyelim öyle anlatıyorlar ya. Ama ben öyle inanmıyorum da öyle anlatıyorlar. Yok ben oraya anlatmak istemiyorum. Kendi oradaki inanmışım sıkıntı oluşabilir herkesin anladığı bir kader var. Öyle değil mi. Herkes ne anlıyor şimdi ben de bu dünyaya indirilirken bir. Kaderle indirdim. Doğru mu. Doğru. Ondan sonra ne yapıyor işte herkes kendince bu noktada o kendi algısında anlayışında ne hayatına devam ediyor. Biz kadere iman ettik yalnız kaderi ne olduğunu bilmiyoruz da bizim iman şartları mızdan birisi ayetlerde sabit meyve ve. Canavar karşıya gibi. Kader üzerine yaratır mı. Evet ama kaderin tam mânâsıyla ne olduğunu bilmiyoruz. Orası beni ilgilendirmiyor zaten ben de çorbası ile ilgilen ilgilenmiyorum benim kaderim. Neymiş ben bakmıyorum. Bana ne beni ilgilendirmiyor beni ilgilendiren sağ değil beni ilgilendiren.

sana benim elime gelen katla. Benimle oyun kuracağım ne oynayacağım bunu biliyor musun video ayrı mesela onun bilmesi de beni ilgilendirmiyor o her şeyi biliyor zaten onu bilmediği bir yok. E E onun bilmediği bir yoksa onun bilgisi de sonsuzsa sınırsız sa bilgisini de başlangıcı ve sonu yoksa ya onun bilgisinden ben ne kadar ne alabilirim ki kendimize hanane. Ben sadece onun bilgisini sonsuzluğuna. İnan. İnanır bu iman ederim tamam bilgisinden bir nokta alsam. Zaten ben. Derya olurum o beni de o beni de ilgilendirmiyor beni ilgilendiren şu. Ben. Zavallı bir kulum aciz bir kulum benim elime gelmiş 27 28 de ben 27 28 de bu masadan en fazla kere nasıl kalkarım diye bakıyorum. O elindeki ne desem ki. Halit.

ben de 27 28 de var. Halit zaten iki tane. Aslan iki tane papazdan beni döver örnek. Yok hayır. Ama ben ona bakmıyorum ben verdiğini de. İtiraz etmiyorum. Ama bana verdiğinde ben en muhteşem en mükemmel şekilde masadan kalkmanın planlarını yapıyorum o zaman bu dünya benim için bir masa bu dünya benim için bir masa. Ben de bu dünyada bir oyuncu uysam kartlarda dağıtmış benim elime de bir vermiş ben elime verdiği şeyle bu dünya masasından çarla kalkmanın yoluna bakıyor beni ilgilendirmiyor kaderin. Neymiş benim yarınım neymiş gündüzüm günüm. Neymiş ben. Ama bakıyorum ben bugüne bakıyorum bugün kartlar dağıtıldı. Ben günün sonunda karlı mı kalktım masadan zararlı mutlaktır bana ne geri kalan beni ilgilendirmiyor abone ol ne yapacağım ben elime.

gelenidir. Ben elime geleni kadar olarak da görmüyorum ben elime. Gel ben elime geleni de kadar olarak görmüyorum. Bu. Benim ben. Kader ne diye düşünüyorum iman ediyorum. Kader varmış. Tamam ayırman ettim bana çok güzel. Ben elime gelenin kadar olmadığına. İnanıyorum o zaman ben 4as ver demiyorum. Bu. Musa gibi. Ya. Rabbi dilime kuvvet ver. Bu. Elin. Elime kuvvet var bilmem onu ne veriyorsa versin o isterse 27 mille 46 yapmayacağız şeyi yaptırır mı ne. Allah ve. O isterse ikiye dilininin 4 aslını yapmayacağı işte 27 yaptırır mı o zaman. O ne. O siz öyle algıla bilirsiniz bu noktada öyle demiyorum ben bu noktada ona. İtiraz etmiyorum. Ama ben öyle inanmıyorum. Ben. Bakın bu nasıldı. Ben. Kader olarak algılamıyorum ve.

O dağıtıyor herkese. Hikmet sahibi. Belki de kişinin istidadına göre veriyordur ve. Efendim. Eyvallah bir bardağı bir testi su ne diyor. Hz. Mevlânâ Hz. Mevlânâ diyor ki bu hadislerin diyor gözü doymadı mı hadislerin gözün doymadı hadis olanın gözü doyar mı doymaz ne. Haris olduğuna bakar. Ama sen ona karşı hariç sen gözün doymaz gözün duymayınca yok mu daha dersin yok mu daha yok mu daha da sın aşık hariçtir bu aşıq ariftir hep yok mu daha da azizlerin gözü çiftin kendi. Hanım. Ah. Üstad. Hoş geldin yaratma gerçek bir kim için gerçektir yaratma. Bana ne ya yaratıyorum demiş yaratıyor işte ya. A Tabi gerçek sıfat varsa. Allah nezdinde el hali halkeden ilk günkü gibi mi yaratma istediği gibi yaratır.

her an yaratık her an her an yeniden yaratır onu da eski bir yoktur bize göremiyor bu yaratma ilk beni ilgilendirmiyor. Ben neden bakayım bana göre mi o. Ben her an yaratıyor düşünebileceğiniz zaman birimin içerisinde en kısa zaman biriminde her daim yaratıyor bana göre sana göre değil yaratıyor. Ama ben şöyle düşündüm. Hani ilk yarattığınız bir her zaman daha. Özeldir. Ondan sonra onun üstüne bir yarattı. O hep özel yaratıyor. Boro hemen güzelliği en özel yaratıyor bu yaratma var olandan mı yok tamam mı. O Yoktan var ediyor her an her muhteşem bi tik tak o. Yoktan var ediyor var ettiğin her an tekrar kıyametini yaşıyor bu benim aldım her an her yeniden var ediyor her an her şeyi.

One edip her an her şeyin kıyameti koparıyor muhteşem bir güç bu. Ben bunu akıllı algılamak mümkün değil bu sadece zevk edilecek bir bu yaratma kendine ezdiğimiz anlıyoruz. Allah onu yaratmış şunu yarattı. Bu sadece bizim kendi. Ailemiz için başka âlemler için yaratma farklı mı dilediğin aleme diledim perde geç her şeyde her şeyi yaratamam. Bu el-fatiha nasıl rahat ediyorsan öyle abi. Değerli misafirler. Bir dahaki programımız olmayı. Salı günü yine burada gerçekleştirilecektir. Ayrıca cumartesi günü. Bursa. Kutlu. Doğum programı için 2 adet otobüs kaldırılacaktır bayanlar ve erkekler uçlarına isimlerini yazdırabilir bir sonraki gün cephesi programı içinde bir otobüs kaldırılacaktır aynı şekilde. Sorumlu arkadaşlar isimlerinizi yazdırabilirsiniz.

İlgili Sohbetler

Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için Tasavvuf – Vikipedi sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi konulu bu sohbet Mustafa Özbağ Efendi tarafından gerçekleştirilmiştir. Daha fazla Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi sohbeti için sitemizi takip edebilirsiniz.