Tövbe Nedir — Günahtan Pişmanlık Duyarak Allâh’a Dönmek ve Aynı Hatâya Bir Daha Düşmemeye Karar Vermektir
Tövbe nedir? Sözlük mânâsı «dönmek»tir. Istılah mânâsı: günahtan pişmanlık duyarak Allâh’a dönmek ve aynı hatâya bir daha düşmemeye karar vermektir. Sâdece dil ile «Estağfirullâh» demek tövbe değil; gerçek tövbe kalpten gelen pişmanlığı, vazgeçişi ve dönüşü içerir. Allâh tövbe edenleri sever: «Şüphesiz Allâh çok tövbe edenleri sever» (Bakara 222). Tövbe — Allâh’ın kuluna en büyük lütfu; çünkü kapı her zaman açık.
Tövbenin Üç Şartı
Sahih tövbenin üç temel şartı vardır. Birincisi — pişmanlık (nedâmet): yapılan günahtan kalpten üzüntü duymak. İkincisi — vazgeçme (iqlâ’): günahı hemen terk etmek. Üçüncüsü — niyet (azm): bir daha bu günaha dönmemeye kesin karar vermek. Bu üç şart bir arada olmazsa tövbe sahih sayılmaz. Dil ile söyleyip kalpten pişman olmayan; ya da pişman olup ama günaha devâm eden — sahih tövbe etmiş olmaz.
Kul Hakkı — Dördüncü Şart
Eğer günah kul hakkı içeriyorsa — dördüncü şart eklenir: hakkı sahibine iâde etmek. Çalınmış malı geri vermek; çiğnenmiş hakkı ödemek; kırılan kalbi telâfî etmek. Allâh’ın hakkı tövbe ile silinir; ama kul hakkı — sâhibinden helâllik alınmadıkça affedilmez. Bu — İslâm’ın âdâlet anlayışının zirvesi. Mü’min sâdece Allâh’a karşı değil; kullara karşı da hesabını temiz tutmalı.
Tövbe Kapısı — Sürekli Açık
Allâh’ın rahmeti gazabını aşmıştır. Tövbe kapısı, can boğaza gelene kadar açıktır. «Doğunun batıdan uzaklığı kadar günahın olsa — tövbe edersen bağışlarım» kudsî hadîsinde Allâh bunu vaad eder. En büyük günahlardan tövbe edenler bile affedilir. Mü’min ümitsizliğe düşmemeli; günah büyük olsa bile tövbe kapısının açık olduğunu bilmeli.
Tövbei Nasûh — En Yüksek Tövbe
«Tövbei Nasûh» Kur’ân’da geçer (Tahrîm 8). Bu — en yüksek seviye tövbedir. Tövbei Nasûh’un özelliği: bir daha aynı günaha asla dönmemek. Sıradan tövbe — pişman olup, vazgeçip, ama belki yine düşmek; Tövbei Nasûh ise — bir daha asla dönmemek. Mü’min bu zirveye ulaşmaya gayret etmelidir.
Günde 70 İstiğfâr
Hz. Peygamber günde 70 defa istiğfâr ederdi; o günahsız olduğu hâlde. Bu — mü’min için örnek. Günde 100 defa, sabahakşam dakîkalar — bunlar günlük rutine alınmalı. İstiğfâr sadece günahları silmez; kalbi de temizler. Sürekli istiğfâr eden kalp — yavaş yavaş arınır. Mü’min istiğfârı bir alışkanlık hâline getirmelidir.
Ölüm Anına Bırakmamak
Tövbeyi ölüm anına bırakmak — büyük tehlikedir. Çünkü ölümün ne zaman geleceği bilinmez. Genç ya da yaşlı; sağlıklı ya da hasta; ölüm her an gelebilir. «Yarın tövbe ederim» diyen — yarınına ulaşamayabilir. Mü’min tövbeyi günlük yapmalı; biriktirip ileriye atmamalı. «Şimdi» tövbe için en uygun zamandır.
Niyâz — Sahih Tövbe
Niyâz: «Yâ Rab, bana sahih tövbe nasîb et. Pişmanlık, vazgeçme, dönmeme niyeti — üç şartı kalbimde gerçekleştir. Kul hakkı varsa — sâhiplerine ödemek için fırsat ver. Tövbei Nasûh mertebesine ulaşmamı nasîb et. Günde 70 defa istiğfâr eden bir mü’min eyle. Tövbeyi ölüm anına ertelemekten beni koru. Bakara 222’nin müjdesine eren — Sen’in sevdiğin kullardan eyle.» Allâh muhâfaza eylesin; bizi tövbe ehli mü’minler eylesin.
Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Tövbe, Tövbei Nasûh, İstiğfâr. → Tasavvuf Sözlüğü
Ek kaynaklar:
- Kur’an-ı Kerim, Nahl 16/125; hikmet ve güzel öğütle davet ilkesi.
- Kur’an-ı Kerim, Ahzab 33/21; Resulullah’ta güzel örnek oluşu.
- Nevevi, Riyazü’s-Salihin, takva, ihlas ve güzel ahlak bölümleri.
- İmam Gazali, İhya-u Ulumi’d-Din, kalp terbiyesi, ahlak ve ihlas bölümleri.
- Buhari, İman ve Rikak bölümleri, niyet, ihlas ve ahlak rivayetleri.
- Müslim, Birr ve Sıla bölümü, güzel ahlak ve kardeşlik rivayetleri.
- Tirmizi, Birr ve Sıla, zühd ve deavat bölümleri.
- Nevevi, Riyazü’s-Salihin, ihlas, takva, zikir ve güzel ahlak bölümleri.
- İbn Hacer el-Askalani, Fethu’l-Bari, ilgili Buhari rivayetlerinin şerhi.
- Kuşeyri, er-Risale, tasavvuf adabı, hal ve makamlar bahisleri.