İlim

Tekke kültüründe aşurenin özel bir yeri vardır

Tekke kültüründe aşurenin özel konusunda Mustafa Özbağ Efendi’nin değerli sohbetlerinden derlenen bu içerik, tekke kültüründe aşurenin özel hakkında önemli bilgiler sunmaktadır.

Tekke kültüründe aşurenin özel Hakkında

sufiler ikiye ayrılır İslam dünyasında veya tarikatlar veya sufiler diyelim birincisi Hüseyni olan tarikatlar vardır İkincisi de Hüseyni olmayan vardır Hüseyni olan tarikatlar yani silsilesi Hz Hüseyin efendimize kadar dayanan tarikatlar bilhassa ana hat olarak kadiriler rufailer bunun içerisine Eee bedevileri de koyarız bayramilik taşeri de koyarız Bunlar Hüseyni tarikatlardaki Burası önemli silsilesi haz Hüseyin efendimize dayanan silsilesi Hazreti Hüseyin efendimize dayanan tarikatlar bu süreç zarfında 10 muharreme kadar 10 Muharrem dahil asla aşure pişirip dağıtmamış 10 muharreme kadar dergahlarda tekkelerde mersiyeler okumuşlar bilhassa fuzuli’den ağıtlar okumuşlar mevlitler okumuşlar zikirler yapmışlar dua etmişler Hazreti Hüseyin efendimize ve ehlibeyte 10 Muharrem gününe kadar böyle mersiyeler dualarla zikirlerle geçirmiş bir kısım tarikatlar bunu böyle mersiyeler okumamışlar veyahut da işte gerekli Bu tip Hz Hüseyin efendimize binaen bir şeyler okumamışlar aşureler pişirmişler aşureler dağıtmışlar bilhassa İstanbul’da böyle bir dergahlar var böyle tarikatlar var Onların devamları var Şu an İstanbul’da onlar devam ediyorlar zaten böyle onların devami etinde bir sıkıntı yok ve onlar da normalde hani aşırıya gitmemişler Ama bu hani Matem gününe de ehem göstermişler Muharrem 1 başlamışlar aşure kaynatmaya yemişler içmişler dağıtmışlar hel asıl o tarikatlarda tekkelerde bu aşure merasimleri devam etmiş Tabii Eee Tekke kültüründe aşure özel bir yeri var Nasıl özel bir yeri var mesela Bir kimsenin halifeliği açıklanacak Eee aşure kaynatmış da bir sevinç günü olarak nitelendirmiştir fukaraya gelen geçene gecesine de onun halifeliğinin törenini yapmışlar İcazet Töreni veyahut da işte böyle bir kıtlık var tekkede ne varsa böyle bir aşure dağıtmışlar yapmışlar veyahut da işte bir sufinin başında bir sıkıntı olmuş bir problem yaşamış o sufi o sıkıntıdan Kurtulmuş kurtulunca aşure kaynatmış tekkede zaviyede dervişlere ve halka dağıtmış bunu aşure bu manada Hani Eee kültürel ve Eee ne bileyim böyle otantik bir şey ve muhakkak aşure önemli atfedilmiş Hatta Osmanlı aşure Fukara tekkelere aşure yardımı yapmış enteresan bilgiler Bunlar Yani normalde işte filanca Tekke Fukara bir Tekke aşure dağıtacak malzemesi yok İşte oraya en az çünkü aşure olması için en az 10 çeşit içerisinde malzeme olması lazım 10 çeşit en az aşurenin içine konan her malzemenin bakın Normalde tek aşure Çünkü çok önemli tekkelerde aşure o kadar çok önem atf etmiş ki not almışım buraya Tekke yaşantısında aşure pişirilmesi ve yenilmesi bir çeşit ibadet olarak görülmüştür Nitekim aşure içine konan her malzemenin buğday nohut kuru fasulye Mısır yeşil mercimek az pişmiş pirinç çiğ bulgur ceviz badem incir Karanfil zemzem suyu gibi Er Allah’ın isimlerine işaret ettiğine inanmışlar bu kadar tekkelerde önemli ve Bu anlayış nedeniyle aşurenin bir zerresi dahi zayi edilmemiş ve aşureler tekkelerde Fatihalar la Fatiha hatimleri le zikir hatimleri le salavat-ı Şerife hatimleri le pişirilmiş Bunu neden söylüyorum Hani evlerinizde dergahlarda aşure yapacaksınız O yüzden söylüyorum bakın tekkelerde aşure Fatiha Şerife hatimleri yle yani Fatiha Şerif hatmi dediğinizde 70.000 Fatiha Şerife okunuyor salavat-ı Şerife hatmi 70.000 salavat-ı Şerife okunuyor Tevhit hatmi 70.000 Tevhit okunuyor o aşureler üzerine okunuyor Bunlar ve aşurenin her tanesini Şifa olarak görüyorlar tekkelerde ve bazı tekkeler var mesela oranın aşuresi kesin Şifa hasta olanlar orada Aşure ne zaman kaynatılacak diye bakıyorlar orada aşure kaynatıldığında herkes kabını eline alıp tekkede sıraya giriyor ve bazı Rufai Tekke inde bazı Kadiri tekkelerinde İstanbul’da İstanbul’da sıranın kilometrelerce olduğu söyleniyor kilometrelerce Çünkü o tekkenin aşuresi şifalı olduğuna inanılıyor hastası olan psikolojik rahatsızlığı olan fiziki hastalığı olan o aşureden yiyebilmek için sıraya giriyor sıraya giriyor ve okunmuş aşureden bir kase alması onun için büyük mutluluk Hatta o tekkeler o tekkeler başlarındaki o Şeyhler saraya padişaha da aşure gönderiyor şifalı aşure ve padişahlar o aşureleri reddetmiyor ve mesela o sarayın aşçıları sarayın aşçıları sarayın Helvacı başılar o tekkeye gelip aşureyi nasıl yaptık lı görmek istiyor ama Derviş olmadığı için matbah içeri giremiyor o tekkeler böyle Tekke öyle Vay saraydan geldin el pençe sarayın bu bilmem nesi öyle değil Derviş değilse matbah içeri adım atamıyor diyor ki aşureyi al git padişah Efendi Hazretlerine selamlarımızı ve afiyetler imizi ilet bu kadar o günkü tekkeler O günkü tekkeler padişahın önünde sarayın önünde el pençe divan durup baş büken tekkeler değil Hakkı hak bilip hakça yaşayan Hakkı haykıran tekkeler O yüzden okudukları şifalı O yüzden o yüzden şifalı okudukları Çünkü Allah’a bağlılar başka bir yere değil kimseye el avuç açanlardan değil ve işte sufilerde sufilerde hüseyniler de iki aşure kaynatılır bir aşure kaynatılır muharremin 10 günüyle alakalı bu Normalde kurtuluşla alakalı aşure kaynatılır bu Hüzün aşuresi dir bir aşure daha kaynatılır Zeynel Abidin’in sağ kurtulup ehlibeytin sülalesinin ondan devam ettiğinin şükür aşuresi bir sevinç aşuresi bir o da O da Zeynel Abidin sağ kaldı Ehlibeyt ondan devam etti diye O da Sevinç aşuresi ir ve tekkeler bu bu noktada aşure ritüelini hiçbir zaman bırakmamış lardır ve aşureye ehemmiyet göstermişler aşurede bütün dervişan toplanmış nerede olursa olsun o tekeye müntesip olan kadın erkek Çoluk çocuk o aşure günlerinde toplanmışlar o şifalı aşureden yemişler ama Hüzün aşuresi haz Hüseyin Efendimizle alakalı mersiyeleri dinleyip hüzünlenmek 1925’te tekke ve zaviyeler kanunu çıkınca bütün tekke ve zaviyelerinin kapısına kilit vurulunca ve bütün tekkelerin içerisindeki Yazma Eserler tekkelerin içerisinde 500 yıllık 300 yıllık 400 yıllık Yazma Eserler tekkelerin içerisindeki panolar tekkelerin içerisindeki bir kültür bir geçmiş tekkelerinin içerisinde ne var ise hepsi de bit pazarına çıkarılıp satılmıştır Hatta yazmalar Eğer tahtaların üzerindeyse tahtalar sökülmüş tekkeler Hepsi de haraç mezat satılmıştır ve tekkelerin Kimisi spor salonu olmuştur Kimisi buğday ambarı olmuştur bir kısmı husisi genelevi gibi kullanılmıştır Evet bir kısmı bir tane taşı dahi bırakılmadan yıkılmıştır mesela General Gümüş Pala Trakya komutanıdır bütün valilerin üstündedir o zaman 7 bölgeye ayrılır ülke y bölgenin hepsinde birer tane genel Vali vardır o genel Vali hiçbir hukuka uymak zorunda değildir o Paşa bütün valilerin ve belediye başkanlarının üstündedir Edirne’deki Muradiye mevl hanesi ile alakalı benden bir konferans istenmişti üniversitede en önde Garnizon komutanı bilmem ne komutanı bir sürü komutanlar Ben de hazırlamış Muradiye mevlasi yıkan Muradiye mevl hanesini yıkan General Gümüş Pala 500 yıllık Mevlevi haneyi komple yıkar bütün yazılı eserleri Edirne bit pazarında sattırır bit pazarında sattırır bir tane taşı kalmaz Biz de Edirne’de sessiz bir yürüyüş yapıydı hiç hoşlarına gitmedi nasıl yürürmüş Nasıl böyle bir şey yaparmış Herkes bir köşe yazılarında bir saldırdılar Ama şimdi mevlane yapma kararı almışlar şimdi oradaki mevl haneyi yapma kararı almışlar İnşallah yaparlar e aynı şey oldu Biz Cüneydi Dede mevlev anesi için 4.000 tane imza topladık kültür Bakanlığına müracat ettik dedi ki cüney Dede Mevlan aak 4.000 imza topladık caferle Cafer o işin organizasyonun başındaydı 4.000 imzayı kültür Bakanlığına gönderdik Kültür Bakanlığı Cüneydi Dede sonra belediye Cüneydi Dede mevlanın yaptılar şimdi açılışına da tabii bizi davet etmediler aykırı bir insanım ya ben ama mutluyum Hiç olmazsa Mevlânâ ayağa kalktı Şimdi mutluyum Edirne mevlanin de yapacaklar yürüyüşü bizden çalışması bizden yapması onlardan sonra da onlar geçsinler otursunlar keyif çalsınlar hiç önemli değil karabaşı Veli Tekkesi de o da ayaklandı öyle hoş şimdi gene öldürdüler orayı Normalde bir şey yapmıyorlar da inşâallah Cenab hak Orayı da tekrar canlandırır.

Tekke kültüründe aşurenin özel – Sohbet Notları


Kaynak

Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı yukarıdaki YouTube oynatıcısından izlenebilir.

İlgili Sohbetler

Bu konuyla ilgili diğer sohbetler: Mesnevi Okuması (2241. Beyitten) 09.08.2025, GÜRSU Kutlu Doğum Programı – 19 Nisan 2013, KADİR GECESİ / SEMA / DUA 27.04.2022. Tasavvuf geleneğinde bu konular ele alınmaktadır.