Şeytan Şeytâniyete, Hevâ ve Hevese Hizmet Ettirir; Ama Siz Kendinizi Allâh’a Hizmete Adayın
Şeytan — insânı şeytâniyete, hevâya, hevese hizmet ettirir. Yâni insânı kendi cazibesi içine çeker; kendi yolunda yürütür. Hevâ — nefsanî arzu; heves — geçici istek; şeytâniyet — Allâh’a karşı duruş. Bunlara hizmet eden kişi — aslında şeytanın hizmetçisidir. Mü’min ise — kendini Allâh’a hizmete adamalıdır. Bu hizmet — namaz, oruç, zekât gibi ibâdetler değil sâdece; her ânını, her kararını, her amelini Allâh için yapma niyeti. Zâriyât 56: «Cinleri ve insânları sâdece bana ibâdet etsinler diye yarattım.» Bu — varoluş gâyemizdir.
Zâriyât 56 — Varoluş Gâyesi
«Ve mâ halaktulcinne ve’linse illâ liya’budûn» — Cinleri ve insânları sâdece bana ibâdet etsinler diye yarattım (Zâriyât 56). Bu âyet — varoluşun gâyesini bildirir. İnsân para kazanmak, başarılı olmak, mutlu olmak için yaratılmadı; sâdece Allâh’a kulluk etmek için yaratıldı. Bu temel anlaşılmazsa — bütün hayat anlamsız hâle gelir. Anlaşılırsa — bütün hayat anlam kazanır.
Hevâ — Şeytanın İlk Silâhı
Şeytanın ilk silâhı — hevâ. Hevâ: nefsanî arzu, istek. Allâh «Hevâsını tanrı edinen kimseyi gördün mü?» buyurur (Furkân 43). Hevâsını tanrı edinmek — şeytâniyetin bir biçimi. Şeytan kişiye «istediğini yap, ne istersen onu yap» mesajı verir. Hâlbuki şer’î hudûd var; nefsanî arzu her zaman uygulanmaz. Sahih mü’min — hevâya hizmet etmez; hevâyı kontrol eder.
Heves — Geçici İstekler
Heves — geçici, kısa süreli istek. «Şimdi şu yiyeceği yiyeyim»; «şu kıyâfeti alayım»; «şu eğlenceye gideyim.» Heves modern dönemde reklâmlarla beslenir; sürekli yeni heves üretiliyor. Bu — şeytanın taktiği. Heveslerin peşinden koşan kişi — hayatını boşa harcar. Mü’min — heveslerin esiri olmamalı; kontrol altında tutmalı.
Allâh’a Hizmet — Tanım
Allâh’a hizmet — sâdece namaz değil; hayatın bütünü. Yemek yemek — niyet «Allâh için sağlıklı kalayım» olunca hizmet. İş yapmak — niyet «helâl rızık, ailem için» olunca hizmet. Aile ile vakit geçirmek — niyet «sünnet sevgi» olunca hizmet. Uyumak — niyet «yarın daha iyi ibâdet edeyim» olunca hizmet. Yâni bütün hayat — niyet ile ibâdete dönüşebilir. Bu, geniş bir kulluk anlayışıdır.
İki Yolun Birbirinden Ayrılması
Hayatta iki yol var: hevâya hizmet veya Allâh’a hizmet. Bir kişi aynı anda ikisini de yapamaz. «Allâh, bir insânın göğsünde iki kalp yaratmamıştır» (Ahzâb 4). Yâni ya birine bağlanırsın, ya diğerine. Tabiî her insân biraz hevâ, biraz Allâh’a yönelik olabilir; ama ana yönelim birine. Mü’min ana yönelim olarak — Allâh’ı seçer. Hevâ — alt seviyede, kontrol altında, vazifeye yönlendirilmiş.
Niyet Belirleyicidir
«Ameller niyetlere göredir» (Buhârî). Aynı amel — niyet farklı olunca iki kişide farklı değer kazanır. Bir kişi para kazanırken «kendim için, lüks yaşayayım» niyet ediyor; o şeytâniyete hizmet ediyor. Aynı kişi «helâl rızık, ailem için, hayır için» niyet ediyor; o Allâh’a hizmet ediyor. Aynı eylem; farklı değer. Bu yüzden niyeti her sabah yenilemek lazım.
Pratik Uygulama
Pratikte nasıl uygulanır? 1) Sabah uyandığında niyetini Allâh’a yönelt — «Bu gün Sen’in için yaşayacağım.» 2) Her amel öncesi besmele — «Bismillâh» de. 3) Eylem ortasında — Allâh’ı an, hatırla. 4) Eylem sonunda — şükür et. 5) Akşam muhâsebe yap — bugün hevâ mı Allâh mı baskındı? 6) Heveslerin geldiğinde dur, sor — «Bu Allâh’a yöneltir mi?» Bu altı adım — günü hevâdan Allâh’a yöneltir.
Niyâz — Allâh’a Adanma
Niyâz: «Yâ Rab, beni şeytâniyete, hevâya, hevese hizmet eden bir kul olmaktan koru. Zâriyât 56’nın gâyesini hayatımda yaşat — sâdece Sana ibâdet için yaratıldığımı bilebileyim. Hayatımın bütününü — yemekten, uyumaya, çalışmaya kadar — niyet ile Sana hizmete dönüştürmemi nasîb et. Hevâsını tanrı edinmekten beni muhâfaza eyle. Heveslerin reklâm dünyâsında — kontrol altında bir mü’min olarak yaşat. Niyetimi her sabah yenileme disiplinini ver. Akşam muhâsebe ile günümü değerlendirebileyim. Şeytanın silâhları olan hevâ ve hevesi — Sen’in hizmetine yönlendirebilen bir kul eyle.» Allâh muhâfaza eylesin.
Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Hevâ, Ubûdiyet, Niyet. → Tasavvuf Sözlüğü
Ek kaynaklar:
- Kur’an-ı Kerim, Furkan 25/43; hevasını ilah edinme uyarısı.
- Kur’an-ı Kerim, Kehf 18/17; Allah’ın hidayet verdiğinin doğru yolu bulması.
- Kur’an-ı Kerim, Araf 7/175-176; ayetlerden sıyrılıp hevaya uyan kimse örneği.
- Kuşeyri, er-Risale, sahih mürşid, edep ve istikamet bahisleri.
- Hucviri, Keşfu’l-Mahcub, sahte iddialar ve tasavvuf ehlinin alametleri bahisleri.
- İmam Gazali, İhya-u Ulumi’d-Din, riya, ucub ve ilmi kötüye kullanma bölümleri.
- Kur’an-ı Kerim, Casiye 45/23; hevasını ilah edinen kimse uyarısı.
- Nevevi, Riyazü’s-Salihin, nefis muhasebesi ve takva bölümleri.