Şeytân Hangi Kavimdendir?
16 yaşındaki bir öğrencinin sorusu geldi: «Selâmün aleyküm. Cevap verir misiniz lütfen? Cennette kıskançlık ve nefret gibi duygular yokmuş; o zamân hem en başta şeytân bir melekten nasıl kendini Hz. Âdem’den üstün görüp Allâh’a karşı çıkmış?» Bu soru tasavvuf yolunda sıkça konuşulan bir mes’eledir. Cevap kısaca şudur: Şeytân melek değildir; o cinlerdendir.
Âyeti Kerîme: «O Cinlerdendir»
Kehf sûresi 50. âyeti kerîme şöyle der: «(Onlar İblîs’e secde etmemişti); o cinlerdendi.» Bu âyet açıkça şeytânın cin tâifesinden olduğunu beyân eder. Cinler ateşten yaratılmıştır; melekler ise nûrdan yaratılmıştır. Şeytân ateşten yaratılmıştır; meleklerle berâber olduğu hâlde, melek değildir. Cinlerin içerisinde de yedi kavim vardır; bunların bir kavmi de şeytânlardır.
Meleklerle Cinler Arasındaki Fark — Hür İrâde
Melekler Allâh’ın emrettiklerinden bir şey yapmazlar; aksini de yapmazlar; sâdece Allâh’ın emirleri içindir vücûdları. Bu yüzden onlarda «sevâbgünâh, isyânitâat» mes’elesi yoktur; çünkü hür irâdeleri yoktur. Cinler ise hür irâdelidir; insânlar gibi mü’min ve kâfir olabilirler; sevâb ve günâh işleyebilirler. Şeytân da cinlerden olduğu için, kendi irâdesiyle Allâh’a karşı çıkmıştır; bir melek olsaydı, böyle bir şey yapamazdı.
Şeytânın Meleklerle Berâber Olması
Şeytân, ibâdetinin çokluğu sebebiyle meleklerin arasına alınmıştı. Yıllarca ibâdet etmişti; meleklerin sâlihâtından sayılıyordu. Hattâ «Tâvûsu’l-Melâike» (meleklerin tâvûsu) lakâbıyla anılıyordu. Ama içinde kibir ve gurûr varlığını sürdürüyordu. Allâh «Âdem’e secde edin» buyurduğu zamân, içindeki o kibir su yüzüne çıktı; «Ben ondan hayırlıyım, ben ateşten yaratıldım, o topraktan yaratıldı» dedi. Bu ânda, ibâdetlerin altındaki gizli kibir ortaya çıktı; cennetten kovuldu.
Soruya Cevap: Melek Değildir, Cinden Bir Kavimdir
Birinci sorudaki cevap buna yeter: Yâ’nî şeytân melek değildir. Şeytân melek olmadığı için, bu soru — «cennette kıskançlık yok ise nasıl Âdem’e gücendi?» — geçersiz olmuş olur. Çünkü şeytân melek olmadığı için, meleklerin tâbi olduğu kurallara da tâbi değildir. Cinlerden bir kavim olarak, hür irâdesini kötüye kullanmış; kibre ve gurûra düşmüş; Allâh’a karşı çıkmıştır. Bu, sûfîlik açısından önemli bir derstir: İbâdet ne kadar çok olursa olsun, içte kibir varsa, o ibâdetler de yıkılır.
Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Şeytân, Cin, Silsile. → Tasavvuf Sözlüğü
Ek kaynaklar:
- Kur’an-ı Kerim, Nahl 16/125; hikmet ve güzel öğütle davet ilkesi.
- Kur’an-ı Kerim, Ahzab 33/21; Resulullah’ta güzel örnek oluşu.
- Nevevi, Riyazü’s-Salihin, takva, ihlas ve güzel ahlak bölümleri.
- İmam Gazali, İhya-u Ulumi’d-Din, kalp terbiyesi, ahlak ve ihlas bölümleri.
- Buhari, İman ve Rikak bölümleri, niyet, ihlas ve ahlak rivayetleri.
- Müslim, Birr ve Sıla bölümü, güzel ahlak ve kardeşlik rivayetleri.
- Tirmizi, Birr ve Sıla, zühd ve deavat bölümleri.
- Nevevi, Riyazü’s-Salihin, ihlas, takva, zikir ve güzel ahlak bölümleri.
- İbn Hacer el-Askalani, Fethu’l-Bari, ilgili Buhari rivayetlerinin şerhi.
- Kuşeyri, er-Risale, tasavvuf adabı, hal ve makamlar bahisleri.