Nizâmiye Medreseleri Gazâlî konusunda Mustafa Özbağ Efendi’nin değerli sohbetlerinden derlenen bu içerik, önemli bilgiler sunmaktadır.
Nizâmiye Medreseleri Gazâlî Hakkında
Selçuklu Devleti’nde siyasal, ideolojik ve toplumsal bakımdan dirlik ve düzeni sağlamaya çalışan Nizamül Mülkta Bağdat olmak üzere ülkenin belli başlı bütün kentlerine medreseler kurar. Nizamiye Medreseleri adı verilen bu okullar İslam dünyasında devlet eliyle yapılan altı çizili buranın devlet bütçesiyle eğitim veren müfredatı devlet tarafından belirlenen ilk eğitim kurumlarıdır. Evet doğrudur. Bu normalde Nizamiye Medreseleri ilk defa İslam dünyasında devlet eliyle kurulan medreselerdir veya üniversitelerdir. Bunların normalde akçeleri devlettendir. Müfredatları da devlettendir. Hepsine de katılıyorum. Şimdi devlet yönetmek çok özür dilerim kümes yönetmek gibi değildir. O gün için devleti yönetenler insanların normalde böyle sapkın düşüncelere ve fikirlere batıp gitmesin. Sapkınlıklara kendini feda etmesin diye. Devlet bu çalışmaları yapmıştır. Ben karşı değilim bunlara. Bunlara karşı değilim. Çünkü devlet tebasının dinini ve aklını korumakla mükellef.
O yüzden eğitim vermekle mükellef. Ha içerikleri tartışılabilinir. Bu da ayrı bir mesele. Nizamiye Medreseleri sonra önümüzdeki hafta konuşacağım da Nizamiye Medreseleri başlangıç olarak, amaç olarak çok yerinde ama ne yazık ki sonradan işlevlerini yitirmişler. Başka şeyler girmiş işin içerisine. Başka şeyler işin içerisine girince yani bunu önümüzdeki hafta giriş yapacağım. Nizamiye Medreseleri ile alakalı. Yani başlangıcı çok şey, eee, iyi niyetli bir başlangıç. İyi niyetli yola çıkılırken iyi niyetle yola çıkılmış. Ama ne yazık ki hani İslam dünyasındaki iyi niyetle yola çıkıp sonra yolda bozulma, yolda bozulma hastalığı onlara da bulaşmış. Bunu önümüzdeki hafta biraz böyle analiz edeceğim ki günümüze ışık tutsun. Çünkü yola çıkarken herkes Kur’an, sünnet, vatan, millet diye yola çıkıyor. Başlangıcı olarak çok güzel. Hani benim tabirimle mücahit olarak yola çıkıyor.
Nizâmiye Medreseleri Gazâlî – Sohbet Notları
Yolda sonra müteahit oluyor. Sonra it oluyor, sonra dinsiz olup çıkıyor. Bu normal İslam dünyasında kronik hastalık bu. Hani eee makamı, mevkiyi, parayı görünce değişiyorlar. Nizamiye Medreselerinin sonradan yörüngesinden çıkıp fayda sağlaması gereken olgu, fayda sağlaması gereken bir hareketken sonra senin dediğin noktaya geliyor. Yani burası açılıma, değişime açık bir topluluk olmaktan çıkıyor. O zaman işte İslam dünyasına zarar veriyorlar. İslam düşünce sistemine, İslam fıkıh sistemine bunlar zarar veriyor. Yani işlevsel olarak kendilerini geliştirip değiştirip derinleştirip yükseltmeleri gerekirken bağnaz bir şekilde kalıyorlar. Kalınca da o zaman işte her şey körleşiyor. >> Önce devlete sonra hükümdara. >> İşte bu normalde devlet anlayışından da çıkıyor. Devlet ayrı başındaki hükümdar ayrı. Devlet ayrı, devleti idare edenler ayrı. Bu sefer iş hani devletin kendi içerisindeki doğru eee çizgisini de aşıyor.
Bunu devleti yönetenler yapıyor. Devleti yönetenler bu sefer medreseleri kendi hegemonyalarına alıyorlar. >> Siyasal İslam diyorsun. >> E o siyasal İslam öncesinden var. Siyasal İslam’ın başladığı yer Muawiye Muaviye’den başlıyor.
İlgili Sohbetler
Bu konuyla ilgili diğer sohbetler: GÜRSU Kutlu Doğum Programı Gürsu Beledye Başkanı Konuşması – 19 Nisan 2013, KADİR GECESİ / SEMA / DUA 27.04.2022, Mesnevi Okuması (2239. Beyitten) 02.08.2025. Tasavvuf geleneğinde bu konular ele alınmaktadır.