Niçin bunu davacı şeyh gibi gizleyeyim? Yani biz fukaralığımızı, ekmek fukaralığımızı, yemek fukaralığımızı bizim bu noktada belli halimiz. Bundan dolayı biz neden gizleyelim ki bunu? Bundan dolayı biz gizlemeyiz. Bundan bir sıkıntımız yok. Bizim normalde gösterişe de, riyaya de ihtiyacımız yok. Olduğumuzdan fazla göstermeye de ihtiyacımız yok. Aman bizi zengin görsünler. Böyle bir derdimiz yok. Aman bizi paralı görsünler. Böyle bir derdimiz yok. Aman biz bürokrasiye kul köle olalım.
Böyle bir derdimiz yok. Aman bunların dostları var. İşte milletvekili yok işte meclis başkan yardımcısı yok cumhurbaşkanlığında işte onun böyle danışman var orada işlerini onlar görüyor. Yanımızda cumhurbaşkanından danışman validir, savcıdır, hakimdir. Bizim böyle bir şeylerimiz yok. Biz fukara insanlarız. Bizim bürokraside de öyle tanıdığımız filan kimse yok. Bizim öyle siyasette de tanıdığımız kimse yok. Bizi de çok sevmezler zaten. Hatta büyük bir çoğunluğu hiç sevmez.
Bundan bir gocunduğumuz bizim bir şeyimiz yok. Neden gizleyelim bunu? Bazen kardeşler telefon açıyorlar. Belediyede tanıdık var mı? Vallahi yok diyorum ben. İnanamıyor hiç kimse. Kimisi telefon açıyor beni bir şey zannediyor. Diyor ki bir milletvekili tanıdık olsa bu işimiz çözülecek. Yok diyorum hiç kimseyi tanımıyorum ben diyorum biz hiç kimseyi tanımıyoruz biz. Ne milletvekili, ne bürokrat, ne belediye başkanı, ne yancısı, ne rüşvetçisi, ne bilmem nisi.
Nice fukaralar vardır herkes Hakkında
Tanımıyoruz hiç kimseyi. Millet de hani böyle vardır tanıdığı diye. Hatta birisi öyle dedi ya Mustafa hocam dedi senin hiç kimse tanıdığın yok mu dedi. Yok dedim ben ya. Baya baya yok diyorsun dedi. Yokken dedim var mı diyeyim yalan mı söyleyeyim dedi. Yoksa yok bizde bu konuda da bir hani riyakallık yapmaya da ihtiyacımız yok. Saklamaya da ihtiyacımız yok. O yüzden normalde bizim bu noktada hiçbir derdimiz yok. Biz o yüzden hani gizlenecek bir şeyimiz de yok bizim.
Ne gizleyelim ki? Biz ortadayız. Sohbetlerimiz de ortada. Yaptıklarımız da ortada. Bizim durumumuz da ortada. Ama Cenabı Hak hani nice fukaralar vardır. Herkes onu zengin zanneder diyor ya. Dışarıdan öyle görünüyoruz ama gerçekten öyle görüyor. Annem bile inanmadı benim iflas ettiğime. Dedim ya ben iflas ettim 1 milyon dolar borcum var dedim. Durdu böyle. Sen ne dersin dedi bana. Ulan dedim ya insanın anası inanmayınca kim inanacak dedim. Hatta ben iflas ettim diyorum.
Bazıları diyor ki böyle çok samimi geliyor. Abi nereye kaçırdın paraları diyor. İnanmıyor adam. Baktım böyle dedim yok ya iflas ettim ya dedim borcum var. Millet gitmiş birilerini bulmuş. Yok İstanbul’dan mülk mü aldı? Nereye gidiyorum? İstanbul’a sohbete gidiyorum. İstanbul’dan mülk aldım zannetmişler. Tapudan elemanlar bulmuşlar. İstanbul’da benim adıma mülk arıyorlar. bulursanız söyleyin dedim ya satayım oraya borçlarımı ödeyeyim dedim. Yani iyi dışarıdan tabii çok varlıklı görünüyoruz elhamdülillah.
Y varlıklı demeyeyim zengin. Çünkü zenginlik ayrıdır varlık ayrıdır. Zenginlik parayladır. Varlık tapuyladır. Dışarıdan bakıldığında demek ki ben öyle görünüyorum. Sıkıntı yok. O da Bakara ayeti var ya. Sen nereye gidersen git herkes seni böyle zengin caflı bir şey zanneder. Elhamdülillah. Ben bundan bir sıkıntım yok. Ha benim tabii problem yok. Ben bir de şata yapıyorum ya hepinizden en zengin benim diyorum. Aslında ben onu manevi olarak söylüyorum. Maddi manevi ikisini de söyleyeyim.
Nice fukaralar vardır herkes ve Önemi
Ben hepinizden de zenginim elhamdülillah. Allah bunu gösteriyor. Seni çok güçlü gösteriyor. Bunda bir sıkıntı yok. Bakara ayet tecelli diyor. Öyle değilim deme sakın ha. Öyle dersen Allah’ı yalancı çıkarırsın. Şimdi de bu tarafı var. Elhamdülillah diyeceksin. Allah öyle göstermiş seni. Çünkü bu muhteşem bir şey. Eşini öyle gösterir, çocuklarını öyle gösterir, arkadaşlarını öyle gösterir, etrafı öyle gösterir. Sen sakın o elbiseyi çıkaracağım diye uğraşma. Allah sana öyle bir elbise giydirmiş.
Seni herkese zengin gösteriyor. Daha ne istiyorsun? Allah seni herkese varlıklı gösteriyor. Bırak Allah’ın işine karışma sen. Yok ben öyle değilim deme. Bırak sal yakasını.
Kaynak
Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı yukarıdaki YouTube oynatıcısından izlenebilir.
İlgili Sohbetler
Daha fazla bilgi için Tasavvuf hakkında kaynaklara göz atabilirsiniz.