Nasihatler

(NASİHAT/5) Mustafa Özbağ Efendi Sohbeti – 08.06.2023 ​​​​​​​​​​​

(NASİHAT⧸5) Mustafa Özbağ Efendi Sohbeti konusunda Mustafa Özbağ Efendi sohbeti. Bu yazıda (NASİHAT⧸5) Mustafa Özbağ Efendi Sohbeti hakkında tasavvuf perspektifinden önemli bilgiler ve değerlendirmeler bulacaksınız.


Bir baba. Allah usan dım bilmem ne ettiler. Allah. Allah. Ağlar. Yusuf ‘um yıllar yak up arıyorsun. Allah. Allah u ek ber paran kime yalvarayım yahu. Allah aldı ve. Rabbime emanet. Allah’ı ve rabbim. Allah. Allah. Ey güzel geceler. Allah razı olsun inşallah. Selamünaleyküm bu zikrullah’ın üzerine benim sohbetim biraz yavan kalır ama. Sizler haklarınızı bu konuda helal edin inşallah. Yaman yavan dinlemek zorunda kalacağınız o yüzden. Rabbim beni. Affeyle inşallah bugünkü hazırladığımız sohbet konusu. Allah’ın ipine sarılmakla alakalıydı inşallah kısa da olsa bu konuya değinelim inşallah yine. Şeytanirracim. Bismillahirrahmanirrahim. Amanda bütün eylem sana. Allah. Allah razı olsun. Ali. İmran. Suresi ayet 102 ile 103 Ey iman edenler. Allah’tan nasıl korkmak lazımsa öylece korkun ve her halde. Müslüman olarak. Can.

verin hep birlikte. Allah’ın ipine sımsıkı sarılın ve sakın ayrılığa düşmeyin ve. Allah’ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani siz düşman ediniz de o kalplerinizin arasını uzlaştırdı da onun nimeti sayesinde kardeşi oldunuz siz bir ateş uçurumunun tam kenarındayken sizi oradan doğru yola eresiniz diye kurtardı. Allah ayetlerini size. Böylece. Açıklar. Sadakallahülazim burada tabi konu başı olarak. Allah’ın ipine sımsıkı sarılmak. Ama cenab-ı kerimeden önce. Allah’tan nasıl korkmamız gerekirse öyle korkmamızı öğütüyor bundan bir önceki dua eti. Kerime var. Allah’a sımsıkı sarılın diyor aslında konu olarak. Allah’a sımsıkı sarılığından giriş yapacaktım. Fakat o burada o bir kendimce sezinledim hani iman. İslam. İhsan burada kasıt. Allah’ın ipinden kasıt. Allahu alem. Allah’ın dini. Kur’an ve. Sünnet bu işin avamla alakalı kısma siz. Allah’a sımsıkı.

sarılamazsanız. Allah’tan hakkıyla. Hiç olmazsa korkun ve aynı zamanda bir alt kategoride. Allah’ın ipine bari sarılın ben buradan yukarı doğru gitmeyi. Arzu ettim bu hafta dedim ki kendimce önce. Allah’ın ipini sımsıkı sarılmayı konuşalım zemini konuşalım ondan sonra üzerine merdivenle yürüyelim diye düşündüm burada ayeti kerimenin hilafına konuşmak değil o ayeti kerimenin sıralamasını bozmak da değil kalbime gelen bu oldu hani önce zirveyi. Cenâb-ı. Hak konuşmuş demiş ki; Allah’a sımsıkı sarılın. E şimdi. Allah’ın dinine. Ee uymayan. Allah’ın zemin olarak. Kur’an ve sünnete tabi olmayan bir kimse. Allah’ı sarılmayı anlatmak biraz. O yüzden onu biz ilk önce olması gereken. Tabana çekelim olması gereken taban. Ne o kimsenin. Allah’ın ipine sımsıkı sarılması buradan. Normalde müfessirlere bakarsanız. Hepsi de işte. Allah’ın ipi.

kur’an’dır. Allah’ın ipi islamdır. Allah’ın ipi ondan sonra bu tip benzetmeler tefsirler okuyabilirsiniz burada. Allah’ın ipi bu fakire göre. Bunlar bunda böyle söyleyen müfessirler de olmuş. Kur’an ve. Sünnet bugün zaten. Ee dünya müslümanlarının en büyük handikapı. Kur’an ve sünnete sımsıkı sarılmamaları. Kur’an’ı önünde tutmamaları sünnet seneyi önde tutmamaları ve ayet-i kerimede sonra diyor ki zaten tefrikaya düşmeyin ayrılmayın diyor. O yüzden biz bu manada. Allah’a. Hasım sıkı sarılmak olarak gördüğümüzde iman ve sünneti öne koyacağız. Size iki bıraktım dedi. Allah resulü sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretleri birisi. Allah’ın kitabı. Kur’an birisi de benim sünneti seniyemdir. Kim bu iki şeye. Sımsıkı sarılırsa o kurtuluşa. Erer dedi. Şimdi. Dünya üzerinde bu. Seküler dünya dediğimiz bu dünya ve o şekiller dünyayı sömüren.

emperyalistler bizim. Kur’an ve sünnete sarılmamızı istemiyorlar bu. Müslüman. Ülkelerde de oynanan büyük bir oyun var bu oynanan oyun şu tarikatları hallettiler mezhepleri hallettiler sünneti seneyi de hallettiler şimdi sıra geldi. Kur’an’ı halletmeye. Muhakkak ki. Cenâb-ı. Hak. Kur’an’ın koruyucusu benim diyor. Kur’an’ın koruyucusu benim o zaman bu. Kur’an’ı koruyacak olanlar koruyacak olanlar. Allah’ın ipine sarılanlar bunu böyle. Gökten gelecek olan bir el. Kur’an’ı koruyacak diye beklemesin. Müslümanlar. Müslüman. Allah’ın. Kur’an’ını yaşayaraktan korucak yaşayaraktan sünnet-i seneyi yaşayaraktan koruyacak ne yazık ki. Ümmeti. Muhammed bu sekirlerlikten nasibini alıyor ve. Kur’an ve. Sünnet seneyi yaşamakta problem çekiyor ve biz. Sünnet senin. Kur’an ve sünneti yaşamakta bir sürü bizim amalarımız var bir sürü bizim kendimizce çekincelerimiz var biz artık sünnet ise. Neyi işlemekten utanıyoruz.

Biz. Kur’an ve sünneti seni tebliğ etmekten utanıyoruz. Biz sünneti seni yaşamaktan artık utanıyoruz çekilir hale geldik ve. Dinimizi yaşamaktan. Dinimizi haykırmaktan utanır hale geldik çekinir hale geldik. Oysa ayeti kerimede diyordu kınanmaktan iman edip kınanmaktan korkmayanlar biz artık dinimizle alakalı kınanmaktan korkar hale geldik bu. Seküler dünya. Seküler inanç. Seküler taudi inançlar ve. Seküler baskılar ve. Müslümanların üzerindeki baskılar. Müslümanları ne yazık ki her gün adım geriye doğru götürüyor adım geriye götürünce. Müslümanlar kendi dinlerini yaşamaktan kendi doğrularını söylemekten haykırmaktan uzaklaşmaya başladılar ve tefrikaya da düştüler. Hani. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretlerinin 72-73 fırkaya bölünecek 72 fırkaide mahallede olacak bir tanesi fırkai. Naciye de kurtuluşta olacak denilen noktaya geldik artık sünnet inkarcıları artık hadisin karşıladı artık ayetin.

karcıları. Allah olsaydım böyle ayet indirmezdim mezhep inkarcılarının baskısı altında siyasetçilerin baskısı altında bakın siyasetçilerin baskısı altında devlet yönetimlerinin baskısı altında müslümanlar ne yazık ki. Kur’an ve. Sünnet seni kendilerince yaşayamadıkları gibi veyahut da kasıtlı bir şekilde yaşamadıkları gibi ve aynı zamanda da anlatamaz hale geldiler ve öyle bir hale geldi ki. Müslümanların kendi içerisindeki bir kısım eksiklikler noksanlıklar yanlışlıklar kamuoyunun önünde ama sosyal medyada daha da abartılaraktan anlatılınca biz. Dinimizi tam olarak anlatma. Dinimizi tam olarak yaşama noktasında sıkıntımız var biraz da kendimizi eleştirirsek. Bizlerde de sıkıntı var nerede ne konuşulacağını bilmeyen nerede nasıl davranılacağını bilmeyen. Ne bileyim nerede nasıl yürüneceğini bilmeyen nerede ne sohbetin edileceğini bilmeyen veyahut da bu konuda ehliyetsiz kimselerin davranış biçimlerinden dolayı da müslümanlar ne.

yazık ki sıkıntı çekiyor ve. Müslümanlar o zaman da dinlerini tam anlatma dinlerini tam yaşama noktasında değiller ve biz. Allah’ın ipine sımsıkı sarılanlardan olamıyoruz. Allah’ın ipine sımsıkı sarılanlardan olmuş olsa birimiz bizim birimiz bine. Bedel olacak ama bakın bizim birimiz birine. Bedel değil biz artık anne baba korkusu eş korkusu çocuk korkusu devlet korkusu sistem korkusu ekonomik sistem korkusu bütün. Korkular bizim üzerimize toplanmış. Biz. Dinimizi tam olarak sımsıkı allahını ipine sarılıp yaşama noktasında değiliz. Ne yazık ki bakın değiliz bizim o kadar çok. Korkumuz var ki o kadar çok. Korkumuz var ki iş kaybederiz. Aşk kaybederiz eş kaybederiz çocuk kaybederiz kariyer kaybederiz sınıf kaybederiz konum kaybederiz bizim etrafımız var etrafımızı kaybederiz hep geri adım çekil geri adım çekil geri.

adım çekil ne yazık ki. Artık. Müslümanlar kendi dinlerinden imanlarından taviz verir hale geldiler buna sebep ne. Allah’tan korkmadıkları için eğer. Allah’tan hakkıyla anlatırken. Allah korkusunu unuttuk biraz daha. Oysa korkmadığımız için itaat etmiyoruz korkmuyoruz çünkü sevmek korkuyu getirir sevmenin kolunda korku var derken bunu anlatamamışım sevmek gerçekten bir kimse seviyorsa kolunda korkuyu getirir neden seven kimse maşunun kaşını kaldırmasından korkar. Hani azaptan korkmak değil kaşını kaldırırsa ne yaparız küserse ne yaparız darılırsa ne yaparız bize selamımızı almazsa veya selamımıza. Cevap vermezse ne yaparız. Veyahut da biz bir mağduriyetimizi anlatırsak bize cevap vermezse ne yaparız sevenin içinde böyle bir. İnceden bir korkusu olması gerekir. Eğer seveni bu noktada o korku sevenin kalbinden o korku gittiyse o kimse. Onun sevgisi heva.

ve heves sevgisi olur heva ve heves sevgisi olduğu için en çok seven en büyük günahı istiyor en çok problemi çıkarıyor en çok seven en büyük. Edepsizliği yapıyor en çok seviyorum diyen en büyük terbiyesizliği yapıyor baktığın zaman. Kelamda çok seviyor seviyorsan korku olması lazımdı korkman lazımdı. O Edepsizliği yapmaman lazımdı seviyorsan korkman lazımdı. Onun gözünün içine baka o günahı istememen lazımdı seviyorsan korkman lazımdı. Aman ben bir hata yaparsam bir yanlışlık bir eksiklik yaparsam bana kaşını kaldırırsa diye düşünmen gerekiyordu ama her taverne müziği gibi yalan olduğundan bizim sevgilerimizle birer yalan sevgi oldu. Allah’a karşı yalan sevgi oldu. Resulullah. Sallallahu. Aleyhi ve. Sellem’e karşı yalan sevgi oldu üstadımıza karşı yalan sevgimizi oldu eşlerimize çocuklarımıza arkadaşlarımıza dostlarımıza annelerimize babalarımıza çocuklarımıza.

(NASİHAT⧸5) Mustafa Özbağ Efendi Sohbeti Hakkında

karşı sevgimiz yalan oldu. Bunun gerçek realitesi o sevginin realitesi yaşamaktan uzak oldu bir edebiyat oldu güzel bir şiir oldu şarkı oldu. Biz şarkıyı dinledik efkarlandık şiiri. Okuduk efkarlandık ama onu biz derinlemesine yaşamadık. O yüzden sevgimizin yanında korku kolunda korku kalmadı kalmayınca. Biz o seviyoruz terrenesiyle her türlü haltı karıştırır. Her türlü haltı yer hale geldik hem. Ümmet olarak hem. Dervişler olarak. Evet bir başkası dışarıda daha büyük yanlışlıklar yaptı biz de içeride ona bize yakışmayacak olan yanlışlıklar yaptık ki. Çünkü nasıl korkmak lazımsa öylece korkmadı şimdi bu ağır bir mesele nasıl korkmamız gerekir ve biz nasıl korkuyoruz nasıl korkmamız gerekir. Madem ki. Hiç olmazsa sevemedik sevemediğimizden dolayı hataların yanlışlıkların eksikliklerin içine düştük nasıl korkmamız gerekirdi. O korku bizi.

hataya bizi günaha götürmemesi gerekirdi. O korku o. Ateş korkusu evimizde. İş yerimizde mahallemizde dergahımızda hissedilmesi gerekirdi evlerimizde o korku var mı evlerimizde o korku. Allah’tan korkmayı yansıtabildik mi sabah namazında ev halkı komple namaza kalkabildi mi yoksa herkes bir taraflarda kimse kimseye karışmıyor mu. Sabah namazına ev halkı komple kalkmıyorsa ki kalkılmıyor o zaman demek ki evin içerisinde. Allah’tan bir korkudan emare yok bir emarı olmuş olsa herkes bir fiil namaza kalkacak bahanemiz yok bende şeker var kafamı kaldırdığımda kaldıramıyorum sabahleyin o yok işte şöyle yan geliyorum böyle düz geliyorum işte. Kafa. Bulanık oluyor. Onun problemi var onun tansiyonu var onun şekeri var. Onun kalbi var. Onu midesi var onda damar tıkanıklığı var. Onu da ciğer tıkanıklığı var o.

çok yorgun o çok stresli onu muhakkak yatması lazım. Sabah namazı yok ve bir haram işleniyor mu işleniyor bir müddet duruyoruz düğünlerimiz nişanlarımız eğlencelerimiz kıyafetlerimiz haram mı. Evet yolda yürüyüşlerimiz haram mı. Evet hayatı yaşayış tarzımızda haramlar var mı. Evet herhangi bir sebepten dolayı bu harama dur diyebiliyor muyuz. Hayır haramları bizi sarmış mı. Evet ama o arkadaşımız şimdi güceniz bize o akrabamız bize gücenir o bizim kardeşimiz gücünüz o şöyle derse böyle olur o şöyle olursa böyle olur. Biz hayatımızı. Kur’an ve sünnete göre. Dizayn edeceğimizi. Dizayn edeceğimize. Biz ne yazık ki. Kur’an ve sünneti hayatımıza göre. Dizayn etmeye çalışıyoruz dini yaşantımızı dini yaşantımızı hayatımıza göre. Dizayn ediyoruz. Ama olmaz ki bu zamanda da faiz almadan. Ticaret mi olur.

alıyoruz biz. Evet bu zamanda da böyle olur canım evet ama markette soruyor. Hacı efendi tavuk helal kesim mi markette bunu soruyor baktım tavuk helal kesimi diye soruyor böyle omzundan baktım tavuk helak kesim de dedim bir selam mıyız böyle baktı o hacıefendi. Ağır bir söz söyledin. Hayır ağır bir söylemedim sen helal kesim arıyorsun midendeki helal mi senin kazancın helalse. Sen helala doğru gideceksin zaten senin tavuğu yiyeceksin neden helal mi diye soruyorsun ki helal mi diye soruyorsan şüpheli zaten alma yeme onu biz tavuğun helalini haramını etin helalini haramını veya herhangi bir gıdada yok domuz ürünü var mı yok mu. Çok ince detayına kadar detaylandırıyoruz da ama namazımızı detaylandırmıyoruz orucumuzu detaylandırmıyoruz zikrimizi detaylandırmıyoruz hareketlerimizi tarzımızı detaylandırmıyoruz dilimizden çıkanları.

detaylandırmıyoruz. Biz tavuğun haramını helaline bakıyoruz dilimizden çıkanın. Gıybet olup olmadığını iftira olup olmadığını ona bakmıyoruz veyahut da biz yiyecek olduğumuz herhangi bir konservenin haram mı helal mi olduğuna bak ama evimizde eşimize davranırken haram mı helal mi davrandık. Ona bakmıyoruz biz konservenin neden ve imal edildiğine böyle. Kullanma kılavuzunu saatlerce okuyoruz ama çocuğumuzun hayatı haram mı helal mi ona bakmıyoruz konserveyi incelediğimiz kadar çocuklarımızın haramlarına helallerini incelemiyoruz konserveyi incelediğimiz kadar eşlerimizin haramını helalini incelemiyoruz konserveyi incelediğimiz kadar önce kendi nefsimizin haramını helalını incelemiyoruz ama baktığımızda prototip olarak. Sakalımız güzel haydarimiz güzel sarımız güzel konserve bakıyoruz. O da çok güzel ama çocuklarımız gece nereye gitti gündüz nereye gitti namazı tamamladı mı namazı tamamlamadı mı tesettürüne dikkat etti mi erkek kız.

ayırmıyorum sebep erkeklerin de tesettürleri bozuk çünkü giyiyorlar streç pantolonları her tarafları meydanda onlar da çıkıyorlar meydana. Biz o çocukların genç delikanlı çocuk biz onun da bakmıyoruz kıyafetine. Bu nasıl bir don nasıl bir pantolon değil o don. Bu nasıl bidon streç her şeyin meydanda bununla dışarı çıkıyorsun bu. Kur’an ve sünnete. Aykır bu hanefi’ye göre tesettüre aykırı. Biz o çocuklarımıza da diyemiyoruz ama konserveye bakıyoruz biz konserve helal. Muharrem mi diye. Okuyoruz biz veyahut da ne. Nerede o ucuz sonuna kadar araştırıyoruz ne nerede 1 lira ucuz diye araştırdığımız kadar biz kendimiz. Kur’an ve sünneti nerede ne kadar yaşıyoruz nerede ne kadar yaşamıyoruz araştırmıyoruz ve. Allah’ın dinine ne yazık ki biz sımsıkı yapışamıyoruz sımsıkı yapışamadığımızdan dolayı dağılıyoruz tefrikaya düşüyoruz.

Bütün. Ümmeti. Muhammed tefrikaya düşüyor ümmeti muhammed tefrikaya düşüyor. Ve başlıyoruz. Biz emperyalistlerin istediği gibi bir din oluşturmaya çalışıyoruz biz emperyalistlerin sekülercilerin oluşturmak istedikleri dini oluşturmaya çalışıyoruz bizim ellerimizle oluşturuyorlar. Bir de bizdenmiş gibi görünenlerle oluşturuyorlar ve ne yazık ki biz. Adım. Adım. Adım. Adım. Adım. Adım şeytanın yoluna doğru gidiyoruz heva ve senin hevesine uyanların yoluna doğru gidiyoruz şunu çok keskin bir şekilde kendi hayatımıza adapte edemiyoruz bu sünneti. Seneye de var mı yok mu. Yok bırak bu. Kur’an’da var mı yok mu. Yok. Bırak kardeşim o. Kur’an ve sünnete uygun mu değil mi. Değil. Bırak kardeşim. Keskin bir şekilde bırak. Ben. Mustafa. Özbağ olarak yeni. Müslüman olduğum zaman ki keskinliğimi arıyorum kendimde ben kendi. Nefsimi söylüyorum. Bakın ben.

yeni. Müslüman olduğum zaman ki. Mustafa özbağı arıyorum o keskinli arıyorum. Bu haram mı haram bırakıyordum ben hiç unutmuyorum ben. Bir. Bayram. Sabahı. Annem. Kız kardeşim ben dedemlere gidiyorsun anneannemlere. Annem bana yolda tembihliyor bak diyor dayının kızları seninle bayramlaşmak isterlerse bayramlaşacaksın onlarla diyor işte tokalaşacaksın sanma açacaksın yoksa dedi dönerim dedi dönelim dedim ben. Annem durdu bu sefer nasıl dedi haram haramdır anne benden. Haramı isteme. Bayramsa. Bayram seyransa. Seyran haramsa yapmayacağım dedim. Annem biraz rahmetli konuştu mudurdandı. Bizim oranın tabiriyle ben dedemlerin bahçe kapısı var. Daha doğrusu dedemde. Bir oğlu var bir de avlunun dışında bahçe var. Biz. Avlu kapısından içeri girdik. Hacı. Mehmet’in en büyük ablası var kulakları çınlasın çok sever beni o zaman da nişanlı beni.

bir gördü yeni mi evliydi acaba ya yeni evliydi herhalde yeni evliydi evlendi kimse de teyzemizin oğlu yetim teyzemizin oğlu teyzemiz vefat etmiş hemen o doğduktan sonra tanımıyordu değil mi. Reşat annesi. Tabii evlenince şeyde yakın bir köye gitti beni gördü şimdi çok sever beni. Kulaklar için nasıl gerçekten de samimidir böyle sevgisinde beni gördü. Mustafa diye koşturuyor sarmaşacak birinin yanına. Ben dedim ki abla. Dur gelme ondan sonra dedim abla haram. Ben böyle tatlım araba abla haram dedim böyle kolları düştü hiç unutmuyorum essahmış demek dedi neymiş dedim. Essah olan senden için. Derviş oldu dediler dedi. Doğru demişler dedim doğru demişler. Neyse bayramın mübarek olsun şöyledir böyledir bize annemin sülalesi sen şakraktır böyle hani donuk bir sülale değildir. Ben.

de öyleyimdir olabildiğim kadar sen. Şakrak olurum ve nasıl kelam içeri girdik. İçeride de. Ethem dayım var işte hanımı var kızları var küçük kızı var bizde yaşat o var ben içeri girdim dedemin elini öptüm anneannemin elini öptüm dayımın elini öptüm yengemin elini öptüm kıza gelince bayramın mübarek olsun dedim kopardı fırtına’yı bu ne oluyor şimdi bu senin kardeşin değil midir dedi ben de döndüm dedeme. Dede dedim kardeşti. Zehra ablamla. Neşet abimi neden evlendin dediniz dedim kardeş mi dedim değil dedi dedim benim yaptığım doğru mu doğru dedi. Ethem dayım. Biraz. Daha konuşacak oluruz. Seninle de ona o sus demezdi. Tabii. Ethem dayım gene. Biraz bir şeyler pıtırdadı ama. Dedem orada ya şimdi o. Mesela ne şu haram mı.

haram gitmiyorum ben haram mı haram yapmıyorum haram mı haram kestirip atıyor bu çok büyük bu muhteşem bir rahatlıkmış sonradan heva heves giriyor işin içerisine işte şimdi kimse üzerine alınmasın diye ben buradan işte. Adnan alınırsa. Cafer alınırsa bu hale geliyor sonradan insan alınsın kardeşim sen. Kur’an ve sünnete sımsıkı yapış. Sen oradan taviz verme sen onu dosdoğru yaşa bırak alınan alınsın bırak kırılan kırılsın. Allah kırılmasın sana karşı. Allah gücenmesin sana karşı. Allah sırtını dönmesin sana ya seni o tarafa çeviri verirsen ne olacak ya onlardan sayarsa seni ya orada bırakıverirsin senin olacak peygamberine dedi seni orada bırakıveririm dedi peygamberine dedi seni orada bırakıveririm işte gücümüzün yettiğince. Allah’tan korkamadık korkmadık ayeti kerimede tekabül on altıda diyor ki ne kadar.

(NASİHAT⧸5) Mustafa Özbağ Efendi Sohbeti Sohbeti

gücünüz yetiyorsa. Allah’tan o kadar korkun. Evet biz gücümüzün yettiğince. Allah’tan korkup. Allah’ın ipine sımsıkı sarılamadık. Allah’ın dinine sımsıkı sarılamadık. Allah’ın dinini dosdoğru hayatımıza harap edemedik. Biz bozulduk hani. Üzüm üzüme baka kararır atasözü vardı ya bunu. Hz. Mevlânâ mesnevisidir mesnevisinde de bahseder. Üzüm üzüme baka kararır olgunlaşır manasında dedi. Üzüm üzüme baka kararır üzüm üzüme bakaraktan olgunlaşır. Biz. Gün geçtikçe olgunlaşacağımıza ne yazık ki biz. Gün geçtikçe olgunluğumuzu terk eder hale geldik bütün ümmet olarak bütün. Anadolu. Müslümanları olarak biz bunu terk eder hal sonuna geldik ve düşünebiliyor musunuz toplumda 2013’e kadar son 10 2013’e kadar 10 yıl içerisinde uyuşturucudan tedavi olmak isteyenler %900 arttıysa 2013’e kadar uyuşturucu kullananlar yüzde 1600 arttıysa geldiğimiz noktaya bakın ve sokaklarda ve okul.

önlerinde uyuşturucu eş kare eş dağıtılıyorsa ve bugün. Benim. Bu. Yaşadığım sokağın içerisinde uyuşturucu operasyonu yapılıyorsa. Biz. Seküler bir devlet sisteminin içindeyiz. O yüzden amirlerden ve alimlerden bir beklemeyin. Evet bunu net bir şekilde söylüyorum amirlerden ve alimlerden amirlerden kastım siyasetçilerden ve bürokratlardan ve alimlerden kastım. Diyanetten artık ben bir beklemiyorum onlardan bir beklemiyorum onlardan bir beklemek. Benim nazarımda ölü gözünden yaş beklemek gibi bir. Bu gereksiz bir ümit gereksiz bir hayal bu boş bir beklenti boş bir ümit. Artık iş başa düştü artık iş başa düştü. Artık. Müslümanlar derlenip toparlanıp önce. Bizler derlenip toparlanıp. Kur’an ve sünneti seneye sımsıkı yapışıp kendi hayatımızı. Dizayn etmekle mükellefiz. Allah bizden hesap soracaksa önce bunu önce bunun hesabını bizden soracak. Biz. Dinimizi nereye.

kadar yaşandık ve. Dinimizi nereye kadar savunduk yeter. Müslümanlar artık geri çekilmekten susmaktan pısırıklıktan kurtulmaları lazım niye yazık ki. Müslümanlara siyasetçiler hakaret ediyor bürokratlar lgbt’cılar hakaret ediyor. PKK’lılara hakaret ediyor terör örgütleri hakaret ediyor ve müslümanlara önüne gelen hakaret ediyor. Partisi siyasetçisi. Hepsi de hakaret ediyor dinsizi din sizi namussuzu şerefsizi dindarlara çok rahat hakaret ediyor çok rahat hareket ediyor hakaret ediyor sosyal medyada hakaret ediyor televizyonlarda hakaret ediyor çalıştıkları yerlerde hakaret ediyor her yerde hakarete uğruyor buna dur diyen yok. Bunu. Ne yapıyorsunuz diyen yok buna seslenen yok. Müslümanlar. Gün geçtikçe pısırıklaşıyor. Gün geçtikçe sakalları kısalıyor. Gün geçtikçe bakın pantolonları daralıyor erkeklere söylüyorum. Gün geçtikçe gömlekleri darılıyor. Bir bakıyorsunuz ki erkek badi giymiş gömlek badi. Yapıştırmış vücuduna açmış bağrını.

kıllarını da almış öyle yürüyor altında daracık gene bir tane tayt erkeğin bağrı açık kıllar alınmış öyle yürüyor annesi babası halası teyzesi ablası kardeşi kimse bana bir demiyor diyemiyor çocuk onun değil. Hacı annesi babası çocuk alkolik. Hacı annesi babası çocuk eşcinsel. Hacı annesi babası kız eşcinsel. Hacı annesi babası kız işte malum fuhuş yapıyor sevgilisi var. Ne varmış bunda. Evet gayet normal bu hale geldik ama bir. İstersen bir söyle. Bir de işin o tarafı var kızını biraz sıkıştırmaya kalkıyor adam kaldırıyor telefonu babam beni taciz ediyor diyor tehdit ediyor babasını benim üzerime daha gelirsen diyor telefon açacağım şimdi babamın taciz ediyor diyeceğim diyor. Evet. Adam bana telefon açıyor telefonunuzu. Bilmem nereden aldım kızım bana böyle dedi. Ben şok.

oldum ben ne yapayım evi terk et dedim git şimdi çok rahat kadınlar erkekleri uzaklaştırıyorlar almıyor uzaklaştırmak telefon açıyorsun uzaklaştırma veriyor sistem senin haklı haksız bakmıyor gitti. Adam 3 ay nerede kalacak kimse bakmıyor kimse sormuyor gitti ya bu adam 3 ay nerede kalacak ya sistem bunu da sormuyor hiç kimse bunu sonra telefon açıyor duydun mu hocam sizin benim kocam evi terk etti. Ee onu geri getirmek için ne okumam lazım neden terk etti. Söyle bakalım neden terk etti işte kendi hükümlü uzaklaştırma aldırdın mı aldırdım. Neden aldırdın sesini yükseltti bana diyor adam sesini yükseltmiş. Beni dövecek diye korkmuş hiç dövdün o güne kadar diyorum ben hiç. Dövdün mü sen o güne kadar hayır. Ya diyorum hiç dövmemiş hiç.

vurmamış sesini yükseltti diye diyorum ben. Sen nasıl telefon açıp adama 3 ay uzaklaştırma aldırdın. Kadınlar da. Allah’ın deyince unuttu erkeklerde ve gün geçtikçe. Gün geçtikçe bu artıyor kadını korucaz derken aileleri yıkıyor tamam. Bir. Kadın adama 3 ay uzaklaştırma. Ancak ben kendi. Nefsim için söyleyeyim. Ben bir daha o eve girmem ben bu ben kendi. Nefsim için söylüyorum ben o eve bir daha adım atmam. Öyle mi. Öyle. Selamün aleyküm. Aleyküm selam üç ay değil 33 ay 33 ay deli 33 sene 33 tane değil 330 sene. Allah yolunu açık etsin derim. Çeker giderim ben bankta. Yaşar sokakta yaşarım param pulum olmasa da bu nasıl bir ya bu hale geldik. Allah’ın dinini kalmadı bizim dinimizde kalmadı o sıralar neden.

boşanmak istiyorsun diyorum ben sırala bakayım. Kadın söylüyor. Söylüyor. Söylüyor. Not alıyorum ben erkek diyorum sen sıralı. Benim sırılacak bir şeyim yok diyor o şikayetçi dedi. Son dinledim okudum kadına döndüm. Kuran ve sünneti. Göreme hükmetmemi istiyorsun. Senin nefsine göre mi dedim hocam dedi. Kur’an sünnet ne diyorsa o dedi ne diyorsa. Oysa dedim. Bu yazdıklarının hiçbirisi de. Kur’an sünnete göre boşanma sebebi değil sen nefsini uymuşsun. Eva hevesini uymuşsun sen dedim şeytan sana galip gelmiş çok tövbe çok. Allah’tan yalvar. Yakar. Nimet var senin başında dedim. Sen nimeti görmekten uzaksın. Sen. Körsün dedim döndü kocasına dedi ki biz buraya fırçayı yemeye geldik dedik fırça da yiyeceksin dedim bak nefsine. Ne yapayım dedim. Sen bayansın diye dedim. Niye dediysen doğru.

mu demiştin. Hepsi de hevaesidir bakın o hale geldik dini bilmiyor insanlar. Kadınlar da bilmiyor. Erkekler de bilmiyor. Dervişler de. Dervişler de bilmiyor bayan. Dervişler de bilmiyor. Erkekler de bilmiyor 35 yıldır okuyun diyorum her evde bir kuduri olması lazım. Her evde bir ilmihal olması lazım. Her evde 4 Çiftlik bir fıkıh. İslam. Hanefi fıkı olması lazım. Her evde her evde. Kur’an olması lazım okunması lazım. Her evde bir. Hiç olmazsa meal okunması lazım. Her evde rüyayı. Salihin olması lazım okunması lazım kıymetli. Kardeşler yoksa. Müslüman olarak ölünüz diyor. Cenâb-ı. Hak bizim ne olarak öleceğimiz belli değil bizim. Biz la ilahe illa. Muhammedin. Resulullah derken. Nerede ayağımız kaydı nerede dilimi sürçtü. Biz bunu bilmiyoruz ve cenab-ı. Müslüman olarak ölün. Bakın.

bu. Emir vaki. Müslüman olarak ölün o zaman kelime-i şehadet edip dinimizin muhakkak yenilememiz. Dinimizi öğrenmemiz ve öğrendiğimiz dini evlerimizde iş yerlerimizde kendi nefsimize yaşamamız lazım. Biz bir yerden başlayalım. Biz başlayalım arkadaşlar. Biz başlayalım. Biz kendi içimizde öyle bir hareket başlayalım ki. Kur’an ve sünnetimizi tam anlamıyla okuyalım öğrenelim ve hayata geçirelim. Birbirimize destek olalım. Hani diyor ya siz ayrılmayınız ayrılmayalım. Birbirimize destek olalım. Kur’an ve sünneti sene yaşamada destek olalım yaşama da uyaralım nasihat edelim uyaralım nasihat edelim birbirimizin koluna girelim heva ve heveslere. Geçit vermeyelim şeytaniyete. Geçit vermeyelim ve sımsıkı. Kur’an ve. Sünnet dairesinde durup. Allah’tan. Müslüman olarak bu dünyadan göçüp gitmeyi dileyelim. Rabbim cümlemizi bu dünyadan. Müslüman olarak küçük gidenlerden eylesin. Cenâb-ı. Hak son nefesimize kadar.

Allah’ın üzerinde. Hüsnü. Zan besleyenlerden eylesin. Hüsnü. Zan besleyerekten öte aleme yürüyenlerden eylesin. Rabbim cümlemizi. Kur’an ve sünneti seneye sımsıkı yapışanlardan eylesin haklarınızı helal edin eftali zikir falan. El. Fatiha.

İlgili Sohbetler

Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için Tasavvuf – Vikipedi sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

(NASİHAT⧸5) Mustafa Özbağ Efendi Sohbeti konulu bu sohbet Mustafa Özbağ Efendi tarafından gerçekleştirilmiştir. Daha fazla (NASİHAT⧸5) Mustafa Özbağ Efendi Sohbeti sohbeti için sitemizi takip edebilirsiniz.