Eûzü Billâhi Mine’ş-Şeytâni’r-Racîm Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm
Efdâlü’z-Zikr Fa’lem Ennehû
LÂ İLÂHE İLLALLÂH
LÂ İLÂHE İLLALLÂH
LÂ İLÂHE İLLALLÂH
Hak Muhammedü’r-Rasûlulllah
Cemî’i’l-Enbiyâ-i ve’l-Mürselîn
ve’l-Hamdülillâhi Rabbi’l-Âlemîn
“O padişahın öyle bir düzenbaz veziri vardı ki düzenle suyu bile dü-
Padişah öyledir ki padişahı padişah eden dünya aleminde vezirleridir. Padişah kudretini ve kuvvetini vezirinin üzerinden tecilli ettirir. Öyle bir vezir koyar ki akıllı padişah, vezirin arkasından kendisini saklar. Bütün işlerini vezirle yapar ve herkes veziri görür, padişahı görmez. (Armut altı günde çocuk dokuz ayda doğuyor.) iyi padişahlar muhkem, hakim olan padişahlar öyle bir vezir atarlar ki o vezir padişahın yapmak istediği bütün her şeyi tecelli ettirirler. Şaşı bakanlar, padişahı değil veziri görürler. Bakarlar, vezire düşman olurlar. Oysa vezirin bütün yaptıkları ve ettikleri padişahtandır. O şaşılar, körler vezire düşman olurlar ama o padişah vezirine kim düşman olursa arkasından o da onlara düşman olur. Çünkü vezir her ne yaptıysa padişahın hükmüyle yapmıştır. Aslında gerçekte yapan kimdir? Padişahtır. Aslında vezir orta yerde padişahın tecelligahı gibi bir şeydir. Veziri orta yerden kaldırıracaksın padişah çıkacak orta yere ama padişah hiç vezirin orta yerden kaldırılmasını istemez. Çünkü böyle kalp olanlarla sahip olanlar ayırdeder. Her padişahın kendine göre iyi bir veziri vardır. Her peygamberin iyi bir halifesi vardır. Musa’nın kardeşi gibi Hz. Peygamber(s.a.v) Efendimizin Alisi gibi her cumhurbaşkanının başbakanı gibi her başbakanın bir başbakan yardımcısı gibi her şeyhin işini gören bir halifesi vardır. Her şeyhin işini gören her beldede birer naipleri vardır. Bu Allah’ın adetullahhıdır. Zahiri manada kötü padişahın da veziri vardır. Şeytanın da veziri vardır. Şeytanın da bu manada yapılanması vardır. Bu devletler sisteminde
de aynıdır. Kötü devletlerin önünde vezirleri vardır. Kötülüğü onların üzerinden yaparlar. Onların da naipleri vardır, naipler üzerinden yaparlar. Bu vücudun üzerinde de aynıdır. Vücudun da padişahı vardır. O vücudun padişahı da önüne vezir koyar. Sen vezire bakarsan aldanırsın. Onun arkasında vardır, vücudun o vezirinin arkasında bir şey vardır. O arkasındakine bakmak gerekir.
işte bütün kainata bu gözle bakabilirsiniz. Bu kainatın da bir padişahı vardır. O padişah bu kâinatın başına da bir vezir tayin etmiştir. işlerini o vezir ile yönetir. Devlet askeriyenin başına bir genelkurmay başkanı tayin etmiştir. Askeriye askeriye ile alakalı bütün her şey genelkurmay başkanı üzerinden gider. Genelkurmay başkanı da kendine dört tane ordu kurmuştur. Dört tane ordunun başına birer tane de ne yapar? Ordu komutanları koyar. Kara Kuvvetleri Komutanı, Deniz Kuvvetleri Komutanı, Hava Kuvvetleri Komutanı, Jandarma Genel Komutanı gibi. Onların da üzerinde ordu komutanları vardır. Öbürkünün üzerinde gemi filo komutanları vardır. Öbürkünün üzerinde Jandarma Genel komutanları vardır. işte havacıların hava filo komutanları vardır. O komutan da o işleri ne yapar? Onların da başına birer tane vezir koyar. Padişah bir vezir koyar. Vezir kendi altındakilerin padişahıdır. O da altına vezirler koyar. O da o bölgenin veziridir. O onun altına koyar, o onun altına koyar. Herkes bir vechesi ile vezirdir, bir vechesi ile padişahtır. O zaman bütün o padişahların bir vechesinde ne vardır? Vezirleri olduğundan vezirlik vardır. Bir vecheleri nedir? Padişahtır. Bir vecheleri nedir? Padişahtır. Aslında padişahın da bir vechesi vezir, bir vechesi padişahtır. Çünkü padişah bütün vezirliklerin ve padişahlıkların toplandığı yerdir. O, o ülkenin padişahıdır ama o ülkenin padişahlığına zarar değildir küçük padişahlıklar kurulması çünkü o küçük padişahlıklar da o büyük padişahlığın elinin altındadır ve hepsi de bu hiyerarşide devam eder. Bu hiyerarşide bir padişahın padişahlığında bir sıkıntı yoktur, bir eksiklik yoktur. Çünkü işler böyle tecelli eder. Böyle tanzim olur. Bir devlet başkanı vardır. Devlet başkanının altında bir sürü vezirler vardır. O bu noktada başkanlık kudretini ve kuvvetini onlara verir, mührünü de verir. Der ki benim adıma iş yapın. Onlar ihanet ederse, padişah onu vazifeden alır. Der ki benim mührümü yanlış yerde kullandın. Bir de ne yapar, cezalandırır. işte o padişahın da böyle bir veziri vardı. O vezir, tam vezirdi. Düzenbazın tekiydi ve düzenbazlıkla suyu bile düğümlerdi.
“Padişaha dedi ki: Hristiyanlar canlarını korurlar, dinleni padişahtan gizlerler. Onları o kadar öldürtme; zaten de öldürme de bir fayda yok; dinin kokusu yoktur ki; misk değil ya od ağacı değil ya”
O padişah öldürüyordu hep. Padişah yahudiydi. O yahudi padişah o hristiyanları hep katlediyordu. Gerçek inananları hep katledenler vardır. Birisi kendi dininin dışındaki dindarları katleder hep. Bu inançla alakalıdır. Bir inanç sahibi, diğer inanç sahibini katleder. Bunlar iman ehli değildir. Çünkü o inancın üzerinden onlar para pul kazanırlar, her şey kazanırlar, şan şöhret kazanırlar. Şan ve şöhretlerini yitirmemek için diğer inanç sahiplerini hep katlederler. Vezir dedi ki bundan geri dur. Ben dedi sana daha iyi bir yol göstereceğim. Yüzlerce kılıf içinde gizli bir şey dışını bilirsen bilirsin ancak içiyse bildiğine aykırıdır hep dedi içini bilmediğinden dolayı hata edersin. Buradan önümüzdeki hafta devam edeceğiz. Selamünaleyküm.
https://www.youtube.com/watch?v=S_ZV-aO_np8&list= PLpNiKWHUSB_KF_8QYHQPSQIvh9VWfDcyl&index=51
Kaynaklar ve Referanslar
- Video Kaynak: https://www.youtube.com/watch?v=S_ZV-aO_np8
Mesnevî-i Şerîf Şerhi — Cilt 1 — Mustafa Özbağ’ın sohbetlerinden yazıya aktarılmıştır.
ISBN: 978-625-92739-4-5 • Tasavvuf Vakfı Yayınları
İlgili Sözlük Terimleri: Zikir, Şeyh, Halife. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı