Mürşid-i Kamil

Kuzu annesinin kokusunu alıyor ama sen gözünün önündeki mürşidin kokusunu alamıy

Kuzu annesinin kokusunu alıyor ama sen gözünün önündeki m… konusunda Mustafa Özbağ Efendi sohbeti. Bu yazıda Kuzu annesinin kokusunu alıyor ama sen gözünün önündeki m… hakkında tasavvuf perspektifinden önemli bilgiler ve değerlendirmeler bulacaksınız.


Velilerin silsilesi mürşid-i kamillerin silsilesi. Silsile bir silsileye dayanır o. Silsile devam eder. O Silsile devam ettiği müddetçe. Sen de o silsileyi takip et. Oradan kokul burnun koku alsın burnun koku almazsa. O zaman ne yazık ki sen ne yaparsın o meselede yolda kalırsın ve bu böyle çok benim dikkatimi celbeder. Peygamberi her gören. İslam olmadı. Peygamberi gördüler. Müşrikler müş. Line devam etti. En ilgi çekici de. Ebu. Cehil onun üzerinde mucizeleri görmesine rağmen onun peygamberliğini kabul etmedi mürşid-i. Kamiller de aynıdır o kimse onu görür. Onu gördüğü halde ona biat etmez. Ben bazen böyle konuşurdum. Ya gördün. Şeyh efendinin neyini eksik gördün öyle ya ses yok. İçimden derdim ki adamın nasibi yok. Nasıl. Peygamberi gördü iman etmedi bu da.

Tabiri caizse koca. Abdullah efendiyi görüyor iman etmiyor kabul e. Çorumlu. Hacı. Mustafa. Efendiyi de kabul etmemişler. O da görevi açıklandığında onun. Efendi öyle diyordu. Abdullah. Efendi oğlum işte filanca fişman ca fişman parmakla sayıyormuşum bir tek dergahta diyormuş geri kalan hepsi de kabullenmeli çektiler gittiler dergahtan diyormuş onu açıklayan. Hacı alayar. Hacı. Ali hayder efendinin açıkladığı şeyhe intisap etmiyorlar şimdi. Efendi de bu fakirin şeyini ilan ettirdi sustum. Ben dedim ki içimden bunları ilk defa duygumu açıklıyorum içimden dedim ki zaten adam düşmansa düşman dedim. Senin neyini açıklarsa açıkl ın lar dedim. Kabul etmeyecek ki zaten dedim öyle oldu. Öyle oldu y rüyasında gören oldu görmeyen oldu ben yürüdüm gittim. Allah affetsin geride kalanla uğraşacak zamanım yok görür. Ben.

Kuzu annesinin kokusunu alıyor ama sen gözünün önündeki m… Hakkında

bazen öyle diyorum yıl 86 yıl kaç 2000 24 kaç 38 yıl mı olmuş 38 yıldır sohbet ediyorum. Ben 38 yıldır sohbet ediyorum 38 yıldır sohbet ettiklerimin hepsi. Derviş olsaydı herhalde. Türkiye’nin yarısı. Derviş olurdu 38 yıldır görenler. Derviş olsaydı oho ı ortalık demek ki öyle olmuyor görmekle de olmuyor. Nasıl. Peygamberi gördüler. Sallallahu aleyh ve. Sellem’i gördükleri halde iman etmediler nasıl. Abdullah efendiyi gördüler gördükleri halde iman etmediler kabul etmediler onun şehrini değişmiyor. Eğer burnun açılır da hakikat kokusu alırsan o zaman o kokunun ilmi ilahiden geldiğini görürsün o kokunun ötelerden geldiğini ilmi ilahiden geldiğini anlarsın ama yok o kokuyu almadıysan burnun hakikate açılmadıysa sen o kokuyu anlamazsın çok özür dilerim böyle benzetmek istemezdim ama o koyunun kuzusu. Sen.

iyi. O hiç olmazsa emecek olduğu memenin kokusunu alıyor. O nasıl zahiren emecek olduğu memenin kokusunu alıyor bin tane koyunun içerisinden emecek olduğu memeyi buluyor ama sen. Gözünün önündeki bir mürşid-i kamilin kokusunu alamıyorsun acı olan bu ve o kokuyu alamadığın için onu da kaçırıyorsun. Sonra diyorsun. Vay be. Mustafa. Efendi ne büyük zattı ben kendi dinlediğimi size aktarıyorum. Mustafacığım gittim. Torun macı. Mustafa. Efendi. Hazretlerine ne. Vakar ne. Vakar ne müthiş bir kimse devamlı murak halinde devamlı zikir halinde. Ben böyle gencim ya heyecan duyuyorum şimdi abi der çaldın mı. Nasip deymiş. Mustafacığım. Allah. Allah iyi ardından başka bir. Efendi anlatıyor bana filanca zat gittim diyor bilmem nerede ziyaret ettim elinde tespih devamını zikir hal bana anlatırken de böyle.

Kafasını sallıyor. Allah. Allah. Allah. Allah biri anlatıyor onu böyle herhalde diyorum. Bundan ders aldı dedim abi ders aldın mı yok. Mustafacığım nasip deymiş ama o da şöyle zı böyle zı bana 4 tane kendi zaman yaşayan şeyhi anlattı mükemmel dördünden de ders almamış ama. Abdullah. Efendi ne zaman gelecek dedi eyvah dedim sıra efendiye geldi abi geldiğinde haber vereyim sana muhakkak elini öpmek isterim duasını almak isterim tabi abi dedim hiç sıkıntı yok. Ben çağıracağım seni. Allah rahmet eylesin. Efendi. Bursa’ya gelecek geldi ertun gittim abi dedim geldi bu akşam filanca yerdeyiz bekliyorum seni. Mustafacığım ben kimseyi tanımıyorum ama beni karşı. Tamam abi sıkıntı yok. Ben seni dedim karşılarım. Neyse geldi eyvallah. Biz ağırladım oturturum onu çarşıda esnaf. Çünkü.

Kuzu annesinin kokusunu alıyor ama sen gözünün önündeki m… Sohbeti

kapalı çarşıda gayet güzel. Zikrullah başlarken baktım yavaşça gidiyor bu o dedim problem çözüldü dedim hani bir hadisi şerif var ya. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretleri halaki zikrullah’a iken mescide. Ç kişi girdi birisi halak yardı hakanın içine oturdu birisi edep etti halak dışına oturdu birisi de döndü gitti. Allah resulü sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretleri zikrullahtan beri olunca zikrullahtan kesilince. Ey ashabım bu üç kişiden size haber vereyim mi ver ya resulallah bu dedi halaki yarıp içine oturanı. Allah zatında barındırdı ben. Türkçesini söylüyorum dışında edep edip de dışına oturana. Allah dedi rahmet etti. Onu affetti dönüp gidene dedi melekler lanet eyvah dedim. İçimden bu hadis-i. Şerife çarpıldı şimdi dedim döndü gitti zikrullahtan dedim. Halbuki otursa. Bir sefer.

orada la ilahe. Allah dese zikrullahtan halayı terk etmiş olmayacak dedim. Bu buradan çarpıldı içimden. Bu buradan dedim gitti birkaç gün geçti. Mustafacığım. Neydi bu. Abdullah. Efendi dedi öyleydi dedim abi sen oturacak dedim. Bir de. Zikrullah da görecektin dedim bu böyle durdu dedim. Zikrullah da bir büyüdü bir büyüdü dedim bir büyüdü. Bursa’da ne kadar mümin varsa hepsini içine aldı dedim ne kadar. Zikrullah ehli varsa hepsini içine aldı dedim büyüdü dedim. Marmara’daki. Zikrullah ehlini aldı daha da büyüdü. Ben kendi kendime daha da büyüyecek mi diye soruyordum daha da büyüdü komple dedim. Türkiye’yi içine aldı daha da büyüdü dedim. Irak. Suriye. Şam dedim. Balkanlar içine aldı kocaman oldu dedim. Daha da büyüdü daha da büyüdü dedim şiştikçe şişti.

büyüdükçe büyüdü büyüdükçe büyüdü bütün hepsini dedim cübbesinin içine aldı havalandı dedim bu böyle baktı. Şimdi bana yükseldikçe yükseldi yükseldikçe yükseldi yükseldikçe dedim bir kısmı tapır döküldü dedim. Vallah dedim öyle yükselirken dedim kaldım ben dedim. Sen de. Zikrullah da olsaydın dedim. Sen de dedim o cübbenin içine girecektim dedim nasip dedi. Vallahi nasip dedim billaha nasip dedim. Sen nasip diyorsun ya dedim kesin. İnanıyorum dedim. Herkes bir mürşid-i. Kamile layık olamıyor abi dedim kaldı. Şimdi ben öyle deyince dedim herkese nasip değil dedim herkese nasip olsaydı dedim. Herkes. Derviş olacaktı zaten dedim. Mustafacığım. Bir daha geldiğinde beni dedi haberdar eder misin ederim abi ne demek dedim ederim ben bir daha haberdar ettim nasip olursa geliriz dedi. Bir daha haberdar.

ettim nasip olursa geliriz dedi nasip olmadı öylece öldü gitti burnun hakikat kokusu alırsa tanırsın.

İlgili Sohbetler

Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için Tasavvuf – Vikipedi sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

Kuzu annesinin kokusunu alıyor ama sen gözünün önündeki m… konulu bu sohbet Mustafa Özbağ Efendi tarafından gerçekleştirilmiştir. Daha fazla Kuzu annesinin kokusunu alıyor ama sen gözünün önündeki m… sohbeti için sitemizi takip edebilirsiniz.