Kur’ân’ın Hükümlerini Yerine Getirir, Sünneti Seniyye’nin Âdâbına Tâbî Olursan…
Mesnevî 1540’ıncı beyit: «Kur’ân’ın hükümlerini tutar, kıssalarından hisse alırsan; cân kuşuna ten kafesi dar gelir.» Kafeste mahpûs olan kuşun kurtulmak istememesi cahillikten dolayıdır.
Cân Kuşunun Bedenden Kurtulmak İstemesi
O zaman sen Kur’ân’ın hükümlerini yerine getirir, sünneti seniyye’nin âdâbına–erkânına tâbî olursan, ve cân kuşu — yâ’nî ruh — bu bedene sığmaz olur. Bu bedende durmak istemez; dar gelir ona beden.
Ve sen eğer ki peygamberlerin kıssalarını öğrenir, o velîlerin–evliyâların kıssalarını öğrenir, onlara tâbî olur, oradan ders çıkarır, Kur’ân’daki kıssaları öğrenir, oradan ders çıkarır, kendine bir hisse alır ve onlarla amel etmeye başlarsan — evet, o zaman ruh bu bedende durmak istemez. Bir an önce, tâ’bîr câizse, öteye kanatlanıp gitmek ister.
Dünyâ Hayâtının Necis Hâline Gelmesi
Sevdikçe sevmek, yol yürüdükçe yürümek, koştukça koşmak ister. Artık onun için dünyâ hayâtı bir necis gibi gelir; dünyâ hayâtı ona böyle yoldan geçerken bir anlık nefes aldığı bir yer gibi gelir; o orada kalıcı olmadığını hisseder, görür, bilir.
Eğer öyle değilse — eğer ki bu cân kafesi burada dünyâ hayâtından lezzet alıyorsa, tat alıyorsa — o zaman o kimse Kur’ân’ın hissesinden, kıssalarından kendisine hisse ve kıssa çıkarmadı, ya câhildir ya gaflet ehlidir. Câhil ve gaflet ehli olanların ruhları, içleri, nefisleri bu dünyâ zevkine, bu dünyâ şatafatına aldanır; ve onlara dâr gelmez bedenleri; ona bu dünyâ tatlı geldi.
Ebedî Olanın Tanınması
Çünkü eğer ebedî olan âhiret âlemini tanısaydı; ebedî olan Cennet hayâtını tanısaydı; ebedî bir şekilde berâber olacağı peygamberlerin ruhâniyetlerini ve nûrâniyetlerini tanısaydı; ve ebedî olan Allâh’ın nûrunu ve sıfatlarını tanımış olsaydı — onun ruhuna beden dar gelecekti.
O yüzden onları tanımış olsaydı, hep — tâ’bîr câizse — onun gözü ölüm kirişinde olacaktı; diyecekti ki «Ölüm, bana ne zaman gelirsen gel.» Yok, öyle olmadıysa, o zaman o kimseye bu beden onun ruhuna dar gelmeyecekti — çünkü kendince hevâ ve heves hayâtının içerisinde yaşamaktan tat alacaktı.
Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Sünnet, Edep, Silsile. → Tasavvuf Sözlüğü