Güzel Ahlak

Kulun görevi tebliğ ve nasihattir, zorlamak değil


Şura ayet 48. Eğer onlar yüz çevirirlerse biz seni onların üzerine gözetleyici göndermedik. Sana ancak tebliğ etmek düşer. O zaman bir kimse yüz çevirse sen onun üzerinde gözetleyici değilsin. Bir derviş dergah bırakabilir. Gözetleyici misin sen? Onun üzerinde değilsin. Dersi bırakabilir. Bırakabilir. Gözetleyici değil hiç kimse. Sadece tebliğ etmekle mükellef. Sen ona kalkıp zorlayamazsın da. Zorla onu dergaha getireceğim diye de uğraşamazsın. Buna hakkın yok. Zorla bir kimseye ders veremezsin. Buna hakkın yok. Zorla bir kimseyi. Zikrullah alakasına getirmeye çalışamazsın.

Buna hakkın yok. Allah muhafaza eylesin. Bunlarda hoşgörlü davranma. Allah muhafaza eylesin. Yine. Yunus ayet 99. Rabbin dileseydi yeryüzünde bulunanların hepsi elbette iman ederdi. Durum böyleyken insanları inanmaya sen mi zorlayacaksın? Cenâb-ı. Hak dilemiş olsaydı bütün insanlar. İslam olurdu. Allah. bunu zorlamıyorsa ve. Allah insanları hür bıraktıysa sen nereye zorlayacaksın? İnsanı birey olarak tek başına zorlayamazsın. Allah muhafaza eylesin. >> Bakın bu ayet-i kerimeler yeterli herhalde. Demek ki biz etrafımızda derviş kardeşlerimizden, eş ve çocuklarımızdan, akrabalarımızdan, arkadaşlarımızdan hata yapanlar, eksik

davrananlar, kusurlu olanlar olacak. Biz ancak nasihat ederiz. Ancak öğüt veririz onlara. Ancak tebliğ ederiz, zorlayamayız. Dini ibadetler açısından da zorlayamayız. Sufilik adabı, erkanı içerisinde de zorlayamayız. Ve bir şeyi de zorlaştırmayız din adına. Sen ilk defa oruç tutacak olanın gözünü korkutma. İlk defa zikrullah’a gelecek olanın. Sen ders alacak olanın gözünü korkutma. Korkutma. Sen derviş olmaya aday olacak olan insanın gözünü korkutma ve onu yanlış şeyler söyleyerekten de onun yolunu çarpıtma. Onun yolunu kesme. Bırak herkes yolunu. Su akar.

Kulun görevi tebliğ ve nasihattir, zorlamak değil Hakkında yolunu bulur. Bırak herkes kendince, kendi rengince derviş olur. Sana tebliğ etmek, sana nasihat etmek düşer. Sen onu zorlama. Bunu dervişlik hayatım boyunca yaşamış bir kimseyim. Etraftan görmüş bir. En büyük handikap başınızdaki arkadaşınızın dervişlik adına sizin gözünüzü korkutması ve sizi zorlamasıdır. Başındaki kendisini baba derviş görenin yeni gelen bir kimseyi böyle değişik meseleler anlatması, değişik şeyler söyleyerekten onun kafasını bulandırmasıdır. Allah muhafaza eylesin. O yüzden hoşgörlü olma, etrafındaki insanların hatalarını, kusurlarını

örtme, onların yanlışlıklarını, eksikliklerini nasihat ederekten onlara tatlı anlatma, hoşgörülü olma. Onun kendince kültürü öyledir. Onun kendince parası o kadardır. Onun kendince gördüğü o kadardır. Onun kendince kendisine biştiği o kadardır. Hoşgörlü olma. Onun kendi bireyin, kendi hayat standardına karşı hoşgörülü olma. Bu eşin olabilir, bu çocuğun olabilir,. bu gelinin olabilir, bu damadın olabilir, bu torunun olabilir, bu arkadaşın olabilir. O kendince bir hayat standardı var. Kendince bir hayat görüşü var. Hoşgörlü olma ve ancak onun üzerinde haram bir görürsen

ona nasihat edersin. Ona öğüt verirsin. Ancak sen onun namazı sevdirmeye çalışırsın. Orucu sevdirmeye emretmekle değil, sevdirerekten yaptırmaya çalışırsın. Emretmekle yaptırmaya kalkarsan o da sana karşı çıkabilir. O da sana hayır diyebilir. O da sana ne kardeşim diyebilir. Emretme. Din adına emretme. Sufilik adına emretme. Hoşgörlü ol. Hele burada. Gönüllülük esası. Yanındaki kardeşine sorma. Dersini çekiyor musun çekmiyor musun diye. Ne çekiyorsun? Sorma. Bırak. Senin üzerine vazife mi? Hangi esmayı aldın? Sorma. Senin üzerine vazife mi? Bırak. Herkesin kendince bir

yolu olur. Sen de söyleme esmanı. Hava atma. ortalıya. Dökme ortalıya. Kendini bir şeymiş gibi gösterme. Kendinde bir görme. Allah muhafaza eylesin. >> Amin. >> Ve sufi yolunda. Sufi yolunda hiç kimse hiç kimse hiçbir şeyi zorla yaptırmasın. Yok. İşte ben evimde ders açtım. Hiç kimse gelmedi. Efendim söyle de herkes gelsin. Gelmek zorunda mı? Sevmemişler seni. Demek ki sen kendini sevdirememişsin. Sen kim bilir nasıl tepeden davrandın insanlara. Kim bilir nasıl sert davrandın? Kim bilir nasıl gönül kırıcı oldun

ki kimse senin evindeki derse gelmiyor veyahut da sen kendince zorluyorsun. Telegram’dan ders yapacağım diye. Kimse girmiyor. Zorlama defalarca yazma şu saatte şurada. Hadi gelin arkadaşlar gelmiyor millet. Zorla mı gelecek? Veyahut da bir ders var. O kimse o derse gidiyor. Kendince yeter bana diyor. Ne. Neden zorluyorsun? Kulun görevi tebliğ ve nasihattir, zorlamak değil Sohbeti Sana kim verdi bu yetkiyi? Kim verdi? Dervişin birisi kalksa dese ki ben şeyhimin dersine giderim. Başka hiçbir yere gitmem. Ne diyeceksin ona? Dersini

mi alacaksın? Dergahtan mı kovacaksın onu? Ne yapacaksın? Lime etini mi keseceksin onun? Kim verdi bu hakkı sana? Zorlama. Her şeyi zakirinize soracaksın. Sormayacağım. Ne zorluyorsun? Sormak zorunda mıyım? Şeyhime bile sormak zorunda değilim. Soracağım meseleler olur. Sormayacağım. Neden sormak zorunda olayım? Sormam. Takılırsam sorarım. Takılmazsam sormam. Otururum vururum sazının tedine. Kendim ettim. Kendim buldum derim. Kime ne? Hoca matematikçi. Ne yapacak şimdi? Hoca bana matematik mi soracak? Matematik mi danışacak bana? Örnek. Birisi gelecek şimdi hocama diyecek ki her

şeyini şeyhine sor. Ne alakası var ya? Adam matematiği de mi bana soracak? Okulunu da mı. bana. Bir öğrenci ders verirken de mi bana soracak? Nereden çıktı bu sufilik anlayışı? Yok. Böyle bir sufilik yok. Birileri yapıyordur. Bizi ilgilendirmez. Bizim sufilik anlayışımız. Kur’an’a, sünnete uygun olacak. Zorlama kimseyi. Hayır. Benim ağzından çıkmayan bir şeyden de zorlama. Ben zorlamıyorum kimseyi. Sen nasıl zorlarsın? Zakirler dahil buna. Çavuşlar dahil. Kimseyi zorlamasın kimse. Allah muhafaza eylesin. >> Gönüllülük. Sevdirin, nefret ettirmeyin. İnsanların özel

hayatlarına karışmayın. Zorlamayın insanları. İlgili Sohbetler Ne bir başkasının ayıbını ne de kendi ayıbınızı ifşa edin Bugünün hastalığı, insanların ayıplarını araştırmaktır Bencil insan sadece kendi nefsini düşünür Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için Tasavvuf – Vikipedi sayfasını ziyaret edebilirsiniz. Kulun görevi tebliğ ve nasihattir, zorlamak değil konulu bu sohbet Mustafa Özbağ Efendi tarafından gerçekleştirilmiştir. Daha fazla Kulun görevi tebliğ ve nasihattir, zorlamak değil sohbeti için sitemizi takip edebilirsiniz.


Kaynak

Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı: https://www.youtube.com/watch?v=b6Dm6Bvr6Cw