Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Güzel Ahlak ·

g Kabalıktan, bencillikten ve kibirden uzak durun

g Kabalıktan, bencillikten ve kibirden uzak durun. Mustafa Özbağ Efendi sohbetlerinden — Güzel Ahlak.


Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette kabalık, bencillik, ve kibir gibi üç temel kötü huyun mü'minden uzak tutulmasının zarûretini Resûli Ekrem efendimizin meşhûr cennetlik ve cehennemlikleri haber veren hadîsleri ışığında tafsîl etmektedir. Hadîsi şerîfte cennetlikler «her alçak gönüllü, zayıf kimse» olarak tarîf edilirken, cehennemlikler «kaba, bencil, ve büyüklük taslayan herkes» olarak tarîf edilmiştir. Bu üç huyun bir tânesi mü'minde varsa o cehennemliklerden olur; eğer üçü birleştiyse ise o ya münâfıktır ya kâfirdir. Mustafa Özbağ Efendi bu hassâs sınırı son derece keskin bir şekilde ortaya koymaktadır.

Bencilliğin Tarîfi

Mustafa Özbağ Efendi sohbete bencilliğin tarîfiyle başlar: bencillik deyince başkalarını veya diğerlerini hiç dikkate almadan onları yok sayıp, etrâfındaki insanları önemsemeden, sâdece kendini ve kendi ihtiyâçlarını düşünen, ve etrâfındaki hiçbir kimseyi kâle almayan, düşünmeyen insana bencil denir. Bencil bir insan etrâfındaki veya karşısındaki hiç kimseyi düşünmez. Kendi rahatını, kendi servetini, kendi uykusunu, kendi yiyeceğini, kendi işinigücünü düşünür; başka birilerinin hiçbir zaman faydasını düşünmez. Bu tarîf hem fıkhî hem de tasavvufî bir teşhîstir; ve mü'minin nefsini sorgulaması için bir miyâr verir.

Mü'mîn Kardeşi İçin İsteme Mecbûriyeti

Mustafa Özbağ Efendi bencilliğin îmân ile irtibâtını şöyle açıklar: Resûli Ekrem efendimiz hadîsi şerîfte «Sizden biriniz kendisi için sevdiğini Müslüman kardeşi için de sevmedikçe îmân etmiş olmaz» (Buhârî, Îmân 7; Müslim, Îmân 71) buyurmuştur. Bu hadîsi şerîfte îmândan kasıt — Allâhu a'lem — îmânın kemâle ermesidir. O kimsenin îmânının kemâle ermesi için, kendisi için istediğini mü'min kardeşine de istemesi gerekir. Bunun tersinden bir başka hadîsi şerîf de vardır: «Kendisine yapılmasını istemediğini bir başkasına da yapma. Sen kendine yapılmasını istemiyorsan, bir başkasına da yapma; bundan uzak dur.» Ancak o zaman o kimse kemâle erer. Cenâbı Hak âyeti kerîmede «Mü'minler ancak kardeştir» (Hucurât 49/10) buyurmuştur; ve bu kardeşliğin tabîî bir gereği başkasını kendi nefsi gibi düşünmektir.

Cennetlikler: Alçak Gönüllü ve Zayıf Kimseler

Mustafa Özbağ Efendi Resûli Ekrem efendimizin cennetlikleri haber veren hadîsi şerîfini şöyle nakleder: «Size cennetlikleri bildireyim mi? Her alçak gönüllü, zayıf kimsedir.» (Buhârî; Müslim) O zaman alçak gönüllü insanlar cennetlik insanlardır. Bir de kendisini zayıf gören — bu mânâda Allâh indinde kendini güçsüz gören, Allâh indinde insanların arasında da kendini güçsüz gören kimse. Çünki insanların indinde de kendini güçlü görürse etrâfına zulmedecek, kibirlenecek; etrâfına kîn besleyecek; etrâfına baskı kuracak. Allâh muhâfaza eylesin. Bu sebeple o «zayıf kimse» olacak. Burada «zayıflık»tan kasıt para, pul, güç gibi zâhirî bir mânâ değildir.

Allâh İndinde Fakîrlik Sırrı

Mustafa Özbağ Efendi âyeti kerîmenin işâret ettiği derin bir sırrı açar: Cenâbı Hak âyeti kerîmede «Hepiniz Allâh indinde fakîrsiniz; Allâh ise zengindir» (Fâtır 35/15) buyurmuştur. Mustafa Özbağ Efendi şöyle der: «Sen sûfî olarak bunun sırrına er. Allâh indinde kendini fakîr gör; ve Allâh indinde kendini fakîr görerek yaşa. Öyle olursa, işte o zaman cennetlik oluyorsun.» Bu fakîrlik şuûru manevî bir hâldir; ve mü'minin Cenâbı Hakk'a bağlılığını, kulluğunu, ve nâcizliğini kalbinde dâimâ canlı tutmasını sağlar. Hadîsi kudsîde Cenâbı Hak şöyle buyurmuştur: «Allâh'ın öyle kulları vardır ki bir mes'elede yemîn etseler, Allâh onları haksız çıkarmaz. Hattâ bir mes'elede yemîn etseler, Allâh o mes'eleyi onların yemîn ettikleri hâle getirir.» Bu kullar Allâh indinde fakîrlik şuûrunu kazanmış olan kâmil mü'minlerdir.

Üstâdla Cedelleşmemek

Mustafa Özbağ Efendi sohbette manevî terbiyenin önemli bir prensibine de işâret eder: «Öyle bir kimseyle karşılaşırsanız onunla cedelleşmeyin; çünki hak ondan yana döner. Bu işin perde arkasıdır; yalnız perde önü değildir. Ben bâzen derim ya: siz üstâdınızla cedelleşmeyin. Kendinizi haklı gördüğünüz yerde haksız çıkarsınız. Ters döner her şey.» Bu beyân tasavvuf ehlinin manevî adâbının bir tezâhürüdür. Mürşidi kâmile teslîmiyet onun her dediğini körü körüne kabûl etmek değil, fakat onun manevî makâmının fark ettiği noktalarda kendi kanaatini geride bırakmaktır. Cenâbı Hak âyeti kerîmede «Resûlullâh aleyhi sallâtu ve'sselâmın huzûrunda seslerinizi yükseltmeyin; birbirinize bağırdığınız gibi ona bağırarak söz söylemeyin; yoksa farkında olmadan amelleriniz boşa gider» (Hucurât 49/2) buyurmuştur. Mürşidi kâmile karşı edeb de Resûli Ekrem efendimize karşı edebin bir devâmıdır.

Cehennemlikler: Kaba, Bencil, Kibirli

Mustafa Özbağ Efendi Resûli Ekrem efendimizin cehennemlikleri haber veren hadîsi şerîfini şöyle nakleder: «Cehennemlikleri haber vereyim mi? Ver yâ Resûlallâh. Kaba, bencil, ve büyüklük taslayan herkes.» (Buhârî; Müslim) Birinci sınıf: kaba insanlar. Sözleri kaba, davranışları kaba. Etrâfına kabalık yapan insanlar. Tâbiri câizse böyle herkese harthurt bağırışçağırış. Herkes kabahâtli o kabahâtsiz; herkes hatâlı o hatâsız. Öyle tipler vardır; onu memnûn edemezsin sen bir türlü. Herkes suçludur; en haklı olan odur, en doğru odur. Kaba herkese fırça atar; önüne gelene tekme atar, arkasından gelene tekme atar, yandan gelene yandan savurur. Onun lâf savurmadığı kimse kalmaz.

Üç Huyun Birleşmesi: Münâfıklık veya Küfür

Mustafa Özbağ Efendi sohbetin en sarsıcı tespitini şöyle ifâde eder: «İkinci sınıf bencil insanlar — sâdece kendi nefislerini düşünen, bir başkasının nefsini düşünmeyen. Üçüncüsü kibirli — büyüklük taslayan. Bu üç fiiliyâttan uzakta dur. Kabalıktan uzak dur, kaba olma. İkincisi bencillikten uzak dur, sâdece kendi nefsini düşünme. Üçüncüsü insanlara kibirli davranma, büyüklük taslama. Bu üçünden bir tânesi senin üzerinde var ise, sen cehennemliklerdensin. Eğer bu üçü sende birleştiyse, sen ya münâfıksın, ya kâfirsin. Buraya dikkat et: bu üçü sende birleştiyse ya münâfıksın, ya kâfirsin.» Bu uyarı son derece şiddetli bir uyarıdır; ve mü'mîn için manevî bir miyâr teşkîl eder. Cenâbı Hak âyeti kerîmede «Allâh kibirlenenleri ve böbürlenenleri sevmez» (Lokmân 31/18) buyurmuştur. Mü'mîn bu üç huydan kendini muhâfaza ederek îmânını ve âhiretini emniyete almak mecbûriyetindedir.

  • Kur'ânı Kerîm: Hucurât 49/2, 10; Lokmân 31/18; Fâtır 35/15; Nâzi'ât 79/40-41.
  • Sahîhi Buhârî, Kitâbü'l-Îmân 7, kardeşi için sevme hadîsi.
  • Sahîhi Müslim, Kitâbü'l-Îmân 71.
  • Sahîhi Buhârî, Kitâbü'r-Rikâk, cennetliklercehennemlikler hadîsi.
  • Sahîhi Müslim, Kitâbü'l-Cennet ve Sıfâti Naîmiha.
  • Süneni Tirmizî, Kitâbü'l-Birr ve's-Sıla.
  • Süneni Ebû Dâvûd, Kitâbü'l-Edeb.
  • Süneni İbn Mâce, Kitâbü'z-Zühd.
  • İmâm Beyhakî, Şu'abü'l-Îmân.
  • İmâm Râzî, Mefâtîhu'l-Gayb.
  • İmâm Kurtubî, el-Câmi'u li-Ahkâmi'l-Kur'ân.
  • İbn Kesîr, Tefsîru'l-Kur'âni'l-Azîm.
  • İmâm Gazzâlî, İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn, kibir ve tevâzû bahsi.
  • İmâm Sühreverdî, Avârifü'l-Ma'ârif.
  • İbn Kayyim el-Cevziyye, Medâricü's-Sâlikîn.
  • İmâm Kuşeyrî, Risâle, tevâzû bahsi.
  • İbn Acîbe el-Hasenî, Mi'râcü't-Teşevvüf.
  • Mustafa Özbağ Efendi, Şerhi Virdi Settâr.
  • Aziz Mahmûd Hüdâyî, Câmi'u'l-Fadâ'il.
  • Mustafâ Özbağ Efendi, Sohbet Serileri, Güzel Ahlâk Sohbetleri.

Sohbetin Tasnîfi: Bu sohbet bencilliğin tarîfini, mü'mîn kardeşi için isteme mecbûriyetini, cennetliklerin alçak gönüllü ve zayıf kimseler olduğunu, Allâh indinde fakîrlik sırrını, üstâdla cedelleşmeme adâbını, cehennemliklerin kababencilkibirli kimseler olduğunu, ve bu üç huyun birleşmesinin münâfıklık veya küfür alâmeti olduğunu tafsîl etmektedir.


Kaynak: mustafaozbag.com | Video: YouTube | Seri: Güzel Ahlâk Sohbetleri