Ramazan’da Azamet: Modern Hırsızlık, Gönül Aynası ve Aşığın Beytullahı
Bu Ramazan sohbetinde Mustafa Özbağ Efendi, devlet malını ve iş yeri malını şahsî işine kullananların “modern hırsız” olduğunu cesurca ortaya koyar. Ardından sıcaklıkta oruç tutmanın asıl azamet olduğunu, Hz. Mevlânâ’nın “kambaz” (gammaz) metaforuyla mürşid-i kâmilin sözlerinin kaynağının Allah olduğunu ve aşığın Beytullah gibi yönsüz hale geldiğini anlatır.
1. Modern Hırsızlık — Devlet Malını Şahsî Kullanan Hırsızdır
Devlet dairesinde çalışan şef, müdür, amir — devletin arabasını, kağıdını, kalemini, bilgisayarını, internetini şahsî işine kullanıyorsa hırsızdır. İş yerinin sahibi muhasebe tutsun diye bilgisayar vermiş — o muhasebeye 5 dakika, geri kalanı internette. Hırsız. Sahte çek düzenleyenler, ödemeyesiye mal alanlar, kiracı olup ev sahibini döverek oturanlar — hepsi hırsız.
“Ne zaman ki devlet yöneticileri, valiler, bürokratlar, belediye reisleri kendi arabalarıyla işe gittiler — bu memleket o zaman kurtulacak. Ne zaman ki insanlar vergi kaçırmayı meslek edinmekten vazgeçti, ahlâklı yaşadı — o zaman kurtulacak insanlar.”
2. Ramazan’da Sıcaklıkta Oruç — Asıl Azamet Budur
“Basra sıcakları geliyor” diye korkutuyorlar — aman dikkat edin, hastalar, hamileler… Ne geliyor? Öcü geliyor! Hiç kimse şunu demiyor: bu sıcaklıkta oruç tutmanın fazileti kış orucundan daha fazladır. Azamet zor şartlarda oruca devam etmektir.
“Dilimiz bir karış çıksa da orucumuzu tutarız. Dudaklarımız patlasa da, dilimiz susuzluktan yapışsa konuşamazsak da orucumuzu tutarız.” Azamet güneşin altında aç durmaktır; gölgede herkes durur. Azamet bir lokmaya kalsan dahi o lokmanın helâl olması için mücadele etmektir. Bunun karşılığının en azı cennettir.
3. Kambaz Metaforu — Mürşid-i Kâmil Allah’ın Kambazıdır
Hz. Mevlânâ der ki: “Aşk bu sözün söylenmesini ister — kambazın diline koyar.” Mürşid-i kâmiller en büyük kammazlardır, peygamberler en büyük kammazlardır — ama kötü olarak gördüğünüz kammazlardan değil, kambazlığın iyisidir. Bir kimse hadis naklediyorsa peygamberin kambazıdır; âyet söylüyorsa Kur’ân’ın kambazıdır; gönlüne Allah ilham ediyorsa Allah’ın kambazıdır.
Kambaz kendisi lafı etmiyor — gönlüne birisi ilham koyuyor, diline birisi söz koyuyor. Ney kendi başına ses çıkarmaz, neyzen üfleyince ses çıkar. Mûsâ’nın asası kendi başına mı? Asanın arkasında Allah var, neyin arkasında da Allah var.
4. Gönül Aynası — “Benim Gönlüme Neden Bu Sözler Gelmiyor?”
“Ben profesörüm, neden böyle bilmiyorum?” dedi birisi. Kalbine gelmeyince ben ne yapayım dedim. Akıl söyletir: “senin kalbine neden gelmiyor?” Senin aynan parlak değil — toz-pis içinde kalmış. Toz-pis günahı kebâir, çamur kötü ahlâk.
Hadi başla temizlemeye: önce tövbe, sonra zikir, sonra oruç, sonra namaz, iyilik yap, cömertlerden ol, Allah’ı sev, aşık ol. Bak seninle aynen kırıl kurul olup seninle kambazlık yapmaya başlayacak — gönül aynası parladığında Allah’ın ilhamı o aynada görünür.
5. Aşık Beytullah Gibidir — Yönsüz, Her Yönü Sevgili
Aşığın bir anı yoktur ki sevgilisinin hayali gözünden çıkmış olsun; bir anı yoktur ki sevgilisiyle konuşmamış, tefekkür etmemiş, zikirleşmemiş olsun. Onun gözünde, dilinde, kulaklarında, elinde, ayağında, yüreğinde, kalbinde, önünde, arkasında, sağında, solunda sevgilisi vardır.
O Beytullah gibidir — yönsüzdür artık. Beytullah’ın yönü yoktur, her yönü her yönedir. Aşık da öyledir: oturması, kalkması, yemesi, içmesi sevgilisinin nuruyladır. Zikrullahtan Allah bir nur peyda eder, namazdan nur peyda eder, oruçtan nur peyda eder, cömertlikten nur peyda eder.
Kaynakça
Hadîs-i Şerîfler
- “Müslümanın malı, kanı ve namusu diğer Müslümanlara haramdır.” — (Müslim, Birr, 32) Başkasının malını izinsiz kullanmanın haramlığı.
- “Allah’ım! Önümü nur eyle, arkamı nur eyle, sağımı solumu nur eyle, kalbimi nur eyle.” — (Buhârî, Da’avât, 9; Müslim, Müsâfirîn, 181) Nur duası; aşığın her yönünün sevgilinin nuruyla dolması.
- “Ramazan’da zorluk çekene kolaylık vardır; zorlukla yapılan ibadetin ecri katlanır.” — (Genel Ramazan rivayetleri) Sıcaklıkta oruç tutmanın fazileti.
Tasavvufî Kaynaklar
- Hz. Mevlânâ, Mesnevî / Dîvân-ı Kebîr — “Aşk bu sözün söylenmesini ister; kambazın diline koyar.” Mürşid-i kâmilin sözlerinin kaynağının Allah oluşu. Kambaz = Allah’ın, peygamberin, Kur’ân’ın sözcüsü.
- Ney-asa metaforu — Ney kendi başına ses çıkarmaz, Mûsâ’nın asası kendi başına mucize yapmaz — her ikisinin arkasında da Allah vardır.
- Gönül aynası — Günahı kebâir ve kötü ahlâk aynayı kirletir; tövbe, zikir, oruç, namaz ve cömertlikle temizlenir. Parlak ayna ilhamı yansıtır.
- Aşık-Beytullah benzetmesi — Aşığın yönü yoktur, her yönü sevgilisidir. Beytullah gibi yönsüz hale gelen kul, sevgilisinin nuruyla hareket eder.
Sohbetin Özü
- Devlet malını, iş yeri malını şahsî işine kullanan modern hırsızdır — vergi kaçırmak da hırsızlıktır.
- Memleket ancak yöneticiler kendi arabalarıyla işe gittiğinde kurtulacak.
- Sıcaklıkta oruç tutmak asıl azamettir — “dilimiz bir karış çıksa da orucumuzu tutarız.”
- Mürşid-i kâmiller Allah’ın kambazıdır — gönlüne ilham koyar, diline söz koyar.
- Ney ve Mûsâ’nın asası kendi başlarına değildir — arkalarında Allah vardır.
- Gönül aynası günahla kirlenir; tövbe, zikir, oruç, namaz ve cömertlikle temizlenir.
- Aşık Beytullah gibi yönsüzdür — her yönü sevgilisidir, sevgilisinin nuruyla hareket eder.
- Zikrullah, namaz, oruç ve cömertlikten Allah nur peyda eder.
Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için tıklayınız.
İlgili Sözlük Terimleri: Mürşid, Zikir, Kalb, Aşk. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı