Dervişlik, Sufilik

Hizmet etmeyen, kendinden küçüğe temenna etmeyen, toleranslı müsamahalı davranma

Hizmet etmeyen, kendinden küçüğe temenna etmeyen, konusunda Mustafa Özbağ Efendi sohbeti. Bu yazıda Hizmet etmeyen, kendinden küçüğe temenna etmeyen, hakkında tasavvuf perspektifinden önemli bilgiler ve değerlendirmeler bulacaksınız.


Efendim bir sufinin işte bir dervişin semazenin mesela semasını cihattan görmesi veyahut da bir çay taşıyanın çay hizmetini cihattan görmesi uygun mudur. Doğru mudur. Allah yolunda bir kimse. Allah yolunda bir nefes alıp veriyorsa dahi cihattır. O yüzden bir kimse. Kur’an sünnet tesine. Allah yolunda ne hizmeti yapıyorsa yapsın. Allah rızası için. Allah için yapıyorsa o cihattır o yüzden onu böyle ben ayrıştırmada boşları topluyor çay dağıtıyor örnekli şimdi. Allah yolunda hizmet ediyor o buradan bir ücret mi alacak şimdi. Hayır ne için yapıyor. Allah rızası için yapıyor. Allah için yapıyor. Cihat kolay değil. İnsan nefsini yenip de millete çay dağıtması. Bak bu nefisle mücadeledir şimdi inden. Küçükler de var büyükler de var alıyor çay tepsisini burada çay dağıtıyor nefis.

mücadelesi bu. Bak bu nefis mücadelesi veyahut da bir semazen yetiştiriyorsun çocuk daha ona bir şeyler öğretiyorsun onun nazını niyazını çekiyorsun yapıyorsunuz bunu. Öyle değil mi nefis mücadelesi yetiştiren için de yetişen için de nefis mücadelesi karşılığında para yok pul yok hiçbir yok çıkacak. Allah diyecek. Sema edecek nefis mücadelesi. O yüzden hepsi de cihattan geçer. Ben başka. Dergah tarikatları söz konusu etmeyeyim bizim e. İçinde bulunduğumuz bu. Dergah bir şeyde ücret kazanan ücret devşiren makam mevki devşiren bir yer değil. Burada herkes. Allah için burada böyle olunca burada bulunmak da. Cihat burada hizmet etmek ondan daha. Fazla büyük. Cihat bir iş yapmak bu yaptı mı yapm. Mesela bir kimse geldi oturdu et di sütle karışmıyor. Zikrullah yapıyor bur buraya.

gelmesi de. Cihat onun adamın. Şu anda ben bir yere müntesib im ben bir dergaha bağlıyım bu cihattır. Bak bunu söylemesi dahi cihattır bu zamanda. Biz şimdi kendimize özel atfetmek için demiyorum ama ben işte oraya bağlıyım demek. Ondan bir çit daha fazla cihattır sebep bizim dedikodumuz çok şimdi her şeye rağmen gelip burada derste oturmak cihattır burada herhangi bir şeyle böyle hani bir vazife almak gönüllülük esası o cihattır onun üzerinde vazifenin işte küçüğü büyüğü olmaz ama herkesin bir sorumluluk alanı var o sorumluluk alanına göre daha büyük cihattır bir insanın kendisini idare etmesiyle 10 kişiyi idare etmesi aynı değil o daha büyük cihattır veyahut da nefis terbiyesi işte ben bazen bakıyorum işte kardeşi. Burada nerede senin ufağın mı.

Hizmet etmeyen, kendinden küçüğe temenna etmeyen, Hakkında

büyüğün müydü yok arkanda ha. Nerede senin kardeşin. Samet nerede. Tamam. Samet bak bakayım bana sen de dur ayakta. Samet ne mezunusun yavrum sen elektrik elektronik mühendis sen ne mezunusun el mü elektrik elektronik mühendisi. Bu çocukların ikisi de. Elektrik. Elektronik mühend kendisi birisi çay üzerinde çalışıyor çay dağıtıyor ara sıra yukarıda da bu arkadaş da şeyden. Ne o teknik işlerle ilgileniyor o da gerektiğinde çay çorba dağıtıyor şimdi okul mu okul eğitim mi eğitim kariyer mi kariyer karşımda elektrik elektronik mezunu birisi var. İki tane iki kardeş. Şimdi onlar kendilerinin farkında veya değil bir de evde ders açtınız değil mi. Evet efendim şimdi bu çocuklar. Normalde her ikisi de öğrencilik derinden beri buradalar büyük. Cihat oturun yavrum bakın işinize.

Allah razı olsun. Şimdi adam elektrik elektronik mühendisi iş. Kariyeri var okul. Kariyeri var adam geliyor burada çay. Ocan. Ne o çay dağıtıyor büyük. Cihat çay yapıyor büyük. Cihat sebep ya adam şimdi elektrik elektronik mühendisi adam kendince bir kendine bir tarz koyuyor kendine bir tavır koyuyor geliyor burada adam kendince. Hani dergaha hizmet ediyorum diyor büyük. Cihat şimdi hep b evliya menkıbelerde okuyoruz ya adam işte bli bir zengin ya da işte ne belli bir makam sahibi işte. Dergah gidiyor orada çaycılık yapıyor büyük bir cihat bunu. Görmez. Ben. Bazen diyorum ya. Allah affetsin kendimi büyüklenmek için söylemiyorum. Ben dergahın çaycısı ydı hizmet etmeyen dervişlik bilmez ki bilmez kendinden küçüğe. Temenna etmeyen dervişlik bilmez onu idare edeceğim onu yetiştireceğim.

onu belli bir noktaya getireceğim o dervişlik bilmez. Naki kaç tane. Sem itirdin bugüne kadar say sayısını bilmiyorsun. Belki de 50 belki de 100 çocuklarla uğraşıyorlar hep doğru mu çocuğun babasının tafrası çek annesini çek çocuğun tafrası çek çocuğu sen semaya çıkarmazsan babası ayrı konuşur annesi ayrı konuşur deil mi. Naki. Herkes ayrı bir telden çalar hepsinin gazını al hepsine böyle yap. Ne o belli bir yumuşaklıkta davran. Ben bazen derim. Ya bir çiçek yetiştirdin mi. Bak şimdi diyor ki 50’den fazladır 50 veya 100’dür diyor bir çiçek yetiştirmek kaç tane semazem var. Çanakkale’de y elinizde sağlam kalan sağlam tam sağlam kalan 15 toplam kaç kişiye öğrettiniz 100’ün üstünde 100 tanenin üzerinde elinde sağlam kalan kaç tane var 15 tane.

var oysa neler çektiniz değil mi o 100 taney eğit. Hani zaman içerisinde hepsine ayrı. Emek var değil mi hepsini ayrı konuşuyorsun hepsini ayrı. Cihat. Hepsi de. Bunlar insanı olgunlaştırıyor o 100 tanenin içerisinden hiç kimsenin kalbini kırmadı isan hiçbirisini incitmedi isen kalbini kırmadı isan incitmedi isen. Cihat onları taşıyorsan büyük. Cihat. Onları böyle son nefese kadar bu yolun içerisinde kalsın diye uğraş gösteriyorsanız bay yanlış anlama bir tespitini söyleyeceğim. Senin hu yanlış anlama senin bir tespitini söyleyeceğim diyorum ver bak adam ses ver demeyince ses vermiyor. Naz ediyor oradan onun nazını da çekiyorsun orada şimdi yıllar önce bana dedi ki etrafına bakıyorum dedi etrafındaki. Hepsi de kendine münhasır. Bunlar. Nasıl idare ediyorsun dedi bana. Ben içimden dedim ki ben.

Hizmet etmeyen, kendinden küçüğe temenna etmeyen, Sohbeti

Hiç öyle görmemişim. Hani etrafımdaki insanları. Normalde kendine münhasır dedi hepsi tuhaf özelliklere sahipler dedi bakıyorum dedi etrafına dedi sanki kendisi tuhaf değilmiş gibi hepsi dedi kendine muntazır tuhaf özellikleri var dedi kendi kendime o öyle deyince kendime baktım. Anan dedim demek ki. Ben tuhaf değilim ki dedim. Hani ben de tuhafım ki herkes. Tuhaf ben tuhafım o tuhaflar tuhaf. Gelmiyorum ben an o bizdenmiş gibi bendenmi gibi görüyor şimdi bunların hepsi de büyük. Cihat birini dinliyorsun birinin gazını alıyorsun ona dua ediyorsun onunla ilgileniyorsun. Hepsi de. Cihat. Onlar yoksa kır dök at dışarı. İşin kolay tarafı işin zor tarafı o değil alacaksın yetiştireceksin yürütecek sahip çıkacaksın koruyacaksın son nefese kadar gitmesi için de gayret göstereceksin son nefese kadar gitmesi.

için de gayret göstereceksin toleranslı davranacaksın müsamahalı davranacaksın e paran gidecek pulun gidecek zamanın gidecek. Ne bileyim senden gidecek sağlığın gidecek her şeyin gidecek senden vereceksin ben her zaman diyor mi çık savaş meydanına. Ya. Allah bismillah. Savaş kılıcı salla sağa sola lan orada can vermek kolay ha ne olacak ki sen gel burada bir 10 yıl yaşa bakalım ne olacak savaşta. Can vermek o yüzden. Allah resulü sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretleri demiş küçük cihattan büyük cihada dön demiş ya resulallah. Hani kim var karşımızda büyük cihada döndük demiş ki nefis var nefis de. Cihat cihadı ekberdir en büyük cihattır demiş kolay değil. Bak şimdi bir arkadaş buraya yazmış ya eşler istiyor ki diyor altımızı arabaya verin. Bir de.

kredi kartı verelim. Biz derse gidelim bak asında kendi kendine açık veriyor. Kadın nereye gitmek istiyormuş derse zikrullah’a gitmek istiyor kadın demiyor ki ver bana kredi kartını ben. AVM dolaşayım ver bana arabayı. Ondan sonra ben arabayla kafe dolaşayım bunu söylemiyor ne istiyor. Diyor ki bana arabayı ver ben derse gideyim zikrullah’a gideyim. Şimdi bunu yazan kadını şikayet ederken kendini açıya düşürdü ne istedi kadın senden. Allah’ın zikrine gitmek istedi. Allah’ı zikir en büyük iş mi ayetle sabit mi. Evet kadın en büyük işe gitmek istiyor sen araba ne onun altına bir tane de şoför tut. Varsa paran arabayı vermen yetmez. Bir de şoför tut bir de hizmetçi tut sebep ya. Cenabı. Hakk’ın ayet-i kerimede en büyük iş dediği ibadete.

gidiyor asıl. Nefise. Cihat. Bu senin eşin nereye gidiyor zikrullah’a. Sen çocuğu al salla. Ayağında evde nereye gitti. Eşin zikrullah’a gitti ya binlerce evli adam vardır şimdi eşi zikrullah’a gitsin hidayete. Ersin. Kur’an ve sünneti. Yaşasın diye binlerce adam vardır milyonlarca adam vardır dese ki ben gece bara gideceğim ne diyeceksin. Dövemezsin bir telefona bakar polis gelir atar evden sizi sövemem bir telefona bakar polis gelir seni evden atar. Elini dahi kaldıramazsın bir telefon polis gelir seni atar polis seni gelir seni evinden dışarı atar sen kalırsın. Dışarıda ne yapacağını da bilemezsin yaşayan. Derviş kardeşler var. Yakında erkekler içinde misafirhane açacağız evden atılan adamlar gitsin. Orada kalsın. Niye o yüzden cihattır ben kendi içinde bulunduğum toplulukla alakalı söyleyim. Başkaları beni.

ilgilendirmez burada fisebilillah lık söz konusu olduğundan dolayı. Cihat karşılığında bir olmadığından dolayı. Cihat inşallah. Rabbim bizlere o. Cihat edenlerden eylesin. Amin.

İlgili Sohbetler

Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için Tasavvuf – Vikipedi sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

Hizmet etmeyen, kendinden küçüğe temenna etmeyen, konulu bu sohbet Mustafa Özbağ Efendi tarafından gerçekleştirilmiştir. Daha fazla Hizmet etmeyen, kendinden küçüğe temenna etmeyen, sohbeti için sitemizi takip edebilirsiniz.