Sohbet Konusu
Bunun üzerine Ömer Çalgıcı’ya dedi ki, “Senin bu ağlaman aklının başında olduğuna delalettir. Senin ağlaman hani çalgıcı ne yapıyordu? Ağlıyordu, sızlıyordu. Hatta çalgı aletini yere vurdu. Dedi ki, “Beni yıllarca oyalandıran sensin. Ben” dedi, “bu çalgı aletin içerisinde, notaların arasında, şarkıların arasında ömürümü heva ettim dedi. Ağlamaya başlamıştı. Bu gözyaşı tabii çalgıcının bu döktüğü gözyaşı duygusallıktan değil artık. O derin bir idrak içinde, o derin bir idrak içinde olmak farklı şeydir. Duygusallıktan ağlamak farklı bir şeydir. Her ağlayan hakikat noktasında değildir. Her ağlayan haklı da değildir. O yüzden her gözyaşı doğru değildir. Bazı gözyaşı vardır tiyatrodur. Bazı gözyaşı vardır samimi değildir.
Her gözyaşı hakikat noktasında Hakkında
Tasavvufî Açıklama
Biz her gözyaşını samimi görürüz, ama hakikati, yani o kalplere tecelli eden Allah’tır. O yüzden normalde her gözyaşı doğru değildir. Hazreti Ömer efendimiz kendi tabiriyle diyor ki sen ağlıyorsan o zaman diyor sen akıllı bir kimsesin. Yani bu normalde gözyaşı eee akılsızlıktan kaynaklanan bir şey değil. O manada söylüyor. Aklının başında olduğuna işarettir. Ama genel olarak o hani Allah için ağlayan bir kimse bu hakikat noktasında ağlıyorsa gerçekte onun kalbinin dirildiğine bir kimse yalnız kaldı Allah’ı zikrederken gözyaşı döküldü. O kimsenin kalbinin, ölü kalbinin dirildiğine işarettir. O yüzden normalde ölü kalp Allah’tan haberi olmayan kişinin kalbidir. Diri kalp ise Allah’tan haberi olan, Allah’a yaklaşma noktasında olan kimsenin kalbidir. O, mesela hani hadis-i şerifte Allah’ı zikredenlerle zikretmeyenlerin arasındaki farkı söyleyeyim mi? Söyle ya Resulallah. Allah’ı zikredenler diridir. Allah’ı zikretmeyenler ölü gibidir.” diyor. O zaman bir kimse ağlayabiliyorsa Allah için onun kalbi diri kalptir.
Sonuç ve Nasîhat
Bir kimse Allah’ı zikrediyorsa, Allah’ı zikrediyorsa, Allah’la bağ kurduysa, o kimsenin o zaman kalbi diri bir kalptir. Ama yok o kimse günahını ağlayamıyorsa veya Allah için ağlayamıyorsa o kimsede gözyaşı problemi var ise o zaman o kimsenin kalbi ölü kalptir. Veyahut da eee bazen ağlamak da insanı aldatır. Yalnız insanı kendi kendini de aldatır. İnsan kendince o ağlamanın arkasına da saklanabilir. Her ağlayış doğru değildir. Çünkü bazılarının kendi ağlaması kendisini de aldatır. Hatta bazılarının ağlaması onun için kendince bir perde olur. Önünde perde olur. Ağlayabiliyorsam benim maneviyatım var der. Onun önünde perde bile olur. Allah muhafaza eylesin. O yüzden eee Tabarani’de geçen hadis-i şerifte Allah Resulü sallallahu aleyhi, ve sellem hazretleri Allah’ı çok zikreden, ve çok ağlayan bir kalp isteyin der. Demek ki bir kimsenin istediği şey ne olacak? Allah’ı çok zikreden, Allah’ı çok zikreden, ve çok ağlayan bir kalp isteyecek. Bakın kalbi bir mesele bu burada.
Kaynaklar
Hadîs-i Şerîf: Hadîs-i şerîfler — Kütüb-i Sitte
Bu sohbet, Mustafa Özbağ Efendi’nin dergâh sohbetlerinden derlenmiştir.
Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için tıklayınız.
İlgili Sözlük Terimleri: Kalb, Dergâh. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı