Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette gökleri kudret ve kuvvetiyle tutan Allâh'ın göğe vahyetmesini Fussilet Sûresi 12. âyetinin ışığında tafsîl eder. Cenâbı Hak buyurur: «Allâh gökyüzünü iki günde yarattı, her semâya kendilerine âid hususları vahyetti.» Bu âyet yedi kat semânın her birinin ayrı bir varlık ve görev dünyâsına sâhib olduğunu ortaya koyar. Dünyânın yedi gök katmanı ile yedi semâ birbirinden farklıdır; güneş, ay, yıldızlar, ve samanyolu da bu yedi kat üzerine kurulu varlıklardır. Her semâda ayrı varlıklar, ayrı melekler, ayrı görevler, ayrı zikirler mevcûddur. Birinci semâda yaşayan varlıklar ayrıdır; ikincisinde ayrı; üçüncüsünden yedincisine kadar her kat tâmâmen farklı bir âlemdir. Birinci kat semâya çıkan kimse bir dahâ dönmek istemez; «Ya Rabbi, canımı bir dahâ al; bu dünyânın necâsetinden kurtar» diye yalvarır.
Fussilet 12: Her Semâya Vahy
Mustafa Özbağ Efendi sohbete temel âyeti kerîmeyi mihver alarak başlar: Fussilet Sûresi 12. âyette Cenâbı Hak buyurur: «Böylece onları iki günde yedi gök olarak hükmetti; her semâya kendisinin işini vahyetti. Biz dünyâ semâsını da kandillerle süsledik ve onu koruduk. İşte bu, çok güçlü ve her şeyi bilenin takdîridir» (Fussilet 41/12). Bu âyet yedi kat semânın her birinin ayrı bir varlık ve görev dünyâsına sâhib olduğunu ortaya koyar. Dünyânın yedi gök katmanı ile yedi semâ birbirinden farklıdır. Güneş, ay, yıldızlar, ve samanyolu da bu yedi kat üzerine kurulu varlıklardır.
Yedi Semânın Ayrı Özellikleri
Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir tasavvufî hakîkati tafsîl eder: her semâda ayrı varlıklar, ayrı melekler, ayrı görevler, ayrı zikirler mevcûddur. Birinci semâda yaşayan varlıklar ayrıdır; ikincisinde ayrı; üçüncüsünden yedincisine kadar her kat tâmâmen farklı bir âlemdir. Aynı şekilde cinler yedi kavim olup göklerde de yaşama merkezleri mevcûddur. Cennet sekiz kattır; peygamberler ve büyük şehîdler husûsî makâmlara yerleştirilmiştir. Resûli Ekrem efendimiz Mi'râc gecesi her semâda farklı peygamberlerle karşılaşmıştır: birinci semâda Hz. Âdem, ikincisinde Hz. Yahyâ ve Îsâ, üçüncüsünde Hz. Yûsuf, dördüncüsünde Hz. İdrîs, beşincisinde Hz. Hârûn, altıncısında Hz. Mûsâ, yedincisinde Hz. İbrâhîm.
Birinci Kat Semâya Çıkanın Hâli
Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir manevî hakîkati tafsîl eder: birinci kat semâya çıkan kimse bir dahâ dönmek istemez; «Ya Rabbi, canımı bir dahâ al; bu dünyânın necâsetinden kurtar» diye yalvarır. Bu manevî hakîkat Allâh'ın velîlerine göklerin kapılarını açmasının ne anlama geldiğini göstermektedir. Mü'mîn velînin manevî mi'râcında karşılaştığı manevî zenginliklerin yanında dünyâ hayâtı necâset gibi gözükür. Bu hâl tasavvuf yolunun ulaşmak istediği makâmları ortaya koyar.
Cinler ve Yedi Semâ
Mustafa Özbağ Efendi başka bir incelikten bahseder: cinler yedi kavim olup göklerde de yaşama merkezleri mevcûddur. Cinler arasında mü'mîn cinler de vardır, kâfir cinler de vardır. Süleyman aleyhisselâmın hâkimiyeti altında cinler vazîfe görüyorlardı. Şeytânlar bâzı zamânlarda göklerin alt katlarına çıkıp bilgi çalmaya çalışırlar; lâkin meleklerin gönderdiği şahaplar (kayan yıldızlar) onları kovar. Cenâbı Hak âyeti kerîmede «Onlar yüce meclis hakkında dinlemeye çalışırlar; her tarafından kovulurlar» (Sâffât 37/8) buyurmuştur.
Cennet Sekiz Kattır
Mustafa Özbağ Efendi cennetin yapısını da tafsîl eder: cennet sekiz kattır. Peygamberler ve büyük şehîdler husûsî makâmlara yerleştirilmiştir. Cennetin sekiz kapısı vardır: Bâbü's-Salât (namâz kılanların), Bâbü'l-Cihâd (mücâhidlerin), Bâbü'r-Reyyân (oruç tutanların), Bâbü's-Sadakâ (sadaka verenlerin), Bâbü't-Tevbe (tevbe edenlerin), Bâbü'l-Eymen (sağdakilerin), Bâbü'l-Kâzımîne'l-Ğayz ve'l-Âfîne 'ani'n-Nâs (öfkesini yenenlerin), Bâbü'z-Zikir (zikredenlerin). Resûli Ekrem efendimiz hadîsi şerîfte bu sekiz kapıyı tâdâd etmiştir.
Mü'mînin Yedi Semâdan Geçişi
Mustafa Özbağ Efendi sohbetin sonunda mü'mînin yedi semâdan geçişini tafsîl eder: mü'mîn velînin manevî mi'râcı yedi kat göğü kat ettirir. Her katta farklı bir manevî hâle erişir; ve nihâyetinde Allâh'ın huzûri ilâhîsine ulaşır. Halvetiyye-Şâbâniyye-Karabâşiyye yolunun manevî terbiyesi de mü'mîni manevî mi'râca, kalp tasfiyesine, ve göklerin kapılarının açılmasına yöneltir; ve bu vasıflar onun manevî terakkîsinin temel cüzlerini teşkîl eder. Hz. Mevlânâ Celâleddîni Rûmî hazretleri Mesnevî-i Şerîf'te «Yedi göğü, dokuz kat felekleri kat eyledim; aşkın atı arşı bile geçti» (Mesnevî, II) buyurur.
- Kur'ânı Kerîm: Fussilet 41/12; Mülk 67/5; Sâffât 37/6-10; İsrâ 17/44; Bakara 2/29; Talâk 65/12.
- Sahîhi Buhârî, Kitâbü't-Tevhîd, Mi'râc hadîsi.
- Sahîhi Müslim, Kitâbü'l-Îmân, Mi'râc hadîsi.
- Süneni Ebû Dâvûd.
- Süneni Tirmizî.
- Süneni Nesâî.
- Süneni İbn Mâce.
- İmâm Mâlik, Muvatta.
- İmâm Ahmed, Müsned.
- İmâm Gazzâlî, İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn ve Mi'râc bahsi.
- İmâm Sühreverdî, Avârifü'l-Ma'ârif.
- İmâm Râzî, Mefâtîhu'l-Gayb, Fussilet 12 tefsîri.
- İmâm Kurtubî, el-Câmi'u li-Ahkâmi'l-Kur'ân.
- İbn Kesîr, Tefsîru'l-Kur'âni'l-Azîm.
- Hz. Mevlânâ, Mesnevî-i Şerîf.
- İbnü'l-Arabî, Fütûhâtı Mekkiyye.
- Süleyman Çelebi, Mevlidi Şerîf.
- Mustafâ Özbağ Efendi, Sohbet Serileri, Vahiy Sohbetleri.
Sohbetin Tasnîfi: Bu sohbet Fussilet 12 ile her semâya vahyi, yedi semânın ayrı özelliklerini, birinci kat semâya çıkanın hâlini, cinler ve yedi semâyı, cennet sekiz kat olmasını, ve mü'mînin yedi semâdan manevî mi'râc ile geçişini tafsîl etmektedir.
Kaynak: mustafaozbag.com | Video: YouTube | Seri: Vahiy Sohbetleri