Geylânî Hazretleri: «Bir Edebe Bin Dervîş Fedâ Ederim» Sözü
Mustafa Özbağ Efendi sohbete bir önemli îzâhla başlar: «Edebin kıymetini anlatmak için şatahâtvârî söylenmiş bir söz; edebin kıymetini, ahlâkın kıymetini göstermek için, idrâk edilmesi için söylenmiş bir söz.» Abdülkâdir Geylânî hazretlerinin meşhûr «Bir edebe bin dervîş fedâ ederim» sözü bu nev’idendir.
«Allâh» Demek Binlerce Edepten Kıymetlidir
Geylânî hazretlerinin öyle binlerce dervîşi fedâ etme noktasında olmaz değildir. Bir kimsenin «Allâh» demesi, belki de binlerce edepten daha kıymetlidir. Çünkü Allâh’ı zikir en büyük iştir; Allâh’ı zikir en büyük iş ise, o zaman önemli olan o kimsenin Allâh’ı zikretmesidir. Allâh’ı zikrederse onda edep de oturur; Allâh’ı zikrederse onda ahlâk da oturur; Allâh’ı zikrederse onda her şey yavaş yavaş oturur.
O yüzden bu sözü «edebin ehemmiyetini, edebin üstünlüğünü, güzelliğini anlatabilmek için söylenmiş şatahâtvârî bir söz» olarak kabûl ediyorum. Eğer edep sünneti seniyye ise — eyvallâh, bunu kimsenin söyleyecek bir lâfı yok; ama bir sünneti terk etti diye binlerce dervîşi yine fedâ edemeyiz. Veyâ bir farzı terk etti diye yine dervîşi fedâ edemeyiz. Yok, bu böyle, yâ’nî böyle algılanırsa zâten işin içinden çıkamayız.
Şeytânın Kancası ve Dervîşin Dergâha Gelmesi
Hele bu zamânda — şeytânın herkesi yutmak için hâzır beklediği bir zamânda — buraya millet zikrullâha gelirken kolay gelmiyor. Bir tâne değil binlerce şeytân arkasından çekiyor herkesin. O bütün kardeşler, o binlerce şeytânın kancasının kurtulup, o binlerce şeytânın kancası yırtıla yırtıla gelip buraya gelecek. Biz de işte «yok boynunu bükmedin», «sen yok üç adım yapmadın», «yok burada yanındakiyle konuştun», «yok burada yanındakine güldün», «yok sen şunu şöyle yaptın», «yok sen bunu böyle yaptın» deyip onları fedâ edemeyiz. Yok, ben yapamam — Allâh’ı zikredenler hep üstündür.
Zikrullâhın Diğer İbâdetler Üzerinde Üstünlüğü
«Fazîletçe kim üstün?» Namâz kılanların içinden fazîletçe üstün olanlar kim, yâ Resûlallâh? — «Allâh’ı zikredenler.» Oruç tutanların içinde fazîletçe hangisi daha yüksek, yâ Resûlallâh? — «Allâh’ı zikredenler.» Zekât verenler, hacca gidenler, cihâd edenler — bütün ana ibâdetlerin hepsinde Allâh Resûlü sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri buyuruyor ki: «Allâh’ı zikredenler daha üstündür.»
Herkes namâz kılabilir; Allâh’ı zikreden daha üstündür. Herkes oruç tutuyordur; Allâh’ı zikreden daha üstündür. Herkes zekât veriyordur; Allâh’ı zikreden daha üstündür. Herkes cihâda gidebilir; Allâh’ı zikreden ondan daha üstündür. O yüzden zikir üstündür; bir kimsenin Allâh’ı zikretmesi en büyük ibâdettir. En büyük ibâdete gelmiş o kimseyi, buraya «Sen bu edebi terk ettin, burayı terk et, git» böyle anlaşılırsa — Allâh muhâfaza eylesin — o zaman ben dâhil hiç kimse kalmayacak burada.
Ben öyle görüyorum; yâ’nî ben kalırım diyen varsa söylesin. Diyelim ki «Bu arkadaş çok edepli, biz bu kalırmış» diyelim onu şeyh kabul edelim, gidelim elini sıkalım — sıkıntı değil. Yâ’nî tekrar söyleyelim, mes’eleyi toparlayalım, dağıtmadan: Edebin ehemmiyetini göstermek için söylenmiş olan bir söz; ben öyle algılıyorum. Bir başkası fedâ edebilir; bir şey demem, ben edemem.
Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Edep, Zikir, Silsile. → Tasavvuf Sözlüğü