İlim

Eğilmeden, bükülmeden, bulanmadan bir yerden bir yere göçeriz 18.10.25

Niyetlerinizi son dakikaya kadar hiç bozmayın. >> Amin. >> Niyetlerinizi son nefesinize kadar temiz tutun. >> Son nefese kadar zikrullah halakasında daim durun. >> Ve inanın ki Cenabı Hakk’ın cemaliyle cemallenip bu dünyadan göçüp gideceğimize ben inanıyorum. Siz de inanın. >> Ben o inançta yaşıyorum. Diyorum ki hatta hani eee Cenabı Hakk’ın vermiş olduğu nimetlere nankörlük değil bu. Ya Rabbi diyorum bana o kadar çok nimet bahşetmişsin ki Cenabı Hak’a hamd olsun.

Benim üzerimde vermiş olduğu nimetlerin zerresine dahi ben hamdine yapabilecek bir kimse değilim. zerresine maddi manevi Cenabı Hak o kadar lütfetmiş, o kadar ikram etmiş, o kadar ihsan etmiş ki saymamış. Sonsuz hamdu sena ediyorum. >> Hiç kimseye boyun bükmeden, muhtaç eylemeden 64 yaşıma getirmiş benim. Elhamdülillah. >> Ve dimdik yaşatan Rabbime hamdolsun. >> Dimdik yaşattı beni bugüne kadar. Ben ne bir bürokrat tanırım, ne siyasetçi tanırım, ne gizli odaklar tanırım.

Hiçbir şey tanımam. Hiç kimseye boyun bükmem. dik bir insanımdır. Geçimsiz bir insanımdır. Agresif bir insanımdır. Evet, öyleyimdir. Rabbim öyle beni lütfetmiş. Aile de öyle yetiştirmiş. Babam da öyle çok dik bir insandı. Babam da öyle boyun bükmesini bilmezdi. Anavra söver geçerdi. Bu adam silahını çıkarır annıma dayar. hiç aklına bile gelmezdi. Ben içimden diyordum ki şimdi bu adam silahını çekecek, dangadak vuracak. Daha onun üstüne üstüne gidiyordu. Adam def olup gidiyordu.

Eğilmeden, bükülmeden, bulanmadan bir Hakkında

Ondan öğrendik biz. Boyun bükmemeyi babam öğretti bize. Hani kadınmış, evlatmış, dedem de dahil. Buna babam için söylüyorum. Hiç hiç dedeme de boyun bükmüyordu. Saygısızlık yapmıyordum. Boyun da bükmüyordu. Ben bazen anlatıyorum ya ben anne dedemin evinde bir lokma yemek yediğini görmedim. Babamın bayramdan bayrama gider bir kahve içer. Bayramınız mübarek olsun der. 15 dakika 15 dakika 16 dakika yok. çok dik bir insandı. Ben Rabbime hamdediyorum. Cenabı Hak beni de dimdik yaşattı bugüne kadar.

>> Ben bütün dervişlere de bunu tavsiye ederim. Ben Oktay’a bile dedim. Oktay ölümün buradan yavrum. Hiç kimse yok. Ölümün buradan ama senin dimdik ölmeni istiyorum dedi. Seni gömerken de mezarına dimdik gömeceğim dedim. Öyle öleceksin. Sana yakıştığı gibi öleceksin. Boynunu bükmeden öleceksin dedim. Boynunu bükmeden öldü Oktay. Ben Seyit Taş’a da aynı şeyi söyledim. Seyid o hastalığın buradan dedim. Ölümün de buradan. Buradan mı dedim? Buradan dedim. Senin yüzüne söylüyorum dedim.

Ben adamın yüzüne söylerim söyleyecek olduğumu. Senin yüzüne söylüyorum dedim. Ölümün buradan ama dedim dimdik öleceksin. Sen Mustafa Özbağ’ın arkadaşısın, dostusun dedi. Dimdik öleceksin dedi. Dilin tevhitle dimdik öleceksin dedi. Hamdolsun dimdik öldü. Bu dergahın kadını, erkeği, dervişleri dimdik yaşayıp dimdik ölecek. >> Bunu kendinize hedef seçeceksiniz. >> Eğilmeden, bükülmeden, bulanmadan. Hazreti Pir diyor ya, “Her gün bir yerden bir yere göçmek ne güzel.

Her gün bir göçtüğün yerden tekrar göçmek ne güzel. Eğilmeden, bükülmeden, bulanmadan. Eğilmeden, bükülmeden, bulanmadan bir yerden bir yere göçeriz. Eğilmeyi bilmeyiz. Bükülmeyi bilmeyiz. Bulanmayı bilmeyiz. Sevdik mi tabirimi hoş görün Allah’ına kadar severiz. Sevgimize dayanacak olan dağlar bile yoktur. Sevdiğimizi severiz. Sevmedik mi de sevmeyiz. Yüzüne de söyleriz. Seni sevemedik kardeş. Sen kendine bir şeyh ara. İlk görüşte aşka inananlardanız. Baktık, gördük, sevdik mi bitmiştir mesela.

Eğilmeden, bükülmeden, bulanmadan bir ve Önemi

O bizim elimizi bırakmadığı müddetçe biz onun elini bırakmayız. O bizim elimizi bıraktıysa da ebediyen dönüp bakmayız ona. Ebediyen dönüp bakmayız. Bu fakiri böyle tanıyın. Dönüp bakası olmayan bir insanım. Ben yolda yürürken daha arkama bakmam. Tanıdık bir kimse gelsin de beni alsın diye düşünecek diye arkaya bakmak yoktur. Buzağı inek değilim. Habire arkaya bakacak. Dimdik görürüm. Sevdiysem sevmişimdir. Günahsa günahtır. Benim günahımdır. Bu konuda da çok netimdir.

Kusursa benim günahımdır. Özür dilemesini de biliriz, af dilemesini de biliriz. Ama boynumuzu bükmeyiz. Boynumuzu bükmeyiz. Kırılır o boyun bizde ama bükülmez. Kıranı da alkışlarız. Helal olsun deriz. Bir delikanlı çıktı. 64 yıldan sonra boynumuzu kırdı deriz. Onun da elini öperiz. Eğer nefesimiz kalırsa. Ama boynumuz kırıldıysa nefesimiz bitmiştir. O nefes durduğu müddetçe de boynumuz kırılmaz Allah’ın izniyle.


Kaynak

Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı yukarıdaki YouTube oynatıcısından izlenebilir.

İlgili Sohbetler

Daha fazla bilgi için Tasavvuf hakkında kaynaklara göz atabilirsiniz.