İlim

Cömertlik Cenâb-ı Hakk’ın sıfatıdır, cimrilik insan nefsinin sıfatıdır

Peygamber dedi ki, “Öğüt vermek üzere iki melek hoş bir surette nida ederler. Ey Allah, muhtaçlara ihtiyaçları olan şeyi verenleri doyur. Verdikleri her dirheme karşılık 100.000 ihsan et.” Amin. Ya Rabbi, malını esirgeyenlere de ziyan içinde ziyandan başka bir şey verme. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri hadis-i şerifte şöyle buyurdu. Her sabah iki melek iner. Birisi şöyle dua eder. Ya Rabbi malını senin uğrunda harcayana yerine yenisini ver.

Diğeri de şöyle dua eder. Ya Rabbi malını vermeyip cimrilik edenin malını helak et. Buhari ve Müslim hadisi. Hazreti Pir bu hadisin metnini konu başlığı olarak almış. Hani konu başlığında iki melek pazar yerine iner böyle dua eder dedi ya. O, e bölümün hadisteki karşılığı bu. Hani biz, eee, Mesnevi beyitlerini Kur’an sünnet ile şerh etmeye çalışıyorduk. Yani Hazreti Pir Mesnevi Kur’an ve sünnetin şerhi olarak, tefsiri olarak yazmış. Biz onun daireyin tersine döndürüyoruz.

hani Mesnevi beyitlerini Kur’an sünnetle eee anlamaya, öğrenmeye çalışıyoruz. O yüzden Hazreti Pir bu hadis-i şerifi konu başlığı olarak almış ve tekrar ben hadis-i şerifi okumak istiyorum. Resulullah efendimiz şöyle buyurdu sallallahu aleyhi ve sellem. Her sabah iki melek iner. Birisi şöyle dua eder. Ya Rabbi malını senin uğrunda harcayana yerine yenisini ver. Yani buradaki ibaret çok önemli. Senin uğrunda harcayanı başka bir noktada değil. Allah yolunda Allah uğruna harcayacak.

İkincisi melek nasıl dua ediyor? Ya Rabbi malını vermeyip cimrlik edenin de malını helak et. Buhari Müslim hadisi. Şimdi böyle olunca böyle iş çok şey sert bir düzlemde gidiyor. Tabii Hazreti Pir devam ediyor. Allah yolunda harcayanlar mücahittir diyor. Mücahit ne demek? İşte Allah yolunda savaşan, mücadele eden kimseler. Hazreti Pir Allah yolunda malını harcayanı da mücahitler sınıfında koyuyor. Çünkü Bakara ayet 261. Mallarını Allah yolunda harcayanların durumu yedi başak bitiren bir tohum gibidir.

Hazreti Pir devam ediyor. Mallarını harcayanlar mücahitti. Ama öbür tarafta ne dedi? Cimriler helak olur. Cimri bir kimse de bakın cimriler helak olur derken sadece malları helak olur demedi. Cimriler helak olur dedi. Ali İmran ayet 180. Allah’ın fazlından kendilerine verdiklerinde cimrilik edenler bunun kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Hayır, bu onlar için bir şerdir. Kıyamet günü cimrilik ettikleri şey boyunlarına dolanacaktır. Hani Hazreti Pir cimriler helak olsun derken bunun da karşılığında ayet-i kerime.

Cömertlik Cenâb-ı Hakk’ın sıfatıdır, Hakkında

Aye-i kerimede Cenabı Hak Kur’an-ı Kerim’de Ali İmran ayet 180’de diyor ki verdiklerinden cimrilik edenler. Yani Cenabı Hak sana fazlından bir şey vermiş. Sen o konuda cimrilik ediyorsun. Bu maddi bir şey de olabilir. Bu manevi bir şey de olabilir. Maddi dediğimiz paradır, puldur, maldır, mülktür. manevi dediğimiz ilim bir ustalık bir şeyde bir sanat erbabı olmak usta olmak veyahut da manevi ilim erbabı olmak. Manevi olarak bir ilmi var onun. Bu da dahil buna.

Bunda cimrilik edenler ne oluyor? helak oluyor. Çünkü Cenâb-ı Hak onu kendi fazlından verdi ona. Sen kendince ben çalıştım da ben çabaladım da ben okudum da ben şunu yaptım ben bunu yaptım ben ben değil. Bu Cenâb-ı Hak’ın fazlı ikramı ihsanı bu. Evet senin gayretin vardır çalışman vardır ama bu Cenabı Hakk’ın direkt ikramı, ihsanı bu. Sen onu kendi kendine ben ben deme. Allah muhafaza eylesin. O yüzden cömertlik Cenabı Hakk’ın sıfatıdır. Cimrilik ise insan nefsinin sıfatıdır.

Bunda bir de ben zaman sohbetlerde bahsederim ya. Bir de cud ehli olmak vardır. Cud ehli olmak Cenâb-ı Hak’ın kendi zatullah’ına ait bir direkt zatından çıkan bir sıfattır. Bir yerde eksikliği gördün, ihtiyacı gördün. Sen istenmeden hareket ediyorsun. Bu cut ehli olmak. Cömertlik ise isteyene vermek. İhtiyacım var diyene vermek. Cut ehli olmak. Baktın burada bir ihtiyaç var. Sen kendiliğinden istenmeden onu verdin. O da cud ehli olmak. O yüzden malını Allah yolunda harcamak, insanın malını Allah yolunda harcaması insanın kendi kendisini yakması gibidir.

Nasıl kendi kendisini yakması? Bir madeni yakarsan, kaynatırsan onun saf yönü çıkar meydana. Curuh çıkar onun. İşte Allah yolunda harcamak bir insanın cufunu atıp onun saf bir hale getirmesidir. Curufunu dışarı atıp saf haline getirmesidir. O yüzden normalde ateşin içerisinde altın kalsa içindeki demiri, bronzu, bakırı çıkar. Altın saf hale gelir. Malını harcayan Allah yolunda malını harcayan kimse saf haline gelir. Allah yolunda malını, mülkünü, ilmini, zamanını, mesaisini harcamayan kimse ise cuhuyla kalır.

Cömertlik Cenâb-ı Hakk’ın sıfatıdır, ve Önemi

Karışık olur. Çünkü nefis Allah yolunda olmayı istemez. Allah yolunda olmak. Tırnak içerisinde sadece para değil, sadece ilim değil, zamanla alakalı mesele de var. Yani sen buraya sohbete geldin. Şimdi zaman harcadın. Bir yere sohbete gidiyorsun zaman harcıyorsun. Başka bir yere giderken bir de para Bir de sen nefsini koyuyorsun ortaya. Kazası var, belası var, cezası var. Radarlar var. Her virajda devlet pusu kurmuş. Öyle tabii. Virajı dönüyorsun bakıyorsun kamerayla karşı karşıyasın.

Gülümsemek 3.000 L. Tebessüm ediyorsun. Öyle devletimize kızmıyoruz. Bir de işin o tarafı var. Erdoğan kaç radar geçtin gelirken? 67 tane var. Acaba dedim bana mı hususisi yapmışlar diye. Demek seninki de aynı. Tabi bir de işin o tarafı var. Yola çıkıyorsun. Sadece benzin değil, köprü değil, HGS yol mol ıvır zıvır değil ya. Bir de radarlar var. Yani devlet yol yapmış basın diye basıyorsun. Bir de radardan yolun parasından fazla senden alıyor. İşin bir de bu tarafı var.

Harcıyorsun yani. Allah için yola çıktın, ticaret için yola çıktın, akraba ziyaretine yola çıktın. Dikkat et 80’den yukarı gitme. Bazı yerlerde 30’a düşürüyor. 80 de kurtarmıyor. Tam bir soygun var. Hukuki her soygun hukuksuz olacak değil. Asıl soygunlar hukuki olanlardır. Soygunu yapanların cezai ehliyetleri yok. Bu farklı bir şey. Allah bizi affetsin. Ama bir kimse hevası için, heva hevesi için harcarsa, heva hevesi için infak ederse, sadaka verirse, aman desinler diye böyle bir şey yaparsa, e onunkun da müsriflik olarak nitelendiriliyor.

Yani o kimse savurgan kimse. O kimse doğru bir noktada değil.


Kaynak

Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı yukarıdaki YouTube oynatıcısından izlenebilir.

İlgili Sohbetler

Daha fazla bilgi için Tasavvuf hakkında kaynaklara göz atabilirsiniz.