Ona arayıp tarama hududu ardında öyle bir arayıcılık düştü ki ben bilmiyorum. Sen biliyorsan söyle. O kimse öyle bir hayret perdelerinden hayret perdelerine geçti ki o artık aşkın sınırsızlığına takıldı.
Cemale dalınca oradan çıkış yok Hakkında
Yürüdü gitti. O aşkın sınırsızlığını yakaladı. Aşkın sınırsızlığını yakalayınca hep dahaı hep dahaı ister oldu.
Hep dahaı istemeyi kim biliyorsa o söylesin dedi Hazreti Pir. Çünkü hep daha dasını istemekte dillal oldu. Çünkü o aşık aşıklığından da bir haber maraton koşucusu gibi 4 x 4 gibi sonsuzluğa doğru kanat çırpmaya başladı.
Halden de öte, kalden de ileri söyle bir hale, öyle bir kale erişti. ululuk sahibi Allah’ın cemaline dalıp gitti. Artık o ayet-i kerimenin tecelliyatını yaşadı.
Artık anladı. Her şey gözünde yok oldu ve her şey onun kalbinde yok oldu. O sadece var olan Allah’ın zatının olduğunu idrak etti.
O kıyametini yaşadı. O kıyametini yaşadığı için hiçbir şey kalbinde ve gözünde kalmadığı, sadece baki olan Allah kaldı ve onun cemaline gark olunca o cemal perdelerinden cemal perdesine geçmeye başladı. O tenzihi de bıraktı, teşbihi de bıraktı.
Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için tıklayınız.
İlgili Sözlük Terimleri: Kalb, Aşk, Hayret. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı