O zaman gönlüne öyle bir hayret geldi ki yerden de dışarıda kaldı, gökten de. O kimse can gidip bambaşka bir canla yeniden dirilince o zaman gönlünde öyle bir hayret geldi ki yerden de dışarıda kaldı, gökten de. O kimse artık aşk ayağıyla yürüyor.
Uyan ey ümmeti Muhammed, siz Musa’nın ümmeti değilsiniz Hakkında
O kimse aşk ayağıyla yürüyünce o kimsede hayret hayreti getirdi. Artık o hayret perdesinde her hayret perdesi yeni bir hayret perdesini kolunda getiriyor. ardı ardına hayret perdesinde yaşayınca yerden de kurtuldu, gökten de kurtuldu.
O altı cihet onda tek cihet oldu. Çıktı artık o cihetsizliği buldu. Tek cihet dedim.
Cihetsizlik yönsüzlüğü buldu. Ne tarafa dönersen dön onun veçi o tarafadır oldu. Ve fenadan bekaya geçti.
Fenada bütün perdeler yandı. Fenada her şey yandı. Kül oldu.
Hiçliği yakaladı. Artık hiçliği yakalayınca, fena halini yaşayınca o hayrete düştü. Hayrete düşünce, geçince bekada hayretten hayrete geçmeye başladı.
Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için tıklayınız.
İlgili Sözlük Terimleri: Aşk, Hayret. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı