Bu alemde Allah’ı tanıma ve bilme yolunda yürüyorsak ölüm… konusu, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbetlerinde ele alınan önemli bir tasavvuf meselesidir. Bu sohbette Bu alemde Allah’ı tanıma ve bilme yolunda yürüyorsak ölüm… hakkında derinlemesine bilgiler paylaşılmaktadır.
Doğruyu bildirmek Allah’a aittir. Odur ki gökten yağmur indirir. Hem içeceğiniz su ondan oluşur. Hem de hayvanlarınızı içinde otlattığınız ot ve ağaçlar. Allah o su sayesinde sizin için ekinler, zeytinlikler, hurmalıklar, üzüm bağları ve çeşit çeşit meyveler yetiştirir. Elbette burada düşünen kimseler için alınacak bir ders var. Hem geceyi ve gündüzü, güneşi ve ayı sizin hizmetinize verdi. Diğer yıldızlar da onun emriyle size ram edildi. Yerde ve göklerde ne var ise her şey sizin emrinize rağmedildi. Elbette aklını çalıştıran kimseler için bunda alınacak nice ibretler var. Yeryüzünde türlü türlü renklerde her çeşitten bitki ve hayvan olarak sizin için yarattığı daha neler var? Yine odur ki denizi sizin hizmetinize verdi ki tat taze et yiyesiniz ve takınıp kuşanacağınız ziynet eşyası çıkarırsınız.
Nahül suresi 9’dan 14’e kadar. Ey insanlar, sizi ve sizden öncekileri yaratan rabbinize kulluk ediniz. Umulur ki böylece korunursunuz. Bakara 21. Demek ki gökyüzünde, yeryüzünde ve denizlerde ve gezegenler her şey size rağm edilmiş. Çünkü onun halifesisin. Çünkü kendi ruhundan size ruh üfledi. Sakın şunu deme. Ben oraları nasıl bileceğim? Yok hayır bilirsin. Ben orarı nereden haberim olacak? Yok hayır haberin olur. Sen yeter ki ademiyete doğru koş. insan bu manada bu lütuf ikram olarak sadece dünya hayatıyla sınırlı değil. Ya bu dünyadan öteye de o lütuf, o ikram devam edecek. Bu neyle alakalı? Ölümden sonra. Ölüm yok oluş. Ölüm yeni bir diriliş. Eğer ölümü yok olmuş gibi görürsek o zaman zaten kıyameti, mahşeri, cenneti, cehennemi, cemalullah’ı inkar etmiş oluruz.
Yok ölüm bir yok oluş ya. Ölüm geçici bir odadan bir odaya geçiş ve her nefis ölüm denilen o perdeyi tatacak ama hayat devam edecek. Kıyamet gelecek. Kıyamet günü yaptıklarımızın karşılığı bize tas tamam verilecek. Ali İmran ayeti 185. Hanginiz daha güzel bir iş ortaya koyacağını denemek için ölümü ve hayatı yaratan odur. Mülk suresi ayet 2. İman edip makbul ve güzel işler yapanları müjdele. Onlara içinden ırmaklar akan cennetler vardır. Öyle cennetler ki ne zaman meyvelerinden kendilerine bir şey ikram edilirse bu daha önce de dünyada yediğimiz şey diyecekler. Oysa bu onların aynısı olmayıp benzeri olarak kendilerine sunulacaktır. Orada onların tertemiz eşleri de kalacak ve onlar orada devamlı kalacaklardır. Bakara ayet 25. O zaman bizim hayatımız burada son bulmayacak.
Ahsen-i takvim bahsinde eee az bir şey değindiğim şey buydu. Biz o zaman kıyametten sonra da ahsen-i takvim üzerine eğer biz burada Allah’ı tanıma ve bilme, Allah’ı tanıma ve bilmede derinleşme, Allah’ı tanıma ve bilmede genişleme, Allah’ı tanıma ve bilme yolunda yürüyorsak o zaman kıyametten sonra da veyahut da ölüm denilen nesneden sonra da o yürüyüş devam edecek. Çünkü ahsen-i takvim üzerine yaratıldık. Yani o güzellik, o güzelleşme, o derinleşme kıyametten sonra da üzerimizde devam edecek. Amma amama biz eğer ona iman edip iyi ameller üzerinde yürür ve onu tanımabilme noktasında durursak ahsen-i takvimliğimiz ahsen-i takvimliğimiz son bulmayacak. Halifeliğimiz de son bulmayacak. Bakın şunu unutmayın. Allah insana bir makam verirse o makamı ondan geri almaz bir daha. Allah’ın vaadi haktır.
Bakın Allah’ın vaadi haktır. Hiçbir peygamberin peygamberliği sonradan geriye alınmamıştır. Hiçbir velinin, mürşid-i kamilin, mürşid-i kamili ve velili sonradan Cenâb-ı Hak eğer bir insana bir makam verdiyse Allah verdiğini geri almaz. Bu Allah’ın şanına yakışmaz. Bakın bu Allah’ın şanına yakışmaz. Hiçbir peygamber yoktur ki peygamberliği geri alınmış olsun. Hiçbir mürşid-i kamil yoktur ki mürşid-i kamilliği geri alınmış olsun. O zaman Allah’ı tanıma ve bilme noktasında, dairesinde, yolunda yürüyen bir kimseye bir makam sahibi olduysa o yüzden Mustafa Özbağ der, “Haller geçicidir. Makam kalıcıdır. Hal gelir geçer. Süslü genç kadına benzer hal. Süslü genç kadına benzer. Onun üzerinden süsünü aldığında gerçeği çıkar meydana. O yüzden makam kalıcıdır. Hal geçicidir. Bazen derim ya nice hal dervişleri gördüm ben. Derim bunu ama makam kalıcıdır.
O yüzden dört kapı 40 makam sohbeti yapıyoruz. Makam kalıcı olsun diye halde takılıp kalırsanız o kabre girdiğinizde biter. Makam ehlinin makamı kabre girdikten sonra da devam eder. Kabre girdikten sonra da devam eder. Emmare, levame, mülhüme, mutmeyinne, radiye, mardiye, safiye bunların kalp halleri, kalp makamları. Bunların hepsi de derviş üzerinde önemli merhalelerdir. Önemli merhaleler. O yüzden o ahsen-i takvimlik devam edecekse o zaman o kimse bu dünyalık düşünmeyecek. Sadece sadece cennetlik de düşünmeyecek. O Allah’ı tanıma ve bilmede sonsuzluğu düşünecek ve bunun tabiri caizse biraz hoşgörün zevkini yaşayacak. O yüzden sufi, sufi kendisinin halifeliğini, kendisinin halifeliğini unutmayacak ve diyecek ki, “Ben ahseni-i Tahkvim üzerine yaratılmış bir halifeyim. Benim bu halifeliğim ebedi devam edecek diye düşünerekten hayatını yaşayacak. Yeah.
İlgili Sohbetler
- Allah’ın kokusuyla kokulanmayı istiyorsan sünneti seniyeye sımsıkı yapış, zikrul
- Varlık mertebeleri ve mertebeler arasındaki ilişki
- Heva hevesini ilah edinmiş yalancı,sahte önderlerin kendilerine hayrı yok ki baş
Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için Tasavvuf – Vikipedi sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
Bu alemde Allah’ı tanıma ve bilme yolunda yürüyorsak ölüm… konusunda Mustafa Özbağ Efendi’nin bu değerli sohbetini dinlemenizi tavsiye ederiz.