Bir mürşid konusunda Mustafa Özbağ Efendi sohbeti. Bu yazıda Bir mürşid hakkında tasavvuf perspektifinden önemli bilgiler ve değerlendirmeler bulacaksınız.
Peygamber dedi ki cevap veriyor. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri, “Bu yağmur musibetler yüzünden insanın gönlüne çöken gamı yatıştırmak için yağıyordu. Bu manevi bir yağmurdu. Yağmuru manevi tesirlerden bahseden hadis-i şeriflerde hani bazen rahmet bazen musibet olarak aktardık ya bunu ama buna baktığımızda başka bir gözle de baktığımızda müsbibet gibi olsa da rahmet gibi olsa da bu her iki durumda da akıllı insanlar için maneviyatlı insanlar için hikmet vardır. Çünkü yağmur bu manada hani bu gözle bakılırsa hep rahmettir. Yağmurun üzerinden gadap da gelse rahmettir. Kahır da gelse rahmettir. Celaliyet de gelse rahmettir. Cemaliyet de gelse rahmettir. Yağmuru o zaman ister zahiri yağmur olarak görelim, ister manevi olarak görelim, her iki tarafta da onu rahmet olarak görmeliyiz. Ve.
öyle bir rahmet ki gönüldeki gamı yatıştırır. Öyle bir rahmet ki kederi yatıştırır. Öyle bir rahmettir ki imtihanlara karşı seni metin bir kale yapar. Öyle bir rahmettir ki normalde ümidinin yıkılacağı anda yeniden ümit ağacı yeşerir. Ümit yıkılmadan. O yüzden normalde bir kimsenin ben rahmet olarak görürüm bunu. Çünkü bir mürşid-i kamile intisap etmesi, orada yol yürümesi en büyük budur. En derinlemesine rahmet budur. Eğer ki bir kimse bir mürşidin elinden tuttuysa o maddi manevi rahmete nail olmuştur. Çünkü hani hadisler var ya velilerle alakalı, abdallarla alakalı. Hani o abdallar hani onları tarif ederken. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri arz onlar sebebiyle ayaktadır. Onlar sebebiyle yağmura masarsınız. Onlar sebebiyle yardıma masarsınız der. Demek ki o kimse bir velinin,.
Bir mürşid Hakkında
bir mürşid-i kamilin sofrasına oturunca ne yaptı? O ayakta durduğu bunu normalde işin batın tarafına bakıyorum. Zahiren arz onlar sebebiyle ayakta durdu. Sen eşref-i mahlukatsın. Alemin zübbesisin ve halifesin. O zaman sen o mürşid-i kamilin, mürşid-i kamilin sebebiyle ayaktasın. Ve sıra dağlar gibi imanda, İslam’da, ihsanda, takvada, dervişlikte duruyor isen o zaman o mürşidin üzerinden yağan rahmetle, onun vesilesiyle ayaktasın. Ve onlar sebebiyle sen manevi rahmete, manevi yağmurlara mazarsın. Manevi tecelliyatlara masarsın ve onlar sebebiyle. Cenâb-ı. Hak sana yardım ediyor. O mürşid-i kamilin himmeti, bereketi, lütfu. Cenâb-ı. Hak onun üzerinden sana yardım ediyor. Sen yardıma masarsan sebebi o mürşid-i kamil, o velidir. Sebebi. Çünkü hadis-i şerifte onlar sebebiyle yardıma masarsınız der. Yine başka bir hadis-i şerifte de hani. Şam ehli.
arasındadır bunlar ya. Şam ehli. Avrupa’da arama. Öyle olsaydı bu mürşid-i kamiller dünyanın her tarafında derdi. Öyle dememiş. Hadis-i şerifte. Şam ehli demiş. Şam ehli deyince çok özür dilerim hakaret vari bir olmasın. Mekke. Medine’de dememiş. Bu velilerle alakalı, mürşid-i kamillerle alakalı şam diyarını göstermiş hadis-i şerifte. Siz. Şam diyarı deyince. Özbekistan’da mürşid-i kamil arama. Rusya’da mürşid-i kamil arama. Amerika’da mürşid-i kamil arama. İngiltere’de mürşid-i kamil arama. Hadis. Şam ehli diyor. Yine orada diyor ki, “Onlar sebebiyle rızka mazhar olursunuz. Onlar sebebiyle o zaman rızka mazhar olma. Bir zahir tarafı var. Bir de batın tarafı var. Ben zahir tarafını aldım kenara koydum. Benim işim değil orası. Ben işin batın tarafına bakıyorum. Manevi rızık. Allah’ı bilme, Allah’ı tanımadır. O zaman onlar.
sebebiyle siz. Allah’ı tanır, Allah’ı bilirsiniz. Devam ediyoruz. Eğer. Ademoğlu o keder ateşi içinde kalıp duraydı ziyadesiyle harap olur, eksik, eksikliğe düşerdi. O rahmet yağmuru olmamış olsaydı, o rahmet bereketi olmamış olsaydı o kimse manevi rahmetlere, bereketlere nail olmamış olsaydı, o kimse keder ateşinde yanar giderdi. Ve o üzüntüleri, kederleri bitmeyecek zanneder. Maddi manevi çöküşe geçerdi. Şimdi bir kimse üzerindeki o kederi, sıkıntıyı, üzüntüleri, problemleri geçmeyecek bunlar diye düşünürse o kimse tabiri caizse manevi bir çöküş yaşar. Hani bugünkü e şeyde tıp dilinde ruhsal çöküntü mü diyorlar? Nerede doktor? Maj depresyon. Ne demek bu? Ağır çöküntü hissi. Şimdi o kimse normalde öyle insanlar vardır mesela intihara koşarlar. Onlar salar yakasını. Adam iflas eder, yakasını salar adam. Borç orada duruyor. Sanki.
Bir mürşid Sohbeti
borç onun çökmüş adam ödenmez diye düşünür. Hastalığı geçmez olarak düşünür. Sıkıntıyı, derdi, problemi bitmez diye düşünür. Böyle düşünen kimse sonuçta kendisini tükenmişlik sendromuna atar. Ruhsal çöküntü yaşar. Bugünkü tabirle öyle derler. Genelde manevi çöküntü yaşar. O manevi çöküntüyle kendisini keder deryasına atar. Gam deryasını atar. Ve o kederden, o gamdan, o sıkıntı deryasından bir türlü başını kaldırmaz. Hep kendisini orada tutar. Onun için artık böyle yaşama ümidi yoktur. Onun için onlardan kurtulma ümidi yoktur. Oysa bu dünya denilen mihnethanede bitmeyen dert yoktur, bitmeyen çile yoktur. Bitmeyen sıkıntı yoktur. Geçmeyen hastalık yoktur. Her bu dünyada geçip bitmeye mahkumdur. Mutluluk da dahildir buna. Sevinç de dahildir. Zevk de dahildir. Rahatlık da dahildir. Buna bu dünya üzerinde geçici olmayan hiçbir yoktur. Bu.
dünyada her geçicidir. O yüzden bugün gamlanırsın, yarın sevinirsin. Bugün ümidin kalmaz, ertesi gün ümitlenirsin. Bu normalde böyle düşünmeyen bir kimse sufi de değildir. Zaten sufi için o sıkıntılar, o problemler, o hastalıklar, o imtihanlar sufi için kar etme yeridir.
İlgili Sohbetler
- Gerçek mürşid Allahtır
- Ben değerliyim ben insanım Allah beni halife olarak yarattı
- Kur’an sünnet dairesinde sana nasihat eden bir mürşidin elini tuttuysan o eli bı
Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için Tasavvuf – Vikipedi sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
Bir mürşid konulu bu sohbet Mustafa Özbağ Efendi tarafından gerçekleştirilmiştir. Daha fazla Bir mürşid sohbeti için sitemizi takip edebilirsiniz.