İlim

Bağlı bulunduğum dergah sabetayistlerin,masonların, İngiliz kraliyetinin yönetec

Anadolu İslam’ı coşkuludur. Anadolu İslamı tevazuludur. Anadolu İslamı aşkidir. Aşki aşıktır. Allah’a aşıktır. Peygambere aşıktır. Üstadına aşıktır. Eşine aşıktır. Çocuklarına aşıktır, sevgilisine aşıktır. Bakar sevgilisinin gözlerine. ki senin gözlerinde kayboluyorum. Demez senin gözlerin bende kaybolsun diye. Anadolu sufisi taşı da sever, otu da sever. Anadolu sufisi böceği de sever, atı da sever, kılıcı da sever. Anadolu sufisi Allah için, vatan için, millet için, namusu için ölür.

Hiçbir şey düşünmez. Anadolu sufisi dediğinde o şeyh gazi unvanını almak için cihada çıkar. Bir şeyhin rütbesi gazi unvanını almaktır. Dervişleriyle beraber çıkar hem de cihada. Vatan savunmasına dervişleriyle beraber gider. Ben bu dergahımla kıvanş duyarırım, gurur duyarım. Benim içinde bulunduğum bu dergah Kuvay-i Milliye katılıp vatan savunmasına bir fiil katılmış dergahtır. Biz İngiliz bosması değiliz. Biz C yosması da değiliz. Biz Mossat bozması da değiliz.

Biz bu vatan için, bu vatan için tekrar söylüyorum bu vatan için dergah olarak cihada çıkmış, Kuvay-i Milliye katılmış bir dergahız. Hem parasıyla hem dervişleriyle. Parasıyla nasıl Nijerya’ya bir halife gönderir. Nijerya’daki halife bir teneke altın gönderir dergaha. der ki dergahtaki fakire fukaraya harcanılsın diye. Çorumlu Hacı Mustafa Efendi’nin babası o dergahtaki iki altınla evlenir ve o bir teneke altın dergahın kapısında durur. Yıllarca hiç kimse oradan bir şey atmaz.

Bağlı bulunduğum dergah sabetayistlerin,masonların, Hakkında

Hacı Haydar Efendi Çorumlu Hacı Mustafa Efendi’ye emreder. Emrediyorum. Oradan 3 tane altın al evlender. Ve o bir teneka altın Kuvay-i Milliye verilir. Vatan savunmasına. Vatan savunmasına verilir. Benim bağlı bulunduğum dergah İngiliz yosması değil. Benim bağlı bulunduğum dergah siyah bozması değil. Mossat yosması da değil. Benim bağlı bulunduğum dergah dışarıdan sebateistlerin, masonların, İngiliz kraliyet ailesinin yöneteceği bir dergah da değil. Onların algılarıyla, onların bizim üzerimize yüklenmeleriyle yoldan dönecek olan da bir dergah değiliz biz.

Vatan için can verilecekse veririz. Gözümüzü kırpmayız hiç. Kim vatana gözünü dikerse gözünü oymayız. Kafasını götürürüz onun. Devlette istemediğimiz şeyler olabilir. Devlet yöneticileri istemediğimiz şeyleri yapar. Devlet bizim devletimizdir. Devlet düşmanı olmadık. Hiç olmayız da. Vatan düşmanı da değiliz. Vatan düşmanı da olmadık. Askerimize, polisimize silah doğrultan bizden değildir. Devletimize silah doğrultmayız. doğrultan bizden değildir. Bizden değildir.

Bağlı bulunduğum dergah sabetayistlerin,masonların, ve Önemi

Benim her iki dedem vatan savunmasında yürümüş insan. Anne dedem efe benim. Yunan’ı kovalayanlardan. Baba dedem Yunanistan’da Yunanlıların zulmü altında inim inim inlemiş. Sırtında yaraları olan o yaralarla ölen insan. Cenabı Hak’a hamdediyorum. Ben arayıp da bulmadım bu dergahı. Cenâb-ı Hak benim önüme getirdi. Ve ben dervişliğimin başında bunu öğrenince tüylerim diken diken oldu. Dedim ki, “Ya Rabbi ya beni nasıl bir dergaha müntesip eylemişsin? Bu benim için çok önemli.

Anadolu irfanı dediğimiz, Anadolu İslam’ı dediğimiz, Anadolu sufiliği dediğimiz budur. Ahlakı güzel olacak. fıkıhı, hukuku düzgün olacak. Adaletsiz olmayacak. Dervişlerin parasına, malına, mülküne gözünü dikmeyecek. İstemeyecek, dilencilik yapmayacak. Sufi dilenmez çünkü. Müslüman dilenmez. Müslüman andırmaz bile. Ne diyor ayeti kerimede? Onlar fukara oldukları halde kendilerini fukara göstermezler. İşte Anadolu İslamı dediğimiz bu.


Kaynak

Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı yukarıdaki YouTube oynatıcısından izlenebilir.

İlgili Sohbetler

Daha fazla bilgi için Tasavvuf hakkında kaynaklara göz atabilirsiniz.