Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Aşk ·

Aşktan anlamayan sevmekten nasibi olmayanlara sus, konuşma her aşık yolunu yalnı

Samimiyettir sevmek tahkik taklit değildir tarih boyunca aşıklardan hep kaçmışlardır mecnunun dostu var mı yok herkes mecnundan kaçtı. Kimse mecnunu evine misafir etmedi kimse. Mecnuna dostluk kuramad...


Aşktan Anlamayanlara Sus — Her Âşık Yolunu Yalnız Yürür

Sevmek, samîmiyettir; tahkîk ve taklîd değildir. Târîh boyunca büyük âşıklara kimse sabredemedi: Mecnûn’u evine kimse misâfir etmedi; İbn Arabî’ye dostluk kimse kıramadı; Hallâc-ı Mansûr’a, Hazret-i Mevlânâ’ya, Abdülkâdir Geylânî’ye — bütün âşıklara halk uzak durdu. Aşktan anlamayanlara, sevmekten nasîbi olmayanlara sus, konuşma. Her âşık yolunu yalnız yürür.

Mecnûn — Aşkın Sembolü

Mecnûn, Leyla için yanan delisi olarak tanınır. Aslında onun deliliği aklın kaybı değildir; aşkın zirvesidir. Halk «mecnûn» (deli) dedi; çünkü aşkı anlamadı. Mecnûn’u evine kimse misâfir etmedi; çünkü hâlinden korktular. Halbuki Mecnûn, sıradan insânlardan daha akıllıydı; aklı aşmıştı. Tasavvufta Mecnûn, ilâhî aşkın sembolüdür; Leylâ ise mecâzî bir mâhiyetle gerçek Maşûk olan Allâh’ı temsîl eder.

İbn Arabî, Hallâc-ı Mansûr, Mevlânâ — Hep Yalnız Yürüdüler

Tasavvufun en büyük isimleri hep yalnızlık çekmişlerdir. İbn Arabî zamânında bâzı âlimler onu küfürle suçladılar. Hallâc-ı Mansûr «Ene’l-Hak» dediği için asıldı. Mevlânâ Şems’i kaybetti, hasretiyle yandı. Abdülkâdir Geylânî hayâtının başında uzun yıllar yalnız yaşadı. Her büyük âşık, kendi yolunda yalnız yürüdü; çünkü aşk derinliğinde onlara eşlik edecek kimse yoktu.

Aşkın Tahkîki Yoktur — Sâdece Yaşayan Bilir

Aşk, tahkîk edilemez; ölçülemez; kanıtlanamaz. Aşkı yalnızca yaşayan bilir. Aşkı yaşamayan ne kadar uğraşsa da onu kavrayamaz. Bu yüzden aşk hakkında tartışmak boştur. Aşk yaşanır; tartışılmaz. Bir kimse aşk yaşamamışsa, ona aşkı anlatmak — kör adama renkleri anlatmak gibidir. Anlatsan da, anlamaz.

Taklîd ile Aşk — İmkânsız Bir Kombinasyon

Taklîd ile aşk birleşmez. Çünkü aşk samîmiyettir; taklîd ise yapaylık. Birisi başka âşıkları taklîd ederek «ben de âşığım» derse, sahtekârdır. Gerçek âşık taklîd etmez; kendi hâlini yaşar. Onun aşkı kendine özeldir; başkasınınkine benzemez. Bu yüzden her âşığın hâli farklıdır. Mecnûn’unki ayrı; Mevlânâ’nınki ayrı; Yûnus’unki ayrı; Hallâc’ınki ayrı. Hepsi gerçek; hiçbiri taklîd değildir.

Aşktan Anlamayanlara Sus — En İyi Stratejimiz

Aşktan anlamayanlara konuşmak fayda etmez. Onlara aşkı anlatmaya çalışırsan, hem onları rahatsız edersin hem kendini yorarsın. En iyi strateji susmaktır. Onlar aşk yaşadıklarında kendi başlarına anlarlar; o zamâna kadar konuşmak boştur. Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem buyurmuştur: «Her insânla anlayacağı seviyede konuş.» Aşk yaşamayanın seviyesi, aşk konuşmak değildir. Allâh muhâfaza eylesin; bizi aşkı sus ile saklayan ârif âşıklardan eylesin.

Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Aşk, Mecnûn, Hallâc-ı Mansûr. → Tasavvuf Sözlüğü