Aşk Kerâmet Üstü Bir Mu’cizedir
Aşk kerâmet midir? Aşk kerâmetin üstünde bir mu’cizedir. O mu’cizeye ulaşabilmek, ancak peygamber ahlâkıyla, peygamber yoluyla olabilir. Aşk, kerâmet noktasında görülecek bir şey değildir. Aşk, hattâ mu’cizenin üstündedir. Çünkü mu’cize geçicidir; aşk ebedîdir. Mu’cize bir hâdise; aşk bir hâl. Hâdise biter; hâl devâm eder.
Mu’cize, Kerâmet, Aşk — Mertebe Sıralaması
Tasavvufta tabiat-üstü hâdiseler üç kategoriye ayrılır: Mu’cize, kerâmet, ve istidrâc. Mu’cize peygamberlerden zuhûr eder; nübüvvet alâmetidir. Kerâmet velîlerden zuhûr eder; velâyet alâmetidir. İstidrâc fâsıklardan zuhûr eder; helâklerini hazırlayan bir aldanıştır. Aşk ise bu kategorilerin tümünden farklı bir mertebededir: Aşk, mu’cizenin de kerâmetin de üstündedir. Aşkın sâhibi olan, mu’cizeyi de kerâmeti de küçük görür.
Aşk Geçici Değil — Ebedî
Mu’cize geçicidir. Hz. Mûsâ’nın âsâsı bir kere yılan oldu, sonra normâle döndü. Hz. Îsâ’nın ölü dirilttiği bir kerelikti. Mu’cizeler hâdiselerdir; başlar ve biter. Ama aşk hâldir; başlar ve devâm eder. Mü’min âşık olduğunda, aşkı yıllarca, hattâ ölünceye kadar sürer. Hattâ ölümle bile bitmez; âhirette de devâm eder. Bu yüzden aşk mu’cizeden daha kıymetlidir.
Peygamber Yolu — Aşka Ulaşmanın Tek Yolu
Aşk mu’cizesine ulaşmanın tek yolu, peygamber yolundan gitmektir. Çünkü peygamberler en yüksek aşk ehlidirler; ve onların yolu aşka götürür. Sünnete uymayan, aşka ulaşamaz; çünkü aşkın yolu sünnetten geçer. Modern çağda «sünneti küçümseyerek aşka ulaşacağız» diyenler vardır; bu yanlıştır. Sünnet aşkın kabuğudur; aşk sünnetin özüdür. İkisi ayrılmaz.
Peygamber Ahlâkı — Aşkın Görünür Şekli
Peygamber ahlâkı, aşkın görünür şeklidir. Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem’in ahlâkı — merhamet, cömertlik, sabır, hilim, tevâzu — hepsi aşkın tezâhürleridir. Bir kişi peygamber ahlâkını yaşayabilirse, aşka da yaklaşmıştır. Sıradan iyi ahlâk yetmez; peygamberî bir ahlâk gerek. Bu, sıradan bir ahlâk değil; aşkın canlandırdığı bir ahlâktır.
Velîler — Aşk Mu’cizesinin Yaşayan Şâhitleri
Velîler, aşk mu’cizesinin yaşayan şâhitleridir. Halk onlardan kerâmet bekler; ama velîlerin en büyük kerâmeti aşklarıdır. Onların hayâtlarında her gün bir aşk mu’cizesi yaşanır. Sıradan halk fark etmez; ama ârifler görür ve hayrette kalır. Allâh muhâfaza eylesin; bizi de aşk mu’cizesinin hem şâhidi hem yaşayıcısı olan kullardan eylesin.
Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Aşk, Mu’cize, Kerâmet. → Tasavvuf Sözlüğü