Pazar, 9 Ağustos 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR
Mustafa Özbağ
İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Aşk ·

Ey gönlümün eğlencesi

Iyi değil. Allah. Allah eyleyen asla da oldum söyleyeyim aşkından oldum gel bye [Kahkaha] o kadar yardıma böyleyim boş manada aşıkları bayrağı yay. Hey vay vay [Kahkaha] o gel. Vay artık. Sarılar. Hey...

Mustafa Özbağ Efendi - Tasavvuf Sohbetleri ve İslami İlimler

Ey Gönlümün Eğlencesi — Âşığın Maşûka Niyâzı

«Ey gönlümün eğlencesi» — tasavvuf edebiyâtının klasik bir hitâbıdır. Âşık maşûkuna böyle seslenir. «Eğlence» burada zaman geçirme aracı değil; gönlün huzûr bulduğu hâldir. Âşık Allâh’a «sen benim gönlümün eğlencesisin» derken, «sen benim gönlümün huzûru, neşesi, sevincisin» demek istiyor. Bu söz, en samimî bir aşk ifâdesidir.

Eğlence — Gönlün Huzûr Bulduğu Şey

Eski Türkçede «eğlence» kelimesi «huzûr veren, sevinç veren» mânâsına gelir. Modern Türkçedeki «eğlence» — yâ’nî vakit geçirme aracı — daha sığ bir mânâdır. Eski tasavvuf edebiyâtında «gönlümün eğlencesi» dendiğinde, gönlün en derin huzûru kasdedilir. Bu huzûru veren, Allâh’tır. Çünkü gönül sâdece Allâh ile huzûr bulur; başka hiçbir şeyle bulamaz.

Gönlün Huzûru — «Elâ bi-Zikrillâhi Tatmainnü’l-Kulûb»

Ra’d Sûresi 28. âyette buyurulmuştur: «Kalpler ancak Allâh’ın zikriyle huzûra erer.» Bu âyet, gönlün huzûr kaynağını açıkça gösterir: Allâh’ın zikri. Sıradan eğlenceler — dünyâ malları, lezzetler, makâmlar — gönle geçici bir huzûr verir; ama gerçek huzûr Allâh’tandır. Âşık bunu bilir; bu yüzden Allâh’a «gönlümün eğlencesi» der.

Dünyevî Eğlenceler — Sahte Huzûr

Modern dünyâda eğlence endüstrisi büyüktür: Sinema, müzik, oyun, alışveriş. Hepsi «gönlünüzü eğlendirin» diye reklam yapar. Halbuki bunlar gönlü gerçek mânâda eğlendirmez; sâdece bir süre dikkati dağıtır. Sonra gönül yine boşluğa düşer; yeni bir eğlence arar. Bu boşluk, gerçek eğlencenin — yâ’nî Allâh’ın — bulunmadığını gösterir. Allâh’ın olduğu yerde, gönül başka eğlence aramaz.

Niyâz Edebi — Allâh’a Hitâp Şekli

«Ey gönlümün eğlencesi» Allâh’a hitâb şeklidir. Bu hitâb, sevgi ve saygı dengesini taşır. Tasavvuf edebiyâtında Allâh’a hitâb çeşitleri vardır: «Yâ Rab» — Rabbim, saygı vurgulu. «Yâ Habîb» — Sevgilim, sevgi vurgulu. «Yâ Mahbûbî» — Sevdiğim, samîmiyet vurgulu. «Ey gönlümün eğlencesi» — sevgi ve samîmiyet karışık. Her hitâb, âşığın o anki hâlini gösterir.

Tasavvuf Edebiyâtı — Aşkın Söze Dökülmesi

Tasavvuf edebiyâtı, aşkın söze dökülmesidir. Yûnus Emre, Mevlânâ, Niyâzî-i Mısrî, Aziz Mahmûd Hüdâyî, Erzurûmlu İbrâhîm Hakkı — hepsi aşkını şiirle ifâde etmişlerdir. Bu şiirler sadece edebî değerli değil; mânevî değerli de. Okuyan, mânevî bir hâle kapılabilir. Bu yüzden klasik tasavvuf edebiyâtını okumak, bir ibâdet sayılabilir. Allâh muhâfaza eylesin; bizi de aşkı söze dökebilen, ama daha çok hâl ile yaşayan âşıklardan eylesin.

Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Aşk, Niyâz, Zikir. → Tasavvuf Sözlüğü

Ek kaynaklar:

  • Kur’an-ı Kerim, Nahl 16/125; hikmet ve güzel öğütle davet ilkesi.
  • Kur’an-ı Kerim, Ahzab 33/21; Resulullah’ta güzel örnek oluşu.
  • Nevevi, Riyazü’s-Salihin, takva, ihlas ve güzel ahlak bölümleri.
  • İmam Gazali, İhya-u Ulumi’d-Din, kalp terbiyesi, ahlak ve ihlas bölümleri.
  • Buhari, İman ve Rikak bölümleri, niyet, ihlas ve ahlak rivayetleri.
  • Müslim, Birr ve Sıla bölümü, güzel ahlak ve kardeşlik rivayetleri.
  • Tirmizi, Birr ve Sıla, zühd ve deavat bölümleri.
  • Nevevi, Riyazü’s-Salihin, ihlas, takva, zikir ve güzel ahlak bölümleri.
  • İbn Hacer el-Askalani, Fethu’l-Bari, ilgili Buhari rivayetlerinin şerhi.
  • Kuşeyri, er-Risale, tasavvuf adabı, hal ve makamlar bahisleri.