İlim

Allah’ı ve müminleri aldatmaya çalışırlar oysa yalnız kendilerini aldatırlar da

Ve insanlar enteresan yani Şite’ benzemek istiyor. Adem’e benzemek istiyor. O kimseler Geylani Hazretlerine benzemek istiyor. Yani Rufai Hazretlerine benzemek istiyor. Böyle onun benzediğini söylüyor. Hatta biraz daha sen dinlersen ileri gidiyor. Geylani Hazretleri bu zamanda yaşasaydı bizim elimizi öperdi.” diyor. Ben duyduklarımı söylüyorum. Ben zamanın imam-ı azamıyım dedi. Ben duyduklarımı söylüyorum. İnsan sattı mı dervişin şeye benzer. Ben şeyh olsaydım böyle yönetmezdim.

Ne dedi birisi? Hallacı Mansur’la ben karşılaşmış olsaydım olsaydım o benim elimi öperdi.” dedi. Böyle kaldım. Benden teyit bekliyor. Demeseydin iyiydi dedim. Mustafa Efendi dedi her gece 100 rekat namaz kılar dedi. Kaldı günlük 70.000 tevhit çekmeden dışarı çıkmazdı dedi. Bunlar abartılar dedi. Sen günde 70.000 Tevhidi hiç çekmemişsin o zaman dedim. günlük dedim bir günden bir güne ömr hayatında 70.000 tevhit çekseydin abartı demezdin dedim. Sebep dedi eğer uyanık kalırsan 16 saatte bitiyor çünkü dedim.

O yüzden Hallacı Mansur gecede 70.000 tevhit çekerdi dedim. 16 saat tutar, 15 saat tutar dedim. 100 rekat da namaz kılar dedim. O da en az 2 3 saat tutar dedim. Etti dedim 18 saat. 6 saatte günlük işlerine ve ondan sonra uyumaya kalıyor dedi. Sen ömrü hayatında dedim 70.000 tevhit hiç çekmemişsin. Ömrü hayatında gece namazı kılmamışsın. Hallacı Mansur zamanımızda olsaydı elimi öperdi deme. Küstahlığına erişmişsin sen dedi. Bunlar aldatırlar insanları ve etrafındaki insanlar da onu böyle büyük bir hayretle dinlerler.

Allah’ı ve müminleri aldatmaya Hakkında

Bir şeyhin sohbetine gittim. Bir şeyler anlattı. Bu da Rabiyatül Adeviye dendi dedi. Hani Rabiyat Adeviye ona söyledi. O da aktardı. Herkes bir hu hay bir karıştı ortalık. Bizim Seyittaş da yanımda. Bu P’ye ne diyor dedi. Hacı sus dedim gidelim. Şimdi o onu etrafa böyle lanse ediyor. Yani ona raviyatül adviye tecelli etti. O da onu aktardı. hareket bu. Bunlar çünkü normalde kendilerini olduğundan fazla gösterme dertleri vardır. Bu böyle bir erkek düşünün bir kızı aldatacak ya onunla evlenmek istiyor.

Kız ondan yüksek. O kızdan daha yüksek tutmaya çalışır kendini. veya bir kız bir erkekle evlenmek istiyor. Aslında erkek ondan yüksek, kız da kendini yüksek gösterme sevdasındadır. Re değil yani. Veyahut da ticaret yapacak bir kimse kendisini zengin gösterir. Mal alacak ya. Kendisini zengin gösterirken karşıdakini avlamaya çalışıyor. Lafın arasında söyler. Geçenlerde arabayı değiştirmeye kalktım ya. İşte 12 milyar istediler sıfırına. Baktım benimki kaç para yapar?

10 milyar değer mi değmez mi diye öyle kendi kendime düşündüm. Hani diyor ki bende 10 milyarlık araba var. Bana malı ver. Ahir zaman alameti. Değersizler değerlenir. Değerli olanlar değersizleşir. Değerliler değersizleşir. Toplum önünde. Ha insanların önünde. Yani değerlidir o kimse ama toplum önünde değersizdir o. Bir kimse değersizdir. Söylediği süslü sözlerle değerli insanlar kategorisine girer. Allah muhafaza eylesin. İbn Kesir’den bu hakiki alimler, şeyhler, siyasetçiler, Allah’ın her şeye kadir olduğunu bilen, ona hiçbir şey ortak koşmayan, helal kıldığını helal, haram kıldığını da haram olarak kabul eden, Allah’ın emir ve tavsiyelerine uyan, ona kavuşacağına ve ilminin, hesabının sorulacağına yakinen inanan kimselerdir.

O zaman hakiki önderler toplumun her kesiminde ona hiçbir şeyi ortak koşmayan, Cenabı Hakk’ın helal kıldığını helal. Yani dinin helal kıldığını helal, dinin haram kıldığını da haram kabul eden. Allah’ın emir ve tavsiyelerine uyan ona kavuşacağına yani din gününe, mahşere inanan ve ilminin hesabını sorulacağına yakinen inanan insandır. Bu kimseler ancak gerçek dost, gerçek önderdir, gerçek alimdir, gerçek şeyhtir. Diğerleri onlar ayetleri çok az bir pahaya, değere satan insanlardır.

Allah’ı ve müminleri aldatmaya ve Önemi

Hatta Hazreti Pir devam ediyor. Bu arada şunu da söyleyeyim. Kimsenin şeyhiyle, siyasetçisiyle, devlet başkanıyla, başbakanıyla, alimiyle, zalimiyle işimiz yok. Biz Hazreti Pir’in beyitlerini okuyoruz. Beyitlerini okurken de benim sözüm bu. Beyitleri Kur’an sünnet dairesinde ve ışığında şerh etmeye çalışıyoruz. Beni ilgilendirmiyor. Hiç kimsenin şeyhi beni ilgilendirmiyor. Hiç kimsenin hacısı, hocası, alimi, zalimi beni ilgilendirmiyor. Ben kendi dairemde Kur’an ve sünneti anlatmaya gayret ediyorum.

Kendi gördüğüm, kendi bildiğim hakikatleri anlatmaya çalışıyorum.


Kaynak

Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı yukarıdaki YouTube oynatıcısından izlenebilir.

İlgili Sohbetler

Daha fazla bilgi için Tasavvuf hakkında kaynaklara göz atabilirsiniz.