İlim

Ahlaksızlığa edepsizliğe müsaade edildiğinde o sadece şahsın üzerinde durmaz top

Ahlaksızlığa edepsizliğe müsaade edildiğinde o sadece şah… konusu, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbetlerinde ele alınan önemli bir tasavvuf meselesidir. Bu sohbette Ahlaksızlığa edepsizliğe müsaade edildiğinde o sadece şah… hakkında derinlemesine bilgiler paylaşılmaktadır.


Toplum olarak üzerimizde musibetler dolaşıyor. İçimizde fitneler dolaşıyor. Yağmurlar yağmıyor. Depremler oluyor. Yangınlar oluyor. Bir bereketsizlik var. Bir huzursuzluk var. Bir kaos var. Bir mutsuzluk var. Bir doyumsuzluk var. Bizde bu musibet. Evde eşler doyumsuz, adamlar doyumsuz, çocuklar doyumsuz. Evde huzursuzluk var, kaos var evde. Hiç kimse hayatından memnun değil. Hiç kimse huzurlu değil. Evin içerisinde yedikleri önünde, yemedikleri ardında derler ya. Yedikleri önünde, yemedikleri ardında. Ama evde huzur yok. Evde kaos var. Sokakta kaos var. Şehirlerde kaos var. Ülkede kaos var. Huzursuzluk var. Doyumsuzluk var. Mutsuzluk var. Cenabı Hak fitneyi koymuş. Evlerimize koymuş. Evde kadına erkeğe ama kadına ama erkeğe hazineyi koysan önüne doymayacak. Hazineyi koysan toplumun önüne hazineyi koysan doymayacak. Doyumsuzluk var. Lüks yerlerde yiyecekler. Lüks şeyler giyecekler.

Lüks lüks. Lüks şat şatafat. Evler lüks arabalar lüks. Kıyafetler lüks. Yine de uyumsuzluk var yani. Millet bugün haberlerde okuyorum. Gece yarısından zorlunun önünde iPhone 17 olmak için millet kuyruğuya girmiş. En kötüsü iPhone’un 17’nin 100.000. Millet kuyrukta. iPhone 17’ye bir gün önce alacak o kimse yine doyumsuz. Ertesi gün 18 çıksa 18 işin önüne girecekler. Her gün 17, 18, 19 çıkarıyoruz dese her gün kuyrukta olacaklar. Doyumsuz evlerde kıyafetler dolu, doyumsuz yiyecekler, içecekler dolu, doyumsuz. Bakın bu heva ve heves dervişlere de aksediyor. Dervişler de doyumsuz. Sen dervişe Kur’an sünnet anlatıyorsun. Onu dinlemiyor. O senden uçmayı bekliyor. Doyumsuz. Sen ona Kur’an ve sünneti anlatıyorsun. O alınıyor. Sen ona Kur’an ve sünneti tebliğ ediyorsun. O kendince bu ne konuşuyor diyor.

Ona Kur’an ve sünnetin dışında veyahut da o öyle alim Kur’an ve sünnetin üstünde konuşuyor. Evet. Onu bekliyor insanlar. Bilmiyor ki bir musibete düçar olmuş. Manevi musibete düçar olmuşuz. Hırsızlık, arsızlık içimize bizim düşmüş. Vefasızlık, ahlaksızlık, fitne, fücur içimizde. Biz bir musibete düçar olmuşuz. Farkında değiliz. Haramın en dibi işleniyor. Farkında Haramlar normalleşmiş toplumda. Teşircilik normalleşmiş. Bugün bir yani erkek mi? Tabii erkek görünümündeydi. Dersten çıktım gidiyorum göbeğine kadar düğmelerini açmış gömleğinin. Bir de yoldurmuş tavuk gibi. Göğsünde hiç kıl tüyek böyle yürüyor yolda. Kendi kendime dedim ya bunlara da tesettür dedim farz. Ama kime söyleyeceksin? Erkekler de teşirci olmuş. Kadınlar da teşvirci olmuş. Yani o soyunacak, sen ona bakmayacaksın. Bakarsan sen edepsizsin. Soyunan değil. Bakan edepsiz. Soyunan ahlaksız değil.

Bakan ahlaksız. Soyunan gayet normal özgürlüğünü yaşıyor. Bakan bakan hain gözlü. O edepsiz ya. Soyunmak, teşircilik, özgürlük. Bakmak hainlik o. Taciz etmek o. Lan nereye bakacaksın? Hiçbir yere bakma. Yere bakaraktan gideceksin. Nereye toslayacağın belli değil. Ama o hale gelmiş. Müsibet fitne içimizde. Bunun birinci sorumlusu amirler. İkincisi alimler. Üçüncüsü halk. Ama bundan rahatsızlık duymuyoruz biz. O yüzden herkes cürretkar davranıyor. Cürretkar davranıyor. Cenabı Hak’a vermiş olduğu hesabı düşünmüyor. Ve normalde bunlar öyle bir musibet geliyor ki sen yumuşak da olsan, sert de olsan, alim de olsan, zalim de olsan o musibetten nasibini alıyorsun. O fitneden nasibini alıyorsun. Çünkü musibetler ve fitneler bir bireyseldir. İki aileseldir. 3 toplumsaldır. Bir kimse bir fitneye düçar olur. Bireyseldir. Kendi yaptığından dolayı kendisini bir fitneye maruz kalın.

Aksi seda. Bir aileye bir fitne, bir musibet oraya musallat olur. Aksi seda. O aile düzeni kaçırmıştır. Bir kimse kendi düzenini kaçırmıştır. Ona bir fitne, bir musibet, bir bela ona gelir. O Kur’an ve sünnet dairesinde davranmıyordur. Kur’an ve sünnet noktasında davranmıyordur. birey, bu çocuk olabilir, bu anne olabilir, bu baba olabilir. Önemli değil. Bunlardan bir tanesi Kur’an ve sünnete göre davranmıyorsa, Kur’an ve sünnet düsturlarına tabi olmuyorsa önce o bireyin kendisine gelir mübet. Sonra o musibet o bireyde durmaz. O müsibet o aileye sıçrar. Anneye, babaya, eş ve çocuklarına sıçrar. Mübet bu noktada bireyden aileye geçer. Sen zannedersin ki sivilce benim yanağımda çıktı. O sivilceden bütün vücut hasta olur. O vücuttan bütün aile hasta olur. Ailede durmaz. Sülaleye geçer.

Sülalede durmaz. O komple topluma geçer. Bir ahlaksızlık, bir edepsizlik ona müsaade edildiğinde topluma geçer edepsizlik. Sen bir ahlaksızlığa, bir edepsizliğe, bir namussuzluğa, bir hırsızlığa, bir rüşvete, bir herhangi bir çıplaklığa, herhangi bir gayriah ahlaki bir şeye gözünü yumarsın, sende kalmaz o. o aileye sirayet eder. O aile onun çilesini çeker. O aile o musibetin altında ezilir. O aile o musibetten dolayı üzülür. O çocuk zanneder ki ben sadece kendime yaptım. Hayır sen aileye de o musibetin içine kattın. Çocuk zanneder ki ben kendim içki içtim. Hayır sen aileydi o musibetin içine kattın. Çocuk der ki kız erkek neyse gayriah ahlaki bir davranışın içerisine girer. Aileye ateş düşürür. O sen bir ailene gelin alırsın. Gelin gayri ahlakıdır. Aileye ateş düşürür.

Sen aileye bir damat alırsın. Damat Aileye ateş düşürür. Sen zannedersin ki o musibetten sadece ben uğraşacağım. Hayır, senin ailen uğraşır onunla. O orada kalmaz. O aileye düştüğü zaman o sülaleye düşer. Aileye düştü. O ailenin amcası var, dayısı var, teyzesi var, halası var. Var. Anneannesi var, babaannesi var. İki tane dedesi var. Var. Bakın o musibet bütün her yere bulaştı. Her yere bulaştı. O yüzden o sen yumuşak da olsan, sen halim selim de olsan seni de şaşkına çevirir o musibet. Bak seni de şaşkına çevirir. Sen de apışır kalırsın. Sen de o hastalığa düçar olursun. Göz yumdun çünkü. Göz yumunca senin de kalbin kararır. Sen ona normalde gerekli olan nasihati yapmazsan, ona gerekli tepkiyi göstermezsen sen de o hastalığa düçar olursun.

Çünkü susmak dilsiz şeytanlıktır. Sen alim de olsan, sen şeyh de olsan, sen derviş de olsan, sen çoğuş da olsan, sen zakir de olsan sen eğer ki o gayri ahlaki duruma, o düzensizliğe, o fitneye, o musibete, o haksızlığa sen dur demezsen o sana da bulaşır. Bulaşır. Şurada birisi birisine zulmetse ve o zulme sizler sessiz kalsanız buraya zulüm hakim olur. O zulme siz sessiz kalamazsınız. Birisi bir ahlak dışı bir şey yapsa sen ona göz yumsan o burada ahlakmış gibi oturur. Onun cezasını kesmekle mükellefsin. Ona nasihat edersin. Nasihatten anlamıyorsa cezasını keser atarsın. Sıyırır atarsın. erik sıyırır gibi. Nereye gidiyorsan git dersin, ahlaksızlığını, edepsizliğini buraya sirayet ettirme dersin. Korumak zorundasın. Çünkü sen gelecek olan nesillere temiz bir dergah bırakacaksan, gelecek olan nesillere temiz bir aile bırakacaksan, gelecek olan nesillere temiz bir sülale bırakacaksan sen kolunu dahi kesmek zorunda kalırsın.

edepsizliğe, hayasızlığa, düzensizliğe, hukuksuzluğa, haksızlığa sen sessiz kalamazsın. sessiz kalırsan orada düzen, ahlak bozulur. Bu ister bireysel olarak bireyin kendisinde ister aile olarak ister böyle küçücük bir topluluk, bir mahalle dersi, isterse bir il dersi bu kim olursa olsun orada eğer ki bir adaba, erkana aykırı bir şey var ise orada bir ahlaka aykırı bir şey var ise muhakkak ki sen onu nasihat edeceksin. Nasihat ederekten tepkini göstereceksin. Nasihatle mesele çözülmüyorsa o zaman cezasını keseceksin. Bunu yapmakla mükellefsin. Anneler babalar çocuklarını bu noktada iyi yetiştirmeye gayret edecekler. Çocuklarının ahlaki konumlarını muhafaza edecekler. Alacak oldukları gelinleri, alacak oldukları damatları dikkat edecekler. dikkat etmek zorundalar. Yoksa ailenin içerisine ateş düşecek. Yoksa ailenin içerisine fitne girecek. Yoksa ailenin içerisine müsibet girecek. Bu herkes için geçerli.

Herkes için geçerli. Ve sakın ha aile bireyleri bana bulaşmayacak diye zannetmesin. Sana da bulaşacak. Senin de kapını çalacak o musibet. Sakın sülale bireyleri bize ulaşmayacak zannetmesin. Senin amca çocuğun olabilir, senin kardeşin olabilir. Sana da bulaşıyor. Senin yeğenin olabilir, sana da bulaşıyor. Sana bulaşmayacak diye bir şey yok. Senin torunun olabilir, sana da bulaşıyor. Sana da bulaşmayacak diye bir kaid yok. Ve bunda herkes şaşkına döner. Ve topluluklar bir tarikat düşünün. Tarikat dünyaya müteallik. Paralar havada uçuşuyor milyon dolarla. Sen oradasın. Buna sen de destek oluyorsun. Sen de onu tasdik ediyorsun. O mübet seni de bulacak. Bir cemaat düşünün. Gayri İslami bir hayatları var. İngilizler kurmuş. Moszsat kurmuş. Si kurmuş var. Osmanlı’dan itibaren kurmuşlar. Burada onların devam etleri var.

E sen orada sessiz kalıyorsun. O musibet sana da bulaşacak.

İlgili Sohbetler

Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için Tasavvuf – Vikipedi sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

Ahlaksızlığa edepsizliğe müsaade edildiğinde o sadece şah… konusunda Mustafa Özbağ Efendi’nin bu değerli sohbetini dinlemenizi tavsiye ederiz.