Meleklerde Âşık Olur mu? — Aşkın Şartı: Nefs ve İrâde
Melekler âşık olmaz. Melekler sâdece görev odaklıdırlar; Allâhü Teâlâ’nın kendilerine verdiği vazîfeyi eksiksiz yerine getirirler. Aşk; nefis ve irâde sâhibi varlıklara mahsustur. Meleklerde nefis bulunmadığından, onlarda aşk olmaz. Bu yüzden insân, melekten daha üstün bir varlıktır; çünkü insân âşık olabilir. Meleklerin tartışılmasız taatı vardır, ama âşığın seçimli muhabbeti onları aşar.
Meleklerin Yapısı — Nefissiz Varlıklar
Melekler nûrdan yaratılmıştır. Nefisleri yoktur; irâdeleri yoktur. Sâdece görev vardır onlarda. Allâh ne emrederse, o emri eksiksiz yerine getirirler. İsyân edemezler; tembellik edemezler; hatâ yapamazlar. Bu, onların yapısının gereğidir. İnsân ise topraktan yaratılmıştır; ve nefis ile irâde sâhibidir. İsyân edebilir; hatâ yapabilir; ama âşık da olabilir.
İnsânın Üstünlüğü — Âşık Olabilmek
İnsânın meleklerden üstünlüğü, âşık olabilmesidir. Allâh meleklere «secde edin Âdem’e» dediği zamân, meleklerin secdesi emirdi; itâatti. Ama insânın Allâh’a secdesi seçimlidir; ve sevgilidir. Melek istemese de secde eder; insân isteyerek secde eder. Bu seçim, insânın mertebesini meleklerin üstüne çıkarır. Hadîs-i şerîfte buyurulmuştur: «Mü’min meleklerden de üstündür.»
Aşkın Şartı — Seçim İmkânı
Aşk için iki şart vardır: Nefis ve irâde. Nefis — duygusal kapasite. İrâde — seçim gücü. Bu ikisi olmadan aşk olmaz. Çünkü aşk bir seçimdir; bir hâldir. Seçimsiz aşk olmaz; hâlsiz aşk olmaz. Melekler bu iki şartı taşımadıkları için âşık olamazlar. İnsân ise her ikisini taşır; bu yüzden âşık olabilir.
Modern Meditasyon — Aşkın Yerine Geçmez
Modern çağda meditasyon çok yaygındır. «Bedensel rahatlama, ruhsal sükûnet» diye sunulur. Bu, meleklerin görev odaklı varlığına benzer; ama insânın âşıklığını taşımaz. Meditasyonun yerinde tasavvuf değil; tasavvufun yanında meditasyon olabilir. Asıl olan aşktır; nefsî sükûnet değildir. Tasavvuf, sükûneti aşk için bir araç olarak kullanır; ama aşkın yerine koymaz.
Doğum Günü Kutlamak ve Aşk — İlişki?
Doğum günü kutlamak modern bir gelenektir; ve İslâm’da yeri yoktur. Asıl önemli olan, ölüm gününe hazırlık yapmaktır; doğum gününü kutlamak değil. Çünkü doğum bir başlangıçtır; ölüm bir vuslattır. Mü’min başlangıcı değil, vuslatı kutlamalıdır. Velîler «doğum günümüzü unuturuz; ama ölüm günümüzü her gün hatırlarız» derler. Allâh muhâfaza eylesin; bizi de melekleri aşan âşık kullardan eylesin.
Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Melek, Nefs, İrâde. → Tasavvuf Sözlüğü