Aşktan Anlamayanlara Sus — Her Âşık Yolunu Yalnız Yürür
Sevmek, samîmiyettir; tahkîk ve taklîd değildir. Târîh boyunca büyük âşıklara kimse sabredemedi: Mecnûn’u evine kimse misâfir etmedi; İbn Arabî’ye dostluk kimse kıramadı; Hallâc-ı Mansûr’a, Hazret-i Mevlânâ’ya, Abdülkâdir Geylânî’ye — bütün âşıklara halk uzak durdu. Aşktan anlamayanlara, sevmekten nasîbi olmayanlara sus, konuşma. Her âşık yolunu yalnız yürür.
Mecnûn — Aşkın Sembolü
Mecnûn, Leyla için yanan delisi olarak tanınır. Aslında onun deliliği aklın kaybı değildir; aşkın zirvesidir. Halk «mecnûn» (deli) dedi; çünkü aşkı anlamadı. Mecnûn’u evine kimse misâfir etmedi; çünkü hâlinden korktular. Halbuki Mecnûn, sıradan insânlardan daha akıllıydı; aklı aşmıştı. Tasavvufta Mecnûn, ilâhî aşkın sembolüdür; Leylâ ise mecâzî bir mâhiyetle gerçek Maşûk olan Allâh’ı temsîl eder.
İbn Arabî, Hallâc-ı Mansûr, Mevlânâ — Hep Yalnız Yürüdüler
Tasavvufun en büyük isimleri hep yalnızlık çekmişlerdir. İbn Arabî zamânında bâzı âlimler onu küfürle suçladılar. Hallâc-ı Mansûr «Ene’l-Hak» dediği için asıldı. Mevlânâ Şems’i kaybetti, hasretiyle yandı. Abdülkâdir Geylânî hayâtının başında uzun yıllar yalnız yaşadı. Her büyük âşık, kendi yolunda yalnız yürüdü; çünkü aşk derinliğinde onlara eşlik edecek kimse yoktu.
Aşkın Tahkîki Yoktur — Sâdece Yaşayan Bilir
Aşk, tahkîk edilemez; ölçülemez; kanıtlanamaz. Aşkı yalnızca yaşayan bilir. Aşkı yaşamayan ne kadar uğraşsa da onu kavrayamaz. Bu yüzden aşk hakkında tartışmak boştur. Aşk yaşanır; tartışılmaz. Bir kimse aşk yaşamamışsa, ona aşkı anlatmak — kör adama renkleri anlatmak gibidir. Anlatsan da, anlamaz.
Taklîd ile Aşk — İmkânsız Bir Kombinasyon
Taklîd ile aşk birleşmez. Çünkü aşk samîmiyettir; taklîd ise yapaylık. Birisi başka âşıkları taklîd ederek «ben de âşığım» derse, sahtekârdır. Gerçek âşık taklîd etmez; kendi hâlini yaşar. Onun aşkı kendine özeldir; başkasınınkine benzemez. Bu yüzden her âşığın hâli farklıdır. Mecnûn’unki ayrı; Mevlânâ’nınki ayrı; Yûnus’unki ayrı; Hallâc’ınki ayrı. Hepsi gerçek; hiçbiri taklîd değildir.
Aşktan Anlamayanlara Sus — En İyi Stratejimiz
Aşktan anlamayanlara konuşmak fayda etmez. Onlara aşkı anlatmaya çalışırsan, hem onları rahatsız edersin hem kendini yorarsın. En iyi strateji susmaktır. Onlar aşk yaşadıklarında kendi başlarına anlarlar; o zamâna kadar konuşmak boştur. Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem buyurmuştur: «Her insânla anlayacağı seviyede konuş.» Aşk yaşamayanın seviyesi, aşk konuşmak değildir. Allâh muhâfaza eylesin; bizi aşkı sus ile saklayan ârif âşıklardan eylesin.
Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Aşk, Mecnûn, Hallâc-ı Mansûr. → Tasavvuf Sözlüğü
Ek kaynaklar:
- Kur’an-ı Kerim, Nahl 16/125; hikmet ve güzel öğütle davet ilkesi.
- Kur’an-ı Kerim, Ahzab 33/21; Resulullah’ta güzel örnek oluşu.
- Nevevi, Riyazü’s-Salihin, takva, ihlas ve güzel ahlak bölümleri.
- İmam Gazali, İhya-u Ulumi’d-Din, kalp terbiyesi, ahlak ve ihlas bölümleri.
- Buhari, İman ve Rikak bölümleri, niyet, ihlas ve ahlak rivayetleri.
- Müslim, Birr ve Sıla bölümü, güzel ahlak ve kardeşlik rivayetleri.
- Tirmizi, Birr ve Sıla, zühd ve deavat bölümleri.
- Nevevi, Riyazü’s-Salihin, ihlas, takva, zikir ve güzel ahlak bölümleri.
- İbn Hacer el-Askalani, Fethu’l-Bari, ilgili Buhari rivayetlerinin şerhi.
- Kuşeyri, er-Risale, tasavvuf adabı, hal ve makamlar bahisleri.