Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
İnfak ·

kw Doğruya harcarsan yanlıştan kendini kurtarırsan dünyada ve ahirette sana bekabillah kapısı açılır

Bakara ayet 188. Mallarınızı aranızda Bakara ayet 188. Mallarınızı aranızda batıl yollarla<00:0...


Mü'min, Cenâbı Hak celle celâlühü'nün kendisine emânet ettiği malı doğruya, hayra, ve Allâh yoluna harcadığında dünyâ ve âhirette bekâ kazanır. Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette mü'minlere malın gerçek mânâsını, infâkın bekâ ile irtibâtını, ve yanlış yerlere harcamanın helâkini îzâh etmektedir. İnsân Cenâbı Hakk'ın bu dünyâya gönderdiği bir misâfirdir; mal da o misâfirin yanına verilen bir emânettir. Bir mü'min bu emâneti sâhibine, yâni Cenâbı Hakk'ın yoluna harcadığında, mal âhirete intikâl eder ve orada onun bekâ-i amelini teşkîl eder. Lâkin mü'min bu emâneti yanlış yerlere, hevâ-hevese, mâsivâya, veya günâha harcadığında, mal hem dünyâda hem de âhirette aleyhine döner. Bu sohbet hem doğruya harcamanın faziletini, hem de yanlıştan kendini kurtarmanın yolunu Halvetiyye terbiyesi içinde tafsîl etmektedir. Resûli Ekrem efendimiz hadîsi şerîfte «Sadaka mal eksiltmez» (Müslim) buyurmuş, ve bu hakîkati ümmete bahşetmiştir.

Malın Gerçek Mânâsı

Mal, lügatte «sâhip olunan, biriktirilen, harcanan» demektir. Lâkin İslâm'da malın derin bir mânâsı vardır: o Cenâbı Hakk'ın bir emânetidir. Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette, «Senin elindeki mal aslında senin değildir; o Cenâbı Hakk'ın senin yanına geçici olarak emânet bıraktığı bir şeydir. Sen onun emanetçisi, yâni vekîlisin» demektedir. Cenâbı Hak âyeti kerîmede «O'nun size mîrâs olarak bıraktığından infâk edin» (Hadîd 57/7) buyurmuştur. Bu âyeti kerîme malın gerçek sâhibinin Cenâbı Hak olduğunu, ve mü'minlerin sadece emanetçi olduğunu beyân eder. Bu hakîkati idrâk eden mü'min mala sımsıkı yapışmaz; gerektiği yerlerde harcamaktan çekinmez. Çünkü mal gerçekten kendisinin değildir; sadece geçici bir emânettir.

Doğruya Harcama Yolları

Doğruya harcamak, malın Cenâbı Hakk'ın rızâsına uygun yerlere sarfedilmesi demektir. Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette, doğruya harcamanın yollarını sıralar: zekât (her sene malın kırkta birini fakîrlere vermek); fıtır sadakası (Ramazân ayında her âile reisinin ailesi başına ödediği sadaka); umûmî sadaka (gönülden ihtiyâç sâhiplerine verilen yardım); kurban (Zilhicce ayında kesilen ibâdet); akrabaya yardım (sılai rahim çerçevesinde akrabalara destek); fakîre yardım; öksüze, dula, hastaya yardım; ilim talebine destek; mescid, medrese, ve tekke yapımına katkı; cihâd ve yol açma harcamaları. Bütün bu yollar Cenâbı Hakk'ın rızâsına uygundur; ve bu yollardan harcanan mal âhirette mü'minin amel defterinde bekâya kavuşur.

Yanlıştan Kurtulmanın Önemi

Mâlın yanlış yerlere harcanması, mü'min için büyük bir tehlikedir. Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette, «Sen yanlıştan kendini kurtarırsan, dünyâda ve âhirette bekâya kavuşursun» demektedir. Yanlış harcamalar arasında şunlar sayılabilir: harâm yiyecekiçecekler için harcamalar; günâha vesîle olan eğlenceler için harcamalar; gösterişe yönelik lüks alımlar; rüşvet ve haksız menfâat sağlama harcamaları; israf ve savurganlık; faiz ile alışveriş; kumar ve şans oyunları için harcamalar. Bu kalemler hem zâhirde mü'mini günâha sokar, hem de bâtında onun amel defterinde mübâreklik bırakmaz. Mustafa Özbağ Efendi, «Sen mâlını yanlış yere harcayarak hem mâlı kaybedersin, hem de Cenâbı Hakk'ın gazabını üzerine çekersin. Bu çift kayıptır» demektedir.

Bekânın Mânâsı

Bekâ kelimesi Arabça «baka, bekâ» kökünden gelir, ve «kalmak, sürmek, ebedî olmak» demektir. Tasavvuf ıstılahında bekâ, fenâdan sonra Cenâbı Hakk'ın varlığında devâm etmek demektir. Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette, «Senin malın dünyâda fenâdır; gelirgeçer. Lâkin Allâh yolunda harcadığın mal bekâdır; ebedî olarak senin amel defterinde kalır. Bu büyük bir kazançtır» demektedir. Cenâbı Hak âyeti kerîmede «Sadaka veren erkekler ve sadaka veren kadınlar… onlar için Cenâbı Hakk katında çok büyük bir ücret vardır» (Hadîd 57/18) buyurmuştur. Bu ücret bekâdır; sadakanın âhirette mü'mine bekâ olarak dönmesidir. Resûli Ekrem efendimiz hadîsi şerîfte «Bir sadaka veren ölmez; çünkü sadakası onun ardından dua eder» (Müslim) buyurmuştur.

Dünyâda ve Âhirette Bekâ

Doğruya harcayan mü'minin bekâsı sadece âhirette değil, dünyâda da tezâhür eder. Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette, «Sen bir lira sadaka verdiğinde, Cenâbı Hak sana on lira ihsân eder. Bu mâlın artması olabileceği gibi, bereketin artması da olabilir» demektedir. Resûli Ekrem efendimiz hadîsi şerîfte «Sadaka mâl eksiltmez» (Müslim) buyurmuştur; ve bu hadîsi şerîf binlerce mü'minin hayâtında tezâhür etmiştir. Cömert mü'minler hiçbir zaman aç kalmamış; aksine Cenâbı Hak onlara her zaman yeni rızıklar göndermiştir. Bu dünyâda bekâ olarak da kişinin nâmı, hayır eserleri, ve evlâdı sâlihi yaşar. Âhirette ise bekâ daha büyüktür: sadaka mü'minin terazisinde ağırlık olur, kabir azâbından kurtarır, ve cennete giriş anahtarı olur.

Halvetiyye Yolunun Cömertlik Eğitimi

Halvetiyye-Şâbâniyye-Karabâşiyye yolu, dervîşine cömert olmayı emreder. Mustafa Özbağ Efendi Şerhi Virdi Settâr'ında, «Bu yolda dervîş malını kendi nefsi için biriktirmemeli; ailesinin ihtiyâcını karşıladıktan sonra gerisini Hakk'ın rızâsı için sarfetmelidir» demektedir. Halvetiyye dervîşi cömertliği sadece para vermek olarak değil, hâl, ilim, vakit, ve duâ olarak da gösterir. Bir kardeşinin sıkıntısını çözmek, bir mazlûmun yardımına koşmak, bir ilim öğrencisine kapısını açmak, bir hastalı duâ ile desteklemek bunların hepsi cömertliktir. Mustafâ Özbağ efendi de sohbetlerinde, «Sen cömert olduğunda Cenâbı Hakk'ın el-Cevâd ismine tâbi olursun. el-Cevâd Cenâbı Hakk'ın isimlerinden biridir; sürekli verir ve hiç eksilmez. Sen de bu isme tâbi olarak verici ol» demektedir.

  • Kur'ânı Kerîm: Hadîd 57/7; Hadîd 57/18; Bakara 2/261-263; Âli İmrân 3/92.
  • Sahîhi Buhârî, Kitâbü'z-Zekât.
  • Sahîhi Müslim, Kitâbü'z-Zekât.
  • İmâm Gazzâlî, İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn, Cilt 1, Kitâbü'z-Zekât.
  • İmâm Gazzâlî, İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn, Cilt 3, Cömertlik bahsi.
  • Mustafa Özbağ Efendi, Şerhi Virdi Settâr, infâk bahsi.
  • Mevlânâ Celâleddîni Rûmî, Mesnevî-i Ma'nevî, cömertlik remzleri.
  • İmâm Beyhakî, Şu'abü'l-Îmân, infâk fadâilî.
  • İmâm Süyûtî, el-Câmi'u's-Sağîr, sadaka hadîsleri.
  • İbn Receb el-Hanbelî, Letâifü'l-Ma'ârif.
  • İbn Kayyim el-Cevziyye, el-Vâbilü's-Sayyib, infâk bahsi.
  • İmâm Nevevî, Riyâzu's-Sâlihîn, cömertlik bahsi.
  • Sülemî, Tabakâtü's-Sûfiyye, sûfîlerin cömertliği.
  • Kuşeyrî, er-Risâletü'l-Kuşeyriyye, cömertlik makâmı.
  • Hucvirî, Keşfü'l-Mahcûb, sûfî ahlâkı.
  • Şâbânı Velî Hazretleri, Hâlvetiyye Virdi Şerîfi.
  • Aziz Mahmûd Hüdâyî, Câmi'u'l-Fadâ'il.
  • Hüseyin Vassâf, Sefînei Evliyâ, Halvetiyye silsilesi.
  • Yûnus Emre Dîvânı, cömertlik şi'irleri.
  • Mustafa Özbağ Efendi, Sohbet Serileri, Cömertlik ve İnfâk Sohbetleri.

Sohbetin Tasnîfi: Bu sohbet malın Cenâbı Hak emâneti olduğunu, doğruya harcama yollarını, yanlıştan kurtulmanın önemini, bekânın mânâsını, ve Halvetiyye yolundaki cömertlik eğitimini tafsîl etmektedir.


Kaynak: mustafaozbag.com | Video: YouTube | Seri: Cömertlik ve İnfâk Sohbetleri