Mevlânâ Celâleddîni Rûmî kuddise sirruhu hazretleri Mesnevî-i Ma'nevî'sinde Hak yolundaki fedâkârlığın hikmetini şu beyitle özetlemiştir: «Hak uğruna ekmek verirsen sana ekmek verirler; can verirsen sana da can bahşederler.» Bu öğreti İslâm tasavvufunun temel hakîkatlerinden biridir: Cenâbı Hak celle celâlüh ile sözleşme yapan, ve Hak yolunda fedâkârlık eden kul, kayıbı ile değil kazancı ile karşılanır. Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette mü'minlere bu hakîkati Kur'ânı Kerîm âyetleri, hadîsi şerîfler, ve sûfî menkıbeleri ile îzâh etmektedir. Bir mü'min Allâh yolunda bir şey verdiğinde, ona bunun karşılığı olarak benzeri ile değil, daha büyüğü ile dönüş olur. Bir lokma ekmek verdiğinde Cenâbı Hak ona bin lokma ekmek bahşedebilir; bir saat zamânını verdiğinde Cenâbı Hak ona ömrünü uzatabilir; ve nihâyetinde canını Allâh yoluna fedâ ettiğinde, Cenâbı Hak ona ebedî hayât bahşeder. Bu öğreti Hz. İbrâhîm aleyhisselâm'dan, Hz. İsmâ'îl'e, Hz. Hüseyin'e ve sahâbei kirâmın şehîdlerine kadar bütün peygamberler ve velîlerin hayâtında tezâhür etmiştir.
Mevlânâ'nın Beytinin Hikmeti
Mevlânâ Celâleddîni Rûmî kuddise sirruhu hazretleri Mesnevî-i Ma'nevî'sinde sıkça fedâkârlığın bereketinden bahseder. Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette, «Mevlânâ'nın bu beyti aslında bütün peygamberlerin sünnetini özetler: Cenâbı Hak yolunda verilen her şey, kat kat olarak geri döner» demektedir. Hz. İbrâhîm aleyhisselâm Cenâbı Hakk'a teslîm olarak oğlu Hz. İsmâ'îl'i kurban etmek için bıçağı boğazına götürdüğünde, Cenâbı Hak ona oğlunun yerine bir kurbanlık koç indirdi (Sâffât 37/107); ve Hz. İbrâhîm hem oğlunu, hem de Cenâbı Hakk'ın rızâsını kazanmış oldu. Sahâbei kirâm Allâh yolunda mâllarını verdiklerinde, Cenâbı Hak onlara dünyâda da fetihler ve bereketler bahşetti. Bu kâide kıyâmete kadar yürürlüktedir: Hak yolunda veren, kazanır.
Cenâbı Hak ile Sözleşme
Cenâbı Hak âyeti kerîmede «Allâh, mü'minlerden canlarını ve mâllarını cennet karşılığında satın almıştır» (Tevbe 9/111) buyurmuştur. Bu âyeti kerîme mü'min ile Cenâbı Hak arasında bir sözleşmeden bahseder: kul canını ve mâlını verir, Cenâbı Hak ise cennet bahşeder. Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette, «Bu en büyük sözleşmedir; ve onu imzâlayan her mü'min kıyâmet günü Cenâbı Hakk'ın katında büyük bir mertebede olur» demektedir. Bu sözleşme sadece şehîdler için değildir; bütün mü'minler için geçerlidir. Bir mü'min hayâtının her ânında Cenâbı Hakk'a teslîm olmuş ise, mâlını ve canını O'nun yoluna sarfetmeye hâzır ise, o da bu sözleşmeyi imzâlamış demektir. Cenâbı Hakk'ın katında bu sözleşme bozulmaz; kim verirse, ona da verilir.
Ekmek Verene Ekmek Verilir
Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette, «Sen Hak için bir lokma ekmek versen, Cenâbı Hak sana bin lokma ekmek bahşeder. Çünkü Cenâbı Hak Razzâk'tır; rızıkları çoğaltmak O'nun fiilidir» demektedir. Resûli Ekrem efendimiz hadîsi şerîfte, «Sadaka mâl eksiltmez; aksine Cenâbı Hak onu çoğaltır» (Müslim) buyurmuştur. Bu hadîsi şerîfin tezâhürünü her cömert mü'minin hayâtında görmek mümkündür. Cömert kişiler hiçbir zaman aç kalmamış; aksine onların sofraları her dâim dolu olmuştur. Çünkü Cenâbı Hak onlara olağanüstü kapılardan rızıklar gönderir. Bu hâl bir nimettir; ve Cenâbı Hak bu nimeti cömert kullarına büyük bir lutf olarak verir. Cimrilik eden kul ise, mâlı sıkar; lâkin onun da geliri kesilir, ve dünyâda da âhirette de mahrum kalır.
Can Verene Can Bahşedilir
Allâh yolunda canını fedâ eden mü'min, Cenâbı Hakk'ın katında ebedî bir hayâta kavuşur. Cenâbı Hak âyeti kerîmede «Allâh yolunda öldürülenler için ‘ölü’ demeyin; bilakis onlar diridirler, fakat siz farkında değilsiniz» (Bakara 2/154) buyurmuştur. Bir başka âyeti kerîmede, «Allâh yolunda öldürülenleri ölüler sanma; bilakis onlar Rableri katında diridirler ve rızıklanmaktadırlar» (Âli İmrân 3/169) buyurulmuştur. Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette, «Şehîd ölmemiştir; o sadece dünyâdan âhirete intikâl etmiştir. Onun hayâtı kesilmemiş; aksine ebedîleşmiştir» demektedir. Bu öğreti şehâdetin yüksek mertebesini gösterir. Hz. Hüseyin efendimizin Kerbelâ'da şehîd düşmesi, Hz. Hamza'nın Uhud'da şehîd olması, ve daha bir çok sahâbei kirâmın Cenâbı Hak yolunda şehîd düşmesi, hep bu sırrı aksettirir: can vermek, can almak değil, can kazanmaktır.
Fedâkârlığın Sünnet Olarak Yerleşmesi
Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem efendimiz hayâtının her ânını ümmet için fedâkârlık olarak geçirmiştir. Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette, «Resûlullâh efendimiz dünyânın en mütevâzî hayâtını yaşadı; geceleri uyumadan ümmeti için duâ etti; en kıymetli olan can ve mâlını ümmetin saâdeti için sarfetti. Bu sünnet sahâbei kirâma intikâl etti; onlar da Cenâbı Hak yolunda fedâkârlığı bir hayât tarzı hâline getirdiler» demektedir. Hz. Ebû Bekr es-Sıddîk efendimiz mâlının tamâmını verdi; Hz. Ömer kerremallâhu vechehû efendimiz mâlının yarısını verdi; Hz. Osman radıyallâhu anh efendimiz Tebûk gazâsında 940 deve, 60 at hediye etti. Bu fedâkârlıklar onları Cenâbı Hakk'ın katında en yüksek mertebelere çıkardı. Bizler de bu sünneti diri tutmalıyız.
Halvetiyye Yolunun Fedâkârlık Mîrâsı
Halvetiyye-Şâbâniyye-Karabâşiyye yolunun büyükleri, hayâtlarını fedâkârlık üzerine kurmuşlardır. Mustafa Özbağ Efendi Şerhi Virdi Settâr'ında, «Bu yolda dervîş sadece zikrullâh ve halvet ile değil, fedâkârlık ile de yetişir. Bir dervîş kendi nefsini, mâlını, vaktini, ve canını Cenâbı Hak yoluna sarfetmeye hâzır olmalıdır» demektedir. Pîr Şâbânı Velî hazretleri Kastamonu'da kurduğu tekkesinde, dervîşlerin ve fakîrlerin sofrasını her gün açık tutmuş, kapısını ihtiyâç sâhiplerine kapatmamıştır. Mustafa Özbağ Efendi de Anadolu'nun çeşitli bölgelerinde tekkeler kurmuş, halkın saâdeti için emek sarfetmiştir. Mustafâ Özbağ efendi de sohbetlerinde, «Sen bu yolda yürürken sadece kendi hesâbını yapma; ümmetin saâdetini de düşün. Mâlını, vaktini, ilmini, ve emeğini ümmet için sarfet; o zaman Cenâbı Hak sana hesâbını sormaz, aksine seni mükâfâtlandırır» demektedir.
- Kur'ânı Kerîm: Tevbe 9/111; Bakara 2/154; Âli İmrân 3/169; Sâffât 37/107.
- Sahîhi Buhârî, Kitâbü'z-Zekât; Kitâbü'l-Cihâd.
- Sahîhi Müslim, Kitâbü'z-Zekât; Kitâbü'l-İmâra.
- Mevlânâ Celâleddîni Rûmî, Mesnevî-i Ma'nevî, fedâkârlık beyitleri.
- İmâm Gazzâlî, İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn, Cilt 3, Cömertlik bahsi.
- İmâm Gazzâlî, İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn, Cilt 4, Cihâd bahsi.
- Mustafa Özbağ Efendi, Şerhi Virdi Settâr, fedâkârlık bahsi.
- İbn Kayyim el-Cevziyye, Medâricü's-Sâlikîn, fedâkârlık makâmı.
- İmâm Beyhakî, Şu'abü'l-Îmân, infâk fadâilî.
- İbn Receb el-Hanbelî, Câmi'u'l-Ulûm ve'l-Hikem.
- İbn Sa'd, et-Tabakâtü'l-Kübrâ, sahâbe biyografileri.
- Sülemî, Tabakâtü's-Sûfiyye, sûfî fedâkârlıkları.
- Kuşeyrî, er-Risâletü'l-Kuşeyriyye, fenâ ve fedâkârlık.
- Hucvirî, Keşfü'l-Mahcûb, sûfî ahlâkı.
- Şâbânı Velî Hazretleri, Hâlvetiyye Virdi Şerîfi.
- Aziz Mahmûd Hüdâyî, Câmi'u'l-Fadâ'il.
- Hüseyin Vassâf, Sefînei Evliyâ, Halvetiyye silsilesi.
- Niyâzî-i Mısrî, Dîvânı İlâhiyât, fedâkârlık şi'irleri.
- Ahmed Avni Konuk, Mesnevî-i Şerîf Şerhi, fedâkârlık remzleri.
- Mustafa Özbağ Efendi, Sohbet Serileri, Cömertlik ve İnfâk Sohbetleri.
Sohbetin Tasnîfi: Bu sohbet Mevlânâ'nın fedâkârlık beytini, Cenâbı Hak ile sözleşmeyi, ekmekcan verme sırrını, sahâbe örneklerini, ve Halvetiyye yolundaki fedâkârlık mîrâsını tafsîl etmektedir.
Kaynak: mustafaozbag.com | Video: YouTube | Seri: Cömertlik ve İnfâk Sohbetleri