Cenâbı Hak celle celâlühü Kur'ânı Kerîm'de israf edenleri ve müsriflerin halâkını çok defa zikretmiştir. İsrâ sûresinin 27. âyeti kerîmesinde «Saçıp savuranlar şeytânların kardeşleridir» buyurulmuştur. Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette mü'minlere hevâ ve heves için mal harcamanın israf olduğunu, ve müsriflerin nasıl bir helâkin eşiğinde olduklarını îzâh etmektedir. Mü'minler kendilerine verilen rızıkı Cenâbı Hakk'ın rızâsına uygun olarak kullanmalı, helâl yollardan kazanmalı, ve infâkzekât yolu ile ihtiyâç sâhiplerine yardımcı olmalıdır. Sırf nefsin hevâ ve hevesini tatmîn etmek için aşırı harcama, lüks tüketim, gösterişe yönelik alımlar, ve gereksiz savurganlıklar müsrifliktir. Mustafa Özbağ Efendi, «Sen kendin için harcadığında israf olur; başkaları için harcadığında ise sadaka olur» demektedir. Bu sohbet hem israfı malın tehlikesini, hem de helâlı maldan infâk etmenin mü'mindeki yerini tafsîlatlı bir biçimde îzâh etmektedir. Mü'min cömert ama mu'tedil olmalıdır; ne pinti, ne de müsrif olmamalıdır.
İsrâfın Kur'ânı Kerîm'deki Yeri
Cenâbı Hak âyeti kerîmede «Yeyiniz, içiniz, fakat israf etmeyiniz; çünkü Allâh israf edenleri sevmez» (A'râf 7/31) buyurmuştur. Yine âyeti kerîmede «Akrabaya, yoksula, ve yolda kalmışa hakkını ver, fakat saçıp savurma; çünkü saçıp savuranlar şeytânların kardeşleridir; şeytân ise Rabbine karşı çok nankördür» (İsrâ 17/26-27) buyurmaktadır. Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette, «Cenâbı Hak israfı sıradan bir günâh olarak değil, şeytânın kardeşliği ile aynı seviyede bir tehlike olarak göstermektedir» demektedir. Bu âyeti kerîme mü'minlere büyük bir îkâz vermektedir. İsraf etmek, sadece malı yanlış yere harcamak değildir; aynı zamanda Cenâbı Hakk'ın verdiği rızka karşı nankörlük etmektir.
Hevâ ve Hevesin Tehlikesi
Hevâ ve heves, kişinin nefsî isteklerinin, arzûlarının, ve geçici tatmînlerinin toplamıdır. Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette, «Bir kişi hevâsı için mal harcamaya başladığında, hevâ ona 'Daha çok' der; harcamaktan doymaz, ve sürekli yeni şeyler ister» demektedir. Bu yüzden hevâ ve hevesin önüne geçmek elzem'dir. Resûli Ekrem efendimiz hadîsi şerîfte «Sizden biriniz, hevâsı bana getirdiğim şeye uymadıkça gerçek mü'min olamaz» (Beyhakî) buyurmuştur. Yâni mü'minlik hevâya uymamakla, aksine Resûlullâh'ın getirdiklerine tâbi olmakla mümkündür. Mal harcamada da bu kâide geçerlidir: mü'min hevâsının istediği gibi değil, Resûlullâh'ın gösterdiği gibi harcamalıdır.
Lüks Tüketim ve Gösteriş
Modern devirde lüks tüketim ve gösteriş büyük bir israf kaynağı hâline gelmiştir. Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette, «İnsânlar artık ihtiyâcları için değil, başkalarına gösteriş için mal alıyorlar. Bir araba alacaklarsa lüksünü tercîh ediyorlar; bir ev alacaklarsa gerekenden büyük olanını seçiyorlar; bir elbise alacaklarsa markalı olanını arıyorlar. Bütün bunlar israftır, ve şeytânın kardeşliğine giden yoldur» demektedir. Resûli Ekrem efendimiz dünyâda en sade hayâtı yaşamıştır; sahâbei kirâm da onun gibi yaşamışlardır. Hz. Ömer kerremallâhu vechehû efendimiz halifelik makâmında iken bile yamalı elbise giyerdi. Bu sade hayât tarzı bizler için de bir model olmalıdır. Lüks ve gösteriş, dünyânın geçici bir aldanmasıdır; mü'min bu tuzağa düşmemelidir.
Helâl-Harâm Sınırının Önemi
Bir mü'min mal harcarken, sadece israfı mu'tedile riâyet etmemeli, aynı zamanda helâlharâm sınırına da dikkât etmelidir. Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette, «Helâl yollardan kazanılan bir lirayı israf etmek günâhtır; harâm yollardan kazanılan bir milyar liranın hepsi günâhtır» demektedir. Bu yüzden mü'min önce kazancının helâl olup olmadığını kontrol etmeli; sonra harcamasının israf olup olmadığını gözlemelidir. Resûli Ekrem efendimiz hadîsi şerîfte «Cenâbı Hak temizdir, sadece temizi kabûl eder» (Müslim) buyurmuştur. Helâl mal temizdir; harâm mal kirlidir. Helâl maldan yapılan harcama Cenâbı Hakk'ın huzûrunda makbûldur; harâm maldan yapılan harcama ise reddedilir. Bu yüzden mü'min hayâtının her sâhasında helâlharâm sınırına dikkât etmelidir.
İnfâk ve Zekât Yolları
Cenâbı Hak mü'minlere malı kendileri için biriktirmek yerine, başkaları için harcamak konusunda büyük teşvik etmiştir. Âyeti kerîmede «Onlar mallarını gece ve gündüz, gizli ve açık infâk ederler; onların mükâfâtı Rablerinin katındadır» (Bakara 2/274) buyurulmuştur. Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette, «Sen kendi nefsin için harcadığında o israf olur; başkaları için harcadığında o sadaka olur. Sadakayla mal eksilmez, aksine bereketlenir» demektedir. İnfâk ve zekât bir mü'minin malının tezkîye edilmesinin yoludur. Zekât farzdır; her sene zenginlerin malının kırkta birini fakîrlere verilmesi gerekir. İnfâk ise gönüllüdür; mü'min gönlünden geleni ihtiyâç sâhiplerine verir. Bu iki yolla mü'minin malı temizlenir, ve mü'min Cenâbı Hakk'a yaklaşır.
Halvetiyye Yolunun Mu'tedil Hayâtı
Halvetiyye-Şâbâniyye-Karabâşiyye yolu, dervîşine mu'tedil bir hayât yaşamayı emreder. Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette, «Bu yolda dervîş ne dünyâya batmış olmalı, ne de dünyâdan tamâmen kopmuş olmalı; ikisinin ortasında mu'tedil bir hayât yaşamalıdır» demektedir. Yâni dervîş ailesine bakacak kadar para kazanır, kendisi ve ailesi için yeterli olduğu kadar harcar, ve gerisini ihtiyâç sâhiplerine, hayır işlerine, ve Cenâbı Hakk'ın yoluna sarfeder. Mustafâ Özbağ efendi de sohbetlerinde, «Sen ne pinti olacaksın, ne de müsrif. İkisi de Cenâbı Hakk'ın hoşlanmadığı hâllerdir. Sen mu'tedil olacaksın; ihtiyâcına göre harcayacak, gerisini Hak için sarfedeceksin» demektedir. Bu mu'tedil hayât tarzı, mü'min için en güzel bir yoldur. Halvetiyye dervîşi bu yolda yürürken hem dünyâda saâdetli olur, hem de âhirette Cenâbı Hakk'ın huzûrunda alnı ak çıkar.
- Kur'ânı Kerîm: İsrâ 17/26-27; A'râf 7/31; Furkân 25/67; Bakara 2/274.
- Sahîhi Buhârî, Kitâbü'n-Nafakât.
- Sahîhi Müslim, Kitâbü'z-Zekât.
- İmâm Gazzâlî, İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn, Cilt 3, Kitâbü Zemmi'l-Buhl.
- İmâm Gazzâlî, İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn, Cilt 1, Kitâbü'z-Zekât.
- Mustafa Özbağ Efendi, Şerhi Virdi Settâr, infâk ve israf bahsi.
- Mevlânâ Celâleddîni Rûmî, Mesnevî-i Ma'nevî, israf remzleri.
- İbn Kayyim el-Cevziyye, Medâricü's-Sâlikîn, infâk makâmı.
- İmâm Beyhakî, Şu'abü'l-Îmân, infâk fadâilî.
- İmâm Süyûtî, el-Câmi'u's-Sağîr, israf hadîsleri.
- İbn Receb el-Hanbelî, Letâifü'l-Ma'ârif.
- İmâm Şâtıbî, el-Muvâfakât, makâsıdı şerî'a.
- İmâm Nevevî, Riyâzu's-Sâlihîn, infâk bahsi.
- Sülemî, Tabakâtü's-Sûfiyye, zühd bahsi.
- Kuşeyrî, er-Risâletü'l-Kuşeyriyye, zühd ve infâk.
- Şâbânı Velî Hazretleri, Hâlvetiyye Virdi Şerîfi.
- Hüseyin Vassâf, Sefînei Evliyâ, Halvetiyye silsilesi.
- Niyâzî-i Mısrî, Dîvânı İlâhiyât, zühd şi'irleri.
- Yûnus Emre Dîvânı, infâk ve cömertlik şi'irleri.
- Mustafa Özbağ Efendi, Sohbet Serileri, Helâl-Harâm Sohbetleri.
Sohbetin Tasnîfi: Bu sohbet israfı malın Kur'ânı Kerîm'deki yerini, hevâ-heves tehlikesini, lüks tüketim ve gösterişin zararını, helâlharâm sınırını, infâk ve zekât yollarını, ve Halvetiyye mu'tedil hayâtı tafsîl etmektedir.
Kaynak: mustafaozbag.com | Video: YouTube | Seri: Helâl-Harâm Sohbetleri