Cumartesi, 13 Haziran 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR
Mustafa Özbağ
İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Dergah Sohbetleri Serisi ·

395. Dergâh Sohbeti — Rabıta ve Gönül Muhabbeti, Evlilikte Sufi Ahlâkı ve Hac Adabı

Mustafa Özbağ Efendi'nin dergah sohbeti: 395. Dergâh Sohbeti — Rabıta ve Gönül Muhabbeti,…. Tasavvuf, ahlâk ve mânevî yol üzerine kapsamlı açıklamalar.

Sufi: Fıkhi Meseleler: Boşanma, Günah, Emzirme ve Namaz

Kadının Boşama Hakkı

Bir kadının kocasını boşayabilmesi için nikah kıyılırken boşama hakkını kendi üzerine alması gerekir. Boşama hakkını kendi üzerine alırken Hanefi mezhebine göre bir talak, iki talak, üç talak diye belirtmesi gerekir. Mesela ‘Ben üç talak boşama hakkını kendi üzerine almak şartıyla nikahıma evet diyorsam’ derse, o zaman kadının da erkeğin kadını boşaması gibi boşama hakkı doğar.

İkinci yol ise erkeğin eşine ‘Kaç talak istersen şu anda boşayabilirsin’ diye söylemesidir. Kadın da o esnada hiç odadan dışarı çıkmadan ‘Üç talak boşadım’ derse, bu boşama da geçerli olmuş olur. Kadının boşamasının şekli budur.

Günahtan Dönüş ve Tövbe

Kim hangi günahı işlerse işlesin, bir daha geri dönmez, bir daha o günaha tekrar geri dönmezse Cenâb-ı Hak onun günahını affeder. İşin bir adım sonrası daha vardır: O kimse geri dönmez, o noktada durur ve o haliyle devam ederse Allah işlemiş olduğu eski günahlarını hayra ve sevaba çevirir.

Çocuğun Emzirilme Süresi

Çocukların emzirilmesi onların rızkıdır. Bunun mutat süresi erkek çocuklarda en fazla iki senedir. İki sene olunca çocuğu ayırmak icap eder. Bazen çocuklar bu noktada ayrılmak istemezler; ancak çocukların hormonlarında dengesizlik olabilir, annede rahatsızlık olabilir. Biz ayet-i kerimeye uymaya gayret edelim.

Televizyon Açıkken Namaz ve Ders Çalışma Meselesi

Televizyon çalışan odada namaz kılınır, kılınmaması için bir engel yoktur. Ders çalışması gereken zamanlarda tesbih çekmeyi veya Kur’an okumayı bırakmak zorunda kalan kimse kendini suçlu hissetmemelidir. Bir kimsenin günlük vakitlerini bütünüyle ibadetle geçirmesi mümkün değildir, dinde de böyle bir hüküm yoktur. Beş vakit namazını kılan kimsenin iki namaz arasındaki dünyevi işleri, haram olmadığı sürece ibadet hükmüne geçer.


Rabıta ve Gönül Muhabbeti

Rabıtanın Doğru Anlaşılması

Rabıta bir kimsenin bir şeye muhabbet etmesidir. Bizde rabıta muhabbetten geçer. Kendi kendimizi zorlamak, şeyhimizi düşüneceğiz diye baskı altına almak doğru değildir. Böyle kendini zorlayan kimselerin psikolojik sıkıntıları ortaya çıkar. Bazı dergahlarda dervişlere her namaz sonrası on beş-yirmi dakika şeyhini düşürme şeklinde rabıta verilir; bu uygulama o kimsenin psikolojisini bozar.

O halde olmayan kimse kendini zorla o hale koyduğunda yaşadığı, gördüğü her şey hayali noktada olur. Psikolojisi bozulduktan sonra derlenip toparlanması mümkün olmaz. O yüzden bizde rabıta gönül birliği içerisinde, gönül rahatlığı içerisinde, gönül muhabbeti ile olur.

Sevgi Zorla Olmaz

Bir kimseye sevmeyen birine zorla sevdirebilir misiniz? Bu iş herkesin aynı derecede seveceği diye de bir kayıt yoktur. Seven zaten sevdiğini aklından çıkarmaz. Karnı aç olan yemeği sayıklar, uykusu olan uykuyu sayıklar, araba isteyen gelen geçen arabalara bakar. Bir kimse neye muhabbet besliyorsa ona karşı kendi kendisini yönlendirir.

Bir kimse bir Şeyh Efendiye muhabbet besliyorsa zaten aklında, fikrindedir; patlatır ‘Aklımda fikrimde hep sen varsın’ diye. O kimsenin düşünmesine gerek yoktur. Bir kimseyi zorla sevdirmek, zorla evlendirmek gibidir: Hayat boyu o zorlanmanın acısıyla yaşar.

Sufi Hayatında Gönüllülük

Ben sufi hayatı böyle yaşamak istiyorum: Gönlümü sere sere geleceğim. Yoksa burada durduğumdan tat almam. Konuşurken de anlatırken de tat alıp lezzet almalıyım. Manevi ilimler de kalbe böyle gelir. Bir kimse zorla hadis okumaya kalkarsa olmaz; gönlünü sere sere hadis oku, abdestini al, ‘Ya Rabbi bana öyle bir hadis okut ki sanki Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerinin kalbinden geliyormuş gibi okuyayım’ de.

Bir dergaha giriyorsanız gönlünüzü sere sere girin. Bir şeye intisap edecekseniz gönlünüzü sere sere intisap edin. Kafanızda şüphe kalmasın. Böyle yol gidilmez. İnana inana, güvene güvene gireceksiniz.


Ramazan Adabı ve Sufi Ahlakı

Sufiler İçin Ramazan

Sufi olmayanlar Ramazan ayına ayrı bir özellikle girerler. Ama sufiler için zaten her gün özeldir. Ramazan olmayan günlerde günah işliyorduk, şimdi işlemeyecek miyiz demek sufi ahlakı değildir. Sufi olmayanlar Ramazan’da kendilerini disiplin ederler; namaz kılmıyordur, Ramazan diye namaza başlar. Sufiler ise zaten her günlerini Ramazan gibi geçirir.

İftar Sofrası Ölçüsü

Evlerinizde bir çeşit yemek yaptırın. Yanına çorba, pilav, salata olabilir ama ikinci çeşit yemek yaptırmayın. Eşleriniz de yorulmasın. Evlerinizi açık büfe lokantaya çevirmeyin, iftar yapacağız diye bir sürü yemek yaptırmayın.

Misafir gelecekse yemeği ikiye çıkarabilirsiniz; misafiri iyi ağırlamak sünnettir. Ama evlerinizde iftar verirken zenginlere menüyü zengin tutup fukaralara menüyü fukaralaştırmayın. Gücünüz neye yetiyorsa bütün gelenlere aynı yemeği yedirin. Sofralarınızı fukaralara açın. Akrabalarınızı davet edin; hem kendi tarafınızın hem eşinizin tarafının dayılarını, amcalarını çağırın, dengeyi kurun.

Teravih Namazı Tavsiyesi

Eve gittiğinizde hiç olmazsa iki rekat olsa bile kılabildiğiniz kadar teravih kılmaya gayret edin. Ama teravih kılacağız deyip de namazın sünnetlerini terk etmeyin. Namazın sünnetlerini terk edeceğinize namazın sünnetlerini kılın, teravihi terk edin.


Evlilikte Sufi Ahlakı ve Eşler Arası İlişki

Kadına Saygı ve Merhamet

Kadınlara karşı itici ve kırıcı davrananlar bilsinler ki Allah’ı sevmekten bahsedemezler. Kadının üzerinde Allah’ın El-Halık ismi şerifinin tecelliyatı vardır. Kadınsız bir beyin, kadınsız bir kalp asla Allah’a ulaşamaz. Cenâb-ı Hakk’ın güzellik sıfatlarının büyük çoğunluğu kadınların üzerinde tecelli eder.

Eşini sevemeyen bir kimse hiçbir şeyi sevemez, Allah’ı da sevemez. Bir kadını üzen, kıran Allah’ı da üzer kırar. Kadınla ilişkisi düzgün olmayan hiç kimseyle ilişkisi düzgün olmaz.

Hz. Peygamber’in Eşine Bakışı

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri buyuruyor ki o erkeğe ne mutlu ki eşine baktığında gönlüne bir mutluluk, bir sürur, bir rahatlık oluşur. Kadınlar evde gayet güzel, gayet muntazam, yumuşak kalpli, tatlı, albenili olmalı; erkekler de şefkatli, merhametli, albenili davranmak zorunda.

Eşler birbirlerine karşı itici, kırıcı, öteleyici, hakaret edici davranmamalıdır. Burada sufi, evde canavar olmaz; o sufilik değildir. Bizim için şefkatli olmak, merhametli olmak, sevgili olmak önemlidir.

Erkeğin Eşine Karşı Sorumluluğu

Bir erkeğin eşine ‘hayır’ demesi konusunda şu bilinmelidir: Erkek hanımına hayır diyorsa ve bu sürekli bir hal aldıysa kadının boşanma hakkı doğar. Hz. Ali Efendimiz’in fetvası üzere bir kadının en az dört günde bir kocasıyla cinsel ilişkiye girme hakkı vardır. Bu fetva, ‘Dörde kadar nikâhlayınız’ ayet-i kerimesinden istinbat edilmiştir.

Hanefi uleması, bir erkeğin eşiyle en az dört günde bir cinsel ilişkiye girmesinin eşi üzerine vazife olduğunu, kadının buna hakkı olduğunu, erkek bunu yerine getiremiyorsa tedavisi gerektiğini, tedavisi mümkün değilse kadının boşanma hakkının doğduğunu ifade etmiştir.

Evlilikte Karşılıklı İlgi

Dini yaşamaya çalışan kadınlar kendilerine bakmıyorlar, evlendikten sonra ihmal ediyorlar. Bunlar önemsizmiş gibi görülüyor ama bir kimsenin evlilik hayatını, iş hayatını ve dini hayatını etkiler. O adamın evlilik hayatı mutlu geçecek, kadının evlilik hayatı mutlu geçecek. Birbirlerinden memnun olacaklar, birbirlerinden tat alacaklar, birbirlerine saygılı ve sevgili davranacaklar.

Erkek eve bir geldiğinde evin hayatı, evin ruhu olmalı; eve hayat vermeli. Kadın da arkasından ‘Hayatımın neşesi, hayatımın baharı gitti’ diye dönüşünü beklemeli. Birbirlerinin bir nefes yokluğunu hissetmeliler.


Kardeşlik Hukuku ve Özel Hayata Saygı

Dervişlerin Özel Hayatına Karışılmaz

Bir kadının dergaha gitmesi hakkıdır. Kocasının yükümlülüğü mümkün olduğunca eşinin dini ibadetine yardımcı olmaktır. Başkalarının karışması ve etiketlemesi doğru değildir, bu zulümdür. Biz kardeşlerimizin özel hayatlarına hiç karışmayız. Birisinin eşi müsaade eder, birisinin etmez; bizi ilgilendirmez.

Tarikat adına, cemaat adına, sufilik adına, şeyh adına, yol adına hiç kimse kimsenin özel hayatına karışmaya hakkı yoktur. Her evin kendine ait bir kültürü vardır. Bu, kardeşlik hukukunu bozan şeylerdir. Bir kadının kocasıyla olan hukukuna üçüncü bir kimse asla girmez; buna anne baba da dahildir.


Hac Tecrübesi ve Tavaf Adabı

Kabe’de İlk Dua

İlk haccımda 1992’de tam Beytullah ile karşı karşıya kaldığımda kalbime gelen şuydu: ‘Ya Rabbi, bundan sonra edeceğim bütün dualarımı kabul et.’ Tüccar zihniyetimizden kaynaklanan bir toptancı yaklaşımdı ama kalbime öyle gelmişti.

O zamanlarda yoklukla hacca gittim. Dükkanımı devretmiştim, elimdeki toplu para sadece haccımıza yetti. Diyanet hocası herkese ‘Yatın dinlenin, ikindi namazında Beytullah’a gideceğiz’ dedi. Ben bekleyemedim, kendi başıma gittim. Haccın tavafını yaptık, sayını yaptık, namazlarımızı kıldık, ardından bir nafile tavaf daha yaptık.

Tavafta Edep ve Adab

Tavaf namaz gibidir. Tavafın farzı dört şavttır, üç tanesi sünnettir. Tavafta ellerini, kollarını kullanmak yoktur; namazda nasıl duruyorsanız tavafta da ellerinizi öyle bağlarsınız. Kimseye dirsek vurmak, ayağına basmak, itirmek, kaktırmak yoktur. Eşiniz varsa onu önünüze alırsınız.

Oradaki herkes Allah’a aşık olmuş da gelmiştir. Birini incitirseniz Allah’ın gönlünü incitirsiniz. Orası meleklerle yarışma yeridir. Cenâb-ı Hak bir meleğini insan suretinde oraya koymuş olabilir; belki Cebrail, belki Mikail, belki İsrafil aleyhisselamdır. Nereden biliyorsunuz?

Hac’da Sufi Ahlakı

Elinizi hiçbir şeye uzatmayın. Kamyondan muz atıyorlar, sakın kapmak için gitmeyin; sufi ahlakı değildir. Susuz kalın ama elinizi uzatmayın. Birisi önünüze ikram ederse kabul edin, o Allah’ın ikramıdır, lütfudur. Ama siz istemeyin. Hacca gidiyorsanız evden çıkmadan önce namazdaymış gibi olun; uçağa binmeden başlar imtihan.


Orta Doğu Meseleleri ve Uluslararası Güçler

Silahlı Örgütlerin Gerçek Yüzü

Orta Doğu’da oluşan bütün hareket ve davranışların gerçek bir İslami hareket olarak görmüyorum. Türkiye’de genel olarak cemaatlerin, tarikatların ve genel yapılanmanın içerisinde yönlendirmelerin ve yönetilmelerin olduğuna inanıyorum. Orta Doğu’da bu oran yüzde doksan dokuz, Türkiye’de yüzde seksendir.

Orta Doğu’da bir silahlı güç kurulacaksa, o güç arkasında bir devlet olmadan devasız silahlar alamaz. PKK arkasında uluslararası bir güç olmadan o kadar silahlanamaz. IŞİD arkasında bir devlet olmadan silahlanamaz. Mısır’daki Müslüman Kardeşler neden silahlanamadılar? Orta Doğu’da herkes bu kadar kolay silahlanırken onlar neden hala tutuldukları yerde hapse atılıyor?

Orta Doğu’da oluşan hadiselere mesafeli davranın, uzak durun. Sakın orada taraf tutmayın, bu taraf haklıdır diye düşünmeyin, yanılırsınız. Sünni diye düşünmeyin; Sünni kimse önüne geleni katleder mi, keser öldürür mü?


Çeşitli Sorular ve Cevaplar

Cezbe Hali Nedir?

İnsanların titredikleri cezbe değildir. Cezbe insanı sızım sızım ağlatır. Cezbe insanı bağırıp çağırıp durdurmaz. O kimseyi hayretten hayrete sokar; oturur ağlar, gözünün yaşına hakim olamaz. Hal gören insan anlar; aniden bir şey oluşur, o kimse kendini hayretten hayrete geçer, farkında değildir titrediğinin.

Hızır Aleyhisselam Kimdir?

Hızır aleyhisselam bir rivayette bir peygamber, bir rivayette Cenâb-ı Hakk’ın veli kuludur. Hangi durumlarda bir kimseyle görüşür? Bunu anlamak güçtür. Belki o esnada o kimse ayrı bir manevi hal yaşayıp dünya hayatının boyutundan çıkıp Hızır aleyhisselamın yaşam boyutuna geçmiş olabilir, veya Hızır aleyhisselam dünya hayatının boyutuna geçmiş olabilir.

Hediyeyi Hediye Etmek

Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri, Hz. Ömer Efendimizin oğlu Abdullah’a hediye verir. Abdullah ‘İhtiyacım yok ya Resulallah’ deyince Peygamber Efendimiz ‘Ey Abdullah, sen istemeden sana gelen Allah’ın sana lütfudur. İhtiyacın varsa kullan, ihtiyacın yoksa sen de başkasına hediye et’ buyurmuştur. Size hediye edene siz de mümkünse misliyle, mümkün değilse aynıyla hediye edin; o da mümkün değilse ona dua edin.

Dergahta Sarık Renkleri

Bizde sarığın belirli bir rengi yoktur, herkes istediği renk sarık sarabilir. Genel olarak kardeşlerin büyük çoğunluğu yeşil veya siyah sarar. Bundan manevi bir makam çıkmaz. Bizde makam yoktur; bizim için en büyük manevi makam ve derece Allah’a kul olmaktır.

Gıybetten Korunma

Kişi dilini gıybetten devamlı zikir yapmak suretiyle korur. Farkında olmadan yapıyorsak tövbe etmeliyiz ve o esnada muhakkak Allah’ı zikretmeliyiz. O yüzden sufiler bir toplulukta bir araya geldiklerinde, oradan dağılırken muhakkak cehri zikrullah yaparlar ki orada bilerek bilmeyerek işlenen günahlar affolunsun.


Kaynakça

  • Kur’an-ı Kerim, Bakara Suresi 2/233 — Çocukların emzirilme süresi hakkında ayet
  • Kur’an-ı Kerim, Nisa Suresi 4/3 — ‘Dörde kadar nikâhlayınız’ ayeti; Hz. Ali’nin cinsel ilişki hakkı fetvası bu ayetten istinbat edilmiştir
  • Kur’an-ı Kerim, Asr Suresi 103/1-3 — Hüsranda olanlar ve salih amel işleyenler
  • Hadis-i Şerif — Hz. Peygamber (s.a.v.), müşrik olan kimselerin kendi yanında savaşmasına müsaade etmemiştir (Sahih-i Muslim, Kitabu’l-Cihad)
  • Hadis-i Şerif — ‘Kadınına bakan erkeğe ne mutlu ki gönlünde sürur oluşur’ (Sünen-i İbn Mace, Kitabu’n-Nikah)
  • Hadis-i Şerif — Hz. Ayşe (r.a.): ‘Biz her gece soyunur, çıplak olarak yatardık’ (Sünen-i Ebu Davud, Kitabu’l-Hamam)
  • Hadis-i Şerif — Hz. Peygamber (s.a.v.): ‘Size hediye edene siz de hediye edin’ (Sünen-i Ebu Davud, Kitabu’l-Buyu)
  • Hadis-i Şerif — Hz. Ömer’in oğlu Abdullah’a hediye meselesi (Sahih-i Muslim, Kitabu’z-Zekat)
  • Hanefi Fıkhı — Kadının boşanma hakkını nikahta şart koşması (el-Hidaye, Kitabu’t-Talak)
  • Hanefi Fıkhı — Erkeğin eşiyle en az dört günde bir cinsel ilişkiye girmesi vazifesi (Reddü’l-Muhtar, İbn Abidin)
  • Hanefi Fıkhı — Tavafın farzı dört şavt, üçü sünnettir (el-Hidaye, Kitabu’l-Menasik)
  • Tarih — Baba Resul İsyanı; Selçuklu Devleti’ni çöküşe götüren din adına yapılan isyanlar
  • Tarih — Mısır Müslüman Kardeşler hareketi ve silahlanamazlığı

Diğer sohbetler: Dergah Sohbetleri

Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi

Ek kaynaklar:

  • Kur’ân-ı Kerîm, Mâide 5/35: Allah’a yaklaşmak için vesile arama bağlamı.
  • Kur’ân-ı Kerîm, Tevbe 9/119; Kehf 18/28: sadıklarla beraberlik, sohbet ve manevi bağlılık.
  • Kur’ân-ı Kerîm, Rûm 30/21; Nisâ 4/19: evlilikte sevgi, merhamet ve güzel muamele.
  • Kur’ân-ı Kerîm, Bakara 2/196; Hac 22/27-29: hac ibadeti, menasik ve adab.
  • Buhârî, “Nikâh”, 1; Müslim, “Nikâh”, 5: nikahın sünnet oluşu ve aile hayatı.
  • Buhârî, “Hac”, 132; Müslim, “Hac”, 147: hac menasiki ve Hz. Peygamber’in uygulaması.
  • Buhârî, “Rikāk”, 38: velayet, yakınlık ve kullukla muhabbet hadisi.
  • Gazzâlî, İhyâ’u Ulûmi’d-Dîn, “Âdâbü’n-Nikâh”, “Kitâbü’l-Mahabbe” ve “Esrârü’l-Hac” bölümleri.
  • Kuşeyrî, er-Risâletü’l-Kuşeyriyye, “Sohbet”, “Mahabbet”, “Mürid”, “Edeb” ve “Râbıta” ile ilişkilendirilen bağlılık bahisleri.
  • Sühreverdî, Avârifü’l-Maârif: şeyh-mürid ilişkisi, sohbet, zikir ve tekke adabı.
  • Hücvirî, Keşfü’l-Mahcûb, “Sohbet”, “Mahabbet”, “Edeb” ve “Nefs” bahisleri.
  • Mevlânâ Celâleddîn Rûmî, Mesnevî: gönül muhabbeti, aşk, teslimiyet ve manevi bağlılık temaları.
  • TDV İslâm Ansiklopedisi, “Râbıta”, “Vesile”, “Mürid”, “Mürşid”, “Nikâh”, “Hac”, “Muhabbet” maddeleri.
  • Râgıb el-İsfahânî, el-Müfredât, “r-b-ṭ”, “w-s-l”, “ḥ-b-b”, “n-k-ḥ”, “ḥ-j-j” kökleri: rabıta, vesile, muhabbet, nikah ve hac kavramları.

İlgili Sözlük Terimleri: Zikir, Şeyh, Râbıta, Muhabbet, Tesbîh, Kâbe, Dergâh. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı