Borç: Giriş
Bu sohbetimizde derviş kardeşlerimizden gelen soruları cevaplandırıyoruz. Zikirde yaşanan hâller, borç paranın zekâta dahil olup olmayacağı, komşuluk hakkı, müteşâbih ayetlerin anlaşılması ve kalbe gelen ilhamlar gibi pek çok konuyu ele alıyoruz. Ramazan ayının bereketinde bu meseleleri konuşmak nasip oldu.
Zikirde Yaşanan Hâller ve Sûretler
Tevhid çekerken insanların sûretine bakıldığında bazı hâller görülebilir. Zikrederken bir insanı şeytan sûretinde görmek, o insanın o günkü durumunu mu yoksa genel sûretini mi yansıtır? Böyle bir durumda ne yapmalıyız?
Normalde belli bir noktaya gelinceye kadar dervişler her gördükleri bu tip şeyleri “bu benim nefsim” diye düşünürler. “Bu benim nefsim” diye tefekkür ederler ve kendilerini terbiye ederler. Yani dervişliğin ilk mertebelerinde gördüğün her hâli kendi nefsine yorumlamak esastır.
Allah Dostunun Yüzüne Bakmak
İnternetten birisi “Allah dostunun yüzüne bakmak 150 yıllık nafile ibadetten daha efdaldir” diyor. Sizce bu ne kadar doğrudur? Ben böyle bir hadis bugüne kadar hiçbir yerde okumadım, bir şey diyemem. Allah affetsin.
Abdülkâdir Geylânî Olmak İçin Günahsız Aileden Mi Doğmak Gerekli?
Günahsız aile bulur musunuz ki bu devirde? Veya herhangi bir devirde? Peygamber sallallâhü aleyhi ve sellem hazretleri hariç, doğru bir dinî hüküm değildir bu. Hiçbir kimsenin velâyeti, ailesinin günahsızlığına bağlanmamıştır.
Peygamberi Rüyada Gayrimüslim Sûretinde Görmek
Peygamber sallallâhü aleyhi ve sellem hazretlerini rüyada Müslüman olmadan öldüğünü bildiğimiz birinin sûretinde görebilir miyiz? Sen o kimsenin Müslüman olmadan öldüğünü nereden biliyorsun? Son nefesinde yanında mıydın ki?
Ramazanda Etikâf Hükümleri
Ramazanda bir saatlik etikâfa girebilir miyiz? Bir beldede en az bir kişi girmeli demiştiniz. Normalde saatlik etikâf da olur, günlük de olur, yarım günlük de olur. Ramazan etikâfı sünnet olan 10 gündür. Ama bunun dışında kısa süreli etikâf da câizdir. Gücünüzün yettiği kadar yapın.
Gece Korkarak Uyanan Çocuklar
Gece korkarak, ağlayarak uyanan çocuklar için ne yapabiliriz? Felak-Nâs sûrelerini okuyun. Yatmadan önce çocuklarınıza Muavvizeteyni (Felak ve Nâs sûreleri) okuyup üfleyin.
Borç Para ve Zekât: Hanefî Fıkhında Detaylı Bir İnceleme
Vermiş olduğumuz borç para zekâta dahil olur mu? Bu mesele birkaçtır soru soruluyor, bugün de biraz bu konunun üzerinde çalıştım.
İlk Hanefîlerin Görüşü
Hanefîler, bir kimseye borç para verdiğinizde o borç verdiğiniz parayı zekâta saymayı uygun görmemişler. Ancak şöyle demişler: O kimseye parayı vereceksin, o parayı kendi zekâtını ödemek için alacak; sonra sana borcunu öderse ödeyebilir. Veyahut borçlu olan kimse gelir, “Benim sana borcum var ama ödeyecek gücüm yok, bana zekâtını ver, ben sana borcunu ödeyeyim” der. O kimse ona tekrar para verir, o kimse onun zekâtını öder. İlk Hanefîler genel olarak böyle ictihat etmişler.
Borçlu Kimsenin Sorumlulukları
Borcu olan kimsenin normalde itidalli davranması, israf etmemesi gerekir. Borçlu kimsenin dikkatli harcaması, dikkatli yiyip içmesi, çalışması, koşuşturması, mücadele etmesi lâzım. Ama insanlar bu noktada düzgün davranmıyorlar. O kimsenin borcu var, bir bakıyorsun ne uçuk hayatlar yaşıyor. Borcu var, senden benden fazla yiyip içiyor, senden benden fazla harcıyor.
Bu sefer alacaklı kinleniyor. Adamın borcu var, millete ziyafet çekiyor. Borcu var ne israf ne israf. Önce borcunu öde! Borçlu olduğu hâlde gösteriş yapan, lüks yaşayan insanlar aslında psikolojik sıkıntı yaşıyorlar. Bunlar kişiliklerini tamamlayamamış, kimlikleri oturmamış insanlardır.
Sosyal Medyada Kendini İspat Çabası
Bazıları vardır, kendisini ispat etmek ister. “Bakın ben de böyle yaşıyorum” demek için filanca restoranda selfie, filanca mekânda selfie… Boy boy Facebook’a, Instagram’a fotoğraflar. Yediğini, içtiğini, giydiğini paylaşır. Kadın erkek hiç önemli değil. Bunlar kimlik ve kişilik bozukluğu yaşayan insanlardır. Psikolojik sendrom yaşıyorlar. Muhakkak tedaviye ihtiyaçları var. Hasta, rahatsız; hoş görün, toleranslı davranın.
Ortadaki ve Sonraki Hanefîlerin Görüşü
Ortadaki Hanefîler şunu evlâ görmüşler: Borçlu olduğu kimseye “Senin bana borcun yok, bu konuda rahat et” demek veya “Senden olan alacağımı zekâtıma saydım, bana borcun yok” demek. Varsa senedi elinden almak. Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu da bu noktada bir ictihat yayınladı: Bir kimsenin borçlusuna böyle diyebileceğini ve bunun zekâta sayılabileceğine dair fetvaları var.
Deliller: Bakara 280 ve Tevbe 60
Bakara Sûresi ayet 280’de borçlulara kolaylık gösterilmesi emredilmiştir. Tevbe Sûresi ayet 60’ta ise zekât verilecek sekiz sınıf içerisinde “borçlular” (el-gârimîn) açıkça sayılmıştır. Bu ayet-i kerimelerin ışığında bir kimse, alacaklı olduğu kimseye “Bunu zekâtıma saydım, bana borcun yok” demesi zekât olarak geçtiğine dair yenilerin ictihatları var.
Hem ortadaki Hanefîlerin hem de Diyanet’in ictihatları bu yöndedir. Eski Hanefîler bunu böyle kabul etmemişler; bunun altını çizelim.
Benim Duruşum ve Uyarı
Bana derseniz ki “Sen ne yapardın?” Ben alacağımı zekâta saymazdım. Özellikle ticaret erbabında “Ne olacak, zekâtına saysın” mantığı gelişebilir. Bu, insanların borçlarına karşı olan ciddiyetini ve ticaretlerine karşı olan disiplini yok eder. Ben eski Hanefîlerin ictihatında duruyorum: Borcunu zekâta sayamazsın.
Ama dergâh içerisinde kardeşlerin arasında, ticaret dışı küçük borçlarda bu yeni ictihatlar uygulanabilir. Kişi kendi durumuna göre karar verebilir.
Borç Verirken Dikkat Edilecekler
Bir kimse borç para verirken günü belli değilse, borçlu ne zaman eline geçerse o zaman öder; ona gün konmaz. Eğer günlü borç alıyorsa —mesela “üç aylığına beş bin lira verir misin?”— o kimse üç ay sonra borcunu vermek zorundadır. Ahdini yerine getireceksin. Vaadini yerine getireceksin. Alacaklıya bir daha istetmeyeceksin; gününde götürüp vereceksin.
Derviş kardeşler de kendi aralarında bunu yapıyorlarsa gevşetmeyecekler. İnsanları dervişlikten ve derviş kardeşlerle olan yardımlaşmadan bıktırmayacaklar. Yola zarar vermeyecekler. Taahhütlerini yerine getirecekler.
Alacakların Zekâta Dahil Edilmesi
Alacaklı olduğumuz para zekâta dahil edilir mi hesaplanırken? Evet. Kesin gelecek olan alacaklar zekâta dahil edilir. Kesin olmayan, tereddütlü alacaklar ise zekâta dahil edilmez. Ticaret yapan kardeşler, durumunuz yerindeyse kesin gelecek alacakları listeye koyun, zekâtını verin. Allah bereketlendirsin.
Karınca İstilasına Karşı Doğal Çözüm: Tarçın
Evi karınca bastı, ne yapmalıyız? Biz sûfîler, bir böcek bize zarar vermedikçe onu öldürmeyiz. Aktarlarda satılan bir bitki tozu var, serpilince karıncalar gelmiyormuş. Tarçın da aynı etkiyi gösteriyor: tarçın serpilince karıncalar terk ediyorlar. Tekkede denendi, tarçından terk-i diyâr ettiler. Hem güzel, eviniz tarçın kokar!
Dergâhta Selamlaşma Âdâbı
Dergâhtaki arkadaşlar birbirine her zaman selam vermeli mi? Evet! Selâmı yayınız. Hadis-i şerif ile sabit bir emirdir. Dergâhta insanlar birbirine selam vermezse kim birbirine selam verecek? Biz daha fazla selamlaşacağız hatta.
Sahâbe-i Kirâm, küçücük bir taş-kaya parçası ikiye ayrılıp birleştiklerinde bile tekrar selam verirlerdi. Birbirinize selâmı yayın inşallah.
Eşini Sevmeyen İnsan Çocuklar İçin Evliliği Sürdürebilir Mi?
Bir insanın eşini sevmemesi düşünülemez. Ama diyelim ki içinde sevgisi kalmadı, çocukları var. “Ben çocuklarımın hatırına evliliği yürüteyim” der mi? Der. Kadınlarda da erkeklerde de bu yaşanır. Bu genel Türk halkının hâlidir: “Çoluğumuz çocuğumuz var, evliliği yıkmayalım” derler.
Bir taraftan bakıldığında güzel; ama bir tarafından bakıldığında 20-30-40 yıl sevmediği bir kimseyle hayat yaşamak kolay bir şey değildir. Saygı giderse sevgi de gider mi? Saygı temeli olmadan hiçbir ilişki sağlıklı yürümez.
Müteşâbih Ayetler: “Biz Yarattık” İfadesindeki “Biz” Zamiri
Yüce Yaratıcı, kâinatı yaratırken “And olsun ki kâinatı Biz yarattık ve Biz genişlettik” buyurmuştur (Zâriyât 51:47). “Biz” derken neyi söylemek istemiştir?
Bu müteşâbih bir ifadedir. Herkes ona bir mana vermiş. Allah “Biz” demiş, öyle lütfetmiş, öyle ihsan etmiş, öyle emretmiş. Bunun üzerinde biz sûfîler “Biz’den neyi kastetti, çoğul mu tekil mi?” diye uğraşmayız. Neden uğraşalım ki? Kalbî sıkıntılı olan, çürük olanlar bunların üzerinde uğraşırlarmış. Bunlar kalbi çürük olanların imtihanlarıdır.
Kötü Ahlaklı İnsanlara Yaklaşım ve Komşuluk Hakkı
İnsanlardaki Kötü Ahlakı Gördükçe Ne Yapmalı?
Kötü ahlakı gördükçe selam bile veresim gelmiyor, bu benim eksikliğim mi? Sûfîlik yolunda bu tür insanlara sabır göstermek mi gerekiyor, yoksa onlardan uzaklaşıp nefsîyle mücadele eden dostlarla mı beraber olunmalı?
Bir insanın beraber olacağı insanlar ayrıdır. Ama insanlara selam vermek, onların yanlışlıklarını-eksikliklerini gördüğün hâlde onlarla muhabbeti kesmeden, “Ola ki bir kelime ben de ona anlatabilirim, ola ki ona bir harf öğretebilirim” düşüncesiyle irtibatı kesmemesi lâzımdır.
Komşuluk Hakkı
Komşu dediğin yakın çevresine hasetlik yapıp uzak kişilere tatlı dil dökmek mi? Etrafına zarar verip uzaktakilere kendini iyi göstermek mi komşuluk? Biz iyi olalım! Bir başkasının ne yapıp ne yapmadığını neden çok önemsiyoruz ki? Biz inatla iyi komşu olalım. Etrafımızdaki insanlar kötü olsa bile biz iyilik yapalım, iyi olmayı öğretelim, gösterelim ve devam edelim.
Ramazan Orucu, Teravih ve Af: Üç Farklı Hadis-i Şerif
Oruç tutan mı affedilir, oruç tutan ve teravih kılan mı? Birkaç teravih kılamayan affedilmez mi? Bu konuda üç farklı hadis-i şerif vardır:
- Kim Ramazan orucunu tutar ve gecesini ihya ederse, annesinden doğduğu gün gibi tertemiz olur.
- Kim 30 Ramazan orucunu tutarsa, Allah bir yıllık geçmiş günahlarını affeder.
- Kim Ramazan orucunu tutarsa —gecesini ihya şartı olmadan— hayatı boyunca işlemiş olduğu günahlarını affeder.
Biz gücümüz yetiyorsa birinci hadise gözümüzü dikelim: Hem oruç tutalım hem gecesini ihya edelim. Böyle yapamadıysak da hiç olmazsa oruçlarımızı tutalım, gücümüzün yetince teravihleri kılalım inşallah.
Teheccüd Namazı ve Niyet
“Gece teheccüd namazına kalkayım da şu işlerim düzelsin diye dua edeyim” niyetiyle gece kalkıp namaz ve dua etmekte bir sakınca var mı? Yoktur. Gece namazı en faziletli nafile namazdır; hangi niyetle kalkarsanız kalkın, o kapıyı çalın.
Misvak Sünneti ve Oruçluyken Kullanımı
Bir hadis-i şerifte “Oruç tuttuğunuz zaman sabahleyin misvaklanın, akşamleyin misvaklanmayın” buyuruluyor. Akşamleyin misvaklanmayın denmesinin hikmeti: Oruçlunun ağzının kokusu Cenâb-ı Hakk’a misk gibi gelir. O yüzden iftar vaktine kadar o kokuyu muhafaza etmek sünnettir.
Kalbe Gelen İlhamlar: Cüneyd-i Bağdâdî Hazretlerinin Sınıflandırması
Cüneyd-i Bağdâdî hazretleri diyor ki kalbe gelen dört şey vardır: Birincisi Allah’tan gelir, ikincisi meleklerden gelir —bunlardan salih kullar için ilham olur. Üçüncüsü nefisten gelir, dördüncüsü şeytandan gelir —bunlar öfke, gazap ve vesveseye sebep olur.
Bir kardeşimiz diyor ki: “Bana gelen ilhamlarda ‘acele etme, ağır ol, sabırlı ol, sakin ol’ diyor. Kimseye kin tutma diyor, sen hep mütevazı ol diyor. Bırak senin üzerine gelsinler, sen onların üzerine gitme. Herkes çok yer içerse sen az ye iç, herkes çok konuşursa sen az konuş. Herkes az zikrederken sen çok zikret, herkes uyurken sen az uyu diyor.”
Ne güzel! Bak kalbin ilham alıyormuş demek ki. Harika. Allah mübarek eylesin inşallah. Kalbi ilham alanlardan eylesin cümle kardeşlere.
Yaşlı Kadınların Selamlaşmada Sarılması
Bayramda veya akraba ziyaretlerinde yaşlı kadınlar merhabalaşırken gelip sarılıyorlar, bu uygun mudur? Normalde yaşlıysa, annemizden yaşlıysa veya annemiz yaşındaysa, Hanefîler câiz görmüşlerdir.
Kaynakça ve Referanslar
Hadis-i Şerif Kaynakları
- Ramazan orucu ve gecesini ihya eden kimsenin annesinden doğduğu gün gibi olması — Buhârî, Îmân 28; Müslim, Müsâfirîn 173-175; Nesâî, Sıyâm 39
- Ramazan orucunu tutanın bir yıllık günahlarının affedilmesi — Müslim, Tahâre 12; Ahmed b. Hanbel, Müsned II/400
- Ramazan orucunu tutanın hayat boyu günahlarının affedilmesi — Buhârî, Savm 6; Müslim, Müsâfirîn 174
- Oruçlunun ağız kokusu Allah katında miskten daha güzeldir — Buhârî, Savm 2 (H. No: 1904); Müslim, Sıyâm 163
- Selâmı yayınız — Müslim, Îmân 93; Buhârî, Edeb 27 (H. No: 6236)
- Misvak kullanma sünneti — Buhârî, Savm 27; Ebû Dâvûd, Tahâre 25 (H. No: 46-47)
- Gece namazının fazileti — Müslim, Müsâfirîn 166; Ebû Dâvûd, Tatavvu 27
Ayet-i Kerime Kaynakları
- Zekât verilecek sekiz sınıf (el-gârimîn dahil) — Tevbe Sûresi 9:60
- Borçluya kolaylık gösterilmesi — Bakara Sûresi 2:280
- Kâinatın yaratılması ve genişletilmesi: “Biz yarattık ve Biz genişlettik” — Zâriyât Sûresi 51:47
Fıkıh Kaynakları
- Alacağın zekâta sayılması meselesi — el-Merğînânî, el-Hidâye, Kitâbu’z-Zekât; es-Serahsî, el-Mebsût, III/20-22
- Borçluya zekât verilmesi — İbn Âbidîn, Reddü’l-Muhtâr ale’d-Dürri’l-Muhtâr, II/339-344
- Etikâf hükümleri: süre ve şartları — el-Kâsânî, Bedâiu’s-Sanâi, II/108-114
- Yaşlı kadınlarla musâfaha — İbn Âbidîn, Reddü’l-Muhtâr, VI/367
- Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu — Borçluya alacağını zekât olarak bağışlama fetvası
Tasavvuf Kaynakları
- Cüneyd-i Bağdâdî hazretlerinin kalbe gelen dört şey tasnifi — Kuşeyrî, er-Risâle, Bâbu’l-İlhâm; Hücvîrî, Keşfu’l-Mahcûb, s. 384-386
- Müteşâbih ayetlerin sûfî yorumu — Sülemî, Hakâiku’t-Tefsîr; İbn Arabî, Fusûsu’l-Hikem, el-Fass el-Mûsevî
Diğer sohbetler: Dergah Sohbetleri
Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi
İlgili Sözlük Terimleri: Hâl, Tevhîd, İhsân, Velâyet, Kalb, Sünnet, Muhabbet, Sabır. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı