Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Dergah Sohbetleri Serisi ·

642. Dergah Sohbeti — Dervişlikte Disiplin, Rüya Satmak ve Esmâ Âdâbı

Mustafa Özbağ Efendi'nin dergah sohbeti: 642. Dergah Sohbeti — Dervişlikte Disiplin, Rüya Satmak…. Tasavvuf, ahlâk ve mânevî yol üzerine kapsamlı açıklamalar.


1. Bölüm

Selamünaleyküm! Allâh gecenizi hayırlı eylesin, ayınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin inşâallah. Kanal İstanbul konusunda tavrımız ne olmalı? Allâh hayır versin inşâallah. Cenâb-ı Hak herkese hayırlı kararlar nasip etsin. Bu konuda vatandaşların çok fazla yapabileceği bir şey yok. Normalde bütün hemen hemen bu konuyla alakalı yazıları takip ediyorum. Sizin şer bildiğinizde, hayır hayır bildiğinizde şer vardır diyor. İnşâallah hayır olur. Ne diyelim? Allâh’a iyi esir inşâallah. Kadın âdetliyken, erkek karısıyla zorla birlikte olursa ödemesi gereken kefaret nedir ve kimlere verilir? Böyle bir şeyde aklımda kaldığı kadarıyla zannediyorum, Cezîr’i de okumuştum dört mezhebe göre diye, hanefiler bir altın miktarı demişler.

Nerede kuyumcular? Yok mu? 292 lira. Normalde böyle bir şey var, kefaret var. Erkek bunu ödemesi lazım ama ağır hadisler var bu konuda. Bir erkeğin bunu bile bile zorla yapması büyük günahı kebâir. Bazı hadîs-i şeriflerde daha da ağır. Allâh muhafaza eylesin. Ama kefaret sorulduğu için böyle söylüyorum. Bundan erkekler kaçabildikleri kadar kaçsınlar. Bu normal bir şey değil. Böyle şimdi yeni yeni akımlar çıkıyor. Bu yeni yeni akımlarda bunları basit almaya çalışıyorlar. Bunlar basit değil, Allâh muhafaza eylesin. Şeyden hareket ediyorlar ya, ay hâli varken namazda kılınabilir, Kur’ân-ı Kerîm’de okunabilir, bunun akabinde Beytullah’a da gidebilir, bunları söylüyorlar ya. Bunun akabinde tabii o kimse bu sefer erkek cinsel ilişkiye de girebilir.

Hükmü arkasından kendiliğinden koşuyor. Allâh muhafaza eylesin. Çok ağır hadisler var. Kafamdan geçiyor bazen şunu bitireyim ondan sonra başlayayım diyordum ama bir hâli daha var. Cinsel suçlarla alakalı burada birkaç ders yapmayı planlıyorum. Gerekirse öne alabiliriz inşâAllah. Şimdi soru olunca önümüzdeki haftalarda birkaç ders böyle cinsel suçlarla alakalı bir sohbet yapalım. Çünkü insanlar sapkınlaşmaya başladı. Allâh muhafaza eylesin. Anlatılmış bir rüyasını anlatmak isteyen birini dinlemek doğru olur mu? rüyasını, şimdi rüya anlatılmaz diye bir kâid yok. Sâlihleri anlatınız eyvallâh. Dervişler sâlih insanlardan sayılır mı? Eyvallâh. Ama rüyadan bir işaret varsa eğer umuma ait, dervişliğe ait. o zaman normalde o rüya gerçekten böyle bir irşadi bir rüyaysa bu anlatılır.

Ama yok kendisinin methedilmesini istiyorsanız çaylarınız da için. Kendisinin methedilmesini istiyorsa, kendisi rüya satıcısı oluyorsa bunlar sıkıntılı şeyler. Sûfî eğitimi bunlara müsaade etmez. Kimisi böyle hal satar, rüya satar. Bu sefer görmediğini de söylemeye başlar. Bu sefer farkında olmaz. Karşıdaki insanları etkilemek için bunu yapmaya çalışır. Bunlar çok hoş şeyler değil. Bunlar dervişlerin arasında böyle iş farklı noktaya gitmeye başlar. Onu önlemeye çalışıyoruz. bir kimse kendince görmüş olduğu rüyayla veya hâlle kendi nefsini yüceltmeye başlıyor. Sonra ben böyle rüya görüyorum. Ben de hatam olur. Ben böyle haller görüyorum. Ben de böyle şey mi olur veya ben bir şey yapsam beni uyarırlar.


2. Bölüm

Benim rüyam açık. ben şöyle olmuş olsa bana böyle olur. Bana böyle olmuş olsa ben böyle olurum. Bunlar duyduğumuz şeyler hep. Bildiğimiz duyduğumuz şeyler bunlar. Bunu normalde kendi dervişlik dönemlerimizde bizatihi birisini ikaz etmeye çalışıyorsun. Birisine bir şey söylemeye çalışıyorsun. O diyor ki ben bir şey yapsam beni rüyamda ikaz ederler. Allâh Allâh. Veya eşine öyle söylüyor. Çocuklarına öyle söylüyor. çok önemli bir kimse o. o bir hata yapsa ona söylerler etrafı. Onu muhakkak bildirirler. Bunlar dervişlerin dervişliğini bozan şeyler. Arkadaş günah-i kebâir günah-i kebâirdir. İllaki bunun için sana özel rüya gösterilmez. Kötü söz kötü sözdür. Bunun için sana rüya gösterilmez. Gösterilirse zaten yerin dibine gir.

Sebep, sen o kadar aşağının aşağısına düşmüşsün ki artık senin günah-i kebâirinin yüzüne çarpıyorlar senin. Yerin dibine girse. Bakın günah-i kebâir günah-i kebâirdir. Bakın günah-i kebâir günah-i kebâirdir. Şeyh de olsan, halife de olsan, zâkir de olsan, nakip de olsan, nükabbâ da olsan, sukabâ da olsan ne olursan ol. Günah-i kebâir günah-i kebâirdir kardeşim. Hiç kimsenin özelliği yoktur. Hiç kimsenin. Yok o hata yapmazmış da hata yapsaymış ona söylerlermiş. Otur edepsiz, terbiyesiz. Yol vuruculuk yapma. Kim dedi sana elin karısına laf söyle diye? Kim dedi sana başkasının kızına karısına iliş diye? Kim dedi sana başkasına belaltı muhabbet yap diye? Sakalınla, tavuşluğunla, daha da ilere gideyim şimdi.

Ders yaptırmanla. Kim dedi sana? Hem cartıncaksın ben iyi dervişim diyeceksin hem de belden aşağı konuşacaksın. Hem bir de bu dergâhta konuşacaksın. Sonra geleceksin bir de benim gözümün içine bakacaksın. Öğendirek mi zannettiniz? Sustukça yeri yarmıyorsunuz. Kabak yarıyorsunuz. Yapanlar için söylüyorum. Dilinize sahip çıkın. Bırak. Yok rüyasında görmüş de onu ondan nikahlamışlar. Gel bana anlat. Kimden nikahlandığını söyleyeyim sana. Nerede görülmüş evli bir kadını bir başkasıyla nikahlandı? Yok manada nikahlanmış. Onun manasındaymış. Yerim senin mananı. Anlatmayın. Rüyam mı anlatacağım? Buradayım ben. Bugün anlatamadın yarın anlat. Üç gün sonra anlat. Anlatma ya hiç anlatma. Ne gidip sen gördüğün kadını anlatıyorsun onu?

İçin gidiyor çünkü yavşıyorsun. Yavşuyorsun. İmtihanı kaybediyorsun. Arkadaşlar yol disiplin ister disiplin. Dervişlik disiplin ister söz dinlemek ister. Dervişlik edeb ister terbiye ister. Dervişlik senin kendi olanına dahi el uzatırken dikkat etmek ister. Gözüne kaşına diline dikkat etmek ister. Öyle aman bunlar böyle dervişlikten kaybolmasınlar da biz bunlara seslenmeyelim. Biz o yolları geçtik. Biz oraları geçtik. Anlına çakılacaksa anlına çakarım. Kalbine çakılacaksa kalbine çakarım. Gözüne çakılacaksa gözüne çakarım. Almadın bu dersten bu sohbetten bir şey almadın nerene çakılmak isteniyorsa orana çakarım. Dergahını bırakacaksın Allâh yolunu açık etsin yürü git. Çekip gidecek misin şimdi git hem de.


3. Bölüm

Şimdi git gözüm varsa gözüm çıksın. Gözüm varsa gözüm çıksın. Yapmayın. Bu sözüm erkeklere. Herkes dostluğu derviş olacak. Bir insan günah kebari ister mi? İster. İster ya hepimiz isteriz. Ben de isterim hepiniz istersiniz. Bunu sufilikle tasavvufla örtmeye çalışmak büyük ahlaksızlık. Bunu dervişlikle örtmeye çalışmak büyük ahlaksızlık. Yapma dervişliği böyle öne sürme perdeleme. De ki içtim ben ya gel seveyim seni ya. Yok hem içecek hem biz haram işlemiş olsak bize söylerler. Kimsin sen ya? Bu lafı söyleyenlere söylüyorum. Sen kimsin kardeşim? Sen kendini ne zannediyorsun? Sana neden söyleyecekler? Ne özelliğin var senin? Sen şehliye mi koşuyorsun? Seçilmiş misin sen sana söyleyecekler? Sen seçilmişsen, sen veliliğe koşuyorsan senin çıtını dahi söylerler yapma diye.

Zaten söyleseler ödün kopar senin elin karısına kızına ele bir şey yapacağım zarar vereceğim diye. Ödün kopar söyleseler. Tiril tiril titrersin. Öyle bir şey olmuş olsan zaten birisine yan gözden baksan bütün sabaha kadar senin gözün patlar ağırdan. Sen ne olur bana söylerler diyorsun söylemezler miden patlar doktora gidersin midene ilaç bulamazsın. Yediğinde haram varsa sen bekle sana söyleyecekler diye. Ne söyleyecekler sana? Kimsin ki? Allâh muhafaza eylesin. Âmîn. Nefsimize uymayalım. Kendimizi dev aynasında görmeyelim. Biz Kur’ân ve Sünnete sımsıkı yapışalım. Biz haramlardan uzak duralım. Biz eşimizi, çoluğumuzu, çocuğumuzu, yakın dairemizi, yakın dairemizi, güzel ahlakımızı da süsleyelim.

Yakın daireni. Sen yakın daireni hoşnut edemiyorsun. Yakın dairene geçinemiyorsun. Kimle geçineceksin sen? Eşin rahatsız, çocukların rahatsız, kayınvaliden rahatsız, kayınpederin rahatsız, annen rahatsız, baban rahatsız, kardeşlerin rahatsız. Senden. Sen nerede güzel ahlaklı dervissin ya? Arkadaşlar dervişlik güzel ahlak. Güzel ahlak. Dervişlik Allâh’tan korkmak. Dervişlik Hazreti Peygamber’in sünnetine uymak. Dervişlik dost doğru olmak. İp gibi olmak. Dervişlik yol kesici olmamak. Dervişlik yaptığın hatayı dervişlikle örtmeye çalışmak. Onu böyle ne bileyim dervişiz biz ya onlar değil. Yaptıysan dost doğru yap. Ama bunu dervişlik örtüsüne büründürme. Yolun örtüsüne büründürme. Bütün sinsileyi bütün yolda gidenleri rekeliyorsun o zaman.

De ki ben nefsime uydum. Gittim bir kadınla konuştum. De ki ben nefsime uydum. Aldım o kör olmayasıcı telefonu. Gittim oradan seks sayfalarını dolaştım. De ki ben nefsime uydum. Gittim o sayfalardan bir kadınla görüştüm. De ki ben nefsime uydum. Dervişlik ağabey mabey dediler bana. Benim gönlüm kaydı ona. Vay senden benim nikahımı kıydılar dediler. Ben hata yaptım de ya. Bu kadar. Yakın dairenine niye geçin? Hem burada geleceksin dervişlik yapacaksın hem de eşini dövcen sövcen hakaret edeceksin. Hem geleceksin dervişlik yapacaksın. Çoluk çocuk senden uzak duracak. Hem geleceksin dervişlik yapacaksın. Her türlü hayata halkı değişeceksin. Bir de onu diyeceksin ki bize haber verirler. Yapmayalım.


4. Bölüm

Ondan sonra o rüya satacaksın her yere. Anlatma ya. Kabirde rüya kurtarmayacak seni. Seni kabirde rüya kurtarmayacak. Soracak Rabbike nebike dinike imanike. Bakın namazına. Mahşerde rüya seni kurtarmayacak. Hesaba çekileceksin. Zerrece hayır işlerinin hayırı karşılıksız kalmaz. Zerrece şer işlerinin şerri cezasız kalmaz. O günü düşün. Dervişlik o günü düşünüp o anı düşünüp oraya hazırlık yapmak. Gözüne sahip çık, kulağına sahip çık, diline sahip çık, eline sahip çık. Bir adam sen değilsin. Bir yakışıklı erkek de sen değilsin. Sen değilsin. Bir belagatlı sen değilsin. Allâh muhafaza eylesin. O yüzden evet rüyalar güzel. Bu dergahda rüya çok görülür eyvallâh. Hal de görülür eyvallâh. Bizim istikametimiz bununla eyvallâh.

Yolumuzun delilidir eyvallâh. Hadise de sabit eyvallâh. Ahir zamanda peygamberlerin 46 cüzünden bir cüzdür sahih rüya eyvallâh. Ahir zamanda mübeşşirat kapısıdır sahih rüya eyvallâh. Nedir mübeşşirat kapısı? Müjdedir. Nedir mübeşşirat kapısı? Delildir eyvallâh. Eyvallâh. Ama sakın böyle rüya gördük diye sizin başka yanlışlı işler yapmanızı, hatalı davranmanızı, göz göre göre günahı kebar işlemenizi gerektirmez. Göz göre göre anne babaya isyancı olmak, göz göre göre eş ve çocuklara zulmetmek, göz göre göre zinaya dalmak, göz göre göre fuhşa dalmak, göz göre göre derviş kardeşlerinden, Müslümanlarından kalkıp da faiz yemek, göz göre göre kalkıp da her türlü günahı kebarı, günahı kebar olduğu halde dervişlik örtüsünün altında bunları saklamaya çalışmak yok kardeş bunlar.

Bir tek sen rüya görmüyorsun. Senin gördüğün rüyayı da gören vardır. Senin gördüğün hali de gören vardır. Sen bir tek gördüğün rüyayı, sen kendince rüyayı süslemeye çalışma. Senin rüyanı daha görmezden önce, senin rüyanı gören vardır. Sen bu yolları boş mu zannettin? Sen daha hali görmeden, daha senin halini gören bir kimse, halinde gören bir kimse vardır. Sen bedava mı zannediyorsun bu işleri sen? Bedave zannediyorsan aldanıyorsun. Sen daha yavşarken senin yavşadığını gören vardır. Sen bedava mı zannediyorsun dervişliği? Senin daha gönlün kayarken gönlünün kaydını gören vardır. Allâh gösterirse ne yapacaksın? Kadını erkeği. Neden sûfî olur insanlar kendilerini disiplin etmek için? Neden derviş olur?

Neden? Kendisini disiplin etmek için. Allâh’a yakın olmak için. Resulüne yakın olmak için. Sufiliği neden yaşar insan? Allâh ve Resulüne yakın olmak için. Arkadaşlar dikkat edin. Bizim burada hiç kimseden bir menfaatimiz yok. Hiç kimsenin burada bir menfaati yok. Para toplamayız, pul toplamayız, kitap satmayız, dergi satmayız, CD satmayız, ticaret yapmayız. Bizim işimiz yok. Biz Allâh’a vakit etmişiz kendimizi. Paranız, pulunuz, malınız, mülkünüz, eviniz, barkınız, karınız, çolunuz, çocuğunuz her şeyiniz sizin. Bizi ilgilendirmez. Bizi ilgilendirmez. Allâh için burada duracak herkes. Allâh için yaşayacak. Allâh için burası. Bir cemaata, başka cemaatlara, tarikatlara, partiye, purtiye, ona buna benzemez burası.


5. Bölüm

Karıştırmayın. İç cemaat, B cemaat, C cemaat benzemez burası. A tarikat, B tarikat benzemez burası. Adam orada ders kağıdını 100 liraya satar. Adam orada rüya dinlemeye 100 lira alır. Adam orada şeyhi camakanını içine koyar. Sen karşıdan melül melül bakarsın. Adam orada dergi satar, CD satar, kitap satar, satar da satar. İçlerinden zekat toplamaya memurları tayin ederler. Zekat toplar, para toplar, himmet toplar. Toplar da toplar. Onların hepsini görmüş yaşamış insanız. Burası karıştırmayın. Burada mana çalışır. Burada mana çalışır. Burada ilim manadır. Burada zahir çalışmaz. Burada mana çalışır. Sen allame-i cihan olsan burada senin hesabın görülür. Beş paraya satarlar seni burada. Sebep? Kalbin harekete geçmediyse senin burada yerin yok.

Kalbin harekete geçecek. Ne diyor Üstad Bediüzzaman? Kalbi harekete geçmemişse, tarikattan hissesi yok ise bugünkü zındıkanın karşısında imanı muhafaza etmesi müşkülleşmiştir. Adi, samimi bir ehli tarikat. Adi, samimi bir ehli tarikat. Silsiliğe, meşahiye duyduğu şedid muhabbet cihetiyle asla zındıkaya düşmez. Burası öyle bir yer. O yüzden dikkat edecek herkes. Herkes dikkat edecek. Ben dahilim buna. Hepimiz dikkat edeceğiz. Hepimiz nefsimizle mücadele edeceğiz. Hepimiz Kur’ân ve Sünnet tarihinde durmaya çalışacağız. Hepimiz. Hepimiz dost soru dervişlik yapacağız. Hepimiz. Burada şeyhti, nakipti, nükabbaydı, zakirdi. Yok kardeş burada. Burada herkes ustada bir, çırakta bir. Hz. Mevlânâ ne diyor?

Toprağa girdin mi diyor. Toprağın altında ustada bir, çırakta bir. Biz toprağın üstünde bir etmeye çalışıyoruz. Burada ustada bir, çırakta bir. Sohbet edeceksen gel burada otur. Biz seni dinleriz. Şeyhlik yapacaksan gel burada otur. Biz sana müridlik yaparız. Pirlik yapacaksan gel otur kardeş. Biz sana dervişlik yaparız. Hiç sıkıntımız yok. Şeyhlik, pirlik davamız yok. Davamız Kur’ân, Sünnet, Vatan, Millet. Bu kadar. Ta yıllar önce Bursa’da bir söz verdim. Dedim ki bir gün gelip de sizin önünüzde milletvekili adayı olmayacağım dedim. Belediye başkan adayı olmayacağım. Belediye meclis adayı olmayacağım dedim. Olmayacağım dedim. Olmadım. Olmayacağım da. Ta yıllar önce dedim sizden bir kuruş istemeyeceğim dedim.

Bir kimse diyemez bir kuruş istedin diye. Bir kuruş. Bir kimse diyemez bana bir kuruş borcun var diye. Bir mali müşaviri savaşa varsa vardır. Savaş neredesin? Sana borcun vardır herhalde şimdi. Yok vardır ya. Vardır. Ona borcun bitmiyor. Yoksa başka hiçbir şey yoktur. Bitti. Arkadaşlar dervişlik yapacağız hep beraber. Hep beraber dervişlik yapacağız. Neden bu kadar atarlısın diyeceksin onu da söyleyeyim. Geçen hafta cumartesi için bayanlardan birisi buraya bir yazı yazdı. Ondan sonra istişare ediliyormuş orada beylerimizden para isteniyormuş diye. Hüseyin’e sordum. Adnan’a sordum. Cafer’e sordum. Bilmiyoruz dediler. Onlara daha önce dedim. İsterlerse vermeyin dedim. Benim adım kullanılırsa vermeyin dedim.


6. Bölüm

Tekrar söylüyorum. Arkadaşlar sizden bir ücret istenirse vermeyin. Kim istiyorsa da onun adını bana bildirin. Bu dergâh adına kim para istiyorsa sizden onun adını bana bildirin. Böyle bir şey yok. Allâh muhafaza eylesin. Yok öyle bir şey. Arkadaşlar burası sûfî topluluk. Herkes gönüllülük esasına. Hiç kimse zorunu değil hiçbir yere derse gitmeye, semaya gitmeye, şuna buna gitmeye. Zorunu değil hiç kimse. Kadınlar normalde yazdılar bana. Dediler ki böyle böyle eşlerimiz derse çok gidiyorlar filan. Başkaları da telefondan söyledi. Erkekler söyledi. Arkadaşlar benim adım Mustafa Özba. Ben 30 kusur yıldan beri dergâh faaliyetlerinin içindeyim. Benim hiçbir dönemde hiçbir zorunlu bir şeyim olmamıştır.

Burası gönüllülük esası. Canı isteyen sema eder istemeyen etmez. Canı isteyen derse gelir istemeyen gelmez. Canı isteyen herhangi bir diş programa gelir. Canı istemeyen gelmez. Netim. Bu sorumluluğun altına girmem. Hiç kimsenin evi, işi, aşı, eşi benim yüzümden bozulmasın. Allâh muhafaza eylesin. Bir yerlere güvenip de yola çıktıysam o yol bana haram olsun. Ben Bayındır’da bir kişiydim. Ben kalktım ders aldım. Bir kişiydim. Ben tek başıma yola çıktım. Ödemiş’e gittim. Ödemiş’te hiç kimse yoktu. Ödemiş’ten Bursa’ya geldim. Bursa’da da kimse yoktu. Bursa’dan Aydın, Nazilli, Denizli, Konya, Samsun, Kayseri, Şeyh Efendi’nin sağlığında gittiğim yerler daha sayamadığım yerler var. Hiç kimse yoktu oralarda.

Cenâb-ı Hak bahşetti. Oralarda şeyhimin zamanında bir sürü derviş oluştu. Şeyhim vefat etti. Ben anahtarı teslim ettim. Dedim ki bugüne kadar yaptıklarımın hepsi de şeyhimin adına yapmıştım. Anahtarı teslim ettim. Dergâhın sahibi kimse gelsin dergâhın başına otursun. Nerede ne ders yapıyorsa yapsınlar dedim. Bunu böyle konuşmak istemiyorum. Şeyh Efendi’nin gittiği bütün çorumlacı, Mustafa Efendi’nin haricinde gittiği bütün her yere hepsinde emeğin vardır. Hemen hemen hepsinde zâkirleri bana aittir. Anahtarı teslim ettim, çektim kendimi kenara. Sonra yeniden başladım. Barbaros İstanbul’da tek başınaydı. Doğru mu Barbaros? Bursa’dan dedim ki göç İstanbul’a. Çanakkale’de hiç kimse yoktu. İlk Halit’le karşılaştık.

Doğru mu Halit? Bir programda. Gelibolu Mevlânesi. Evet. Hiç kimse yoktu. Bak bir tek Halit. Hayal sattım ona hayal. Bildiğiniz hayal sattım. Ben iyi hayal satarım. Sattığım hayal tecelli etti. Doğru mu Halit? Hiçbiriniz bilmiyorsunuz. Son programı Halit’e satmıştım ben. Kaç yıl oldu Halit? 11 yıl önce son yaptığımız şey baruzu Halit’e sattım ben. Oturdum Halit’e sattım. Halit, Gelibolu böyle olacak dedim. Bütün Balkanlarda ne kadar şey efendi varsa dedim Gelibolu’yu toplayacağız dedim. Gelibolu dedim Balkanlara çıkış noktamız bizim. Kapımız olacak dedim. Evet hayal sattım. Ben iyi hayal satarım. Bakın ne diyorum. İyi hayal satarım. Bak Yunak var orada. Yunak’ta hiç kimse yoktu. Doğru mu Akşehir?


7. Bölüm

Hiç kimse yoktu. Halbuki ileride Konya’da şey efendinin dervişleri var. Konya’yı ben kendi ellerimle kurdum. Ben buradan Ay’da iki sefer üç sefer Konya’ya sohbete gidiyordum. Bursa’dayken. Samsun, Kayseri. Kayseri’nin zakiri Bursa’dan gitme. O Kayseri’ydi. Oraya göçtü onu zakir ettim. Dedim başlayacaksın orada dedim. Hayal satarım ben. Nerede? İzmit. Cemil. Cemil burada okudu. İzmit’e gitti. Bir kişiydi. Doğru mu Cemil? Doğru mu Cemil? Kaç yıldır geliyorum oraya? On beş yıl olmuş. On beş yıl. Alnının terini yemek var ya. Bu muhteşem bir tattır. Dargahta, evde, işte. Alnının terini yersin. Alnının terini. Bu muhteşem bir şeydir. Neden 28 Şubat’ta yıkamadılar bizi? Bir gediğimizi bulsalardı, dağıtırlardı.

Bir götürdüklerinde üç dört gün birden götürüyorlardı. İki gün, üç gün, bir gün. Teftiklenmedik yanımızı bırakmıyorlardı. Hala da bırakmıyorlar. Sanki bırakıyorlar mı şimdi? O yüzden buradan bangır bangır bağırıyorum. Evet. Verilmeyecek hesabımız yok kardeşim. Kim para toplamaya kalktıysa bana bildirin. Bizim adımıza kim yapıyorsa ve kim yaparsa vermeyin. Vermeyin. Tekrar söylüyorum. Vermeyin diyorum bakın. Vermeyin diyorum bakın. Bizi kimse kirletmeye kalkmasın. Vermeyin diyorum bak. Tekrar tekrar söylüyorum. Yok böyle bir şey. Benim halim vaktim yerinde. Benim ticaretim yerinde. Mal satarsam almasın dervişler benden. Evet. Aman ağam. Asla. Sakın ağam. O yüzden bu ara her kolaylığın yanında zorluk vardır.

Her mutluluğun yanında bir mutsuzluk vardır. Programları yaptık. Artçıları sonradan içimizden geliyor. Dışarıdan geleceğine içimizden geliyor. Tövbe edelim hep beraber. Kendimize gelelim. Allâh muhafaza eylesin. Âmîn. Cenâb-ı Hak nefsimize uydurmasın. Âmîn. Yok zorla semaya. Kimi götürmüşüz kardeşim zorla semaya. Gelmeyin kardeşim. Zorla kimi ilahiye götürmüşüz. Gelmeyin kardeşim. Gelmeyin. Zorla gelecek olan gelmesin. Bu derse de gelmesin. Ha kendini disiplin etmek için zorluyormuş. Beni ilgilendirmez. Ben hiç kimseyi zorlamam. Buna eşim ve çocukların dahil hayatımın hiçbir döneminde hiç kimseyi zorlamam. Ben içi dışı meydanda insanım. Ben eşimi de zorlamam. İstediği anda boşanabilir benimle.

Ben çocuklarımı da zorlamam. İstedikleri anda beni bırakabilirler. Benim hayatımda zorluk yok. Dervişler istedikleri anda bırakabilirler. Zorluk yok kardeşler. Zorla bir şey yok bende. Allâh muhafaza eylesin. Hiç kimseye. Ben kendini hepsini zorlarım. Bu ayrı. Ben kendimi disiplin ederim. Bu ayrı. Ben kendimi süründürürüm. Bu ayrı. Ben kendimi gömerim. Bu ayrı. Ama bir başkasını zorla bir şey yok. Ha birisi de bir işin ucundan tutmuş mu ben yapacağım diye. Ona derim ki sen bu işi yapacaksın kardeşim. Ya diyeceksin ki ben bu işi yapmak istemiyorum. Bırakacaksın gideceksin. Biz senin yerine o işi yapacak birisini koyacağız oraya. Benim meşhur lafım. Mezarlıklar vazgeçilmez insanlarla dolu. Hele sufilikte sakın ha yerim dolmaz diye düşünme.


8. Bölüm

Bir pir efendi koca pir vefat ediyor da anında da son nefesini verirken şak. Öbürküne vazifeyi veriyorlar diyorlar ki pir sensin şimdi. O kırtlardan eksilen yok. 80’lerden eksilen yok. 120’lerden eksilen yok. 200 kırtlardan eksilen yok. 360’lardan eksilen yok. O 500’lerden binlerden eksilen yok. Daha vefat eder etmez. Tıkır ta anında. Sen kendi kendine de ki ben şöyleydim ben ağaydım ben paşaydım. Geç kardeşim. Nice ağalar paşalar yatıyor toprağın altında. Nice veliler nice peygamberler yatıyor toprağın altında. Nice şehitler yatıyor toprağın altında. Yenilerini gömüyorlar daha üstüne. Hiç kimse vazgeçilmez değil. Buna bütün herkes ve hepimiz dahiliz. Biz dervişlik yapalım dost doğru. Biz sûfîlik yapalım dost doğru.

Rüya satmayalım, hal satmayalım. Dervişlik satmayalım. Biz işimizi dost doğru yapalım. Nefsimizle mücadele edelim. Eşimizle, çoluğumuzla, çocuğumuzla, arkadaşlarımızla, kardeşlerimizle iyi geçinelim. Biz derinleşmeye çalışalım. Zikrimizi tam yapalım. Takva sahibi olalım. Haramlardan uzak duralım. Dervişliğimiz bizi aldatmasın. Vay filanca Şeyh Efendi’ye intisaplıyız. Bu bizi aldatmasın. Biz dost doğru dervişlik yapalım. İnşâAllah. Kanal İstanbul. Oğlum bu bizim insanımız ne kadar çok siyasetle ilgili. Hele dervişler bizim. Normalde Kanal İstanbul’la alakalı evet gerçekten araştırılıp soruşturulması lazım. Bakılması lazım. Gizli bir ajanda var mı yok mu bilmiyoruz. Eğer varsa insanların bu memleketin zararına gizli ajandaları Allâh onları yerli yerine getirmeden yerle yeksan eylesin.

Sufiyiz bizim başka işimiz olmaz. Bu memlekete zarar verecek memleketin zararına olacak zararına her ne var ise Cenâb-ı Hak yerle yeksan etsin inşâAllah. Onların oyunlarını bozsun onlara oyun kurdurmasın inşâAllah. Cenâb-ı Hak bu memlekete bu millete ümmeti Muhammed’e zarar verecek kim varsa Cenâb-ı Hak durdursun inşâAllah. Bizim davancamız yok, tüfemiz yok. Allâh bizi iyi etsin inşâAllah. Seferi olan bir kimse seferi olmayan bir imamın ardında namaz kılıyorsa iki rekattan sonra selam verir mi ya da namazı imamla beraber tamamlar mı? Eğer seferi olan bir kimse seferi olmayan bir imama tabi olduysa dört rekatsa dört rekat, üç rekatsa üç rekat namazını tam olarak kılacak. Seferi olana muhkim olan tabi olduysa eksiğini tamamlayacak.

Bir kimse samimiyetini ve ihlasını nasıl arttırır Allâh’a yakınlaşarak? Eski bir sohbetinizi dinlerken birbirinize hasbunallahu ve nimel vekil demeyin deyişinize rast geldim. Normalde kullanıyordum ama dikkat etmeye çalışıyorum dememe sebebimiz nedir? bir kimse derviş kardeşler birbirlerine hata yaparlar eş, çoluk, çocuk herkes birbirine hata yapar. Ona karşı hasbunallahu ve nimel vekil demek benim vekilim Allâh benim intikamımı Allâh alsın demek. eşinizden Allâh’ın intikam olmasını ister misiniz? Çocuğunuzdan Allâh’ın intikam olmasını ister misiniz? Arkadaşlarınızdan kardeşlerinizden Allâh’ın intikam olmasını ister misiniz? O manada dedim hala da derim kardeşlerinize eş ve çocuklarınıza karşı hasbunallahu ve nimel vekil demeyin.


9. Bölüm

Bunu zalimlere karşı deyin, kafirlere karşı deyin, münafıklara karşı deyin, mümin kardeşlerinize demeyin. Bir adaletsizliğe uğradıysanız, eğer o adalet mekanizması müşrik ise ona deyin. Bir adaletsizlikle uğradıysanız, eğer o adalet mekanizması müşrik ise ona deyin. Eğer o adalet mekanizması müşrik ise ona deyin. Ama bunu derviş kardeşlerinize, eş ve çocuklarınıza, anne babalarınızla demeyin. Allâh muhafaza eylesin. Bir kimsenin eşine banyoda yaklaşması cinsel ilişkide bulunması caiz midir? Haram eden bir ibare yok. Bakın arkadaşlar net cinsel ilişki ile alakalı haram olan bir kadınların ay hali olduğu zamanlar cinsel ilişkiye girilmez, diğerleri serbesttir. böyle oynaşması, sevişmesi, öpüşmesi, o normalde erkek kendinden emin ise tam bir cinsel ilişkiye girmeyeceğinden emin ise ileriye kadar da gidebilir ama tam bir cinsel ilişki olmayacak.

Hadîs-i Şerif’te der ki oynaşabilir, böyle şimdi ağabey olacak ama erkek boşalabilir ama tam bir cinsel ilişkiye girmemiş olacak. Bir de bile bile kasti bildiği halde arkadan ilişkiye girmeyecek. Bunun haricinde çok öyle haram olan bir şeyler yok. Geri kalanlar biraz İsrailiyetten kaynaklanma veyahut da gelenek, görenek, kulak duymasıyla alakalı. Allâh muhafaza eylesin. Bana zaman zaman soruyorlardı şimdi sormuyorlar artık telefon numaramı herkes bilmiyor ya. Ya normalde bazı tarikatlar var bazı topluluklar var bu cinsellikle alakalı Yahudileri geçmiş vaziyetteler. Açık açık söylüyorum. öyle şeyler soruyorlar ki Allâh muhafaza eylesin bu gerçekten insanları sapkınlığa götürecek şeyler. tersine sapkınlık kadının soyunmaması hiç sadece cinsel organının o bulunduğu yerin delik olması başka her yerin kapalı olması sadece oradan ilişkiye girilmesi gibi.

Bu ciddi ciddi bunları soruyorlar bana. Allâh muhafaza eylesin. Neyse bu konuda ders yapalım. Dergahta bir kişinin benim huyum böyle ama hemen geçer diyerek insanlara sert davranması doğru mu yanlış? Benim huyum böyle deyip de burnunun üstüne yumruk mu vuralım biz de ona? Ben böyleyim hemen bir sert davranıyorum onunla olsa onu yumuşuyorum. Ne alakası var ya? Sinirlenmek Allâh için olacak. Allâh sinirlenmeyi verdi Allâh için olması için. Eşine, çoluğuna, çocuğuna, dervişlere karşı değil. Eşine, çoluğuna, çocuğuna, dervişlere karşı değil. Bir sohbetinizde bir yerde toplandığınızda Allâh’ı zikredebilirsiniz. Bunun için izin almanıza gerek yok demiştiniz. Bir diğer sohbetinizde de üstadınızın size vermediği esmaları çekmeyin aksi takdirde sıkıntı yaşanabilir dediniz.

O zaman sadece tevhid mi çekmeliyiz hakkınızı helal edin. Yok bu normalde size vermediği esma dediği bir kimsenin dersi var. Dersini çekiyor. Veyahut da o dersini çekiyor ya birisi bir rüya görüyor. O esnada ona diyoruz ki biz. Sen yedi gün hay Allâh çekiyor yüzer tane. Ya ona dendi. Sen orada ne yapmaya kendi kendine çektin? Bu onunla alakalı. Veya birisine başka bir esma verdik. sen sayısız hu Allâh de. Veya sayısız hu de. O da kendi kendine onu yapmaya çalışıyor. Bunlar doğru değil. Sufilikte bir esma ancak üstad verir. Veya üstadın müsaadetli bir kimse vardır o verir. Şeyh Efendi Allâh rahmet eylesin bana onu verdiydi oğlum istediğinin esmasını değiştirirsin. İstediğine esma verirsin, istediğinin esmasını alırsın filan diye.


10. Bölüm

Ama o böyle o manevi bir hal ile alakalı. o kimsenin o meseleden bilgisi olması lazım. O zaman olur. E öbür türlü hiç kimse esma vermez dergahta. Bir kimse de kendi kendine sanki ona esma verilmiş gibi kendisi de esma çekmez. Ne dendi sana lâ ilâhe illâllah. Lâ ilâhe illâllah’a devam etsen senin disiplinli bir şekilde lâ ilâhe illâllah’a devam etmen Öbürkünün hay esması çekmesinden aşağıda değil. Bizde böyle bir algı var ona hay hay hayallah dedin ya hemen otomatikman sarıyor. Bu diyor dördüncü makamda diyor. Nereden biliyorsun? Esma dördüncü makamın esması. Ama onun dördüncü makamda olduğunu nereden biliyorsun? Orada durabilecek mi? Nereden biliyorsun? Ona söylüyorum bir hafta sen yüz tane bundan çek diyorum ben.

Bir hafta çekiyor. Bir hafta sonra diyor ki bitti. Var mı bir şey diyorum ben? Yok. E o esmada değil çünkü o. Oturmamış yerleşmemiş daha orada. Örnek. E şimdi onu öbürkü bilmiyor. Öbürkü bilmiyor aha ona hay hay hayallah dedi. O kendi kendine de zorluyor. bir hay sesi duyuyor. Yok canım tamam ben de hay esmasına geçtim. Başlıyor hay esmasını çekme. Yapma. Sana üstadın ne dediyse onu çek. Veya da kendi kendisine. Ona demişiz ki şu esmayı çek. O esmayı çekiyor ya. kendi kendine ilave edecek kendine. Şehlik yapacak ya. Allâh muhafaza eylesin. E toplandığında da insanlar Allâh’ı zikredecekler. Âyet de hadiste sabit. E üç kişi beş kişi toplanmış çay içiyorlar. E çayın sonunda bir kısa tevhid çekin öylesi de alın.

Murala nur olsun inşâAllah. E onun için illaki izin alacaksın, müsaade alacaksın. Yok efendim biz burada beş kişi toplandık çay içiyoruz da burada zikrullah yapabilir miyiz? Oranın en eski dervişi kim? X kimse. Hadi kardeş bir bağışlama yap bir tevhid çekelim kalkalım. Bitti bu kadar. E burada perşeme gün burada ders var. E sen de git şimdi örneğin atıyorum. X mahallede topla milleti. E gelin biz burada ders yapalım. E gidemiyoruz biz oraya. Neden gidemiyorsun? Yayan çık gel. Cebinde paran yoksa çık iki saat öncesinden yayan gel. E daha da geç kaldıysan işten çıktıysan ee ya gece saat onla gel on bir de gel. E on iki de gel ya. Dua yetiş. Gel. E sen orada kalk şimdi ders yap. Allâh muhafaza eylesin.

O da doğru değil. Hakkınızı helal edin. Ben yine niyetimi tamamlayayım. Bir küçük bir hadîs tersi yapalım inşâAllah. Hz. Ayşe radellahu an anlatıyor. Adamın birisi geceleyin kalktı, Kur’ân okudu ve sesini yükseltti. Sabah olunca Resûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu. Allâh filan kula rahmet etsin. Bana unuttuğun bir kaç ayeti hatırlattı dedi. Demek ki bir kimse gece Kur’ân-ı Kerim okumuş. Sesli bir şekilde. Ve Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri de onu duymuş. Onu duyduktan sonra demiş ki Allâh filan kimseye rahmet etsin. Bana unuttuğum ayetleri hatırlattı. Buradan çok sonuç çıkabilir. 1. Demek ki geceleri hafif sesli Kur’ân-ı Kerim okumak güzel bir ameldir. 2. Sesli Kur’ân-ı Kerim okunduğuna göre sessiz zikrullah da yapılır.


11. Bölüm

Etrafı rahatsız etmemek kaydıyla. 3. Ben şeyhim. Ben pirim. Ben bir şey unutmam. Unutmak bizde yoktur. Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri diyor ki unuttuğum ayetleri hatırlattı. Onun peygamberliğine bir zarar mı değil. Bir şeyh de, bir veli de, bir mürşid de unutabilir mi? El cevap unutabilir. Onun unutması, onun veliliğine, şeyhliğine bir zarar mıdır? Değil. Bir derviş unutabilir mi? El cevap unutabilir. Onun dervişliğine, maneviyatına zarar mı? Değil. Bir kemal ehli kimse. Birisi ona bir şey hatırlattığında o kimse için bir eksiklik noksanlık mı? Değil. Ona hatırlatmak da ne oldu? Bir eksiklik noksanlık olmadı. Bir zakir unutabilir, bir nakip unutabilir, bir şeyh unutabilir, bir veli unutabilir.

Hadîs-i şerif, unuttuklarınızdan sorumlu değilsiniz. İkincisi, uykuda olan bitenden sorumlu değilsiniz. Üçüncüsü, deliler, deliliklerinden dolayı sorumlu değil. Dördüncüsü, esirsin zorla sana bir şey yaptılar. Bundan sorumlu değilsin. Öbür türlü sorumlusun. Allâh muhafaza eylesin. O zaman bir şey gerçekten unuttun. Yapacak bir şey yok. Bu senin insanlığına, bu senin kemalatına, bu senin dervişliğine, bu senin sufiline leke getirecek bir şey değil. Unuttun çünkü. Unuttuklarınızdan sorumlu değilsin hadîs-i şerif. İkincisi ne? Deli. Akıl gitti. Akıl gidince o kimse sorumlu mu? Değil. Üçüncüsü, uyku. Uyku halinde. Sorumlu mu? Değil. Mustafa Özbah hiç sorumlu değil. Kendime nasıl fetva çıkardın bak.

Delilik var mı? Evet. Evet. Unutkanlık var mı? Evet. Uyku var mı? Evet. Aha sorumsuzluk size. Var mı akıllısın? Doktor akıllı mıyım, değil miyim? Doktor ne diyeceğin şaşırdı. Oğlum diyorsun ya sen psikiyatriğe gitsen sana kesin rapor verirler diye. Ha onlar verirler. Ha sen vermezsin. Ne? Sence akıllıyım öyle mi? Bir yanım çok akıllı, bu yanım çok deli. Bir yanım çok akıllı, bu yanım çok deli. Oğlum sen yolun ortasını söylüyorsun. Halit hocandan mı ders aldın? Sen mi öğrettin böyle bunu? Sen öğretmedin değil mi? Tamam. Sen nerede öğrendin sen bunu? Ortası var mı? Adam ya mümindir ya kafirdir. Ya delidir ya akıllıdır. Ortası var mı? Ya uyuyordur ya uyanıktır. Akıllımışım. Doktor fetva vermedi.

Doktor akıllı olduğuma hükmetti. Yapacak bir şey yok. Başka doktor var mı? Nerede ya? Ubeyd kardeşin neredesin? Gelmedi mi? Fatih Hoca akıllı mıyım, değil miyim? Akıllıyım. İki tane doktor akıllıyım dedi ya. Yapacak bir şey kalmadı ya. Akıllıyım sorunluyum o zaman. Yapacak bir şey yok. Fatih Hoca sen bari benden olaydın ya. Allâh yesin inşâAllah. Dervişlere sorsam şimdi deli miyim desem, hepsi delisin diyecekler. Var mı dervişlerden deli değilsin diyecek olan? İki doktor çok cesaretli. Onlar tıbben konuşuyorlar. Allâh yesin inşâAllah. Rabbim cümlemizi muhafaza eylesin inşâAllah. Cenâb-ı Hak hepimizi sevsin, sevindirsin muhafaza eylesin. Cenâb-ı Hak cümlemizi korusun inşâAllah. Rabbim hakkı hak, batıl batıl bilenlerden eylesin.

Cümlemizi inşâAllah Hz. Muhammed Mustafa’nın sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin sancağının altında toplatsın inşâAllah. Fatiha. Fatiha. Âmîn. Teşekkürler.


Kaynakça

Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbetinden derlenmiştir.

Kaynak video: YouTube

İlgili Sözlük Terimleri: Hâl, Mürşid, Zikir, Tevhîd, Nefs, Kalb, Sünnet, Şeyh. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı