Allah’ın zikrine düşman olanlar hakkında bir gerçeği net bir şekilde söylemek gerekir: Zikredenleri ancak müminler sever, zikredenlere ise kafirler, münafıklar ve mürretler düşmandırlar. Allah’ın zikrine karşı çıkan bir kimse, adı ne olursa olsun, dış görünüşü ne kadar Müslüman olsa da, esasında kafirdir. Gizli Hristiyan, gizli Sabaist, gizli Ermeni veya gizli Katolik olabilir, ancak bu hakikat değişmez.
Allah’ın zikrine düşman olan namaz da kılsa oruç da tutsa ka Hakkında
Pek çok insan bu gerçeği açıkça söylememişlerdir. Sonuç olarak Allah’ın zikrine düşman olanları dost görmeye çalışmışızdır. Ancak bu büyük bir hatadır. Allah’ın zikrine düşman olana sen dost olursan, sen de kafir olursun. Çünkü Allah’ın zikrine düşman olan kafirin ta kendisidir.
Akrabalık ve yakın ilişkiler bu konuda mazeretli değildir. Annesi, babası, eşi veya çocuğu Allah’ın zikrine düşman olsa bile bu durumu kabul edemezsiniz. Allah’ın dini, akraba ilişkilerinden daha önemlidir. Kimse Allah’ın zikrine düşman olan birini korumaya çalışamaz.
Allah’ın zikrine düşman olan bir kimse namaz kılsa, oruç tutsa, hatta bin defa hac yapsa da kafirdir. Son nefesinde küfür halinde bu dünyadan göçer gider. Bunda hiçbir şüphe yoktur. Onunla dostluk kuramaz, kardeş yapamaz, ancak onun dinine dönmesi için nasihat ve tebliğ edebilirsiniz.
Evli çiftler açısından bu kural daha ciddi sonuçlar doğur. Eğer eşlerden birisi Allah’ın zikrine düşmansa, nikahları geçersizdir. Iman tazelenmesi ve nikah yenilenmelisi gerekir. Aksi takdirde bu evlilikten doğacak çocuk, annesi babası belli olsa bile, meşru olmayan bir çocuk sayılır.
Sonuç olarak, siz zikir yapınız. Zikir müminlere faydalıdır. Bu Kur’an’ın ayet-i kerimeleridir. Zikir, müminlere sağlanan bir bereket ve hidayedir. Bunu asla ihmal etmeyiniz.
Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için tıklayınız.
İlgili Sözlük Terimleri: Zikir. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı