Hayretin Kemâlât Noktası Var mıdır? — Hayret Makâmı Sonsuzdur; Çünkü Allâh’ın Bilinmekliği Sonsuzdur
Hayretin kemâlât noktası var mıdır? Bazıları «Kitaplardan okuyup mârifetullâh’a eren — kemâlât noktasına da ermiştir» derler. Ben öyle inanmıyorum. Hayret makâmının sonsuz olduğuna inanıyorum. Oradaki kemâlâtın da sonsuz olduğuna inanıyorum. Çünkü Allâh’ın bilinmekliği ve Allâh’ın bilinmesi — sonsuzdur. Öyle olunca hayret de sonsuzdur; kemâlât da sonsuzdur. Belli bir sonunun olduğunu düşünmüyorum. Bu — tasavvufun en derin meselelerinden biri; mârifetullâh’ın sonsuzluğu.
Hayret Makâmı — Tasavvufî Mertebe
Hayret makâmı — tasavvufun ileri mertebelerinden. Sâlik (yolcu) Allâh’a yöneldikçe; her keşf, her tecellî onu hayrete düşürür. «Yâ Rabbî, ben bu kadarını bildim sandım — ama daha sonsuz ufuk varmış» der. Hz. Peygamber’in duâsı meşhûrdur: «Yâ Rab, Senin hakkındaki hayretimi artır». Bu hayret — câhilin hayreti değil; ârifin hayreti. Bilgi artıkça hayret artar.
Allâh’ın Bilinmekliği — Sonsuz
Allâh’ın bilinmekliği sonsuzdur. Çünkü Allâh — Vâcib, Sonsuz, Sınırsız. Sonlu olan insan — Sınırsızı sınırlı şekilde bilebilir. Bu sınırlı bilgi — sonsuza kadar artabilir. Bir damla, bir kâse, bir göl, bir derya — ama her zaman okyanusa kıyâsla küçük. Mârifetullâh böyle: artar, ama tamamlanmaz. Tamamlanmaması — kemâlsizlik değil; aksine en yüksek kemâl.
Kitaplardan Okunan Mârifetullâh — Yeterli mi?
Kitaplardan okuyarak mârifetullâh’a erilir mi? Hayır — kitap bilgi verir, ama mârifet vermez. Mârifet — kalbî bir hâl; yaşanan, tadılan bir gerçeklik. Kitaplar bilgi tarîf eder; ama tat veremez. Bal kelimesini okumak ile balı tatmak bir değildir. Mârifetullâh balı tatmak gibidir. Mürşid, zikr, riyâzat — bu tatları yaşatan araçlardır. Sâdece kitap okuyarak mârifetullâh iddiâsı — yanlış bir iddiâ.
Kemâlâtın Sonsuzluğu — Müjde
Kemâlâtın sonsuz olması — büyük bir müjdedir. Çünkü sâlik hiçbir noktada duramaz; her ân yeni bir mertebe vardır. Bu — sıkıcı değil; aksine en heyecanlı yolculuktur. Cennette bile mü’min Allâh’a yaklaşmaya devâm eder; oradaki dereceler sonsuza kadar yükselir. «Allâh’a ulaşmak imkânsızdır» değil; «Allâh’a yaklaşmak sonsuza kadar mümkündür» demek doğru olur. Bu sonsuzluk — mü’min için sonsuz huzûr.
«Sübhâneke Mâ Arefnâke»
Hz. Peygamber buyurmuştu: «Yâ Rab, Seni Sana lâyık şekilde tanıyamadık». Bu söz — peygamberin ağzından gelen tevâzu ifâdesi. En büyük ârif olan Hz. Peygamber bile «Seni hakkıyla bilemedik» diyor. Bu mertebede mü’min nasıl «ben mârifet ehliyim» diyebilir? Mârifet artıkça — tevâzu da artar; hayret de artar. Bu — sahih mârifetin alâmeti. Kibri olan ârif değil; ârif kibirsizdir.
Sâlik İçin Ders
Sâlik için ders: hiçbir noktada «ben kemâle erdim» demeyeceksin. Çünkü kemâl sonsuz. Her ne mertebede olursan ol — ileride sonsuz mertebe var. Bu — alçakgönüllülük; aynı zamanda heyecan kaynağı. Bugün dünüden iyi olmak yeter; yarın bugünden iyi olmak hedef. Bu sonsuz yükseliş — sâliki sürekli canlı tutar. «Bittim» diyen — gerçekte düşmüş demektir.
Niyâz — Sonsuz Hayret
Niyâz: «Yâ Rab, Hz. Peygamber’in duâsına amîn ederim: Senin hakkındaki hayretimi artır. Mârifetullâh’ın sonsuzluğunu — kalbimde bir umut olarak tut. ‘Ben kemâle erdim’ iddiâsından beni koru. Her gün bir önceki günden daha çok Seni tanıyabilmemi nasîb et. Sübhâneke Mâ Arefnâke — Seni Sana lâyık şekilde tanıyamadık — bu tevâzuyu kalbimde sâbit kıl. Sonsuz yükselişin heyecânı ile yaşamamı nasîb et.» Allâh muhâfaza eylesin; bizi sonsuz hayret ehli mü’minler eylesin.
Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Hayret, Kemâlât, Mârifet. → Tasavvuf Sözlüğü
Ek kaynaklar:
- Kur’an-ı Kerim, Kehf 18/109; Allah’ın kelimelerinin tükenmezliği.
- Kur’an-ı Kerim, İsra 17/85; ruh hakkında az bilgi verilmesi.
- Kuşeyri, er-Risale, hayret, marifet ve müşahede bahisleri.
- İbn Arabi, Fütuhat-ı Mekkiyye, hayret ve marifet bahisleri.
- İmam Gazali, Mişkatu’l-Envar, nur, marifet ve idrak bahisleri.
- Hucviri, Keşfu’l-Mahcub, marifet ve vecd bahisleri.