Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Mesnevi Şerhi ·

Mesnevî-i Şerîf 811-814. Beyitler Şerhi

Hz. Mevlânâ'nın Mesnevî-i Şerîf'inden Mesnevî-i Şerîf 811-814. Beyitler Şerhi — Mustafa Özbağ Efendi'nin tasavvufî şerhi.

MESNEVÎ-İ ŞERÎF ŞERHİ • CİLT 3 • 17/46

Mesnevî-i Şerîf 811-814. Beyitler Şerhi Hakkında

811-814. Beyitler Şerhi


Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbetlerinden yazıya aktarılmıştır. • Hz. Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî

Eûzü Billâhi Mine’ş-Şeytâni’r-Racîm Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm

Efdâlü’z-Zikr Fa’lem Ennehû

LÂ İLÂHE İLLALLÂH

LÂ İLÂHE İLLALLÂH

LÂ İLÂHE İLLALLÂH

Hak Muhammedü’r-Rasûlulllah

Cemî’i’l-Enbiyâ-i ve’l-Mürselîn

ve’l-Hamdülillâhi Rabbi’l-Âlemîn

“Muhammed Aleyhisselam’ın adını eğlenerek anan kimsenin ağzının

çarpık kalması.”

(Konu başlığı bu.)

“Birisi ağzını eğerek Ahmed adını alayla andı, ağzı çarpıldı öyle kaldı. Pişman olup ‘Ey Muhammed, affet! Ey peygamber, sen minledün ilminden lütuflara mazharsın. Ben bilgisizlikten seninle alay ettim. Alay edilmeye layık ben oldum’ dedi.”

Tarih boyunca Adem’den itibaren gevşek gönüllüler, müşrik gönüllüler, kafir gönüllüler peygamberlerle hep alay etmişlerdir. Peygamberin yolundan gidenlerle de alay etmişlerdir. Peygamberin sünnetini işleyenlerle de alay etmişlerdir. Peygamber sağ, peygamberin kendi zatıyla alay ederler. Peygamber vefat etti, Peygamber sallallahü ve sellem hazretlerinin bütün peygamberler için, yolundan gidenlerle alay ederler veya Peygamber sallallahü ve sellem hazretlerinin sünneti ile alay ederler. Bu alay edenleri sakın şey olarak görmeyin. Yani bir tek peygamber sağdı, o peygamber sallallahü ve sellem hazretleriyle o kimse işte alay etti. Sonra kimseyle alay etmedi değil. Bunlar peygamberlerin varisleriyle de alay ederler. Bunlar peygamberin yolundan gidenlerle de alay ederler. Bunlar peygamberlerin sünnetlerini işleyenlerle, icra edenlerle de alay edenler. Bu alay edenler sadece peygamberlerle etmezler. Dolayısıyla ama peygamberlerle alay edenler ama peygamberin sünneti ile alay edenler ama peygamberlerin yolundan gidenlerle alay edenler aynı zihniyettedirler. Bunlar ya kâfirdir yani din tanımazdır ya müşriktir şirk

ehli olmuşlardır ya da gönülleri gevşek kaypak böyle çok affedersiniz ama böyle sıkıntılı, kalbi bozuk insanlardır. Allah muhafaza eylesin.

Rum suresi Ayet 100: ‘Sonra o kötülük edenlerin akıbeti çok kötü olur çünkü onlar Allah’ın ayetlerini yalanlıyorlar ve onları alaya alıyorlar.’Aslında Peygamberi ve peygamberin sünnetini ve peygamberin yolunda gidenlerle alay etmek, Allah’ın ayetleriyle alay etmektir. Çünkü bir peygamber Allah’ın ayetidir. Bir Peygamberin sünneti Allah’ın ayetidir. O peygamberin yolundan gidenler onun sünnetine tabi olanlar da Allah’ın ayetidir veyahut da işleyen, icra eden Allah’ın ayetleridir. Güneş Allah’ın ayetidir, ay Allah’ın ayetidir, yıldızlar Allah’ın ayetidir, ağaçlar, çiçekler, böcekler, hayvanatlar, bütün hepsi de bunlar nedir? Allah’ın ayetleridir bunlar ve bunların aslında hiçbirisiyle alay edemezsiniz. Çünkü varlığın üzerindeki tecelli eden sıfatların hepsi de Allah’la alakalıdır. Allah’ın sıfatlarıdır. Allah’ın sıfatsal tecelliyatıdır. Bununla da alay edenler, Allah’ın ayetleriyle alay etmişlerdir. Allah muhafaza eylesin. Münafıklara Münafıkın ayet 5: ‘Gelin de peygamber sizin için Allah’tan af dilesin denildiği zaman, onlar peygamberi ve onun af dilemesini alaya alarak başlarını sallarlar ve görürsün ki onlar davet edildikleri affa karşı böbürlenerekten yüz çevirip giderler.’ Yani normalde o münafıklara, o müşriklere, o gavurlara, o kafirlere, o kaypak gönüllülere gelin kardeşim, peygamberin yolundan tutun, gelin peygamberin izinden gidin, gelin peygamber sizin için af dilesin, gelin o peygamber hani diyor ya senin yanına gelip de af dilenmiş olsaydı kendilerini affedecek bir Rab bulurlardı. Yani sen o peygamberin izinden git, o peygamberin yolundan git ve peygamberin yolundan giderek sen Allah’tan af dile veya tövbe et. Bir kimseye dersin ya mesela, bu dervişlerin arasında da var. Rüya anlatıyor, tövbe etmen lazım diyorum, bakıyor öyle, ‘yani ben her gün tövbe ediyorum ki’, ya senin tövbenin de tövbeye ihtiyacı var. Neden alaya alıyorsun rüya tevilini. Madem çok biliyordun, anlatma rüyanı veyahut da bir kimse bir şey oluyor diyorum tövbe et kardeşim ya ben günlük tövbemi ediyorum. Ya günlük tövbeni ediyorsun yetmemiş. Sen dosdoğru tövbe etmemişsin. Neden burun kıvırıyorsun veyahut da bir kimseye diyorsun ki kelime-i şahadet getir, eşhedü enla ilahe illallah ve eşhedü anne Muhammeden abduhu ve Resuluhu de. Ben onu diyorum ama her zaman, ya bir daha de. Neden hafife alıyorsun veyahut da işte bir kimsenin bir rahatsızlığı oluyor, kelime-i şehadete devam et, tevhide devam et, lailahe illallaha devam et, ya ben onu çekiyorum ama. Ya demek ki düzgün çekmemişsin sen. Düzgün çekmiş olsan tevhid şifadır.

Hani Musa aleyhisselam da dedi ya ona dedi ki kelime-i tevhide devam et. Ya Musa bunu herkese söylüyorsun, herkes bunu yapıyor. ‘Ey Musa!

Bütün varlık bir kefeye konsa, kelime-i tevhid bir kefeye konsa kelime-i tevhidim ağır gelirdi! Sen bunu hafif mi görüyorsun. O zaman hafif görmek yok. Tevhidi düzgün çek. La ilahe illallah, Allah’tan başka ilah tanımadım. Gönlümde, nefsimde ne kadar ilaheler varsa hepsini yırttım attım. Dışarda tapındığm ne kadar ilaheler varsa hepsini de elimin tersiyle ittim. Yarabbi beni affeyle. Benim hevam ilahımmış, benim hevesim ilahımmış, benim şehvetim ilahımmış, benim zenginliğim ilahımmış, benim fakirliğim ilahımmış, benim gençliğim ilahımmış, benim yaşlılığım ilahımmış, benim etrafımda çepeçevre çevreleyen, senin verdiğin, senin sayende elde ettiğim ne varsa ilahım olmuş de, tövbe et, tevhide ulaş, tevhide ulaş. Lailahe illallahın manası bu. Bunu küçük görüyor kimse. Allah muhafaza eylesin. Tevbeye davet edildiğinde küçük görüyor. Şimdi kardeşler bunu yaşarlar. Bunu yaşayaraktan geldim ben, hala da ara ara yaşarım. Birisine gel sohbet var, gel zikrullah var dediğinde alaya alır seni, alay eder kafa sallama geleceğiz değil mi. He kafa sallayacaksın. Bu dünyada kafayı sallamazsan, öbür tarafta iyi sallatırlar cehennemde sana. Gel burda salla sen. Bu dünyada secde etmezsen, öbür tarafta iyi secde ettirirler sana, merak etme, sonuçta secde ettirirler sana, gel burda kendi isteğinle et. Yok, dalga geçerler alaya alırlar! Allah muhafaza eylesin. Her sünneti seniyyeyi alaya almak, peygamberi alaya almaktır. Bizim halakayı zikrullah olarak yaptığımız eylem, peygamberin sünnetidir. Onu alaya alanlar, küfre düşmüş olurlar. Tecdidi iman tecdidi nikah gereklidir onlara. Allah muhafaza eylesin. ‘Ey peygamber şüphesiz ki, senden önceki ümmetlere de peygamberler gönderdik. Onlara hiçbir peygamber gelmedi ki onunla alay etmemiş olsunlar.’ Bakın bu tarihi bir şey. Bu, insanların içerisinde bir hastalık. Senden önce de peygamberler gönderdik. O senden önce gönderdiğimiz peygamberlerle de alay edildi. O zaman bu zalim, bu müşrik gönüllü, bu kafir gönüllü, bu gevşek gönüllü insanlar, peygamberlerle Adem’den itibaren alay ettiler hep ve Hz. Muhammedi Mustafa ile de alay ettiler sallallahu aleyhi ve sellemle ve ashapla da alay ettiler ve velilerle de alay ettiler, dervişlerle de sufilerle de alay ettiler. Müslümanlarla da alay ettiler. Bir kimse mesela müslümanlıkla, islamla alakalı bir şeyle alay ediyorsa, müşriktir, kâfirdir. Bu ara öyle oldu ki yani bir Müslümanın hatası, bütün islam dünyasına mal edilmeye başlandı. Alay ediyorlar. Bu sosyal medyada devam ediyor, normal halkın içerisinde devam ediyor, farkında değil insanlar. Bir yerlere muhalefet edeceğiz derken, dinle alay ediliyor. Bir yerlere muhalefet edeceğiz derken, Müslümanlarla, müminlerle alay ediliyor. Bir yerlerle muhalefet edeceğiz derken dinin kendi içerisindeki hükümlerle alay ediliyor.

Kıymetli Kardeşler! Dünya üzerinde hiçbir devlet yok ki Kur’an ve sünnet üzerinde yaşamış olsun. Müslümanların Kur’an ve sünnete dayalı bir devletleri yok. O yüzden çarpıklıklar, eksiklikler, noksanlıklar, Müslümanların çarpıklıkları, eksiklikleri, noksanlıkları, islam’ın suçu değil. Bu dinin suçu değil. Bu, bir Müslümanların suçu. Müslümanlar Kur’an ve sünnetle hükmedilmeyi sevmiyorlar, istemiyorlar. Tam anlamıyla bununla mücadele etmiyorlar. Bunun için koşturmuyorlar, bunun için mücadele etmeye, koşturmaya başlasalar da zaten, önlerine kanun, hukuk, madde geliyor, anayasa geliyor, ceza hukuku geliyor. Siz Kur’an ve sünnete dayalı bir kanun, bir sistem isteyemezsiniz. Bunun için çalışmaya kalkar, bunu isterseniz, devletin anayasasını değiştirmekten, laik demokratik hukuk sistemini, teokratik sisteme döndürmekten savcının karşısındasınız, eliniz kolunuz bağlı. E her şeyi islam’a atfetmek, her şeyi Müslümanlara atfetmek ve onlarla alay etmek, bu organize bir iş. insanları Kur’an’dan, sünnetten, imandan ayırmanın, uzaklaştırmanın organize işi. Hepimiz yanlışlık yapabiliriz. Bütün Müslümanlar yanlışlık yapabilirler. Onların yanlışlıklarını cımbızlayıp, bütün müslümanları aynı kefeye koymak, bir kimsenin yanlışlığını cımbızlayıp bütün Müslümanlarla alay etmek, dinle alay etmek, dindarlarla alay etmek, çok affedersiniz ama gavurluğun takendisidir. Alay ediyorlar. Biz şimdi bakıyoruz ki yani bu ayet peygamberlerle alay ettiler, orda kaldı. Değil kardeşim. Kur’an’ın bütün ayetleri, bütün zamanları kapsar. Kendi bulunduğu zamanı kapsamaz sadece. Dün peygamberlerle alay eden müşrik kafalılar, gavur kafalılar, bugün de Müslümanlarla ve islam diniyle alay ediyorlar. Aynı kategorideler, aynı yerdeler. Dün peygamberlerle alay eden deccal bozuntuları, bugün de peygamberlerin yolundan gidenlerle alay ediyorlar.

Tutturdular bir deve sidiği meselesi, götürüyorlar boyna, alay ediyorlar. illa ki onu alay vari konuşuyorlar. Sanki bu Ümmeti Muhammed deve sidiği içiyor. Tutturmuşlar nerden, daha yeni duydum onu da, sözde peygamber sallallahü ve sellem hazretlerinin bevlini içmişler. Okumadım öyle bir hadis. Ondan sonra kalbime geldi, ya şimdi peygamber sağ olsaydı da, peygamber sağ olsaydı, ona hürmet etmez miydiniz ya. Alay ediyorlar. Sahabenin o aşırı hürmetine, hürmetine alay ediyorlar ve Müslümanlar suskun, sessiz, zayıf. Sanki kimlik ve kişiliklerini kaybetmişler. Sessiz, tepkisiz. Sen kimsin diyen yok. Köpeksiz köy bulmuşlar, değneksiz dolaşıyorlar, alay ediyorlar. Bu Müslümanlar için yüz karası. Müslümanlar kendi dinleri ile alay ettiriyorlar. Müslümanlar kendi dinleriyle alay edilmesine göz yumuyorlar. Müslümanlar bu konuda gayret sahibi değiller. Cihat ruhumuzu aldılar bizden. Mücadele yeteneğimizi bizim kaybettirdiler. Biz birisi bizim dinimizle alay edince biz suskun kalıyoruz. Çok amiyane olacak ama sus lan

ağzını yırtıveririm senin demiyoruz biz. Biz sevdiğimiz, seviyorum dediğimiz Allah’ı savunamıyoruz. Biz seviyorum dediğimiz Muhammed i Mustafa’(s.a.v.)’i savunamıyoruz. Biz iman ettiğimiz dini savunamıyoruz. Değil ki biz eşimizi, çoluğumuzu, çocuğumuzu, sevdiğimizi, arkadaşlarımızı, kardeşlerimizi, şeyhimizi savunacağız. Mümkün değil bu. Birisi bizim arkadaşımızın aleyhine arkasından gıybet etse dinliyoruz biz. Konuşma kardeşim, bizim kardeşimizdir diyemiyoruz. Konuşma kardeşim, benim akrabamdır o diyemiyoruz. Konuşma ya bizim cemaatimiz hakkında konuşma kardeşim diyemiyoruz. Herkes def çalıyor. O zaman onlar tamam eski kavimlerin yolunu devam ettiren deccal kafalı, biz neyiz? Biz neyiz? Yapamıyoruz! Allah bizi affetsin. Enbiya ayet 41:’ Ey Muhammed! Şüphesiz senden önceki peygamberler de alaya alındılar ama onlarla alay edenleri, alay ettikleri azap yakalayıp kuşatıverdi.’ O alay ettiklerinle ne yaptılar, onları da Cenabı Hak azaplandırdı. Allah bizi affeylesin. Haklarınızı helal edin. Bizden yana da helal olsun. Vaktinizi aldık, biraz geciktirdik. Sürçi lisan ettiysek affola inşallah.

Mesnevî-i Şerîf Şerhi — Cilt 3 — Mustafa Özbağ’ın sohbetlerinden yazıya aktarılmıştır.
ISBN: 978-625-92739-6-9 • Tasavvuf Vakfı Yayınları

Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için tıklayınız.

İlgili Sözlük Terimleri: Zikir, Tevhîd, Kalb, Sünnet. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı