4 Kapı 40 Makam Serisi

8. Kendini Bilmek 4 kapı 40 Makam


Hem de uzun billahi mineşşeytanirracim. Bismillahirrahmanirrahim eftali. Joker fa’lem ennehu la lay illallah la have him illallah la lay la iyi illallah. Hak. Muhammet. Enes zulüm. Acemi yenen miyav al mürselin velhamdülillahi rabbil alemin bu. Selamünaleyküm. Allah gecenize hayırlı eylesin inşallah. Rabbim gündüzünü hayırlı eylesin ayınızı yılınızı ömrünüzü hayırlı eylesin. Rabb’im cümlemizi. Hakkı hak batılı batıl bilenlerden eylesin. Hakkı hak bilip. Hak yolunda mücadele eden batılı batıl bilip batılı karşı. Cihad eden kullanılan ölmesi. Selam bugün. Marifetin on makamı var

kendini bilmek abone ol o lan arefe nefsehu fake tarafı rap doku kim nefsini bildi alan beni bildir çok meşhurdur ya bazı bu. Muhyiddin. İbn. Arabi hazretleri gibi büyük saatler bunu. Hadi. Şerif olarak görmüş. İbni. Teymiye. Hadi. Şerif olarak. görmemiş. Kimisi. Cüneydi. Bağdadi’nin sözü olarak görmüş bunların teknik tartışmasına girmeme gerek yok var ama baz. ATV bu akşamki sohbetten sonra mana itibariyle böyle bir hadis-i. Şerifin var olabileceğini kâne olacağız ama böyle bir hadisi şerif olmamış olsa dahi mana

itibariyle doğru olduğunu mana itibariyle böyle bir. Bu sözün hakikat olduğuna. Kani olacağız inşallah var nefsini bilmek kendini bilmek tarih boyunca. İnsanlık tarihi boyunca hep biraz böyle düşünenler biraz bu meseleye ilgilenenler bunun üzerine hep fikir yürütmüş ler. Kimisi demişki kendini bilmek haddini bilmek kimse demiş ki mesuliyetini idrak etmek. Kimisi demişki varoluşun bilincine varmak varoluşu bilmek. Varlığını bilmek herkes kendince kendi dalında bu konuda konuşmuş ama insanın arayışı kendini arayışı kendine olan yürüyüşünü hep devam etmiş bir şekilde insan.

ama dini kaydeler üzerinde ama felsefi kaydeler üzerinde hep k bu yürümüş kendisini tanımlamaya çalışmış etrafı tanımlayarak. Tan kendini tanımaya çalışmış etrafı tanımlayarak. Tan. Allah’ı tanımlamaya çalışmış yaratıcıyı tanımlamaya çalışmış ve bu konuda. İnsanlar kendilerince buna zaman ayırmışlar buna akıl yürütmüş ler. Fikri örtmüşler. Bunun üzerinde hep gayret göstermişler buna eski. Helenistik. Yunan felsefesine de baktığımızda uzak doğuya doğru gittiğimizde o uzak doğu felsefeleri ne de baktığımızda herkesin ortak noktası şu insanın kendini tanımlaması kendini bilmesi ve kendine doğru yürüyüş

yapması kendini tanımlamasıyla alakalı hep uğraşmışlar bu ve bu bitmeyen bir. Senfoni gibi bitmeyen bir yürüyüş gibi bi ve bu yürüyüş bitmemiş artık biz onu kaçıncı. Adem olarak olduğuna bakmayalım. Biz son. Adem olarak nitelendirir elim son. Adem’den itibaren de. bu yürüyüş devam etmiş insanlar ama dini temel üzerinde ama felsefi temeller üzerinde kendini arayıp bulması kendini tanımlaması kendisiyle alakalı ve hatta varoluşta alakalı o yürüyüşleri. Oo çırpınışları devam etmiş ve bu konuda en önemli bize dinin dışındaki felsefeler bir.

Yunan mitolojisinde var. Helenistik çağırma. Bir de uzakdoğu var mesela o 12 tavuğu inanışı da bu konuda çok üzerinde. Durmuş insanın kendisiyle alakalı fazlaca zaman koymuşlar. Biz tabi bunlar ne demişler ne dememişler. Bunun üzerinde fazla bu konuda durmak istemedim bu konuyu bu geceye böyle ayırdım ben sadece meseleyi. Kur’an sünnet tarifinde. Anlatmaya çalışacağım size dilim döndüğünce kendini bilmeyi kendini tanıma tanımlamayı bıyığı insan ne bizdeyiz bunu. Kur’an. Park testi perspektifinde size. Anlatmaya çalışacağım tabii bunu böyle kısaca. Hani sufilerde.

bunu böyle çok geniş olarak eserlerde bunu çok geniş anlatma mışlar. Hani kendini bilen. Rabbini bilir demişler baktığınızda klasik bir sufi eserlerinde bunu ayrıntılı görmek biraz belki de zor. Ama ve lakin burada da çok ayrıntılı değil benim bu akşamki yapacağım. Sohbet amma velakin. Ben kendime temel olarak ben insanları ve cinleri ancak bana kulluk etsinler diye yarattım. Zariyat suresi ayet 56 dan itibaren sohbeti başlatmak istiyorum bizim insanın ve cin’in yaratılış gayesine niçin yaratıldı kendimizi tanımlayacağız ya kendimizi tanımlayacak.

Sak yaratılışın başlangıcına gitmemiz gerektiğini düşündüm yaratılışın başlangıcına gittiğimizde. O zaman biz ne için yaratıldık zaten ben asıl soru bu. Herkesin maddesel baktı. Bu dünyada ve hatta ibadete ihtiyacı mı vardı. Mademki. Tan. Allah bizi neden yarattı ne gereği vardı. ki bizi yarattı bizi yaratmasaydı. O zaman direkt cennete gönderseydi veya gençlerin bu tip mu takıntıları bu tip sözleri şimdi. Sonuçta insanları yaratılış hikâyesinden biraz farklı bir yöne götürüyor biz ne için yaratıldık. Allah bizi neden yarattı mı. Hiçbir yok

dedi o vardı ve bizi neden yarattı bizi neden yarattı nın cevabı. Kur’an’a göre bana kulluk etsinler diye yarattı bunu. Normalde sahabenin bir kısmı ve sonraki sonradan gelen. Tab in table. TV’nin. Büyük bir kısmı bu kullu beni tanısınlar. Beni. Bilsinler diye tefsir etmiş bunu sadece hani ibadeti. Biz. Çünkü. İslam dünyasının. Büyük bir kısmı ibadeti sadece namaz kılmak oruç tutmak olarak nitelendiriyor böyle bir eksikliğin içinde ama asıl buradaki io olgu. Allah’ı tanıma. Allah’ı bilme bu eğer. Allah’ı tanıma.

binmeye götürmüyorsa ibadet bizi burası çok önemli. Eğer ibadet bizi. Allah’ı tanımaya ve bilmeye götürmüyorsa eksiksiz biz bu konuda eksik kalıyoruz sadece namaz kılıp oruç tutup. Biz orada kalıyor. Sak tırnak içerisinde din olarak eksik kaldık asıllı amaca ulaşma dık asıl amaç ne. Allah’ı tanımak ve bilmek o zaman. Cenâb-ı. Hak’kın bizi. Yaradılış sebebi kendimize bakarken kendimizi tanımlarken. Ha evet onu tanımak ve bilmek için yaratıldık bir ibadet o tanıma ve bilmeye giden yol ama biz ibadeti amaçla ştır mışız

ama çalıştırdığımız dan dolayı şu anda tanıma ve bilmem ne hedefine doğru. İslam dünyası koşmuyor bunda en önemli bu koşu yapacak olan su filler. Türkiye diliyle konuşacak olursak tarikatta şu anda bu konuda en bana. Zen tutucu en zayıf en. görüşü bozuk en kör olan ehl-i tarikat ve bu meselede insanların önünü açacak olan insanların. Müslümanların önünü açacak olan tırnak içerisindeki tarikat toplulukları olması gerekirken bugün. Türkiye ve dünya üzerindeki tarikatlar ne yazıkki kendi müntesipleri ni. Allah’ı tanıma ve bilmede

en fazla kör tren kurumlar olarak bu. Mustafa. Özbağ tespiti olsun kurumlar olarak önümüzde bir kimse bir tarikata girince. Allah’ı tanıma ve bilmesi yükseleceğine derinleşecek eines ılıktan kurtulacağına bana ne yazık ki varsa yüksekliği kayboluyor bu varsa derinliği kayboluyor bir derinliği varsa kayboluyor bir yüksekliği varsa kayboluyor bir genişliği varsa. Daralıyor. Ama bu acı bir bu kardeşinizin tespit ettiği bir ve bu gün geçtikçe körlük. Darlık körlük. Darlık sığlık artıyor. Bu tipik bir bu klasik kör bir tarikat anlayışı kalıyor.

A bu çok acı mi. Evet biz bu ayeti kerime bakarken kendimizi tanımlayacak. Sak ya hani nefsini bilen. Rabbini bildi. Eyvallah kendimizi tanımlayacak. Sak. O zaman biz. Allah’ı. Tanımak. Allah’ı bilmek için yaratıldık. O bizim yaratılma gayemiz. Allah’ın tanınması ve bilinmesi sebep. Çünkü o. Varlık tanınmaz ve bilinmez ise varlığın bir anlamı kalmaz ve o tanıdıkça bil indikçe bir anlam kazanır bu tanınmadık ça bilinmedik. Ç bir anlam kazanmaz yine hadisi. Kutsi. Ben gizli bir hazineydim bilinmek li istedim ve

bu ayeti kerime ile bu hadisi. Kutsi biz birleştirdiğimizde o zaman bu nefsini bilen veya kendini bilen. Rabbini bilir yoluna girmiş olacağız eğer biz amaç olarak. Maksat olarak. Dergah olarak bu. Sufi topluluk olarak. Allah’ı tanıma ve bilme derdimiz gayemiz. yok ise biz de o karanlık mecraya gireceğiz körlüğü ye sığlığa ya darlığa işte bilgisizliğe cehalete. Doğru gideceğiz ve su fili sadece ibadet fazında alacağız ama ben böyle bir sufilik bu hayal etmiyorum abone ol ya o yüzden yaratılış gayemiz.

Allah’ı tanımak ve bilmek ve tanıyıp bildikçe de sevmek ben onu aşık olmak. Bu bir kimse tanımadığını bilmediğiniz sevemez sevmesi geçicidir farazi dir suyun üstünde köpük gibidir. O yüzden bir kimse tanıdığını bildiğini daha iyi sever bu daha kuvvetli sever bu ve. Cenâb-ı. Hak da müminleri tarif ederken onlar şedit bir sevgiyle. Allah’ı severler diye tarif eder. İyi o zaman kamil bir mümin. Allah’ı. Şehit bir sevgiyle seven kimse der. Eğer şedit bir kuvvetli bir sevgiyle sevmiyorsa o zaman o.

kimsenin. Mümin item’ Ağla ermemiştir. Allah bizi affetsin. O yüzden insan bakın. İnsan. Allah’ın. Bizzat kendi. İki eliyle yarattı. Bunlar ayet-i kerimelerden cımbız da çektim şeyler siz sonra bunları kendinizce arzu ederseniz bunun. Kur’ân-ı. Kerim’den ayetlerini bakın kendinizi tanıyın insan neymiş. Allah’ın bizatihi kendi. İki eliyle yarattığı var onu yapıp ruhundan kendisine üfledi çok dikkat et ben seni kendisini tanısın bilsin diye yarattı bu gizli bir hazine neydi lisenin üzerinden tanımlanmak istedi ya o yüzden seni kendi. Kur’an’ın tabiriyle hiç

ellemedim seni kendi. İki eliyle yarattı ve seni kendi. İki eliyle yarattıktan sonra bu ruhundan bu. Burası müteşâbih iyi açıklanması mümkün olmayan birşey şu ana kadar bundan neyi kastetti bundan ne söyledi bunun asıl maksada gayesi neydi. Şu ana kadar. bilinmedi bu bilinecek yalnız. Ben bunu da şimdi bir işaret fişeği patlatayım ruhundan kendisine üfledi ve en güzel bu en güzel suret verdi bu ve baktığımızda da ve hangi alemin hangi perdesine geçerseniz geçin. Sen hangi varlıkları seyredersiniz seyredin insan

kadar güzelini bulamayacaksınız bir insan kadar güzelini bulamayacaksınız bir işaret bir daha da ve insan. Gün geçtikçe daha güzelliğine güzellik katacak. Bir daha da güzelleşecek ler devam ediyorum en güzel sureti verdiği. Göklerde ve yerde olan varlıkları. Onun için yaratarak teşhir ettiği en şerefli mahluk mudur insan. Bunların hepsi da ayeti kerime meali da tekrar insanı tanımlıyoruz. Kuran ayetleriyle kendinizi tanımlayın. Bu bir kendini bilmekten bahsediyoruz ya bizim yaratılış gayemiz. Allah’ı tanımak ve bilmek gizli hazine neydi bilinmekte istedi bizim.

üzerimizden bu devam ediyoruz o bilinmekteydi istemesi o yarattığı. İnsanı kendi. İki eliyle yarattı kendi ruhundan üfledi. Ama sen de onun ruhu de dikkat et bir insansın sen de onun ruhu var başka hiçbir mahlukata kendi ruhundan ruh üfleme di melekler dahil buna bu devam ediyoruz en güzel suret verdi. Göklerde ve yerde bütün varlıkları. Onun için yarattı bu ve bütün varlıkları insanı tanıttı bir insan. Göklerde ve yerde ne kadar yaratılmış mahluk varsa. Allah tarafından tanıtılmış bir mahluk ve.

Cenâb-ı. Hak ahsen-i takvim üzerine. Yarattım dedi varlık ahsen-i takvim. Ben bunu da bir köşeye not edin bu gece bu kendini bilmek de bunu da bir köşeye not edin biz ahsen-i takvim üzerine yaratılmış bir mahlukuz işte. Cenâb-ı. Hak bütün. kâinatta bütün varlıkta gözle görebildiğimiz ve yat göremediğimiz birçok varlık yarattı ve birçok varlık yarattı bu ve bütün o varlıkların içerisinde en şerefli ahsen-i takvim en güzel olarak insanı yarattı ve insan bu yaratıklardan birisi ama en şerefli sinama en

yükseği en ama en güzel olanı bu ve içlerinde ahsen-i takvim olanı bu ve bir insan bu mana va. Allah’ın seçmiş olduğu kendine seçmiş olduğu bir varlık. Sen kendine seçmiş ve yine ahsen-i takvim dediğimizde burası çok önemli. Bu ahsen-i takvim herşeyiyle mükemmel olan demek var ama ben o takvim sözüne takıldım kaldım bu ahsen-i takvimde lean. Ceo takvim sözüne takıldım takvim düşündüm baktım takvime devamlı artıyor giriyor takvimin sonu var mı dedi. Mustafa. Özbağ yok kıyamete kadar takvim devam.

edecek mi bi etek kendi kendimize otursak kıyametin ne zaman kopacağını biliyor muyuz. Hayır o zaman ahsen-i takvim dediğimizde sonsuz bir bizim için zaman dilimi çıktı sonsuz bir zaman dilimi belki. Evet şimdi insan sadece bu dünya ile alakalı değil. Bir insanın bir de öte alemde nitelendirdiğimiz. Ahiret hayatı var o zaman insan için ahiret hayatının da bir sonu var mı. Yok ahsen-i takvim üzerine yarattı ahsen-i takvim dediğinizde o zaman sonsuz bir şekilde o takvim devam edecek burayı iyi

dinleyin kaçırmayın abone ol bu. Bunun üzerinde birkaç gün teşekkür ettim abone ol. Ah sen iyi güzel hoş demek. Ah sen dediğimizde mükemmel demek her şeyi yerli yerinde. İyi o zaman insanın mükemmelliği bitmeyecek bu ve insan devamlı mükemmelliğe ve. iyiliğe daha da güzelliğe doğru koşacak bu ve hiçbir bitmiş hiçbir şekilde bu iyileşmesi güzelleşmesi derinleşmesi genişlemesi fiziki olarak da güzelliği o fiziki olarak da güzelliği mânâ olarak da derinli bitmeyecek ve kendini. Bilmem kendini. Bilmem o da bitmeyecek kge.

Çünkü o kimse. Cenâb-ı. Hak’kın sıfatlarının tecelli ettiği. Ayna hükmünde. Allah. Allah sonsuz sıfatların tecelliyatı da sonsuz sıfatlarının tecelli edeceği mükemmel manada insanda sonsuz bu çünkü sıfatlarının tecelli etmesi gerekir ve. Madem ki insan hayatı sadece. Dünya ile sınırlı değil o zaman sonsuz sıfat sal tecelliyat sonsuz ahsen-i takvim tecelliyatı insanın üzerinde devam edecek insan eğer kendini bilir kendini tanımlar. Ne olduğunun farkına varırsa sac. Cenâb-ı. Hak’kın sıfat sal olarak üzerindeki tecelliyatı idrak eder tanımlar sana o zaman o insan.

gerçek manada âdemiyyet merkezinde durup bu onun üzerindeki. Kemal at bitme noktasında olmayacak bu ve insan. Ben tekrar buz baştan sondan alayım bu insan bu insan cenab-ı. Ha yaklaşmakta o kadar ileri bir derecedeki 12 yay iki yay mesafesi kadar yaklaşıp. Allah’ın sattığı bu ve kendisini gösterdi ve gösterdiği. Hz. Muhammed’in. Mustafa’nın gözünün şaşmadı ı kalbinin de tasdik etti insan da biz mi. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretleri bir tarafı insandır kuruldu o zaman insan o kadar şerefli o

kadar derin o kadar geniş o kadar. Ah seni takvimi yüksek ki o cenab-ı. Hakk’ı görme ve. Allah’ın ona sakma. Allah’ın. Onun önünde perdelerini açma derecesine bahşettiği bir insan bu ey insan kendine gel. Ama sen ahsen-i takvim üzerine yaratılmışsın. Kendini Bilmek 4 kapı 40 Makam Hakkında vb. Halil’im dedi o dost edindi. Habibim. Dedi sevgili edindi bir mahluk sun o keli mullah dedi bir mahluk. Sun. Çünkü gücü. Cenâb-ı. Hak insanla konuşuyor. İyi o zaman. Allah aynı zamanda da

ne yaptı insanla konuştu. Çünkü insan nesi onun halifesi sine demek. Hilafet. Halife ne demek bu birinin yerine geçmek. Bir kimseden sonra gelip onun yerine almak birinin bu birinin ardından gelmek gitmek yerini doldurmak vekâlet veya temsil etmek manalarında bunların hepsini. Teker aldım. Çünkü halife yarattım diyor bu ayet-i kerimeden nerede bak ara o. Rabbin meleklere dedi ki ben bir halife yaratacağım dediğim vakit onlar dediler ki bu kimi xanımı bozacak kana bulayacaklardı bir mahluku yaratacaksın. Oysa biz sana devamlı

hamd ederek ibadet yapıp seni tenzih etmekteyiz. dediler. Allah cevap verdi ben sizin bilmediğiniz pek çok bilirim buyurdu o zaman insan aynı zamanda ne halife bir insan halife ve o halifeyi. Cenâb-ı. Hak kendisi kendisine muhatap kabul edip. Onunla konuşuyor ona doğru yolu gösteriyor onun kalbine ilham ediyor ve. O insandan bir peygamber seçiyor ve peygamberler seçiyor. Ve o insanı ilk yarattığında ilk yarattığı. Adem’i. Aynı zamanda da peygamber ilan ediyor ve o peygamberlerin sonuncusu olan. Muhammed. Mustafa’yı da kendine

seçip. Miraç ettirip onu ne yaptı onunla görüştü yüz yüze ama biz. Orası bizim için nasıl bir yüz yüze oldu ayrı bir ama ona sattı onu kendini gösterdi. Onun da kalbi ona tasdik ettim unutmayın oldu o zaman. Allah insanlarla konuştu bir peygamberlerine vahiy etti. İki peygamberlerin. haricinde de kullanılan kullarına o ayin en düşük derecesi olan ilhamla konuştu vahyetti. Allah rüyada vahyetti. Allah. Meryem’e de vahyetti. Allah iyi. Sana da vahyetti. Allah halife olarak yarattığı seçtiği insanlarla konuştu ve

ona da konuşma özelliği verdi başka bir mahlukata böyle bir konuşma özelliği vermedi böyle bir belâgat özelliği vermedi. Öyle bir belâgat özelliği vardı ki öyle ne dalgası özelliği verdi ki insan o belâgat ıyla bütün varlıkların üstünde olduğunu gösterdi bu ve. Allah yarattı bu halife ile haberleş. Tea görüştü konuştu ve. Allah. Rahman. Suresi ayet 4 Rahman. Kuran’ı öğretti insanı yarattı. O’na konuşmayı belletti a ne demek ki. Cenâb-ı. Hak. Sen sana ne yaptı bakın teker gene sıralıyorum seni kendisini

tanıtmak ve bildirmek için yarattı bu gizli. bir hazine neydi senin üzerinde hazinesini isarettir daha sonra seni halife yaptı. Sonra seninle konuştu sana vahyetti kendi eliyle yarattı ruhundan üfledi ruhundan üfledi ve seni ahsen-i takvim üzerine koydu ve konuştu seninle ve insana seçme bir insana seçme özgürlüğü verdi ve insan seçme özgürlüğünü kullandı seçme özgürlüğü demek ona akıl vardı ona izin verdi ona fikir verdi ona. Vicdan verdi ona muhasebe verdi ben onu iyi gösterdi ona doğru yolu gösterdi onu

sırat-ı mustakim öğretti ben onu başı boş bırakmadı onu. Orta yerde bırakmadı insan ahsen-i takvim üzerine yaratıldı ve onun başı boş bırakmadı ona. Kuran’ı da öğretti ona konuşmayı doğar etti ona peygamberlerde gönderdi. Ben de cinsinden peygamberler gönderdi. Ve kendi cinsinden göndermiş olduğu peygamberlerin en mükemmeli ve. en sonuncusu olan. Muhammed. Mustafa’yı. Miraç ettirip ona kendini gösterdi ayağım etti bu ayar etti bu ve o insana seçme özgürlüğü verdi dikkat edin seçme özgürlüğü verdi ben cebriyeci değilim. Ben. Kadriye ci

değilim iyi değilim. O benim seçme özgürlüğüm var bu ve de ki. Ey insanlar size rabbinizden hak gelmiştir artık. Kim doğru yola gelirse ancak kendisi için gelecektir kim de saparsa o da ancak kendi aleyhine satacaktır. Ben sizin üzerinize vekil değilim. Yunus. Suresi ayet 108 İyi o zaman. Cenâb-ı. Hak olan yolu bize gösterdiği insana bu ve insan ya o hak yolda yürüyecek ve hatta sapıklığa doğru gidecek bu seçme özgürlüğü insanın üzerinde var bu işte rabbiniz tarafından hak gerçek

geldi artık dileğin iman etsin dileyen inkar. etsin. Kehf. Suresi ayet 29 bununla alakalı da birçok ayeti kerime var ama bu sohbet bu gece sıvısında. Hepsini almadım. Demek ki insan halife ve aynı zamanda seçme özgürlüğüne sahip ister kendisi hak yolda giderken. İsterse kendisi batıl da gider sapkınlık ta isterse. İnsan doğru yolda yürür bu doğru yolda yürümüyorsa. Onun yolu. Eğridir zaten ve sapkınlık tadır ve insan. Cenâb-ı. Hak’kın sayısız nimetleri ne. Mazhar olan varlık sayısız nimetleri ne sonsuz nimetlerine.

Mazhar olan varlık ama biz insan olarak ayı. Allah’ın sonsuz nimetlerine mazhar olmuş bir varlığı ve bütün mahlukat. Allah’ın nimetlerine massar bütün mahlukat. Allah’ın rızıklandır masına. Masalar her bir cansız bir varlık yok her bir varlık. Allah’ın rızkıyla yay hayatına devam eder. Yaşar ve. Cenâb-ı. Hak bütün. varlığın tamamını kendisi rızıklandırır kendi hazinesinden ve kur’an-ı. Kerim’de bu rızıklandır ma ile alakalı o kadar çok ayeti kerime var ki insanın. Tabiri caizse gözüne sokuyor. Ey insanoğlu. Sen rızık endişesiyle a rabbinin

yolunu terketme hızlı kendi şişesiyle. Allah’ı tanıma ve bilme yolunu terketme rızık endişesi ile. Sen kendi kendini helak etme rızkından endişe. Düşme. Ben seni kendi eliyle yatan kendi ruhundan üfle ahsen-i takvim üzerine yaratan. Bu ahsen-i takvim üzerine yaratan kendini halife. Seçen ve seninle konuşan sana oh yeden. Allah. O senin rızkını da üzerine almış. O senin rızkını üzerine almış fakirliğe düşme endişesiyle evlatlarınızı öldürmeyiniz. Onların da sizin de rızkını veren biziz. İsrail 31 Yeryüzünde kımıldayan hiçbir varlık yoktur ki

onun rızkı. Allah’a ait olmasın. Allah her. canlının hayatını geçireceği yeri de öleceği yeri de bilir. Bütün bunlar apaçık kitaptadır. Bu. Hud. Suresi ayet altı. Ali. İmran ayet 37 en ama 751a rafa yeterli. Enfal. Ayet 3 ve 4 Yunus. Suresi ayet 10 31 59 93 Hud. Suresi ayet 88 rahat. Suresi ayet 22 Taha. Suresi ayet 81 gibi gidiyor da rızıkla. Allah rızık ve alakalı. Bunların hepsi de ne demek ki o halifenin rızkında. Ne almış. Cenâb-ı. Hak üzerine

almış insan kendini tanıt kendini bil. Ben sadece. Allah’a muhtaçsın sadece. Allah’a ihtiyacını gör. Ben sadece. Allah’a işini bitir o kızgın onay. Ahmet’e. Mehmet. Devleti. Ona buna değil ya rızkın onay buna iman et onun halifesi sin sen bu onun halifesi. Scene. Allah. Allah uç açma onun. halifesi. Scene mı başka yerlere dayanacağım yaslan cam de uğraşma onun halifesi sin kendi. İki eliyle yarattı ısınsın eşrefi mahluk atsın bu hitap ettiği. Senin konuştuğun. Sun vahyetti değilsin sen bu. Vahdettin kimsesinin

insansın bu ve gökleri ve yeri beni sana musahhar kılmış senin emrine vermiş. Gökler yerler denizden senin emrinde o varlık sana musahhar kılınmış senin gözünün önüne serilmiş senin mana gözünün önüne bütün varlık serilmiş kendine gel kendini tanıt kendini gör kendini bil ne olduğunu anla bu ne olduğunu anla bu hayvanlar gibi yiyip içip. Cuma eden değilsin bu hayvanlar gibi barınacak bir yer buldum tamam bitti değilsin böyle. Ama sen onun halifesi sin sen onu vahyetti değilsin. Sen onun kendi

ruhundan üflediği değilsin. Kendini basit alma bu. doğruyu bildirmek. Allah’a aittir odur ki gökten. Yağmur indirir hem içeceğini sondan oluşur hem de hayvanlarınızı içinde otlattığını zop ve ağaçlar. Allah olsun sayesinde sizin için. Ekinler zeytinlikler vurmalık da üzüm bağları ve çeşit meyveler yetiştirir. Elbette burada düşünen kimseler için alınacak bir ders var hem geceyi ve gündüzü güneşi ve ayı sizin hizmetinize verdi diğer. Yıldızlar da. O’nun emriyle size rağmen edildi her yerde ve göklerde ne varsa her şeyi sizin emrinize

rahmet edildi. Bu elbette aklını çalıştıran kimseler için. Bunda alınacak nice ibretler var yeryüzünde türlü renklerde her çeşitten bitki ve hayvan olarak sizin için yarattığı daha neler var yine odur ki. Denizi sizin hizmetinize verdi kitap taze et yersiniz ve takılıp kuşanacağım. Ziynet eşyası çıkarırsınız. Nahl suresi. 9’dan 14’e kadar bu. Ey insanlar sizi ve sizden öncekileri yaratan rabbinize kulluk ediniz. Ömür ki umulur ki. Böylece korunursunuz. Bakara 21 Demek ki gökyüzünde yeryüzünde ve denizlerde ve gezegenler herşeysiz aram edilmiş.

Çünkü. O’nun halifesi. Scene o. Çünkü onun halifesi. Sin çünkü kendi ruhundan size ruhu üfledi this. Akın şunu deme. Ben oraları nasıl bileceğim. Yok hayır bilirsin ama ben onları nereden haberim olacak. Yok hayır haberin olur. Sen yeter ki. Adem yt doğru koş ve bir insan bu manada. Bluetooth ikram olarak sadece dünya hayatıyla sınırlı değil var ya ki bu dünyadan ötede o lütuf o ikram devam edecek bu ne ile alakalı ölümden sonra. Ölüm yok oluş değil bu ölüm

yeni bir. Diriliş bu. Eğer ölümün yok. oluş gibi görürsek o zaman zaten kıyameti mahşeri cenneti. Cehennemi. Cemal. Allah’ı inkar etmiş oluruz yok ölüm bir yok oluş değil ya ölüm geçici tek bir odadan bir odaya geçiş ve. Her nefis ölüm denilen o perdeyi tatacak ama hayat devam edecek. Kıyamet gelecek kıyamet günü yaptıklarımızın karşılığını bize tastamam verilecek. Ali. İmran ayet 185 Hanginiz daha güzel bir iş ortaya koyacağını denemek için ölümü ve hayatı yaratan. O’dur. Mülk suresi ayeti ki

iman edip makbul ve güzel işler yapanları müjdele onlara içinden ırmaklar akan cennetler vardır. Öyle cennetler ki ne zaman meyvelerinden kendilerine bir ikram edilirse bu daha önce de dünyada yediğimiz diyecekler. Oysa bu onların aynısı ol ve benzeri olarak kendilerine sunulacaktır orada. Onların tertemiz eşleri de kalacak. ve onlar orada devamlı kalacaklardır. Bakara ayet 25 O zaman bizim hayatımız burada son bulmayacak bak ahsen-i takvim bahsinde az bir değildim buydu biz o zaman kıyametten. Sonra da ahsen-i takvim üzerine eğer

biz burada. Allah’ı tanıma ve bilmem bu. Allah’ı tanıma ve bilmede derinleşme. Allah’ı tanıma ve bilmede genişleme. Allah’ı tanıma ve bilme yolunda yürüyor. Sak o zaman kıyametten. Sonra da ve hatta ölüm denilen nesneden sonra da o gülüş devam edecek. Çünkü ahsen-i takvim üzerine yaratıldık o güzellik o güzelleşme o derinleşme ve kıyametten sonra da üzerimizde devam edecek. Amma ama biz. Eğer ona iman edip iyi ameller üzerinde yürür ve onu tanıma bilme noktasında durursak. Ah seni takvimimiz akseni takvimimiz

son bulmayacak. Hanif elimizde son bulmayacak bakın. şunu unutmayın. Allah insana bir makam verirse o makamı ondan geri almaz bir daha ya. Allah’ın. Vadi haktır iyi bakın. Allah’ın. Vadi haktır hiçbir peygamberin. Peygamberlik sonradan geriye alınmamıştır. Ama hiçbir. Veli’nin mürşid-i kâmil’in mürşid-i kâmil’i ve velili sonradan geri alınmamıştır o. Cenâb-ı. Hak. Eğer bir insana bir makam verdiyse. Allah. Allah verdiğini geri almaz. Ama bu. Allah’ın şanına yakışmaz iyi bakın bu. Allah’ın şanına yakışmaz. Ama hiçbir peygamber yoktur ki peygamberliği geri

alınmış olsun ve hiç bir mürşid-i kâmil yoktur ki mürşid-i kâmil’i geri alınmış olsun. İyi o zaman. Allah’ı tanıma ve bilme noktasında dairesinde yolunda yürüyen bir kimse bir makam sahibi olduysa. O yüzden. Mustafa. Özbağ dar haller geçicidir makav kalıcıdır bu hal gelir geçer süslü genç kadına. benzer hal çok süslü genç kadına benzer ve onun üzerinden süsünü aldığında gerçeği çıkar meydana. O yüzden makam kalıcıdır hal geçicidir bazen dedim cehal dervişleri gördüm ben derim. Bunu var ama makam kalıcıdır

ya o yüzden. Dört. Kapı. Kırk. Makam sohbeti yapıyoruz. Bu makam kalıcı olsun diye. O halde takılıp kalırsanız ve o kabre girdiğinizde biter. Bu makam ehlinin makamı kabre girdikten bu kabre girdikten sonra da devam eder emmare levvame mülhime mutlu yıllara diye. Mardin safiye’ye bunların kalp halleri kalp makamları. Bunların hepsi de. Derviş üzerinde önemli merhaleler dir bu önemli merhaleler. O yüzden o ahsen-i takvim. Lig devam edecekse. O zaman o kimse bu dünyalık düşünmeyecek sadece. Bu sadece cennetlik de

düşünmeyecek o o. Allah’ı tanıma ve bilmede. sonsuzluğu düşünecek bu ve bunun de. Tabiri caizse biraz hoşgörünün zevkini yaşayacak. O yüzden sufi kendisinin halifeliğini unutmayacak ve diyecek ki ben. Ah seni takayım üzerinde yaratılmış bir hali. Feyim benim bu halifeliğim eve değil devam edecek diye düşünerekten hayatını yaşayacak. Allah bizi onlardan eylesin. Hacı. Bektaş. Veli. Hazretleri. O yüzden demiş ki. Her ne ararsan kendinde ara kendinde ara. Yunus. Emre. Ne güzel söylemiş. İlim bilmektir ilim kendin. Sen kendini bilmezsen bu

nice okumaktır demiş ve. Hacı. Bayramı. Veli de demiş ki bayram özünü ne idi bileni anda buldu su bulan ol kendi noldu. Sen seni bil sen seni ve. Hz. Ali efendimiz demiş bu ilacın sendedir. Ama sen dedin ama farkında olmazsın derdinde. Sendedir fakat göremezsin sanırsın ki. sen sadece küçük bir cisim sin küçük bir. Alemsin. Halbuki sende dönülmüştür en büyük. Alem o zaman insan. Küçük halin değildir bir insan büyük âlemdir ya. Hani bazen eski sufiler. İnsanı küçük. Alem

olarak nitelendirilmiş ler. Ben ona tersten bakıyorum benim hep işim tersten bakmak ya insan âlem-i. Kebir dir. Büyük âlemdir çünkü bütün. Alem sende saklıyorsa. Sen büyük. Alemsin dir. Dışarıdan bakıldığında bir çekirdek gibi görünür ama onda kocaman bir ağaç vardır o küçücük çekirdek kocaman bir ağaca gebedir küçücük bir. Nükte ve yumurtanın birleştiği hücre büyük aleme gebedir bu ve o küçücük. Sperm ile küçücük yumurta birleştiğinde zâhir ve bâtın. Alem birleşmiştir kocaman bir alem kocaman bir alem. Bir küçücük zerre

sıkıştırılmıştır bray insan sen o küçücük zerre. Kendini Bilmek 4 kapı 40 Makam Sohbeti dahi halifesinin halife ve sen onu küçücük. Zehra olarak görme onda. Allah’ın halifesi saklı onda. Allah’ın kendi. İki eliyle yarattığı kendi ruhundan üfledi kendi ruhundan üfledi ve. Onu terbiye etti ve onun ahsen-i takvim üzerine yarattı ve göklere ve yerlere ve denizlere ve bütün varlıkta ki bütün varlıktaki mahlukat anıtıdır küçücük he. Bir küçücük. Zara ya o yüzden insan ne zaman ki kendi üzerindeki. Cenâb-ı. Hak’kın

sıfat sal peceli adlarına. Masar oldu işte o zaman. Kemale. Erdi o zaman. Allah’ı tanımlamada. Allah’ı bilmede çok uzun bir mesafe tatlı ettiği. Ey insanoğlu. Ey. Muhammed ile. Hey. Sufi kardeşlerim sizin önünüzde bir. Muhammed. Mustafa var o. Muhammed. Mustafa’nın ayak izlerini takip ederseniz o. Muhammed. Mustafa’nın ayak izlerini takip ederseniz. Allah’ı tanıma da. ve bilmede yükseldikçe yükselir derinleştikçe derinleşir siniz. Çünkü. Cenâb-ı. Hak onun ağzından buyurdu ki de ki ey habibin eğer. Allah’ı seviyorsanız bana uyun. Ve sufiler. Allah’ı

sevmek için yürüyüşe çıkan. Allah’ın halifeleri dir o yüzden. Allah bütün varlığı bütün varlığı sevgiden yaratmıştır sevgiden. Allah. Allah sevmeseydi yaratmazdı. Allah. Allah sevdi yarattı. Allah sevdi yarattı sevdiği için hususi kendisine malum. İki eliyle yarattı özel sevdiği için kendi ruhundan üfledi sevdiği için ona vahyetti onu muhatap kabul etti. Onu karşısına aldı onunla konuştu ve ruhlarını yarattığında ben sizin rabbiniz değil miyim dedi. Hepsine de hitap etti hepimize hitap etti biz bu hitabın kendimize farkında değiliz. Oh. Allah. Allah

bilmediğimizden o makama gelmediğimiz den dolayı biz heva ve hevesi mizin peşinden korktuğumuzdan dolayı. kendimizi dev aynasında görüp kibirlendi mizden dolayı oysa. O hepimize vahyetti hepimize hitap etti hepimize dedi ki ben sizin rabbiniz değil miyim hepimizde cevap verdik. Ben. A sen bizim. Rabb’imiz bu muhatap aldı konuştu bizimle. Şimdi bizimle konuştu bu ve bize vahyetti ve bizim gönlümüze doğruyor ve yanlışı ayırt etme ayırt etme ilmini verdi bu. Eğer bizim gönlümüze bütün insanlara doğruyu. İyiyi güzeli çirkini yanlışı ayırt

etme ayırt etme ölçüsünü terazisini koymamış olsaydı bu insanlar peygamberleri tanımazlar the bu insanlar velileri tanımazlar the bu insanlar. İlahi kitapları tanımazlar the. Allah kafirmi münafık ayırt etmeden yaratmış olduğu bütün insanların gönlüne bu mizanı bu ölçüyü koydu. Allah. Allah da adaletsizlik yok ben onu halife yaratmış çünkü bu onun gönlüne bu ölçü koydu. O yüzden bazı sufiler dediler ki peygamberler gelmemiş olsaydı dahi ve o gönlünüzdeki ilahi ilim kapısıyla da. Allah tanınır ve bilinirdi dedi mi. Evet. İyi o

zaman insan. Allah’ı tanıyan bilen varlık. İnsan. Allah’ın sıfatlarının tecelli ettiği tecelli ettiği ekranı varlık en mükemmel derecede. Ve. Allah’ı tanıyan bilen en yüksek derecede bir varlık insan bu. Çünkü. Allah’ın en yüksek derece tanıyan zamanın peygamberleri dir sonra. Hz. Muhammed. Mustafa’dır en. Zirvesi verilerdir bunu sıralama. Yapacak olursak. Allah’ı en yüksek derecede tanıyan bilen ve tanıması ve bilmesi. Bu benim kendi. He ne söyleyeyim işte adım diyeyim ve tanıması ve bilmesi en yüksek derecede devam eden. Hz. Muhammed. Mustafa’dır

sallallahü ve sellem bu. Çünkü. Allah’ın sıfat sal tecelliyatı tanımlamak bilmekte sonsuzdur ama ben. böyle kendimce. Hayal. Olsun benimki. Allah’ın zamandan mekândan münezzehtir hiçbir şeye benzemez ama. Hz. Muhammed. Mustafa’nın. Durmuş olduğu perdenin karşısında cenab-ı. Hakk’ın zatının olduğunu düşünüyorum bu ve her daim ilk peceli yatın onun üzerinden olduğunu düşünüyorum ve ooooo seni takvimlik. Allah’ı tanıma ve bilme. O yüzden sonsuz bir şekilde. Hz. Muhammed. Mustafa’nın üzerinden tecelli ettiğine inanıyorum. Ey. Muhammed’i. Sufi. Kardeşler. Allah. Hz. Muhammed. Mustafa’yı tanırsanız bu

izinden giderseniz. Allah’ı tanıma ve bilmede en kestirme yolu seçmiş olursunuz ya o yüzden uzun zamandan beri söylediğim söz şudur. Mustafa. Özdoğan yolu yok bu. Mustafa. Öz banyolu yok. Yol. Muhammed. Mustafa’nın yolu bu. Mustafa. Özbağ da her. Fani gibi bu dünyadan gelip geçecek yol. Baki yol ne. Muhammed. Mustafa’nın. Gittiği yol onun ayak. izlerini takip edelim. Onun kokusunu takip edin sadece. Zahir olarak sünnetlerine bağlı kalmakla kalmayın onu annenizden babanızdan eşinizden dostunuzdan malınızdan mülkünüzde makamınıza mevkiniz den fazla seven.

Muhammed. Mustafa’nın izinde yürün onun sünnet seviyesini icra edin onun sünneti seviyesini sımsıkı. Akıt unun seven onu bu. Ve. Allah’ı. Seven bu ve. Allah’a aşık olmanın yoluna bakın. Allah. Allah aşık olmanın yoluna bakın eğer. Allah’a. Aşık olursanız ama gene. Bak sizin kalbinize sizin bu vahyeder. Binnur oluşturur. Onur’la sizin yolunuz aydınlatır bilmediklerinizi size öğretir. Onur’la yanlışlık larınızı düzeltir. Onur’la sizin hata ve kusurlarınızı size gösterir bu. Allah’ı sevmek de. Allah’ı zikretmek. La. Habibi. Habibi. Muhammed mustafaya uyumakla onun izinden

gitmekte olur şeyhlerin. Daha doğrusu olgunlaşmamış. Kemale ermemiş kendisini bilme noktasında da zayıf kalmış. olan şeyhlerin kendi en ellerinden çıkan kendi benliklerine çıkan söz ve davranışlarına bakmayın siz bu manada olgunlaşmış bir. Kemale ermiş kendini bilmiş. Sen kendini öğrenmiş bir mürşid-i kâmil bulup onun yolundan bu manada onun öğütlerinden. Hz. Muhammed. Mustafa’nın mânâsına ulaşın onun mânâsına ulaşma dıktan sonra. Allah’ı tanıma da ve bilmede uzun mesafeler kat edemezsiniz onun manasını ulaşmadı cça. Allah’a. Aşık olamazsınız. Allah’ı tam anlamıyla veya istenilen

anlamda sevme noktasında geri kalırsınız eğer. Allah’ı sevme değer. Allah’a aşık olma da eğer. Hz. Muhammed’i. Mustafa’ya uymada. Eğer ki gerekli gayreti göstermezsen iz. Eğer ki bu manada gerekli çalışmaları göstermez. Kendinizden fedakarlık etmez gecenize gündüzümüze. Muhammed. Mustafa’nın izinden gitme onu tanımaya onu sünneti seviyesini istemeye onun kokusunu o etmeye onun hayalini dahi olsa. takip etmeye. Ve. Allah’ı sevmeye yürümez. Seniz. Vallahi de billahi de 250 yıllık tarikat körlüğünden 250 yıllık. İstanbul’un düşmüş oldu bu körlükten kendimizi kurtarmamız mümkün değil.

Bu mümkün değil ama biz hala da 250 yıl sonra. Allah’ı tanıma ve bilmede. Allah’ı tanıma ve bilmede ve kendi ahsen-i takvim imizi işletmeden akseni takvimimiz işletmeden ve doğru yolda yürüme deve doğru da derinleşme deve doğru da yükselmeden ve doğru da yükselmede ve. Kemal atta olgunlaşmada kendimizi yürütemez sake. Biz o tarikat körlüğünde cemaat gördüğünde o şu anki. Müslümanların kendi içlerinde körlükleri ne devam etmiş olacağız bana acı gelen bu. Sen bana acı gelen bu. Ya ben 30 yıllık.

İslam’ı hayatımın sonunda bu körlükleri gördüğüm zaman kendimce ümidim yıkılıyor. Ama bu körlükleri gördükçe. kendi içimde kendi kendime gerçekten ümidim yıkılıyor şu ümidim yıkılıyor bu ve sufiler ehl-i tarikat. Allah’ı tanıma ve bilme yolunda. Allah’ı tanıma ve bilme yolunda olması gerekirken ne yazık ki tarikat köylünün içerisinde. Çok affedersiniz kör eşek gibi. Dön. Allah döndürüyorlar abone ol. O bizim çocukluğumuzda. Bayındır’da dibekler vardı abone ol mı böyle değişik mahallelerde mahallelerin ortasında. Dibek vardı o ya. Hele bizim al sokakta birkaç.

Sokak aşağıda böyle. Normalde bir tane kocaman bir taş vardı ondan buğday duvarlarda böyle bu şeylik aşurelik işte. Bulgurluk buğday çocuktuk. Biz bir tane. Çok affedersiniz katır bağlarlar da ona gözlerimi bağlardı katırın o taşa da bir tane. Ondan bir tane direkt vardı taşın ortasından katırı bağlarlar onu taşıdığına bağlarlar katır boyna dönerdi sabahtan. akşama kadar. Dibek taşının etrafında. Ya ben bazen körlüğü ona benzetiyorum ya hani geçmiş ümmetler için söyledi. Yahudiler için söyledi kitap yüklü eşekler dedi ya. Ya

şu anda ümmetin en büyük handikapı. Bence bu ama biz hepimiz ayet hadis biliyoruz da yaşamıyoruz ama biz hepimiz sünneti biliyoruz yaşamıyoruz bu. Ve. Allah’ı sevme yolunda değiliz ve en büyük handikapı mız bu ama biz. Muhammed. Mustafa’yı sevme yolunda değiliz bu en büyük handikapı mız bu ve sevmediğimiz için. Körsün. Allah. Allah cümlemizi körlükten kurtarıp kendimizin ne olduğunun bilincine vardı kullarından eylesin. Rabb’im cümlemizi kendisine sevdirsin kendisine. Aşık etsin habibini sevdirsin habibine. Aşık etsin habibinin yolunda yürüsün habibinin haliyle

halledersin habibini yoluyla yollanır sın ve cümlemizi. Bizim. Ah seni takviminizi çalışan kullarından eylesin. ve bir gün geçtikçe güzelleşelim. Gün geçtikçe derinleş elim. Gün geçtikçe geniş diyelim. Gün geçtikçe. Gönlümüz. Bizim feraset. Olsun gönlümüzde feraset. Nur olsun. Gün geçtikçe bizim kalbimizde. Cenâb-ı. Hak kendi iyi mi ile ilimle indirdiğin urunu bize bahçesinin ecmain. El. Fatiha. Aman salavat o zaman o. Amin bu. Önümüzdeki hafta. Allah izin verirse inşallah 14. Kapı hakikaten devam edeceğiz ama inşallah bu sürç-i lisan ettiysek affola

haklarınızı helal edin. Allah razı olsun. Bayındır’dan kardeşlerimiz geldiler onlarla. Hac yolculuğuna gidecekler. İnşallah. Rabb’im onların da. Hac yolculukları mübarek eylesin. İnş imdi den. Cenâb-ı. Hak onların harçlarını. Mebrure eylesin kabul eylesin günahlarını affetti gibi onları derinleştirir sin. İnşallah kaşları. Hac olsun inşallah. Rabbim analarından doğduğu günkü gibi tertemiz bir şekilde memleketlerine. Sağ. Salim. dönenlerden eylesin. Rabb’im inşallah orada kendisini göstersin onlara habibini göstersin inşallah. Hadi. Hac olarak. İnşallah dönen kullarından eylesin. Allah razı olsun inşallah. Allah. Rabb’im dualarınızı kabul

etsin. Bunlar bizim. Bayındır’ın o eski ama her dem taze. Duran gülleri abone ol. Allah. Allah razı olsun. Biz. Daha yolun başındayken ama hiç kimse yüzümüze bakmazken. Allah. Allah razı olsun kardeşlerim iz arkadaşlarımız bu inanıp sevip bu. Tabiri caizse yan yana yol yürüdüğümüz. Kardeşler. Ozo yüzden bayındırdaki eski kardeşlerim. Ben de yeri farklıdır. Hakkınızı helal edin. O zaman için hiçbiriniz yoktu daha. İsmail sen ayrısın. Ama sen. Bursa yeni geldim de tane istedik onu bir özellik vermezsen ben de.

Bayındır mıyım diyor kendi kendine böyle problem yapıyor sonra problemi. Demirtaş. Çekiyor o biraz. normal değil böyle yapıyor. Değil mi size stres atıyor değil mi trip atıyor yapıyor yapacaksın değil mi size. Evet yapabiliyorum bayındırlı çünkü o damarı sıkıntılı yürümü bozuk herkes saata rosole atar herkes olmadı yardım saat. Hadi. İsmail o yüzden. O kardeşler. Allah razı olsun. Şimdi. Tabii ben onun babasını bile tanırım de seni tanırım nenesini tanırım yedi sülalesini tanıt. IP Allah razı olsun. Allah’ın hepside ayrı

bir güzellik hayırlı bir tatlılık. O yüzden biraz da gecikmem izin sebebi buydu. İçeride biraz sohbet ettik. O yüzden haklarınızı tekrar helal edin. Allah razı olsun. Selamün aleyküm abone ol var ya. O kendini bilen. Rabbini bildiği. Rabbimin giden de kendini belli abone ol var ya insan direkt. Rabbini bilir sonra kendisini bilir bu. Ender diss ama bazen cenab-ı bakıroğlu tecelli ettir da o kimse be kendini bilmeden. Rabbini bilir bu işin kestirme yoludur bu. Allah yaptıklarından sorumlu değildir ayetine

girer. Allah dilediğine dilediği kadar lütfeder ayeti kerimesi ne girer biz buna hesap kitap sorulmaz ya sen onu zayıf. Görürsün sen onu bir benzetemem. Scene var ama. Allah’ına. Ah. Neden kendini tanıtır vermiştir ya aniden tanıttı. Hayret partisine düşer abone ol ya aniden kendisini tanıttıkları özeldir ya aniden kendini tanıtmıştır çünkü onun de. Tabiri caizse teli yanmıştır onu kavrulmuş. Tur ve o hesaptan kitaptan dışarıdadır ve o böyle aniden tanıdığı için. Cenâb-ı. Hak. O’na bahsetmiştir ikram etmiştir o sonra kendini

bilmeye yönelir. O da. Allah’ın yönlendirmesiyle dir ve o aniden tanıdıysa aniden bu karşılaştı. ysak onun ilmi de aniden dir ve. Cenâb-ı. Hak onun kalbine bir. Nüve koymuştur ve o güvey ilm-i ledün. Duru’nun o çalışarak. Kazanılmış bir değildir ve o gayret ederek ten alınmış bir değildir bir gayret ederek ten alanlar vardır hak tif. Bir de aniden. Cenâb-ı. Hak’kın verdikleri vardır. O da haktır. O her ikisi de seçilmiştir ama o aniden verdi aşıktır birden aşkı takmıştır ve birden.

Aşk şerbetini içmiştir o. Ben ona kadehi sunmuştur birden o kadehi ona birden sunduğundan o zaten sarhoş zihniyeti sarhoş tabi atıdır bakmamıştır içinde ne kadar ne var diye fondip atmıştır fondip atınca da o aşkın zirvesinde dolaşmıştır o sonradan ona ne gelecekse lazım olacaksa gelir ama o artık onun özel seçtiği aşıkların dandır. Bunlar. özel seçilmişlerdir onlara aklınızda bakarsanız işin içinden çıkamazsınız onları bilginize bakarsanız işin içinden çıkamazsınız onlara kalp ve yaklaşacağız onlara duyguyla yaklaşacağız onlara sevgiyle ya. Yaklaştınız. O

zaman onlar kendilerini size açarlar bu aşı kaşığa kendini açar. Aşık kendine aşık olmayan açmaz bilinçli değildir onu kendinden görmez aşığın kendisini. Açması için onu kendinden görmesi lazım. Bu bilinçle akıllı. Alakalı değildir. Bu âşıklık da alakalıdır aşık bir birini gördüğünde kendince kendini açan kendince kendini de aşağı ve. Ancak aşıklarına seni takvimleri devam eder ancak. Hayret makamında duranların. Ah seni takvimleri devam eder eğer o kimse. Hayret makamında değil ise onun. Ah seni takvimi devam etmez onu. Mehmet takdir

edildiyse ona o kadar da kalır ve alttan et çalıştıysa çalıştığı kadarıyla kalır ama. Aşık lı yakalar ise aşığı yakalar ise onun aksini takvimli devam eder. O ve sen o benim. Az önce söyledim o birden telleri. Yananlar bunların hepsinin de dışında olan şeyler bunların hepsi de dışında olan şeyler. Allah muhafaza eylesin bu geceniz mübarek olsun. İlgili Sohbetler 2. Marifet 4 kapı 40 Makam 16. Manevi yolculuk 4 kapı 40 Makam 10. Başkalarının aypılarını görmemek 4 kapı 40 Makam

Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için Tasavvuf – Vikipedi sayfasını ziyaret edebilirsiniz. Kendini Bilmek 4 kapı 40 Makam konulu bu sohbet Mustafa Özbağ Efendi tarafından gerçekleştirilmiştir. Daha fazla Kendini Bilmek 4 kapı 40 Makam sohbeti için sitemizi takip edebilirsiniz.


Kaynak

Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı: https://www.youtube.com/watch?v=foncY6JTwC4