Dergah Sohbetleri Serisi

703. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri


>> Ecmayin. Ben dergaha gelmek istiyorum ama memurum, polisim, eşim şöyle memur bize sıkıntı verebilirler gibilerinden düşünen nerede ve gelmeye çekinen, vehmeden kişilere karşı nasıl davranmalıyız? Özgür herkes. Arzu eden gelir, arzu etmeyen gelmez. Bu noktada herhangi bir sıkıntı yok. Çanakkale’den bir arkadaşımın sorusu ve rüyası. Buradan rüya okumuyorum. Ondan sonra o yüzden eee Allah razı olsun kardeşler. Yeni gelen birinin buraya anlayabilmesi ve buradaki gördüklerinden dolayı nefsinin aldatmalarına karşı kendini nasıl koruyup buraya sımsıkı bağlanabilir? Biz meydandayız. Her şeyimiz

meydanda. Burada nefsinin aldatmasına eee mahal verecek eee Kur’an ve sünnetin dışında herhangi bir halimiz, ehvalimiz yok. Eğer var ise o bu bütün herkese açık bu durum. Eğer Kur’an ve sünnetin dışında bir şey söyler isek burada böyle bir şey var ise arkadaşlar bize söyleyebilirler. Biz de kendimize çeki düzen veririz. Kendimizi değiştiririz. O yüzden buraya yeni birinin gelip de anlaması bu normalde bir seferde olacak bir şey değil. Eğer rüyası yok ise veyahut da eee hani eee soruda var

ya buradaki gördüklerinden dolayı diyor hani nefsin uyuması. Ne gördü ki nefsine uysun ya normalde bütün toplulukların içerisinde eksik davrananlar vardır. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin ashabından içki içen vardı. Zina eden vardı. Hırsızlık yapan vardı. Devlet malını gaspeden vardı. Devlet malını yani bunlar olmamış olsaydı zaten İslam’ın hukuku çıkmazdı meydana. >> İslam’ın hukuku meydana çıktı. O yüzden bir topluluk içinde eksik davranan olacak, içinde hatalı davranan olacak. Yanlış iş yapan olacak, yanlış konuşan olacak. Bunların hepsi de olacak.

Olmaması zaten yok ise orası sıkıntılıdır. Burada birisi birinin ayağına basacak, basacak. Birisi birine sert konuşacak, konuşacak. Biz bunları önlemeye çalışıyoruz. Anlatıyoruz, söylüyoruz. Yapmayın, etmeyin diye. Ama yani sonuçta buraya gelenler melaike değil. İnsan nefis taşıyor. Bir de hani yeni gelen bir kimse de asıl nefsi o taşıyor. Yani kendisini bir şey zannediyor, bir yere koyuyor. Hele bu zaman da şimdi herkes her şeyi çok biliyor. Herkes her şeyi anlıyor. Herkesin her şeyden haberdar. Yani bakıyorsun o çok biliyor. Oysa

dervişlik hani bildiklerini arkaya atmaktır. Ama o kimse bildikleriyle geliyor. Çok biliyor ya. Şimdi hep öyle söylerler ya. Çok araştırdım ben, çok okudum. Sen çok araştırdın, çok okudun. E sonuç itibariyle ne oldu? Elinden geçen ne? Araştırdın, okudun ama kitaplardaki gibi değil ki. İşin reel hayatı ayrı. O kitabı yazan da spontane yazdıysa eyvallah. O da spontane yazmadı. Oturdu kitaplardan devşirdi, yazdı. Yok spontane işin doğrusu o yani kalbe geleni konuşacak. O da derlemiş, toparlamış, yazmış. Ne zamandan yazmış? Yeni

yazmış. Bilmiyorum kim. İşte kaç yıllık diyorum ben hani bunu yazan. E yeni yazmış daha geç diyorum. Okumuyoruz yeni yazanların ölçülerini diyoruz. E şimdi eee normalde bir herkesin bakış açısı şu. O buraya gelecek. Herkes ona el pençe duracak. Böyle bir yürüyecek. O yürüyünce herkes ona temanna edecek. Yok kardeş ya buraya geleceksen sen nefsini terbiye etmeye geleceksin. Gideceksin neresi boşsa oraya oturacaksın. 703. Mustafa Özbağ Efendi Hakkında Ondan sonra Allah’ı zikredeceksin. Tövbe edeceksin. Burada yapılacak bir iş varsa ki

çok fazla yok. Bir şey yapıyorsan yapacaksın, yapmıyorsan yapmayacaksın. Senin de benim gibi hiçbir özelliğin yok. Ha geleceksin Murtazaya takılacaksın. Gene diyeceksin ki bu adam burada 20 yıl sonra da sandalyede oturuyor. Hala daha o oradaysa ben bırakıyorum bu dergahı diyeceğim. Bırakacaksın gideceksin. Bu kadar basit. Şimdi eee cemaatler, tarikatler bakın cemaatler ve tarikatler insan avlamaya çıkar. Onun parası lazım, pulu lazım, makamı lazım, mevkisi lazım. Onun bir şeysi lazım. Öyle olunca bu tip insanlara işte temanna gösteriyorlar, saygı duyuyorlar

filan. Onları böyle uçuruyorlar. Ondan sonra e bizde yok öyle bir şey. Bizim öyle bir şeyimiz yok. Bizde herkes işte geliyor oturuyor burada. E ne o sohbeti dinliyor, zikrullah yapıyor, dua ediyor, gidiyor bu kadar dersini çekiyor. Dervişse kendini terbiye etmeye çalışıyor. O yüzden eee böyleyiz. Bu kadarız. Yeni gelen bir kimse beğenirse, beğenecek, beğenmiyorsa istersek küçük kızını vermesin bize. Bu kadar basit. iş yerinde, sokakta, çay bahçesinde, mahallemizde İslam tebliği nasıl yapılır? Örnek verebilir misiniz? Siz dost, doğru ahlaklı

olun. Siz Kur’an ve sünnet seneye sımsıkı yapışın. En güzel tebliğ o. Bir kişi başkasıyla konuşurken sözünü kesebilir mi? Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri kesmezdi. Sonuna kadar dinlerdi. Ama velakin şimdi insanlar böyle bir bakıyorsun, dinlemeye çalışıyorsun. Heva, hevesine ilah edinmiş, nefsini ilah edinmiş. Yani çok konuşuyor ve yanlış biliyor veya gıybet ediyor veya dedikodu yapıyor. Onu dinlemek zorunda kalıyorsun. onu dinlemek zorunda kalacağına yeter arkadaş konuşma dedikodu yapıyorsun gıybet ediyorsun de kestir. Yani illaki onun sözünü kesmeyeceksin

diye bir kaide yok. Geçmişimde ve gençliğimde ve geçmişimde hatalar yaptım. Günahlar işledim. Zikir halakasına günahlar affolur diyorsunuz ama ben bir türlü içselleştiremiyorum. Ne önerebilirsiniz? Hadis-i şerif var. Bu konuda ayet-i kerimede var. Tövbe edenlerin tövbesini kabul edeceğini, affolunacağı dair hadis-i şerifte var. Zikrullah alakasında oturan Allah orada Allah’ı zikredenlerin geçmiş günahlarının affolacağına dair, hayra çevrileceğine dair iman ettim ben ona. O yüzden ben eee geçmişimle alakalı hiçbir sıkıntım yok. Benim bugünümle de alakalı sıkıntım yok. Cenâb-ı Hak nefes verdiği

müddetçe burada Allah’ı zikretmek için toplandığımız müddetçe benim bugünümle de alakalı bir sıkıntım yok. Dünle de alakalı bir sıkıntım yok. Geçmişimle de alakalı bir sıkıntım yok. Rabbim cümlemizi zikrullah halakalarına devam ederken nefesini aldıklarından >> Daha ilerisi zikrullah halakasında nefsini eee nefesini verenlerden >> Allah’ın cemaline baka baka zikrullahla bu dünyadan göçüp gidenlerden eylesin. >> Amin. O yüzden bir saat önce ne yaptıysam yaptım. 10 dakika önce ne yaptıysam yaptım. Bir dakika önce ne yaptıysam yaptım. Rabbim cümlemizi affeylesin. >>

Şimdi zikrullah halakasını kuracağız. Üç tevhit okuyoruz ya. Üç tevhit okuduk mu cümle günahlarımız dökülüp Cenabı Hak günahlarının yerine hepsine günahların hayır hasenat yazacak. hasenete çevirecek. Buna iman ettim. 38 yıldır hayatımı öyle yaşıyorum. Sonuç itibariyle hem ayet var hem hadis var. O yüzden hem ayet hem hadis olduğu için üzerinde de hiç şek şüphe etmiyorum hiç. Ama o hadis İmam-ı Hanbel Hazretlerinin hadisini okuduktan sonra hiç şüphe etmiyorum. Öncesinden de şüphe etmedim. Yani Cenabı Hak’a hamdolsun. Eee, ilk itikaf

yaptıydım ben. Eee, o itikafta gördüğüm, yaşadığım şeyler vardı. Eee, yolumun sağlamlığını, sahihliğini o zaman kendimce, benim kendi nefsime ait idrak ettim, anladım. Onu idrak edip anladım. Hani dedim ki elhamdülillah sağlam yoldayım, düzgün yoldayım. O yüzden Cenabı Hak inşâallah bu yolda hepimizin de nefeslerini alsın inşâallah. >> Şek şüphe ben etmiyorum. İnşallah sizler de etmezsiniz. 703. Mustafa Özbağ Efendi ve Önemi Nefis, şeytan insanın kalbine vesvese verir. Şeytanın işi kalbe vessvese vermektir. Bunun ilacı ise zikirdir. Başka bir şey

değildir. Bakın bunun tek ilacı vardır. Tek ilacı zikir. gittiğin yolla arkadaşından, eşinden, dostundan, annenden, babandan, arkadaşından gerçekten böyle bir şeytan vesvese verince hemen tevhide başla. Hemen niyet et ya Rabbi. Gönlümdeki vesveselerin dışarı çıkması için şeytanın kalbime tecelliyâtından muhafaza olmam için niyet ettim. Tevhide de başla. Hiç ama şimdi insanlar yediklerinden, içtiklerinden, hayat standartlarından işte eş ve çocuklarının davranış biçimlerinden, anne ve babaların davranış biçimlerinden, sokaktaki davranış biçimlerinden gerçekten de şeytan onlara vesvese veriyor. Şu anda şeytanın vesvesine vesvesesine

kanmayacak insan çok az. Böyle olunca bunun ilacı, bunun bir tek ilacı Allah’ı zikir. Yolunuzdan, şeyhinizden, arkadaşınızdan, dostunuzdan şeytan vesvese verir. İlacı Allah’ı zikir. Başka bir şey değil. Rabbim bizi çokça zikredenlerden eylesin. >> Amin. Üç ihlas bir Fatiha-i şerife. Ya Rabbi hasıl olan sevabı Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin ruhlarına ve bütün geçmiş peygamber efendilerimizin ruhlarına >> cihari-i yari güzin efendilerimiz Ebubekir Sıddık, Ömerül Faruk, Osman-ı Zinnureyn, Ali el Murteza radıyallahu anh hazretlerinin ruhlarına >> aşere-i mübeşerenin

evlad-ı resulullah, zevce-i Resulullah, İmam-ı Hasan, İmam-ı Hüseyin 72 şühedanın, şehid-i Kerbela’nın, bütün şühedanın Hanım tüm ashab-ı Resulullah hazretlerinin ruhlarına amin. >> İmamız İmam-ı Azam Ebu Hanife, İmam-ı Şafii, İmam Maliki, İmam-ı Hanbeli ve bütün mezhep imamlarımızın ruhlarına hediye eyledik. vasıl ve hissedar eyle ya Rabbi. >> Haberdar eyle ya Rabbi. >> Feyzatlarını, himmetlerini, şefaatlerini, dualarını üzerimizden eksik eyleme ya Rabbi. >> Amin. Üç İhlas ve Fatiha-i Şerife yaz Amin. Ya Rabbi hasıl olan sevabı pirimiz Seyid Abdülkadir Geylani, Seyid

Ahmed Erfai, Seyid Ahmet el Bedevi, Seyid İbrahim Duseki, Şeyh Ebul Hasan eşazeli, Şahı Nakşi ben Muhammed Bahaddin, Şahı Mevlânâ Celaleddin Rumi, Şah Hacı Bektaş-i Veli, Şah Hacı Bayram-ı Veli, Mehmed Muhyiddin Üftâde, Veysel Karani, Muhyiddin Arabi, Niyaz-ı Mısri ve bütün piran efendilerimizin ruhlarında hediye eyledik. vasıl ve hissedar eyle ya Rabbi. >> Amin. Üç ihlas bir Fatiha-i şerife Amin. >> Ya Rabbi hasıl olan sevabı geçmiş üstatlarımızdan Abdurrahim Tantavi, Abdurrahim en Nişavi, Elhaç el Hafız Ebubekir Sıddiki-i Çorumi, Hacı

Ali Haydar Efendi, Elha Çorumlu Mustafa Anaç Efendi, Nevşehirli Hacı Abdullah Gürbüz Efendiin, Kaçuni dergahının, Kabbaşi dergahının ve bütün geçmiş mürşid-i kamillerin, velilerin, evliyaların, dervişlerin, müminlerin ruhlarına >> ya Rabbi bilhassa üstadımız bayın Yındırlı Hacı Mustafa Özba Beyefendi Hazretlerinin ruhaniyetlerine >> ced ve dadalarının ruhaniyetlerine >> yaşayan bütün mürşidi kamillerin, velilerin, evliyaların, bütün derviş kardeşlerimizin ve ümmeti Muhammed’in ruhaniyetlerine >> Turuk Ali’den akraba ve tallukatlarımızdan geçenlerin ruhlarında hediyeledik. Vasıl ve hissedar eyle ya >> Amin. Ve selamün alel mürselin ve

alihim velhamdülillahi rabbil alemin. Euzü billahi mineşşeytanirracim. Bismillâhirrahmânirrahîm. Efsali zikirennahu ilah illallah. ilahe ilaheillallah. Hak muhammeden resulullah enbiya vel murselin. Velhamdülillahi rabbil alemin. Elfatiha salavat. Allahümme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala ali Muhammed. Kaynak Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı yukarıdaki YouTube oynatıcısından izlenebilir. İlgili Sohbetler İslam’da Ahlak İrfan Sohbetleri Tasavvuf Nedir?