Dergah Sohbetleri Serisi

699. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri


>> Ecm. >> Duha suresi 6. O seni bir yetim iken barındırmadı mı? Bu yetimliği başı boş bir şekilde mürşitsiz, kimliksiz, rabbin varlığından habersiz bir şekilde yaşamak gibi görebilir miyiz? Yetimken barındırmak da bataklığın, pisliğin içinde aldığımız nefesin bile tadını almazken, bir mürşid-i kaminin yani sizin elinizden tutup bizi temizleyip paklayıp kendi yanına katması, bizi kurtarması gibi görebilir miyim? Görebilirsin. Bunda bir sıkıntı yok. Bu Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin şahsına münhasır bir ayet-i kerime. Yani sen yetimken

biz seni barındırmadık mı? Yani bütün her şeyin sahibi Allah. Bu manada bütün herkes bu ayet-i kerimeyi kendisine ölçü edinebilir mi? Onu normalde buradaki yetimlikten, annesiz babasız kalmaktan tabii Hazreti Kur’an bu konuda peygambere eee sen yetimken seni barındırmadık mı derken malum Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin önce annesi vefat eder. Özür dilerim önce babası vefat eder, sonra annesi vefat eder. Sonuç itibariyle yetim kalır anneden babadan. Ama sonradan tabii malum dedesi sahiplenir. Çünkü kültür budur, inanç budur.

Ardından o eee o da vefat edince amcası sahiplenir. Cenabı Hak diyor ki hani senin sahibin benim. Yani gerçek sahip Allah’tır. Herkes için geçerlidir. Bu manada insanın annesi babası da olsa gerçek sahip Allah’tır. Cenabı Hak da diyor ki ben seni yetimken barındırmadım mı? E bunu normalde bir kimse bu ayeti kerimeyi böyle anlamış olsa bir beis olmaz onda. Ben derviş olmadan önce koro müziğine merak salmıştım. Koroya gidiyordum. Derviş olduktan sonra da biraz devam ettim. Koro kadınla erkekli karışık

bir ortam. Devam etmekte sakınca var mı? Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri böyle bir şey yapar mıydı veya yapılmasına müsaade eder miydi? Böyle bakarsak meseleye meselenin içerisinden hemen çıkarız zaten. Ona çok fazla tefarata ihtiyaç yok. Sosyal hayatta da, dervişlik hayatında da hep aklıma gelen başıma gelir. Bu hiç değişmedi. Hislerim biraz kuvvetli. Mesela biri benim yüzüme gülüp arkamdan konuşursa veya benimle ilgili kötü düşünceye sahipse, beni sevmiyorsa hissederim. Dergah içinde de bu hislerin suizan mı yoksa kalbimize

gelen ilham mı olduğunu nasıl ayırt edebiliriz? Normalde bir başkası için olumsuz bir şey geliyorsa kalbine o suizandır. Anne babasına veya bir büyüğüne el kaldıran birinin kıldığı namaz ve diğer ibadetleri zikir halakası o kişiyi temizler mi? Böyle birinin nasihatiniz nelerdir? Bizim derviş kardeşlerimizden birisinin böyle bir şey yapacağını tahmin etmiyorum. Yani bizim kardeşlerimiz anne ve babalarına veya bir büyüne el kaldırmaz. Kaldırdıysa aklı yerinde değildir. Ya da onun dervişlik ona hiç uğramamıştır. Çok ağır bir şey bu. Yani bunu

normalde bir dervişe nasihat olsun diye bu kim yazıp da koyduysa bu kimse de derviş ise bizimle manevi olarak bağı kalmaz o kimsenin. Bu böyle yenilir yutulur bir şey değil. Bu olabilecek bir şey değil. Yani bir belki de hani yeni derviştir. Edep, adap, terbiye bilmiyordur. Bu böyle bir şey yaşanmıştır. Ama bir çocuk anne babasına el kaldırıyorsa anne baba ilk önce kendine baksın. Bu benim genel felsefemdir. Yani bir çocuk annesine babasına el kaldırıyorsa anne baba kendine baksın. Mesela

bir çocuk anneyi babayı dinlemiyorsa anne baba dursun kendine baksın. Ağır şeyler bunlar. Yani normalde sen çocuğunu Kur’an ve sünnet tarihesinde terbiye etmemişsin. Kur’an sünnet tarihesinde terbiye etmediğin için çocuğunda saplantılar var, sapıklıklar var. Çocuğunla iletiştişimin bozuk. O zaman sen çocuğunu Kur’an sünnet tarihesinde yetiştirmedin. Daha ağır konuşacağım da daha ağır konuşmak istemiyorum. Bizim anne tarafından akrabalarımdan birisi başladı vur beni deme bana. Benim ona verdiğim cevap şuydu. Ben kanı bozuk, südü bozuk değilim dedim. Yani bu normalde bir kimsenin

annesine babasına el kaldırması o kimsenin sıkıntı çok büyüktür. Yani anneye babaya bayağı bayağı sıkıntı çok büyüktür. Yani o zaman her şey allaç pamuğu gibi gider. Her şey hallaç pamuğu gibi gider. Bu böyle normal bir şey değil. Allah muhafaza eylesin. >> Ya o çocuk uyuşturucu kullanmıştır bu kimyasallardan. Ya o çocuk akli dengesini kaybetmiştir. Bu böyle normal bir şey değil bu. Allah Annesine babasına el kaldıracak yani dövecek onu. Sonra gelecek burada zikrullah yapacak. Bir şey değil. Allah muhafaza

İsrail’in Gazze’yi ilhak ve komple işgal planı hakkında ne düşünüyorsunuz? Hiçbir şey düşünmüyorum. Ne düşüneceğim ki? Benim düşüncem bir şey değiştirmeyecek. Çünkü yani ben kendimce kendi dairemde sırat-ı müstakimde yaşamaya çalışan bir insanım. Benim elimde devlet yok. Benim elimde silah yok. Benim elimde bomba yok. Benim elimde hiçbir şey yok. Ben normalde lanet desem ne olacak? veyahut da elinde silah olan devleti yönetenler çok yüksek derecede kınarken, hiçbir şey yapmazken, hiçbir şey yapamazken artık neyse e sonuçta bizim gibi avam

bir Müslüman ne yapabilir ki? Ve normalde bütün dünyanın gözünün önünde insanlar açlıktan ölürken, açlıktan ölmezse bombaların altında ölürken, bombaların altında ölmezse normal silahla öldürülürken yze diye bir şehrin kalmadığı bir yerde her yerin yıkıldığı sanki normalde 9.9 9 deprem olmuş gibi ayakta hiçbir binanın olmadığı bir yerde ve açlığın kol gezdiği yerde insanların açlıktan öldüğü bir yerde bıraktık gavurları. Müslümanlar bunları seyrederken, Müslümanların başındaki devlet başkanları, Müslümanları yöneten idareciler, bürokrasiler, Müslümanların başındaki hükümetler, devletler bunu seyredip sadece kınamaktan başka

bir şey yapmazken, ümmet olma bilincini kaybetmiş, Kur’an sünnet bilincini kaybetmiş Ş ümmetin normalde yarasını pansuman etme bilincini kaybetmiş. Bu bilinçten uzak İslam dünyasının başındaki devlet sistemleri, devlet başkanları, bürokratlar, başbakanlar, krallar, idareciler satılmışken, kim bilir nerede ne dosyaları var? Kim bilir nerede ne görüntüleri var? Kim bilir nerede nasıl bir çok affedersiniz pisliğin içerisinde bulandılar da hiçbir şey diyemezken. Ve bütün İslam dünyasının başındaki liderler hepsi de dahil. günlük hayatlarına devam ederken oradaki açlıktan oradaki insanlık dışı muameleleri bildiği

halde müdahale etmeyi düşünmezken benim gibi bir adam ne düşünebilir ki? Ben düşünsem ne olacak ki? Ben düşünürüm kendi kendime. Kendi kendime derim ki hadi çıksın 5 milyon insan yürüyüş yapsın ama Ayasofya’ya değil. Gazze’ye yürüyoruz desin. Ne yapayım ben? Ayasofya’ya yürüyorsunuz oradan oraya kadar. Veyahut da Bursa’da da pazar günleri yürüyüş yapıyorlar. Yok hayır ben düşünüyorum. Ben diyorum ki, “Haydin Müslümanlar, haydin Türkiye’deki Müslümanlar, hadi Türkiye’deki Kur’an ve sünnet tarihesinde duran cemaatler, tarikatlar, devlet, hükümet, partiler, hadin çıkın yola.

Haydin bir organizasyon yapsınlar, çıksınlar yola. Ben sizi burada o zaman oturtturursam ben hainlerden olayım. Ben yıllardan beri söylediğim şey benim bu. Arkadaşlar bilirler. Haydin arkadaşlar giyelim ihramlarımızı çıkalım Silah yok, tank yok, top yok, tüfek yok, hiçbir şey yok. Türkiye’deki bütün duyarlı Müslümanlar veyahut da Müslüman olmayanlar haydin hep beraber Gaz’ye yürüyelim. Hadin hadi evlerinizdeki rahatı bırakın. Hadi klimaları, yerlerinizi bırakın. Hadi yemeği içmeyi bırakın. Hadi normalde iyi giyinmeyi, iyi yaşamayı bırakın. Hadi arabalarınızı bırakın. Hadi tırlarla doluşturalım. Yiyecek

içecek de tırlara koyalım. Haydin çıkalım yola. Hadi deprem oldu. Nasıl insanlar depreme yardım etti? Depremden daha büyük felaket yaşanıyor. Hadin çıksın. Hadi bu ülkeyi idare eden hükümetler, siyasi partiler bir kampanya yapsınlar. Desinler ki Gazze’ye yürüyoruz. Savaşmayacağız. Savaş barışçıl amaçla oradaki insanları doyurmaya gidiyoruz. Oradaki insanlara su götüreceğiz. Oradaki insanlara ekmek götüreceğiz. Aşk götüreceğiz. Yemek götüreceğiz. Haydin yürüyoruz desinler. Kendi nefsime yürümezsem, kendi nefsime gitmezsem vallahi de billahi de tillahi de dünyanın en namussuz, en şerefsiz, en haysiyetsiz adamı

olayım. Hadin yürüyün. Nasıl gemileri zapt ediyor değil mi? Operasyon yapıyor İsrail. Yürüyün yürüsün şuradan 5 milyon insan ölecekse ölsün. Bu 5 milyon Müslüman ölsün ya. Şehit olacak. Yatağında ölmektense Allah yolunda ölmek. 1001 sefer evla hadi 1 milyon insan yürüsün hadi 500.000 kişi yürüsün hadi normalde orada burada yürüyüş tertipleyeceğinize Gazze’ye yürüyüş tertipleyin. Hadi yürüyün. Hadi Diyanet İşleri Başkanı da en önemüze geçsin. Hadi o Ayasofya’ya yürüyen o kortejin önünde olan zevat en öne geçsin. Vallahi de billahi de

tillahi de kanımın son damlasına kadar son nefesime kadar arkalarından yürüyeceğim. Ama öyle kıytırıktan İstanbul’da bir sokaktan bir sokağa yürüyüp de bize hava atmasın hiç kimse. Yürüyecekseniz yürüyün. Gazze orada, Filistin orada. Yürüyün hadi Gazze’ye. Filistin’e yürüyün. Sizi tutan mı var? Bırakın kınamayı mınamayı. Yıllardan beri kınıyorsunuz da ne oluyor? Yıllardan beri yüksek derecede kınıyorsunuz. Yıllardan beri Gazze bizim kırmızı çizgimiz, Filistan bizim kırmızı çizgimiz. Batsın sizin kırmızı çizginiz ya. Yetti yürüyün vallahi. Top istemiyoruz, silah istemiyoruz, tank istemiyoruz. Yürüyün

ya. Ayasofya’ya kadar yürümek değil. Hadin Gazze’ye yürüyün. Nerede Müslümanların kanı akıtılıyorsa orada oraya yürüyün. Nerede Müslümanlara hukuksuz, haksız davranılıyorsa orada yürüyün. Ama önce kendinize yürümeniz lazım. Önce kendi bağırsaklarınızı temizlemeniz lazım. Önce kendi aklınızı temizlemeniz lazım. Önce kendi kalbinizi temizlemeniz lazım. Önce kendinize yürüyün. Deyin ki kendi kendinize, “A biz kime sattık kendimizi? Kime sattın? Ne düşüneceğim ki? Benim elimde silah yok. Benim elimde güç yok. Benim elimde para yok. 699. Mustafa Özbağ Efendi – Sohbet Notları Benim elimde

pul yok. Ben ne düşüneceğim ki? Benim elimde dua, benim dilimde zikrullah var. Ben kendi kendime, kendi kendime üzmekten başka bir derdim yok. Kendimce Evet. Ben siz de beraber biz de üzülüyoruz. Ha söylüyorum. Bakın yıl bak ne diyorum. Bırakın kardeşim yürümeyi. Nereye yürüyorsun ya? Yürü Beyazıt’tan mı normal değil? Sabahtan akşama kadar yürüsen isterse 5 milyon değil 10 milyon yürüsün ya Beyazıt Anayasofya’ya ne anlamı var ki? Hay çok korktu İsrail siz Beyazıt’tan Ayasofya’ya yürüyünce çok korktu İsrail. Siz

heykelden o normalde Zafer plazıya kadar yürüyünce bir korktular. Bir korktular. Çok korktular. Aldatılıyorsunuz. Aldatılıyoruz hep beraber. Yürüyüşle, kınamayla aldatılıyoruz. Başka bir şey değil. Boş konuşma geri kalan. 64 yaşındayım. Kendim siyasetin içerisinde bildim bileli Filistin meselesi var. E yeni değil. Adamlar habire öldürüyor, habire katlediyor. Habire tecavüz ediyor. Herhalde habire milletin toprağının, canınan, malınan, mülkünü gaspediyor. Bu dünyanın gözünün önünde oluyor. Yarın öbür gün bize de yapacaklar. Yapmayacak zannetmeyin. Siz susuyoruz ya biz böyle komple. Bize de yapacak. Yarın

öbür gün bombalayacak bir gecede bizi. Adam diyor burası bana vaat edilmiş topraklar. Gel sen işin içinden çık. Ha ne yapacağız biz? Eee işte eee ne boykot uygulayacağız tabii. Neye boykot uygulayacaksın? İşte kahve o ne büyüttüler değil mi? Kahveye boykot yapıyorlar. Ne büyük cihat oldu. Ne büyük cihat oldu. Kahveyi işte markaları filan boykot edelim. Ne büyük cihat ya. Çok büyük cihat. Ve İsrail de battı siz boykot edince vazgeçti Gazze’yi işgal etmekten. Şimdi Gazze’yi ilhak edecekmiş. Ya ilhak

etti zaten ya. Adam zaten istediği yeri bombalıyor. İstediği yeri yıkıyor. İstediği gibi öldürüyor. Lan daha ne? Gözünün önünde oluyor. Neyini ilhak edecek? Dah öldürüyor, kırıyor, batırıyor, hepsini yapıyor. Hadi bu pazar bir daha yürüyelim ya. Tabii yürümek güzel. Kahrolsun, İsrail’in olsun, lanet olsun diyelim. Tabii yürüyelim ya. Sıkıntı değil. Benim öyle yapmam normal. Benim elimde tank yok, tüfek yok, hiçbir şey yok. Benim burada kahrolsun İsrail demem benim gücüm bu kadar. Ben dua ederim, zikrullah ederim. Kahr olsun derim.

Ya Rabbi hepsini yerli eksan et, batır derim. Benim başka bir bir elimden gelen bir şey yok. Ama elinde silahı tutan, elinde gücü tutan kardeş senin kınamaya hakkın yok. Sen savaşacaksın. Savaşamıyorsan diyeceksin ki, “Ey Türk milleti, bizim savaşmaya gücümüz yok. O yüzden biz ihramlarımızı giyip Gazze’deki kardeşlerimizle beraber yaşamaya gidiyoruz. Bakın çok basit bir şey söylüyorum. Y düşünebiliyor musunuz? Bu ülkeden 2 milyon insan yürüyüşe çıkıyor. Önünde cumhurbaşkanı, önünde bakanlar, bütün sivil kuruluşlar yürüyüşe çıkıyorlar. Yıllardan beri söylüyorum. Yürüyün

kardeşim. Silaha gerek yok. Yürüyüşe çıkıyorlar. Bu yürüyor. Bombalayacaksa bombalasın şerefsiz seni ya. Nasıl ki bu ülkenin insanı deprem olan bölgeye yağdırdı bütün tırlarla gitti mi? Hazırla kardeşim. De ki ya filanca zamanda, filanca tarihte Türk halkı Gazze’ye yürüyor de. Vallahi de, billahi de bak nasıl etkili olacak. Yürü ya çık Arabalı arabasız çık yola. Bir de kararname imzala. Yürüyüşe gidenlerine, yürüyüşe gittiklerine dair yazsınlar dilekçelerini. idari izinli sayılacaktı. Memuru, işçisi her şeyde idari izinli sayılacaktı. Yürü benimki hayal olsun

ya. Diyanet İşleri Başkanıın da en önedik. Bütün illerin şeylerini, müftülerini de etrafına dik. 86 tane il var. Diyanet İşleri Başkanı. Ne kadar Türkiye’de şeyh varsa hepsini dedik oraya. Çalgıcısını, sazcısını, sözcüsünü, Ahmet Özan’ından, kıytırıktan, orada burada ne kadar böyle şeyhim diyen varsa hepsini de topla. Hepsini de ki siz de yürüyorsunuz de. toplayın cemaatinize dedi. Çok kalabalıksınız dedi. O kadar da zekat topluyorsunuz. Yok 20 trilyonlar, yok 50 trilyonlar havada uçuş. Haydin yürüyün siz dedi. Bu ülke yürüsün Gazze’ye

ya. Ha kim kalacak geride? Laikler kalır, kemalistler kalır, üssüzler, donsuzlar kalır geride. Başka kimse kalmaz. Yürüyün kardeşim. Ben düşünsem ne olacak? Hatta milletvekillerini de koy. De ki gelecek olan milletvekilleri. Refah Partili nereli? Şu partili nereli. Bu partili. Ulan Müslümanlardan oy alacağınız zaman camiden çıkmıyorsunuz. Kafanıza birer tane beyaz takke geçirip nerede bir cenaze var, nerede bir camide aşır okunacak gitmesini biliyorsunuz ya. Yürü haşırları Gazze’de okuyun. Ben şimdi bu sohbetten belki de tutuklar bile beni. E ne olacak?

Adam gitmiş Gazze ile alakalı bir pankart basmış. Adamı tutuklamışlar. Gazze ile alakalı pankart basıyor diyorum. Tutukluyorlar. Gazze ile alakalı adam bir pankart asmış. Galata’ya mı nereye bir yere adamı tutukladılar götürdüler. Kınamak yeterli. En yüksek dereceden kınandı mı? O iş bitti. O da zaten ürktü, korktu, titredi. Dedi ki, “Ya tamam çok korktum. Şimdi” dedi, “Doğu ve Güneydoğu’yu bombalamayayım dedi. Çok korktu.” Allah bu işin sonu nereye varacak? Vallahi Allah biliyor nereye varacağını. Bizim elimizden gelen Kur’an ve sünnet

tarihesinde durup uyanık olmak. Bizim elimizden fazla bir şey gelmiyor ama normalde muhakkak ki devleti idare edenlerin mesela belediyeler ya bütün siyasi partilerin belediyeleri belediyeler organize etsin. Gerçekten bak silahsız çözüm, savaşsız çözüm ne olacak? 5 milyon insan yürüyor. İsrail bombalasın 5 milyon insanı bombalasın. Devlet sizi korur korumaz o ayrı mesele. Korumayacaksa korumasın. Yatakta ölmektense Gazze için yolda ölmek daha hayırlı. Allah katında bizler bu yapılan zulümlere sessiz kaldığımız için sorumlu muyuz? Gazze’ye cihat için çağrılar var. Cihada ne

şekilde nasıl katılabiliriz? Ne gibi şartların oluşması gerekiyor? Kim o cihadı çağrı yapan? Allah selametlik versin inşâallah. Ev alma niyetindeyim. Yalnız birikim yetmiyor. Faizler düştü krediyle. Ev almak uygun mu? Dua eder, dua bekler mi? Allah yardımcınız olsun inşâallah. Darül Harp hukukuna göre harbiyile arasında faiz yoktur demiş büyükler. İhlas bir Fatiha-i şerife. >> Ya Rabbi, hasıl olan sevabı Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin ruhlarına ve bütün geçmiş peygamber efendilerimizin ruhlarına cihar-i yari güzin efendilerimiz Ebubekir Sıddık, Ömerül

Faruk, Osman-ı Zinnureyn, Ali Ali Murteza radıyallahu anh hazretlerinin ruhlarına >> amin. Haşere-i Mübeşşşeren’nin evlad-ı Resulullah, zevce-i Resulullah, İmam-ı Hasan, İmam-ı Hüseyin, 72 şühedanın, şehid-i Kerbelanın, bütün şühedanın, tüm ashab-ı Resulullah hazretlerinin ruhlarına >> amin. >> İmamız İmam-ı Azam Ebu Hanife, İmam-ı Şafii, İmam-ı Malik, İmam-ı Hanbeli ve bütün mezhep imamlarımızın ruhlarına bağışladık. vasıl ve hissedar eyle ya Rabbi. >> Haberdar eyle ya Rabbi. >> Ezatlarını, himmetlerini, şefaatlerini, dualarını üzerimizden eksik eyleme ya >> Amin. üç İhlas bir Fatiha-i Şerife

Amin. Ya Rabbi hasıl olan sevabı pirimiz Seyyid Abdülkadir Geylani, Seyid Ahmed Erfai, Seyid Ahmed el Bedevi, Seyid İbrahim Dusuki, Şeyh Ebü Hasanş Şazeli, Şah-ı Nakşenli Muhammed Bahaddin, Şah-ı Mevlânâ Celaleddin Rumi, Şah Hacı Bektaşi Veli, Şah Hacı Bayram Veli, Mehmet Muhittin Üftade Veli, Veysel Karani, Muhyiddin Arabi, Niyaz-ı Misri ve bütün piran efendilerimiz ruhlarında hediyeledik. Vasıl ve hissedar eyle ya >> Haberdar eyle ya Rabbi. Fayzatlarını, himmetlerini, şefaatlerini, dualarını üzerimizden eksik eyleme ya Rabbi. >> Amin. üç ihlas bir

Fatiha-i şerife yaab. Ya Rabbi hasıl olan sevabı geçmiş üstatlarımızdan Abdurrahim Tantavi, Abdurrahim Ennişavi, Elhac el Hhafız Ebubekir Sıddiki-i Çorumi, Hacı Ali Haydar Efendi, Elha Çorumlu Mustafa Anaç Efendi, Nevşehirli Hacı Abdullah Gürbüz Efendi’nin, Kaçuni dergahının, Kabbaşı dergahının ve bütün geçmiş mürşid-i kamillerin, velilerin, evliyaların, dervişerin, müminlerin ruhlarına >> ya Rabbi bilhassa üstadımız bayındırlı Hacı Mustafa Özba Beyefendi Hazretlerinin ruhaniyetlerine, >> ced ve dadalarının ruhaniyetlerine, >> yaşayan bütün mürşid-i kamillerin, velilerin, evliyaların, bütün derviş kardeşlerimizin ve ümmeti Muhammed’in ruhaniyetlerine tıryeden

akraba ve taukatlarımızdan geçenlerin ruhlarında hediyeik. Vasıl ve hissedar eyle ya Rabbi. >> Ve zatlarını, himmetlerini, şefaatlerini, dualarını üzerimizden eksik eyleme ya Rabbi. >> Amin. Ve selamün alel mürselin ve alihim velhamdülillahi rabbil alemin. Euzü billahi mineşşeytanirracim. Bismillâhirrahmânirrahîm. Eftal zikirennu laillah. Lailahaillallah. ilaheillallah. >> Hak muhammeden resulullah cemi mürselin. Elhamdülillahi rabbil alemin. Elfatiha salavat. Allahümme salli ala seyyidina Muhammeden ve ala ali Muhammed. Elhamdülillahi rabbilin. Kaynak Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı

yukarıdaki YouTube oynatıcısından izlenebilir. İlgili Sohbetler Bu konuyla ilgili diğer sohbetler: Mesnevi Şerîf Şerhi (1491. Beyit) 10.12.2022 ​​​ , KADİR GECESİ / SEMA / DUA 27.04.2022 , Tekirdağ Kutlu Doğum Sohbeti – 13 Mayıs 2012 . Tasavvuf geleneğinde bu konular ele alınmaktadır.


Kaynak

Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı: https://www.youtube.com/watch?v=OpTSy6mqrRE