>> Amin. Ruhlar aleminde ruhların üç secde ettiğini söylemiştiniz. İlk secde zorunlu olarak kılındı. Fakat ikinci ve 3üncü secdelerde bazı ruhların secde etmediğini söylemiştiniz. Nefis ve şeytan yok iken neden bazı ruhlar secde etmedi? Secde edenler ile etmeyenler neye göre, hangi emre göre ettiler ve etmediler? Bu bir hadis-i şerif. Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri eee buyuruyor. Kelime kelime eee aktaramayabilirim. Eee ruhları yaratınca Cenâb-ı Hak onlara secde emri verdi. Secde emri verince ruhların hepsi de secdeye gitti.
Bu benim kendi anlayışım. Bu birinci secde cebriydi. Ruhların burada kendi ihtiyarları yoktu. Kendi ihtiyarları olmadan Cenâb-ı Hak onlara secde emri verince hepsi de secde ettiler. İkinci secde emrini verdi Cenabı Hak. Birinci secdeye gidenlerin bir kısmı ikinciye gitmedi. Bir kısmı ikinciye gitti. Gitmeyenler tereddüt ettiler. Öyle bunu anlayalım. Sonra Cenabı Hak 3ün secde emri verdi. 3üncü secde emrini verdi. 3üncü secde emrini verince ikinciye gitmeyenlerin bir kısmı üçüncüye gitti. İkinciye gidenlerin bir kısmı üçüncüye gitmedi. Hadis-i şerif devam ediyor.
İnsanlar mümin doğarlar. Mümin yaşar, mümin ölür. Bu birinci derecedeki insanlar. İkincisi mümin doğdu, kafir yaşadı. ikinci secdeye gitmedi. Mümin olarak öldü. Bu da son secdeye gidenlerle alakalı. Yine bir kısmı mümin doğdu. Mümin yaşadı, kafir öldü. O da son nefeste imanını zayi edenlerle alakalı. Şeyhi ile derviş arasında mahrem özel var mıdır? Rabbim sizin yanınızdan ayırmasın. Bir derviş de üstadının arasında görüştüğü, konuştuğu tek yani başa görüştüğü, konuştuğu her şey mahremdir. Onun dışarı konuşulması, bir başkasına aktarılması habersiz doğru
değildir. Programlarda yer tutma gibi bir durum var mıdır? Varsa ona göre erken mi gelmeliyiz salona? Normalde yer tutma diye bir durum yok. Ama ve lakin sonuçta bunu önleyemiyoruz. Mesela işte 56 kişilik bir grup diyorlar ki iki kişi önden gitsin oradan yara ayarlasınlar. E şimdi bu noktada da söylenecek bir laf kalmıyor veyahut da daha erken gidiyorlar. Bunu normalde dizayn etmeye kalkarsak insanlar inciniyorlar, kırılıyorlar. Her ne kadar yer tutmayın böyle yer tutmak yok desek de sonuçta bu tip
şeyler oluyor. Aynı şey yukarıda vakıfta da oluyor. Mesela herkes ön tarafta olmak istiyor. Bayanlar kısmında. E ön kısımda olmak olmak isteyince herkes öne oturacağım diye uğraşıyor. Bazen de orada da yer tutma eee sıkıntıları oluyor. Geniş oturanlar oluyor işte ne bileyim yer tutanlar oluyor. Böyle olunca orada da sıkıntılar oluyor. Bunları ne yazık ki yok edemiyoruz. E böyle hani sufilik bağırıp çağırıp hakaret edip böyle eee eksik noksan davranış eee hali de değil. E bağırıp çağırıp herhangi bir şey
de söyleyemiyorsunuz, bir şey de diyemiyorsunuz. Rica etseniz bir dert, etmeseniz bir dert. Rica etsen karşıdaki kimse yok. Ben burada oturacağım diyor veyahut da burası benim yerim diyor gibi bu tip şeyler var. O yüzden eee ne yazık ki toplulukta bu tip şeyleri dizayn etmekte zorlanıyoruz. Eee normalde bir de biz yer problemi yaşayan bir topluluğuz. Hani çok geniş mekanlarımız yok. Elimizden gelen bu. Ondan sonra elimizdekiler de bu. Öyle olunca yerler dar geliyor. İşte ne bileyim sıkıntılı oluyor. Yaz
günü terleme oluyor. Ne bileyim işte her türlü sıkıntı yaşanıyor. E bizim eee ederimiz bu kadar, durumumuz bu kadar. Bunun daha fazlasını yapabilecek gücümüz yok. Cenabı Hak nasip etsin inşâallah. >> Hele şimdi bu hafta sonundan itibaren burası tadilatı alınacak. E seyreyle vakıftaki halimizi artık. O yüzden geleni ayakta tutacağız. Herkes ayakta zikrullah başlayacak. Ayakta bitireceğiz. Öyle dağıtacağız. Kendi kendime düşündüğümde başka alternatif bulamadım. Rabbim genişletsin inşâallah. >> Evet, yazılılar bitti. Bir iki sözlü soru alabilirim. Efendim, tasavvufi öğretide cehri
zikrullah yolunun Hazreti Ali efendimizden geldiği, hafi Zikrullah yolunun Hazret-i Ebubekir efendilerimizden geldiğinden bahsedilir. Siz de bir sohbetinizde kalbi Zikrullah yolunun Haz. Haz Osman efendimizden geldiğinden bahsetmiştiniz ama bu zamana kadar sürdürülemediğini söylemiştiniz. Bununla ilgili kalbi zikir yolu nedir? O kalbi zikrullah o kimsenin ne dilinde ne de mimiklerinde zikir yaptığına dair herhangi bir şey yoktur. Mesela örnekliyorum. Şimdi Nakşibendiler hafi zikrullah yaparlar. Öyle değil mi? Öyle deniliyor. Hafiz zikrullah demek o kimsenin zikrullah yaptığını dışarı hiç beyan etmemesi demek.
Yani o normalde tabii ölçü kaçmış orada. O yüzden normalde aslında eee Şahın Nakşibendi Hazretleri de aynı zamanda kadiridir. E son eee merhaleyi Abdülkadir Geylan Hazretlerinin kabri şerifinin başında almıştır. Öyle olunca normalde aslında Nakşibendilerin bir tarafı da kaderidir. Zaten normalde genel olarak Halid kulu çok meşhurdur. Halidi kolu da eee normalde Kadirin Nakşidir. Onlar hafi zikrullah e yapıyoruz deseler dahi zikrullah yaptıklarını dışarı eee beyan ediyorlar, gösteriyorlar, izhar ediyorlar. 697. Mustafa Özbağ Efendi – Sohbet Notları Aslında dışarı beyan
edilince, ishar edilince onun hafiliği kalmıyor. O da cehri olmuş oluyor. Veyahut da yoldan giderken bir kimse eline tesbih aldı. Tesbih çeke çeke gitti. O iç içinden de zikretse onun aslında zikrullahı cehri oldu. Çünkü zikrullah yaptığını gösterdi. Kalbi zikrullah noktasında normalde bütün ehli tasavvuf o zikrullah haline ulaşması gerekir. Zikrullah’ın dilden kalbe inmesidir. Kalbe inmesi nedir? O kimsenin kalbinde zikrullah’tan bir nur oluşur. Bu nur diğer dışarıda tecelli eden nurların nurlar gibi değildir. Onun derecatı, tecelliyâtı daha farklıdır. O
nur oluşunca o kimsenin kalbinde zikrullah oturur. Artık o dil ile zikretme veya tesbihatla zikretme halinden çıkar. Onun kalbinde devamlı o zikrullah devam eder. Asıl kalbi zikrullah odur. Şimdi kalbi zikrullah odur. Eee bu işin eee öğretisi ve tecelliyâtı kalmadığından insanlar her nakşibendeyi biz kalbi zikrullah yapıyoruz diyorlar. Değil hafi zikrullah diyecekler. Kalbi zikrullah o zikrullah’ın o kimsenin kalbine oturması demek. O kalbine oturacak. O kalpte veya eski kitaplarda zikri veledi der. Onun kalpte duran o e nura. Aslında o
Cenâb-ı Hak’ın nurundan bir nurdur. Allah yerinde, göğünde nuru Allah’tır. O yüzden o kimsenin zikrunda eee kalbine zikrullah yerleştiyse orada nurdan bir eee zikrullah nuru oluşur. O aynı zamanda da feraset nuru gibidir. Ama feraset nuru ayrıdır. Zikrullah nuru oluşunca feraset nuru da oluşur. Bunları ayrı ayrı anlatalım ki eee birbirine karışmış olmasın. Aslında zikrullah nuruyla feraset nurunun arasında çok ince bir perde vardır. Renk eee ayrımı vardır. Renk ayrımı. O renk ayrımı da o kimsenin maneviyatına göre yani nefis
meratibine göre değişir. Bir de kalbi meratibine göre de değişir. Feraset nuruyla zikrullah nuru aynı renge büründüyse onun kemalatı daha çabuk olur. Ardından o zikrullah nuru sırda zikretmeye başlayacak. Kalpten sonra. kalpten sonra sır halinde yani o kimsenin kendi sır mekanizması da göğüs boşluğundadır. Normalde o kalbi de içine alır mekan olarak, yer olarak. O kimse normalde sırda başlayınca mesela o da kalbidir ama yeri kalp halinde değildir. Kalbi de içine alır. Ardından o sırdan zikrullah ruha geçecek. ruha geçince
de onun durumu farklı olur. O yüzden Hazreti Osman efendimizin o silsilesi evet normalde devam etmemiş burada ama her sufin geçecek olduğu bir haldir o. Her sufinin geçecek olduğu bir hal olduğu için hani o yolun içerisinde kalmış. O iki yolun içinde kalmış. Çünkü nakş bendi de olsa hani hafi zikrullah da yapsa sonuçta kalbi zikrullah’a erişmesi lazım. Cehri zikrullah da yapsa o kimse eee kalbi zikrullah’a erişmesi lazım. Eğer o erişme olmayınca da zaten onu da anlaması mümkün olmuyor.
Öç ihlas bir Fatiha şerife. >> Amin. Ya Rabbi hasıl olan sevabı Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin ruhlarına ve bütün geçmiş peygamber efendilerimizin ruhlarına >> cihar-ı yari güzin efendilerimiz Ebubekir Sıddik, Ömerül Faruk, Osman Zinnureyn, Ali el Murtaza radıyallahu an hazretlerinin ruhlarına >> aşere-i mübeşer’nin evlad-ı resulullah, zevce-i resulullah, imam-ı Hasan İmam Hüseyin 72 şühedanın, şehid-i Kerbela’nın, bütün şühedanın tüm ashab-ı Resulullah hazretlerinin >> İmamız İmam-ı Azam, Ebu Hanife, İmam-ı Şafii, İmam Maliki, İmam-ı Hanbeli ve bütün mezhep
imamlarımızın ruhlarına bağışladık. Vasıl ve hissedar eyle ya Rabbi. >> Haberdar eyle ya Rabbi. >> Ve izzatlarını, himmetlerini, şefaatlerini, dualarını üzerimizden eksik eyleme ya Rabbi. >> Amin. Üç ihlas bir Fatiha-i şerife. Ya Rabbi hasıl olan sevabı pirimiz Seyid Abdülkadir Geylani, Seyid Ahmed Erfai, Seyid Ahmet el Bedevi, Seyid İbrahim Durseki, Şeyh Ebu Hasanşazeli, Şahı Nakşib Benni Muhammed Bahaddin, Şah-ı Mevlânâ Celaleddin Rumi, Şah Hacı Bektaş-i Veli, Şah Hacı Bayram-ı Veli, Mehmed Muhyiddin Üftâde, Veysel Karani, Muhyiddin Arabi, Niyaz-ı Mısri
ve bütün piran efendilerimizin ruhlarında >> Fezyatlarını, himmetlerini, >> Amin. Üç ihlas bir Fatiha-i şerife Amin. Ya Rabbi hasıl olan sevabı geçmiş üstatlarımızdan Abdurrahim Tantavi, Abdurrahim Ennişavi, Elhac el Hhafız Ebubekir Sıddiki-i Çorumi, Hacı Ali Haydar Efendi, Elhaç Çorumlu Mustafa Anaç Efendi, Nevşehirli Hacı Abdullah Gürbüz Efendiin, Kaçuni dergahının, Kabbaşi dergahının ve bütün geçmiş mürşid-i kamillerin, velilerin, evliyaların, dervişlerin, müminlerin ruhlarına ya Rabbi bilhassa üstadımız Bayındırlı Özba beyefendi hazretlerinin ruhaniyetlerine, >> cet ve dadaların ruhaniyetlerine, >> yaşayan bütün mürşidi kamillerin,
velilerin, evliyaların, bütün derviş kardeşlerimizin ve ümmeti Muhammed’in ruhaniyetlerine >> Türuk Aliye’den akraba o talikatlarımızdan geçenlerin ruhlarında hediyeledik. Vasıl ve hissedar eyle ya >> Feyzatlarını, himmetlerini, >> Amin. Ve selamün alel mürselin ve alihim velhamdülillahi rabbil alemin. Euzü billahi mineşşeytanirracim. Bismillâhirrahmânirrahîm. ilah illallah. ilahe Hak muhammeden resulullah cembi vel murselin. Velhamdülillahi rabbil alemin. Elfatiha salavat. Allahümme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala ali Muhammed. Allah nestir. Kaynak Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video
kaydı yukarıdaki YouTube oynatıcısından izlenebilir. İlgili Sohbetler Bu konuyla ilgili diğer sohbetler: Mesnevi Okuması (2239. Beyitten) 02.08.2025 , İCAZETNAME TÖRENİ TEK PARÇA (BURSA) 16 EYLÜL 2021 , KADİR GECESİ / SEMA / DUA 27.04.2022 . Tasavvuf geleneğinde bu konular ele alınmaktadır.
Kaynak
Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı: https://www.youtube.com/watch?v=d1DeQwWTy4Y