Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Dergah Sohbetleri Serisi ·

662. Dergah Sohbeti — Horasanî Töreni ve Dergâhın Geleceği

Mustafa Özbaş Efendi, dergâh halifesi Muhammed Azimî'nin ziyaretini, Mevlüt Kandili münasebetiyle 200-300 yıldır yapılmayan Horasanî töreninin yeniden ihya edileceğini, Horasanîlik-Hüseyinîlik bağlantısını ve dergâhın geleceği için iyi çığır açmanın önemini anlatıyor.


1. Bölüm

Selamun aleyküm. Allâh gecenizi hayırlı eylesin. Rabbim ömrünüzü hayırlı eylesin. Cümlemize ve cümle ümmet-i Muhammed’e hakkı, hak, batılı, batıl bilenlerden eylesin. Hakkı, hak bilip hak yolunda mücadele eden, batılı, batıl bilip batıla karşı cihâd eden kullarından eylesin. Rabbim nerede Müslümanlara zulmedenler varsa zulmedenlerden Müslümanların intikamını alsın, intikamını aldırsın. O intikamı aldıracak siyasiler, askeri, teşkilat nasip eylesin. Rabbim Filistin’e, Doğu Türkistan’a, Irak, Suriye nerede Müslümanlara zulmediliyorsa hepsinde zulmedenlerden kahriperişan eylesin. Hepsinde burunlarını sürtürsün. Nerede bir Müslüman’a haksızlık yapılıyorsa, adaletsizlik yapılıyorsa Cenâb-ı Hak hepsinde burunlarını sürtürsün.

Allâh razı olsun aramızda dergimizin halifesi Muhammed Azim’i, Hüseyin’i ziyaretimize gelmiş. Hem Mevlüt kandili münasebetiyle hem de değişik tören ve çalışmalarla alakalı aramızda. O yüzden inşâAllah size bir selamlama konuşması yapsın. Sonra da derse geçelim inşâAllah. Başta ustadım olmak üzere tüm abiler, kardeşler, aziz canlılar, dervişanlar herkese çok selam söylüyoruz. Çok özledik, çok çok özledik. Elhamdülillah. Gönülden, batinden daima birlikteyiz. Elhamdülillah. Şükürler olsun. Zahiri görüş de tekrar nasip oldu. Koğuşturana şükür olsun. Ustadımızın elinihbeye sizin ziyaretinize gelmek bize nasip oldu. İnşâAllah teşrif edersiniz. İran’da hizmetinizde varız. Umarım ki bu cemaat, bu aşk, bu muhabbet, bu bir rıh, bu dirh, bu sefa, bu sitk, bu seha, bu vefaat daim o kaim kılsın.

Allâh kalbimizi kendi Nuri Muhammed’siyle ışıklandırsın. İnşâAllah hayırlar fetholsun, şerler defolsun kalplerimiz. Allâh’ın ismi zatiyle purnur kılsın inşâAllah. Allâh korktuğumuzdan emin, ümidimize nail kılsın. Bundan çok zamanını almayayım. Ustadın sohbetlerinden istifade edelim. Eyvallâh Sultan’ım. Allâh razı olsun. Arkadaşlar tebliğ edecekler. Zakirlerle alakalı. İnşâAllah Cumartesi gün Mevlüt Kandili’nden önce normalde yukarıda vakıfta bir tören olacak inşâAllah. Program olarak arkadaşlar tebliğ edecekler hem bayanlara hem erkeklere. İnşâAllah o törende bulunmaya gayret etsin. Arkadaşlarımız, kardeşlerimiz daha doğrusu kendisine tebliğ edilenler. Öbür türlü de gelmek isteyenler gelebilir.

Böyle bir ön giriş yapayım. Hemen hemen yaklaşık bu topraklarda 200 yıldır yapılmayan, hatta 200 yıldan daha fazladır yapılmayan bir tören yapılacak. Bu Horasani Kulu’nun kendi iç dünyasında ki kendi iç oluşumunda bir tören. İnşâAllah o töreni icra edeceğiz. Bu kitaplarda rumuzlu bir şekilde yazılan ama teforatlı bir şekilde anlatılmayan. Ama bu Horasani Dergahı’nın kendi iç dizaynında kendince böyle bir var olan bir şey. Tabii Horasanilik deyince Hüseyinilik’ten gelir. Çünkü Horasanilik, Hüseyinilik’ten doğma, öyle söyleyelim. onun ana kolu Hüseyinilik’tir. O yüzden kendilerince onlar böyle bir ritüeller oluşturmuşlar. O ritüeller tabii ne yazık ki Osmanlı’nın son dönemindeki kargaşadan, karışıklıktan, Osmanlı’nın son dönemindeki siyasi atmosferden ve saraya yakın değişik grupların saraya etkisi altına almasından dolayı o ritüeller biraz terk edilmiş.

Biraz böyle Avrupalılaşma, çağdaşlaşma altında o ritüelleri terk etmişler. İnşâAllah onların bir kısmını Şeyh Efendi Allâh rahmet eylesin biz yalnızken bana birkaç sefer göstermişti bazı ritüelleri. Ama bunları oğlum Çorum Hacı Mustafa Efendi de çok yapmazdı, yaptırmazdı. bunlarla alakalı asıl lazım olan şunlar filan derdi. Ama ondan öncesi de, tabii Çorum Hacı Mustafa Efendi’den önceki de Şeyh Efendi malum Ahiska’dan gelme. O yüzden Ahiska’dan gelince onun da horasani tavrı tarzı oturmuş yerleşmiş onda da. Tabiri caizse, ben 200 yıl diyorum da biraz böyle şey konuşuyorum, aslında 250-300 yıl diyebiliriz biz ona. Bu topraklarda bu ritüeller, bu hal, tavır, tarz, makam, mevki yapılacak olan bu işlemler hep terk edilmiş.

Ama bu terk edilirken kimisi korkmuş çekinmiş terk etmiş, kimisi yolun usulünü kaybetmiş o yüzden terk etmiş. Sonuçta çünkü baskı, etrafının sözleri, lafları Ehli Sûfî biraz geri adım attırmış. Ehli Sûfî geri adım atmaması gerekirken ne yazık ki geri adım atmışlar. Kendi zamanının, kendi mevsiminin, kendi topraklarının kendisine ait bir iştah adı olmuş onlar geri adım atmışlar. Şimdi bunların yeniden canlanmasını, yeniden yaşanır hale gelmesi, yeniden işlevsel hale gelmesi benim nazarımda önemli. İnşâAllah azimi kardeş bununla alakalı azimle çalışmalar yapıyordu. Uzun müddetten beri benim haberim vardı çalışmalarından. O çalışmalarını belli bir noktaya, belli bir hale getirdi. İnşâAllah bizim dergahımızın geleceği için de böyle bir, bu bizde kalıcı bir şekilde devam edilir bizden sonra da.

Her nefes, her nefis ölümü tadıcı. Herkes bu dünyada gelecek, vazifesini yapacak, gidecek. Ama iyi bir çığır açacak ama kötü bir çığır açacak. Rabbim inşâAllah bizleri de sizleri de iyi çığır açan kullarını enleseydik. Haklarınızı helal edin. Bizden yana da helal olsun inşâAllah. Üç ihlas bir Fatiha, şerife. 잠 Misallâllâhu Aleyhi ve sellem Ya Rabb’i hasıl olan sevabı peygamber efendimizin sallallâhu aleyhi vesellem Hazretleri’nin ruhlarına ve bütün geçmiş peygamber efendilerimizin ruhlarına Cihari Yâri Güzîn efendilerimiz Ebu Bekir Sıddık, Ömer-ül Faruk, Osman-ı Zin-i Nûreyn, Ali-el-Murtaza Rıdallâhu’n hazretlerinin ruhlarına Aşere-i Mübeşşere’nin evlâdı Resûlullah, zevce-i Resûlullah, İmam-ı Hasan, İmam-ı Hüseyin, 72 şehidanın, şehid-i Kerbela’nın, bütün şehidanın, tüm ashabı Resûlullah hazretlerinin ruhlarına İmam-ımız, İmam-ı Azam, Ebu Hanife, İmam-ı Şafi, İmam-ı Aliki, İmam-ı Hanbeli ve bütün mezhep imamlarımızın ruhlarına ayrı ayrı hedir edik vasıl ve hissedar eyle ya Rabbi Haberdar eyle ya Rabbi Feyzatlarını, himmetlerini, şefaatlerini, dualarını üzerimizden eksik eyleme ya Rabbi Üç ihlas bir Fatiha-i Şerife Âmîn Ya Rabbi hasıl olan sevabı Pirimiz Seyyid Abdülkadir Geylani, Seyyid Ahmed el-Rifai, Seyyid Ahmed el-Bedevi, Seyyid İbrahim Duseki, Şeyh Ebulesan el-Şazeli, Şahı Nakşibendi Muhammed-i Bahaddin, Şahı Mevlânâ Celâleddin Rûmî, Şahı Hacı Bektaş’ı Veli, Şahı Hacı Bayram’ı Veli, Mehmet Muhittin Üftade Veli, Veysel Karani, Muhittin Arabi, Niyazı Mısri ve bütün Pir ve Pir’an Efendilerimizin ruhlarına da Ayrı ayrı hediyeyle dik vasıl ve hissedar eyle ya Rabbi Haberdar eyle ya Rabbi Feyzatlarını, himmetlerini, şefaatlerini, dualarını üzerimizden eksik eyleme ya Rabbi Üç ihlas bir Fatiha-i Şerife Âmîn Ya Rabbi hasıl olan sevabı geçmiş Üstadlarımızdan Abdurrahim el-Tantevi, Abdurrahim el-Nişabi El-Haç, El-Hafız, Ebu Bekir Sıddık-i Çorumi Hacı Alaider Efendi, El-Haç, Çorumlu Mustafa Anaç Efendi Nevşehirli Hacı Abdullah Gürbüz Efendi’nin Kaçuni Dergâhı’nın, Kabbaşi Dergâhı’nın Ve bütün geçmiş mürşid-i kamillerin, velilerin, evliyaların, dervişleri, müminlerin ruhlarına Ya Rabbi bilhassa Üstadımız Bayındırlı Hacı Mustafa Özba, Beyefendi Hazretlerinin ruhaniyetlerine Ced ve Dadalarının ruhaniyetlerine Yaşayan bütün mürşid-i kamillerin, velilerin, evliyaların, derviş kardeşlerimizin Ümmeti Muhammed’in ruhaniyetlerine Turuk Aliye’den, akraba ve talikatlarımızdan geçenlerin ruhlarında hediye edik Vasıl ve hissedar eyle ya Rabbi Haberdar eyle ya Rabbi İzatlarını, himmetlerini, şefaatlerini, dualarını üzerimizden eksik eyleme ya Rabbi Âmîn Âmîn Ve selamun alel mürselin Ve aleyhim vel hamdü lillahi rabbil alemin Euzubillahimineşşeytanirracim Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm Eftali zikir fa’lemennahu Lâ ilâhe illâllah Hak Muhammedun Resûlullâh cemiyyil enbiya vel mürselin Ve aleyhim vel hamdü lillahi rabbil alemin el-Fâtiha ma salavat Allahumma salli ala Seyyidinâ Muhammed ve ala Ali Muhammed Âmîn


Kaynakça

Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbetinden derlenmiştir.

Kaynak video: YouTube

İlgili Sözlük Terimleri: Mürşid, Zikir, Şeyh, Halife, Muhabbet, Aşk, Şükür, Salavât. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı