Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Dergah Sohbetleri Serisi ·

647. Dergah Sohbeti — Şerle Mücadele, Nefis, 28 Şubat ve Zikir Meclisinin Fazileti

Mustafa Özbağ Efendi'nin dergah sohbeti: 647. Dergah Sohbeti — Şerle Mücadele, Nefis, 28 Şubat ve…. Tasavvuf, ahlâk ve mânevî yol üzerine kapsamlı açıklamalar.


1. Bölüm

Hakkınızı helal edin, bizden yana da helal olsun. Misafirimiz vardı, İran’dan. Allâh razı olsun. Görüşüyorduk kendisiyle. Önce o beni davet etti ama sonra dedim benim gelecek durumum yok bu ara. İşimiz fazla gibisinden. Dedim müsait olursan inşâAllah buyurun gelin dedim. O da davetimize icabet etti. Allâh razı olsun. Kardeşimiz de orada mesnevi sohbetleri yapıyorlar. Orada da ders çekiyorlar, hirt çekiyorlar. Allâh razı olsun inşâAllah. Cenâb-ı Hak cümlemize sıratı mustakimde eylesin. Hızlıca soruları geçeyim inşâAllah. Sonra derse başlayalım. Allâh şifa versin tüm hastalara inşâAllah. Birkaç yıl evvel internete pedofilli rahatsızlığı olan birinin, başka birisinin onu küçük bir kıza sarkıntılık yaparken yakalayıp dövdüğünü görmüştüm.

Az evvel de bu profilli rahatsızlığı olan kişiyi dergahta gördüm. Bu adam bugün yarın benim çocuklarımın taciz etmeyicini kim garanti edecek? Bir kimse hata yapabilir, kusur işleyebilir, yanlışlık yapabilir. Cenâb-ı Hak günahları aff-u muafiret edicidir. İnşâAllah o kardeşimiz de tövbe etmiştir. Buraya gelen kardeşlerden hiç günah istemeyen var mı? Buraya gelmezden önce hiç günah işlemediydim ben diyen var mı? Hepimiz hayatımızın içerisinde değişik zamanlarda hata yanlışlık yapabiliriz, eksiklik yapabiliriz, günah işleyebiliriz. Rabbim cümlemize aff-u muafiret eylesin. Burası tövbe edip günahlarından, kusurlarından geri dönenlerin yeri. O yüzden biz bir kimse aynı hatayı, aynı kusuru yapar mı, yapmaz mı bir şey diyemeyiz.

Bir kimse daha önce bir suç işledi diye, devamlı suça devam edecek diye de bir kaydı yok. Rabbim inşâAllah o kardeşimizin de nefsine fırsat vermesin. Rukiye nedir? Rukiye bir kimseye okumak. Hadîs-i şeriflerde de geçer. Bir kimsenin rahatsızlığında ona bilmiş olduğu duaları okumak. Bunu rukiye deniyor, İstanbul literatüründe. Hazret-i Allâh’ı rüyada hangi surette görünür bununla ilgili hadîs var mı? Var. Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri, genç bir erkek suretinde gördüm diye, Allâh’ı genç bir erkek suretinde gördüm diye böyle bir hadîs-i şerif var. O yüzden Cenâb-ı Hak herhangi bir kimsenin rüyasında insan suretinde görünebilir veya bir hitap olabilir. Bunlar normalde ama Allâh o değildir, öyle söyleyeyim. bir insan suretinde gördü, o insanı Allâh olarak, Rab olarak tanımlayamayız.

O yüzden o değildir deriz. Çünkü İmam-ı Azam’ın da bu konuda rüyası var. Değişik büyük zatların bu noktada rüyası var. Allâh’ın rüyada görülebileceğine dair de hadîs-i şeriflerde var. O yüzden hadîs-i şerifleri mucibince görülebilir mi? El cevap görülebilir. Bunu kısa kesiyorum. Bununla alakalı bir İzmir’de, Gazi Emir’de 5-6 yıl oluyor herhalde. Daha önce İlahi Fakültesi’nde bir program oldu. Geçenlerde kıyametin kopması o sebepten. Bununla alakalı hususi bir yukarıda inşâAllah vakfın şeyinde bir sohbet edeceğim. Komple. Bir İzmir’de yaptıydık aslında. Onun kayıtları var mı yok mu? Salim var mı kayıtları? Normalde onun kayıtları var. Oradan da bakılabilir ama ben yine de bir taze inşâAllah böyle bir sohbet yapalım.


2. Bölüm

Allâh razı olsun inşâAllah. Zikir ve nafile ibadetleri arttırdığı için nefsimin daha da kabardığını ve zorlandığını fark ettim. Neden böyle oluyor? Daha da arttırınca daha da zorlanacak. Zaten nefisle mücadele bu. Siz iyilik yaptıkça nefsiniz sizi zorlayacak. Siz zikrullah’a geldikçe nefsiniz sizi zorlayacak. Siz namaz kıldıkça nefsiniz sizi zorlayacak. Bir ibadet yapmazken, herhangi bir şey yapmazken nefsi insanı zorlamaz. Zaten nefsinin istediği yerde. Heva hevese uymuş şeytana uymuş. Nefis onu neden zorlasın? O nefsinle beraber zaten kol kola yürümüş gidiyor. Nefis onu zorlamaz. İbadet eden, zikreden kendince bir yola koşan kimseyle nefis başlar mücadelesi. Allâh bizi iyi etsin inşâAllah.

Ben sizin dervişiniz değilim ama bir konuda yardımınızı istiyorum. Benim eşim çok sinirli. En küçük şeyden kavga çıkarıyor ve çok kıskanç. Ona nasıl davranabilirim? Kendisi şu an askerde benim ailesini çok kırıyor. En küçük şeylerden kavga çıkarıyor. Nasıl davranabilirim? Ne yapmalıyım? Normalde öfke şeytandandır. Biz sinirli diyoruz öfke. Öfke şeytandandır. Ancak bir kimse öfkelenecekse nefsine öfkelenecek. Öfkelenecekse örneğin Kur’ân Sünnet düşmanlarına öfkelenecek. Öfkelenecekse savaşta gavura karşı öfkelenecek. Öfkelenecekse. Bir kimse böyle olur olmaz şeye öfkeleniyorsa etrafını kırıp döküyorsa o kimse şeytanıymış. Ya o böyle huyu böyle değil ahlakı kötü. Ahlakı kötü. Allâh yardım etsin inşâAllah.

Bir de şimdi normalde böyle öfkelenen şerlik yapan kimseye de insanlar onun şerrinden emin olmak için ne isterse onu yaparlar. Bu sefer onlar öfkeden beslenirler. Şimdi bunun şerri bana bulaşmasın diye şerliğine devam eder bir kimse. Asar, keser, biçer, yalan, yemin hiç önemli değil. O şer kusar etrafa. Herkes de şöyle yapar. Aman şerri bana bulaşmasın ben ondan cederleşmeyeyim. Hadîs-i şerifi unutur. Siz bir kötülüğü gördüğünüzde elinizle, mümkün değilse dilinizle o da mümkün değilse kalbim buz ederekten önlemeye çalışınız. Biz o şerri, o şerri eğer elimizle mümkünse elimizle düzelteceğiz. Bu kime ait? Bu devlete ait. Anarşi yok. Mümkün değilse dilimizle düzelteceğiz. Ne yapacağız? Nasihat edeceğiz, söyleyeceğiz, konuşacağız.

O da mümkün değilse kalben buz edeceğiz. Bu da imanın en zayıf noktası. Bizim Müslüman toplumunda şöyle bir zayıflık var. Bir kimse şer. Biz şerrin şerrini durdurmak için uğraşmıyoruz. Veya o şerre karşı mücadele etmiyoruz biz. O şer şerrini kime yapıyor? Masumların üzerine yapıyor. Biz masumların yanında da duramıyoruz. Biz mazlumların yanında da duramıyoruz. Biz o şerrin ve şerlilerin haksız diye uğrattığı kimselerin yanında da duramıyoruz. Şerle mazlum ve masumları baş başa bırakıyoruz biz. Bakın şerle masum ve mazlumları baş başa bırakıyoruz. Bu aslında ta beni İsrail ahlakı. Neden beni İsrail ahlakı? O zamanın Musa Aleyhisselâm’ın kavmi bunlara Jallut savaş açınca dediler ki Musa’ya. Sen Rabbinle beraber savaşıcı ol.


3. Bölüm

Biz savaşanlardan değiliz. Jalluta karşı durmadı Musa’nın kavmi. Musa’nın kavmi Jalluta karşı durmadığından dolayı Cenâb-ı Hak ardındaki âyet-i kerimede diyor ki yeniden iman edip yeniden cedid bir nesil getiririm diyor. Ve yeniden iman eden yeniden cedid bir nesil getirdi. O neslin içinden çıktı Davut. Ve Davut Jallut’u yendi. Bakın Davut Jallut’u yendi. Şimdi bir topluluk bu kim olursa olsun, isterse senin ailen olsun evinin içerisinde, evin içerisinde oğlan şerlek yapıyor. Oğlanın şerliğinden dolayı oğlanın her dediği yapılıyorsa veya kızın şerliğinden dolayı aman kavga çıkmasın deyip de haram helal tanınmadan her dediği yapılıyorsa, diğer çocuklara haksızlık yapılıyorsa anne baba şer olan evladın yanında durdu.

Masum ve mazlum evlatlarını ezdi. Anne baba şerle mücadele etmeyi göze alamadı. Anne baba şerlik yapan evladıyla mücadele etmeyi göze alamadığından masum ve mazlum evlatlarının hakkını yedi. Öbürkü şer geldi bağırdı çağırdı kırdı fattı verin bana para dedi. Annesi babası ona parayı verdi. Ona verdikleri paranın miktarı kadar öbür evlatlarına vermedi. Şer kazandı. Bakın evin içerisinde ticaret yapıyor çalışanlar var çalışanlardan birisi şerlik yapıyor patron onun şerliğini durduracağını ondan tırsıyor ona da mükafat veriyor. Toplumda şer insanlar vardır. Şer adam oradaki insanlar aman bu şerre bulaşmayalım biz başımıza iş almayalım der şerrin şerliğinin devamına fayda sağlar. Hadîs-i şerif unutmayın.

Kişi sevdiğiyle beraberdir. Kişi sevdiğiyle beraberdir. Sen şerri seversen şerri işlemiş gibi günaha girersin. Sen şerrin yanında durursan onu desteklersen masumu ve mazlumu kollarının altına kanatlarının altına almazsan kalben fikren eylem olarak masumu ve mazlumun yanında durmazsan o şer sana da bulaşır. Ve sen de şerrin şerrinden sorumlu olursun. Bakın şerrin şerrinden sorumlu olursun. Müslüman için bu dünya geçicidir. O yüzden Müslüman bu dünyada kötülüklerle mücadele etmekle emrolunmuştur. Bakın kötülüklerle mücadele etmekle emrolunmuştur. Biz kötülüklerle mücadele ederiz. Biz şerle mücadele ederiz. Şerre boyun bökücülerden, kötülüklere boyun bökücülerden değiliz. Müslüman öyle olmalı. Öyle olunca o zaman o çok öfkeli o arkadaş.

Dur ya. Ne o? Sıradağları sen mi yarattın? Senden daha öfkeliyim. Ne yapacaksın? Kadına vurmak kolay. Masuma vurmak kolay. Çocuğa vurmak kolay. Elini kaldırdın kim? Çocuk. Gel bana kaldır hadi. Elini kaldırdın kim? Kadın. Hadi git o kadının abisine vur bakalım. Hadi o kadının git babasına vur bakalım. Hadi git vur bana. Ne yaptı bu kadın? Soruyorum. Ne yaptı yavrum? Ses yok. Vur hadi bana diyorum ben. Kafasını büküyor. Ne kafanı büküyor benim yanımda? Kapı değilsin ya vur hadi bakalım. Aaa değil. O yüzden o çok öfkelmiş canım bırakıverin onu. Hayır bırakmam. Ya dokunmayalım ya şerlik bulaşmasın. Bulaşsın kardeşim. Ne şerliği bulaşacaksa bulaşsın. Dokunurum. Dokunurum. Kimsenin bunu yapmaya hakkı yok.


4. Bölüm

Kimsenin şerrinden dolayı, şerrinden dolayı dilimizi güdük çıkaracak noktada değiliz. Yok. Hak ve hakikat noktasında sonuna kadar mücadele. Adalet noktasında sonuna kadar mücadele. Kur’ân sünnet noktasında sonuna kadar mücadele. Sonuna kadar mücadele. Hak ve hakikat mı? Evet. Kur’ân ve sünnet mi? Evet. Sonuna kadar mücadele. Eziliriz de, dövülürüz de, mahkemelerde de sürünürüz, karakollarda da sürünürüz. Hakkımızı için mücadele ederiz. Kur’ân sünnet için mücadele ederiz. Hak ve hakikat için mücadele ederiz. Boyun eğmeyiz. Bir köşeye de çekilmeyiz. Ben kendi nefsim için söylüyorum. Bir köşeye de çekilmeyiz. Başımıza ne gelecekse gelsin. Kur’ân sünnet hak, hakikat noktasında gelsin. Gelsin. Bundan dolayı geleni şerbetler içeriz.

Şerbetler içeriz. O yüzden, yok çok sinirliymiş de arkadaş. Allâh bizi affetsin. İslamiyet’te cinsellik hakkında ders yapalım demiştiniz. İnşâAllah ya. Onu değil mi öyle bir söz vermiştim. Şunu alayım şuraya. Unutmayayım. İnşâAllah. Geçmiş zamanlarda da Allâh dostlarının âlimlerin yanında az kişi mi olur? Derviş üstad arasındaki muhabbet, samimiyet sizce yeterli midir? Derviş üstad arasında biatlaşma rüyada olduğunda derviş adayın seyri sülükü başlar mı? Normalde geçmiş zamanlarda da Allâh dostlarının âlimlerin yanında az kişi mi olur dediğinde. bu zaman zaman duruma konuma göre değişen şeyler. Kimisinde az olmuş, kimisinde çok olmuş, kimisinde zamanın, konumun, durumuna göre değişiklikler. İllaki az olacak diye bir kaydı yok.

Derviş üstad arasındaki muhabbet, samimiyet sizce yeterli midir? Bunun derece matihi yok ki biz de yeterli midir diyelim. Bunun derecesi yok. Herkes kendince sever kendince muhabbet besta. Derviş üstad arasındaki biatlaşma rüyada olduğunda derviş adayın seyri sülükü başlar mı? Ben bu konuda benim düşüncem şu, bir kimse bir yerden ders aldıysa seyri sülükü başlar mı? 28 Şubat’a zikir halakaları ve cemaatler kötü gösterildi. Medya tarafından benzer senaryo şimdi de var mı? Hiç eksilmedi ki. Ya bu zaman zaman belki de şeyi, ne o? Harareti aşağı düşer. Ne bileyim zaman zaman böyle sanki yokmuş gibi görünür. Bu bitmez. Bu hiçbir dönem bitmemiş. Bakın hiçbir dönem bitmemiş. O yüzden bu ehli sûfî ile, ehli sûfî ile zaman zaman ehli zahirin, zaman zaman devletlerin sistemlerin arasında problem bitmemiş.

Geçen Salim bana Niyazi Mısır’ın hayatını atmış. Osman’ın zamanında da Niyazi Mısır’ı sürgüne gönderilmiş. Şimdi Niyazi Mısır’ı şey yapacağız, meth edeceğiz, uğraşıyorlar boyuna şimdi. Sürgüne gönderdikleri, perperişan ettikleri kimseyi şimdi taltife çıktı uğraşıyor insanlar. oraya gemilerle götürüyorlar, insanları götürüyorlar. Oralarda konferanslar veriyorlar. Hem götürdükleri insanları bir tatil yaptırıyorlar. E sonuçta sürmüşler önceden. Bunlar yaşanmış. Sonuçta bu şey değil, 28 Şubat’taki o televizyonlarda televizyon televizyonda dolaştırılan şeylerin birer düzmece olduğu, birer algı olduğu. Sonradan çıktı meydana. Ama sonradan meydana çıksa ne olacak ki? toplumda o bir yerleşti. kötülük hızlı yayılır, iyilik gibi yayılmaz kötülük.


5. Bölüm

Kötülük bir adımla 10 bin adım gider, iyilik ise adım adım gider. normalde o yayınlanan şeylerin doğrusu çıkıncaya kadar o yayınlanır gider ki o. Her yere ulaşır o. Deccâl ulaştırır onu. O yüzden bu bitmez bu. Bakın bu bitmez. Neler daha öncesinden de. Ya benim kendi şeyhim Abdullah Efendi için demişlerdi ki çok özür dilerim bu Alevi tahtacı. Evine gitmesen, eşini, çolunu, çocuğunu tanımasan herkes şüpheye düşer. Bir baktım bayındırdı, bu slogan halinde yerleşiverdi anında. Bayındırdı. Sonra biz bir müddet sonra bizim Şeyh Efendi’yi bayındırda ağırlayacak durumumuz yok çünkü. Herkes bekar böyle evli olanlarda evine ne diye misafir olacak bayındırda mümkün değil. Biz sonra bir müddet sonra Şeyh Efendi’yi bayındırda davet ettik biz.

Bayındır postanesinin önünde o minibüsten indi. Ben onunla beraber yukarı doğru yürüyorum bayındırda yukarı doğru. Şeyh Efendi de beyaz sakal tabi benimki gibi uzun. Benim kendi tanıdıklarım bana selam vermiyorlar kenarlardan kaçıyorlar. o beyaz sakallı böyle geliyor. Çünkü bizim bayındırda öyle sakallı bir kimse yok. Sakalı uzun bayındırda öyle kimse yok o zaman için. Bazen tuhaf geliyor size. Bayındırda camide ilk sarık saranım ben. Şeyh Efendi oğlum cumaları sarını sar dedi bana camide dedi. Ben gittim en ana halkaya dedim en ana halkaya gittim hemen imamın arkasında birinci saftayım. Cuma kılınacak ya hutbe okunmazdan önce belimden çıkardım sarığı sardım oturduğum yerde. Arkamda orman işletmesinin müdürü müdür yarıncıları şefler arkamdaymış.

Birbirlerine diyorlarmış bu bizim Mustafa değil mi bizim Mustafa bu kafasındaki ne? Arkadan modurtular geliyor bu kim Hazret-i Ömer gibi diyor birisi. Öbürkü diyor bu kim ulan yeni mi çıktı bu diyor kim bu diyor. Bu bildiğiniz cami bayındırın merkez camisi en büyük camisi. Hacı Sinan cami cuma günü tıklım tıklım. Millet bizim orada farzı kılar çıkar kimse çıkmıyor. Beni görecekler kim bunu sardı diye. Konuşuyorlar bir de bizde normal camide konuşmak ne olacak ya sende. Adam küfür bile yapıyor bizim camide. Adamın biraz böyle tersi bak. Ne bakıyon lan camide birbirine kaykılır millet. Bizim gençliğimizde öyleydi. Namaz kılındı ben normalde önce sarığı çıkardım kafamdan. Kalktım bir döndüm müdür müdür yarıncısı şefler sıralanıyorlar.

Görecekler Mustafa evet Mustafa. Böyle bir zamanda böyle bir yerde. Düşünebiliyor musunuz uzun sakal dahi milletin acayip baktığı zaman. E 28 Şubat’tan itibaren bu Türkiye’de bitmez bu. Gerçek sufili yaşıyorsa bir kimse taş atanı çok olacak. Aileden sülaleden her taraftan. Neden? Neden? Muhakkak bir de o sufiliye yürüyenler sufiliye gidenler medreseden yetişme kursdan yetişme değildir. Burada muhakkak imam hatipler var ilahiyatçılar var ama onları tenzih ederekten söylüyorum. Var mı başka içinizde medreseden gelme, dini bir terbiyeden görme varsa elini kaldırsın. Buyuz şimdi biz. Az önceden pedofilli meselesi vardı yani. Ya hepimizin bir sıkıntısı var ki burada. Geçmişimizde hangimizin sıkıntısı yok.


6. Bölüm

Bazen bana diyorlar sohbetlerde diyorsunuz günahkarız. Ha günahkarız, saklayalım mı? Siz günahkar olmayan bir topluluk bulun gidin oradan ders alın. Evet. Büyük bir çoğunluğu her türlü haltı karıştırmış da gelmiştir buraya. Yapmıştır. Yapmıştır. O yüzden ayağınızda denk alın bu adamların kafası böyle tel yandı mı size de sıkıntı verirler. Sebep mi? Adamın bir yere kadar ondan sonra ya şu dervişlik halakasını koyayım şuraya bir dakikalığına dervişliği bıraktım der. Çiziverir seni. Ondan sonra gelir ya Rabbi affeyle beni der. Çizildiğinle kalırsın. İşin bir de bu tarafı var. Bir arkadaş geldi dedi. Abi dersimi al benim dedi. Ne oldu dedim ben? Abi bir kolay işleyeceğim. Lan otur şuraya. Adam gelmiş. derviş olarak olay işlemeyecek yani.

Oğlum otur şuraya. Arkadaşlar böyle bizim geliyor. Benim dervişliğimi al benim dersimi al. Hayırdır? Abi böyle yapıyor şimdi. Abi şimdi söyle ne var? Abi bir olay işleyeceğim diyor. Kimin vuracaksın diyor. Beraber gidelim. Kalıyor şimdi. Oğlum ne yapayım ben seni nasıl kıyarım şimdi? Sen santimetreyi tutturamazsın şimdi. Daha yukardan yaparsın. Ben gideyim ben tuttururum diyorum ben. Abi olur mu? Yok diyor mu? Yavrucuğum olur. şöyle böyle. Adamı teskin ediyoruz topluyoruz. E gelmeyeni ne yapacağız? Adam o esnaat dedi. Ben dersi bıraktım kardeşim. Al kavuk da senin olsun. Sarık da senin olsun. Ben bir çizeyim onu dedi. Ne diyeceksin sonra? Allâh muhafaza eylesin. Âmîn. Biz bu komple böyle olgunlu ermiş, kemalermiş bir topluluk değiliz biz.

Ara sıra telimiz yanar yanar. Allâh muhafaza eylesin. O yüzden 28 Şubat ben her derste dedim bitmez. Devam eder o. Bunlar böyle renk değiştirir, desen değiştirir, atkı çözgü değiştirir. Yenidir. Devam eder. Allâh bizi affetsin. Bizim durumumuz nasıl olmalı? Bugün devletin üst düzeye yetkilileri, toplantılarında peygamberimiz ve ecdadımız zikir meclisleri değil ilim meclisini tercih ederdi dedi. Efendim neden zikir meclisleri her zaman hedef gösteriyor ya da ikinci sırada yer alıyor? Tarih boyunca böyle olmuş, hep hedef göstermişler o yüzden alınmıyoruz. Allâh bizi affetsin. Öldükten sonra azapta ne sorulacak? Öldükten sonra azapta değil mi? Azapta ne sorulacak? Öldükten sonra azaba gireceğini nereden biliyorsun?

Dervişler için böyle bir şey yok. Biz şimdi bir zikrullah alakası yapacağız. Allâh’ın izniyle geçmiş günahlarımız affolacak. Tenavak vaat etmiş. Hem zikir alakasında oturacaksınız, geçmiş günahlarınız bir de hayra çevirecek. Bir de diyorsunuz ki millet neden zikir alakasından uğraşıyor? 9-15 treni mi çarpacak size? Hem böyle sevap alacaksınız hem bir de kimse size çatmasın öyle mi? Oh ne âlâ memleket. Yok öyle bir şey. Ben derviş oldum nefsim daha fazla vuracak. Vuracak tabi. Az mı vurur? Çok vuracak tabi. Sen gel zikrullah alakasına katıl, geçmiş günahların affolduğu yetmiyormuş gibi onlar da hayra çevirecek. Buraya gelirken elini kolunu sallaya sallaya gelsen. Nefs-i şeytan sana asılmayacak öyle mi?


7. Bölüm

Yok öyle bir şey. Her şey asılacak senin buraya gelmeyesin diye. Eşin, annen, baban, çocukların. Herkesi asılacak senin buraya gelmeyesin diye. Eşin, annen, baban, çocukların. Herkesi asılacak senin buraya gelmeyesin diye. Herkes bir tarafından asılacak senin gitme diye. Şeytan, nefis, heva, heves. Hepsi. Sebep? Çünkü geldiğinde geçmiş günahları affolduğu yetmiyormuş gibi bir de hayra çevirilecek. Allâh bizi onlardan eylesin. Âmîn. Anne baba hakları nelerdir geceniz hayır olsun. Öf bile deme. Öf bile deme. Günlük videomu çekiyorum bir konu hakkında tövbe etmiş olmama rağmen dersimin sonunda üç kere daha tövbe edip o konuyu düşünüp çok ağlıyorum bu durumu. Her gece yaşıyorum ve yapmadığımda kendimi rahatsız ediyorum ve bunları yapmaktan kendimi alamıyorum.

Acaba nefsimden mi diye yapıyorum yoksa yapmaya devam edeyim mi? Tövbeye devam. Namazda kıyamdayken Fatiha’yı okuduktan sonra Zam-ı Sûre’yi okumayı unutan bir kimse rüku eğilmek için ellerini aşağıya saldıktan ve ayaklarını birleştirdikten sonra Zam-ı Sûre’yi okurken tekrar ellerini bağlayıp ayaklarının arasını sünnet miktarı dört parmak kadar açar mı? Açar. Vay ya siz bu kadar dört parmak falan onları böyle demek ki bu kadar ince hesaplayıp namaz kılıyorsunuz. MâşâAllah subhanallah. Allâh nazardan saklasın ya. Allâh’ım böyle soruyu okuyunca ayaklarım şimdi aklıma geldi ha. Allâh’ım ya Rabbi ya. Hacı Mehmet şeyli imama tipli Hacı Mehmet senin de aklına geliyor mu dört parmak üç parmak? Gelmiyor.

Gelmiyor ona. Senin aklına geliyor mu Yusuf Hoca? Yok imama tiplere sorayım dedim ona ince mi düşünüyorlar. Allâh’ım ya Rabbi ne ince ya. Serkan senin aklına geliyor mu namazı kılarken ayakların dört parmak? Serkan değil miydi adın? Serdar. Hiç gelmiyor mu seninle? Allahu Ekber acaba ben mi tuhafım diye bakıyorum o yüzden soruyorum. Serdar’ın da hiç aklına gelmemiş. Var mı aklına gelen öyle parmaklarını hesaplayan içeride? Soru sahibinin haricinde? Muhtar senin de mi hiç aklına gelmiyor? Gelmiyor. Allâh’ım ben kendimi tuhaf hissedecektim yoksa Allâh’ım bizi affetsin. Olsun gene sen hesapla dört parmağın. Onun kendine virt edilmiş o. Sıkıntı yok. Rikû hâlinde olan imama yetişen bir Müslümanın imamın kıyam hâline geçmesini mi beklemeli?

Hüküm bayanlar ve erkekler için değişiyor mu? Değişmez. Rikûya imam rükûda ona tabi oldu ya. Rikûda bir sefer Subhâne Rabbiyel Azîm dese o rekata yetişmiş oldu. Kadınlar içinde erkekler içinde. İmama farz namazında yetişip kaldığı yerden namazı eda etmek isteyen bir kimse, Allahu ekber deyip imamın kaldığı yerden o da kılmalı mı? Evet. Tekbir getirerek namaza başlamak sadece erkeklere mi geçerli? Hayır. İmama tabi olacak, Allahu ekber diyecek. İmam nerede kılıyorsa oturuyorsa oturacak. Ayaktaysa ayakta, rükûdasa rükûda, secdedeyse secdeye. Allâh bizi affetsin. Âmîn. Lâ ilâhe illâllah El-Fâtiha. El-Fâtiha. Âmîn.


Kaynakça

Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbetinden derlenmiştir.

Kaynak video: YouTube

İlgili Sözlük Terimleri: Zikir, Nefs, Sünnet, Şeyh, Muhabbet, Dervîş. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı