Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Dergah Sohbetleri Serisi ·

526. Dergâh Sohbeti — İtikâf Âdâbı, Oruç Hükümleri ve Dergâhta Ölçü

Ramazan'ın son on gününde itikâf âdâbı, dergâh kardeşleri için zikir usûlü, Hanefî-Şâfiî oruç kefareti farkları, dergâhta rant ve zulüm eleştirisi, dervişlik azîmeti ve sünnete sahip çıkma.


1. Bölüm

Selamun aleyküm Allâh gecenizi, gündüzünüzü, ayınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin Âmîn Oruçlarınızı mübarek eylesin Âmîn İnşâAllah bu Ramazanın son 10 gününde Kadir gecesine erişenlerden eylesin inşâAllah Şu sorulara bakalım birkaç ateş bakmıyoruz İnşâAllah sona birkaç hadîs okuruz yine Kurşun döktürmek caiz mi? Bir de ümrede itikaf yapılır mı? Yapılabiliyorsa nasıl olur? Kurşun döktürmekle alakalı herhangi bir hadîs yok İmamların bu konuda bir iştah adı da yok O yüzden bunu caiz demem mümkün değil Ümrede itikaf yapılır mı? Her zaman her yerde itikaf yapılır Erkekler cuma kılınan mescitlerde kadınlarda evlerinde ama ümreye gidenler kadınlar günübirlik mescitten çıkıncaya kadar itikafa niyetlenebilirler, itikafa girebilirler Son 10 gün itikafa niyet etmiş bir bayanın 10 gün bitmeden adetinin başlaması durumunda itikaftan çıkması mı gerekir?

Evet Ne gibi bir yol izlenir? Muayene günü geldiğinde itikaftan çıkmış olur O yüzden sonra geri kalanı eğer 10 güne niyetlendiyse geri kalanı sonra iade eder Böbrek taşı var bende ama ne diyorlar siz ne tavsiye edersiniz? Biz doktorların, tıbbiyellerin işine karışmayız Doktorlar bu konuda size bir şeyde hükmederlerse zahire ameliyat olmanız gerekiyor diyorsa ameliyat olun, bunu bana danışmanıza gerek yok Bunlar insanın sağlığı ile alakalı O yüzden sağlığınızla alakalı şeylerde doktorlara müracaat edeceksiniz Bir doktora inanamıyorsanız ikinciye üçüncüye müracaat edeceksiniz bir şekilde tedavimiz olacaksınız Fıtır, zekat erkek kız kardeşine verebilir mi verebilirsiniz Cübbeli Ahmet Hoca tazminatların caiz olmadığını söylüyor bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Hangi konuda tazminatı caiz değil demiş bilmiyorum Soru sahibi kim? Çalışmak, çalıştığımız iş yerinden asla anlanıyoruz ya çıktığımız ancak Ben ona muhalefet kastıyla söylemiyorum Bir kimse bir devletin tebaasıysa, o devletin tebaası altında yaşıyorsa O devletin makul vaziyetteki Kur’ân ve Sünnetin haram etmediği, haram etmediği Veya da o devletin mecbur olarak koyduğu hukuka uymak zorunda Biraz kendilerine şey, hükumete bu tazminat meselesi çıkacağı için herhalde bu yüzden mi söylüyor? Bilemem, normalde o yüzden devlet size bir sosyal hak vermiş Devletin vermiş olduğu sosyal hakkı kullanmanız caizdir Devlet bir sosyal hak vermiş size O sosyal hakkı kullanmanız caizdir Devletin vermiş olduğu maaş, devletin vermiş olduğu haklar sağlıktır işten çıkarken işçi tazminatıdır neyse Siz bir devletin tebaasıysanız, o devletin tebaası altında yaşarken Devletin bu tip sosyal haklarından faydalanmak caiz olur Salı günü yakınların trafik kazası geçirdi Şu an yoğun bakımdalar, duanızı bekliyoruz Allâh hayırlı şifa versin inşâAllah Bir insan dinden nasıl çıkar, dinden çıktığında ne yapmalı nasıl tövbe etmeli Bir sefer bir kimse Kur’ân’dan herhangi bir noktayı inkar etse Küçük görse, redd etse, mütevatir hadisleri redd etse Mütevatir hadisleri redd etse o kimse dinden çıkmış olur Teclid-i iman lazım Dinden çıkmanın hükümleriyle alakalı geniş bir sohbet etmek lazım Çünkü bazı dinden çıkmalar bütün namazları iade etmeye Bazı dinden çıkmalar oruçları iade etmeye Bazı dinden çıkmalar haccını yaptıysa yeniden haccını yeniden yapmaya hükmedilir O yüzden dinden çıkmanın kendine ait böyle hukuku var O kimse ya dinden çıktı lâ ilâhe illâllah Muhammeden Resûlullâh dedi döndü öyle değil Nasıl?

Mesela öyle dinden çıkma hükümleri var ki o kimse komple o güne kadar kılmış olduğu namazlarının hepsini de iade etmesi gerekir Öyle dinden çıkmalar var ikinci derecede daha zor namazlarıyla beraber orucunu iade etmesi lazım Öyle dinden çıkmalar var namaz oruç ve aynı zamanda da yaptıysa haccını da iade etmesi gerekir Rabbim cümle ümmeti Muhammedin imanlı korusu muhafaza eylesin Âmîn Kadın ve erkek itikafa nasıl girebilir ve neleri itikaf söylesince okumak gerekir Kadınlar tekrar söylüyorum evlerinde Hacca giden, ümreye giden arkadaşlar var onlar şimdi dinliyor olabilirler veya buradan onlara haber gidebilir Ümreye gidenler, bayanlar mescide girerken niyet edecekler çıkıncaya kadar diyecekler Çıkınca itikafları bitmiş olacak Orada yine hacca ve ümreye gidenler itikafa niyet edecekler isterlerse çıkıncaya kadar diye Ne zaman çıktı?


2. Bölüm

O zaman ha birisi on gün niyetlendi o zaman on gün yapacak On günü bozarsa o kimse bunu iade etmesi gerekir bozduğu günler kadar Kadınlar da evlerinde inşâAllah Bir de neler çekmesi gerekir ne okumak gerekir Bizim kardeşlerimiz bu bizim kardeşlerimizle alakalı Bizim dergamıza müntesip olup bizim dergamıza müntesipliğiyle beraber itikafa girenler kadın erkek değişmiyor Günlük viplerini çektikten sonra üç gün üst üste yetmişer bin Eğer on güne niyet ettilerse yok tek güne niyet ettiler Yetmiş bin yok çıkıncaya kadar niyet ettiler Yetmiş bine niyet edecekler ne zamana ne kadar çekebildiyse çekecek Ama o yetmiş bini sonraki zamanlarda tamamlayacak bir bayan örneğin beş saatliğine altı saatliğine niyetlendi Dedik ki salondan çıkıncaya kadar niyet ettim dedi Salonda oturacak ne kadar tevhid çekti beş saat altı saat on bin tane çekti yirmi bin tane çekti Ama yetmiş bin tevhide niyet ederekten ne yapacak onu yetmiş bine tamamlamaya gayret edecek Çekecekleri virt bu ilk üç gün yetmişer bin tevhid Eğer bu üç gün içerisinde bunun altını çizerekten söylüyorum Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazreti’ni görürse Sesini işitirse sarını cübbesini sakalını ayakkabısını tasını ne bileyim onunla alakalı bir rüya görürse bir hal görürse Dördüncü gün günlük virdini çektikten sonra yetmiş bin tevhid yerine on bin salavat-ı şerife çekecek Ben bunu ilk itikafa girdiğimde böyle anlamamışım Böyle anlamayınca ben dördüncü gün yüz bin lafse celal on bin salavat-ı şerife çekeceğim diye dilim düştü Çektikten sonra geldiler söylediler böyle çekmeyecektim böyle çekecektim diye O yüzden bende anısı var bunun o yüzden üstüne basa basa söylüyorum Üç gün ilk üç gün yetmiş bin tevhid çekip der Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazreti’ni ve onunla alakalı bir şey görenler Dördüncü gün tekrar söylüyorum dördüncü gün on bin salavat-ı şerife çekeceksin Dördüncü gün zevk günü keyif günü dinlenme günü dördüncü gün Beşinci gün gördün ya peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazreti’ni Beşinci gün lafse celalden başlıyorsun görmedin Dördüncü gün lafse celalden başlıyorsun ya Allâh Yüz bin tane Böyle sanki Allâh öyle değil ya Allâh Kelime-i tevhidi de böyle sakın ha tespih çat gitti tespih döndüm öyle bir şey yok Çünkü dervişliğimizin ilk yıllarında bir dervişle denk geldik O 33tlük tespih alıyor 99’lu 1.33 lala hilala 33’e geliyor lala hilala 1.33 daha lala hilala 1.33 daha 100 bitti Bu ne dedim ya Bizim şeyhimiz böyle diyor dedi.

Ne diyor dedim ben bir otuz üç lâ ilâhe illâllah yeter. Otuz üç tane çekmiş gibi oluyorsun. He dedim peygamber salallahu aleyhi ve sellem hazretleri bilmiyor. Seni şeyhim biliyor demek ki dedim. Böyle bir kızardı, bir canı sıkıldı, bir dikti gözlerini böyle. Hazreti Muhammed Mustafa, salallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin dedim, bu konuda hadîs şerifi var. Böyle olmaz. Tek tek çekeceksiniz. Tabii olmadı. O yüzden tevhidi de lâ ilâhe illâllah la fızlarını çıkararak da bir de arada böyle bunu da yapabilirsiniz. Şahı Nakşibend Hazretleri de bizim pirimiz olur. Biraz da böyle arada gece karanlığında böyle dil bir şey olur. Yorulur. Pertekleşir. Şimdi böyle on saat, on iki saat, on üç saat, on dört saat geçti mi?

Dil pertekleşmeye başladı. Öyle sanki dil senin değilmiş gibi olur. Sanki şişmiş gibi olur. Öyle olunca arada dili dinlendirmek gerek. O zaman ne yapacaksınız? Derin bir nefes alacaksınız. Derin bir nefes alıp kalbinizden bu sefer ben şimdi onun kalbi olarak derin bir nefes alın, al nefes. Lâ ilâhe illâllah kalpten söyleyeceğim bunu ama. Ben size öğretmek için nefesle söyledim. Bunu ilk etapta yirmi biri tamamlayamazsınız. Anladınız mı? Bunu gece hem böylece de uykunuz dağılır. Gece mesela karanlık çöktü, in cin top attı. Tabii cinliler top atar gece. Top attı mı? Belki gece oldu. Derin nefes alacaksın. Sonra kalbinde yirmi bir sefer la ilahe illallahı tamamlamaya gayret edeceksin. Hem ciğerlerin açılır, nefesin açılır.

Ciğerlerine şifa olur. Bunu deneyin. Bunu uygulamaya çalışın. Bu kalbi de çalışmaya vesile olur. Tek nefeste. Tek nefes. Sonra nefesi yavaş yavaş vereceğiniz zaten onun nefesi uzun müddet içinizde tutamazsınız. Çek can yirmi bir çekeceksin, yirmi bir çekeceksin, yirmi bir çekeceksin, yirmi bir sayacaksın. Bunu yaparken böyle değişik şeyler olan tespihte böyle çok amaçlı tespih alacaksın. Bir tane yirmi bir sayacaksın orayı. Yirmi bir yüzün bir tanesini yirmi bir yapacağım mesela. Bir taraftan da normalde her yüzde bir tane gidecek şekilde oraya küçük bir tane tespih olacak onun. Böyle habbesi olacak. Öyle olarak habbeyi dolaştıracaksın. Ama öbür tarafı da yirmi bir yapacaksın. Böylece yirmi biri tamamlamaya gayret edeceksin.


3. Bölüm

Ve dördüncü gün yüz bin laf sey celal. Göremezsen dahi. Görürsen beşinci gün laf sey celal. Ya Allâh, ya Allâh, ya Allâh, ya Allâh. Laf sey celalı çekecek o kimse. Oruçlu olan bir kadın iftardan önce adet olursa orucunu bozup yiyip içmeli mi? Yoksa iftarı bekleyip iftarda orucunu açmalı mı? Iftarı beklemeli oruçluymuş gibi davranmalı. O gün orucu gitti onun. Oruçluymuş gibi davranacak. Bazı bazı yerlerde okursunuz şimdi. Okuduğunuzda ya böyle de oluyormuş filan diye düşünmeyin. Bunlar zayıf şeyler. bir kimse ikindiye kadar öğrenden, sonraya kadar böyle bir kadın oruçlu geçirse birkaç yerde hatırımda kaldı, öyle denk geldiydi. o kimse günün yarısından fazlasını oruçlu geçirdiğinden oruçlu hükmündedir gibi böyle şeyler söylemişler.

Iıı bunu çok böyle yaygın değil bu. Terafi namazı farz mı, vacip mi? Terafi namazı sünnet bir namaz. Nafile bir namaz. Ne farz ne de vacip. Nafile. Bu kimse normalde kılınmayan teravi namazlarının kazası yapılır mı? Yapılmaz. Nafile namazların kazası yoktur. Farz ve vaciplerin kazası vardır. O yüzden teravi namazı kılınırsa çok hoş. Hazreti Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin terk etmediği sünnetlerden birisi. Virdimizde ihlas süresini çekerken her ihlas süresinin başında besmele çekmeli miyiz? Çekersek çok hoş olur. Vakit namazlarından sonra kaza namazlarını bazen kılıp bazen kılmadığımızda sıkıntı olur mu? Ya da kaza namazlarını sürekli kılmamız mı gerekir? Mümkünse sürekli kılmaya gayret edin ama mümkün değilse zaman bu noktada probleminiz varsa o zaman kılamadığınız zamanlarda olur.

Bunda bir sıkıntı yok. Dişe yapılan iğnede, dolguda ve kanal tedavüsünün yapılmasında orucu bozamıyor. Dişe iğne yapılırsa bir ağrı kesici hükmünde fayda olduğundan dolayı bu orucu bozar. Anlaşıldı mı? Ama bir kimse mesela dişe dolgu yaptırsa, kanal tedavüsü uygulasa bu orucu bozmaz. Çünkü biz o kanal şeyde dolgu maddesinden yiyecek, içecek diye bir kimsenin taş yutması gibi. Bir kimse taş yutunca gayri ihtiyar, orucu bozulur muydu? Sonuçta eğer ki bir kimsenin ağrısını kesiyorsa, ağrı kesici bir şey, bir kimseyi bunu kullanıyorsa biz onu dolguda ağrı kesicide caizdir, baş ağrısına caiz değildir değil miyiz? Ramazan’da bilerek bozulan orucun kefaretini tutarken hiç ara vermeden altmış bir gün bir kerede mi tutulmalıdır?

Ara vermeden tutulması gerekiyorsa seferi kendi tutmak mı gerekir? Normalde büyük bir kısmı ara vermeden tutulmaya gayret etmiş ama bir kimse ara da varsa bunda bir sıkıntı olmaz herhalde. Inşallah. Itikaf oruçta olarak ve itikaf niyetiyle mescitte beklemektir. Itikaf yapan kişiler cinsel ilişkiye giremez. Giremez de. Itikraftaki erkeklerin eşlerini öpmeleri dahi caiz değildir. Dokunmaları dahi caiz değildir. Itikaf yapan bir kimse bizim bu kardeşlerimizle alakalı. Zaruri olmadıkça camiden dışarı caminin en dış sınırları var ya bahçe sınırı. Bahçe sınırının dışına çıkamaz. Ancak şeriata göre girerse onlar bir zaruret esasında bahçe sınırının dışına çıkabilirler. Ama bizim kardeşler çıkmamaya gayret edecekler.


4. Bölüm

Itikafta olan kişi hayırlı olan şeylerden başka bir şey konuşmaz. Itikaf yapan kişi gece ve gündüz cinsel ilişkide bulunsa itikafı geçersiz hale gelir. Birkaç gün itikaf yapmaya adak olarak adayan kimsenin o günleri geceleriyle birlikte itikaflı geçirmesi gerekir. Yine başladılar. Telefon açıp bana sormaya ne zaman bahrem yapacağız diye. Şimdiden sıkıntısı daha on gün varken milleti tuttu. Tekrar söylüyorum. Hep beraber oruca başladık. Hep beraber inşâAllah bayramı yapacağız. Allâh’tan bir şey gelmezse. Bir arkadaş soru sormuştu. Telefonla da bu akşam sohbeti dışarıdan takip edersen ondan sonra sana haber veririm demiştim. Ona söylemiştim çünkü. Bu normalde kefaret ceza altmış bir gün hanefilerdedir.

Bir kimse ister kasten bir şey yiyerekten, içerekten veyahut da kasten yer yer içerse veya cinsel ilişkiye girerse hanefilerde altmış bir gündür onun cezası. Şafilerde öyle değildir. Ona ben telefonda demiştim. Şafiler altmış bir gün tutmaz kasten yemek içmeyi. Şafilerde bir kimse kasten yer içerse onun kefareti yoktur. Bir tek kazası vardır. Şafilerde kasten cinsel ilişkiye girerse bir kimse altmış bir gün tutar. Eee dedim akşama ben ona dedim ki Perşembe akşamı için sohbeti takip et. Yine ben sana onu teyitleyeyim demiştim. O yüzden çünkü fıkıhi meseleler yaş da geçiyor artık yavaş yavaş. O yüzden böyle şafi fıkıhına çok ben ııı aşina değilim. Aşina olmadığımdan dolayı böyle net bir şekilde diyemedim ona.

Ama dedim böyle ben biliyorum. Yine de dedim bakayım söyleyeyim dedim. Şimdi dinliyor olsa ona söylüyorum. Dinleyen kardeşe inşâAllah herkese söylüyorum. Şafilerde bir kimse Ramazan orucunu kasten yese bir güne bir gün kaza eder. Hanefilerde altmış bir gündür bu. Şafilerde bir güne bir gündür. Bir kimse şafi de de olsa Hanefi de de olsa cinsel ilişkiye girerse altmış bir gündür haberiniz olsun. Bir iki hadîs okumadan dersi bitirmek istemiyorum. Bu konuda daha da disiplinli olacağım inşâAllah bana dua edin. Hadislerle alakalı Allâh izin verirse inşâAllah disiplinimi arttırmaya gayretimi arttırmaya niyetlendim. Dua edin, Allâh yardım etsin inşâAllah. Âmîn. Çünkü dünya üzerinde sünneti Resûlullâh’a ve hadislere karşı savaş açtılar.

Bunun değişik yönleri var. Savaş açıyorlar Kur’ân’ı kendi kendi kafalarına göre yorumlayıp dini sulandırmaya çalışıyorlar. Savaş açıyorlar kendi kafalarına göre yorumlayıp İslam dünyasının içerisinde terörist unsurlar yetiştirip İslam dünyasını birbirine kırdırmak istiyorlar. Bir taşta çok kuş vurmayı istiyorlar. Çünkü normalde Hadîs-i Şerifler orada durursa, sünneti Resûlullâh orada durursa böyle ııı daiş gibi ne bileyim başka bir sürü terör örgütleri gibi terör örgütlerini kuramayacaklar. Kurduklarında da onları Müslümanlara karşı savaştıramayacaklar. Düşünebiliyor musunuz? Bir daiş çıkardılar. Suriye’yi, Irak’ı yerle bir ettiler. Bu daiş hiç İsrail’e çatmadı. Hep Müslümanlara çattı, Müslümanları öldürdü, Müslümanları şehit etti.


5. Bölüm

Müslüman şehirlerini yakıp yıktılar. Orta Doğu’da İsrail’le mücadele etmiyorsa bir devlet veya bir İslami topluluk bilin ki o, bilin ki o Batılıların veya Neokonların veya Mossad’ın kurguladığı, kurduğu bir sistemdir. Bir Müslüman hedefine Müslümanı koyduysa o deccaliyettir, o şeytaniyettir. Bir Müslüman, bir Müslüman hedefine Müslümanı koyup da onunla savaşıyorsa, onu öldürmeye kalkıyorsa, onun küfrüne fetva veriyorsa, bilin ki o, bilin ki o gayri Müslüm unsurlar tarafından yönetilen bir topluluktur. Ya cahil cüheyladır o kimse. Müslümanı diline pelsenek ettiyse cahil cüheyladır. Bir Müslüman topluluğu, bir Müslüman grubu diline doladıysa bir kimse. Cahil cüheyladır. Ya da değişik karanlık menfezlerle yönetiliyordur o menfezlerden yönetiliyordur.

Biz ölçüyü konuşalım. Kardeşim kaderi inkar eden küfre düşer. Ölçüyü konuşalım. Zekat paralarıyla yok han yaptıracaksın, hamam yaptıracaksın, okul yaptıracaksın, dershane yaptıracaksın. Caiz değil kardeşim bu. Para. Yok sen zekat paralarını çocuklarının eline vereceksin, onun sonra çocuklardan toplayacaksın yurttaki çocuklardan. Kimseye aldatma kardeşim sen. Ölçü ölçüdür. Yok dergahın yanına bir tane otel yapacaksın. Dergahın yanına gelen dergaha gelenler senin otelinde kalacak, senin lokantada yemek yiyecek. Sen de orada şehlik yapacaksın. Bu uygun değil kardeşim bu. Sufilikte yok böyle bir şey. Sûfî bir tavırda, tarzda böyle bir şey yok. Yok sen dergahın içerisinde cemaatın içerisinde bir sürü yayın organı kuracaksın.

Yayın organlarından sohbetlerini kitaba çevittireceksin, CD’ye çevittireceksin. Ondan sonra sohbetleri, Kur’ân ve sünneti, hadisleri kendi derviş kardeşlerine parayla satacaksın. Yok böyle bir şey kardeşim. Yok Sen bir yere sohbete gideceksen cebinle paran varsa git sohbete. Yatacak, kalkacak yerin varsa git sohbete. Bu bizim dergamız için de geçerli. Sen gittiğin yerde kalacak yatak arıyorsan gitme kardeşim ya. Sen gittiğin yerde yiyecek içecek arıyorsan gitme. Gitme. Bu bütün herkes için geçerli. Sen gittiğin yerde arabanın benzinini doldurtacağım, lastiğini değiştireceğim de uğraşırsan gitme kardeşim. Yok bunlar Şeyh Efendi’nin sohbetleri bunun karşılığında paha mı bulunur ya? Eee ver verebildiğin kadar.

Yok böyle bir şey. Ölçü her yerde ölçü. Biz ölçüyü korkmadan, çekinmeden ölçüyü konuşabilmeliyiz. Konuşurken de yaptık. Söylediklerimizi de yaşamamız gerekir. Bunu söylüyor muyuz? Evet. Onu yaşamamız gerekir. Bunu söylüyor muyuz? Evet. Onu yaşayacağız. Bir kimse içinde bulunduğu derganı, cemaatini, cemiyetini, kardeşlerini ranta çevirmeyecek. Bunu yaşayacağız. Etrafındaki derviş kardeşlerini kendisine hizmet ettirme rantına çevirmeyecek. Yeni gelen kardeşlerinin tepesine binme, onları kendi hizmetini yaptırmaya çevirmeyecek. Eskiymiş, yeniymiş, çavuşmuş, zakirmiş, nakipmiş, nükabbaymış, sukabaymış. Etrafındaki insanlara zulmetmeyecek. Zulme çevirmeyecek bunu. Kim olursa bulalım biz. Yok ben zakirim.


6. Bölüm

Sen öte git. Sen biri gel. Kimsenin hakkı yok buna. Ben burada ders yaptırıyorum. Istediğimi asarım, istediğimi keserim. Yok böyle bir dünya. Ölçü ölçüdür. Her yerde ve herkese. Eğer bir kişi hem semazen başları olarak hem mıtırban başları olarak hem ilahiciler olarak hem buradaki dervişler olarak hem tekkede çalışanlar olarak hem de herhangi bir bizim bizle alakalı herhangi bir yerde belgede bir kişi eğer zakirin ve oradaki çavuşun herhangi bir yanlışlığından eksikliğinden zulümünden dolayı dervişliğinden oluyorsa o yöneticilere o çavuşlara o başlarındaki kimselere hakkımız helal değil. Komple dervişler olarak söylüyorum bunu. Sadece benim değil. Sizler adına da söylüyorum. Bana bu konuda vekalet veriyor musunuz?

Veriyoruz. Hakkımız helal değil kardeşim. Bu derga Allâh’ın dergahı. Burası Ahmet’in Mehmet’in cirit atacağı bir yer değil. Burası Mustafa Özbağ’ın cirit atacağı bir yer değil. Ölçü her yerde ölçü. Canları sıkılıyor ben böyle söyleyince. Yok bizim şeyhimize mi laf söyledin? Kardeş kimsenin şeyhiyle işimiz yok. Herkesin şeyhi kendine mübarek olsun. Herkesin hacısı, hocası mübarek olsun kendine. Asla bir sözümüz yok. Yapmayın. Şimdi bana telefon açıyorlar, soru soruyorlar. Dervişlere zarf dağıtıyorlarmış. Lan kızılay mısın sen? Edebsiz adam. Fitre zekat topluyorlarmış. Dedim kızılay mısınız siz? Türk Hava Kurumu musunuz? Ondan sonra Hadi Zakir arıyor. Ben filancanız vişmancasın. Ne var kardeşim?

Buyur. Sen bizden için kızılay mı? Yok Türk Hava Kurumu mu demişsin? Kardeşim sizle alakası yok. Bir kimse bir şey, bir üstad, bir mürşid denilen kimse derdaktaki dervişlerine o var ya eski saman kağıtlarından zarflar. Böyle zarf dağıtıp da zekatınızı fitrenizi bunun içine koyup bana getireceğiniz der mi? Ölçü. Ölçü, ölçü. Ölçü. Toplayın zekatı, fitreyi, oraya yirmi tane de çocuk koyun, kuran kursu talebesi. Çocukların her bine paraları dağıtın, ondan sonra verin paraları tekrar deyin. Kimi aldatıyorsun? Hain adam. Ölçü. Kimi aldatıyor? Herkes onlar tane siyidiz alacak, satacak. Ne yapıyorsan yap. Her hafta on tane siyidi alacak. Yok böyle bir şey. Ya filanca cemaat böyle yapıyordu. E be kardeşim sen ona tuğ kaka diyordun?

Filanca cemaatı tuğ kaka diyordun, onun izinden gidiyorsun şimdi. Ölçü. Ölçü, Kur’ân, sünnet, imamların iştahıdır. Ölçü, sufilikse ilk sufilerin yolu yordamın. Sizden ücret istemeyenlerin peşinden gidiniz. Ölçü. Alma kardeşim. Bir lokma daha yiyemem. Ekmeğinin suyunu yanında götür. Su daha iyi içme. Dervişliğe mi çıktın? Su daha iyi içme. Götür suyunu da Sufileye mi çıktın? Sana zorla çık diyen yok. Çıktın mı yola? Çıktın. Götür ekmeğinin suyunu yanında. Götür. Kimseye yük olma. Kimseye yük olmayan, anneniz, babanız dahil buna. Kayınvalideniz, kayınpederiniz dahil buna. Sûfî kimseye yük olmaz. Bitti. Arabada yatardık biz. Ben on beş yıl, on altı yıl Şeyh Efendi’yle beraber seyahat ettim. Götürür onu yatırırdım, arabada yatardım kendim.


7. Bölüm

Kimseye yük olma kardeşim. Bitti. Dervişlik sen. Dervişlik azameti almaktasın. Avama kolaylaştırırsın. Nasihat ederken ona en kolayını söylemek dursunler. bugün telefondaki kimse benim tuttu altmış biri tutma imkanım yok dedi. Şafiye göre dedim tutmayabilirsin. Bak kolaylaştırmak. Dedim durumunuzu bilmiyorum. Yaşlısanız, ihtiyarsanız, hastasanız, gücünüz yoksa bir şey yedirmeye içilme. Allâh’ım affetsin. Cenâb-ı Hak zalim değil, şafiler normalde yemekten, içmekten dolayı altmış bir tutmazlar. Ama yine de dedim emin olayım. Dedim sohbeti takip edin. Eyvallâh. Onlara dışarı nasihat ederken kolaylaştırın. Sakın ha. Bir başkasına nasihat ederken zorlaştırmayın. Sünnet. Kendi nefsinizde azameti tercih edin.

Dervişlik bu. Kendi nefsine azameti tercih et. Seyahate çıkarken bir kimse orucunu bozabilir mi? Bozabilir. Hak mıdır? Hak’tır. Hak mıdır? Hak’tır. Birisine bunu din olarak nasihat ederken de ki adama. Kardeşim zorlanacaksan, sıkıntı çekeceksen, sen orucunu bozabilirsin. Sen ben bozmayı düşünmüyorum. Ya neden? Ben kendim azameti tercih ediyorum. Gücümün yettiğince tutacağım. Eyvallâh. Ama bir başkasına bunu zorlayamazsınız. Bunun gibi. Dervişlik azameti tercih etmektir. Kendi nefsinde. Ama anlatırken, tebliğ ederken kolaylaştırmak. Onu sevdirmektir önemli olan. Allâh bizi onlardan eylesin. Âmîn. O yüzden sünneti Resûlullâh’a ve Hadîs-i Şeriflere sımsıkı bağlanacağız. Bunu inşâAllah en keskin savunucularından olacağız.

İslam dünyasının içine böyle bir ne yazık ki fitne koydular. Bu fitne gün geçtikçe büyüyor. Her iki yönden de tehlikesi var. Hem böyle yaparak tan sulandırmaya çalışıyorlar. Bir taraftan böyle yaparak tan da olmayan iştahatlar edip terörü teröre kucak açıyorlar. Allâh muhafaza eylesin. Kim lâ ilâhe illâllah der de son yapmış olduğu şey bu olursa cennete girer. Ve kim de Allâh rızası için sadaka verir de son ameli bu olursa cennete girer. Ya Huzeyfe kimin ameli Allâh’ın rızasını talep ederek bir günde tutmuş olduğu oruçla mühürlenirse Allâh onu cennete koyar. O zaman kim lâ ilâhe illâllah der son yaptığı şey bu olursa cennete girer. Dikkat edin. Son yaptığını şey lâ ilâhe illâllah demek olsun.

Ne oluyor? Cennete gidiyor. Kim de Allâh rızası için bir sadaka verir de son ameli bu olursa cennete gidiyor. Kim de son ameli bir gün oruç tutar ise ve bir gün oruç tuttuktan sonra son ameli bu olursa o da cennete gidiyor. Her gün oruç tutmamız mümkün değil. Her gün sadaka vermeye maddi olarak gücümüz yetmeyebilir. Bir tebessüm de sadakadır. Ama her an lâ ilâhe illâllah diyebiliriz. Allâh bizi devamlı zikredenlerden eylesin. Âmîn. Ebu Umame anlatıyor. Ya Resulallah bana bir amel emret dedim. Oruç tut çünkü oruca denk bir ibadet yoktur buyurdu. Ben yine ya Resulallah bana bir amel emret dediğimden. Yine oruç tut çünkü oruca denk bir amel yoktur buyurdu. Ben üçüncü defa ya Resulallah bana bir amel emret dedim.

Yine oruç tut çünkü orucun benzeri bir amel yoktur buyurdu. Demek ki üç sefer soruyor. Bana bir amel öğret. Bana bir amel emret. O da üçünde de diyor ki orucun üstüne bir şey yoktur. Tabii bu sahabelerin arasında farklı bu tip ameller, ibadetler, bu bu tip hadîs-i şerifler görebilirsiniz. Bunlar peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin kişinin şahsına nasihatleri ve nefis terbiyesidir. Birine oruç tutlar devamlı, birine sadaka ver der, birine annene, babana iyi bak der, birine eşiyle ilişkilerine dikkat etler. Bu neyle alakalı? O müminin zayıf olduğu yeri kuvvetlendirmekle alakalı. O zaman biz nefis terbiyesi olarak kendimize neremiz zayıf, oraya bakıp, orayla kendimizi ne yapacağız?

Terbiye edeceğiz. Allâh bizi nefisleriyle mücadele edip, nefislerimi terbiye yolunda uğraşan kendisine yakın olmak için gayret gösteren kullarından eylesin. Âmîn. Allâh Hak Muhammedün Resûlullâh, cemiyye el enbiya-yüvel mürseli ve’l-hamdülillâhi Rabbi’l-âlemîn. Âmîn.


Kaynakça

Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbetinden derlenmiştir.

Kaynak video: YouTube

İlgili Sözlük Terimleri: Mürşid, Vird, Tevhîd, Kalb, Sünnet, Şeyh, Salavât, Dervîş. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı